Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
Kayseri’de ev yangını: Engelli kadın hayatını kaybetti!
Arda Güler: "Böyle vuruş kalitem var"
İsrail ordusu: "İran'da savaş uçağımıza füze ateşlendi, hasar yok"
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
4
20 Mart 2026 Cuma- 09:44
Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
27 Ocak 2026 Salı - 10:03
Aydem Perakende ve Gediz Perakende Yenilikçi Fikirler Kampı’nda yarının teknolojilerini buluşturdu
Aydem Enerji’nin elektrik perakende şirketleri Aydem Perakende ve Gediz Perakende tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Yenilikçi Fikirler Kampı, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gençlerin enerji, dijitalleşme ve sürdürülebilir yaşam konularında geliştirdiği yenilikçi projelere ev sahipliği yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen programda en iyi projeler değerlendirilerek ödüllendirildi. Gençlerin teknoloji ve enerji alanındaki üretici fikirlerini desteklemek ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen Yenilikçi Fikirler Kampı’na, Türkiye genelinde 11 üniversiteden 69 proje başvurdu. Ön değerlendirmelerin ardından seçilen projeler, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Teknokent’te gerçekleştirilen proje geliştirme sürecinde mentörlük desteği aldı. Sürecin sonunda finale kalan 11 proje, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde düzenlenen final etkinliğinde jüri karşısına çıktı ve en başarılı ilk 3 proje ödüllendirildi. Etkinlik kapsamında Manisa Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Demir, Aydem Enerji Perakende Grubu Satış Direktörü Sarper Saraçoğlu ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çetin de ilham veren konuşmalarıyla gençleri destekledi. Aydem Enerji Perakende Grubu Satış Direktörü Sarper Saraçoğlu, gençlerin geliştirdiği projelerin sektörün geleceği adına büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Enerji sektöründe sürdürülebilir bir dönüşüm oluşturmak, gençlerin cesur fikirleriyle mümkün. Yenilikçi Fikirler Kampı, bu potansiyeli ortaya çıkaran bir platform. Bugün burada gördüğümüz her proje, yarının enerji teknolojilerinin temelini oluşturabilecek güçte. Gençleri desteklemeye ve onların fikirlerine alan açmaya devam edeceğiz" dedi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çetin de program sayesinde öğrencilerin teknik bilgilerinin yanı sıra merak, araştırma ve iş birliği becerilerinin de güçlendiğini vurgulayarak, "Üniversite-sanayi iş birlikleri Türkiye’nin bilim ve teknoloji kapasitesini artırmakta kritik bir rol üstleniyor. Üretilen her yeni fikir geleceğe yapılan bir yatırım. Öğrenciler bu programlarla sorunları bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı, çözümleri farklı disiplinlerle ilişkilendirmeyi ve gerçek hayattaki karşılığını sorgulamayı da öğreniyor. Tüm ekipleri tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. Elektrikli araç şarj alanlarından biyogaz üretimine en iyi projeler Birincilik ödülünü Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Otto-ID Takımı, elektrikli araç şarj alanlarının daha düzenli ve erişilebilir kullanılmasını amaçlayan çözüm önerisiyle kazandı. İkincilik ödülüne Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Rota Metan Takımı layık görüldü. Takım, biyogaz üretim süreçlerinin daha verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine odaklanan projeleriyle ödülü kazandı. Üçüncülük ödülü ise Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden TeknoTeam ekibinin oldu. Takım, kaynak verimliliğini artırmaya ve süreçlerin daha etkin yönetilmesine yönelik geliştirdiği yeni nesil sistem yaklaşımıyla beğeni topladı.
27 Ocak 2026 Salı - 10:00
Bursa Büyükşehir mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti
Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla sağladığı mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti. Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, destekten faydalanmak isteyen üreticiler başvurularını 2 Şubat ile 1 Mart arasında yapabilecek. Mazot desteğinden yararlanabilmek için çiftçilerin 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olması ve ÇKS sahibine ait traktör ruhsatının bulunması şartı aranıyor. Başvurular, www.bursa.bel.tr/kirsaldestek adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Değerlendirmelerin ardından sonuçlar, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başvuru sahiplerine bildirilecek. Mazot desteği programının, kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve üreticilerin ekonomik yükünü hafifletmesi hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla önemli bir desteği geçen yıl hayata geçirdiklerini belirterek, "Mazot Desteği" projesi ile başvuru şartlarını sağlayan yaklaşık 6 bin Bursalı üreticiye, düzenlenen törenle kişi başı 4 bin lira değerinde mazot kartı teslim edildiğini hatırlattı. Üretmek isteyen, tarlasını boş bırakmak istemeyen çiftçilerin yanında olmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini aktaran Bozbey, özellikle maliyetler altında ezilen üreticiye nefes aldıran projelere ağırlık verdiklerini anlattı. Damla sulama borusu, gübre, fidan, toprak analizi, küçükbaş hayvan temini, tohum ve mazot gibi desteklerle çiftçilerin maliyetini düşürmeyi ve gelirlerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bozbey, bu yıl da tarım ve hayvancılıkla ilgili desteklerinin artarak süreceğini kaydetti. Ekilenin tamamını satın alma garantisi verdiklerini belirten Bozbey, "Bu aldığımız ürünleri de değerlendiriyoruz. Mazot desteği başvuruları başlıyor, talepleri almaya yakında başlayacağız" dedi.
27 Ocak 2026 Salı - 09:47
Bir avuç toprak, binlerce liralık zararı önleyebilir
Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesindeki Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nda yapılan toprak, yaprak ve su analizleriyle çiftçilere bilimsel gübreleme rehberliği sunulurken, yanlış gübre kullanımının hem toprağa hem de çiftçinin cebine zarar verdiği vurgulandı. İl Müdürü Mehmet Karayılan, "Basit bir toprak tahlili büyük maliyetlerin önüne geçer" diyerek tüm üreticileri laboratuvardan faydalanmaya çağırdı. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapılarak çiftçilere bilimsel temelli gübreleme ve üretim rehberliği sunuluyor. Yapılan analizlerle hem toprak ve yer altı su kaynaklarının korunması sağlanıyor hem de çiftçilerin girdi maliyetleri düşürülüyor. Yaklaşık 30 bin toprak, 40 bin sulama suyu ve 4 bin yaprak analizi yapabilme kapasitesine sahip olan laboratuvar, Türkiye’nin dört bir yanından getirilen numunelerle hizmet veriyor. Doğru gübre kullanımını teşvik eden analizler sayesinde verimli ve kaliteli üretim hedeflenirken, yetkililer basit bir toprak analizinin dahi büyük maliyetlerin önüne geçebileceğine dikkat çekerek Manisa’daki tüm çiftçileri laboratuvardan faydalanmaya davet etti. Numune alımıyla başlayan süreçte; çiftçi ya da danışman tarafından usulüne uygun şekilde alınan toprak, yaprak ve su numuneleri laboratuvara teslim ediliyor. Kayıt altına alınan numuneler kurutuluyor, öğütülüyor ve eleklerden geçirilerek analizlere hazır hale getiriliyor. Fiziksel ve kimyasal analizlerin ardından elde edilen veriler, bölge, toprak yapısı ve yetiştirilecek ürün türüne göre değerlendirilerek çiftçiye özel gübre cinsi ve miktarını içeren rapor hazırlanıyor. Hazırlanan raporlar dijital ya da basılı olarak üreticiye teslim ediliyor. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, çalışmalarını yerinde incelemek için gittiği Tarımsal Analiz Laboratuvarında Ziraat Mühendisi Mehmet Erkan Petek ve Emel Başpınar tarafından bilgilendirildi. İncelemede konuşan Tarım İl Müdürlüğü Şube Müdürü Ahmet Başaran ise Manisa’daki tarım arazilerinde en büyük eksikliğin organik madde olduğunu vurguladı. Yapılan çalışmaları değerlendiren Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, tarımsal analizlerin önemine dikkat çekerek, "Burası sizin eviniz. Burada hizmetinizde olan ben dahil bütün arkadaşlarımız sizin emrinizdeyiz. Manisa’da, merkezde il müdürlüğüne ait tek laboratuvar burası. Burada çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bahçenizde ağaç dikmeden, meyve bahçesi oluşturmadan önce gelin, toprağınızı analiz edelim. Hangi besin maddelerinin eksik olduğunu tespit edelim, siz sadece eksik olanı tamamlayın. Aksi halde hem toprağa hem cebinize zarar verirsiniz" dedi. "Zaman ve maliyet kaybının önüne geçiyor" Numune alma tekniğinin önemine de değinen Karayılan, "Gelişigüzel toprak alınmaz. İlçe tarım müdürlüklerimizde görevli ziraat mühendisi arkadaşlarımız bu konuda size yardımcı olacaktır. Doğru numune alımıyla yapılan basit bir toprak tahlili, zaman ve maliyet kaybının önüne geçer" ifadelerini kullandı. Hayvansal gübrelerin doğru kullanımına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Karayılan, "Katı atık gübre atma makinelerini ziraat odalarımıza teslim ettik. Bakanlığımız tarafından alınan bu makineler çiftçimizin emrinde. Ayrıca sıvı hayvansal gübrelerin atımı için de yeni makineler alıyoruz. Amacımız, daha verimli ve daha kaliteli ürünü nasıl alabileceğimizi çiftçimize göstermek. Doktora gidip reçete almak gibi, burada da analiz sonuçlarına göre yazılan reçetelerle toprağınızdan en iyi verimi alacaksınız" diye konuştu. Karayılan, il müdürlüğü bünyesinde böyle bir laboratuvarın nadir olduğuna dikkat çekerek, "81 il tarım müdürlüğü arasında il müdürlüğü bünyesinde bu şekilde hizmet veren bir laboratuvarla ilk kez karşılaşıyorum. Bu büyük bir avantaj. Tüm Manisalı çiftçilerimiz bunu bilmeli ve mutlaka faydalanmalı. Geleceğimiz, toprağımız ve çiftçimizin kazancı için bu hizmet çok kıymetli. Dolayısıyla çok da güzel bir ortam ve çok güzel veriler alıyorsunuz. Bunun için ben sizleri tebrik ediyorum. Bizim de amacımız şu. Bütün Manisalılar bunu bilsin, bütün çiftçilerimiz bunu bilsin ve gelsin gerçekten buradan çok daha güzel bir şekilde bunu öğrenerek hem geleceğimiz için, hem cebimiz için, hem toprağımız için bunun tamamını bir araya getirdiğimizde çiftçinin mutlu olabileceği sonuca ulaşabilmemiz için" dedi.
27 Ocak 2026 Salı - 09:45
Antika pazarı, Mersin’de nostalji tutkunlarını buluşturuyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından her cumartesi kurulan antika pazarı, geçmişin izlerini taşıyan yüzlerce ürünüyle koleksiyonerleri ve nostalji tutkunlarını bir araya getiriyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, geçmişin izlerini taşıyan birbirinden değerli ürünleri antika pazarında sergileyerek, koleksiyonerleri ve antika eşya tutkunlarını bir araya getiriyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde ‘Anılarda Emek Var’ sloganıyla kurulan antika pazarı, antika severleri tarihin koridorlarında dolaştırırken, küçükten büyüğe her yaştan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Yenişehir ilçesi 2,5 Çevre Yolu üzeri kurulan pazar, her cumartesi kapılarını açıyor. Antika pazarında plaklardan saatlere, şamdanlardan gaz lambasına, gramofon, radyo ve bakır eşyalara kadar tarihi özelliklere sahip birçok ürün sergileniyor. Antika eşyaları satın almak için gelen vatandaşlar ise, nostaljik şarkılar eşliğinde geçmişin hatıralarını tazeliyor. "Mersin antika pazarı, geçmişi gelecekle buluşturma noktasıdır" Büyükşehir Belediyesi Antika Pazarı Sorumlusu Ebru Otluoğlu, antika pazarının 3 yıl önce açıldığını hatırlatarak, "Her cumartesi hizmet vermekteyiz. Pazarımızda antika, retro, vintage koleksiyonluk ve hediyelik ürünler bulunuyor. Bu ürünler, piyasa değerine göre çok uygun fiyata satılıyor. Mersin antika pazarında, geçmişten günümüze kalan tarihi, maddi ve manevi değer taşıyan ürünleri yeni nesillere tanıtmak ve sunmak amacı taşıyoruz. Antika pazarı bir bakıma, geçmişi gelecekle buluşturma noktası" dedi. Antika pazarı esnafı, gösterilen ilgiden memnun Kurulduğu günden bugüne kadar antika pazarında bakır ve pirinç ürünlerini antika sevenler için sergileyen Abdullah Karamanoğlu, "Cumartesi günü pazarımızda yerimizi alıyoruz. Müşterilerimizin ilgisinden çok memnunuz. Gençler de nostaljik ürünlere çok ilgi gösteriyor. İlerleyen zamanda antika pazarımızın daha çok kıymet göreceğini düşünüyorum. Bize bu yeri tahsis eden büyükşehir belediyesine de çok teşekkür ederim" diye konuştu.
27 Ocak 2026 Salı - 09:23
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,3910 liradan, euro ise 51,5800 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,3890 liradan alınan dolar 43,3910 liradan, 51,5780 liradan alınan euro ise 51,5800 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,37 liradan, euro ise 51,46 liradan satılmıştı.
27 Ocak 2026 Salı - 00:29
Elektrik bağlantı süreçlerinde yeni dönem
EPDK, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’ndeki değişiklik Resmi Gazete’de yayımlandı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldı. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile elektrik bağlantı başvurularının dijital ortama taşınması ve lisanssız elektrik üretim tesislerinin şebekeye bağlantı esaslarının yeniden belirlenmesi öngörüldü. EPDK tarafından hazırlanan ‘Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan değişikliklerle birlikte elektrik bağlantı süreçlerinde dijitalleşme sağlanması ve lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantı kurallarının güncellenmesi amaçlandı. Enerji piyasası düzenleme kurumu tarafından yapılan düzenleme ile elektrik bağlantı başvuruları dijital ortama taşınırken lisanssız elektrik üretim tesislerinin şebekeye bağlantı esasları yeniden belirlendi. Başvurular artık dağıtım şirketlerinin internet siteleri üzerinden yapılacak. Dağıtım şirketleri 7 gün 24 saat çalışan online sistem kuracak. Lisanssız üretim tesisleri için bağlantı mesafelerine sınır getirildi ve ortak hat ve trafo kurulmasına imkan tanındı. Şebeke yatırımlarını yapan yatırımcıya, sonradan gelen kullanıcılar katılım bedeli ödeyecek. Ayrıca, tarımsal ve kırsal bağlantılara ilişkin yeni kriterler getirildi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 23:44
Günde yaklaşık 10 bin kişinin kullandığı Habur, Irak ile ticarette ana geçiş noktası olmayı sürdürüyor
Habur Sınır Kapısı, Türkiye ile Irak arasındaki ticarette ana geçiş noktası olmayı sürdürüyor. Türkiye’nin Irak’a açılan en büyük kapısı olan Şırnak’ın Silopi ilçesindeki Habur Sınır Kapısı’nda 26 Ocak Dünya Gümrük Günü dolayısıyla bir program düzenlendi. Programda konuşan İpekyolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Hüseyin Şanverdi, Habur Sınır Kapısı’nın Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti. 2025 yılı verilerini paylaşan Şanverdi, Türkiye’nin toplam ihracatının 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleştiğini, bunun 12 milyar 382 milyon dolarının Irak’a yapıldığını belirtti. Irak’ın Türkiye’nin ihracatında ilk 10 ülke arasında 5’inci sırada yer aldığını ifade eden Şanverdi, bu ticaretin yüzde 4,5’inin Habur üzerinden gerçekleştirildiğini vurguladı. İpekyolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’nün 2025 yılında 3 milyar 400 milyon doların üzerinde ihracata aracılık ettiğini kaydeden Şanverdi, bu rakamların Habur’un yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de dış ticaretin kilit noktalarından biri olduğunu gösterdiğini söyledi. Habur’daki yoğun trafiğe de değinen Şanverdi, 2025 yılında sınır kapılarından toplam 1 milyon 733 bin aracın giriş-çıkış yaptığını, yolcu trafiğinde ise 3 milyon 514 bin kişinin işlem gördüğünü aktardı. Şanverdi, bu yoğunluğun gümrük hizmetlerinde hız, dikkat ve koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Gümrüklerin toplumu koruma görevine de vurgu yapan Şanverdi, 2025 yılında bölgede bin 39 kaçakçılık olayının engellendiğini, ele geçirilen eşyanın toplam değerinin 2 milyar 400 milyon TL’yi aştığını açıkladı. Şanverdi ayrıca 1 milyon 350 bin karton kaçak sigara ele geçirildiğini, ihaleli eşya satışlarıyla da devlet hazinesine 523 milyon TL’nin üzerinde kamu geliri sağlandığını belirtti. Şırnak Valisi Birol Ekici de, Habur Sınır Kapısı’nda görev yapan personele özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Günde yaklaşık 10 bin kişinin kapıdan geçiş yaptığını belirten Vali Ekici, "İlk kapıda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şefkatini, gücünü ve köklü geleneğini göstermek bizim için büyük bir gurur ve onurdur" dedi. Konuşmaların ardından pasta kesimi gerçekleştirilerek, plaket ve ödüller takdim edildi. Programın ardından sahada görev yapan gümrük personeli, Irak’tan Türkiye’ye giriş yapan yolcu ve şoförlere karanfil dağıtarak Dünya Gümrük Günü’nü kutladı. Habur Gümrük Müdürlüğü Ay Yıldız Eğitim ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Şırnak Valisi Birol Ekici, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Silopi Kaymakamı Çağlar Partal ile İpekyolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Hüseyin Şanverdi katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:46
Başkan Alan: "Öncelikli talebimiz teşvik yasasının uzatılmasıdır"
Teşvik yasasını önemine değinen Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Şu bilinmelidir ki Teşvik Yasasısın olmadığı bir Elazığ’a 3 ayrı Organize Sanayi Bölgesi daha kurulsa Teşvik Sisteminde 6. Bölge imkanları yoksa, şehrin üretimi, istihdamı ve ekonomisi canlanamaz ve büyüyemez. Şu anki önceliğimiz, Teşvik Yasası süresinin uzun vadeli bir şekilde uzatılarak yatırımcılarınızı güvene kavuşturup onların gündeminden çıkarılmasıdır" dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Ocak Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Sedat Karataş’ın başkanlığında; Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, Milliyetçi Hareket Partisi Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, MHP İl Başkanı Yunus Bal ve meclis üyelerinin iştirakleri ile gerçekleştirildi. Şehrin kalkınması ve ekonomisinin gelişmesinde birinci aktörün Ticaret ve Sanayi Odası olduğunu, oda ve iş insanlarının önünü açan, iş dünyasının önündeki engelleri kaldırıp yeni imkan ve imtiyazlar sağlayan kurumun ise siyaset olduğunu ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Sedat Karataş, ilin ekonomik kalkınmasında önemli ve değerli olan en önemli faktörün teşvik yasası olduğunu söyledi. Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Bildiğiniz gibi Elazığ, 2017 yılında bizlerin Elazığ TSO Başkanlığı ilk döneminde, ülkemizdeki illerin kalkınmışlık farkını gidermeye yönelik olarak uygulamaya konulan Cazibe Merkezleri Bölgesel Kalkınma Uygulaması çerçevesinde 6. Bölge teşviklerinden yararlanmaya başlamıştı. Bu tarih, şehrimiz için de iş dünyası için de bir milat olmuş ve ilimizin üretim üssü olma yolunda önemli bir adım atılmıştı. Teşvikle gelen yatırım atağı ile Organize Sanayi Bölgemizin sayısı 1’den 3’e çıktı. Toplam sanayi alanını ise 410 hektardan bin 450 hektara ulaştı. Şuan Elazığ OSB, Elazığ Teknova OSB ve kuruluş aşamasında olan Kovancılar OSB’de üretim aşamasındaki 200 parsellerde yaklaşık 15 bin elaman istihdam edilmektedir. Bu OSB’lerdeki tüm parsellerin üretime geçmesiyle bu sayının 30 bine ulaşması hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. "Bu başarı hikayesinin tek sebebi ilimizin 6. Bölge teşviklerinden faydalanmasıydı" Teşvikle gelen bu başarı hikayesinin, 2017 ile 2026 yılı arasında ve sadece 9 yılda gerçekleştirildiğine dikkat çeken Başkan Alan; "Bu başarı hikayesinin tek sebebi ilimizin 6. Bölge teşviklerinden faydalanmasıydı. Kısaca 2017 yılında bir şey değişmiş, her şey değişmişti. Şehrimizin ekonomik dünyasında önemli gelişmelerin yaşanmasına sebep olan Teşvik Kanunu, geçen yıla kadar her yılbaşında ve bir yıllığına uzatılmış, son olarak da 2024 yılı sonunda sizin de katkılarınızla iki yıl süreyle uzatılmıştı. Teşvikin süresinin bu yılın bitiminde son bulması, biz yatırımcıları tedirgin ediyor. İş dünyamızın önünü açan, yatırımcılarımızı yüreklendiren ve önünü görmelerini sağlayan Teşvik Kanunu etrafında her yıl yaşadığımız bu belirsizlik, yatırımcılarımızın atıl kalmalarına durağan kılmaya ve şevkinin kırılmasına sebep oluyor. Bu durum ise ne yazık ki reel sektör, üretim ve ihracata büyük sekte vuruyor. İlimizin yatırım alanları kapsamına dahil edilmesi ile ilgili olarak ilimizin 5 milletvekilinin salı günü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı ziyarete gidecek olmalarını oldukça değerlidir. Öncelikle şehrimiz adına önemli bir konuda ve özellikle şehrimizin ekonomisine, yatırımına, üretim ve istihdamına direkt etki edecek böylesi önemli bir konuda ilimizin 5 milletvekiliyle ortak bir irade ve eylem planı ortaya koymanızı değerli ve çok anlamlı bir girişim olarak görüyor ve bu oluşumda büyük bir gayret ve samimiyet ortaya koyduğunuz için sizlere odamız ve tüm iş insanlarımız adına teşekkür ediyoruz. Yarınki toplantıda siz değerli milletvekillerimizden ricamız odur ki bakanımıza yatırım alanları gündemiyle birlikte teşvik yasasının ilimiz için kalıcı olması ya da uzun süreli bir tarih verilmesi konusundaki iş dünyasının ısrarlı taleplerimizi iletmeniz ve bunun takipçisi olunması konusunda hassasiyet göstermenizdir" "6. Bölge imkanları yoksa, şehrin üretimi, istihdamı ve ekonomisi canlanamaz ve büyüyemez" Alan, "Şu bilinmelidir ki Teşvik Yasasısın olmadığı bir Elazığ’a 3 ayrı Organize Sanayi Bölgesi daha kurulsa Teşvik Sisteminde 6. Bölge imkanları yoksa, şehrin üretimi, istihdamı ve ekonomisi canlanamaz ve büyüyemez. İlimiz yatırımcıları bu imkanlardan yararlanamadığı sürece bölge illerimizle rekabet etme şansımız söz konusu değildir ve asla olamaz. Bizlerin öncelikli ve eskilerin deyimiyle vaktin vacibi talebimiz ve isteğimiz, Teşvik Yasasının netliğe kavuşması ve süresinin uzun yıllara sari olarak uzatılmasıdır. İlimizin sıcak gündeminde olan ve yarın bakanımızla milletvekillerimiz olarak görüşülecek endüstri bölgelerinin kurulacağı yatırım alanları koridorlarına dahil edilmesi hususu, şehrimizin gelecek on yılları adına elbette son derece önemli ve kıymetlidir. Ve bu konu ilimizin önümüzdeki yıllarda sanayi gelişimine yön verecek önemli bir projedir.Bu meseleyi de önemli ve gerekli buluyoruz. Ancak bu iki konu birbirinden ayrı değerlendirilmesi, takip edilmesi ve çözülmesi gereken iki ayrı önemli konudur. Bizler, iş dünyası olarak ilimizin ekonomisine uzun süreli etki edecek Yatırım Alanları konusundaki ısrarımızı sürdürürken şu anki önceliğimiz, Teşvik yasası süresinin uzun vadeli bir şekilde uzatılarak yatırımcılarınızı güvene kavuşturup onların gündeminden çıkarılmasıdır. Eğer teşvik yasası yoksa ve yarın biterse, hem mevcut OSB’lerimiz hem de gündemde olan Yatırım Alanları projesi yok ve çöp hükmündedir ve şehre asla fayda sağlamayacaktır" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:17
Esnaf odalarından ’indirim çadırı’ çağrısı
Samsun’da esnaf odaları, farklı illerden gelerek kurulan yöresel ürün pazarları ile indirim çadırlarının yerel esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, bu tür organizasyonlara izin verilmemesi çağrısında bulundu. Samsun Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Muhammed Yazıcı, Samsun Hazır Elbiseciler Tuhafiyeciler Manifatura Halıcılar ve Trikocular Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akbaş, Samsun Züccaciye, Bijuteri, Kırtasiye ve Oyuncakçılar Esnaf Odası Başkanı Ramazan Yazıcı ve Samsun Yabancılar Çarşısı Dernek Başkanı Alaaddin Sayın yaptıkları basın açıklamasında bu çadırlara ’dur’ denilmesini isteyerek, bu konuda bir ihtiyaç varsa Samsunlu esnaflar olarak bu ihtiyacı karşılayabileceklerini dile getirdi. Oda başkanları esnafın bu talebi doğrultusunda belediye başkanlarından destek istedi. Yakın zamanda Balonya’nın karşısında da bir indirim çadırı organizasyonu olacağının söylendiğini belirten başkanlar bu organizasyonun da durdurulmasını talep etti. Yabancılar Çarşısı Dernek Başkanı Alaaddin Sayın, "Son yıllarda Samsunumuza bir furya gibi akın eden bu ucuzluk çadırı meselemiz var. Nasıl mal sattıkları, vergi ödedikleri, ne türlü satış yaptıkları hakkında hiçbir bilgimiz yok. Bunu araştırma gereği de çok duymadım. Ama şu ekonomik kriz ortamında esnaflarımız vergi yükü altında ve diğer yükler altında ezilirken tutup bu çadırları esnaflarımıza en yakın yerlere getirip açmak ve esnaflarımızı bu yükün altında daha ezdirmek hiç doğru görmediğimiz bir durum. Kim bu işe izin veriyor ya da kim bu işle ilgileniyorsa artık bu işe bir dur demelerini istiyoruz. Artık yeter diyoruz. Yetkililerden ricaımızdır, bu işe artık dur desinler. Eğer böyle bir ihtiyacımız varsa, bunu biz kendi esnafımızdan temin edelim. Tutup da dışarıdan insan getirmeyelim" dedi. Samsun Hazır Elbiseciler Tuhafiyeciler Manifatura Halıcılar ve Trikocular Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akbaş, "Esnaf şu anda bir geçim derdinde. Zor şartlar altında geçiniyoruz. Bugün diğer illerden gelip dernek adı altında veya fuar adı altında bizim esnafımızı kimse ezdiremez. Bizim esnafımız bugün yanında eleman çalıştırıyor, vergisini sigortasını ödüyor. Belediyelere bir bedel ödüyor. Sen buna rağmen çadırı kiralatıyorsan bu çok büyük yanlıştır. Esnafımıza da büyük bir eziyet verilmektedir. Kesinlikle bunu bir an önce iptal etmelerini istiyoruz" diye konuştu. Samsun Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Muhammed Yazıcı, "Bizim İstasyon pazarında pazar günü açılan sosyete pazarımız var. Atakent pazarında çarşamba günü açılan sosyete pazarımız var. Eğer bir talep varsa belediyelerle beraber görüşelim. Bizim kendi esnafımızla birlikte bunları açalım. Bunlardan Samsun’a bir tane vergi veren yok. Çoğu da kayıt dışı. Ben bunlarla 15 sene evvel çok mücadele verdim. Ama esnaf şu anda zor durumda, ciddi anlamda zor durumda. Hani bu işlerin doğru olmadığını söylüyorum. Bir an önce gerekirse belediye başkanlarımızla da görüşeceğiz. Gerekirse açtırmayacağız" şeklinde konuştu. Samsun Züccaciye, Bijuteri, Kırtasiye ve Oyuncakçılar Esnaf Odası Başkanı Ramazan Yazıcı, "Esnafımızın şu zor dönemde kendi işletmesini ayakta tutabilmesi için yaptığı mücadeleleri herkes yakinen biliyor. Bu tür pazar yerlerinin açılmasını yahut çadırların açılmasını, fuarların açılmasını esnaflarımızın talebi doğrultusunda biz kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyoruz. Şehir dışından gelip şehrimizde ticaret yapan birçok arkadaş, bu gibi fuar alanlarına tezgah açıp bizim kendi esnafımıza sekte vurmaktadır. Esnaflarımızın bu konudaki şikayetleri nedeniyle bu basın açıklamasını yapmak durumunda kaldık" ifadelerini kullandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:17
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankasından Denizli OSB’ye ziyaret
Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ne kazandırılacak, Dünya Bankası Finansmanlı Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi kapsamında yapımı devam eden 30 bin m/gün kapasiteli "Biyolojik ve Kimyasal Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi" ile 2400 KWe / 2622,4 KWp kurulu güce sahip olacak "Arazi GES Projesi" için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası yetkililerinin katılımıyla saha ziyareti gerçekleştirildi. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci ve İsmail Aslan ile Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette; Dünya Bankası Çevre Uzmanı Sibel Gülen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Çevre Uzmanları Başak Özer ve Simge Ceylan Koç, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Özlem Çan ile Teknik Uzman Gözde Eriş yer aldı. Ziyaret kapsamında projelerin mevcut durumu hakkında detaylı bilgiler paylaşılırken; çevresel ve sosyal yönetim, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, teknik süreçler ve saha organizasyonu başlıklarını içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. "Yeşil dönüşüm ve katma değerli üretim yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, ziyaretlerinden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası yetkililerine teşekkür ederek; "Denizli Organize Sanayi Bölgemize kazandırdığımız yatırımlar, bölgemizin çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve rekabetçi sanayi vizyonunun önemli bir parçasıdır. Günlük 30 bin m/gün kapasiteli Biyolojik ve Kimyasal Merkezi Atıksu Arıtma Tesisimiz ile çevresel etkileri en aza indirirken, 2400 KWe / 2622,4 KWp kurulu güce sahip Arazi GES Projemizle temiz ve yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı hedefliyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Dünya Bankası’nın değerli katkıları ve iş birliği sayesinde projelerimizi uluslararası standartlarda hayata geçiriyoruz. Nazik saha ziyaretleri ve destekleri için tüm yetkililere teşekkür ediyor, Denizli OSB olarak yeşil dönüşüm ve katma değerli üretim yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:43
Pazarın gözdesi kış sebzeleri oldu
Sakarya’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kış sebzeleri pazar tezgahlarındaki yerini alırken, vatandaşlar bağışıklık sistemini destekleyen ürünlere ilgi gösteriyor. Kış sezonunun vazgeçilmez ürünleri olan brokoli, karnabahar, ıspanak ve pırasa gibi sebzeler tezgahlardaki ağırlığını sürdürüyor. Fiyatların ise mevsim normallerinde seyretmesi dikkat çekiyor. Adapazarı ilçesinde bulunan Katlı Pazar’da esnaflık yapan Enes Cambaz, güncel durum ve fiyatlar hakkında bilgi verdi. "En çok brokoli, karnabahar ve ıspanak tercih ediliyor" Kış sezonunun sakin geçtiğini ifade eden Cambaz, vatandaşların en çok brokoli, karnabahar ve ıspanağı tercih ettiğini söyleyerek, "Fiyatları da bu havalara göre makul. İyi brokolinin kilosu 100 lira. Karnabahar adet hesabı olarak 60-70 lira, çok kaliteli ürünler ise 80 liradan alıcı buluyor. İyi ıspanak ve iyi pırasanın kilosu ise 50 lira. En çok tercih edilen, tutulan ürünler bunlar" dedi. Yeşillik fiyatlarının geçen yıla oranla uygun olduğunu ancak küçük artışların bile vatandaşın dikkatini çektiğini dile getiren Cambaz, "Yeşillik grubu zaten ucuz. Roka yaklaşık 2 yıldır 20 liraydı, bu sene 25 lira oldu. 2 yıl aradan sonra gelen 5 liralık fark bile müşterinin gözüne batabiliyor. ’Niye 25 oldu?’ gibi sorular sorup, biraz da suçu bizde arıyorlar" diye konuştu. Pazarda alışveriş yapan vatandaşlar ise tercihlerini sağlık odaklı yaptıklarını belirtti. Müşterilerden Nilüfer Maviş Vatanseven, karalahana, ıspanak ve pırasa gibi sebzeleri balıkla birlikte tükettiklerini kaydederken, çocuklu aileler de bağışıklığı güçlendirmesi nedeniyle kış sebzelerine yöneldiklerini ifade etti.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:28
Dünya Gümrük Günü Yalova’da törenle kutlandı
Yalova Gümrük Müdürü tarafından 26 Ocak Dünya Gümrük Günü düzenlenen etkinlikle kutlandı. 26 Ocak Dünya Gümrük Günü nedeniyle 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Yalova Gümrük Müdürü Ali İhsan Bilgetürk, "Ülkemizin de kurucu üyelerinden biri olduğu ve 184 üyesi bulunan Dünya Gümrük Örgütü’nün ilk toplantısını yaptığı 26 Ocak günü, üye ülkelerde ve Dünya Gümrük Örgütü merkezinde Dünya Gümrük Günü olarak kutlanmaktadır. Bizler güçlü ve refah seviyesi yüksek bir Türkiye için; ortak akla ve paydaşlarla etkin iş birliklerine dayalı sürdürülebilir politika ve uygulamalar ile ulusal ticareti ve uluslararası ticaret ilişkilerini yönetmek; sürdürülebilir ihracat artışı sağlayarak küresel mal ve hizmet ihracatındaki payımızı artırmak, gümrük süreçlerini daha hızlı, kolay, etkin ve izlenir hale getirmek Vizyon’u ile çalışan Ticaret Bakanlığıyız. Gümrük idareleri; ülkeler arasındaki ticareti düzenlerken aynı zamanda Milli Güvenlik, vergi gelirlerinin sağlanması ve Kaçakçılıkla mücadele ederek yasadışı ticaretin önlenmesi gibi önemli görevler üstlenmektedir" dedi. Yalova Gümrük Müdürlüğü hakkında bilgi veren Bilgetürk, şöyle konuştu: "Bakanlığımız 1994/568 onayı ile kurulmuş A sınıfı bir gümrük idaresi olarak denetiminde; 4 adet A tipi Genel Antrepo, 5 Adet C tipi Özel Antrepo, 3 Adet geçici depolama yeri bulunmaktadır. İlimizdeki Aksa - Akkim - LCW - Setur gibi büyük işletmeler ve içinde faal 33 adet tersanenin bulunduğu Altınova Tersaneler Bölgesi, çiçek ihracat ve ithalatı yapan firmalarımız, gümrük işlemleri olarak hep Müdürlüğümüz sorumluluk alanı içindedir. Müdürlüğümüz gözetim ve denetiminde Fransa’nın Sete limanına Yalova Ro-Ro Limanından haftanın 6 günü 7 sefer düzenlenmektedir. Yalova İthalatımız 2025 yılında yüzde 10,4 artışla 2 milyar 250 milyon 697 bin dolardan 2 milyar 486 milyon 248 bin dolar olmuş. 2025 yılında İhracatımız ise yüzde 24,4 artış ile 2 milyar 96 milyon 334 bin dolardan, 2 milyar 608 milyon 396 bin dolar olmuş ve toplam dış ticaret hacmimiz yüzde 17,2 artışla 4 milyar 347 milyon 31 bin dolardan 5 milyar 94 milyon 644 bin dolara çıkmış ve Yalova dış ticarette fazla veren iller arasında yer almış, dış ticaret açığının azalmasına doğrudan katkı sağlamıştır. Ayrıca, 2025 yılında gelen - giden gemi sayısı 2 bin 425’e, gelen - giden TIR sayısı 108 bin 488’e; gelen - giden yolcu sayısı 2 bin 267’ye çıkmıştır. 24 Eylül.2024 tarihinden itibaren Müdürlüğümüzde Otomobil ithalatı da başlamış ve sahamıza 2025’te 49884 Binek Otomobil gelmiştir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder