Son Dakika
|
Dünya nüfusu 8,2 milyarı aştı
Gaziantep’te aynı aileden 7 kişi karbonmonoksit gazından zehirlendi
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
Gökmen Özdenak son yolculuğuna uğurlandı
İstanbul E-5 Saadetdere’de trafiği kilitleyen kaza
İsviçre'de kayak merkezinde 40 kişinin öldüğü yangının başladığı anlar ortaya çıktı
Kayıp Elif olayında yeni gelişme!
Kadıköy’de metruk binada çıkan yangın korkuttu
Türkiye kara büründü: Tatil haberleri peş peşe geldi
Fenerbahçe sezon sonu seçime gidecek
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Radon Thermal Springs Near Bishkek Attract Visitors Year-Round
Güney Kore Devlet Başkanı Lee: ' Xi, muhteşem bir lider"
Tartıştığı babasını öldürmüştü, ağır yaralanan yenge de hayatını kaybetti
İstanbul’daki DEAŞ operasyonunda 67 şüpheli tutuklandı
Rusya, Harkov'da 5 katlı binayı vurdu: en az 25 yaralı
Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiasında anne tutuklandı
Meksika’da 6.5 büyüklüğünde deprem
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
EKONOMİ
Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: 2026’nın ilk büyük ihracatı TEI’den
02 Ocak 2026 Cuma - 17:40:39
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısına imza atarak 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını duyurdu. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, TEI’nin 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını bildirdi. Görgün, "2025 yılını rekorlarla geride bırakırken, 2026’nın ilk büyük ihracat başarısı da TEI imzasıyla geldi" notuyla emeği geçen TEI ailesini, mühendisleri, teknisyenleri ve Başkanlıktaki çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Görgün, TEI’nin ihracatına ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık sipariş; Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının da güçlü bir teyididir. Yeni siparişler, küresel sivil ve askerî havacılıkta yaygın kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek parçaları ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. Teslimatlar 2026 yılında başlıyor. Alınan siparişle birlikte, TEI’nin toplam sipariş hacminin 8,2 milyar dolara ulaşması, havacılık motorları alanında ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliğinin, üretim disiplininin ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğinin somut bir göstergesidir. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılık sanayiini bütüncül bir ekosistem olarak ele alan yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uzun soluklu politikalar, kararlı destek mekanizmaları ve ihracatı merkeze alan stratejik yönelim sayesinde sektörümüz; teknoloji üreten, küresel rekabette söz sahibi olan ve sürdürülebilir büyümeyi başaran bir yapıya kavuşmuştur."
02 Ocak 2026 Cuma - 17:27
Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: 2026’nın ilk büyük ihracatı TEI’den
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısına imza atarak 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını duyurdu. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, TEI’nin 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını bildirdi. Görgün, "2025 yılını rekorlarla geride bırakırken, 2026’nın ilk büyük ihracat başarısı da TEI imzasıyla geldi" notuyla emeği geçen TEI ailesini, mühendisleri, teknisyenleri ve Başkanlıktaki çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Görgün, TEI’nin ihracatına ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık sipariş; Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının da güçlü bir teyididir. Yeni siparişler, küresel sivil ve askerî havacılıkta yaygın kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek parçaları ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. Teslimatlar 2026 yılında başlıyor. Alınan siparişle birlikte, TEI’nin toplam sipariş hacminin 8,2 milyar dolara ulaşması, havacılık motorları alanında ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliğinin, üretim disiplininin ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğinin somut bir göstergesidir. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılık sanayiini bütüncül bir ekosistem olarak ele alan yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uzun soluklu politikalar, kararlı destek mekanizmaları ve ihracatı merkeze alan stratejik yönelim sayesinde sektörümüz; teknoloji üreten, küresel rekabette söz sahibi olan ve sürdürülebilir büyümeyi başaran bir yapıya kavuşmuştur."
02 Ocak 2026 Cuma - 17:23
Sabiha Gökçen’e yolcu taşıma işi Bursaspor’a verilsin teklifi
Bursa’dan her yıl 3 milyon kişi hava yoluyla ulaşım için Sabiha Gökçen Havalimanı’na gidiyor. Bursa’dan havalimanına yolcu taşıma işi için ihaleye çıkıldı. Belediyenin şirketi Burulaş’ın gelirden yüzde 37 teklifine karşılık İstanbullu firmalar yüzde 100 gelir teklif etti. Bu durumun sürdürülebilir olmayacağını, bilet fiyatlarına yüzde 200 oranında zam gelebileceğini ifade eden Bursalı iş insanları, "Bursa bu konuda harekete geçmeli. Yolcu zaten Bursa’nın yolcusu. Başka şehirlerde o şehrin yolcusu için işletme hakkı o şehrin şirketine veriliyor. Bursaspor çatısı altında bu işlem gerçekleştirilsin. Otobüsler yeşil beyaz olsun. Hem fiyatlar makul olsun hem de gelir Bursaspor’un hanesinde kalıcı hale gelsin" önerisinde bulunuyor. DOSABSİAD ve TÜGİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından, tekstil sanayicisi iş insanı Nilüfer Çevikel, Bbus konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Aynı zamanda Bursa otogarında 25 yıldan beri işletmeci olan Çevikel’in verdiği rakamlara göre Bursa’dan Sabiha Gökçen’e yılda yaklaşık 3 milyon yolcu taşınıyor. Çevikel, "Bursa kamuoyu ile yerel irade seyrederken 29 Aralık’ta bir ihale oluyor. İhale İstanbul firmalarına gitme tehlikesiyle karşı karşıya. İlla bir özel şirket değil de kamu iştiraki olsun isteniyorsa bu iş için en doğru adres Bursaspordur. Otobüsler yeşil beyaza boyanmalı ve bu işin işletmecili Bursaspor’a verilmelidir. Bu hat Bursalıların hakkıdır ve doğrru olan takımımıza kalıcı gelir olarak sağlanması adına işletmeciliğinin Bursaspor’a verilmesidir" ifadelerini kullandı. Çevikel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir firma gelirin yüzde 100’ünü bırakmayı taahhüt ediyorsa yuzde 200 zam apacak demektir. Ve hiçbir ilde başka bir kentin firmasi tarih boyu gelip almamıştır" 20 milletvekili devreye girmeli Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de B bus hakkında şu açıklamayı yapmıştı: " B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen’e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS’un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen’e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız"
02 Ocak 2026 Cuma - 17:11
Öğrenci iş birliği kulübünden ETSO’ya ziyaret
Sektör Öğrenci İş Birliği Kulübü Başkanı ve yönetim ekibi, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette; yapılması planlanan zirveler, öğrenci-sektör buluşmaları ile hayata geçirilmesi hedeflenen proje ve programlar üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Özellikle gençlerin iş dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlayacak çalışmalar ele alındı. Genç ve kadın girişimcileri destekleyen vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan Başkan Özakalın, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve gençlerin üretim ile istihdam süreçlerine daha aktif katılım sağlaması adına geliştirilecek her türlü projeye destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Aralık 2025 Cuma- 16:33
’’Gıda arzı güvenliği için tarımda teknolojik dönüşüm şart’’
2
30 Aralık 2025 Salı- 23:09
THY Genel Müdürü Bilal Ekşi’den Rize’ye ek sefer müjdesi
3
01 Ocak 2026 Perşembe- 12:26
Sinop’ta fahiş fiyat ve yanıltıcı etiket denetimi
4
29 Aralık 2025 Pazartesi- 14:50
Evde yaşanan sorunlar işteki performansı yüzde 30 düşürüyor
5
02 Ocak 2026 Cuma- 13:03
İzmir Büyükşehir’den otopark ücretlerine rekor artış
02 Aralık 2025 Salı - 10:24
Arabuluculuk ile yapılan anlaşmalar geçen yıla göre yüzde 14’ü aştı
Kasım 2025 itibariyle ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk görüşmelerinde varılan anlaşma sayısı geçen yıla kıyasla 100 bin artış göstererek 800 bini aştı. Arabulucu Dr. Umut Metin, "İhtiyari arabuluculukta 800 bini aşan anlaşmanın yanı sıra, dava şartı arabuluculukta da yüz binlerce anlaşma sağlandı" dedi.
02 Aralık 2025 Salı - 10:17
Otomotiv satışları yılın ilk 11 ayında 1 milyon 176 bin 780 adet olarak gerçekleşti
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,16 oranında artarak 1 milyon 176 bin 780 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 166 bin 665 adetle yüzde 17,8 pay aldı. Yerli araç üreticisi TOGG ise 11 ayda 26 bin 222 adet satış ile elektrikli araçta Türkiye liderliği hedefliyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,16 oranında artarak 1 milyon 176 bin 780 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde geçen yıla göre yüzde 10,96 oranında artarak 938 bin 177 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,13 artarak 238 bin 603 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 Kasım ayında yüzde 9,82, otomobil pazarı yüzde 10,78, hafif ticari araç pazarı yüzde 6,38 oranında arttı. 2025 yılı Kasım ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Kasım ayına göre yüzde 9,82 artarak 132 bin 984 adet oldu. 2025 Kasım ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,78 artarak 104 bin 795 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 6,38 artarak 28 bin 189 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Kasım ayı ortalama satışlara göre yüzde 50,6 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Kasım ayı ortalama satışlara göre yüzde 53,9 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Kasım ayı ortalama satışlara göre yüzde 39,4 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 82,7’sini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 522 bin 853 adetle yüzde 55,7 pay, B segmenti otomobiller 249 bin 397 adetle yüzde 26,6 pay aldı Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,5 pay, 586 bin 232 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,4 pay ve 209 bin 963 adet satış ile sedan, yüzde 14,2 pay ve 133 bin 105 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 442.650 adetle yüzde 47,2 pay, hibrit otomobil satışları 251 bin 992 adetle yüzde 26,9 pay, elektrikli otomobil satışları 166 bin 665 adetle yüzde 17,8 pay ve dizel otomobil satışları 69 bin 471 adetle yüzde 7,4 pay, otogazlı otomobil satışları 7 bin 399 adetle yüzde 0,8 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 88 artarak yüzde 13,6 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 154,3 artarak yüzde 4,1 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 14,9 azalarak yüzde 34,3 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 17,4 azalarak yüzde 20,3 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 5,7 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 18,6 artarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 294.023 adetle yüzde 31,3 pay,
02 Aralık 2025 Salı - 09:49
İkinci OSB’de durum değerlendirmesi yaptılar
Erzurum Merkez 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Aralık Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Vali Mustafa Çiftçi başkanlığında gerçekleştirildi. Bölgenin yatırım ekosistemini güçlendirmeye yönelik başlıklar ele alındı; arsa tahsis süreçleri, altyapı çalışmaları ve genel operasyonel durum kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ekim-Kasım 2025 arsa tahsis başvurularının durum raporu ile kanalizasyon yapım işleri gündemin öncelikli maddeleri arasında yer aldı. 28 yatırımcı ile yüz yüze görüşülerek başvuruları değerlendirildi. Toplantıya; Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın ve 2. OSB Bölge Müdürü Fırat Karakaya katıldı.
02 Aralık 2025 Salı - 09:47
Peru’dan Bursa’ya 8 bin 800 kilometrelik lezzet buluşması
Bursa’da asırlık bir fırında kentin coğrafi işaret tescilli "Bursa tahinli pidesi"nin, Güney Amerika’dan getirilen siyah susam tahiniyle farklı bir çeşidi yapıldı ve büyük beğeni topladı. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 2021 yılında coğrafi işaret tescili verilen "Bursa tahinli pidesi", Bursa’da özellikle kahvaltılarda sevilerek tüketilen ürünlerin başında geliyor. Tahinli pidenin gerçek lezzetine ulaşmak isteyenler tarihi fırınlarda, taş fırınlarıda odun ateşinde yapılanlara özellikle talep gösteriyor. Bursa’da asırlık bir fırının işletmecisi Bülent Mertyürek, fırının 1928 yılında Rum sahibinden, İnanç ailesini geçtiğini belirterek, fırının öncesinin de olduğunu ve uzun yıllar ocağının hep yandığını söyledi. Asıl mesleğinin psikoloji olduğunu ve yüksek lisansının bulunduğunu anlatan Mertyürek, "Tarihe mal olmuş bu fırında, coğrafi işarete sahip tahinli pide ve cevizli lokum gibi ürünleri üretmekten, evliyalar şehzadelerin türbeleriyle, camisiyle, külliyesiyle, müzesiyle Bursa’nın güzide yerinde hizmet vermekten mutluyum" dedi. Yıllar önce bu bölgede bi helvahane bulunduğunu belirten Mertyürek, "Bu helvahanede Osmanlı döneminde helva sohbetleri yapılıyor. Helva var, tahin ve hamur var; ortaya tahinli pide çıkıyor. Yani burası bir fırın değil; 100 yılı aşkın geleneği taşıyor, manevi kültür var, şehrin kültürü var ve paylaşım var. Üzerine eşsiz lezzetler geliyor" diye konuştu. Peru’dan getirdikleri siyah susamı işleyip tahin yaptılar Mertyürek, tahinli pideyi fırın olarak Bursa’daki diğer yerlere göre farklı yorumladıklarını bu yüzden ilgi gördüklerini dile getirerek, şöyle konuştu: "Bu beğenilen tescilli lezzeti siyah susam tahiniyle yapalım istedik. Siyam susam, Güney Amerika ülkesi Peru’da, Hindistan ve Etiyopya’da üretiliyor. Yaklaşık 8 bin 800 kilometreden getirdiğimiz siyah susamı işleyip tahin yaptık. Siyah tahini kullanarak asırlık ocağımızda tahinli pide ürettik. İlk görenler görüntüsü nedeniyle çekimser kaldı ancak tadına bakanlar çok beğendi. Diğer tahine göre daha hafif tadı var ve değişik tat bırakıyor damaklarda." Ölüm hariç her derde şifa Kabuğuyla çekildiği için kalsiyum, lif, magnezyum ve antioksidan içeriğiyle normal tahine göre çok zengin olan siyah susam tahininin birçok ülkede şifa niyetine tüketildiğini belirten Mertyürek, "Afrika’da ’ölüm hariç her derde şifa’ deniliyor. Çin ıbbında ’siyah tahinden aralıksız 100 gün yenirse şifa bulmak istediğiniz her hastalığa şifa bulursunuz’ deniyor. Dünyada en çok Japonlar tüketiyor. Çorbası var, salatalarda kullanılıyor. Hamur işi dışında daha çok kullanılıyor." dedi. Mertyürek, siyah susam tahininin satışını da yaptıklarını, Türkiye’de üretilmeyen siyah susamın deneme üretimlerine başladıklarını belirterek, böylesine sağlıklı bir ürünü yetiştirmek istediklerini söyledi. Ssafranbolu’dan gelen bir aile ilk kez siyah tahinli pideyi denedi. İnternetten takip ettikleri tarihi fırını görmek ve ürünlerinden yemek için geldiklerini belirten aile, tadına bakma imkanı buldukları siyah tahinli pideyi sevdiklerini söyledi. Siyah susam tahininin faydaları Magnezyum, fosfor, kalsium, demir, yüksek lif ve sağlıklı yağ içeren siyah tahin, antioksidan bakımından son derece zengin bir gıda olarak biliniyor. Düzenli kullanılması halinde mide ağrısı ve gastrit gibi hastalıklarla mücadelede destekleyici rol üstlenen siyah tahin, içerdiği B vitamini, fosfor ve çinko sayesinde de hafıza güçlendirici ve beyin gelişimini destekleyici özellik taşıyor. Sağlıklı yağ içeriğiyle kalp ve damar dostu olan siyah tahin, saç, tırnak ve cilt sağlığı için de faydalı kabul ediliyor.
02 Aralık 2025 Salı - 09:39
EGİAD’dan Belarus pazarına açılan kapı
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Belarus İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle ’Belarus İş ve Yatırım Fırsatları Seminer’ düzenleyerek Türk iş dünyasına Belarus pazarındaki fırsatları tanıttı. Seminerde, Belarus’un stratejik konumu ve yatırım potansiyeli ile Türk şirketleri için yeni iş birlikleri ve ihracat imkanları ele alındı. EGİAD, uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri kurma ve dış ticaret imkanlarını güçlendirme vizyonu doğrultusunda, Belarus İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle ’Belarus İş ve Yatırım Fırsatları Semineri’ gerçekleştirdi. EGİAD merkezinde düzenlenen toplantıya Belarus’tan geniş bir temsilci heyeti katılırken, Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunan Belarus pazarına ilişkin kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantı, Belarus İstanbul Başkonsolosu Evgenia Bortkevichte, Belarus Ulusal Pazarlama Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Evgeny Russak, Çin-Belarus Sanayi Parkı Great Stone Genel Müdür Yardımcısı Artur Detkov, Great Stone Yatırım Projeleri Direktörü Viktoria Kruminya, Belarus Yüksek Teknoloji Parkı Uluslararası İşbirliği Dairesi Başkan Yardımcısı Marina Filipyuk, Belarus İstanbul Konsolosu Aliaksandr Vorozin, Belarus İzmir Fahri Konsolosu Murat Yorgancıoğlu ve EGİAD üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Belarus, Avrasya’nın kalbinde yükselen bir pazar Açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Belarus’un konumu, sanayi altyapısı, büyüyen pazar dinamikleri ve yatırımcı dostu politikalarıyla Türk iş dünyası için stratejik fırsatlar sunduğunu vurguladı. Özhelvacı, Belarus’un Avrupa Birliği, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine erişim avantajı sayesinde bölgesel ticarette kritik bir konuma sahip olduğunu belirtti; makine-ekipman, kimya, gıda, tekstil, ahşap ürünleri ve teknoloji gibi sektörlerdeki üretim kapasitesinin Türk şirketleri için geniş iş alanları sunduğunu ifade etti. Türkiye - Belarus ekonomik ilişkilerinin istikrarlı biçimde geliştiğine dikkat çeken Özhelvacı, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye ile Belarus arasındaki ilişkiler, 1992’de Türkiye’nin Belarus’u ilk tanıyan ülkelerden biri olmasıyla başlamış ve bugün diplomatik, ticari ve ekonomik açıdan güçlü bir zemine kavuşmuştur. Ticaret hacmimiz 2024 yılında 1,85 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatımızda elektrikli makineler, tekstil ürünleri, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimyasallar öne çıkarken; ithalatımızda kereste, demir-çelik, kimyasal gübreler ve tekstil lifleri dikkat çekmektedir. Belarus’ta faaliyet gösteren Türk şirketlerinin toplam yatırımları 1,5 milyar dolar düzeyindedir. Türk müteahhitlik firmaları ise 1991’den bu yana Belarus’ta 977,2 milyon dolar değerinde 46 proje üstlenmiştir. Bu göstergeler, iki ülke arasında büyümeye açık ve karşılıklı fırsatlar içeren güçlü bir iş birliği alanı bulunduğunu göstermektedir. Üyelerimizi yeni pazarlara hazırlamak, ihracat kapasitelerini artırmak ve yatırım ağlarını genişletmek EGİAD’ın en temel önceliklerindendir. Belarus, bu anlamda stratejik bir kapı aralamaktadır." EGİAD, üyelerinin küresel rekabet gücünü artırmayı sürdürecek EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde şirketlerin uluslararası pazarlarda doğru zamanda ve doğru ortaklıklarla yer almasının önemine vurgu yaparak, "Sürdürülebilir büyüme ancak küresel ölçekte atılan stratejik adımlarla mümkündür. Belarus pazarını yakından tanımak, fırsatları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek ve doğru ilişkileri kurmak bu nedenle büyük önem taşımaktadır. EGİAD olarak önceliğimiz, genç ve lider iş insanlarımızın şirketlerini uluslararası pazarlara taşıyacak cesareti, bilgiyi ve ilişki ağını güçlendirmektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu seminer, üyelerimizin farklı coğrafyalarda yeni iş bağlantıları kurmasına, ihracat kapasitelerini artırmasına, yurt dışı yatırımlarını geliştirmesine ve güvenilir bilgiyle stratejik kararlar almasına katkı sunmak amacıyla kurgulanmıştır. Belarus’un yatırım ortamını, sektörel potansiyelini, iş yapma modellerini ve ticaretin nasıl geliştirilebileceğini en güncel bilgiler ışığında aktarmayı; karşılıklı iş birliklerinin temelini birlikte atmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Teknoloji, sanayi, lojistik ve yatırım alanlarında yeni iş birlikleri gündemde Toplantı sırasında konuşmacılar, Belarus’un yatırım ortamına ilişkin güncel bilgileri detaylı biçimde paylaştı. İmalat, yüksek teknoloji, bilişim, otomotiv yan sanayi, lojistik ve tarım-gıda sektörlerindeki fırsatlar öne çıktı. Belarus’un Avrasya Ekonomik Birliği’ne erişim sunan konumu sayesinde Türk şirketleri için lojistik avantajların güçlendiği vurgulandı. Çin-Belarus Sanayi Parkı Great Stone temsilcileri, parkta sunulan özel teşvikler, vergi avantajları ve bölgenin lojistik konumuyla ilgili kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Belarus Yüksek Teknoloji Parkı yetkilileri ise yazılım, fintech, oyun, yapay zekâ ve AR-GE tabanlı girişimler için ülkede güçlü bir ekosistem bulunduğunu ifade etti. Toplantı boyunca Türkiye ile Belarus arasında ticaretin nasıl geliştirilebileceği, sektörel potansiyeller ve ortak projelere yönelik değerlendirmeler paylaşıldı. EGİAD üyeleri, Belaruslu kurum temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak iş bağlantılarını güçlendirme fırsatı buldu.
02 Aralık 2025 Salı - 09:24
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir"
Üreticilerin karşı karşıya bulunduğu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını talep eden Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" dedi. Doğan, yaptığı açıklamada, üreticilerin 2025 yılına büyük beklentilerle girdiğini belirterek, "Ne yazık ki çiftçimiz yılın ilk aylarından itibaren meydana gelen olağanüstü iklim olayları nedeniyle ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Yüreğir Ziraat Odası olarak sahadan edindiğimiz veriler, tarım sektöründe üretici açısından son derece zorlu bir sürecin yaşandığını gözler önüne sermektedir. 22-25 Şubat tarihleri arasında bölgemizde yaşanan şiddetli don olayı, özellikle narenciye, şeftali ve çeşitli tarla ürünlerinde büyük çaplı zarara yol açmış; birçok ürün daha sezon başında kaybedilmiştir" diye konuştu. Doğan, don olayının ardından Mart ayı sonunda başlayan soğan hasadı ve akabinde gerçekleştirilen patates hasadının, üreticilere beklenen ekonomik katkıyı sağlayamadığına dikkat çekerek şunları kaydetti: "Devam eden süreçte karpuz, kavun, domates ve biber gibi tarla satışıyla pazara sunulan ürünlerde de gelir kayıpları yaşanmış, çiftçilerimiz maliyetlerini karşılayacak düzeyde gelir elde edememiştir. Yaz aylarında bölgemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklık, kuraklık ve düzensiz iklim şartları, buğday, ayçiçeği ve soya gibi stratejik ürünlerde verim kayıplarını daha da artırmıştır. Çiftçimiz girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle zaten zorlanırken, düşük verim ve düşük fiyatların birleşmesi sektörde adeta zincirleme bir krize yol açmıştır." "Üreticiler, düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte" Avrupa Birliği ile yapılan Gümrük Birliği kapsamında pamuk ithalatında vergi uygulanmaması, Çukurova’nın ’beyaz altın’ olarak bilinen pamuğunun üretimini bölge genelinde durma noktasına getirdiğini ifade eden Doğan, "İthal pamukla rekabet edemeyen yerli üreticiler, artan maliyetler ve düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte. Bu durum hem bölgenin geleneksel ürün deseninin değişmesine hem de tarımsal ekonomide ciddi kayıplara yol açmaktadır. Narenciyede ise limon, portakal ve greyfurtta soğuk kaynaklı ciddi verim düşüşü yaşanmış ürün az olduğu için fiyatlar yüksek olsa da çiftçi bu durumdan da gelir elde edememiştir. Sadece altı çeşit erkenci meyve grubunda ürün bolluğu yaşanmış ancak bu bolluk da düşük fiyatlar nedeniyle çiftçiye ekonomik kazanç olarak yansımamıştır" şeklinde konuştu. "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" Tüm bu nedenlerle 2025 yılının, Yüreğir ve bölge çiftçisi için "umut yılı" olmaktan çok uzak bir tablo çizdiğinin altını çizen Doğan, "Üreticilerimiz tarihin en ağır ekonomik daralmalarından biriyle karşı karşıya kalmıştır. Son üç yıldır üreticilerimize tahsis edilen sübvansiyonlu kredi limitlerinin artırılmamış olması, finansmana erişimi zorlaştırmıştır. Özel bankalarda faiz oranlarının yüzde 45-50 seviyelerine ulaşması ise çiftçiyi borçlarını çeviremez duruma getirmiştir. Çok sayıda üreticimiz, mevcut ekonomik baskılar nedeniyle tarlasını, bağını, bahçesini ve makinelerini satışa çıkarmak zorunda kalmıştır. Mevcut şartlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yüreğir Ziraat Odası olarak, üreticilerimizin karşı karşıya bulunduğu bu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla Cumhurbaşkanımızdan acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını, sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir."
02 Aralık 2025 Salı - 09:11
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4650 liradan, euro ise 49,3560 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,4630 liradan alınan dolar 42,4650 liradan, 49,3540 liradan alınan euro ise 49,3560 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,44 liradan, euro ise 49,44 liradan satılmıştı.
02 Aralık 2025 Salı - 09:07
Köprübaşı’nda doğalgaz için ilk kazma vuruldu
Manisa’nın en az nüfusa sahip olan ilçesi Köprübaşı’nda doğalgaz altyapı çalışmaları başladı. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde doğal gaz altyapı çalışmaları başladı. Aksa Doğalgaz tarafından Temrek Mahallesi Hükümet Caddesi’nde ilk kazmanın vurulmasıyla birlikte ilçede yılbaşına kadar yaklaşık 2 kilometrelik hattın döşenmesi hedefleniyor. Doğal gaz çalışmalarının resmen başladığını belirten AK Parti Köprübaşı İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, "Genel Başkanımız-Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Manisa il kongremizde müjdelediği doğal gaz çalışmaları bugün itibarıyla başlamıştır. Bu önemli hizmetin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen önceki dönem Belediye Başkanımız Regaip Topuz başta olmak üzere, Ankara’da ve Manisa’da ilçemiz için gayret gösteren Grup Başkanvekilimiz ve Milletvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu’na, MKYK üyemiz ve Milletvekilimiz Mücahit Arınç’a, Milletvekillerimiz Murat Baybatur ve Tamer Akkal ile İl Başkanımız Süleyman Turgut’a hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum. Rabbimiz birlik içerisinde ilçemize nice hizmetler yapmayı nasip etsin" dedi. Köprübaşı Kaymakamı Bilal Doğan da çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Kaymakam Doğan, çalışanlara kolaylıklar dilerken AK Parti Köprübaşı İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Uysal da kendisine eşlik etti.
02 Aralık 2025 Salı - 09:00
Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’
Trabzon’da pandemi döneminde salyangozun ihracat potansiyelini keşfeden Ülkü Koçoğlu, Bulgaristan’dan getirdiği ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozları ile üretime başladı. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. Çiftlikte kara salyangozlarının yumurtaları ve salyaları büyük bir özenle toplanıyor. Salyangoz özünden elde edilen doğal ürünler, kozmetik sektöründe kullanılıyor. Ayrıca çiftlikte üretilen salyangoz yumurtaları, gastronomi dünyasında "beyaz havyar" olarak biliniyor ve kilogramı dünya pazarında 3 bin Euro’dan alıcı buluyor. Trabzonlu Ülkü Koçoğlu’nun pandemi döneminde internette yaptığı araştırma, kısa sürede ihracata uzanan bir üretim sürecine dönüştü. Kara salyangozunun ihracat potansiyelini fark eden Koçoğlu, yaptığı incelemelerin ardından bir üretim çiftliği kurmaya karar verdi. DOKAP ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli hazırlanan proje kapsamında Bulgaristan’dan 600 kilogram anaç ve 500 bin yavru salyangoz getirildi. Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Geçit Mahallesi’nde 6 dönümlük arazi üzerinde kurulan tesiste ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozlarının yetiştiriciliğine başlandı. Yaklaşık 1,5 yılı aşkın süredir üretimin sürdüğü tesiste, salyangozların yumurtaları ve salyaları özenle toplanıyor. Sıfır atık prensibiyle çalışan tesiste, salyangozun özü, kabuğu ve gübresi üretim zincirinde değerlendiriliyor. Elde edilen doğal salyangoz özü, zamanla kozmetik sektörüne yönelik yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladı. Tesiste yüz temizleme jelinden cilt toniğine, yaşlanma karşıtı gece kreminden çatlak karşıtı bakım kremine kadar 10 farklı doğal cilt bakım ürünü üretildi. Bu ürünlerle marka kısa sürede yurt dışı pazarlarında da ilgi gördü. Havyarı 3 bin Euro seviyesinde satılıyor Üretim tesisinde salyangoz yumurtalarından elde edilen ve gastronomide "beyaz havyar" olarak bilinen ürün ise uluslararası pazarda 3 bin Euro seviyesinden satılıyor. Yüksek katma değerli havyar, tesisi ihracat açısından öne çıkaran ürünlerin başında geliyor. Tesiste salyangozların beslenmesinde kimyasal gübre kullanılmıyor. Salyangoz gübresiyle yetiştirilen semizotu, marul, lahana, pazı ve turp gibi sebzeler doğal yem olarak kullanılıyor. Böylece üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilirlik esas alınıyor. Tesise verilen isim de Trabzon kültüründen izler taşıyor. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. "Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz" Trabzon’dan dünyaya açılan bir üretim modeli oluşturan Ülkü Koçoğlu, Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştirdiklerini belirterek "Googlis adını Trabzon’un yöresel dil kullanımından geldiğini vurgulamak isteriz. Çiftlik adını seçerken de Trabzon’da salyangoza ne deniyordan yola çıkarak seçtik. Bu işe doğaya duyduğum saygı ve üretme tutkusu ile başladım. Pandemi döneminde kara salyangozunun sadece kozmetikte değil tarım, gübre ve ilaç sektöründe de büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettim. O günden sonra hem bölgemize hem de ülkemize ekonomik değer kazandıracak bir üretim modeli kurmak istedim. 6 bin metrekare alan üzerine kurulan bir üretim merkezi oluşturduk. Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştiriyoruz. Burada sıfır atık prensibi ile çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz. Bu çiftlikte aynı zamanda kadınları aktif rol almasını sağlıyoruz" dedi. "Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz" Kara salyangozu gübresinin dünyanın en kıymetli gübrelerden biri olduğuna dikkat çeken Koçoğlu, "Biz bugün googlis olarak elde ettiğimiz doğal salyangoz özünü markamız ile dünya pazarına taşıyoruz. Trabzon’dan doğan bir değeri global bir markaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bizim için bu sadece bir üretim değil doğadan gelen bir bir şeyi bilimin ve emeğin gücüyle geleceği taşımak istiyoruz. Kara salyangozu doğanın sunduğu en güçlü hücre yenileyici özlerden biri. Hem tıp hem de kozmetik sektöründe altın değerinde bir içerik sahibi. Pandemi dönemindeki araştırmalarımda bu ürünün ihracat potansiyelini fark ettim. O dönemi fırsata çevirmek istedim. Doğadan ilham alan bir iş modeli kurdum. Bizim çiftliğimiz sadece Trabzon ekonomisine değil Türkiye’nin ihracat hedeflerine de katkı sağlıyor. Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz. Kadın kurucu olarak kadın emeğini merkeze alan bir üretim yapısı kurduk. Çiftlikte sıfır atık olarak çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğunda kalsiyum ve karbonat var. Diş macunlarında ve ilaç sanayinde kullanılıyor. Bilim gübresinin dünyadaki en kıymetli gübre olduğunu söylüyor" şeklinde konuştu. "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz" Çiftlikte kara salyangozlarını kendi gübrelerinden ürettikleri sebzelerle beslediklerini kaydeden Koçoğlu, "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz. Aslında değerini bilmemiz gerekiyor. Bu canlı Allah’ın yarattığı kusursuz sistemden bir örnek. Bir hayvan düşünün ki asla pislikte yaşayamıyor, pislikte hasta oluyor. Bu noktada da bizim en çok dikkat ettiğimiz konu hayvanların temizliği. Anadolu şifacılığında da kullanış yerlerine bakıldığında değerini maalesef anlayamadığımız bir noktadayız. Bizim burada tamamen kendi ekimlerimiz olan ve kimyasal gübre kullanmadan onların gübrelerini kullanarak ürettiğimiz semizotu, marul, lahana, pazı, turp bunun gibi yetiştirdiğimiz kendi sebzelerimizi onlara veriyoruz. Onun haricinde de rutin olarak mısır ve soya fasulyesinden oluşturduğumuz bir yemimiz var" diye konuştu. "Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz" Avrupa’ya ham madde sağladıklarını belirten Koçoğlu, "Bu hayvanın her şeyi o kadar kıymetli ki biz farkında değiliz. Bu hayvanın havyarı yavru olarak kullanılmayacaksa şayet yani salyangoza dönüşmeyecekse havyarı dünyadaki en önemli havyarlardan biri. Bunun değeri 3 bin Euro’lardan bahsedilen rakamlardan satılıyor. O yüzden bu hayvanın her şeyi çok kıymetli. Sadece biz ne bilinçliyiz, ne bilgiliyiz. Hücre yenileme etkisi olan salya o kadar önemli bir içerik ki hayvanın kabuğu kırıldığında o salyayla kendini tamir edebiliyor yani o hücreyi yeniliyor. Kozmetik sektöründe bunun önemini fark ettiğimizde bizde bunu katma değerli ürün olarak yapalım dedik. Direkt hammadde satmaktansa aynı zamanda kendi markamızı da oluşturalım ve Trabzon’dan dünyaya açılan bir marka olalım dedik. Çünkü deri yoluyla alınan her türlü krem ve cilt bakım ürünleri farklı hastalıklara, kansere yol açabiliyor. Önemli olan cildinize neyi sürdüğünüzü bilmek. Temiz içerikli ve doğadan gelen bir ürünü kullanmayı herkese tavsiye ederim. Artık bir kadın kooperatifi kurmak istiyoruz. Bu işimizi Trabzon’da başlayıp tüm Türkiye’de aktif hale getirmek istiyoruz. Çünkü her şeyinden faydalanılan bir hayvanın ihracat potansiyelini keşfedip bu ülke, kadınlar ve gelecek nesiller için yepyeni projelerle ülkemizi kalkındırmak ve Trabzon’a döviz girdisini sağlamak istiyoruz. Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz onun haricinde Avrupa’da şu anda satıştayız. Avrupa’ya aynı zamanda hammadde de sağlıyoruz. Biz 1,5 yıllık çiftliğiyiz ama şükürler olsun ki düşündüğümüzden iyi gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Aralık 2025 Salı - 08:56
Ordu’da narenciye hasadı başladı
Ordu’da, fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı. Perşembe ilçesinde yaklaşık 80 ton mandalina üretimi yapılırken, 40 ton portakal, 20 ton limon üretimi gerçekleştiriliyor. Ordu’da, fındığa alternatif olarak üretilen kivi, çilek, ceviz ve diğer mahsullerin yanı sıra, özellikle Perşembe ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerinin de hasadına başlandı. Yıllık yaklaşık 80 ton mandalinanın üretildiği ilçede, 40 ton portakal ve yaklaşık 20 ton limon üretimi de gerçekleştiriliyor. Fındığın yanında alternatif olarak üretilen ve özellikle Perşembe ilçesinde gün geçtikçe yaygınlaşan narenciye çeşitleri, üreticilerin yüzünü güldürürken, pazarlarda da oldukça ilgi görüyor. Kilogramı 20-25 TL’den satışa sunulan mandalina, kabuğunun ince olması, lezzetli ve sulu olmasından dolayı tercih ediliyor. "Üreticiler hem ekonomiye katkı sağlıyor, hem de ihtiyaçlarını karşılıyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, ilçede 350 rakıma kadar narenciye yetiştirildiğini belirterek, "Yıllar önce dikilen bahçelerde her yıl bu tarihlerde hasat yapılıyor. Burada vatandaşlarımız önemli derecede pazarda satışını yaparak ekonomik kazanç elde ettikleri gibi kendi ihtiyaçlarını da karşılıyor. Hem ziraat odalarımız, hem tarım müdürlüklerimiz yıllar önce üreticilerimizin mandalina taleplerini sağladı. Şuanda bakıldığında 350 rakıma kadar mandalina, limon ve portakal üretimi devam ediyor" dedi. "Tercih edilen bir tür" İlçede üretimi yapılan mandalinanın yerel pazarlarda aranan bir ürün olduğunu ifade eden Soydan, "Aslında iklim sıcaklığı arttıkça üretim yüksek rakımlara doğru da gidiyor. İlçemizdeki mandalina satsuma çeşidi olup, sulu, tatlı, damak tadı yüksek ve ince kabuklu bir mandalina çeşidi, onun için de pazara gittiğinde bu oranlar dikkate alınıyor ve talep görüyor, pazarda kilogramı 20-25 liradan satılabiliyor. Bu açıdan üreticilerimizin ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yıl düşüklük olsa da ilçede 80 ton civarında mandalina üretimi var, onun yanında 40 ton portakal ve 20 tona yakın limon üretimi var. Yani narenciye üretimi Perşembe ilçesinde en iyi şekilde yapılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. "Üreticiler, üretim artarsa toplu şekilde fabrikalara satmak istiyor" İlerleyen süreçte ilçede üretim oranları yükseldiği zaman narenciye çeşitlerinin toplu olarak fabrikalara satılabileceğini kaydeden Soydan, "Üretim arttığında en azından toplu bir şekilde meyve suyu fabrikalarına da ürünlerini vermek istiyorlar. Onunla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Üreticilerimizin de bu yönde talepleri var, bu anlamda sahip çıkacağız. Perşembe Belediye Başkanımız Cihat Albayrak da ilçede farkındalık oluşturması adına yolların orta kısımlarına mandalina, limon ve portakal fidanları dikti. Bu da ilçemizde üretimin olduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
02 Aralık 2025 Salı - 08:05
Eriç Barajı ve HES Projesi İçin SKHA anlaşması imzalandı
Erzincan’daki Eriç Barajı ve HES projesi için 291,27 MWm kurulu gücü kapsayan SKHA anlaşması imzalandı. DSİ Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 01.12.2025 tarihinde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde önemli bir enerji yatırımı için adım atıldı. Erzincan ili sınırları içerisinde yer alan ve Eriç Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmesi planlanan 291,27 MWm / 282,53 MWe kurulu güce sahip Eriç Barajı ve HES projesi için SKHA anlaşması imzalandı. Anlaşmanın, bölgedeki yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve enerji arz güvenliğine katkı sağlanması açısından önemli bir adım olduğu belirtildi.
02 Aralık 2025 Salı - 00:26
TCMB’den zorunlu karşılıklarda sadeleşme adımı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından makro ihtiyati çerçevede sadeleşmeye yönelik yabancı para zorunlu karşılık oranlarında düzenlemeye gidildiği duyuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından Resmi Gazete’de Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ yayımlandı. TCMB tarafından yayımlanan tebliğde, bankalar ile finansman şirketlerinin yurt dışından sağladığı 1 yıldan uzun vadeli yabancı para yükümlülüklerindeki artış tutarına yıl sonuna kadar uygulanan yüzde sıfır zorunlu karşılık uygulaması süresi uzatılmayacağı bildirildi. Yabancı para zorunlu karşılık oranları ise yeniden düzenlendi. Döviz mevduat ve katılım fonlarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplardaki oranın yüzde 32’den yüzde 30’a düşürülmesinin yanı sıra daha uzun vadeli hesaplardaki oran ise yüzde 26 olarak değiştirildi. Kıymetli maden depo hesaplarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplarda zorunlu karşılık oranı yüzde 28’den yüzde 30’a yükseltilirken daha uzun vadeli hesaplarda ise oran yüzde 26 olarak düzenlendi. Diğer yabancı para yükümlülüklerinde ise 1 yıla kadar vadeli hesaplarda yüzde 21 olan oran korundu. Daha uzun vadelerde belirgin düşüşler yapıldı. Tebliğe göre, 2 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 16’dan yüzde 10’a, 3 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 11’den yüzde 8’e, 5 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran ise yüzde 7’den yüzde 3’e indirildi. 5 yıldan uzun vadeli yükümlülüklerdeyse zorunlu karşılık oranı yüzde 0 olarak belirlendi. Yeni oranlar üzerinden tesis yükümlülüğünün 16 Ocak 2026 tarihinde başlayacağı açıklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder