EĞİTİM
SANKO Okulları öğrencileri, Aziz Sancar Fen Bilimleri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Türkiye ikincisi oldu 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:23:59 SANKO Okulları öğrencileri, Milli Eğitim Vakfı adına düzenlenen "Aziz Sancar Fen Bilimleri Araştırma Projeleri Yarışması"nda fizik alanında Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarı elde etti. Türkiye genelinde düzenlenen yarışmaya 127 fizik, 148 kimya ve 167 biyoloji projesi olmak üzere toplam 442 proje başvuru yaptı. Her alanda ilk 10’a giren projelerin finalist olarak davet edildiği yarışmada SANKO Okulları, bir biyoloji, iki kimya ve iki fizik projesiyle toplam beş projede finalist olarak yer aldı. SANKO Okulları öğrencileri Samet Egemen Atalar, Efe Özkara ve Giray Uğurluer, proje danışman öğretmenleri Özgül Güner rehberliğinde hazırladıkları "Polarizasyon Tabanlı Yapay Zekâ Destekli Madde Analiz Sistemi" adlı projeyle fizik alanında Türkiye ikincisi oldu. Cansu Yıldırım ve Ayşenur Demir, biyoloji alanında proje danışman öğretmenleri Özgül Güner rehberliğinde hazırladıkları "Hemoglobin-Kaplı Maya Mikrokapsüllerinde Uçucu Yağların Enkapsülasyonu ve Dermanyssus Gallinae’ye Karşı Biyolojik Etkinliği" projeyesiyle finalist olurken; Yiğit Güdemezoğlu ve Berkay Abar, kimya alanında proje danışman öğretmeni Özgül Güner rehberliğinde hazırladıkları "Antibiyotik Dirençli Plazmidlerin Organik-İnorganik ve L-DOPA Modifiye Yüzeylerde Adsorpsiyon Analizi" çalışmasıyla finale kaldı. Mehmet Akif Kısa ve Burak Tuncay ise kimya alanında, proje danışman öğretmenleri Ebru Kısa rehberliğinde hazırladıkları "Moringa oleifera ve Rheum ribes Özütleri Kullanılarak Mikrodalga Destekli Yeşil Sentezle Gümüş ve Altın Nanopartiküllerin Üretimi ve Kimyasal Aktivitelerinin İncelenmesi" projeyesiyle finalist olarak yer aldı. Berkay Özdemir, Ali Doğanay ve Mustafa Kerem Kaya da fizik alanında, proje danışman öğretmenleri Hale Melis Soylu rehberliğinde hazırladıkları "Sessiz Alarm: Duyusal Hassasiyeti Olan Bireyler İçin Akıllı Afet Uyarı Sistemi" adlı projeyle finalist olma başarısı gösterdi. SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı, öğrencilerinin beş projeyle finalist olarak davet edildiği yarışmada fizik alanında Türkiye ikinciliği elde etmelerinden büyük mutluluk duyduklarını belirterek öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:04 Gelenekten geleceğe aile kurumu TOGÜ’de konuşuldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi tarafından hayata geçirilen ‘Aile okulu’ projesinin lansmanında, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ile toplumsal değerlerin geleceğe aktarılmasının önemi vurgulandı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında hayata geçirilen "Aile okulu" projesinin lansman programı, TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve davetlilerin katıldığı programda aile kurumunun toplumdaki yeri ve önemi farklı yönleriyle ele alındı. İlk olarak Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Acungil katılımcılara hitap ederek Aile Okulu projesinin amaçları hakkında bilgi verdi. Acungil, güçlü toplum yapısının temelinin güçlü ailelerden geçtiğini vurgulayarak projenin aile içi iletişim, değer aktarımı ve toplumsal dayanışmayı desteklemeyi amaçladığını ifade etti. Daha sonra konuşan TOGÜ Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise aile kurumunun bireyin ilk eğitim aldığı ve temel değerlerini kazandığı yapı olduğuna dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca akademik eğitim veren kurumlar olmadığını belirten Rektör Yılmaz, toplumsal sorumluluk projeleriyle toplumun her kesimine dokunmayı hedeflediklerini ifade etti. Aile yapısının güçlendirilmesine katkı sağlayacak çalışmaların önemine değinen Yılmaz, Aile Okulu projesinin bu noktada önemli bir sosyal sorumluluk örneği olduğunu söyledi. Proje kapsamında İslami İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pak, ‘Gelenekten geleceğe aile kurumu’ başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Pak konuşmasında aile kavramının tarihi süreç içerisindeki dönüşümüne değinerek geleneksel değerlerin günümüz toplum yapısındaki yeri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen söyleşinin ardından Prof. Dr. Süleyman Pak’a katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:11 Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Genel Kurul Üyeliğine seçildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde gerçekleştirildi. T.C. Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in başkanlığında gerçekleştirilen genel kurula önceki dönem Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, UTMK Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Genel Kurul üyeleri ve Anadolu Üniversitesi Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç katılım sağladı. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. maddesi kapsamında gerçekleştirilen Genel Kurulda, 2026-2030 yılları arasında görev yapacak 29. Dönem Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleri ile 30. Dönem Genel Kurul Üyeleri belirlendi. Yapılan seçimler sonucunda Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 30. Dönem Genel Kurul Üyeliğine seçildi. Genel Kurulun sabah oturumunda Millî Eğitim Bakanı ve UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Genel Kurul Başkanı Yusuf Tekin başkanlığında Genel Kurul Başkanlık Divanı oluşturuldu. Divanda Cengiz Mete ve Prof. Dr. Mustafa Safran divan üyesi, Fatoş Altunç ile Doç. Dr. Ahmet Erman Aral ise kâtip olarak görev aldı. Genel Kurul kapsamında UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz tarafından dört yıllık faaliyetlere ilişkin başkanlık sunumu ve raporları paylaşılırken, Denetim Kurulu adına Ayhan Yıldız tarafından bütçe ve denetim kurulu raporları sunuldu. Öğleden sonraki oturumda ise Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten başkanlığında 30. Dönem Genel Kurul üyelik seçimleri gerçekleştirildi. Gizli oy ve açık tasnif yöntemiyle yapılan seçimler sonucunda Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, UNESCO Türkiye Millî Komisyonunun 30. Dönem Genel Kurulunda temsil edilme hakkı kazandı.
Polis memurunun ’Askıda Kırtasiye’ projesi binlerce çocuğa umut oldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:52 Polis memurunun ’Askıda Kırtasiye’ projesi binlerce çocuğa umut oldu Sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan polis memuru Mustafa Şahin, ’Askıda Kırtasiye’ projesini başlattı. Proje kapsamında 81 ilde yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara kırtasiye desteği sağlanacak. Ankara’da startı verilen proje, Şırnak’ta 300 öğrenciye ulaştırılan kırtasiye yardımıyla ikinci adımını attı. Hedef ise on binlerce çocuğun eğitim yolculuğuna katkı sunmak. Projeyle ilgili konuşan Şahin, hedeflerinin ülkenin en ücra köşesinde kırtasiye ihtiyacı olan çocuklara ulaşmak olduğunu söyledi. Şehir fark etmeksizin tüm çocukları kucaklamak istediklerini aktaran Şahin, ’’Özellikle okul dönemi olması münasebetiyle böyle bir proje bizi çok heyecanlandırdı. Hayırseverlerin desteği ile okulların açılmasıyla birlikte bu projeyi gerçekleştireceğiz inşallah" dedi. Yıllar içinde binlerce kişiye akülü sandalye dağıtarak gönüllerde taht kuran Şahin’in yeni girişimi, özellikle eğitim çağındaki çocuklar için büyük önem taşıyor. Şırnak’ın Tepeönü köyünde yaşayan Uğur Yıldız, "Polis memuru Mustafa Şahin’in böyle bir proje gerçekleştirmesi ve köyümüzdeki çocuklara da ulaşması bizleri çok memnun etti. Allah kendisinden razı olsun. Bu vesileyle çocuklarımızın mutluluğu arttı’’ diye konuştu. İstanbul, Bitlis, Siirt, Mersin, Van, Batman, Mardin ve Şanlıurfa’da da hayata geçirilecek proje, Türkiye genelinde yüzlerce öğrencinin eğitim masraflarını hafifletecek. Toplumun her kesiminden takdir toplayan Mustafa Şahin, ’Askıda Kırtasiye’ ile hem çocukların geleceğine hem de Türkiye’nin eğitim seferberliğine katkı sunuyor.
EÜ’de 14 bin öğrenciye ev konforunda yurt
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:42 EÜ’de 14 bin öğrenciye ev konforunda yurt Ege Üniversitesi’nde yeni akademik yıl öncesi öğrencilere modern yurt müjdesi verildi. Ana kampüsteki yurt kapasitesi 14 bine çıkarılırken, öğrencilerin ev konforunda güvenli barınma imkanı sağlandı. Ege Üniversitesinde yeni akademik yılın heyecanı yaşanırken, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite bünyesindeki tüm birimleri ziyaret ederek bilgi almaya devam ediyor. Akademik hazırlıkların dışında Kampüsün genel durumunu da değerlendiren Rektör Prof. Dr. Budak, bu kapsamda ana kampüsteki Kredi Yurtlar Kurumu bünyesinde hizmet veren öğrenci yurdunu ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanlığının Ege Üniversitesi bünyesinde modern bir yurt inşa ettiğini dile getiren Prof. Dr. Budak, "İkamet ettikleri şehrin dışında, ailelerinden uzakta öğrenim görecek öğrencilerin en önemli sorunlarının başında barınma geliyor. Bakanlığımızla iş birliği içerisinde öğrencilerimizin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Ana kampüsümüzde yer alan ve daha önce 2 bin kişiye hizmet veren yurdun kapasitesi 14 bin kişiye çıkartıldı. Yurdumuz, yalnızca Ege Üniversitesi öğrencilerine değil, ilimizde bulunan diğer üniversite öğrencilerine de hizmet veriyor. Adeta ev konforunda hizmet veren yurt, öğrencilerimize devlet güvencesi altında, modern bir yapıda, çok daha güvenli bir şekilde barınma olanağı sunuyor" diye konuştu. Ege Üniversitesinin çok çeşitli barınma imkanlarına sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Budak, "Ana kampüste bulunan yurtlarımızın dışında Üniversitemiz bünyesinde hizmet veren Öğrenci Köyü’nün kapasitesi 2 bin yatak kapasitesine ulaştı. Bergama kampüsüne 750 kişilik, Çeşme Turizm Fakültesine ise 108 kişilik öğrenci yurdu inşa edildi. Üniversitemizi kazanan öğrencilerimizin, barınma sıkıntısı yaşamadan eğitim hayatlarına güvenle devam edebilmeleri için her türlü imkânımızı seferber ediyoruz. Bizlerden hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum" dedi.
OMÜ’nün 37 programı Türkiye’de ilk 10’da
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:39 OMÜ’nün 37 programı Türkiye’de ilk 10’da Samsun’da, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), en çok tercih edilen üniversiteler arasında öne çıktı. Devlet üniversiteleri arasında en yüksek taban puanla öğrenci alan programlar sıralamasında OMÜ’nün 37 programı ilk 10’a girerken, devlet ve vakıf üniversitelerinin birlikte değerlendirildiği genel listede ise 21 program ilk 10’da yer aldı. Program başarı sıralamaları Devlet üniversiteleri arasındaki sıralamada OMÜ’nün 2 programı birinci, 3 programı ikinci, 1 programı üçüncü, 7 programı dördüncü, 4 programı beşinci, 3 programı altıncı, 2 programı yedinci, 7 programı sekizinci, 4 programı dokuzuncu ve 4 programı da onuncu sırada yer aldı. Kontenjanlar tamamen doldu 2025-YKS kontenjanlarında OMÜ’nün 81 ön lisans programının tamamı (%100) doldu. 88 lisans programının ise 86’sında tam doluluk sağlanırken, yalnızca 2 programda 20 kişilik kontenjan boş kaldı. Fakültelerde öne çıkan başarılar Sigortacılık ve Aktüerya Bilimleri (İİBF) ile Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar (Ziraat Fakültesi), tüm üniversiteler arasında en yüksek taban puanla öğrenci alan programlar oldu. Ortez ve Protez (Sağlık Bilimleri Fakültesi) ile Bilgi Güvenliği Teknolojisi ve Yazılım Geliştirme (Fen Fakültesi) devlet üniversiteleri arasında ikinci sıraya yerleşti. İletişim Fakültesi İletişim ve Tasarımı Programı (Çarşamba) üçüncü sırada yer aldı. Veteriner Fakültesi, Türkiye genelinde en çok tercih edilen dördüncü veteriner fakültesi olmayı sürdürdü. Eczacılık Fakültesi (Bafra), üçüncü döneminde devlet üniversiteleri arasında 11. sıraya yükseldi. OMÜ Tıp Fakültesi Türkiye ikincisi Devlet üniversiteleri arasında en yüksek taban puanla öğrenci alan ikinci fakülte OMÜ Tıp Fakültesi oldu. Fakülte, 547,54 puanla en başarılı öğrencileri bünyesine kattı. Başarılı öğrenciler OMÜ’yü tercih etti Bu yıl OMÜ’ye yerleşen 3 bin 865 lisans öğrencisinin yaklaşık 490’ı, YKS’de 20 binin altında sıralamaya sahip başarılı adaylardan oluştu. 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için başlayan kayıtlarla birlikte OMÜ’nün tercih edilme oranındaki artış, üniversitenin akademik kalitesi ve yenilikçi programlarının öğrencilere cazip geldiğini gösterdi.
Karabük Üniversitesinde rekor doluluk
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:37 Karabük Üniversitesinde rekor doluluk Karabük Üniversitesi (KBÜ), 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı yerleştirme sonuçlarına göre lisans ve ön lisans programlarında yüzde 102,6’lık doluluk oranına ulaşarak dikkat çekti. Ayrılan ek kontenjanlar haricinde 108 program yüzde 100 doldu. Özel yetenek sınavlarıyla öğrenci alacak programların sonuçları ise ilerleyen günlerde netleşecek. KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, YKS sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, "Karabük Üniversitesi, bilim merkezli ve öğrenci dostu vizyonuyla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedeflerine uygun bir eğitim anlayışını kararlılıkla sürdürmektedir. Üniversitemiz; sanayiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, kurumlarımızla ve en önemlisi Karabük halkıyla el ele vererek bugünlere ulaşmıştır. Emeğin başkenti olan Karabük, artık yükseköğretimin de merkezi olmuş; bir öğrenci şehri kimliğine kavuşmuştur. %102,6’lık doluluk oranımız, bilime ve eğitime duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi. Prof. Dr. Kırışık, başarıda emeği geçen akademik ve idari personele teşekkür ederek, "Yoğun bir şekilde yürüttüğümüz tanıtım faaliyetlerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbim başarılarımızı daim eylesin" ifadelerini kullandı. - 108 programdatamdoluluk Yerleştirme sonuçlarına göre Karabük Üniversitesinde bu yıl özel yetenek sınavları dışında tercih edilebilecek 108program bulunuyordu. Bu programların tamamı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Lisans ve ön lisans kontenjanlarında da tablo değişmedi, her iki seviyede de doluluk oranı yüzde 100’ü aşarak üniversitenin tercih edilirliğini ortaya koydu. - Bilişim Teknolojileri MYO’ya yoğun ilgi Türkiye genelinde yalnızca 7 üniversitede kurulan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu (MYO), geçtiğimiz yıl açılışını yapmıştı.Bu yıl ilk kez öğrenci kabul eden Arka Yüz Yazılım Geliştirme, Bulut Bilişim Operatörlüğü ve Otonom Sistemler Teknikerliği programları yüzde 100’ün üzerinde doluluk oranına ulaşarak adaylardan yoğun ilgi gördü. 2025-2026 Akademik Yılı’nda ilk kez öğrenci alan birçok program da güçlü bir başlangıç yaptı. Doğa Koruma ve Biyoçeşitlilik Yönetimi ile Hibrit-Elektrikli Taşıtlar Teknolojisi gibi geleceğin mesleklerine hitap eden bölümler tam doluluk oranına ulaştı. Ayrıca, bu yıl eğitim hayatına başlayan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, yeniden yapılandırılan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi de kontenjanlarını tamamen doldurarak üniversitenin tercih edilirliğini pekiştirdi. Özel yetenek sınavlarının tamamlanması ve YKS ek yerleştirme sürecinin sonuçlanmasının ardından Karabük Üniversitesi’nde 2025-2026 Akademik Yılı tam kapasite ile başlayacak.
Uludağ Üniversitesi’de doğayla bütünleşen nesiller yetişecek
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:20 Uludağ Üniversitesi’de doğayla bütünleşen nesiller yetişecek Bursa Uludağ Üniversitesi Büyükorhan Meslek Yüksekokulu ile Türkiye’nin ilk ve tek Doğa ve Orman Pedagojisi Derneği arasında imzalanan iş birliği protokolü, eğitimde tarihi bir adım olarak kaydedildi. Doğa temelli eğitimde çığır açacak bu protokol, öğrencilere sadece teorik değil, doğayla iç içe pratik tecrübeler kazandırmayı amaçlıyor. Türkiye’nin doğa ve orman pedagojisi alanındaki ilk ve tek derneği olan Doğa ve Orman Pedagojisi Derneği, Bursa Uludağ Üniversitesi ile imzaladığı protokolle eğitimde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu iş birliği, doğa temelli eğitimi akademik dünyaya entegre ederek, öğrenciler için daha derinlemesine ve etkili bir öğrenme deneyimi sağlamayı hedefliyor. "Doğa ile eğitim, geleceği şekillendirecek" İmza töreninde konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Büyükorhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Ovalıoğlu, iş birliğinin eğitim dünyasında büyük bir değişim oluşturacağına vurgu yaptı, "Bu protokol sayesinde öğrencilerimiz, sadece teorik bilgilerle değil, doğada edindikleri deneyimlerle de hayatlarına yön verecekler. Doğayla iç içe büyüyen bireyler, çevre bilincine sahip olacak ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlayacaklar" ifadelerini kullandı. Doğa temelli eğitim: Topluma yayılacak bir hareket Doğa ve Orman Pedagojisi Derneği Başkanı Ömer Dilek, iş birliğinin toplumsal farkındalık oluşturma noktasında önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu iş birliği, sadece öğrencilere değil, çocuklar, öğretmenler ve aileler gibi daha geniş bir kitleye doğa sevgisini aşılamak için büyük bir fırsat sunuyor. Doğa temelli eğitimle, toplumda doğaya duyarlı ve bilinçli nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Saha çalışmaları ve doğa ile iç içe eğitim Protokol kapsamında, doğa temelli eğitim programları, saha çalışmaları ve çeşitli projeler hayata geçirilecek. Öğrenciler, doğa ile iç içe geçecekleri eğitim süreçlerinde, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik gibi kritik değerleri kazandıracaklar. Ayrıca, doğa gönüllüleriyle ortak projeler yapılarak, topluma fayda sağlayan eğitim fırsatları oluşturulacak. Sürdürülebilir gelecek için doğayla eğitimin gücü Bu iş birliği, sadece öğrenciler için değil, tüm topluma yönelik uzun vadeli bir katkı sağlamayı vaat ediyor. Eğitimde doğanın gücünü keşfeden her birey, sürdürülebilir bir yaşam kültürüne katkı sunacak ve bu değişim tüm topluma yayılacak. Doğayla barışık nesiller için büyük adım Bursa Uludağ Üniversitesi ve Doğa ve Orman Pedagojisi Derneği’nin bu tarihi iş birliği, Türkiye’deki eğitim anlayışını değiştirecek potansiyele sahip. Türkiye’de alanında ilk olan doğa ve orman pedagojisi derneğiyle yapılan bu iş birliği, doğa ile barışık, çevre bilincine sahip nesiller yetiştirmek için atılmış önemli bir adım olacak.
‘Milli Mücadelede Eskişehir’in yeri ve önemi’ konulu konferans
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:02 ‘Milli Mücadelede Eskişehir’in yeri ve önemi’ konulu konferans Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Dr. Zafer Koylu, ‘Milli Mücadelede Eskişehir’in yeri ve önemi’ konulu konferans verdi. Eskişehir’in kurtuluşunun 103. yıl dönümü münasebetiyle milli mücadelenin Eskişehir ve Anadolu’daki seyri, Eskişehir’in kurtuluşunun anlamı konulu konferans çok sayıda öğrenci ve vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konferans, Eskişehir Mezunları ve Eskişehir’den Yetişenler Vakfı (ESVAK)’ da düzenlendi. ESVAK Eskişehir Mütevelli Heyet Başkanı Metin Çalışır, açılış konuşmasında, ‘’Özellikle gençlerin eğitimi ve kültürel gelişimi için konferanslar düzenliyoruz ve önümüzdeki günlerde de düzenlemeye devam edeceğiz’’ dedi. Açılış konuşmaların ardından Prof. Dr. Zafer Koylu, ‘Milli Mücadele’deki Eskişehir’in yeri ve önemini’ kendine özgü üslubu ile anlatımıyla dinleyicilerin ufkunu genişletti. Profesör Dr. Zafer Koylu, konuşmasında özetle; ‘’En zor zamanlarda ve neredeyse imkânsız denen şartlarda bu millet; birlik ve beraberlik ruhuyla, Sevr Anlaşması’nın ayaklarının altına almak suretiyle büyük bir mücadele örneği vermiş neredeyse iç Anadolu bölgesine sıkıştırılmış yeni bir oluşumu yok sayıp yeni Türkiye Cumhuriyeti devletinin temellerini atmıştır. 26 ağustos Büyük Taarruz, 30 Ağustos zaferi ve 2 Eylül Eskişehir’in kurtuluşu ve daha sonra İzmir’in kurtuluşuyla tüm emperyalist devletlere dik durarak varlık mücadelesini zaferlerle sonuçlandırmıştır. Şu anki haritayı gözünüzün önüne getirdiğinizde, ‘Milli Mücadele Eskişehir civarında gerçekleşmiştir. Eskişehir ‘Milli Mücadelede bir anlamda kilit rolü oynamıştır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da bu coğrafyada, Türk milletine karşı emperyalist devletlerin Sevr planları olmuştur, olmaya devam edecektir. Bunun için daima uyanık olunmalıdır’’ dedi. Konferans sonunda; ESVAK Eskişehir Mütevelli Heyet Başkanı Metin Çalışır, Profesör Dr. Zafer Koylu’ya plâket takdim etti.
Kütahya MEM Müdürü Yılmaz’dan öğretmen seminerlerine ziyaret
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:56 Kütahya MEM Müdürü Yılmaz’dan öğretmen seminerlerine ziyaret Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde sürdürülen öğretmen eğitimlerini ziyaret etti. 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı seminer haftası çerçevesinde, İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından sürdürülen öğretmen eğitimlerini, İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hamdi Sarıöz, Şube Müdürleri Mustafa Topuz ve Adem Şahin yerinde ziyaret ettiler. Müdürlüğe bağlı Beylerbeyi, Germiyan, Zafer salonlarında ve farklı okullarda eş zamanlı başlayan seminer çalışmaları devam ediyor. Ziyaretler sırasında eğitim ortamlarında öğretmenlerle birebir sohbet eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, öğretmenliğin yalnızca ders anlatmak değil, aynı zamanda değer kazandırmak, yön göstermek ve keşfetmek olduğunu vurguladı. "Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir cevherdir. O cevheri ortaya çıkaracak olan bizleriz" diyen Müdür Mustafa Yılmaz, öğretmenlerden çocukların içindeki potansiyeli fark etmelerini istedi. "Günümüz öğretmenlerinin çağın gereklerine uygun donanımlarla desteklenmesi önemli" Konuşmalarında günümüz öğretmenlerinin çağın gereklerine uygun donanımlarla desteklenmesinin önemine de değinen Müdür Yılmaz, yapay zekâ araçlarının eğitimde etkin kullanımına dikkat çekti. Ayrıca veri okuryazarlığının hem öğretmen hem yönetici açısından hayati bir yetkinlik olduğunu ifade ederek, "Veriyi okuyamayan, geleceği planlayamaz. Bilgiye sahip olan, süreci yönetir" değerlendirmesinde bulundu. Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, çocukların kelime hazinelerinin gün geçtikçe daraldığına dikkat çekerek okuma alışkanlığının niteliğini artırmak gerektiğini belirtti. Öğretmenlere seslenen Müdür Yılmaz, "Bizim işimiz çocuklara okumanın değerini tekrar hatırlatmaktır" dedi. Seminer sürecinde görsel sanatlar öğretmenleri tarafından açılan sergide Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde hazırlanan ve Kütahya’nın tarihi dokularından ilham alınarak ortaya konulan özgün eserler, büyük ilgiyle karşılandı. Sergiyi ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, öğretmenlerin emeğini takdirle karşıladığını ifade ederek teşekkür etti. Sergide ayrıca İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hamdi Sarıöz ve Şube Müdürü Adem Şahin’de yer aldı.
İGÜ, TS-ISO 10002 Yönetim Sistemi Belgesi yenilendi
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:40 İGÜ, TS-ISO 10002 Yönetim Sistemi Belgesi yenilendi İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), 28-30 Temmuz 2025 tarihleri arasında Türk Standartları Enstitüsü (TSE), tarafından gerçekleştirilen denetim sürecini başarıyla tamamlayarak ISO 10002 Öğrenci ve Paydaş Memnuniyeti Yönetim Sistemi Belgesi’ni yenilemeye hak kazandı. TS ISO 10002 standardı; kurumların öneri, şikayet ve geri bildirimleri etkin şekilde ele alarak hizmet kalitesini artırmalarını hedefliyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin bu standardı uzun süredir başarıyla uyguladığını belirten İGÜ Öğrenci Dekanlığı Dekan Yardımcısı Öğr. Gör. Enes Kalyoncu, "Bu belge, yalnızca bir kalite göstergesi değil; aynı zamanda öğrenci ve paydaş memnuniyetine verdiğimiz önemin somut bir yansımasıdır. Her bir geri bildirim bizim için bir gelişim fırsatı anlamına geliyor. Kalite yönetiminde süreklilik ve şeffaflık bizim temel ilkelerimizden. Öğrencilerimiz ve tüm paydaşlarımızla aramızdaki güven bağını da bu sayede koruyoruz" ifadelerini kullandı. Geri bildirim mekanizmalarıyla kurumsal gelişim destekleniyor İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde memnuniyet odaklı süreçler, Öğrenci Dekanlığı çatısı altındaki IGÜMER (İletişim Merkezi) ve ÇÖZÜMER (Çözüm Merkezi) aracılığıyla yürütülüyor. Öğr. Gör. Kalyoncu, bu iki merkezin işleyişiyle ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: "IGÜMER ve ÇÖZÜMER, sadece şikâyetleri değil; önerileri, teşekkürleri ve genel geri bildirimleri de sistemli bir şekilde toplayarak ilgili birimlere yönlendiriyor. Bu sayede öğrencilerimizin sesi doğrudan karar alma süreçlerine yansıyor. Geri bildirim mekanizmamız sadece sorun çözmeye değil, kurum kültürünü geliştirmeye de hizmet ediyor." Bu sistemin, üniversitenin stratejik karar alma süreçlerinde de aktif rol oynadığını vurgulayan Öğr. Gör. Kalyoncu, veriye dayalı yaklaşımın kurumsal gelişimi desteklediğini belirtti. "Her alanda kaliteyi ön planda tutan bir sistemimiz var" "TS ISO 10002 belgesinin yenilenmesi, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin öğrenci merkezli yönetim anlayışını ve hizmet kalitesine verdiği önemi bir kez daha belgeliyor" ifadeleriyle İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin öğrenci odaklı yaklaşımını vurgulayan Öğr. Gör. Kalyoncu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Eğitimden dijital hizmetlere, kampüs yaşamından idari süreçlere kadar her alanda kaliteyi ön planda tutan bir sistemimiz var. Bu belge, tüm bu çabaların bir yansımasıdır." "İGÜ olarak eğitimde mükemmeliyet vizyonuyla ilerliyoruz" Bu önemli gelişmenin, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin kalite odaklı yönetim anlayışını sürdürülebilir şekilde uyguladığını ve eğitimde mükemmeliyet vizyonuyla ilerlediğini bir kez daha kanıtladığını belirten İGÜ Öğrenci Dekanlığı Dekan Yardımcısı Öğr. Gör. Kalyoncu son olarak şu ifadeleri kullandı: "Öğrenci ve paydaş geri bildirimlerini yalnızca bir izleme aracı olarak değil, aynı zamanda üniversitemizi ileriye taşıyacak bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. Bu bakış açısı, hem ulusal hem de uluslararası seviyede rekabet gücümüzü artırıyor; aynı zamanda öğrencilerimize çağın gereklerine uygun, nitelikli bir eğitim sunma hedefimizi de güçlendiriyor."
Vali Aydoğdu: "Eğitim sadece bir görev değil; aynı zamanda bir sevda, bir gönül işidir"
04 Eylül 2025 Perşembe - 07:52 Vali Aydoğdu: "Eğitim sadece bir görev değil; aynı zamanda bir sevda, bir gönül işidir" Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal ile birlikte ilde görev yapan okul müdürleriyle bir araya geldi. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesi istişarelerde bulunmak ve yeni döneme ilişkin hedefleri paylaşmak amacıyla düzenlenen toplantıda, Vali Aydoğdu yaptığı konuşmada eğitimin bir meslekten öte, bir gönül işi olduğunu ifade ederek "Eğitim sadece bir görev değil; aynı zamanda bir sevda, bir gönül işidir. Öğretmenlerimiz ve okul müdürlerimiz, gençlerimizin geleceğini şekillendiren en önemli aktörlerdir. Toplumumuzun sizlere ihtiyacı var. Sizler, sadece öğrencilerden değil; tüm toplumdan sorumlusunuz. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket ederek gençlerimizi en iyi şekilde yetiştireceğinize inanıyorum." dedi. Vali Aydoğdu, konuşmasının devamında okullara ve öğrencilere her türlü desteği vermeye çalıştıklarını vurgulayarak "2024-2025 eğitim-öğretim yılında 1700 öğrenciye yemek desteği verdik bu sayıyı 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 3 bin öğrenciye çıkarıyoruz. Ayrıca maddi durumu iyi olmayan öğrencilerimize burs, okul forması, servis, kaynak kitap gibi destekler verdik. 2 yıldır üniversite sınavına giren tüm öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşıladık. Bundan sonra da öğrencilerimize destek olmaya devam edeceğiz." dedi. Toplantının devamında okul müdürlerinin sorun, görüş ve önerilerini dinleyen Vali Hamza Aydoğdu, gerekli talimatları vererek "Her bir öğrencimizin gözlerindeki ışık, bizim en büyük motivasyonumuzdur. Onların başarısı, ülkemizin geleceğidir. Bu yolda hep birlikte, kararlılıkla yürüyeceğiz, bu vesileyle başta İl Milli Eğitim Müdürümüz Hacı Ömer Kartal olmak üzere okul müdürlerimize, öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiasına emeklerinden dolayı teşekkür ediyor, hayırlı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum." dedi.