EĞİTİM
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:12 Öğrencilerin bilim projeleri bölge tarımına destek olacak Aydın’ın Nazilli ilçesinde Turan Ortaokulu öğretmen ve öğrencilerinin hazırladığı Bilim Fuarında 19 proje görücüye çıktı. Fuarda bölgenin önemli geçim kaynağı olan incir projesi ise ilgi odağı oldu. Nazilli Turan Ortaokulu öğretmen ve öğrencilerinin hazırladığı projelerin sergilendiği etkinlikte, bilimsel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren çalışmalar büyük ilgi gördü. Katılımcılar öğrencilerin özgün projelerini ilgiyle inceleyerek yapılan çalışmaları takdir etti. Okul Müdürü Murat Turan’ın ev sahipliğindeki açılışa Nazilli İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, Şube Müdürü Yıldıray Demir, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. 19 proje sergilendi Kurdele kesiminin ardından davetliler stantları tek tek dolaşarak öğrencilerden sergilenen projeler hakkında bilgi aldı. Proje yürütücülüğünü Hülya Erge’nin yaptığı fuarda 5 inceleme, 5 araştırma, 9 tasarım olmak üzere toplam 19 proje sergilendi. Projeleri 14 danışman öğretmen ve 47 öğrenci hazırladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, bilim fuarının hazırlanmasında emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. Fuar iki gün boyunca açık kalacak. ‘İncir Kurutma’ projesi Bilim fuarında ‘İncir Kurutma’ üzerine sergilenen proje öne çıktı. Bölgenin önemli geçim kaynaklarından olan incir üzerine olan projede danışman öğretmen Yeliz Demir himayesinde öğrenciler Eylül Danacı, Murat Başboğa, Görkem Gürbüz ve Filiz Okçay görev aldı. Öğrenciler, yaptıkları bilgilendirmede, "Teknoloji ve tasarım alanında hazırladığımız ‘İncir Kurutma’ projesiyle incir başta olmak üzere yaş meyvelerin bölge halkının açık alanda korumasız kurutma şeklini değiştirerek evlerin çatılarını bu iş için aktif hale getirmeyi amaçlamaktayız. Bu sayede verimi yüksek, daha hijyenik ortamda kurutulmuş meyveler elde etmek amaçlandı. Proje kapsamında ev maketi çatıda kurutma sistemi ve çatı kapatma sistemi hazırlanmış, böylece yağmur, nem, toz ve hayvan dışkısı bulaşma riski kontrol altına alındı. Sistem çatıda kurutma sergisi hazırlayarak toz ve bulaştan uzaklaştırmış fan ve çatı kapama sisteminin yardımıyla verimi arttırarak kurutmayı sağlayacak" Etkinlik boyunca konuklara ve öğrencilere keşkek ikram edildi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:45 ATÜ, 15. yılını "ATÜ’ye Değer Katanlar" ödül töreni ile kutladı Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, üniversitenin kuruluşunun 15. yılında üniversitenin gelişimine katkı sunan akademisyenler, öğrenciler, idari personel ve paydaşlara ödül takdim etti. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin 15. kuruluş yılı kapsamında düzenlenen "ATÜ’ye Değer Katanlar Ödül Töreni", geniş katılımla gerçekleştirildi. Programa Adana Vali Yardımcısı Hasan Balcı, ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, kent protokolü, akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program kapsamında üniversitenin kuruluşundan bugüne gelişim sürecini anlatan "Dünden Bugüne ATÜ" sinevizyon gösterimi izleyicilerle buluşturuldu. Ardından Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen açılış konuşmasını gerçekleştirirken, Vali Yardımcısı Hasan Balcı da üniversitenin bilimsel ve akademik başarılarına dikkat çekti. Konuşmaların ardından üniversitenin 15. yılına özel hazırlanan pasta kesildi. Üniversiteye katkı sunanlar ödüllendirildi Törende bilimsel çalışmalar, proje üretimi, kalite yönetimi, sürdürülebilirlik, uluslararası başarılar, kampüs yaşamı, öğrenci toplulukları ve sportif başarılar gibi birçok kategoride ödüller takdim edildi. Programda ayrıca üniversiteye en yüksek puanla yerleşen öğrenciler, başarılı mezunlar, öğrenci toplulukları ve sportif başarı elde eden takımlar da ödüllerini aldı. Profesörlük belgeleri takdim edildi Tören kapsamında profesörlük unvanı almaya hak kazanan akademisyenlere de profesörlük belgeleri takdim edildi. Çok sayıda akademisyenin sahneye davet edildiği törende akademik başarılar alkışlarla kutlandı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Mersin’de öğrencilere sunulan hizmetler yeni dönemde de sürüyor
26 Ağustos 2025 Salı - 11:24 Mersin’de öğrencilere sunulan hizmetler yeni dönemde de sürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘10 Numara Öğrenci Kenti, Mersin’ mottosuyla barınmadan ulaşıma, yemekten sosyal ve kültürel imkanlara kadar sunduğu kapsamlı hizmetlerle yeni eğitim döneminde de öğrencilerin gözdesi olmayı sürdürüyor. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen insanların yerleşerek, farklı kültürler ve inançların bir arada, kardeşçe ve barış içerisinde yaşadığı Mersin, öğrencilere de özgürce yaşama imkanları sunuyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde hayata geçirilen hizmetler ile vatandaşların maddi ve manevi olarak nefes alabilmesine destek olmayı hedefleyen uygulamalar sayesinde, öğrencilerin en çok tercih ettiği kentler sıralamasında da zirvede yer alıyor. Büyükşehir Belediyesinin öğrencilere sağladığı imkanlar saymakla bitmezken, onların hayatını kolaylaştırmak için yepyeni projeler de ardı ardına yapılmaya devam ediyor. Mersin’de, ulaşımdan barınmaya, herkes için ulaşılabilir ve uygun fiyatlı kafelerden 3 çeşit sıcak yemeği 35 TL’den sunan mahalle mutfaklarına, ücretsiz çamaşır kafelerden kentin dört bir yanında açılan okuma salonlarına, gençler çalışma hayatına atılsın diye iş imkanlarında birbirinden değerli kurslara, eğitim yardımlarından taşınma desteğine kadar birçok hizmeti hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, yeni eğitim-öğretim döneminde de öğrencilerin gözdesi olmaya hazır. Öğrenci memnuniyeti en yüksek şehirler sıralamasında Mersin ikinci Öğrencilerin en çok tercih ettiği ve memnun olduğu kentler arasında yer alan Mersin’i daha da yükseltecek hizmetleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, verdiği hizmetlerden en çok sevilenleri şu şekilde sıralandı; "Yüzlerce hizmetin hayata geçirildiği kentte başarı da karşılıksız kalmadı. Başkan Seçer’in göreve geldiği 2019 yılından bu yana yapılan hizmetler ile öğrencilerin daha çok tercih ettiği bir kent haline gelen Mersin, 2025 ‘Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri’ listesinde 2. sırada yer aldı. Öğrencilerin memnuniyeti ile istikrarlı yükseliş, Büyükşehir Belediyesi, öğrenciler için hayata geçirdiği birbirinden güzel hizmetlerin göstergesi niteliğinde oldu. Devlet üniversitelerinde okumaya hak kazanmış (AÖF, DGS, YÖS vb. hariç) Vakıf Üniversitelerini ise tam burslu olarak kazanmış ailesi Mersin’de ikamet eden üniversite öğrencilerine öğrenim yardımı Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılıyor. Ödenen miktar ise her yıl artan enflasyon üzerinden planlanıyor ve üniversitelerin 2, 4, 5 ve 6 yıllık bölümlerine göre farklılık gösteriyor. Öğrencilerin en çok zorlandığı konuların başında gelen barınma sorununa karşı da önlemler almaya devam eden Büyükşehir Belediyesi, hiçbir özel ya da devlet yurdunun olmadığı Gülnar ilçesinde Gülnar Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu ve Gülnar Konukevi ile öğrencilere kucak açıyor. Ayrıca Mersin merkezde bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu ile de üniversite öğrencilerine barınma hizmeti sunuluyor. Mersin’de okuyan üniversite öğrencilerinin ev taşıma süreçlerini kolaylaştırmak ve bütçelerine destek sağlamak amacıyla ücretsiz nakliye hizmeti de bu yıl başladı. Ailelerinden uzak olan üniversite öğrencilerin en büyük masraflarından birisini de üstlenen Büyükşehir Belediyesi, verdiği bu hizmet ile öğrenciler ve ailelerinden tam not alıyor." Mersin’de ulaşım masrafı hiç dert değil Mersin Büyükşehir Belediyesinin hizmetleri bununla da sınırlı kalmıyor. Öğrencilere verilen diğer hizmetlerin bazıları ise şöyle; "Okul masrafları ailelerin ve öğrencilerin gözünde büyümesin diye ulaşımı da 13 TL gibi cüzi bir miktarda tutan ekipler, öğrencilerin abonman tanımlaması yaptırmaları halinde şehir içinde yolculuk yapabilecekleri 60 binişi 378 TL’ye, 90 binişi 567 TL’ye almalarını sağlıyor. Öğrenciler kısa mesafe tarifesinde abonman haklarından yararlanmaya devam ederken, abonman yapılması durumunda biniş maliyetleri de 7 TL’ye düşüyor. Yorucu sınav dönemlerini sessiz bir ortamda çalışarak geçirmek isteyen öğrencilerin kentteki ilk durağı Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu yeni nesil kütüphaneler oluyor. Öğrenciler kolay erişebilsin diye kentin dört bir yanına açılan kütüphanelerde ücretsiz internet hizmetinin sunulmasının yanı sıra gün içerisinde ücretsiz çay ve kahve ikramı, kışları çorba ve yazları limonata ikramımı da sunuluyor. Evinde çamaşır makinesi olmayan, yurtta ise uzun sıralar nedeniyle bir türlü çamaşır yıkamaya vakit bulamayan öğrencileri de unutmayan ekipler, Çamaşır Kafe ile hem öğrencilere güzel vakit geçirmek için alan oluşturuyor hem de çamaşır yıkama-kurutma, ütü hizmeti ile yanlarında oluyor. Okuma salonlarında olduğu gibi burada da öğrenciler çay, mini kütüphane ve kış aylarında sabahları çorba hizmeti sunulmaya devam ediyor. Artan hayat pahalılığının ortasında öğrenciler ne yiyeceğini düşünmesin diye de hizmet veren Büyükşehir, dar gelirli mahallelere açtığı Mahalle Mutfağını Mersin Üniversitesi ana kapısında ve Tarsus Üniversitesi’nde açtı. 3 çeşit sıcak yemeği 35 TL’den öğrencilere sunan ekipler, üniversite öğrencilerine sağlıklı ve ucuz öğün sağlıyor. Yemekler ise Büyükşehir Belediyesi Aşhanesinde gıda mühendisleri gözetiminde hijyenik bir ortamda aşçılar tarafından hazırlanıyor." Üniversite öğrencilerine güvenceli iş imkanı Bunun yanında, hayat pahalılığı nedeniyle çalışmak zorunda kalan üniversite öğrencilerini istihdam eden Büyükşehir Belediyesi, bünyesindeki kafe ve restoranlarda çalışma imkanı sunuyor. Ders saati ve sınav hatalarını önceleyerek öğrencilerin güvenceli bir şekilde çalışmasına imkan sunan belediye, part-time olarak öğrencileri istihdam ediyor ve derslerinden de geride kalmalarının önüne geçiyor. Tüm bu hizmetlere ek olarak onlarca alanda ücretsiz kurs imkanı da sağlayan ekipler, ‘Dünya Kenti Mersin’ mottosunu benimseyerek, Hello Mersin kursları ile dil öğrenmek isteyen öğrencilere eğitim hizmeti de sunuyor. MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri ile de bambaşka alanlarda profesyonel eğitimciler tarafından kurslar veren ekipler, kursa katılanlara sağladıkları sertifikalar ile iş bulmalarının önünü açıyor. MERCİ Öğrenci Danışma Merkezi ile öğrencilere profesyonel destek MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi ile profesyonel destek alma şansını da yakalayan öğrencilere merkezde psikolojik danışmanlık, rehberlik ve oyun terapisi hizmeti sunuluyor. Merkezlerde öğrencilere; ihtiyaç durumlarına göre kaygı bozukluğu, stres, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öfke problemleri, aile içi ve akran zorbalığı gibi konularda destek veriliyor. Uygulanan akademik testlerle dikkat ve öğrenme stilleri üzerine çalışılıyor.
Zirveye ‘İzmir Ekonomi’ imzası
26 Ağustos 2025 Salı - 11:10 Zirveye ‘İzmir Ekonomi’ imzası Ege Bölgesi’nin ilk vakıf üniversitesi olarak eğitim yolcuğunu 24 yıldır sürdüren İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), yüzde 98.6’lık genel doluluk oranına ulaşarak Türkiye’nin en çok tercih edilen vakıf üniversiteleri arasına adını yazdırdı. 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre ön lisansta yüzde 100’lük, lisansta ise yüzde 98.06’lık doluluk yakalayan İEÜ, Ege’deki vakıf üniversiteleri içinde ise zirvede yer aldı. İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye’deki vakıf üniversitelerinin genel doluluk ortalamasının yüzde 76.55 olduğuna dikkat çekerek, "Genel ortalamanın 22 puan üzerinde yer alarak önemli bir başarıya ulaştık. Ailelerimizin ve gençlerimizin bize olan güvenini boşa çıkarmayacağız. Hep birlikte yeni başarı hikayeleri yazacağız" diye konuştu. 2025 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca genç için heyecanlı bekleyiş sona erdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi, tercih dönemindeki başarısını bu sene de sürdürerek gençlerin en çok ilgi gösterdiği üniversitelerden biri oldu. Teknolojik altyapısı, yurt dışı deneyimine sahip güçlü akademisyen kadrosu, uluslararası bağlantıları ve yenilikçi vizyonuyla ön plana çıkan İEÜ, gençlerin beklentilerine cevap vererek farkını ortaya koydu. "Vizyonumuzun bir sonucu" İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, tercih oranları açısından son yıllardaki başarıyı tekrarladıklarını ifade ederek, "Bu başarı yalnızca rakamlardan ibaret değil; üniversitemizin yıllardır istikrarlı şekilde sürdürdüğü vizyonunun bir sonucudur. Öğrencilerimize nitelikli eğitim, güçlü akademik kadro, modern kampüs imkânları ve uluslararası standartlarda bir öğrenim ortamı sunmak için çalışıyoruz. Güzelbahçe’de inşa edeceğimiz yeni kampüsün yapımına hızla devam ediyoruz. 2026 yılının temmuz ayında kampüsümüzün ilk etabını tamamlayacağız. Hep söylüyorum, bizim geleceğe bırakacağımız en değerli mirasımız gençlerimizdir. Yüzde 98.6’lık doluluk oranı da bizlere duyulan güvenin bir göstergesi. Sadece Ege’de değil, Türkiye genelinde ön plana çıkan, ilgiyle takip edilen bir üniversite konumundayız. Bu yıl, toplamda 2 bin 398 gencimiz, İzmir Ekonomi Üniversitesi Ailesi’ne katılmayı tercih etti. Gençlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. "Güveni sürdürülebilir kılacağız" İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ise, bu sonuçların doğru eğitim modeli ve öğrenci merkezli bir yaklaşım benimsediklerinin kanıtı olduğunu söyleyerek, "Bizim için en önemli noktalardan biri de güveni sürdürülebilir kılmak. Ailelerimizin ve öğrencilerimizin beklentilerini karşılamak, onların hayallerine ulaşmaları için yanlarında olmak temel önceliğimiz. Biliyoruz ki, bu yıl kapımızdan içeri giren gençler; yarının liderleri, girişimcileri, sanatçıları, bilim insanları olacak. Biz, gençlerimizle birlikte yürümekten, yeni başarı hikayeleri yazmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Çünkü İzmir Ekonomi, sadece bir üniversite değil, hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir yolculuğun da adıdır. Zirve yolcuğumuz kararlılıkla, emin adımlarla büyüyerek sürüyor. Aramıza yeni katılan gençlerimizle artık daha da güçlüyüz" diye konuştu.
Toplu konut alanlarındaki okullar eğitim öğretime hazır
26 Ağustos 2025 Salı - 11:08 Toplu konut alanlarındaki okullar eğitim öğretime hazır 6 Şubat depremlerinde en fazla hasarı gören kentlerden birisi olan Adıyaman’da ki toplu konut alanlarında yapılan okullar eğitim öğretime hazır. Türkiye’nin en büyük şantiyelerinden birisinin kurulduğu Adıyaman’ın İndere (Karadağ) toplu konutlarında 6 okul yapıldı. Örenli Mahallesi’ndeki konut alanında ise 2 okul yapıldı. İndere’de inşa edilen 16 bin 467 konutta yaşayacak olan depremzedeler için 2 ilkokul, 2 ortaokul, 1 lise ve 1 imam hatip ortaokulu açılması planlandı. İndere’deki 2 okulda 2025-2026 eğitim öğretim yılının başlamasıyla ilk ders zili çalacak. Diğer 4 okul ise yıl içerisinde açılacak. Örenli’de yapılan 1 ilkokul ve 1 ortaokul da eğitim öğretime hazır. Okullarla ilgili bilgi veren Adıyaman Valisi Osman Varol, "Bu şekilde 6 tane 32 derslikli gerçekten modern okul binamız var. Bunların tamamı yapıldı. İlk etapta 2 tanesini eğitim öğretimin ilk gününe açmış olacağız. Ve izlemeye devam edeceğiz; süreç içerisinde hemen arkasından gelen o 6 okulun tamamını açmış olacağız. Bu 6 okulun iki tanesini ortaokul, 2 tanesini ilkokul, 1 tanesini lise, 1 tanesini de imam hatip ortaokulu olarak şimdilik değerlendirmeyi düşünüyoruz, bu genel planımız. Buna benzer bir şekilde aşağıda 3034 konutun olduğu Örenli alanımızda da 1 ilkokul, 1 ortaokulumuz tamamlandı" diye konuştu.
Ege Üniversitesinde kontenjanların yüzde 100’ü doldu
26 Ağustos 2025 Salı - 10:32 Ege Üniversitesinde kontenjanların yüzde 100’ü doldu Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Merkezi Yerleştirme Sonuçlarına göre, Ege Üniversitesinin kontenjanlarının yüzde 100’ü doldu. Türkiye’nin köklü, Ege Bölgenin ilk yükseköğretim kurumu olan Ege Üniversitesi, son sekiz yıldaki başarısını sürdürerek yüksek puanlı öğrencilerin en çok tercih ettiği üniversitelerden biri oldu. Üniversite yerleştirme başarı puanları ve sıralamaları yükselen Ege Üniversitesinin kontenjanlarının 99.76’sı dolarken 4 bin 245 lisans, 3 bin 304 ön lisans olmak üzere toplam 7 bin 549 genç, Egeli olmanın sevincini yaşadı. Yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, bu yıl da başarılı öğrencilerin ilk tercihleri arasında yer aldıklarını söyledi. Ege Üniversitesini tercih ederek yerleşen öğrencileri ve ailelerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Budak, "Tam akredite, milli yenilik ödüllü, spor dostu kampüs ünvanlı, sağlık temalı öncü araştırma üniversitemiz son sekiz yıldaki başarısını sürdürerek YÖK tarafından verilen kontenjanlarının tamamını doldurdu. Uzun ve zorlu bir sınav maratonun ardından üniversite hayaline ulaşan öğrencilerimiz, Ege Üniversitesinin huzurlu ve güvenli, 7/24 canlı, yaya öncelikli, erişilebilir ve sürdürülebilir; bilim, kültür, sanat ve spor dostu ekosisteminde kaliteli bir öğrenim hayatı geçirecekler. Üniversitemizi tercih ederek yerleşme başarısı gösteren tüm öğrencilerimi ve ailelerini tebrik ediyorum." dedi. "400 bine yakın mezunu ülkemize kazandırdık" Ege Üniversitesinin bu sene 70’inci yıl dönümünü kutladığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, " Ege Üniversitesi olarak dört yüz bine yakın mezunu ülkemize kazandırdık. Ülkemizin teminatı yeni nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz. Son dönemde öğrencilerimizi daha kaliteli bir ekosistemde yetiştirmek için el birliği ile önemli projeleri hayata geçirdik. Üniversitemizi uluslararası arenada saygın bir yükseköğretim kurumu konumuna taşıdık. Hayata geçirdiğimiz projeler neticesinde tarihi başarılara imza attık. Türkiye’de bir ilki başararak YÖKAK’tan beş yıllık tam kurumsal akreditasyon alan ilk devlet üniversitesi unvanı aldık. Ardından çağın gereklerine uygun girişimcilik ekosistemi ve yenilikçi eğitim modeli ile hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yüksek katma değerli akademik üretime öncülük ederek ülkemizin 23 araştırma üniversitesinden birisi olduk. Öğrenci odaklı 90’a yakın örnek uygulamayı hayata geçirerek ‘Öğrencilerin Kariyer Gelişimini En Etkin Şekilde Destekleyen Üniversite’ ödülünü alan ilk ve tek üniversite olmanın gururunu yaşadık. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Spor Dostu Kampüs Projesi’ kapsamında yaya öncelikli dört mevsim yeşil sürdürülebilir ve erişilebilir kampüsümüz ile ‘Spor Dostu Kampüs’ unvanını kazandık. Kalite odaklı ve akademik performansa dayalı yönetim anlayışı; nitelikli mezunları, sunduğu üniversite-sektör iş birliği modeli; ulusal ve küresel sorunlara duyarlı, yenilikçi, girişimci ve rekabetçi yapımız dolayısıyla, YÖK tarafından ‘Milli Yenilik Ödülü’ne layık görüldük" diye konuştu. "Kalite ve akreditasyonu kültür haline getirdik" Ege Üniversitesinin program akreditasyonu ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu başarısından bahseden Rektör Prof. Dr. Budak, ulusal ve uluslararası sıralamalarda da önemli bir konuma yükseldiklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Budak, "Kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirerek sürdürülebilir konsepte taşıdık. 2017 yılında 11 lisans programı akredite iken 2025 yılı itibarı ile lisans ve ön lisans programlarının yüzde yüze yakınının kalitesini tescilledik. Yükseköğretimde kalite güvencesi, öğrenci odaklı eğitim ve uluslararası tanınırlık açısından önemli bir yapı taşı olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosu kullanma hakkı kazanan 70 program ile ülkemizde birinci sıraya yerleştik. Uluslararası bilimsel fonlar ile TÜBİTAK proje kabul sayısında Türkiye birincisi olan Ege Üniversitesi, TÜBİTAK 2209-A ve B Programlarında, Patent tescilinde, patent lisanslamada YÖK 100/2000 Doktora Burs Programında zirvede yer aldı. Türkiye Üniversite Deneyim Araştırmasında, 4.9 Üniversitelerin Memnuniyet Yüzdelik Dilimi ortalaması ile devlet üniversiteleri arasında 4’üncü sıraya yükseldik. Önemli sıralama kuruluşlarının listelerinde dünya ölçeğinde her geçen gün başarı ivmemizi yükselttik" dedi. Ege Üniversitesinin sürdürülebilir, erişilebilir, örnek bir yerleşkeye sahip olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, "Önümüzdeki süreçte de öğrencilerimizin güvenine layık olmak, öğrenci odaklı araştırma üniversitesi konseptini sürdürmek için vizyoner projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Tüm paydaşlarımızla birlikte ülkemize değer katmayı sürdüreceğiz. Cumhuriyetin ikinci asrını Türk bilim yüzyılı yapmak için durmadan duraksamadan, yeni başarı hikâyeleri yazarak dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumu olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Bu vesile ile bilim üretme yolculuğumuzda bizlere her daim destek veren YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar hocamıza şahsım ve üniversitem adına bir kez daha teşekkür ediyorum" diye konuştu.
ALKÜ Moleküler Tıp Merkezi kuruldu
26 Ağustos 2025 Salı - 10:08 ALKÜ Moleküler Tıp Merkezi kuruldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinin (ALKÜ) yeni yatırımı Moleküler Tıp Merkezi; sağlık, tarım ve akademiye sağlayacağı katkılarla Alanya’yı bilimin merkezi yapacak. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), bilimsel araştırma ve sağlık alanında bölgeye ve ülkeye büyük katkı sağlayacak önemli bir yatırımı daha hayata geçirdi. Üniversitenin Cikcilli Yerleşkesi bünyesinde, hayırsever Hacıkadiroğlu ailesi tarafından yaptırılan Faika Hacıkadiroğlu Merkezi Araştırma Laboratuvarı binasına kurulan Moleküler Tıp Merkezi Araştırma Laboratuvarı (MOLTAM), 24 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile resmî kuruluşunu tamamladı. 2 bin 272 metrekare kapalı alana sahip olan merkez, Araştırma-Geliştirme (AR-GE), uygulama ve analiz laboratuvarları ile hizmet verecek. Merkez bünyesinde Moleküler Tanı, Moleküler Mikrobiyoloji, Moleküler Patoloji, İmmünoloji, Gıda, Toprak, Su ve Çevre Analizleri ile Hücre Kültürü-ARGE Laboratuvarlarının kurulumu sürüyor. Alt yapı çalışmaları tamamlanan merkezde cihazların önemli bir kısmı alınmış olup diğer alımlar da devam ediyor. Moleküler Tıp Merkezi; özellikle kanser, kalıtsal geçişli hastalıklar, nadir görülen genetik hastalıklar, hipertansiyon; MS, felç, alzaymır, inme gibi nörolojik hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite gibi pek çok hastalığın moleküler düzeyde araştırılmasına imkân sağlayacak. Merkezde yapılacak testlerle hastalığa tanı koyma süreçleri hızlanacak, hastaların doğru tedaviye kısa sürede ulaşması mümkün olacak. Örneğin kanser gibi ciddi hastalıklarda tedavi sürecini belirleyen testler en kısa sürede yapılabilecek. Bu sayede kemoterapiye ihtiyaç olup olmadığı hızlıca belirlenecek ve tedaviye vakit kaybetmeden başlanabilecek. Hastadan alınan örnek fark etmeksizin (idrar, kan, dışkı vs.) herhangi bir patojene (hastalık oluşturan mikroorganizma) maruz kalan kişilerdeki patojen tanımlanması en güvenilir moleküler yöntemlerle ve en kısa sürede yapılacak olup en uygun tedavi yöntemi hekim tarafından uygulanabilecek hale gelecek. Böylelikle doğru ilaçla kısa sürede tedavinin gerçekleşmesi, gereksiz ilaç yüklemesi yapılmaması ve hastanın bir an öce sağlığına kavuşması sağlanacak. Bu da antibiyotik direnci gibi karşılaşılan durumların önüne geçilmesini sağlayarak temel halk sağlığı problemlerinin ve mali yükün azaltılmasına katkıda bulunacak. "Tarım ve çevreye büyük katkı" Tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu Alanya ve çevresi için Moleküler Tıp Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda toprak ve su analizlerinin yapılmasının yanında gıda ve hayvan patojen analizleri de yapılacak. Akredite edilecek olan bu laboratuvarlar sayesinde üreticiler güvenilir ve hızlı hizmet alabilecek hem iş süreçleri kolaylaşacak hem de ekonomik kayıpların önüne geçilecek. Bu özelliğiyle MOLTAM yalnızca Alanya’ya değil, çevre ilçe ve illere de referans laboratuvar hizmeti sunacak. "Akademiye yeni ufuklar" Moleküler Tıp Merkezi sağlık ve tarım alanın yanı sıra üniversitenin akademik gelişiminde de dönüm noktası olacak. Tıp, diş hekimliği, moleküler biyoloji ve genetik, eczacılık, veteriner hekimliği, adli bilimler, kimya, biyomühendislik, biyomedikal mühendisliği, hemşirelik, beslenme ve diyetetik, fizik tedavi ve rehabilitasyon, spor bilimleri gibi pek çok disiplin için güçlü bir altyapı sağlayacak. Böylece merkez; temel hücresel fonksiyonlardan genetik sistemlere, metabolizmanın normal ve patolojik işleyişinden çevre biyolojisine kadar geniş bir alanda araştırma ve uygulamalara ev sahipliği yapacak. "Ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, merkezin kuruluşuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Üniversitemiz bünyesinde hayırsever desteğiyle kurulan Moleküler Tıp Merkezi; yalnızca Alanya’ya değil, bölgemize ve ülkemize hizmet edecek güçlü bir bilim üssü olacaktır. Merkezimiz, sağlık alanında hızlı ve güvenilir tanı süreçlerini mümkün kılarken tarım ve çevre için de önemli bir referans noktası olacaktır. Bu merkezle birlikte hem akademik araştırmalarımızın hem de toplumsal katkımızın daha da güçleneceğine inanıyorum. Alanya turizmin yanında bilim ve araştırmada da gücüne güç katacak; üniversitemiz ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle tercih edilen, üreten ve değer katan bir kurum olmaya devam edecektir. Bizler, ALKÜ olarak bölgemize ve ülkemize hizmet etmeyi en önemli görevimiz olarak görüyoruz" dedi.
Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı
26 Ağustos 2025 Salı - 09:58 Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Ersin Ateş, günümüzde dünya ülkeleri arasında ortak dil olarak kabul edilen İngilizcenin Türkiye’de öğrenilmesi ve kullanılmasında, EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2024 verileri ile ilgili görüşlerini belirtirken, "İngilizceye ders değil, bir dil olarak bakmalıyız" diye konuştu. Endekse göre İngilizce yeterliliğinde Türkiye 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci, 34 ülkenin yer aldığı Avrupa kategorisinde ise sondan ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son sıralarda yer almasının birçok nedeni olabileceğini belirten Ersin Ateş, "Bence en önemli sebep, bizim İngilizceyi öğrenirken kullanmak amaçlı değil de sınav geçme amaçlı hedeflerimizin olması. Biz İngilizceye bir dil değil de ders gözüyle bakıyoruz. Yani bir sınava hazırlanırken biz daha çok üretim amaçlı değil de ’O sınavı geçeyim gerisi önemli değil’ gözüyle bakıyoruz. Halbuki burada en önemli beceriler üretici becerileri olan konuşma becerisi ve yazma becerisidir, ama biz bunu es geçiyoruz ya da önem vermiyoruz. Bence Türkiye’nin bu araştırmalarda gerilerde yer almasının sebebi budur. Türkiye’de birkaç sene öncesine kadar çoğu kişinin ’Şuraya gideyim, şu konuda çalışmalar yapayım’ gibi yurt dışı hedefi yoktu. Ama ekonomik sebepler ve benzeri diğer faktörler sebebiyle gençlerimizin şu an yurt dışına giderek çalışmalarına ve hayatlarına orada devam etmek istiyorlar. Bu etkili bir faktör. Dolayısıyla listede ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Hollanda gibi Avrupa’daki gelişmiş ve küçük nüfuslu ülkeler ki, yapılan çalışmada Hollanda, ana dili İngilizce olmayıp İngilizce bilmede birinci olmuş. Dış dünyaya açıklar bundan dolayı buradaki dil öğrenme hedefi herkeste olan doğal bir hedef, ama Türkiye’de bu şekilde değil" dedi. "Dil buz gibi eriyebilir" 2014’ten bu yana ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi verilmesiyle ilgili olarak ise şöyle söyledi: "Aslında ne kadar erken başlandığının da bir önemi yok. Yani ilkokul ya da ortaokul olmasının çok bir önemi yok. Tabii ki bunlar etkili faktörler, ama dil öğreniminde en önemli şey süreklilik ve eğitimin kalitesidir. Siz çocuğu ikinci sınıfta dil eğitimine başlatıp okul ya da program bittikten sonra bunu tamamen bırakırsanız dil bir buz gibi erir, kaybolur. Burada en önemli şey devamlılıktır. Tabii kalite de önemli ama devamlılık kısmını atladığımız da kalite onu da eritmiş oluyor. Onun için bizim ne zaman başladığına bakmaksızın programı çok düzgün bir şekilde yazmamız ardından az da olsa ama devamlı olarak çocuğa belirli seviyede gerektiği kadar İngilizce eğitimini vermek bizim ana hedefimiz olmalıdır." "Problem hocadan ziyade sistemde" Türkiye’deki İngilizce öğretmenleriyle ilgili görüşlerini ifade eden öğretim görevlisi, "Bizim öğretmenlerimiziz geneli hoşgörülü, öğretmenlik dışında da öğrencisine yardımcı olmaya çalışan, kaliteli hocalarımız var. Bence buradaki problem hocadan ziyade sistemde. Sistemimize bakmamız lazım. Bu istatistikte öne çıkan ülkelerde eğitim sürecini geri bildirim çok önemli bir yer kapsıyor. Profesyonel olarak bu kişiler çalışırken, süreç içerisinde hem kendilerini hem birbirlerini hem sistemi değerlendiriyorlar. Böylelikle problemli alanları keşfedip müdahale edebilme şansları oluyor. Bu önemli bir faktör. Bence hem milli eğitimde hem yüksek öğretimde buna önem vermemiz gerekiyor. Kendi eksiklerimizi görmemiz ve buna çalışmamız gerekiyor. Bunun dışında bizde tekrarın nerede olması gerektiği konusunda da ben sıkıntılar görüyorum. Öğrenci bir programı ya da sınıfı tamamladığında sonraki dönemde kısa bir tekrar ve bunun üstüne devam beklersiniz. Yani öğrenmenin doğal gidişatı bu şekilde olur. Ama bizde pek de böyle olmuyor. Öğrenci konuya hakim olsun ya da olmasın bir sonraki aşamada tekrar görüyor. Bunun çok fazla dezavantajı var. Boşa vakit kaybı" ifadelerini kullandı. "Öğrenmek için maruz kalmak gerekiyor" Türkiye’nin İngilizce öğrenimindeki sorunlarının çözümlerinden de bahseden Ersin Ateş, şunları anlattı; "Öncelikle daha önce de bahsettiğim devamlılık ve kalite konularına göz atmak gerekiyor. Bence sistemimizi üretken beceriler olan yazma ve konuşmaya ağırlık veren sistemlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun dışında bizim öğrenci kalitemizde ya da öğretmen kalitemizde problem yok. Üniversitelerimizin genelinde İngilizce öğrenmek için teknolojik olarak iyiyiz. Yani gerekli ekipmana sahibiz. Öğrencilerimizi olabildiğince fazla dile maruz bırakacak ortamlar oluşturup, gramer ağırlıklı İngilizceden kurtulmamız gerekiyor."
Sakarya Üniversitesi 2025-2026 YKS kayıt kılavuzu yayımlandı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:57 Sakarya Üniversitesi 2025-2026 YKS kayıt kılavuzu yayımlandı Sakarya Üniversitesi, 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı için YKS ile yerleşen öğrencilerin kayıt kılavuzunu yayımladı. Kılavuzda kayıt tarihleri, gerekli belgeler, kayıt adresleri ve öğrencilere sunulan imkanlara ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verildi. Elektronik kayıtlar 01-03 Eylül 2025 tarihlerinde e-Devlet üzerinden yapılabilecek. Elektronik kayıt yaptıramayan adaylar ise 01-05 Eylül 2025 tarihlerinde ilgili fakülte ve yüksekokullara şahsen başvurarak işlemlerini gerçekleştirebilecek. En geç 05 Eylül 2025 saat 17.00’ye kadar kayıt işlemlerini tamamlamayan adayların hakları geçersiz sayılacak. Kılavuzda, kayıt sırasında öğrencilerden diploma veya mezuniyet belgesi fotokopisi, YKS Yerleşti Belgesi çıktısı, nüfus cüzdanı fotokopisi ve 6 adet vesikalık fotoğraf isteniyor. Kayıt yaptıran öğrenciler, SABİS Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden ders seçimi, sınav ve duyuru takibi, başvuru işlemleri gibi pek çok hizmetten yararlanabilecek. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, kılavuzda yer alan mesajında, Sakarya Üniversitesinin güçlü akademik altyapısı, modern laboratuvar imkanları, teknolojik donanımı, Ar-Ge faaliyetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla öğrencilerini geleceğe hazırlayan köklü bir bilim yuvası olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Al, Sakarya Üniversitesinin "Geleceğinize Yön Verin" sloganıyla eğitimde yenilikçi adımlar atmaya devam ettiğini ifade ederek, aday araştırma üniversitesi statüsüyle Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olma yolunda kararlı adımlar attığını belirtti. Rektör Al, "Sevgili öğrenciler, sizleri Sakarya Üniversitesine, yani SAÜ Ailesi’ne hoş geldiniz demekten büyük mutluluk duyuyorum. 50 bini aşkın öğrencisi ve 200 binden fazla mezunuyla büyük bir aile olan üniversitemiz, sizlerle büyümeye devam ederek; 21. yüzyıl becerilerine sahip, yüksek donanımlı, insan haklarını koruyan, insanlığa saygı gösteren, ulusal ve ahlaki değerleri koruyan, erdemli ve takım ruhuna inanan bireyler yetiştirmeye devam edecektir. Sakarya Üniversitesi, güçlü akademik altyapısının yanında sosyal yaşamı destekleyen öğrenci topluluklarıyla da kampüs yaşamını güçlendiriyor. Kayıt sürecine ilişkin ayrıntılı bilgilere 2025-2026 YKS Kayıt Kılavuzu üzerinden ulaşabilirsiniz" diye konuştu.
KMÜ’de "Uluslararası Diksiyon Yaz Okulu" başladı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:55 KMÜ’de "Uluslararası Diksiyon Yaz Okulu" başladı Karaman’da Türk Dil Kurumu (TDK) ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) işbirliğinde düzenlenen "Uluslararası Diksiyon Yaz Okulu" başladı. Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda 25-29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek program kapsamında Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine diksiyon eğitimi konusunda uzman spikerler tarafından eğitim verilecek. Programda konuşan Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Karaman’ın "Türkçenin resmi dil ilanı" kararının alındığı, dil tarihinin en müstesna şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Dilin bir milletin hafızası ve kültürün taşıyıcısı olduğunu aktaran Mert, öğretmenlerin de dilin inceliklerini, kültürü ve değerleri geleceğe taşıdığını belirterek, şunları kaydetti: "Öğrencilerimizin dil bilinci, kendini ifade gücü ve estetik anlayışı, sizlerin doğru ve etkili konuşmasıyla şekillenir. Bu yüzden Türkçeyi doğru ve etkili konuşmak bir beceriden öte, milli bir görevdir. Türkçe sadece bir iletişim aracı değil, tarihimizin, destanlarımızın, türkülerimizin, dualarımızın, masallarımızın dilidir. Yani millet olarak nefes aldığımız en kıymetli hazinemizdir. Burada başlattığımız diksiyon kursu, işte bu kıymetli hazinenin daha güzel, daha berrak, daha güçlü yaşaması için atılmış önemli bir adımdır. Çünkü biliyoruz ki Türkçe’nin geleceği, onu öğreten siz kıymetli öğretmenlerimizin dilindedir. Bu kurs boyunca, Türkçeyi en doğru, en ahenkli, en etkili şekilde kullanan kıymetli ustalarımız sizlerle olacak. Bu anlamlı programın gerçekleşmesine katkı sunan çok değerli hocalarıma, TRT ailesine, Türk Dil Kurumu’ndaki kıymetli çalışma arkadaşlarıma ve katılımınızla bu kursu değerli kılan siz kıymetli öğretmenlerimize teşekkürlerimi sunuyorum." KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ise etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyduklarını aktardı. Uluslararası Diksiyon Yaz Okulu’nun sadece diksiyon becerilerini geliştirmekle kalmayıp Türkçeyi doğru, etkili ve estetik biçimde kullanma bilincini de artıracağını dile getiren Gavgalı, "Türkçeye sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Karaman, bu açıdan tarihi bir role sahiptir. 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey’in yayımladığı ferman, Türkçeyi Anadolu’da bir medeniyet dili haline getirmiştir. Yunus Emre’nin sade ve derin dili de bu kültürel mirasın en güzel örneklerindendir. Bizler, bu mirası yaşatmak ve genç kuşaklara aktarmakla yükümlüyüz. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi olarak Türkçeyi bilim, sanat ve iletişim dili olarak güçlendirmeyi stratejik hedeflerimiz arasına aldık. Yaz okulunun Türkçeyi doğru ve güzel kullanma yolunda sizlere ilham vermesini diliyor, katkı sunan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum" dedi. TDK Bilim Kurulu Üyesi Şener Mete de, Türk Dil Kurumu tarihinde ilk kez gerçekleştirilecek diksiyon eğitiminin kendileri ve öğretmenlerde güzel hatıralar bırakacağını söyledi. Programın ardından TDK Bilim Kurulu Üyesi Şener Mete tarafından açılış dersi verildi.