EĞİTİM
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:42 Bakan Tekin: "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Hep beraber bir travma süreci yaşadık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Mesleğe Yöneltme Testleri Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitim süreçlerinde rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, mesleğe yöneltme testlerinin öğrencilerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Bakan Tekin, söz konusu uygulamanın öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına imkan sunacağını ve eğitim hayatındaki tercih süreçlerini daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olacağını belirtti. Toplantı kapsamında mesleğe yöneltme testlerinin kapsamı, uygulanma süreci ve hedefleri hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Ayrıca programda, bu testlerin öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra bireysel yetkinliklerini de geliştireceği vurgulandı. "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Mesleki ve teknik eğitimin 2010 yılından sonra yakaladığı ivme ile yükselişe geçtiğini belirten Bakan Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Mesleki ve teknik eğitimde hep beraber bir travma süreci yaşadık. 2010’dan itibaren mesleki ve teknik eğitimde yeniden bir canlanma dönemi başladı. Bilhassa kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla beraber mesleki ve teknik eğitime yeniden bir yönlenme oldu. Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı tepeden tırnağa revize ettik. Programları ve alanları yeniledik. Yeni okul modelleri ve proje okul modelleri geliştirerek sektörle ilişkisini sağladık. İşbaşı eğitimleri için okullarda çocuklarımızın uygulamalarını yaygınlaştırdık. Bunu yaparken çocuklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si oranında cep harçlığı uygulamasını başlattık. İşletmelere beceri eğitimi için giden çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı risklere karşı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çocuklarımıza sigorta imkanı getirdik" diye konuştu. "Bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü bir adımı hep beraber atmış olacağız" Mesleğe yöneltme testlerinin gençlere birçok fırsat sunacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bugün tanıtımını yaptığımız bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü, çok daha sağlıklı bir adımı hep beraber atmış olacağız. Çünkü bu yaptığımız şey, kamunun diğer kurumları tarafından da destekleniyor. Bizim ne yaptığımızdan onların haberdar olması, onların yapmak istediklerine bizim temel teşkil edilecek işler yapmamız, yapacağımız işlerdeki bereketi arttıracak, sağlıklı sonuçlara erişimimizi sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:10 BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Mesleki eğitimde yeni bir model: OSB-Halk Eğitimi Merkezleri iş birliği başladı
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:03 Mesleki eğitimde yeni bir model: OSB-Halk Eğitimi Merkezleri iş birliği başladı Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında sanayicilerin insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya yönelik beceri temelli yeni bir iş birliği hayata geçirildi. Türkiye’deki 282 Organize Sanayi Bölgesi ile 246 Halk Eğitimi Merkezi eşleştirildi. Halk Eğitimi Merkezlerinde OSB sanayicilerinin ihtiyaç duyduğu beceride insan kaynağı yetiştirilecek. Mesleki eğitimde yeni bir model olacak iş birliğinin tanıtım toplantısına Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü katıldı. Çevrimiçi toplantıda konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, yapılan iş birliğinin hayırlı olmasını dileyerek, sanayinin ihtiyacına uygun nitelikte insan kaynağı bulma konusunda önemli çalışmalar yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ve Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten’e teşekkür etti. Halk Eğitimi Merkezlerinin esnek yapısı ve mesleki eğitim tecrübesinin sanayicinin ihtiyacı ile bir araya getirildiğini söyleyen Kütükcü, "Bu çalışmayla firmalarımızın ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştireceğiz. Sektörümüzün ihtiyaç duyduğu alanlarda mesleki kurslar açarak beceri temelli eğitim sağlayacağız. Halk Eğitimi Merkezlerini üretim süreçlerine entegre edeceğiz ve bu sayede sanayi-eğitim iş birliği daha da güçlenecek. Sanayimizin sürdürülebilir büyümesi ve rekabetçiliği yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, aynı zamanda bu teknolojiyi kullanabilecek nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesiyle mümkün. Halk Eğitimi Merkezlerimizle OSB’ler arasında kurulacak köprü sayesinde mesleki eğitim yerelden güçlenecek, sanayiye doğrudan katkı sağlayacaktır. İnşallah bu çalışma nitelikli insan kaynağı konusunda Türkiye’de yeni bir model olacak" dedi. Yeni ihtiyaçlara hızlı cevap verilebilecek Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ise, sanayi sektöründe üretim biçimlerinin hızlı değişim gösterdiğini, değişime cevap verebilmek için de esnek modellere ihtiyaç olduğunu söyledi. Beceri kazanma ve yeni becerilere cevap verme açısından Halk Eğitimi Merkezlerinin esnek modelinin uyum sağladığını belirten İnan, "Halk Eğitim Merkezlerimizin müfredat modeli, süre modeli 3 ay istersek 3 ay, 6 ay istersek 6 ay, 9 ay istersek 9 ay. Müfredatı isteğe göre dizayn edebiliyoruz. Böylece hem sanayinin mevcut insan kaynağı ihtiyaçları hızlıca karşılanabilecek hem de yeni ihtiyaçlar çıkarsa ona çok esnek cevap oluşturulabilecek" dedi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten de, OSB-Halk Eğitimi Merkezleri eşleştirme çalışmasının büyük emek verilerek hayata geçirildiğini söyledi. Geleceğe yönelik kalıcı çalışma konusunda eşleştirmenin örnek olacağını ifade eden Ökten, çalışmada emeği geçenlere teşekkür ederek, "Halk Eğitim Merkezleri-OSB iş birliği modeli inanıyorum ki Türkiye yüzyılında çok daha kapsayıcı, içerikli ve verimli bir şekilde hayata geçecek. Aynı zamanda diğer sektörlere de bu kapsamda sirayet edecektir. Yapılan iş birliğinin gençlerimize, çocuklarımıza ilham kaynağı, bir yol haritası olmasını diliyorum. Bu çalışma sadece örgün eğitimle değil, yaygın eğitim ile de gayet güzel kariyerlerin gerçekleştirilebileceğinin görülmesi açısından önem arz ediyor" şeklinde konuştu. Ökten, yapılan çalışmanın aileler tarafından da beklendiğini ve iş birliği devam edecek şekilde çalışılacağını sözlerine ekledi. Toplantıda açılış konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Kocaeli Gebze VI. (İMES) Makina İhtisas OSB Mükemmeliyet Merkezi sunumları yapıldı.
Düzce’de HAP eğitimi yapıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:37 Düzce’de HAP eğitimi yapıldı 10 Ekim 2025 tarihleri arasında Hastane Afet ve Acil Durum Planlaması (HAP) uygulayıcı eğitimi düzenlendi. Düzce İl Ambulans Servisi Başhekimliği eğitim salonunda, kamu hastanelerinde görev yapan personellere yönelik olarak gerçekleştirildi. Eğitim kapsamında; Türkiye afet yönetimi ve sağlık hizmetleri, hastanelerde afet risklerinin azaltılması, afet ve acil durumlarda müdahale yönetimi, olay bildirimi ve acil müdahale planının aktivasyonu, tıbbi kapasite ve lojistik malzemelerin yönetimi, psikososyal destek faaliyetleri ile afet sonrası iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmaları gibi konular ele alındı. Teorik bilgilerin yanı sıra masa başı uygulamalarıyla katılımcıların pratik becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Üç gün süren uygulayıcı eğitime, Düzce’de ki kamu hastanelerinden toplam 21 personel katılım sağladı. Eğitim sonunda katılımcılara katılım belgeleri, eğitmenlere ise özverili katkılarından dolayı teşekkür belgeleri takdim edildi. Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "Sağlık hizmetleri başkanlığı acil ve afetlerde sağlık hizmetleri birimi koordinasyonunda düzenlenen hastane afet ve acil durum planlarının amacı; ülke genelindeki tüm hastanelerin afetlere karşı gerekli önlemleri almasını, afet ve acil durumlarda sunulacak sağlık hizmetlerine ilişkin hazırlıklarını önceden yapmalarını ve ilk 72 saat boyunca dış yardıma ihtiyaç duymadan kendi kendine yeterli hale gelmelerini sağlamaktır" dedi.
YÖK Başkanı Özvar: "Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz"
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:24 YÖK Başkanı Özvar: "Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz. Üniversitelerimizin bu hedeflere odaklandığı sürece niteliklerini artıracaklarına ve başarıya ulaşacaklarına inancımız tamdır" dedi. YÖK tarafından yapılan açıklamada, Uluslararası Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu’nun (THE) 2026 Dünya Üniversiteleri sıralamasında ilk 500’e 4, ilk bine 15 Türk üniversitesinin girmeyi başardığı belirtildi. Türkiye’den toplam 109 üniversitenin listeye girdiği kaydedilen açıklamada, 18 üniversitenin ise sıralamada ilk kez yer aldığı ifade edildi. Listede Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi gibi köklü üniversiteler yer aldı. Geçen yıl listede 91 Türk üniversitesi yer almıştı Bu yıl Türkiye’den 109 üniversite sıralamaya girmeyi başardı. Geçen yıl listede 91 Türk üniversitesi yer alırken, 28 Türk üniversitesi de ‘reporter’ statüsüyle yer almıştı. 115 ülkeden 2 bin 191 yükseköğretim kurumunun değerlendirmeye alındığı sıralamada Koç Üniversitesi 301-350, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile Sabancı Üniversitesi 351-400 ve Boğaziçi Üniversitesi 401-500 bandında yer alarak ilk 500’e girmeyi başardı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 501-600; Bilkent, Kadir Has, Yıldız Teknik Üniversiteleri 601-800; Abdullah Gül, Atatürk, Bahçeşehir, Çankaya, Hacettepe, İstanbul Medipol, Özyeğin Üniversiteleri ise 801-1000 bandında yer buldu. Böylece THE sıralamasında Türkiye’den 15 üniversite ilk bine girerek dikkat çeken bir başarı elde etti. Listede Anadolu Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Gelişim Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Selçuk Üniversitesi 1001-1200 bandında; Akdeniz Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Biruni Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ise 1201- 1500 bandında kendine yer buldu. "Rekor sayıda üniversitemizin sıralamada yer bulması ve üst sıralara doğru yükselmesi sevindirici bir gelişme" YÖK Başkanı Erol Özvar, Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalarda elde ettikleri başarıları takdirle karşıladığını belirterek, "Üniversitelerimizin bilhassa son yıllarda artan başarıları uluslararası sıralamalara da yansımaya başladı. Rekor sayıda üniversitemizin sıralamada yer bulması ve üst sıralara doğru yükselmesi sevindirici bir gelişme. Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz. Üniversitelerimizin bu hedeflere odaklandığı sürece niteliklerini artıracaklarına ve başarıya ulaşacaklarına inancımız tamdır" dedi.
Diyarbakır’da öğretmenlere ’Müze’ temelli eğitim
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:54 Diyarbakır’da öğretmenlere ’Müze’ temelli eğitim Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen müze eğitimi programı devam ediyor. Program kapsamında öğretmenler, kalıcı öğrenmelerin gerçekleşmesi amacıyla eğitmenler eşliğinde müze ortamında uygulamalı eğitim alıyor. Eğitimde, müzelerin öğrenme sürecinde aktif ve iş birlikli bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda programda sadece rehberli turlar değil, aynı zamanda ara bul formları, oyunlar, etkinlikler ve yapılandırılmış uygulamalar da yer alıyor. Katılımcı öğretmenler, teorik bilginin yanı sıra pratik çalışmalarla kalıcı öğrenme deneyimleri kazanıyor. Eğitime, Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı 20 öğretmen katıldı. Programın sonunda öğretmenler, gönüllü olarak öğrencilerin müzede gerçekleştirecekleri eğitimlerde görev alacak. Eğitime katılan öğretmenler, sürecin hem eğlenceli hem de öğretici geçtiğini belirterek, müze temelli öğrenmenin kalıcılığı artırdığını vurguladı. Ayrıca, bu tür eğitimlerin devam etmesi konusunda ortak bir talep dile getirdi. Diyarbakır il AR-GE ekibi sorumlusu ve Müze Formatörü Mehmet Biten, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 6-10 Ekim tarihleri arasında planlanan müze eğitiminin verildiğini söyledi. Biten, "Bu kapsamda eğitimimizin üçüncü gününde, kalıcı öğrenmelerin gerçekleşmesi amacıyla öğretmenlerimizle birlikte eğitime müze ortamında devam ettik. Müzeler, öğrenmenin aktif, katılımcı ve iş birliğine dayalı biçimde gerçekleştiği özel ortamlardır. Biz de bu anlayışla, eğitimimizi yalnızca rehberli turlarla sınırlı tutmadık. Bunun yerine, ara bul formları, çeşitli oyunlar, etkinlikler ve altyapısı güçlü uygulamalarla süreci daha zengin hale getirdik’’ dedi. Amaçlarının sadece teorik bilgiyi aktarmak olmadığı, aynı zamanda pratiğe dayalı, kalıcı öğrenmelerin gerçekleştiği bir deneyim sunmak olduğunu aktaran Biten, şu ifadeleri kullandı: "Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 20 öğretmenimiz bu eğitime katılım gösterdi. Eğitim sürecinin ardından öğretmenlerimiz, gönüllü olarak öğrencilerin müzede gerçekleştirecekleri öğrenme faaliyetlerinde yer alacaklar. Bu eğitim süreci öğretmenlerimiz için oldukça keyifli ve öğretici geçti. Hem eğlendiler hem de kalıcı öğrenmeler gerçekleştirdiler. Müzede yapılan bu tür eğitimlerin ne kadar verimli olduğunu hep birlikte deneyimledik. Katılımcı öğretmenlerimiz, bu uygulamaların devam etmesi konusunda da büyük bir istek ve motivasyon ortaya koydular." Öğretmenlerden Mehmet Selim Barut, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe katıldıklarını söyledi. Barut, "Diyarbakırlı olmama rağmen henüz ben bu müzeleri falan gelmemiştim, bu olanağı bulamamıştım. Ama İl Milli Eğitim Müdürlüğü sayesinde bu olanağı bulduk. Eğlenceli geçiyor, eğlenceli olduğu kadar aynı zamanda öğretici, eğitici. Eşime de anlattım, çok büyük bir zevk duyduğumu belirttim. Eşim de meraklandı, beraber geldik, güzel vakitte geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şuheda Çelik isimli öğretmen de Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen eğitimin bir bölümünü atölye çalışmalarıyla birlikte müze ortamında gerçekleştirme fırsatı bulduklarını söyledi. Çelik, "Bu eğitim sonrasında, biz öğretmenler olarak kendi öğrencilerimize sadece bir müze gezisi yaptırmayı değil yerinde görerek, anlayarak ve disiplinler arası bir bakış açısıyla eğitim vermeyi hedefliyoruz. Bu tür çalışmalar sayesinde çocuklarımızda tarihe olan ilginin ve kültürel değerlere karşı merak duygusunun artacağını düşünüyoruz. Bu da bize gösteriyor ki, öğrenme sadece okullarda değil; farklı ortamlarda, farklı yöntemlerle de etkili bir şekilde sürdürülebiliyor. Bugün burada atölye çalışmaları yaptık, birçok oyun oynadık. Bu etkinlikler, aldığımız eğitimin daha kalıcı hale gelmesini sağladı. Bizler de bu deneyimi öğrencilerimizle, aynı şekilde ya da daha etkili biçimde, yerinde uygulamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Eğitim programları yarın sona erecek.
Denizli’de 4-6 yaş Kur’an Kursu ve Gençlik Merkezi hizmete açıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:40 Denizli’de 4-6 yaş Kur’an Kursu ve Gençlik Merkezi hizmete açıldı Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde hayırsever desteğiyle tamamlanan Muhammet Sururi Başer 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Seyfi Başer Diyanet Gençlik Merkezi, yoğun katılımla ve dualarla açıldı. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde yapımı tamamlanan iki önemli manevi eğitim kurumu, düzenlenen törenle kapılarını açtı. Göveçlik Mahallesi’nde inşa edilen Muhammet Sururi Başer 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Seyfi Başer Diyanet Gençlik Merkezi, büyük bir coşku ve geniş katılımla hizmete girdi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törene Vali Ömer Faruk Coşkun, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Ahmet Şamil Ok, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan ve Merkezefendi Müftüsü Dr. Osman Güneş, protokol üyeleri, hayırsever Başer ailesi ve davetliler katıldı. "Manevi eğitimde önemli bir eşik" Törende konuşan Merkezefendi Müftüsü Dr. Osman Güneş, ilçeye kazandırılan yeni kurumların çocuklar ve gençler için önemli birer eğitim yuvası olacağını vurgulayarak, "İlçemizde sekizinci 4-6 yaş Kur’an kursumuzu ve dördüncü gençlik merkezimizi açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Miniklerimizi ve gençlerimizi Allah’a, Peygambere, millete ve bayrağa sevgiyle bağlayacak bu mekânlar, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor" dedi. "Fıtrat üzerine kurulu eğitim" İl Müftüsü Abdullah Pamuklu da Diyanet İşleri Başkanlığının yaygın din eğitimi anlayışına dikkat çekerek, "Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar. Bu saf yapıyı güzelliklerle beslemek görevimizdir. 4-6 yaş Kur’an kurslarımız, modern altyapılarla çocuklarımıza en iyi eğitimi sunuyor. Hayır sahiplerine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Değerlerine bağlı nesiller yetişecek" Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ise konuşmasında, toplumun manevi yapısını güçlendiren bu tür yatırımların önemine değinerek "Burada yetişecek evlatlarımızın, milli ve manevi değerlere bağlı, güçlü bireyler olarak yetişeceğine inanıyorum. Bu merkezin kurulmasında emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Tören İl Müftüsü Abdullah Pamuklu’nun yaptığı dua ile sona erdi. Ardından katılımcılar, yeni eğitim kurumlarını gezerek fiziki altyapı ve eğitim ortamını yerinde inceledi. Modern sınıflar, güvenli oyun alanları ve donanımlı gençlik salonları büyük beğeni topladı.