EĞİTİM
Gençler çözümün parçası olmak istiyor 11 Mart 2026 Çarşamba - 12:21:16 Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oluşturduğu bin 552 dijital paylaşımı inceleyen araştırma, gençlerin geleceğe yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koydu. Sosyal ağ analizi sonuçları, iyi fikirlerin yayılmasında içeriğin kalitesi kadar öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da kritik bir rol oynadığını gösterdi. Yaşar Üniversitesi Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında yürütülen çalışmada 514 öğrenci, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevrimiçi forumlarda toplam 1.552 paylaşım yaptı. En yoğun katılım, 641 paylaşım ile "Sorumlu Tüketim ve Üretim" başlığında gerçekleşti. Yapılan araştırmanın sonuçları gençlerin sürdürülebilir gelecek için geliştirdiği projeleri ortaya koyarken, iyi fikirlerin yayılmasında yalnızca içeriğin değil, öğrencinin tartışma ağındaki konumunun da belirleyici olduğunu gösterdi. Forumlarda su tasarrufundan güneş enerjisine, geri dönüşümden denizlerin korunmasına kadar onlarca somut çözüm önerisi paylaşıldı. 5 küresel hedef Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasin Özarslan’ın yer aldığı araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, üniversiteli gençlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik geliştirdiği fikirlerin çevrimiçi ortamlarda nasıl yayıldığını ortaya koydu. Sosyal Sorumluluk dersi kapsamında gerçekleştirilen araştırmada, 514 öğrencinin çevrimiçi forum paylaşımları sosyal ağ analizi ve metin analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırma kapsamında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda beş ana tema üzerinde fikir geliştirdi: Temiz Su ve Sıhhi Şartlar, Erişilebilir ve Temiz Enerji, Sorumlu Tüketim ve Üretim, Sudaki Yaşam ve Karasal Yaşam. Elde edilen forum verilerine göre öğrenciler toplam 1.552 paylaşım gerçekleştirdi. En fazla katkı 641 paylaşımla "Sorumlu Tüketim ve Üretim" temasında yapılırken, bunu Karasal Yaşam (328), Sudaki Yaşam (263), Temiz Su (162) ve Temiz Enerji (158) başlıkları izledi. Gençlerden öneriler Öğrencilerin geleceğe ilişkin çarpıcı değerlendirmelerinden bazıları şöyle: "Su, distopik bilim-kurgu eserlerinde bile geleceğin en kritik kaynağı olarak tasvir ediliyor." "Günümüzde kullanılan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı doğaya zarar veriyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçiş kaçınılmazdır." "İzmir denizi hepimizin sorumluluğu" diyen bir öğrenci "İzmir denizi ve çevresinde insanların duyarsız davranışları deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor" sözleriyle çevre bilincine dikkat çekti. Bir başka öğrenci, üretim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Tüketicilere hayvan bazlı proteine alternatif ürünler sunulması çevresel etkileri azaltabilir" görüşünü paylaştı. Kentleşme konusunda ise şu uyarı yapıldı: "Bina, okul ve alışveriş merkezleri planlanırken doğaya verilen zarar mutlaka hesaba katılmalı."
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:37 Karayazı Anadolu Lisesi’nde açılan bilim sergisi yoğun ilgi gördü Erzurum’un Karayazı ilçesinde bulunan Karayazı Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin hazırladığı TÜBİTAK Bilim Sergisi büyük ilgi gördü. Öğrencilerin bilimsel çalışmalarını sergilediği etkinlik, ilçe protokolü ve eğitim camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Sergiye Karayazı Kaymakamı Onur Titiz, ilçedeki mülki amirler ve davetliler katıldı. Ziyaret sırasında öğrenciler hazırladıkları projeleri ve farklı branşlardaki çalışmalarını katılımcılara tek tek anlatarak sunum yaptı. Öğrenciler, projelerinin amacı ve hazırlık süreci hakkında bilgi vererek bilimsel çalışmalarını tanıttı. Kaymakam Onur Titiz de sergiyi gezerek öğrencilerin projelerini dikkatle dinledi. Öğrencilerle sohbet eden Titiz, yapılan çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunarak öğrencileri tebrik etti ve başarılarının devamını diledi. Karayazı Anadolu Lisesi Müdürü Serkan Azat Tutkun ise yaptığı açıklamada, TÜBİTAK sergilerinin öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tutkun, farklı branşlardaki çalışmaların tanıtıldığı bu tür sergilerin öğrencilerin öncülüğünde belirli aralıklarla, özellikle üç ayda bir düzenlenmesinin eğitim açısından faydalı olacağını ifade etti. Gerçekleştirilen TÜBİTAK Bilim Sergisi, öğrencilerin araştırma, üretme ve sunum becerilerini geliştirmesi açısından önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı projeleri ilgiyle inceleyerek gençlerin bilimsel çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:33 Kastamonu Üniversitesi’nden ‘dezenformasyon’ açıklaması Kastamonu Üniversitesi’nden yapılan yazılı açıklamada, anonim hesaplar üzerinden üniversitenin kurumsal kimliğini ve çalışanlarını hedef alan iddialar paylaşan şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, son dönemde üniversite kimliği ve çalışanlarını hedef alan iddialarla ilgili açıklama yapıldı. Anonim sosyal medya hesapları ve e-posta hesapları üzerinden paylaşılan iddialarla karalama girişiminde bulunulduğunun belirtildiği açıklamada, söz konusu asılsız paylaşım ve içerikleri üreten, yayan, aracılık eden tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi. Açıklamada, Son günlerde Üniversitemiz kurumsal kimliğini ve çalışanlarının şahsiyet haklarını hedef alan, kaynağı belirsiz ve ‘takip edilemez’ olduğu sanılan anonim e-posta adresleri ve sosyal medya hesapları gibi dijital mecralar üzerinden servis edilen asılsız iddiaların gündeme getirildiğini ve karalama girişimlerinde bulunulduğunu gözlemlemekteyiz. Elde edilen bilgiler ve teknik veriler ışığında; bu saldırıların münferit olmadığı görülmekte olup üniversitemizin ve çalışanlarının itibarını sistematik bir şekilde zedelemeye yönelik organize bir dezenformasyon süreci yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, önümüzdeki süreçte benzer nitelikte teyide muhtaç ve iftira içerikli paylaşımların yapılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu kirli planlama ve itibar suikastı girişimlerine karşı Üniversitemiz haklarını kullanarak gerekli hukuki yollara başvuracaktır. Söz konusu asılsız paylaşım ve içerikleri üreten, yayan, aracılık eden tüm sorumlular hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında; TCK m.243 (Bilişim sistemine girme), TCK m.244 (Sistemi engelleme, bozma, verileri değiştirme), TCK m.267 (iftira), TCK m.136 (Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) uyarınca gerekli suç duyuruları yapılmış ve konu yargıya intikal ettirilmiştir. Muhtemel karalama girişimlerine karşı her türlü hukuki ve teknik hazırlığımız tamamlanmış olup anonim hesapların arkasına sığınarak suç işleyenlerin dijital ayak izleri üzerinden tespit edilmesi için adli makamlarla iş birliği içerisinde çalışılmaktadır. İlgili mevzuat uyarınca üniversitemizin itibarına ve çalışanlarımızın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan her türlü içerik için erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılması başta olmak üzere gerekli hukuki süreç tavizsiz işletilecektir. Basın meslek ilkeleri gereği, kaynağı karanlık ve teyide muhtaç bilgilerin Üniversitemizden resmi bilgi alınmadan haberleştirilmemesi hukuki bir zorunluluktur. Aksi yöndeki tutumlar ‘haber verme hakkı’ sınırlarını açıkça aşarak ‘suça iştirak’ niteliği taşıyacak ve hukuki sorumluluk doğuracaktır" denildi. Dezenformasyon faaliyetlerine itibar edilmemesi gerektiğinin kaydedildiği açıklamada "Üniversitemiz, akademik başarıları ve kurumsal vakarıyla yoluna devam ederken, bu tür hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle kurumumuzu ve çalışanlarını yıpratmak isteyenlere müsaade edilmeyecektir. Bu tür planlı dezenformasyon faaliyetlerine itibar edilmemesini ve yalnızca kurumumuzca yapılan açıklamaların dikkate alınmasını kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerine yer verildi.
YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür" Mezunlarının istihdam imkanları giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları söyledi: “2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23’tür. Bu kontenjanların 107 bin 552’si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15’ten 3 bin 680’e yüzde 69, tarih kontenjanları 10 bin 658’den 3 bin 646’ya yüzde 66 düşürülmüştür. Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864’ten bin 219’a yüzde 57 düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program olmuştur.” "Vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlarda indirime gidilecek" Sağlık programlarına ilişkin kontenjan verilerini de açıklayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beslenme ve Diyetetik Programı en fazla kontenjanı düşürülen program olmuştur. Bu programın toplam kontenjanı 6 bin 922’den 4 bin 24’e inmiştir. Bunun oransal karşılığı yüzde 42’dir. Eczacılık programlarında kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 24’lük bir azalma gerçekleşmiştir. Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü göstermektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanı 6 bin 761’den 5 bin 826’ya, yaklaşık yüzde 14’lük azalmaya, hemşirelik programlarının kontenjanı ise 18 bin 465’ten 17 bin 36’ya yaklaşık yüzde 8 azalmaya gidilmiştir. Tıp Fakültesi kontenjanları ise bu dönemde korunmuştur. Sağlık programlarındaki kontenjan düşüşü son yıllarda büyük oranda devlet üniversitelerinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlar yeniden değerlendirilecek ve kontenjanlarda indirime gidilecektir.” "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:10 Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakaları Genç A Genel Kategorisinde takım halinde yenilgisiz şampiyon olan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri öğrencileri, büyük bir başarıya imza atarak Gaziantep’i bölge şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Okul sporları içerisinde ferdi ve takım sporlarındaki başarılarıyla adını sıkça duyuran Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri bu kez de satrançta hamlenin şampiyonu unvanını kazandı. Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen ve Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirilen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakalarında 35 takımın kıyasıya mücadele ettiği turnuvada; zekice hamleleri ve disiplinli oyunlarıyla turnuvayı yenilgisiz tamamlayan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri takımları İl Birincisi olarak Gaziantep’i bölge müsabakalarında temsil etme hakkı elde etti. Şampiyon sporcuları makamında kabul eden GKV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Esra İbanoğlu öğrencileri kutlayarak, "Strateji, sabır ve takım ruhuyla bu başarıya imza atan tüm öğrencilerimizi ve başta kurumlarımızın Beden Eğitimi Öğretmeni Murat Tarhan olmak üzere emeği geçen bütün öğretmenlerimizi yürekten kutlar, öğrencilerimizin bundan sonraki eğitim öğretim hayatlarında başarılarının artarak devam etmesini dilerim" dedi. Şampiyon öğrencileri makamında kabul eden ve kutlayan GKV Özel Liseleri Müdürü Murat Sadık Öngen’de öğrencileri kutlayarak bölge şampiyonasında başarılar diledi.
Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:54 Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü Anadolu Üniversitesi, Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen Avrupa Türk Medya Zirvesi kapsamında ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü. Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında, Avrupa’daki Türk toplumunun yeni nesillerine ana dillerini ve kültürel bağlarını kazandırmaya yönelik yürütülen çalışmalar dolayısıyla verilen ödül Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından alındı. Elde edilen başarıya ilişkin ödül töreninde değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi olarak, Avrupa Türk toplumu başta olmak üzere dünyanın neresinde Türk toplumu varsa onların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Günümüzde yeni neslin en önemli sorunlarından biri, Türkçeyi yeterince bilmemek ve ana dillerini yetkin bir şekilde konuşamamak. Biz de Anadolu Üniversitesi olarak bu durumu fark ettiğimiz için, yalnızca Türkiye dışındaki Türk toplumuna hizmet edebilecek Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hayata geçirdik. Akademik anlamda gençlerimize ve yeni neslimize Türkçe öğretmeyi amaçlıyoruz. Bu eğitimlerin, gazeteci arkadaşlarımızın katkılarıyla daha fazla kişiye ulaşacağına ve daha iyi tanıtılacağına inanıyoruz. İnşallah Anadolu Üniversitesi olarak önümüzdeki nice kırk yıllarda da Avrupa Türk toplumu ile birlikte olmaya devam ederiz" dedi. "Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyüteceğiz" Rektör Adıgüzel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: "Bu program bir dil kursu değildir. TÖMER gibi kurumlar Türkçenin öğretimine odaklanırken, biz burada Türk kültürüne dair algıyı derinleştirmeyi, farkındalığı artırmayı ve öğrencilerimizin mezuniyetlerinden sonra da Türkiye ile bağlarını sürdürmelerini hedefliyoruz. Uluslararası öğrencilere de kendi bölümlerini aksatmadan, Açıköğretim sistemi üzerinden ’İkinci Üniversite’ kapsamında bu programa dâhil olmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Anadolu Üniversitesi olarak şu anda 123 farklı ülkeden 3 bin 750 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan bu oran sizlerin katkılarıyla her geçen gün artacak. Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyütecek, geliştirecek ve dünya çapında bir marka hâline getireceğiz." Öğrenciler için sınırsız imkanlar sunuluyor Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında öğrencilere haftalık canlı dersler, etkileşimli öğrenme materyalleri ve özel olarak hazırlanan güncel dijital içerikler sunuluyor. Canlı derslerde öğrenciler, alanında uzman akademisyenlerle birebir etkileşim kurma imkânı bulurken; ders kayıtları sayesinde öğrenme süreçlerini kendi hızlarında sürdürebiliyor. Türk Dili ve Kültürü Programı için hazırlanan içerikler; dil bilgisi, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Kültürel temalı ders materyalleri aracılığıyla öğrencilerin Türkiye’yi ve Türk kültürünü daha yakından tanımaları hedefleniyor. A1 seviyesini tamamlayan öğrenciler, akademik takvim doğrultusunda bir üst seviyeye geçerek Türkçe öğrenme yolculuklarına devam edeceği bildirildi. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin Türk Dili ve Kültürü Programı ile uluslararası alanda Türkçenin öğretimini yaygınlaştırmayı ve erişilebilir, sürdürülebilir bir dil eğitimi sunmayı amaçladığı belirtildi.
ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:29 ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (İVMER) Müdürü ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz; Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) Araştırma ve İnovasyon Seminerleri kapsamında ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans verdi. ERÜ Araştırma Dekanlığı tarafından Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Ayyıldız, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emrah Tıraş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliği açılışında konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Prof. Dr. Bilge Demirköz’ü BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi seçilmesinden dolayı tebrik ederek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu’nun açılış konuşmasının ardından etkinliğin konuşmacısı ODTÜ İVMER Müdürü TÜBA Asli Üyesi ve geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz, konuşmasında Erciyes Üniversitesi’nde olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında ev sahipliğinden dolayı Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’a teşekkür ederek, ODTÜ İVMER’de yürütülen çalışmaları anlattı. Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Demirköz, şunları kaydetti; "Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımıyla hızlandırıcıların dünyadaki dağılımı neredeyse birebir aynı. Neden bu böyle diye baktığımızda da şunu görüyoruz aslında. Uzayda da yüksek radyasyon yüksek vakum ve yüksek sıcaklık var. Tasarım alt yapıları da çok benzer. Yani ikisinde de yüksek elektrik kapasitesi, hızlı geri besleme ve düşük hata payı ihtiyaçları bulunmakta. İşletme sinerjisi de benzer. İkisine de ulaşım zor. Uzaya gitmek çok zor. Ama hızlandırıcılar da çoğunlukla yer altında ve veya radyasyondan dolayı girilemeyen yerlerde olduğu için ulaşım zor. Diğer taraftan bakıldığında veri aktarma zor. Yine çok gerek içsel veri var." Soru- cevapların ardından etkinlik, Prof. Dr. Bilge Demirköz’e teşekkür belgesi takdiminin ardından sona erdi. Prof. Dr. Bilge Demirköz, konferans öncesi ayrıca ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’u da makamında ziyaret etti.
Bilim Demirci bölgenin eğitim üssü oldu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:03 Bilim Demirci bölgenin eğitim üssü oldu Manisa’nın Demirci ilçesinde, Demirci Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Türkiye’nin 41’inci bilim merkezi olma özelliğini taşıyan "Bilim Demirci", kısa sürede binlerce öğrenciyi bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Açıldığı günden bu yana geçen 4 aylık sürede merkezden 4 bin 500 öğrencinin faydalandığı öğrenildi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) 4003 Küçük Ölçekli Bilim Merkezi Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan ’Bilim Demirci’ Prosi, Demirci Belediyesi tarafından hazırlanarak ilçeye kazandırıldı. Proje kapsamında ilçede bulunan eski Demirci Lisesi binası baştan sona yenilenerek modern bir bilim merkezine dönüştürüldü ve "Bilim Demirci" adıyla hizmet vermeye başladı. Bilim Demirci, çocuklar ve gençlerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi, bilime olan ilgilerini artırmayı ve uygulamalı eğitimlerle öğrenmelerini sağlamayı hedefliyor. Merkez, yalnızca Demirci’deki öğrencilere değil, çevre ilçe ve kırsal mahallelerde yaşayan öğrencilere de hizmet vererek bölgesel ölçekte önemli bir eğitim yatırımı olarak öne çıkıyor. Projeye, TÜBİTAK’ın yanı sıra Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) da destek veriyor. Bu desteklerle birlikte merkez, modern eğitim materyalleri ve donanımlı atölyeleriyle öğrencilerin bilimsel süreçleri uygulamalı olarak deneyimleyebileceği bir ortam sunuyor. Merkez bünyesinde Doğa Bilimleri Atölyesi, Matematik Atölyesi, Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi, Tasarım Atölyesi ile Teknoloji Atölyesi yer alıyor. Bu atölyelerde öğrenciler; deney düzenekleri, gözlem çalışmaları, proje tabanlı eğitimler ve interaktif etkinliklerle bilimsel kavramları uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor. Bilim Demirci’de düzenlenen atölye çalışmaları, bilim etkinlikleri ve eğitim programları sayesinde öğrencilerin erken yaşta bilimle tanışması, araştırma ve keşfetme becerilerinin gelişmesi hedefleniyor. Bilim Demirci uygulamalı eğitimlere zaman zaman ailelerde katılım sağlayarak çocukları ile birlikte merkezin çalışmalarında yer alıyorlar. Merkezin, geleceğin mühendisleri, bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Öğrencilerden Ahsen Korkmaz, "Buraya geldiğim zaman heyecan duyuyorum. Kendi evimizde yapamayacağımız deneyler öğreniyoruz. Bilim Demirci’de matematikten tasarıma kadar birçok konuda önemli çalışmalar yapıyorum" dedi. Ayşe Hafize Çetin isimli öğrenci, "Bilim Demirci her öğrenci için büyük bir avantaj. Teorik öğrenmenin yanında uygulamaları çalışmalarla da güzel projeler ortaya çıkarıyoruz" derken bir diğer öğrenci Muhammed Eymen Çelebi ise "Fizik ve Biyoloji de çok güzel deneyler yaptık. Mikroskobu çok merak ediyordum. Mikroskop ile çok güzel çalışmalar yaptık" ifadelerini kullandı. Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi Öğretmeni Duygu Aci de şunları söyledi: "Bilim Demirci 2025 Eylül ayı itibariyle faaliyete geçti. Bilim Merkezindeki amacımız öğrencilerimizin yaşayarak ve severek öğrenmelerini sağlamak. Sürekli etkinlik yaparak öğrendikleri akademik bilgileri uygulama eğitimleri ile proje alanına yöneltmek." Demirci’nin bir eğitim kenti olduğuna dikkat çeken Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara ise şunları söyledi: "Türkiye’nin 41. Bilim Merkezini TÜBİTAK’a hazırladığımız proje ile kazandırdık. 4003 B küçük ölçekli TÜBİTAK destekli Bilim Demirci’ye T3 Vakfı ’da destek veriyor. Eski Demirci Lisesinin 2. Katını restore ederek Bilim Demirci’ye dönüştürdük. Eğitim kenti olan Demirci’miz için bu yatırım geleceğimiz olan öğrencilerimizin eğitim hayatına büyük katkı sunacak. Bu projeyi destekleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Bakan yardımcılarımıza, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a ilçem adına teşekkür ediyorum"
İhlas Koleji STEM Fuarı’nda öğrencilerden gerçek hayat sorunlarına projeler
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:27 İhlas Koleji STEM Fuarı’nda öğrencilerden gerçek hayat sorunlarına projeler Eğitimi yalnızca sınav başarısı üzerinden değil; üretim kültürü, yetkinlik gelişimi ve değer temelli yaklaşım üzerinden yeniden tanımlayan İhlas Koleji, üç kampüsünde gerçekleştirdiği STEM Fuarı 2026 ile yeni nesil okul modelini gözler önüne serdi. Bahçelievler, Beylikdüzü ve Ispartakule kampüslerinde dört gün süren etkinlikte öğrenciler, dönem boyunca geliştirdikleri projeleri veliler ve ziyaretçilerle buluşturdu. Fuar, klasik bir proje sergisinin ötesine geçerek; bilgiyi ezberleyen değil, bilgiyi kullanarak çözüm üreten bir neslin sahneye çıkışına dönüştü. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği fuarın açılışında, öğrencilerin ellerinde Türk bayraklarıyla yaptığı gösteri büyük bir coşkuya sahne oldu. Fikirden ürüne sistemli bir yolculuk Sınıfların duvarlarını aşan ve müfredatın dışına taşan bir eğitim anlayışının somut göstergesi olan STEM uygulamaları kapsamında öğrenciler, dönem boyunca beş aşamalı bir süreç izledi: Gerçek hayattan bir problem belirlediler Disiplinler arası araştırma yaptılar Takım çalışmasıyla çözüm geliştirdiler Prototip üreterek test ettiler Ürününü topluluk önünde savundular Bu modelin analitik düşünme, problem çözme, işbirliği ve iletişim becerilerini aynı anda geliştiren bütüncül bir yapı sunduğu belirtildi. Fuarda öğrencilerin projelerini velilere bizzat anlatmaları ise özgüven ve ifade gücünün en somut göstergesi oldu. Hakkı Okur: "Diploma kapıyı açar, yetkinlik kalıcı olmayı sağlar" İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur, fuarın kurum vizyonunun sahadaki karşılığı olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Biz öğrencilerimizi yalnızca bilgiyi öğrenen değil, bilgiyi kullanarak çözüm üreten bireyler olarak yetiştiriyoruz. STEM çalışmalarımız bu anlayışın en somut yansımasıdır. Diploma bir kapıyı açar; yetkinlik ise o kapının ardında kalıcı olmayı sağlar. Bu fuarda gördüğümüz her proje, öğrencilerimizin analitik düşünerek üretim yaptığını ortaya koyuyor." Akademik başarı ile üretim kültürü birlikte İhlas Kolejinin benimsediği eğitim yaklaşımı; akademik disiplini üretim kültürüyle birlikte yürütmeye dayanıyor. Sınav başarısı disiplin kazandırırken proje kültürü vizyon kazandırıyor. Eğitimde kalıcı dönüşüm ise bu iki alanın dengeli biçimde ilerlemesiyle mümkün oluyor. İhlas Koleji STEM Fuarı 2026, değişen dünyada yalnızca diploma değil; yetkinlik, karakter ve üretim gücünün belirleyici olacağı gerçeğini ortaya koydu.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi TÜBİTAK desteği aldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:53 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi TÜBİTAK desteği aldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Nanoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Ali Çiriş’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 2218-Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. "Perovskit/Silisyum Tandem Güneş Hücrelerinde TOPCon Silisyum Alt-Hücre Performansının Geliştirilmesi: Atomik Katman Depolama (ALD) Yöntemi ile Büyütülen Kalay Oksit (SnO) İnce Filmlerinin Rolü" başlıklı proje, güneş enerjisi teknolojileri alanında yenilikçi çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek araştırmalar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) Silisyum Fotovoltaik Birimi Koordinatörü Raşit Turan danışmanlığında ODTÜ-GÜNAM bünyesinde yürütülecek. Yapılacak çalışmalarla yüksek performanslı perovskit/silisyum tandem güneş hücrelerinin geliştirilmesine katkı sağlanması ve güneş pili araştırmaları alanında Türkiye’nin bilimsel altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, üniversitenin TÜBİTAK 2218 - Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında destek almaya hak kazanmasının gurur verici olduğunu belirtti. Uslu, yapılan çalışmaların hem üniversiteye hem de ülkeye önemli katkılar sunacağını ifade ederek projede görev alan akademisyenleri tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.
Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:26 Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı Türk dilinin zenginliğini ve kadim Türk kültürünün derin mirasını dünyaya tanıtan Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan’ın en eski ve en köklü devlet üniversitesi olan Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında kültürel ve akademik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Moğolistan Devlet Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Ulanbatur Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hayata geçiriliyor. Merkez aracılığıyla Türkçe öğretiminin yanı sıra ortak akademik projeler ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor. Anlaşmanın, iki ülke arasındaki akademik ve kültürel iş birliğini kurumsal bir zemine taşıması bekleniyor. Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkoloji Bölümü’nün, gerçekleştirilecek faaliyetler için güçlü bir akademik altyapı oluşturacağı belirtiliyor. Bölümün uzman kadrosu ve akademik birikimi sayesinde gerçekleştirilecek etkinliklerin sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Özellikle Yunus Emre Enstitüsünün farklı kıtalarda uyguladığı ‘Tercihim Türkçe Projesi’nin, Türkoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler için yeni bir saha oluşturacağı ifade ediliyor. Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların, öğrencilerin uluslararası düzeyde akademik deneyim kazanmalarına katkı sağlaması öngörülüyor. Öğrencilere sunulacak değişim programları ve burs imkânları ile iki ülke gençleri arasında kalıcı bağların tesis edilmesi de amaçlanıyor. Kültürel diplomasi boyutu öne çıkıyor İş birliğinin en dikkat çekici yönlerinden birini ise kültürel faaliyetler oluşturuyor. Merkez bünyesinde düzenlenecek sergiler, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, atölye çalışmaları ve akademik söyleşiler aracılığıyla Türkiye’nin köklü sanat ve düşünce birikimi Moğol kültürü ile bir araya getirilecek. Karşılıklı kültürel etkileşimi artırmayı hedefleyen bu etkinliklerin, toplumlar arasında kalıcı bir anlayış ve yakınlaşma zemini oluşturması bekleniyor. Kültürel programların, yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayarak daha geniş kitlelere ulaşması ve kamu diplomasisine katkı sunması hedefleniyor. Hayata geçirilecek bu çok boyutlu iş birliği modelinin, yükseköğretim alanında sürdürülebilir ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlaması ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri uzun vadede daha da güçlendirmesi bekleniyor.