Son Dakika
|
Almanya Başbakanı Merz: "İran’daki rejimin son günlerini yaşıyoruz"
ABD'den vatandaşlarına "İran'ı derhal terk edin" çağrısı
2026 yılı fitre miktarı 240 lira olarak belirlendi
Rusya'dan Ukrayna'ya gece boyunca füzeli saldırı: 4 ölü
Van’da kuyumcunun altın ve paralarla kayıplara karıştı iddiası
İran’daki protestolarda ölü sayısı 646’ya yükseldi
Münevver Karabulut’un amcası ve yengesi hayatını kaybetti
Bebek Otel’deki kaçak yapılar yıkıldı
Balçova’daki hain saldırının iddianamesi hazır
Küba'dan Trump'a: "Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Bebek’teki Baylan Pastanesi’nin kaçak eklentisi yıkıldı
Almanya Başbakanı Merz: "İran’daki rejimin son günlerini yaşıyoruz"
ABD'den vatandaşlarına "İran'ı derhal terk edin" çağrısı
2026 yılı fitre miktarı 240 lira olarak belirlendi
Rusya'dan Ukrayna'ya gece boyunca füzeli saldırı: 4 ölü
Bursa’da 3 makak maymunu koruma altına alındı
Münevver Karabulut’un amcası ve yengesi hayatını kaybetti
EKONOMİ
Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin"
13 Ocak 2026 Salı - 15:04:54
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CHP’li milletvekillerinin en düşük emekli aylığına ilişkin TBMM’de gerçekleştirdiği nöbete ilişkin, "Siz Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun" dedi. Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla hayata geçirilen "Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi (EDU-CARE II) Kapanış konferansına katıldı. Burada konuşan Işıkhan, toplumların gerçek gücü ve zenginliğinin beşeri sermayelerini ne kadar etkin, ne kadar verimli ve ne kadar kapsayıcı kullandıklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi. Türkiye’yi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine taşıyacak olan refah ortamını ise nüfusun yarısını oluşturan ve toplumun kurucu unsuru olan kadınların destekleriyle gerçekleşebileceğine vurgu yapan Işıkhan, "Bu kapsamda, kadınların üretime tam ve etkin katılımı, tam bağımsız yerli ve milli kalkınma hamlelerimizde kilit bir rol oynamaktadır. Öte yandan ülkemizin geleceği adına beka meselesi olarak gördüğümüz aile kurumunun, sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi ve kimsenin çalışma hayatında zorluklara maruz kalmaması için tedbirlere devam etmekteyiz" şeklinde konuştu. "Mecliste nöbet tutacağınıza önce; emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Türkiye’de tüm vatandaşlar için uzun vadeli politikalar yürüttüklerinin altını çizen Işıkhan, belirli bir kesimin ise sadece şov ürettiğini belirterek eleştirilerde bulundu. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Bu kişiler maalesef, tamamen şov ve popülizm organizasyonuna dönüşen Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileridir. Yüce Mecliste yine siyasi şov amaçlı yaptıkları sözüm ona nöbetten bahsediyorum. Bunlar işçi derler, emekçi derler; bunun siyasetini yaparlar ama kendi belediyeleri; işçilerimizin alın terini, hak ettiği ücretini ödemez. Emekli derler, gidip mecliste güya emekliler için nöbet tutarlar ama SGK’ya borçlarını ödemezler. Bugün emeklilere, emekli maaşı ödeyen SGK’ya, en fazla borcu olan kurumlar, artık çok iyi bildiğiniz gibi CHP’li belediyelerdir. Siz mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin. Meclis’te nöbet tutacağınıza, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun. Bugünkü zihniyet geçmişte emeklilerimizin aylıklarını ödemekte zorlanan bir zihniyettir." "Yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar" Eleştirilerini sürdüren Işıkhan, şunları kaydetti:; "Gerçekten emeklilerimiz de, işçilerimiz de, gençlerimiz de, kadınlar da, bunların umurunda değildir. Şov için mecliste nöbet tutacaklarına; yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar. Bunun hesabını aziz milletimize versinler. Çıksınlar verdikleri vaatlerle kandırdıkları vatandaşlarımızdan özür dilesinler; yolsuzlukların hesabını sorsunlar ve bunların hesabını versinler. Bizler 2002’den bugüne SGK’yı, nasıl bunların getirdiği batma noktasından bugünlere getirdiysek, bundan sonra daha da güçlendirip emeklilerimizin refah artışını devam ettireceğiz. Emeklilerimizle, emektarlarımızla ve emekçilerimizle aramıza giremezler. Biz dün neysek, bugün de oyuz, yarın da o olacağız. CHP de ne yazık ki dün neyse, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kurulan her masada artık Türkiye konuşuluyor, Türkiye’nin çıkarları gündeme geliyor. Avrupa’daki kendi mevkidaşları bile, bunları ciddiye alıp, 5 dakika randevu dahi vermiyor" açıklamasında bulundu. "Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de onların refahını artırmaya devam edeceğiz" Emekli vatandaşlara da seslenen Işıkhan, dünyada sözü dinlenen, ekonomisi güçlü, masada ağırlığı olan, krizleri yöneten bir Türkiye olduğunun altını çizerek, "Bu güçlü Türkiye’de, refah artışı lafla değil; icraatla olur ve bu refahın ilk adresi de her zaman vatandaşlarımız olmuştur. Biz, AK Parti olarak, emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız. Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de yarın da aynı duruşla, aynı samimiyetle onların refahını artırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir" Işıkhan, bugüne kadar, özellikle kadınların çalışma yaşamı ile aile hayatı arasında yaşadığı ikilemi ortadan kaldırmak için birçok projeyi ve kolaylaştırıcı düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyerek, "Bu anlamda, başarıyla uyguladığımız ve bugün itibariyle kapanışını gerçekleştirdiğimiz EDU-CARE projesi, bu tedbirlerimizin somut bir örneği olmuştur. EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir. Bu sayede, temel bakım hizmetlerinden yararlanmayı bir lüks olmaktan çıkarıp, çalışma hayatının olağan bir parçası haline getirilmesi için önemli bir adım atmış olduk. Bir yandan, istihdamdan kopma riskiyle yüzleşen annelerimize sağladığımız finansal destekle, onlara iş gücü piyasasında kalmaları için güçlü bir destek vermiş olduk. Diğer taraftan ise; çocuk bakım hizmetlerini kayıt dışılığın gölgesinden kurtararak bu değerli mesleği; standardı ve sosyal güvencesi olan, profesyonel bir meslek statüsüne kavuşturmayı hedefledik" ifadelerine yer verdi. EDU-CARE projesinin çalışma hayatında kritik öneme sahip kayıtdışı istihdamla mücadele hususunda da bize yeni bir fırsat sunduğunu dile getiren Işıkhan, projenin kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesinde ‘ceza’ değil ‘ödül ve destek’ mekanizmasının ne denli etkili olduğunun ispatı olduğunun vurguladı. "Projeden elde ettiğimiz kazanımları 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyoruz" Bakan Işıkhan, projenin AB Delegasyonu ile gelecekteki iş birlikleri için de güçlü bir referans olduğunu da söyleyerek, "Bu projeden elde ettiğimiz kazanımları; 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyor, bunu geleceğe ait ulusal politikalarımızı belirmemize yardımcı olacak önemli bir referans kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerini de içerisine alan sosyal politika hamlelerimizi, ülkemizin dört bir yanında çok daha yaygın, ekonomik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Eş zamanlı olarak, kadın, engelli ve genç istihdamına yönelik teşvik mekanizmalarımızı sadeleştirip güçlendirerek, bu destekleri çok daha etkin ve sonuç alıcı bir yapıya kavuşturma gayretindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmanın ardından plaket takdimi gerçekleştirildi. Programa, Bakan Vedat Işıkhan’ın yanı sıra AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Jurgis Vılcınskas, Somali Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Salim Alio Ibro, SGK Başkanı Raci Kaya da katılım sağladı.
13 Ocak 2026 Salı - 14:38
Yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiriyor
MoneyPay, yan haklar konusunda kuşaklar arasındaki beklentileri ortaya koymak üzere Future Bright iş birliğiyle kapsamlı bir araştırmaya imza attı. Araştırma sonuçları, çalışanların yan hakları kendilerine verilen değerin bir yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Tek tip paketler yerine, kuşaklar arasındaki farklılıkları dikkate alan yan hak uygulamalarına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, Future Bright araştırma şirketi iş birliğiyle X, Y ve Z kuşaklarının yan haklar hakkındaki beklentilerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı ve sektör profesyonellerinin katıldığı "Yan Haklar Yeniden Tanımlanıyor: Kuşaklar Konuşuyor" başlıklı etkinlikte; yan hakların, artık tek tip paketlerle yönetilemeyecek kadar çok katmanlı bir alana dönüştüğüne dikkat çekildi. Çalışan beklentilerinin çeşitlendiği, esnekliğin temel bir ihtiyaç haline geldiği bu dönemde, kuşaklar arasındaki beklenti farklılıkları dikkate alınarak yan hakların yeniden tanımlanması gerektiği vurgulandı. "Yan haklar tedarik değil, deneyim alanı" Etkinlikte konuşan MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik, "MoneyPay olarak kendimizi işverenlerin ve çalışanların yanında duran, onlarla birlikte değişen, gelişen ve dönüşen bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Büyük ölçekli kurumsal yapılardan KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirketin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Kullanıcı dostu dijital platformumuz aracılığıyla çalışanlara gıda, giyim, ulaşım, yemek gibi çeşitli yan haklar sunuyoruz. ProFlex Kurumsal Hediye Kartı ve Yeni Nesil Yemek Kartımız Money Yemek ile ürün portföyümüz daha da genişledi. Ürün ve hizmet sunan finansal bir iş ortağı olarak yan hak ekosisteminin merkezinde yer alıyoruz" dedi. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor Araştırmanın bulgularını paylaşan Akan Abdula, şu bilgileri verdi: "Araştırma sonuçlarına göre yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiren bir unsur olarak görülüyor. Çalışanlar; kendilerine uyumlanan, kişisel tercihlere alan açan ve günlük hayatı gerçekten kolaylaştıran yan hak deneyimleri bekliyor. Çalışanlar, verilen yan haklarla değer gördüklerini, takdir edildiklerini hissettiklerini belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında beklentiler açısından bir farklılık söz konusu. Bu sebeple, yan haklar artık standart çözümlerle karşılanamıyor. Z kuşağı iş hayatına daha farklı bakıyor; bu kuşağı kendisine değer verildiğine ikna etmek, X ve Y kuşağına göre zor. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor." Yan haklarda sezgi dönemi bitti, önemli olan veri MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram, "Bugün iş hayatında üç farklı kuşağın bir arada olması, yan hakları köklü bir dönüşüme zorluyor. Sezgilerle değil, ancak verilerle doğru çözümü sunabiliriz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz araştırmamızın, kurumların yan hak stratejilerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi.
13 Ocak 2026 Salı - 14:34
Hepsiburada ocak indirimlerini başlattı
E-ticaret platformu Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında, sömestir dönemi ve kış sezonuna yönelik ihtiyaçlarda indirimler sunduğunu duyurdu. Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ni başlattı. 18 Ocak’a kadar devam edecek kampanya boyunca karne hediyelerinden kış tatiline, soğuk havalarda öne çıkan ürünlerden ev yaşamına kadar birçok kategoride avantaj kullanıcılara sunuluyor. E-ticaret platformundan kampanyaya ilişkin şu açıklama yapıldı: ’’Sömestir tatilinin yaklaşmasıyla birlikte çocuklar ve gençler için hediye arayışı hız kazanıyor. Kampanya kapsamında laptoplarda sepette indirim, seçili tabletlerde ise belli bir miktara varan sepet indirimi sunuluyor. Oyuncu ekipmanları, monitörlerde ve seçili akıllı çocuk saatlerinde indirim uygulanıyor. Çocukların tatil döneminde öğrenme, keşfetme ve birlikte vakit geçirme deneyimlerini destekleyen oyuncaklar ve kutu oyunlarında sepette indirimler yer alıyor. Kış tatilini kayak merkezlerinde veya doğada geçirmeyi planlayanlar için spor ve outdoor ürünlerinde mevcut indirimlere ek olarak da indirim sunuluyor. Şehir içi kullanım için tercih edilen montlarda ve seçili marka botlarda ise sepette indirim uygulanıyor. Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte, evde konforu ve günlük yaşamı destekleyen ürünlere olan ilgi yükseliyor. ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında soba ve ısıtıcılarda indirim, battaniye, ev tekstili ve dekorasyon ürünlerinde ise sepette indirim imkanı sunuluyor. Günlük rutini kolaylaştıran ürünlerde de avantajlı kampanyalar dikkat çekiyor. Kahve ve çay makineleri gibi sıcak içecek hazırlama ürünlerinde sepette indirim, sağlık ve bakım ürünlerinde net indirim, seçili kişisel bakım ürünlerinde ise sepette indirimler kullanıcılarla buluşuyor. Hepsiburada’nın Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de kampanyada öne çıkıyor. Ev yaşamından modaya, kozmetikten gıdaya kadar farklı kategorilerde kadın girişimcilerin ürünlerinde indirimler sunuluyor.’’
13 Ocak 2026 Salı - 14:15
İnşaat maliyetleri yüzde 23,93 arttı
Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, sektör olarak beklentilerinin girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. İnşaat sektöründe maliyet artışları hız kesmeden devam ediyor. Kasım 2025 verilerine göre, ülke genelinde inşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 23,93 oranında artış gösterirken, aylık artış ise yüzde 1,14 olarak gerçekleşti. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi, İnşaat Komisyonu üyesi ve Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, bu artışları birebir hissettiklerini belirterek "Demirden çimentoya, işçilikten nakliyeye kadar hemen her kalemde yaşanan yükselişler, projelerin bütçelerini zorlamakla kalmıyor, yeni yatırımların planlanmasını da ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle yıllık bazdaki yüzde 23,93’lük artış, konut ve ticari yapı maliyetlerinin artık sürdürülebilir sınırları zorladığını açıkça ortaya koyuyor. Aylık yüzde 1,14’lük artış ise maliyetlerin hala yukarı yönlü seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde konut fiyatları ve ihale bedelleri üzerinde baskının devam edeceğine işaret ediyor. Sektör temsilcileri olarak beklentimiz; girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Ekim 2023 Cumartesi- 18:49
"İskilip çileği" mahreç işaretini alarak tescillendi
2
09 Ocak 2026 Cuma- 16:18
Gezer Ayakkabı 2026’da teknoloji ve ihracat odaklı büyüme hedefliyor
3
12 Ocak 2026 Pazartesi- 15:22
Elazığ’da 59 milyar 771 milyon liralık kamu yatırımı
4
12 Ocak 2026 Pazartesi- 09:37
Prof. Dr. Nafiz Maden: "Rize-Çayeli açıklarında petrol sızıntısı analizleri olumlu çıktı"
5
12 Ocak 2026 Pazartesi- 10:28
Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan iki ödül birden
05 Aralık 2025 Cuma - 12:36
Cumhuriyet tarihinde ilk: SBB’nin aldığı 100 ambulans sağlık filosuna katıldı
Samsun’da, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir yerel yönetim tarafından sağlık hizmetlerine yapılan en büyük araç yatırımı olan 100 ambulansın filoya katılım töreni gerçekleştirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından Sağlık İl Müdürlüğünün acil sağlık hizmetlerinde kullanımı için alınan 100 ambulansın teslim töreni, Kurtuluş Yolu’nda yapıldı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından protokol konuşmaları ile devam etti. Türkiye’nin son 23 yılda sağlıkta gerçekleştirdiği ilerlemenin en görünür, en etkileyici ve en hayati alanlarından birine şahit olduklarını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Bir zamanlar ulaşım imkanlarımızın sınırlı olduğu, sağlık hizmetlerine erişimin zor olduğu bölgelerde bugün dakikalar içinde vatandaşımıza ulaşan, dünyanın birçok ülkesinde örnek gösterilen bir kapasiteye sahibiz. Türkiye artık yalnızca kendi vatandaşına değil, bölgesine ve dünyaya da umut olan bir ülkedir. Afetlerde, savaş bölgelerinde, uluslararası insani yardım operasyonlarında en hızlı hareket eden, en organize ve en donanımlı ekipleri gönderen ülke Türkiye’dir. Türkiye genelinde bugün 3 bin 574 acil yardım istasyonu ve 6 bin 308 kara ambulansı ile vatandaşa kesintisiz hizmet veriyoruz. Bu sayı, son 20 yılda tam 40 kat artmıştır. Bu muazzam artış, Türkiye’nin acil sağlık hizmetlerinde ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından oldukça çarpıcıdır. Yılsonuna kadar filomuza 856 yeni ambulans daha katacağız. Böylece hem araç kapasitemizi büyütmüş hem de hizmet kalitemizi daha üst bir seviyeye taşımış olacağız. Kara ambulanslarımızı deniz ambulanslarıyla, helikopter ve uçak ambulanslarımızla tamamlıyor; dağdan denize, şehir merkezinden en ücra köylere kadar her noktaya ulaşan entegre bir sistem kuruyoruz. 2025 yılı itibarıyla 112 acil sağlık hizmetinden yararlanan vatandaş sayımızın 6 milyona ulaşmış olması, bu sistemin ne kadar ihtiyaç duyulan ve güvenilen bir yapı hâline geldiğinin somut göstergesidir. Helikopter ve uçak ambulanslarımızla 5 bin 500’den fazla kritik hastaya ulaşarak hayat kurtaran müdahalelerin başarıyla gerçekleştirilmesi de Türkiye’nin acil sağlık hizmetlerinde geldiği üstün seviyeyi göstermektedir" dedi. "Gökbey, Türk savunma sanayimizin kabiliyetlerinin gökyüzüne taşınmış hâlidir" Gökbey helikopteri hakkında da bilgi veren Bakan Memişoğlu, "Buradan ülkemiz adına gurur verici bir gelişmeyi bir kez daha paylaşmak isterim: 2026 yılı sonu itibariyle yerli ve millî Gökbey helikopter ambulanslarımız filomuzda görev almaya başlayacaktır. Gökbey, sadece bir helikopter değildir; mühendislerimizin, bilim insanlarımızın ve Türk savunma sanayimizin kabiliyetlerinin gökyüzüne taşınmış hâlidir. Bu helikopterler; uçuş performansı, donanımı, yazılımı ve güvenilirliğiyle acil sağlık hizmetlerimize yeni bir soluk getirecek, zor coğrafyalara hızlı erişim kapasitemizi daha da güçlendirecektir" diye konuştu. "Nüfus yoğunluğu yüksek tüm alanlarda OED bulundurma zorunluluğunu kademeli olarak hayata geçireceğiz" OED bulundurma zorunluğunu kademeli olarak hayata geçireceklerini dile getiren Bakan Memişoğlu, "Türkiye, dijital sağlık altyapısını acil sağlık hizmetlerine en güçlü şekilde entegre etmiş ülkeler arasındadır. Bugün ambulanslarımızın her hareketi, her vaka ve her süreç eş zamanlı izlenebilmekte; komuta kontrol merkezlerimiz tarafından en doğru karar anında verilebilmektedir. Bu sistem sayesinde müdahale hızımız yükselmiş, etkinliğimiz artmış, insan hayatı için kritik olan saniyeler en verimli şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Dijitalleşme çalışmalarımızın yanı sıra, hayat kurtarma zincirinin güçlendirilmesi adına yürüttüğümüz önemli bir çalışmayı daha sizlerle birkaç gün önce paylaşmıştım. ASELSAN iş birliği ile tamamen yerli imkanlarla geliştirdiğimiz Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarını ülke genelinde yaygınlaştırmak üzere tarihi bir adım atıyoruz. Hazırladığımız ve çok yakında yürürlüğe girecek olan OED Yönetmeliği ile 2026–2028 yılları arasında nüfus yoğunluğu yüksek tüm alanlarda OED bulundurma zorunluluğunu kademeli olarak hayata geçireceğiz. Sesli yönlendirmelerle adım adım rehberlik eden, ritmi otomatik analiz eden, gereksiz şok uygulamayan bu sistemler sayesinde herhangi bir vatandaşımız, acil bir durumda profesyonel ekiplerimiz gelene kadar hayat kurtarma zincirinin aktif bir parçası olabilecektir. Bu düzenleme, devletimizin insan hayatına verdiği değerin güçlü bir yansımasıdır. Bugün burada atılan her adım; Gökbey’den dijital altyapıya, OED cihazlarından ilk yardım eğitimlerine kadar, entegre bir sağlık sisteminin yapı taşlarını oluşturmaktadır. Her yerli üretim, her eğitim, her teknoloji Türkiye’nin yarınlarına yapılmış stratejik bir yatırımdır. Acil sağlık hizmetleri yalnızca araçlardan ya da teknolojiden ibaret değildir. Bu yapının kalbi, onu ayakta tutan en büyük güç insan kaynağımızdır. Bugün 50 bine yakın Acil Sağlık Hizmetleri personelimiz ve 20 bine yakın UMKE gönüllümüz, sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok bölgesinde Türkiye’nin merhametini, sorumluluk duygusunu ve insan hayatına verdiği değeri temsil etmektedir. Her birine gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. ’Sağlık Kenti’ vizyonu Samsun Valisi Orhan Tavlı konuşmasında, "Özellikli sağlık hizmetleri, üst düzey tıbbi cihaz ve ekipmanları, alanında deneyimli uzman sağlık personeliyle sadece şehrimize değil aynı zamanda bölgemize hatta yurt dışından da şifa arayan herkese hizmet veren Samsun’umuz ’Sağlık Kenti’ vizyonuyla adından söz ettirmekte, hekiminden ambulans şoförüne, hemşiresinden destek personeline kadar fedakar sağlık çalışanlarımız hepimizi gururlandıran başarılı çalışmalara imza atmaktadır" ifadelerine yer verdi. Mehmet Muş: "Cumhuriyet tarihinde ilk" Ambulans yatırımın büyüklüğüne açıklık getiren TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde ilk defa bu büyüklükte benim yaptığım araştırmalarda bir yerel idarenin böyle bir organizasyonu yok. Sadece Samsun Büyükşehir Belediyesi bu ölçekte bir yatırım yapıyor. Şimdi bunun büyüklüğünü ölçmek için yani ne kadar, 100 tane az mı, çok mu durum anlayabilmemiz için şu anda hala hazırda Samsun’da 80 ambulans hizmet veriyor. Dolayısıyla bu yenilerinin devreye girmesiyle beraber sağlık filosunun tamamı yenilenmiş olacak. Yani bu programdan sonra Samsun’da göreceğiniz bütün ambulanslar, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından alınmış olan ambulanslar olacaktır. Zaten plakalarına bakarsanız, 55 AT100 ile başlar, 101, 102, 103, 200’e kadar gider. Dolayısıyla böyle bir sıralaması da var" ifadelerini kullandı. Başkan Doğan: "100 yeni ambulansı sağlık teşkilatımıza kazandırıyoruz" 100 yeni ambulansı Samsun’un sağlık sistemine kazandırdıklarını vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ise "Bugün Samsun’umuz için çok özel, çok anlamlı bir gün. Şehrimizin her alanında olduğu gibi sağlık alanında da güçlü adımlar atmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim için insan sağlığı, hizmetlerin en kıymetlisidir. Samsun artık sadece Karadeniz’in değil, Türkiye’nin sağlık üssü olma yolunda ilerleyen bir şehir. Bu kapsamda bugün acil müdahale kapasitemizi büyütmek, vatandaşımızın en zor anında daha hızlı yanında olabilmek adına 100 yeni ambulansı sağlık teşkilatımıza kazandırıyoruz. Her bir araç; belki bir anneye nefes, bir yavruya umut, bir aileye huzur olacak. Bugün bu töreni gerçekleştirmemiz, sıradan bir takdimin ötesinde derin bir anlam taşıyor. Şu anda Acil Sağlık Hizmetleri Haftası içerisindeyiz. Bu özel haftada, 7 gün 24 saat canla başla çalışan, yeri geldiğinde kendi hayatını hiçe sayan fedakâr sağlık çalışanlarımızın yanında olduğumuzu en güçlü şekilde gösteriyoruz" açıklamasında bulundu. Programda konuşmaların ardından Başkan Halit Doğan ambulansların temsili anahtarını Bakan Memişoğlu’na takdim etti. Programa ayrıca, AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, siyasi parti il başkanları, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar ve sağlık çalışanları katıldı. Törenin ardından Bakan Memişoğlu ve protokol üyeleri ambulans personeline karanfil takdim edip, ambulansları incelediler.
05 Aralık 2025 Cuma - 12:32
Antalya Büyükşehir, Gov4GreenMed projesi ile hibe desteği almaya kazandı
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı aracılığıyla finanse ettiği Gov4GreenMed projesinin ortağı oldu ve hibe desteği kazandı. Akdeniz bölgesinde sürdürülebilir atık yönetimi için işbirliği ve katılımın geliştirilmesini hedef alan iki yıllık Gov4GreenMed projesi, Akdeniz bölgesinde daha iyi belediye esaslı atık yönetimi için kapsayıcı yönetişim modellerini teşvik etmek amacıyla 2025 yılının Eylül ayında başladı. Sınırötesi bir işbirliği girişimi olan Gov4GreenMed Projesi, Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT MED Programı aracılığıyla finanse ediliyor. Akdeniz belediyelerinden pilot eylemler Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı aracılığıyla finanse ettiği Gov4GreenMed projesi, belediyelerin katı atıkları ve gıda atıkları yönetim modellerini güçlendirmek için bölgesel katılımcı metodolojiler geliştirmeyi amaçlamakta. Proje, Mancomunitat la Plana (İspanya), Antalya (Türkiye), Nabeul (Tunus), Scandicci (İtalya) ve As-Salt (Ürdün) gibi farklı Akdeniz belediyelerinde, katı ve gıda atık yönetimi ile ilgili belirli yerel sorunları ele alan beş pilot eylem aracılığıyla katılımcı metodolojileri test edecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi projeyi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile yürütüyor. Büyükşehir’e hibe desteği Proje kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan Antalya Büyükşehir Belediyesi organik atıklarını toprak iyileştiriciye dönüştürürken; tarım toplulukları, okullar ve kooperatifler için farkındalık oluşturacak ve eğitimler verecek. Proje; kamu otoriteleri ve paydaşlar arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi, vatandaşların yaşam kalitesini iyileştirmeyi ve Akdeniz bölgelerinde yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor.
05 Aralık 2025 Cuma - 12:21
E-ticaret yapanlar dikkat: "Çok kanallı satış yapanlar, krize dayanıklılık sağlıyor"
Türkiye’de e-ticaret sektörü Kasım kampanyalarıyla rekor kırarken uzmanlar, pazaryerlerine tek kanaldan bağlı işletmelerin kırılgan yapısına dikkat çekti. Sektör temsilcisi İbrahim Bayır, "Artık müşteriler yalnızca fiyat avantajına değil markanın hikayesine, hızlı ve şeffaf hizmete, güvene, deneyime ve sosyal medya görünürlüğüne odaklanıyor. Bugün müşteriyi kazanan marka, yarın pazarda söz sahibi olacak" dedi. Türkiye genelinde Kasım ayı kampanya döneminde sipariş trafiği yeniden zirveye çıktı. Online alışverişte rekor seviyelere ulaşılırken, satışlarını büyük ölçüde pazaryerleri üzerinden yapan işletmeler önemli fırsatlar yakaladı. BirFatura CEO’su İbrahim Bayır bu yoğunluk dönemini markaların tek kanala bağımlılığının oluşturduğu risklere karşı uyardı. "Kontrolün büyük kısmı markanın değil, platformun elinde bulunuyor" BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, sektörün olgunlaşma sürecine dikkat çekerek, "Pazaryerleri güçlü bir satış kanalı ama tek gelir kapısı haline geldiğinde aynı zamanda en büyük risk kapısıdır. Türkiye’de çok sayıda işletme, satışlarının neredeyse tamamını pazaryerleri üzerinden yürütüyor. Bu model kısa vadede avantaja dönüşse de kontrolün büyük kısmı markanın değil, platformun elinde bulunuyor. Müşteri pazaryerine sadık. Siz görünmez olduğunuzda müşteri de sizin için görünmez oluyor" şeklinde konuştu. "Tek bir hesap askıya alma tüm ticareti durdurabiliyor" Tek bir hesaptan satış yapanlara uyarılarda bulunan BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, "Pazaryerlerinde, görünürlüğü algoritmalar belirliyor, komisyon maliyetleri sürekli değişebiliyor, ödeme süreçleri aksayabiliyor ve tek bir hesap askıya alma tüm ticareti durdurabiliyor. Bir gecede satışın sıfıra düşebilir. Kasım 2025 döneminde BirFatura üzerinden 13 milyonun üzerinde e-fatura kesildi. Geçtiğimiz yıl aynı işletme kitlesi bu dönemde 10 milyon fatura kesmişti. Kasım, e-ticarette bir ‘eleme turu’ gibidir. Hacmi yöneten kalır, yönetemeyen oyundan düşer. Büyük hacim dönemlerinde zayıf süreçler hızla görünür hale geliyor. Bu süreçler tedarikte aksaklık, stok planlamasında hata, yoğun iade baskısı ve operasyonel çökme riskidir" ifadelerine yer verdi. "Kendi markasına yatırım yapanlar kazanacak" Sürecin sonunda kendi markasına yatırım yapanların kazanacağını ifade eden Bayır, "Artık müşteriler yalnızca fiyat avantajına değil markanın hikayesine, hızlı ve şeffaf hizmete, güvene, deneyime ve sosyal medya görünürlüğüne odaklanıyor. Bugün müşteriyi kazanan marka, yarın pazarda söz sahibi olacak. Müşteriyle bağı olanlar ayakta kalacak. Kasım ayı sonuçları, güçlü markaların üç davranışta birleştiğini gösteriyor. Kendi markasına yatırım yapanlar, sadakat oluşturuyor. Çok kanallı satış yapanlar, krize dayanıklılık sağlıyor. Dijital operasyonunu yönetenler, hız ve verimlilik kazanıyor. Pazaryerleri kalabalıktır; kendi kanalınız ise kalıcıdır. Türkiye’de e-ticaret büyüme değil, olgunlaşma dönemine giriyor. Sadece pazaryerinde var olmak, başkasının evinde misafir olmaktır. Misafirlik uzayabilir ama ev sahibi siz olmazsınız. Kendi markasına yatırım yapanlar kazanacak" dedi.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:57
Ebru Özdemir’e İspanya’dan ‘Mesleki Liyakat Ödülü’
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, İspanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesindeki rolü ve somut katkıları dolayısıyla İspanya’da ‘Mesleki Liyakat Ödülü’ne layık görüldü. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen 9’uncu İspanya-Türkiye Ticaret Odası Ödülleri, her iki ülkenin iş ve diplomasi dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Türk şirketlerinin İspanya’daki büyük ölçekli projelerde artan varlığı ile iki ülkenin inovasyon ve sürdürülebilir büyümeye yönelik ortak vizyonunun ele alındığı programda, Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ‘Mesleki Liyakat Ödülü’ne layık görüldü. Yapılan açıklamaya göre, Ocak 2024 tarihinden bu yana Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-İspanya İş Konseyi Başkanlığı görevinde bulunan Özdemir’e bu prestijli ödülü, Türkiye ile İspanya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere sağladığı önemli katkılar ve ikili ilişkilerin güçlendirilmesindeki dinamik liderliği getirdi. Limak’tan İspanya’ya güçlü imza Açıklamaya göre, son 10 yılda iki ülke arasındaki ilişkiler; artan ticaret hacmi, karşılıklı yatırımlar ve altyapı, turizm, teknoloji, yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerdeki iş birlikleriyle kayda değer bir ivme kazandı. Bu dinamik tablo içinde Limak’ın İspanya’daki varlığını güçlendirmesi ve ülkeye dönük uzun vadeli taahhüdünü somut projelerle pekiştirmesi, uluslararası arenada elde edilen ödülde önemli referanslar olarak değerlendirildi. Dünyanın en büyük futbol kulüplerinden FC Barcelona’nın mabedi Spotify Camp Nou’nun yenilenmesi ve genişletilmesi projesini üstlenen şirket, bu projeyle Türk mühendislik birikimini uluslararası arenada görünür kıldı. Limak Vakfı’nın 10 yılı geride bırakan Türkiye’nin Mühendis Kızları projesinin yurt dışı yapılanması Global Engineer Girls programının İspanya’da hayata geçirilmesi ise bir diğer önemli unsur oldu. Türkiye, İspanya, Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, Mozambik ve Fildişi Sahili ile uluslararası alanda büyümeye devam eden sosyal etki hareketi; genç kadın mühendis adaylarına eğitim, mentörlük ve kariyer desteği sunarak STEM alanlarında fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:53
Bakan Şimşek: "En büyük önceliğimiz enflasyonu düşürmek. Hedefimiz gelecek sene enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Enflasyonda 2025 yılını büyük ihtimalle yüzde 31 seviyelerinde bitireceğiz. Enflasyon düşüyor, düşmeye devam edecek."
Bakan Şimşek: "En büyük önceliğimiz enflasyonu düşürmek. Hedefimiz gelecek sene enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Enflasyonda 2025 yılını büyük ihtimalle yüzde 31 seviyelerinde bitireceğiz. Enflasyon düşüyor, düşmeye devam edecek."
05 Aralık 2025 Cuma - 11:39
Sri Lanka Büyükelçisi Kadurugamuwa, ATO üyelerini Sri Lanka Expo 2026’ya davet etti
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Nıluka Kadurugamuwa, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. İki ülke arasında 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefi konulduğunu hatırlatan Kadurugamuwa, ATO üyelerinden oluşacak heyeti Sri Lanka Expo 2026’ya davet etti. Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Baran, coğrafi şekli nedeniyle Hint Okyanusu’nun incisi olarak anılan Sri Lanka ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun bir tarihi geçmişi olduğunu belirterek, olumlu seyreden bu ilişkileri ticari ve ekonomik alana taşımayı hedeflediklerini kaydetti. İki ülke arasında ekonomik ve teknik iş birliği ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının bulunduğunu kaydeden Baran, "Bu altyapılar iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin mevcut rakam olan 250 milyon doların üzerine rahatlıkla çıkabileceğini gösteriyor. Sri Lanka ile tarımdan tekstile, turizmden enerji ve madenciliğe kadar birçok alanda iş birliği geliştirebiliriz" dedi. Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A üzerinden Sri Lanka’nın 50 televizyon kanalının yayın yapmasına ilişkin sözleşme imzalandığını hatırlatan Baran, bu gelişmenin hizmet sektöründeki iş birlikleri için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Baran, Ankara ekonomisi hakkında da bilgi vererek, Başkent’in savunma sanayii ve yurt dışı müteahhitlik hizmetleriyle öne çıkan bir merkez durumunda olduğunu söyledi. Büyükelçi Niluka Kadurugamuwa ise, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 250 milyon dolar olduğunu, bu yılın temmuz ayında gerçekleşen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında iki ülke hükümetlerinin 500 milyon dolarlık bir ticaret hacmi hedefi koyduğunu belirterek, kendilerinin de bu hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Türkiye ile Sri Lanka arasındaki ticaret ve yatırım imkanlarına değinen Büyükelçi Kadurugamuwa, ülkede özellikle bazı sektörlerin öne çıktığını belirtti. Tekstil ve hazır giyimin öne çıkan sektörler arasında yer aldığını ifade eden Büyükelçi Kadurugamuwa, bu alanda tedarik zincirlerini güçlendirecek şekilde iş birlikleri yapılabileceğini söyledi. Büyükelçi, Sri Lanka’nın özellikle otomotiv yedek parça ve endüstriyel alanda yaygın kullanımı bulunan kauçuk ile çay, tarçın, karabiber, Hindistan cevizi gibi baharatlar ve değerli taşlar alanında güçlü olduğunu belirtti. Türk yatırımcıları Sri Lanka’ya davet eden Büyükelçi Kadurugamuwa, ülkesinde özellikle sanayi ve imalat sektörü, denizcilik ve gemi onarımı, lojistik, yenilenebilir enerji, inşaat ve altyapı, inşaat malzemeleri, bilişim ve dijital gibi sektörlerde çok fazla yatırım imkânı bulunduğunu kaydetti. Türkiye’nin çok iyi olduğu turizm sektöründe de iş birliği yapılabileceğini ifade eden Büyükelçi Kadurugamuwa, ATO üyelerinden oluşacak bir heyeti gelecek yıl gerçekleştirecekleri Sri Lanka Expo 2026’ya davet etti.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:30
MATSO Başkanı Güngör, Manavgat iş dünyasının taleplerini TBMM’ye taşıdı
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, TBMM’de ziyaret ettiği Antalya milletvekillerine Manavgat iş dünyasının öncelikleri ve çözüm bekleyen konularının yer aldığı bir dosya sundu. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Manavgat iş dünyasının öncelikleri, üyelerden gelen talepler ve çözüm bekleyen konuların yer aldığı kapsamlı bir dosya ile TBMM’de Antalya milletvekillerine ziyarette bulundu. Güngör’ün AK Parti, CHP ve MHP Antalya milletvekilleri ile gerçekleştirdiği görüşmelerde üyelerden gelen talepler başta olmak üzere Manavgat’ın sürdürülebilir kalkınması için turizm, ticaret, tarım gibi birçok konu yer aldı. Güngör, üyelerden gelen sorunlar, talepler ve çözüm önerilerinin yer aldığı dosyayı da milletvekillerine takdim etti. Milletvekilleriyle yapılan görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini vurgulayan MATSO Başkanı Güngör, "Manavgat iş dünyamızdan gelen talepleri, çözüm bekleyen konuları ve bölge ekonomimizin ihtiyaç duyduğu yapısal adımları milletvekillerimize detaylı bir şekilde aktardık. Amacımız, Manavgat’ın üretim, ticaret ve turizm gücünü artıracak girişimleri desteklemek ve bölgemizin ekonomik büyümesine katkı sağlayacak politikaların hayata geçirilmesine öncülük etmektir. Milletvekillerimize misafirperverlikleri, gösterdikleri nezaket ve yakın ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bölgemizin gelişimi adına yürüttükleri çalışmalarda başarılar diliyorum" dedi. Güngör, Ankara programı kapsamında Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanı Yaşar Şimşek’i ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi Üyesi Velihattin Eldemir’i de makamlarında ziyaret etti. Güngör ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Ankara İl Müdürü Ömer Ersoy’u makamında ziyaret ederek, Manavgat OSB’nin teknik süreçleri, hazırlık takvimi ve yaklaşan tahsis dönemine yönelik yürütülen çalışmaların daha etkin ve verimli ilerlemesi adına karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
05 Aralık 2025 Cuma - 11:22
Burhaniye Zeytinyağları Türkiye’nin her yerine gidiyor
Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, zeytin hasadına başlanırken, zeytinyağlarıda Türkiye’nin her tarafına gönderilmeye başlandı. Burhaniye’de kargo firmalarının önleri zeytinyağı tenekeleri ile doldu. Burhaniye’de zeytin hasadı devam ederken, zeytinyağı da yoğun talep görüyor. Kargo firmaları, zeytinyağı sevkiyatlarında yüzde 40’a varan indirim uyguluyor. Zeytinyağı sevkiyatının her geçen gün arttığını anlatan Kargo Müdürü Turgay Yıldız, "Kuzey Egemizin zeytin sezonu başladı. Biz de üretimde yüzü gülmeyen çiftçimize destek olmak adına zeytin ve zeytinyağında iyi bir indirim yaptık., Yurtiçi Kargo olarak 81 İlimize Kuzey Egemizin yağını sevk ediyoruz. Şu anda günlük kotamız 3-4 ton civarında. Ama, ilerleyen günlerde bu 6 tonu bulur diye düşünüyorum. Sezon maalesef bu sene kısa olacak. Ama, gene de kaliteli yağımızı yurdun dör bir yanına indirimli bir şekilde göndermeye devam ediyoruz" dedi
05 Aralık 2025 Cuma - 11:07
Aliağa’daki çimento öğütme/paketleme tesisine ÇED onayı
Batıçim Batı Anadolu Çimento A.Ş., İzmir Aliağa’da kuracağı yıllık 3,5 milyon ton kapasiteli çimento öğütme ve paketleme tesisi için ÇED onayı aldı. Grubun uluslararası pazarlarda ihracat hacmini artıracak stratejik yatırımın, Ege Bölgesi’ni ihracata en entegre üretim merkezlerinden biri haline getirmesi bekleniyor. Nakliye süreçlerinin Limana yakın konumuyla nakliye süreçlerinin optimize edilmesini sağlayarak lojistik maliyetleri azaltacak yatırımın ilk fazı, yıllık 1 milyon 750 bin ton kapasiteyle devreye alınacak. Ege Bölgesi’nin köklü sanayi topluluklarından Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun amiral gemisi Batıçim, çimento sektöründeki rekabet gücünü artırmak ve ihracat odaklı büyüme stratejisini güçlendirmeyi amaçladığı Aliağa yatırımında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) onayı aldı. Liman üzerinden gerçekleştirilecek sevkiyat kabiliyeti sayesinde grup, ihracat pazarlarına erişimini hızlandırmayı ve bu pazarlardaki rekabetçiliğini artırmayı hedefliyor. Genişleme hamlesiyle çimento satış hacminin 4,9 milyon tona ulaşması, ihracat payının ise orta vadede yüzde 45-50 bandına taşınması öngörülüyor. Bölgeye istihdam, ihracat artışı ve tedarik zincirinde genişleme gibi çok yönlü ekonomik faydalar getirmesi de beklenen projenin 2027-2028 döneminde devreye alınması hedefleniyor. Liman içinde üretim modeli ‘Limanın içinde üretim’ modeliyle işleyecek tesis, lojistik maliyetleri önemli ölçüde düşürerek ihracat pazarlarında rekabet gücünü artıracak. Bugün 20’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan şirket, bu hamle ile ABD, Kanada, Güney Avrupa ve Akdeniz havzası gibi stratejik pazarlara daha hızlı ve rekabetçi bir şekilde ulaşma imkânı bulacak. Lojistik optimizasyon sayesinde karbon ayak izini azaltarak sürdürülebilir üretime de önemli katkı sağlayacak yatırım ile Ege’nin çimento devi, Türkiye’de sektörünün lider oyuncuları arasındaki yerini sağlamlaştırmayı ve ihracatta ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamayı planlıyor. Gelecek vizyonunda önemli adım Yatırımın grubun gelecek hedefleri arasında stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi, Üretim Operasyon Grup Başkanı Caner Türkyener, "Aliağa çimento öğütme ve paketleme tesisi yatırımı hem çimento sektöründeki yeni dinamiklere hem de grubumuzun uzun vadeli büyüme vizyonuna yanıt veren stratejik bir adım. Çimento artık büyük ölçüde lojistik maliyetleri belirleyen bir ürün. Hammaddeden ihracata kadar tüm zincirin optimize edilmesi önem arz ediyor. Aliağa’daki öğütme ve paketleme tesisi; limana doğrudan erişimi, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat odaklı konumu sayesinde bize çok ciddi bir rekabet avantajı kazandıracak. Kısacası, Batıçim’in gelecek vizyonu açısından çok önemli bir yerde konumlanan bu yatırım hem grubumuzun hem de Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli bir katkı sağlayacak" dedi. Proje iki fazda planlanıyor Yapılan açıklamaya göre, Aliağa-Nemrut bölgesinde planlanan kapasite artışı, grubun stratejik dönüşüm süreciyle uzun vadeli büyüme planının ana eksenini oluşturuyor. İki fazdan oluşan değirmen yatırımı; ilk etapta yaklaşık 2 milyon ton, tamamıyla devreye alındığında ise yıllık 3,5 milyon ton kapasiteyle faaliyette olacak. Mevcutta 5,8 milyon ton olan üretim kapasitesini yatırımın tamamlanmasıyla yaklaşık yüzde 60 artıracak şirketler topluluğu, lojistik maliyetlerinde düşüş, sevkiyat hızında artış ve ihracat pazarlarına daha rekabetçi bir konuma gelecek.
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57
Trendyol, 15 ülkede kasım kampanyalarını tamamladı
E-ticaret platformu Trendyol, kasım ayında gerçekleştirdiği kampanyalarla hem Türkiye’de hem de yurt dışında öne çıktı. 15 ülkede eş zamanlı yürütülen kampanya döneminde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da alışveriş kategorisinde öne çıkan uygulama oldu. Trendyol, bu yıl ‘Süper Alışveriş Günleri’ ve ‘Efsane Günler’ kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede aynı anda yürüttü. Böylece kasım kampanyalarıyla oluşan e-ticaret ve e-ihracat hacmiyle Trendyol satıcılarının işlerini Türkiye’nin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da büyütmesini sağladı. E-ticaret platformu ayrıca kampanya süresi boyunca pazarlama ve lojistikten avantajlı finansman erişimine pek çok desteği de iş ortaklarına sundu. Türkiye’deki üretici, esnaf ve KOBİ’lerin ürünlerinin yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca müşteriyle buluşmasını sağlayan platformda, satıcıların toplam Trendyol satışları içindeki payı ise yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşti. Yapılan açıklamaya göre, Kasım ayında e-ticaret platformuna toplam 2 milyarın üzerinde ziyaret gerçekleşirken, bunun 550 milyonundan fazlası yurt dışındaki kullanıcılardan geldi. Kasım ayı boyunca Trendyol satıcıları Türkiye ve uluslararası pazarlardaki müşterilerine toplam 140 milyon ürün satışı gerçekleştirdi. E-ticaret platformunun Kasım ayında günlük ortalama aktif kullanıcı sayısı ise 30 milyonu aştı. Günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatı Açıklamaya göre, e-ticaret platformu, uygulama performansında da Kasım ayında uluslararası pazarlarda öne çıktı. Platform, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da mobil uygulama mağazalarının alışveriş kategorilerinde 1 numaraya yerleşti. E-ticaret platformu, lojistik operasyonlarında da Kasım döneminde faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatına ulaşarak yeni bir gönderim rekoru kırdı. Orta Doğu ve Avrupa’dan güçlü talep Üç büyük ilin ardından en çok e-ihracat yapan satıcıların bulunduğu ilk üç şehir Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; uluslararası pazarlarda en fazla alışveriş yapılan şehirler ise Riyad, Bükreş ve Bakü oldu. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlar toplamında en yüksek satış performansını ise Kocaeli, Bursa ve Kayseri’deki satıcılar gösterdi.
05 Aralık 2025 Cuma - 10:54
Türk enerji sektöründe yeşil ve dijital becerilerin geliştirilmesi için yeni yol haritası
UNDP ICPSD ile EBRD iş birliğiyle kurulan ve Enerjisa Enerji’nin özel sektör paydaşı ve faydalanıcısı olduğu ‘Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler Ağı (S4IF)’ kapsamında, enerji sektörünün yeşil ve dijital dönüşümünün gerektirdiği mesleki becerilere sahip iş gücü geliştirme amaçlı bir yol haritası oluşturuldu. Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinden Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (UNDP ICPSD) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ortaklığında enerji sektörünün yeşil ve dijital ikiz dönüşümüne hazırlanması amacıyla nitelikli iş gücü gelişimini destekleyen kapsayıcı bir ortak girişim hayata geçirdi. Enerjisa Enerji’nin ilk özel sektör paydaşı ve faydalanıcısı olduğu ‘Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler Ağı (Skills for an Inclusive Future - S4IF)’ kapsamında oluşturulan "Türkiye Enerji Sektöründe Yeşil ve Dijital Becerilerin Geliştirilmesi Ortak Girişimi" ve bu kapsamda hazırlanan rapor, Ankara’da kamuoyuna tanıtıldı. Şirketin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, EBRD Avrasya Bölgesi Enerji Sektörü Başkanı Şule Kılıç katıldı. 2024’te Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen COP29’da uluslararası arenada ilk kez duyurulan iş birliğinin ilk somut çıktısı olan "Türkiye’nin Enerji İş Gücünde Yeşil ve Dijital Beceriler: İkiz Dönüşüm Rehberi" raporunun bulgularının da paylaşıldığı toplantıda enerji sektörünün geleceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma amaçları açısından taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Raporda, Türkiye’nin enerji sektöründeki mevcut iş gücü kapasitesi, beceri açıkları ve gelişim alanları detaylı biçimde analiz edilirken, sektörün yeşil ve dijital dönüşüme uyumu için kapsamlı bir yol haritası sunuluyor. Türkiye’nin 2053 net-sıfır hedefi ile uyumlu olarak hazırlanan yol haritası, enerji sektöründe adil ve kapsayıcı bir dönüşümün nasıl mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Kadınlar, gençler ve kırsal bölgelerdeki bireyler için fırsat eşitliğini önceliklendiren yaklaşım, sektörün rekabetçiliğini, yenilikçiliğini ve sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi de hedefliyor. Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, girişimin Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından önemini şöyle vurguladı: "Şirket olarak sektörümüzün dönüşümüne liderlik ederken, iş gücümüzün yeşil ve dijital becerilerle donatılması için de çalışmaya devam ediyoruz. İnsana yatırım yapmadan, fırsat eşitliğini sağlamadan ve nitelikli istihdamı desteklemeden gerçek bir dönüşümün mümkün olmayacağını biliyor ve iş birliklerimizi de buna göre şekillendiriyoruz. Bu kapsamda paydaşlarımızla projeler geliştiriyor, anlamlı ortaklıklar kuruyor ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımız sayesinde ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzu daha da güçlendiriyoruz. Şirket olarak daha yeşil, daha dijital, daha kapsayıcı bir enerji geleceği inşa etmek için tüm paydaşlarımızla çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz." UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, girişimin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından kritik bir rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Bugün tanıtımını yaptığımız EBRD-UNDP-Enerjisa Enerji Ortak Girişimi, enerji sektöründeki beceri açıklarını belirleyerek, Türkiye enerji sektörünün daha dirençli, kapsayıcı ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için çalışıyor. UNDP Türkiye olarak, Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler İşbirliği Ağı’nın ilk ülke çalışması olan S4IF Türkiye’yi hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. S4IF Türkiye, Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyduğu kapsayıcı becerilerin geliştirilmesini destekleyecek. Bu çerçevede, özel sektörün bilgi ve deneyimini kamu politikalarıyla buluşturarak, beceri geliştirme alanında daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, S4IF Türkiye kapsamında geliştirilecek yeni ortaklıklar yoluyla özel sektörün beceri geliştirme süreçlerine daha aktif katılımını da amaçlıyoruz. Bu girişim, sadece Türkiye için değil, aynı zamanda S4IF İşbirliği Ağı’nın diğer ülke çalışmaları için de bir model teşkil edecek. UNDP Türkiye olarak, bu süreci ulusal önceliklerle uyumlu şekilde yönlendirmeye ve kapsayıcı istihdama destek vermeye kararlıyız." EBRD Avrasya Bölgesi Enerji Sektörü Başkanı Şule Kılıç, enerji dönüşümünde iş gücü kapasitesinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bugün, Türkiye dahil, Bankamızın faaliyet gösterdiği birçok ülkede mesleki ve teknik beceri açıkları dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’de enerji yatırımlarımız hızla devam ederken, geleceğin enerji sektörü iş gücünü oluşturacak gençlerimizin yeşil ve dijital dönüşümün gereklerine uygun beceriler kazanmalarını desteklemek üzere UNDP ve Enerjisa Enerji ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Kamu, özel sektör ve eğitim kurumları başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde geleceğin enerji sektörünü birlikte inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz."
05 Aralık 2025 Cuma - 10:47
Kırşehir halkı Gazze için tek yürek oldu
Kırşehir’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çağrısı üzerine İl Müftülüğü koordinesinde Cacabey Meydanı’nda Gazze yararına "Hayır Çarşısı" kuruldu. Din görevlilerinin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, Kur’an kursu kursiyerleri ile eğitimci kadınlar evlerinde hazırladıkları pasta, börek, gözleme, tatlı ve çay satışlarını gerçekleştirdi. Meydanda piyasa fiyatlarının altında sunulan ürünler vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Yoğunluk nedeniyle stantlar gün boyunca hareketliliğini korurken, elde edilecek gelirin Gazze’de savaşın yaralarını sarmak amacıyla kullanılacağı belirtildi. Din görevlisi Yunus Aydın, halkın desteğinin kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, "Vatandaşın ilgisi gerçekten yoğun. Savaştan çıkan bölgede yaraların sarılması adına kurulan bu hayır çarşısına herkes duyarlılık gösterdi" dedi. Vatandaşlardan Gülsüm Türk ise, kadınların fedakarlıklarına dikkat çekerek, "Duyarlı insanların varlığı bizi sevindiriyor. Kadınlar hem maddi hem manevi varlıklarıyla burada. Gazze için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Soğuk havada burada bulunmak, orada yaşananları daha iyi anlamamıza vesile oluyor" ifadelerini kullandı. Hayır çarşısının gün boyu açık kalacağı ve elde edilen tüm gelirin Gazze’ye ulaştırılmak üzere ilgili kurumlara teslim edileceği öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder