EĞİTİM
Öğretmene tehdit iddiası sendikaları birleştirdi 10 Mart 2026 Salı - 17:41:30 Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bir velinin öğretmeni tehdit ettiği iddiası üzerine eğitim sendikaları birlik olarak okul önünde basın açıklaması yaptı. Sendika temsilcileri, "Eğitimde şiddete asla geçit vermeyeceğiz" diyerek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Kızılay İlkokulu’nda görev yapan bir öğretmenin veli tarafından tehdit edildiği iddiasına eğitim sendikaları tepki gösterdi. Eğitim Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklamasına Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının üyeleri de destek verdi. Okul önünde bir araya gelen sendika temsilcileri, öğretmenlere yönelik şiddet ve tehdit olaylarının kabul edilemez olduğunu belirterek yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağırdı. Eğitim Bir-Sen Yunusemre İlçe Başkanı Zeynel Mutlu yaptığı açıklamada, eğitimin sevgi, saygı ve güven temelinde yükselen bir değer olduğunu vurgulayarak öğretmenlerin görevlerini huzur ve güven içinde yapabilmelerinin en temel hakları olduğunu söyledi. Son dönemde öğretmenlere yönelik sözlü taciz, mobbing ve fiziksel şiddet olaylarının arttığını ifade eden Mutlu, "Henüz İstanbul’da öğrencisi tarafından hayattan koparılan meslektaşımız Fatma öğretmenin acısı yüreğimizde tazeyken, ilçemizde yaşanan yeni bir şiddet vakası acımızı ve öfkemizi katlamıştır. 5 Mart günü Yunusemre Türk Kızılayı İlkokulu’nda görev yapan İngilizce öğretmenimize yönelik gerçekleştirilen şiddet girişimini en sert şekilde kınıyoruz" dedi. Bir eğitimciye yönelik tehdidin kabul edilemez olduğunu belirten Mutlu, "Bugün buradan bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz: Artık yeter. Eğitimde şiddete, baskıya ve itibarsızlaştırmaya geçit vermeyeceğiz. Yetkililerden eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alınmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili yasal sürecin başlatıldığını da açıklayan Mutlu, failin hak ettiği cezayı alması için davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. Sendika temsilcileri, öğretmenlere yönelik her türlü baskı, tehdit ve şiddetin toplumun geleceğine yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayarak tüm kesimleri öğretmenlere sahip çıkmaya ve okullarda saygı kültürünü güçlendirmeye davet etti.
10 Mart 2026 Salı - 17:16 Kırşehir Endüstri ve Meslek Lisesi’nde Ahiliğin ’orta sandığı’ geleneği yaşatılıyor Kırşehir Endüstri ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde Ahilik kültürünün önemli unsurlarından biri olan ’orta sandığı’ geleneği sürdürülüyor. Öğrencilerin ve hayırseverlerin katkılarıyla toplanan 191 bin 850 TL ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Okulda yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler küçük katkılarla bir araya gelerek ihtiyaç sahibi arkadaşlarına destek oluyor. Yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yaşatmayı amaçlayan uygulama, öğrencilerin de ilgisini çekiyor. Çalışma hakkında açıklamada bulunan Rehber Öğretmen Sibel Keskinkılıç, okulda uygulanan faaliyetle öğrencilerin yardımlaşma ve dayanışma duygusunu kazanmasını hedeflediklerini söyledi. Keskinkılıç, "Öğrenciler küçük katkılarla bir araya gelerek ihtiyaç sahibi arkadaşlarına destek olmayı öğreniyorlar" dedi. 9. sınıf öğrencisi Yasin Efe Karaaslan ise okula başladığında orta sandığı geleneğini öğrendiğini belirterek harçlıklarıyla ihtiyaç sahiplerine destek sunduklarını ifade etti. Okul yöneticilerinden Hakan Vahapoğlu da Ramazan ayının manevi atmosferi nedeniyle yardım faaliyetlerinde artış yaşandığını belirtti. Vahapoğlu açıklamasında, "Geçen yıl da çok güzel geri dönüşler aldık. Öğrencilerin harçlıklarıyla arkadaşlarına destek olması bizleri sevindirdi. Ramazan ayının yardım duygularını daha da artırdığını düşünüyoruz. 191 bin 850 TL para toplandı ve bu ihtiyaç sahiplerine gidiyor" diye konuştu.
Yüksekova’da kültür sanat buluşması: Hakkari halayı ile Ege’nin zeybeği buluştu
17 Şubat 2026 Salı - 09:33 Yüksekova’da kültür sanat buluşması: Hakkari halayı ile Ege’nin zeybeği buluştu Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen halk oyunları kursu, Anadolu’nun iki ucundaki kültürel zenginliği olan halay ve zeybeği bir araya getirdi. Pizok TOKİ İlk ve Ortaokulu öğrencileri, kendi yörelerine ait halayların ardından Ege’nin simgesi zeybek oyununu öğrenerek kültürel bir köprü kuruyor. Yüksekova Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kursta, 20 öğrenciden oluşan grup, bölgenin kadim halk dansı olan Hakkari halayının ritmini, Ege yöresine ait zeybeğin asaletiyle harmanlıyor. Okul bahçesi ve koridorları, bir yanda davul zurna eşliğindeki halayların coşkusuyla, diğer yanda ise zeybek figürlerinin vakur duruşuyla renkleniyor. "Doğu’nun ritmi, Ege’nin vakur duruşuyla buluştu" Halk oyunları eğitmeni Ceren Kocataş, eğitimin sadece figür öğretmekten ibaret olmadığını, Anadolu’nun farklı renklerini çocukların dünyasına taşıdıklarını ifade etti. Kocataş, projenin içeriğine dair şu açıklamada bulundu: "Buradaki temel amacımız, çocuklarımıza Anadolu’nun bir bütün olduğunu hissettirmek. Yüksekova’nın enerjik ve birleştirici halayını bilen evlatlarımıza, şimdi de Ege’nin, Muğla’nın o asil Zeybek oyununu öğretiyoruz. Bir yanda omuz omuza durulan halayımız, diğer yanda tek başına devleşen zeybeğimiz var. Öğrencilerimiz koridorlarda halay çekerken, bahçede zeybek diz vuruyor. Bu çeşitlilik onlara müthiş bir özgüven ve kültürel derinlik kazandırıyor." "Okulun her köşesi sahneye dönüştü" Eğitmenleri eşliğinde hummalı bir hazırlık sürecine giren öğrenciler, 20 kişilik bir kadroyla hem eğleniyor hem de öğreniyor. Sınıf içindeki teorik eğitimleri, okul koridorlarındaki ritim çalışmaları ve bahçedeki büyük provalar takip ediyor. Hakkari’nin dağları arasında yükselen Ege ezgileri, hem veliler hem de çevre sakinleri tarafından ilgiyle karşılanıyor. Kursun sonunda öğrencilerin hem Hakkari hem de Muğla yöresine ait oyunlardan oluşan karma bir gösteriyle izleyici karşısına çıkması hedefleniyor.
ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu
17 Şubat 2026 Salı - 02:01 ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
KBÜ’lü öğrencilere TEKNOFEST 2026 süreci anlatıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 22:22 KBÜ’lü öğrencilere TEKNOFEST 2026 süreci anlatıldı Karabük Üniversitesi’nde(KBÜ) TEKNOFEST 2026 Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Düzenlenen programda yarışma süreci ve öğrencilere sunulan destekler paylaşıldı. Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; TEKNOFEST Birim Sorumlusu Öğr. Gör. Bahadır Furkan Kınacı, Araştırma Görevlisi Mesut Yılmaz ve Karabük Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi Koordinatörü Muhammed Can Habergetiren katıldı. Toplantıda konuşan Kınacı, TEKNOFEST yarışmalarının kapsamının her yıl genişlediğini belirtti. 2025’te 53 ana ve 119 alt kategoride yarışma düzenlendiğini, 2026’da ise 52 ana kategori altında 127 alt kategorinin yer aldığını ifade etti. Roket teknolojilerinden insansız hava araçlarına, hava savunma sistemlerinden sosyal inovasyona kadar geniş bir yelpazede yarışma alanı bulunduğunu vurgulayan Kınacı, 20 Şubat’a kadar yapılan başvuruların ön niyet beyanı niteliğinde olduğunu kaydetti. Ürünlerin bu tarihe kadar tamamlanmasının beklenmediğini, sürecin kategori bazlı takvimlerle ilerlediğini söyledi. Karabük Üniversitesinin TEKNOFEST sürecinde öğrencilere önemli destekler sunduğunu belirten Kınacı, 2025 yılında 102 takımla yarışmalara katılım sağlandığını ifade etti. Bu takımlardan 53’ünün ön elemeyi geçtiğini, 18’inin finale kaldığını ve 4 takımın ödül aldığını aktardı. Üniversitenin teknik desteğin yanı sıra ekonomik ve organizasyonel destek de sağladığını dile getiren Kınacı, sponsor bulma ve bütçe yönetimi süreçlerinin öğrenciler için önemli bir deneyim alanı oluşturduğunu söyledi. Toplantıda ayrıca Karabük Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren TEKNOFEST Atölyesi ve Millî Teknoloji Atölyesinin imkânları tanıtıldı. Millî Teknoloji Atölyesi Koordinatörü Muhammed Can Habergetiren, yaklaşık 625 metrekarelik kapalı alana sahip atölyenin fikirden ürüne uzanan süreçte öğrencilere kapsamlı destek sunduğunu belirtti. Atölyede lehimleme istasyonlarından CNC tezgâhlarına, üç eksenli freze makinelerinden üç boyutlu yazıcı ve tarayıcılara kadar birçok ekipmanın aktif olarak kullanılabildiği ifade edildi.
Adana’da orman teşkilatına yönelik etkili iletişim ve liderlik eğitimi düzenlendi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04 Adana’da orman teşkilatına yönelik etkili iletişim ve liderlik eğitimi düzenlendi Adana’da Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yönetici pozisyonlarında görev yapan personele, ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ verilmeye başlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ile Adana Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde, Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yönetici pozisyonlarında görev yapan personele yönelik olarak bir yıl sürecek olan ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ programının açılışı gerçekleştirdi. Kıvanç İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılışa video konferans ile katılan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek Orman Genel Müdürlüğü’nün 187 yıllık köklü birikiminin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ifade etti. Karacabey, "Geçmişin tecrübesini bugünün bilgisiyle harmanlayıp geleceği planlamak, geleceği şekillendirmek gibi bir mesuliyetimiz var. İşte bu mesuliyetin büyüklüğü bizi bu tür eğitimlere, kapasitenin geliştirilmesine, yani kendimize insan kaynağı yetiştirmemize sevk ediyor, bir manada bizi buna mecbur ediyor" dedi. Yöneticilerin yalnızca kendi görevlerinden değil, aynı zamanda ekiplerini sevk ve idare etmekten de sorumlu olduklarını dile getiren Karacabey, programın teorik bilgiyi sahadaki tecrübeyle birleştirerek kişisel gelişime ve liderlik kapasitesine katkı sağlayacağını söyledi. Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli de lider yöneticiler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla başlatılan projenin yılsonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız da eğitim programının yalnızca bir bilgi tazeleme programı olmadığını belirterek bu çalışmanın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda lider yöneticiler yetiştirilmesine yönelik önemli bir adım olduğunu ifade etti. ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimle teknik ve idari personelin kurumsal yönetim, planlama, organizasyon, stratejik yönetim, kriz ve stres yönetimi, duygu yönetimi ve stratejik karar alma gibi alanlardaki yetkinliklerinin artırılması amaçlanıyor.
YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür" Mezunlarının istihdam imkanları giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları söyledi: “2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23’tür. Bu kontenjanların 107 bin 552’si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15’ten 3 bin 680’e yüzde 69, tarih kontenjanları 10 bin 658’den 3 bin 646’ya yüzde 66 düşürülmüştür. Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864’ten bin 219’a yüzde 57 düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program olmuştur.” "Vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlarda indirime gidilecek" Sağlık programlarına ilişkin kontenjan verilerini de açıklayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beslenme ve Diyetetik Programı en fazla kontenjanı düşürülen program olmuştur. Bu programın toplam kontenjanı 6 bin 922’den 4 bin 24’e inmiştir. Bunun oransal karşılığı yüzde 42’dir. Eczacılık programlarında kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 24’lük bir azalma gerçekleşmiştir. Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü göstermektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanı 6 bin 761’den 5 bin 826’ya, yaklaşık yüzde 14’lük azalmaya, hemşirelik programlarının kontenjanı ise 18 bin 465’ten 17 bin 36’ya yaklaşık yüzde 8 azalmaya gidilmiştir. Tıp Fakültesi kontenjanları ise bu dönemde korunmuştur. Sağlık programlarındaki kontenjan düşüşü son yıllarda büyük oranda devlet üniversitelerinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlar yeniden değerlendirilecek ve kontenjanlarda indirime gidilecektir.” "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.