EĞİTİM
Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:34:41 Diyarbakır’da öğrenciler yaptıkları çalışmaları stantlarda sergiledi. İnsan, şehir, kültür ve medeniyet arasındaki ilişkiyi kavrayarak kendi yaşadıkları şehri, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yakından tanımasının sağlanması amacıyla öğrencilerin bilim, kültür ve sanata yönelik ilgi ve yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, gönüllülük ve sosyal sorumluluk programları ahlaki ile insani değerleri içselleştirerek çok yönlü yetiştirilmesi için okul içi ve okul dışı çalışmaların yapılması kapsamında kolejde "Bilim, Kültür, Sanat ile Eko Okullar Şenliği" etkinliği düzenlendi. Kolejin ilkokul müdürü Mehmet İkram Doğrul, burada üç aşamadan oluşan çalışmaları sergilediklerini söyledi. Doğrul, "Ortaokulumuzun yapmış olduğu bilim, sanat ve kültür festivali. Anaokulumuz koordinesinde yürütülen mini Diyarbakır sergisi. Birde dört devlet okulu, iki özel okulun, bizim anaokul, ilk ve ortaokulun bulunduğu küresel bir ağ olan Türkiye Çevre ve Eğitim Vakfına bağlı olan eko okullar kapsamında yılsonu eko okullar şenliğini düzenledik. Sene başından beri öğrencilerimizin öğretmenleri gözetiminde yapmış oldukları müzik, spor, sanat, bunun yanında ekolojik çalışma, çevresel faaliyetler kapsamında çok sayıda özgün ürün sergilenmektedir. Bunların tanıtımını yine öğrenciler yapmaktadır. Bu, öğrencileri hayata hazırlama bağlamında çok büyük fayda sağlamaktadır" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:30 Diyarbakır’da öğrenciler çalışmalarını sergiledi Diyarbakır’da kolejde öğrenciler yaptıkları çalışmaları stantlarda sergiledi. İnsan, şehir, kültür ve medeniyet arasındaki ilişkiyi kavrayarak kendi yaşadıkları şehri, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yakından tanımasının sağlanması amacıyla öğrencilerin bilim, kültür ve sanata yönelik ilgi ve yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, gönüllülük ve sosyal sorumluluk programları ahlaki ile insani değerleri içselleştirerek çok yönlü yetiştirilmesi için okul içi ve okul dışı çalışmaların yapılması kapsamında kolejde "Bilim, Kültür, Sanat ile Eko Okullar Şenliği" etkinliği düzenlendi. Kolejin ilkokul müdürü Mehmet İkram Doğrul, burada üç aşamadan oluşan çalışmaları sergilediklerini söyledi. Doğrul, "Ortaokulumuzun yapmış olduğu bilim, sanat ve kültür festivali. Anaokulumuz koordinesinde yürütülen mini Diyarbakır sergisi. Birde dört devlet okulu, iki özel okulun, bizim anaokul, ilk ve ortaokulun bulunduğu küresel bir ağ olan Türkiye Çevre ve Eğitim Vakfına bağlı olan eko okullar kapsamında yılsonu eko okullar şenliğini düzenledik. Sene başından beri öğrencilerimizin öğretmenleri gözetiminde yapmış oldukları müzik, spor, sanat, bunun yanında ekolojik çalışma, çevresel faaliyetler kapsamında çok sayıda özgün ürün sergilenmektedir. Bunların tanıtımını yine öğrenciler yapmaktadır. Bu, öğrencileri hayata hazırlama bağlamında çok büyük fayda sağlamaktadır" dedi.
Aydın Lisesi’nde, öğrencilere başarılı olmanın yöntemleri anlatıldı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:24 Aydın Lisesi’nde, öğrencilere başarılı olmanın yöntemleri anlatıldı Eğitimci-Yazar Fatih Doğruyol, Aydın Lisesi’nde 12. Sınıf öğrencileriyle buluşarak başarılı olmanın yöntemlerini anlattı. Aydın Lisesi konferans salonunda gerçekleşen etkinlik Okul Müdürü Serkan Akyol’un açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Eğitim Uzmanı ve Yazar Fatih Doğruyol tarafından, öğrencilerin motivasyonunu ve akademik başarısını artırmak amacı ile ’Kampüse Giden Yol’ konulu seminer verdi. Seminerde öğrencilere üniversite sınavında başarılı olmanın yöntemlerini anlatan Fatih Doğruyol, beyin temelli öğrenme üzerinde dururken, öğrenmenin biyolojik yapımız içinde nasıl meydana geldiğini, öğrenme gerçekleşirken beynin hangi bölgelerinin aktif olduğunu, görsel verilerin öğrenmedeki payı, ve öğrenme sürecine dahil olan duyu organlarının bilgilerin kalıcılığındaki etkisi gibi konulara değindi. Fiziksel egzersiz ve yeni şeyler öğrenmenin motivasyonu artırdığını vurgulayan Fatih Doğruyol, başarı için neler yapılması gerektiği ve nelerden uzak durulacağını örneklerle anlattıktan sonra, öğrenme, dikkat ve hafıza ile ilgili bilgiler verdi. Aydın Lisesi Müdürü Sayın Serkan Akyol, "Okulumuzda Eğitimci-Yazar Fatih Doğruyol’u konuk ettik. 12. sınıf öğrencilerimize verdiği ’Kampüse Giden Yol’ konulu seminer için kendilerine teşekkür ediyorum. Aydın Lisesi olarak; son yıllarda aldığımız Türkiye birincilikleri ile birlikte hedefimiz 2026 YKS’de ilk yüz içerisinde yer alabilmek" diye konuştu. Program öğrencilerle soru-cevap şeklinde devam etmesinin ardından hediye takdimi ile program sona erdi.
Eğitim Bir-Sen, Milli Eğitim Akademisi için 7 politika önerisi sundu
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:11 Eğitim Bir-Sen, Milli Eğitim Akademisi için 7 politika önerisi sundu Eğitim Bir-Sen, öğretmen yetiştirme ve atama politikalarında yeni bir dönemi başlatması öngörülen Milli Eğitim Akademisi’ni mercek altına alan raporunu yayımladı. Türkiye genelinde yaklaşık 6 bin öğretmen ve okul yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen saha araştırmasına dayanılarak Akademi müfredatına ilişkin somut tavsiyeler ve ayrıca 7 stratejik politika önerisi sunuldu. Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu Eğitim Bir-Sen, bilimsel sendikacılık vizyonu doğrultusunda Eğitim Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan ‘Milli Eğitim Akademisi’nin Kurumsal Rolü: Öğretmenlik Mesleğinde Niteliksel Dönüşüm, Stratejik Sınırlar ve Yapısal Gerilimler Üzerine Bir Değerlendirme’ başlıklı kapsamlı raporunu kamuoyuna sundu. 125 sayfalık kapsamlı çalışmada, Türkiye’de öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden yapılandırılmasında merkezi bir aktör olarak konumlandırılan Milli Eğitim Akademisi, kurumsal, pedagojik ve yönetsel açılardan çok yönlü analiz edildi. 21. yüzyıldaki toplumsal ve teknolojik dönüşümün, öğretmenlik mesleğini nasıl yeniden tanımladığına dikkati çeken rapor, Milli Eğitim Akademisi’nin bu süreçte üstlenebileceği kritik rolü detaylı biçimde ortaya koydu. Raporda, Akademi’ye yönelik olumlu ve olumsuz yaklaşımlar özetlenirken, öğretmenlik mesleğine hazırlık eğitimi ve eğitim süresi gibi güncel tartışmalar da nesnel bir bakış açısıyla ele alındı. Öğretmen yetiştirme, öğretmen niteliği, eğitim ve kamu yönetimi, eğitimde reform ile uluslararası uyum perspektifinde elde edilen bulgular ve yaklaşık 6 bin öğretmen ile yöneticiden oluşan araştırma sonuçları temel alınarak, Milli Eğitim Akademisi’nin işlevselliğini artırmaya ve Türkiye’nin öğretmen yetiştirme rejimini sürdürülebilir kalite esasına göre yeniden inşa etmeye yönelik 7 stratejik politika önerisi geliştirildi. Milli Eğitim Akademisi için saha araştırması yapıldı EBSAM tarafından Milli Eğitim Akademisi’nin kurumsal rolü çerçevesinde, öğretmen ve yönetici adaylarına yönelik müfredatta hangi konuların yer alması gerektiğini belirlemek amacıyla 1-6 Temmuz tarihleri arasında bir saha araştırması gerçekleştirildi. Araştırmaya Türkiye’nin 81 ilinden 4 bin 384 öğretmen ile bin 533 okul yöneticisi katıldı. Yaklaşık 6 bin öğretmen ve okul yöneticisiyle yapılan saha araştırması sonuçları derinlemesine analiz edildi ve Akademi’nin müfredatına yönelik politika yapıcılara öneriler sunuldu. Öncelik sınıf yönetimi Saha araştırmasının sonuçlarına göre öğretmenler, adayların göreve başlamadan önce mutlaka öğrenmesi gereken ilk konunun sınıf yönetimi olduğunu vurguladı. Bunu sınıf içi disiplin, etkili iletişim, psikolojik dayanıklılık, stres yönetimi, problem çözme, motivasyon sürekliliği, dijital eğitim araçlarının kullanımı, yaratıcı düşünme, disiplin uygulamaları ve sendikal haklar izledi. Öğretmenlerin önemle altını çizdiği diğer başlıklar arasında ise milli ve manevi değer bilinci, bölgesel farklılık ve kültürel uyum, okul idaresi, öğretmen-öğrenci-veli iletişimi, öğretmen dosyası kuralları, bireysel farklılıkların gözetilmesi, çok kültürlülük ve kapsayıcılık, tecrübe aktarımı atölyeleri, protokol kuralları ile ölçme-değerlendirme teknikleri yer aldı. Okul yöneticileri, etkili iletişimi öne çıkardı Araştırmaya katılan okul yöneticileri, yönetici adaylarının en çok ihtiyaç duyacağı alan olarak etkili iletişimi öne çıkardı. Bunun yanı sıra problem çözme, okul yönetimi, etik değerler, stres yönetimi, psikolojik dayanıklılık, okul iklimi, kurumsal liderlik, planlama, motivasyonun sürekliliği, bütçe ve veri yönetimi, mevzuat bilgisi, disiplin uygulamaları ve sendikal haklar da diğer öne çıkan başlıklar arasında gösterildi. Yöneticiler ayrıca toplumsal vicdan, kriz yönetimi, adalet kültürü, zaman yönetimi, toplum ve paydaş ilişkileri, kişisel duruş ve temsil gibi konuları da ön plana çıkardı. Göreve başlandığında karşılaşılacak en büyük zorluk ise çatışma yönetimi olarak ifade edildi. Bunu okul çalışmalarını organize etme, öğretmenleri motive etme, velilerle iletişim, stres yönetimi, öğretmenlerin farklılıklarını dikkate alma ve rehberlik yetersizliği izledi. Anket bulgularına göre, Akademi’ye ilişkin şu öneriler sıralandı: "Müfredatın içerik yoğunluğu sınıf içi uygulamalarla desteklenmeli. Öğretmenlik mesleğine ilişkin etik, sosyolojik ve kültürel boyutlar göz ardı edilmemeli. Liyakat temelli bir sınav sistemi ile birlikte mentorluk uygulamalarının yapılandırılması zorunluluktur." 7 başlıkta politika önerileri Raporda Milli Eğitim Akademisi’nin daha işlevsel, katılımcı ve sürdürülebilir bir kurumsal yapıya kavuşabilmesi için 7 stratejik politika önerisi sunuldu. Test esaslı öğretmen seçiminden çok boyutlu değerlendirmeye geçiş Raporda, test odaklı öğretmen seçiminin mesleğin derinliklerini göz ardı ettiği vurgulanarak akademi temelli, nesnel ve çok boyutlu bir değerlendirme modeline geçilmesi gerektiği belirtildi. Buna göre, öğretmen adayları, yalnızca sınav puanlarıyla değil insani ve mesleki nitelikleriyle değerlendirilmeli. Empati, iletişim, pedagojik sezgi ve sınıf yönetimi gibi mesleğin temel yetkinlikleri de ölçülmeli. Milli Eğitim Akademisi’nin koordinasyonunda uygulamalı vaka çalışmaları ve ders simülasyonu gibi süreçlerle öğretmen adaylarının gerçek yetenekleri nesnel biçimde açığa çıkarılmalı. Böylece uzun vadede bu yaklaşımın mesleğe daha donanımlı, bilinçli ve öğrencilerine ilham verebilen öğretmenler kazandırarak eğitimde niteliğin artmasına katkı sağlayabileceği belirtildi. Öğretmen yetiştirmede uygulama odaklı dönüşüm Rapora göre, Milli Eğitim Akademisi, teori ile pratiği bütünleştirecek şekilde bir eğitim sunmalı. Deneyim temelli mentörlük, proje odaklı, mikro öğretim ve vaka analizlerine dayanan uygulama ağırlıklı şekilde kurgulanacak dersler, öğretmen adaylarının sınıf içi becerilerini geliştirmelerine imkan sağlamalı. Öğretmenlerin sürekli mesleki gelişiminin stratejik ve bütüncül bir sürece dönüştürülmesi Raporda, öğretmenlerin sürekli mesleki gelişiminin stratejik ve bütüncül bir sürece Milli Eğitim Akademisi önderliğinde dönüştürülmesi önerisi de yer aldı. Raporda, sürekli mesleki gelişimlerin eğitim fakülteleri ve hizmet içi eğitim programlarıyla desteklenerek kariyer, maaş ve ödüllendirme gibi teşviklerle güçlendirilmesinin önemine işaret edildi; ayrıca programların öğretmenlerin bireysel ihtiyaçlarına uygun biçimde çeşitlendirilmesi ve daha etkin düzenlenmesi önerildi. Mesleki gelişimin angarya değil öğretmenlerin kariyerini güçlendiren ve eğitim sisteminin kalitesini artıran bir süreç haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Eğitim yönetiminde akademi temelli yeni bir liyakat kültürü mimarisinin kurulması Raporda, Milli Eğitim Akademisi’nin liyakat temelli bir yönetim kültürü inşasına odaklanarak Türk eğitim sisteminde değişim ve gelişim için sağlam bir zemin hazırlayabileceğine işaret edildi ve "Akademi, bu amaca yönelik şeffaflık, hesap verebilirlik ve objektiflik ilkeleriyle hareket etmeli, önerilen eğitim programları, değerlendirme sistemleri ve veri temelli çalışmalarla eğitim yöneticilerinin liyakat esaslı performansı ödüllendirilerek kurumsal dönüşüm sağlanmalıdır" değerlendirmesi yapıldı. Akademi için esnek, dinamik ve uygulama temelli müfredat tasarımı Raporda, Milli Eğitim Akademisi’nin müfredatının belirlenmesinde, "deneyim temelli öğrenme", "proje tabanlı eğitim ve mikro-öğretim", "vaka analizi ve saha deneyimi", "esnek, modüler ve farklılaştırılmış müfredat", "dijital okuryazarlık ve yenilikçi teknoloji kullanımı" olmak üzere 5 temel yaklaşım önerisi yer aldı. Kurumsal uyum ve akademik özgürlük arasında akademi’nin yapı ve sistem dengesi Eğitim-Bir-Sen’in raporunda, Akademi’nin başarısının, kurumsal yapısının sağlam temellere dayalı olarak geliştirilmesine ve sürekli iyileştirilmesine bağlı olduğu vurgulandı. Daha az hiyerarşik, daha fazla iş birlikçi ve bilimsel temelli karar süreçlerine öncelik veren bir yapı oluşturulması gerektiğinin altı çizilerek, "Mevcut yapının güçlü yönlerini koruyup, zayıf yönlerini gidererek hem bir Bakanlık birimi disiplinine sahip hem de üniversite benzeri özgür ve yenilikçi ortam sunan bir Akademi modeli mümkün gözükmektedir" ifadesine yer verildi. Öğretmen adaylarının statüsünde mevzuat açığı Raporda, 7528 sayılı Kanun çerçevesinde Akademi’de eğitime alınan öğretmen adaylarının hukuki statüsünün yasal düzenleme konusu edilmesi ve mevzuat boşluğunun giderilmesi önerisi yer aldı. Öğretmen adaylarının 657 sayılı Kanun bağlamında "aday memur" olarak değerlendirilmesi ve ücretlerin de buna göre belirlenmesi gerektiği belirtildi.
Samsun’da matematikle barıştıran program tamamlandı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:47 Samsun’da matematikle barıştıran program tamamlandı SAMSUN (İHA) – Samsun’da özel öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencileri matematikle barıştıran proje kapanış toplantısıyla tamamlandı. "Aramızdaki Engelleri Kaldıralım, Matematikle Barışalım Projesi" Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinden seçilen toplam 20 öğrenci ile 5 gün boyunca gerçekleştirildi. Proje TÜBİTAK’ın 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklendi. Altınkum Özel Eğitim Uygulama Okulu ve Amazon Orman Atölyesi’nde yapılan 33 etkinlik ile öğrenciler matematiğin farklı yönleriyle tanışma, disiplinler arası bağlarını keşfetme ve özgüven geliştirme fırsatı buldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde tamamlanan proje kapsamında, özel öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin matematik ile daha güçlü bir bağ kurması ve kapsayıcı eğitim anlayışının yaygınlaştırılması amaçlandı. Projenin kapanış toplantısında konuşan proje yürütücüsü OMÜ’de görevli Dr. Öğretim Üyesi Mevlüde Doğan, "Öğrencilerimiz bu süreçte yalnızca matematiği öğrenmekle kalmamış; aynı zamanda eğlenerek, üreterek ve birlikte keşfederek özgüven kazanmışlardır. Matematiğin doğru yöntemlerle sevdirilebileceğini hep birlikte gördük. Bu projenin öğrencilerimiz için kalıcı kazanımlar sağlayacağına ve alandaki çalışmalara yeni bir ivme kazandıracağına inanıyorum" dedi. Program kapsamında projeye katılan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. Kapanış programına; Atakum İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim ve Rehberlik Şube Müdürü Mehmet Atar, akademisyenler, rehber öğretmenler, öğrenci velileri ve davetliler katıldı.
Rektör Prof. Dr. Budak, Özbek öğrencileri ağırladı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:32 Rektör Prof. Dr. Budak, Özbek öğrencileri ağırladı Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasında yürütülen İkili Diploma Programı kapsamında İzmir’e gelen Özbek öğrenciler, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ı ziyaret etti. Öğrencileri makamında ağırlayan Prof. Dr. Budak, başarı dileklerinde bulundu. Toplantıya Rektör Budak’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz, Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tolibjon Madumarov, her iki kurumun akademisyenleri katıldı. Ege Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda, yurt dışındaki üniversiteler ile ikili anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Araştırma Üniversitemizin, Türk dünyası ile sürdürdüğü akademik iş birlikleri başarı ile devam ediyor. Sağlık, ziraat, mühendislik ve temel bilimler alanında ülkemizin köklü birimlerini bünyesinde bulunduran üniversitemiz bu disiplinlerdeki birikimini ve tecrübesini Türk dünyası ile paylaşıyor. Bu kapsamda Üniversitemiz Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasında yürütülen İkili Diploma Programını başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz ilk iki yıllık eğitimlerini Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölümünde tamamladılar. Yeni eğitim-öğretim döneminde Fen Fakültemizin Biyoloji Bölümünde 3’üncü sınıf eğitimlerine başlayacaklar. Türk yükseköğretiminin 70 yıllık bilim çınarı olan üniversitemizin birikimi ile mezun olacaklar" dedi. "Öğrenciler farklı kültürlerle etkileşime geçerek ufuklarını genişletiyor" Prof. Dr. Budak, "Uluslararasılaşma hedefimiz doğrultusunda yürüttüğümüz çift diploma programları sayesinde farklı ülkelerden öğrencileri kampüsümüzde ağırlıyoruz. Yurt dışından gelen öğrenciler, hem akademik hem de sosyal anlamda zengin bir deneyim yaşarken, kendi kültürlerini de arkadaşlarıyla paylaşma fırsatı buluyor. İkili iş birlikleri ve çift diploma programı ile akademisyenler ve öğrenciler, alanlarında yeni bilgi ve beceriler edinirken farklı bir eğitim ortamının sunduğu imkânları değerlendiriyor. Öğrenciler derslerde elde ettikleri kazanımların yanı sıra, farklı kültürlerden arkadaşlıklar kurarak ufuklarını genişletiyor ve gelecekteki kariyer planlarına önemli katkılar sağlıyorlar. Gönül coğrafyamızda yer alan Türk Cumhuriyetleri ile her geçen gün bağlarımızı kuvvetlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Bilimsel iş birliklerimize devam edeceğiz" Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz, "Fen Fakültemiz ile Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi arasındaki iş birliği yaklaşık üç yıl öncesine dayanıyor. Bu süreçte Biyoloji Bölümümüzden pek çok hocamız, Andijan Devlet Üniversitesi için çevrimiçi dersler ve seminerler düzenledi. Özbekistan’dan birçok akademisyen ve lisansüstü öğrencisi üniversitemize geldi ve Biyoloji Bölümü laboratuvarlarında çalışmalar yaptı. Birlikte ortak projeler ürettik. Çift diploma programımız ise 2+2 sistemi ile yürüyor. Çift diploma lisans programının ilk iki yılında öğrenciler, Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi Biyoloji Bölümünde eğitimlerini tamamladılar. 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde Fen Fakültemizin Biyoloji Bölümünde 3’üncü sınıf eğitimlerine başlayacaklar" dedi.
Karabük’te "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" etkinliği
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:19 Karabük’te "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" etkinliği Karabük İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" Okul Sağlığı Hizmetleri İş Birliği Protokolü kapsamında tanıtım etkinliği düzenlendi. Beşbinevler Ömer Lütfü Özaytaç İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, İl Sağlık Müdürü İsmail Kara, Şube müdürleri İdris Kınasakal ve Oktay Köse, İl Sağlık Müdürlüğü çalışanları, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış konuşmalarında İl Millî Eğitim Müdürü Akbaş ve İl Sağlık Müdürü Kara, "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" projesinin toplum sağlığına yapacağı nitelikli katkılardan bahsederek, iki kurum arasındaki bu anlamlı iş birliğinin önemini vurguladı. Konuşmaların ardından, 112 Acil Sağlık ekipleri ve "sağlık elçisi" öğrencilerin ortaklığında basit tıbbi müdahale gösterileri yapıldı. Etkinlik alanındaki öğrencilerle birlikte sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olan düzenli egzersizin önemine dikkat çekmek amacıyla hareketli bir egzersiz etkinliği gerçekleştirildi. Program, protokol heyetinin alanda kurulan ve sağlıklı yaşamı teşvik eden stantları gezmesi ve "sağlık elçisi" olarak görev alan öğrencilere katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Türkiye’nin eğitimde yükselişi OECD raporuna yansıdı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:10 Türkiye’nin eğitimde yükselişi OECD raporuna yansıdı Eğitim sistemlerini karşılaştırmalı verilerle inceleyen, OECD’nin her yıl yayımladığı ‘Bir Bakışta Eğitim 2025’ raporuna göre Türkiye, en fazla ilerleme kaydeden ülkeler arasında yer aldı. OECD tarafından bugün yayımlanan ve eğitim sistemlerine dair en kapsamlı karşılaştırmalı verileri sunan ‘Bir Bakışta Eğitim 2025’ raporuna göre Türkiye, eğitimde güçlü bir yükseliş gösteriyor. Rapor, Türkiye’nin eğitimde kapsayıcılığı artırma ve genç nüfusu eğitime kazandırma alanlarında OECD ülkeleri arasında öne çıktığını ortaya koyuyor. Rapora göre, son on yılda, Türkiye’de 3-5 yaş arası çocukların okullaşma oranı yüzde 28’den yüzde 54’e yükseldi. Bu artış, OECD ülkeleri arasında en yüksek artışlardan biri olarak kayda geçti. Ayrıca, 5 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 98’e ulaşarak yüzde 86 olan OECD ortalamasının üzerine çıktı. Ayrıca 15-19 yaş grubundaki okullaşma oranı yüzde 69’dan yüzde 79’a yükseldi. Türkiye, bu oranla yüzde 84 olan OECD ortalamasına yaklaşırken, ABD (yüzde 80) ve İngiltere (yüzde 81) gibi ülkelerle benzer bir düzeye ulaştı. Bununla birlikte OECD verilerine göre Türkiye’de 25-34 yaş grubunda ortaöğretimi tamamlamayanların oranı 2019’da yüzde 41 iken 2024’te yüzde 28’e geriledi. Bu düşüş, OECD ortalamasına kıyasla çok daha hızlı bir iyileşmeyi işaret ediyor. Türkiye, yükseköğretimde okul terkinde en düşük, tamamlama oranında en yüksek ülkelerden biri Rapordaki önemli bulgulardan biri, Türkiye’nin yükseköğretimdeki başarı düzeyi oldu. Türkiye’de lisans programlarında ilk yıl okul terk oranı yalnızca yüzde 1. Bu oran, yüzde 13 olan OECD ortalamasına göre en düşük terk oranı anlamına geliyor. Rapora göre Türkiye’de lisans öğrencilerinin yüzde 64’ü süresinde, yüzde 86’sı ise beklenen mezuniyet yılından en geç üç yıl içinde mezun oluyor. Bu oranlar, Türkiye’nin yükseköğretimde öğrencilere sunduğu bütüncül desteklerin etkisini ortaya koyuyor. STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında yüzde 81, sağlık alanlarında ise yüzde 94’lük tamamlama oranı, OECD ortalamaları olan yüzde 58 ve yüzde 74’ün oldukça üzerinde kaydedildi. Ayrıca kadınların lisans tamamlama oranı yüzde 91 ile erkeklerin yüzde 80’lik oranının üzerinde gerçekleşti. Bu oranlar, kadınlarda OECD ortalaması olan yüzde 75’in ve erkeklerde yüzde 63’ün üstünde seyrederek, Türkiye’nin yükseköğretimde bu anlamda fırsat eşitliğini güçlendirdiğini gösterdi. Yükseköğretimde uluslararası öğrencilerde yaşanan artış da rapora yansıdı. Türkiye’de 2018’de yüzde 1,7 olan uluslararası öğrenci oranı 2023’te yüzde 4,3’e yükseldi. Bu gelişme, Türkiye’nin yükseköğretim sisteminin bölgesel ve küresel ölçekte artan çekim gücünü yansıtıyor. Kamu kaynaklarından eğitime ayrılan payda da Türkiye, OECD ortalamasının üzerinde Kamu kaynaklarından eğitime ayrılan pay yüzde 10,6 ile OECD ortalaması olan yüzde 10,1’in üzerinde. Bununla birlikte, Türkiye; Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İsveç ile birlikte kamu yükseköğretim kurumlarında öğrenim ücreti almayan ülkelerden biri. Bu politika, yükseköğretimin bireysel ödemeler yerine kamu tarafından finanse edilmesi yönünde benimsenen yaklaşımın bir göstergesi. Öğretmen maaşları ve öğrenme ortamlarında OECD’nin üzerinde iyileşme 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de öğretmenlerin yıllık brüt başlangıç maaşları, satın alma gücü paritesine göre tüm kademelerde OECD ortalamalarının belirgin biçimde üzerinde. Türkiye aynı zamanda, son on yılda öğretmen maaşlarının reel olarak en fazla arttığı OECD ülkelerinin başında geliyor. Gerçekleştirilen öğretmen atamalarıyla birlikte, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokulda 18, ortaokul ve genel liselerde 13, meslek liselerinde 14, lise genelinde ise 12’ye geriledi. Bu göstergeler OECD ortalamalarıyla büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Türkiye ayrıca, OECD ülkeleri arasında en genç öğretmen profiline sahip ülkelerden biri. Ortaokul kademesinde 50 yaş ve üzeri öğretmen oranı Türkiye’de yüzde 13 iken, OECD ortalaması yüzde 38. Eğitim ortamlarına yapılan yatırımların sınıf mevcutlarına olumlu yansıması da raporda görülüyor. İlkokul sınıf mevcutları 2013’ten bu yana iki öğrenci azalarak 21’e düştü ve OECD ortalamasıyla aynı seviyeye geldi. Ders sürelerinin dağılımı da raporda öne çıkan bir başka unsur. Türkiye’de ilkokulda ders saatlerinin yüzde 47’si, ortaokulda ise yüzde 30’u dil ve matematiğe yönelik temel derslere ayrılıyor. Her iki oran da OECD ortalaması olan yüzde 41 ve yüzde 27’nin üzerinde olup, öğrencilerin temel akademik yetkinliklere daha güçlü biçimde hazırlanmasına imkân sağlıyor.
Kütahya’da Nezihe Uygun 4-6 Yaş Kur’an Kursu açıldı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:02 Kütahya’da Nezihe Uygun 4-6 Yaş Kur’an Kursu açıldı Kütahya’da hizmet veren Nezihe Uygun 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda 2025-2026 eğitim-öğretim yılı başladı. Vali Musa Işın’ın katılımıyla, Kütahya Müftülüğü koordinesinde gerçekleştirilen açılış programına, il protokolü, din görevlileri, kurs öğreticileri, veliler ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Vali Musa Işın, çocukların küçük yaşta dini ve ahlaki değerlerle tanışmasının önemine dikkat çekerek, "Toplumda her geçen gün aile bağlarının ve değerlerin zayıfladığını üzülerek görüyoruz. Çocuklarımızın saygılı, sorumluluk sahibi, ahlaklı bireyler olarak yetişmeleri için onları doğru bir eğitimle buluşturmamız şarttır. Kur’an kurslarımız bu noktada büyük bir görev üstlenmektedir. Siz veliler de çocuklarınızı bu kurumlara yönlendirerek çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz." dedi. Vali Musa Işın, uyuşturucu, şiddet ve saygısızlık gibi toplumsal sorunlara değinerek, bu olumsuzluklardan kurtuluşun yolunun aileden başlayarak güçlü bir manevi eğitim vermek olduğunu belirtti. Kur’an kursunda çocuklara; Kur’an-ı Kerim eğitimi, sure ve dua ezberleri, dini bilgiler, değerler eğitimi, okul öncesi hazırlıklar ve âdâb-ı muaşeret derslerinin yanı sıra sanat atölyesi, drama, mutfak atölyesi, resim ve müzik çalışmaları gibi etkinlikler de sunulacak. Dua edilmesi ve kurdele kesilmesinin ardından Vali Işın ile protokol üyeleri, kurs binasını gezerek yetkililerden bilgi aldı.
Selçuk Üniversitesi’nden akademisyenlere önemli fırsat
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:52 Selçuk Üniversitesi’nden akademisyenlere önemli fırsat Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeye yönelik proje hazırlayan bilim insanlarına önemli katkılar sunuluyor. Ulusal ve uluslararası Bilimsel Araştırma Projeleri’ne ve yurt dışı araştırma faaliyetlerine 450 bin TL’ye kadar destek verilecek. Selçuk Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma yolundaki çalışmalarını güçlendirmek ve uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla iki yeni destek uygulaması başlatıldı. Bu doğrultuda akademisyenler, üniversite-sanayi iş birliği projelerini geliştirmeye ve bu projelere katkı sağlayacak araçlara başvurmaya davet edildi. 450 bin TL bütçeyle desteklenecek bu projeler, Bilimsel Araştırma Projeleri uygulama ilkelerinde tanımlanan üniversite - sanayi iş birliği projelerini kapsıyor. Bu uygulama ile akademisyenlere sanayi kuruluşları ve TEKNOKENT ile yürütecekleri projeler için makine-teçhizat desteği, ortak yürütücülük fırsatı, test, analiz ve mühendislik hizmetleri desteği sunulacak. Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü ayrıca akademisyenlere Uluslararası Araştırma İş Birliği Projeleri ile dünyanın ilk 500 üniversitesiyle bilim üretme ve araştırma ortağı olma imkanı da sunuyor. 300 bin TL’lik bütçeyle desteklenecek bu projeler, BAP uygulama ilkelerinde tanımlanan Uluslararası İş Birliği Projeleri’ni içeriyor. ARWU ve THE sıralamalarında ilk 500’de yer alan üniversite ya da araştırma merkezlerinde çalışma yapacak akademisyenlere 89 gün yurt dışında çalışma desteği verilecek. Destek almaya hak kazanan akademisyene ulaşım ödemesi de yapılacak. Bilimsel Araştırma Projeleri’ne büyük önem verdiklerini belirten Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, "Selçuk Üniversitesi olarak araştırma üniversitesi vizyonumuzu daha da güçlendirmek ve akademisyenlerimizin bilimsel çalışmalarına ulusal ve uluslararası ölçekte değer katmak için önemli adımlar atıyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu yeni destek mekanizmaları, üniversite-sanayi iş birliğini derinleştirirken aynı zamanda dünya üniversiteleriyle güçlü bağlar kurmamıza da katkı sağlayacaktır. Akademisyenlerimizin yürüttüğü projeler, yalnızca bilime değil, ülkemizin kalkınmasına ve küresel ölçekte görünürlüğümüze de hizmet edecektir" dedi.
Osmangazi Belediyesi’nden velilere özel kitap atölyesi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:45 Osmangazi Belediyesi’nden velilere özel kitap atölyesi Osmangazi Belediyesi, velilerin kitaplara farklı bir gözle bakabilmesi ve çocuklarına kitap sevgisi aşılaması için özel bir atölye başlattı. Osmangazi Belediyesi, ailelerin çocuklarıyla kitap ilişkisini güçlendirmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yetişkinlerle Çocuk Kitaplarına Bakış Atölyesi" velilerin kitaplara farklı bir gözle bakmalarını ve çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmada daha bilinçli bir yaklaşım geliştirmelerini hedefliyor. Serap Yenilmez Çetin’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölye, 15 günde bir yapılacak iki ders ile devam edecek. Veliler, atölye kapsamında yalnızca kitap okuma alışkanlığını geliştirme yöntemleri öğrenmekle kalmıyor; aynı zamanda çocuklarının kitaba ilgisini artıracak uygulamalar da yapıyor. "Çocuk ile kitap arasında bağ kurmayı amaçlıyoruz" Etkinlik hakkında bilgi veren Serap Yenilmez Çetin, şunları söyledi: "Bu atölyeyi yalnızca veliler için tasarladık. Amacımız, çocuklarımızı kitaba daha çok yaklaştırabilmek. Evde çocukları kitaba yönlendirmekte zorlanan velilere rehberlik ediyoruz. Asıl hedefimiz, veli ile çocuk arasında kitap üzerinden bir bağ kurulmasını sağlamak." Çetin, atölyede klasik ve didaktik bir yaklaşım yerine akılcı bir yöntem benimsediklerini vurgulayarak, "Velilerin aktif olarak katıldığı, konuşabildiği bir ortam oluşturduk. Kitap kapağı tasarlıyoruz, kitabın içinden resimler çiziyoruz, hatta çocukluğumuza mektuplar yazıyoruz. Böylece hem keyifli hem de öğretici bir süreçle çocuklarımızla daha yakın bir ilişki kurmayı amaçlıyoruz" dedi.
Ayvalık’ta Öğretmenlere "Hibrit ve Elektrikli Araç Teknolojileri" Eğitimi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:42 Ayvalık’ta Öğretmenlere "Hibrit ve Elektrikli Araç Teknolojileri" Eğitimi Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün girişimiyle hazırlanan "Hibrit ve Elektrikli Araç Teknolojileri Eğitici Eğitimi Projesi", Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) Teknik Destek Programı kapsamında kabul edildi. Proje çerçevesinde Ayvalık’taki meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerin, elektrikli araç teknolojilerinde uzmanlaşması hedefleniyor. Pakmaya Kenan Kaptan Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen, 3 gün sürecek 18 saatlik eğitimlere 10 öğretmen katıldı. Tüm dünyada temiz enerji ve sürdürülebilir ulaşım ihtiyacının artması, Türkiye’de elektrikli araç üretimi ve yatırımlarının hızla artması, 2030 yılında dünya otomotiv pazarında elektrikli araçların yüzde 60 paya ulaşacağının öngörülmesi nedeniyle; Balıkesir’in sanayi altyapısı, limanları ve OSB’leri ile bölgesel rekabet gücünü artırma ihtiyacı gibi etkenler projenin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığı öğrenildi. Ayvalık Mesleki Eğitim Merkezi ve Şehit Abdullah Tayyip Olçok Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinin katıldığı eğitim programında, katılımcılara temiz enerji, sürdürülebilir ulaşım, batarya teknolojileri, şarj sistemleri ve elektrikli araç bakım-onarım uygulamaları gibi konularda bilgi ve beceri kazandırılacağı bildirildi. Projenin amacının; Balıkesir’in 9 Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere elektrikli araç teknolojilerinde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünü karşılamak, öğretmenlere hibrit ve elektrikli araç teknolojileri alanında eğitici eğitimi verilerek güncel teknolojilerle donatılmış bireyler yetiştirmek, mesleki eğitim kurumların kapasitesini güçlendirmek, özel sektör ile entegrasyonunu artırmak olduğu ifade edildi. Eğitimlerin sonunda öğretmenlerin, kendi okullarında öğrencilere ve meslektaşlarına aktaracakları bilgilerle çarpan etkisi oluşturması bekleniyor. Böylece projenin, yalnızca Ayvalık’la sınırlı kalmayarak Balıkesir’in genelinde on binlerce öğrenci ve veliye ulaştırılması planlanıyor. Ayvalık’ta gerçekleştirilen bu proje, mesleki eğitimde yeşil ve dijital dönüşüme katkı sunarak hem bölge ekonomisine hem de sürdürülebilir bir geleceğe destek olmayı hedeflediği de gelen bilgiler arasında... "Elektrikli araç teknolojisi alanında nitelikli insan gücüne ihtiyaç var" Aldıkları eğitimlerle ilgili açıklamalarda bulunan Ayvalık Mesleki Merkez Müdürü Levent Barbaros, mesleki eğitim dünyada teknolojik alanlarda olduğu gibi araçların da teknolojisi alanında büyük bir değişim ve gelişime uğradığını savunarak, "Üretim anlamında elektrikli araç teknolojisi adına büyük bir hamle içerisine girilmesinin sonucunda da teknolojideki bu değişim altyapıda ona hizmet veren nitelikli insan gücüne ihtiyaç hissettiriyor. Ayvalık’ta, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün desteğiyle bölgemizdeki elektrikli araç teknolojisi alanında ihtiyaç duyulan nitelikli personelin yetiştirilmesi amacıyla elektrik elektronik teknolojisi ve motorlu araçlar teknolojileri öğretmeni arkadaşlarımızın eğitimini burada gerçekleştiriyoruz. Bu projemiz Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan Güney Marmara Kalkınma Ajansı teknik destek programında gerçekleştirmiş olup, ilçe milli eğitim müdürlüğümüz tarafından yazılımı sunulmuş olan projenin kabulü ile gerçekleşti. Bu proje kapsamında ilçemizde bulunan 10 teknik öğretmen arkadaşımız, hibrit ve elektrikli araçlar konusunda eğitim alıp bir eğitici eğitimi gerçekleştirmiş olacaklar. Amacımız; bundan sonraki aşamada öğretmen arkadaşlarımızla birlikte öğrencilerimizin ve sanayide hizmet veren sektörde hizmet veren iş sahiplerinin bu alanda bilgilendirip, bilgi ve becerilerinin artırılması olacak. Bu sayede hem bölgemizde hem ülkemizde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman ihtiyacına da cevap vermeye çalışacağız" dedi. Türkiye’nin teknoloji yakalaması ve iyi bir düzeye çıkarılması için çabalıyorlar Eğitimlere katılan Ayvalık Mesleki Eğitim Merkezi Elektrik Elektronik Teknoloji Öğretmeni Hasan Sadi Mastar ise, hibrit ve elektrikli araçlar teknolojileri konusunda hazırlanan eğitim projesinin içinde yer almaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Bana göre; başta dünyanın ekolojik düzenini korumak anlamında bu tip araçların kullanılması, geleceğimiz açısından çok çok önemli. Bu alandaki yeni gelişmeler, bu araçların teknolojisinde diğer araçlara göre daha üstün olduğunu gösteriyor. Teknolojiyi yakalamak mümkün değil. Ama biz onun peşinde koşan eğitimciler olarak buradayız. Burada aldığımız eğitimleri; öğrencilerimize, usta öğreticilerimize aktaracağız. Onların da bu konuda eğitim almalarını, gelişimlerini sağlamak zorundayız. Biz bu projeyle; ülkemizin bu anlamda teknoloji yakalaması, teknik anlamda iyi bir düzeye gelmesi için katkı sunmaya çalışıyoruz" diye konuştu.