EĞİTİM
OMÜ’de Temel İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri sürüyor 10 Mart 2026 Salı - 14:55:40 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) genelinde yürütülen ‘Temel İş Sağlığı ve Güvenliği’ eğitimleri devam ediyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun tüm maddelerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte 2026 yılı itibarıyla başlatılan eğitim programı kapsamında üniversite personeline iş sağlığı ve güvenliği konusunda temel bilgilendirmeler yapılıyor. Bu çerçevede Genel Sekreterlik personeline yönelik gerçekleştirilen eğitimlerde, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilgi düzeyinin artırılması hedeflendi. Eğitim programında çalışma mevzuatı, çalışanların yasal hak ve sorumlulukları, iş yeri düzeni ve temizliği, iş kazaları ve meslek hastalıklarının hukuki sonuçları, meslek hastalıklarının sebepleri ve korunma yöntemleri gibi konular ele alındı. Ayrıca biyolojik, kimyasal, fiziksel ve psikososyal risk etmenleri, ilkyardım, tütün ürünlerinin zararları, ergonomik riskler, elle kaldırma ve taşıma teknikleri, yangın ve yangından korunma, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı, ekranlı araçlarla çalışma ve elektrik kaynaklı riskler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Programda ayrıca iş kazalarının sebepleri ve korunma yöntemleri, güvenlik ve sağlık işaretleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği kuralları ile tahliye ve kurtarma konularına da değinildi. Üniversite genelinde sürdürülen eğitimler kapsamında fakülte ve yüksekokullarda gerçekleştirilecek eğitimlerin ise Rektörlük tarafından görevlendirilen işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları tarafından verileceği bildirildi. Programın, üniversite bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
10 Mart 2026 Salı - 14:31 BUÜ’de gönül coğrafyası iftarda buluştu Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ve üniversite yönetimini aynı sofrada buluşturdu. BUÜ Çamlık Yemekhanesinde gerçekleşen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ile akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. İftar öncesi öğrencilere hitap eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, konuşmasında üniversite bünyesindeki uluslararası öğrencilerin toplam sayının yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çekerek, her bir öğrenciyi birer misafir ve zenginlik olarak gördüklerini ifade etti. ULUTÖMER’in sadece teknik bir dil öğrenme merkezi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel dünyasına açılan bir kapı niteliği taşıdığını belirten Yılmaz, öğrenilen dil sayesinde kurulan dostluk ve kardeşlik bağlarının bir ömür sürmesini temenni etti. Konuşmasında dünya üzerindeki tüm mazlumlar için dua isteyen Rektör Yılmaz, üniversite yerleşkesinde yapımı devam eden caminin de bir an önce tamamlanması arzusunu dile getirerek tüm katılımcılara hayırlı iftarlar diledi. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ise merkezin yürüttüğü faaliyetler ve uluslararası işbirlikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Temel amaçlarının Türkçeyi en iyi şekilde öğretmek ve Türk kültürünü tanıtmak olduğunu vurgulayan Demirel; halihazırda 68 farklı ülkeden 200’e yakın öğrenciye eğitim verdiklerini belirtti. 2025 yılı içerisinde Özbekistan ve Azerbaycan gibi dost ülkelerle yapılan akademik işbirliklerine, karşılıklı öğretim elemanı değişimlerine ve sertifika programlarına değinen Demirel, merkezin uluslararası vizyonunun altını çizdi. Ayrıca Nisan ayında düzenlenecek olan 11. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi’nin haberini veren Demirel, davetlerine icabet eden üniversite yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.
10 Mart 2026 Salı - 14:15 BARÜ’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çeşitli etkinliklerle kutlandı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadınların toplumsal hayattaki rolüne dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri düzenlendi. Gün boyu süren ve yoğun ilgi gören programda panellerden atölyelere, bilgi yarışmasından sergi ve konsere kadar birçok etkinlik yer aldı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri Kutlubey Yerleşkesi’nde "Sınırların Ötesinde Kadın: Haklar ve Umutlar Paneli", Ağdacı Yerleşkesi’nde "Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Rollerin Etkisi Konferansı" ile başladı. "Yaptıkları çalışmalarla kadınlar büyük gurur kaynağıdır" Panelin açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Kadınların daha iyi çalışma şartları ve eşit hak talepleriyle verdikleri mücadeleler, tarihte uluslararası bir farkındalığa dönüşmüştür. Bu süreç kadınların azmi, kararlılığı ve dayanışması sayesinde bugün daha güçlü bir anlam kazanmıştır. Kadınların eğitim, bilim, yönetim ve toplumsal yaşamın her alanında yer alması daha adil, daha üretken ve daha gelişmiş bir toplumun temel şartlarından biridir. Bartın Üniversitesi olarak biliyoruz ki kadın akademisyenlerimizin, çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin bilimden sanata, eğitimden toplumsal katkıya kadar birçok alanda ortaya koydukları değerli çalışmalar bizler için büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Sinem Tarhan yaparken Doç. Dr. Gülsün Şahan "Türkiye’de Kadınların Eğitimi", Dr. Nagehan Taner "Kadınlık ve Annelik Arasında Öznellik ve Dayanıklılık", Psikolog Müberra Aydın "Kadın Odaklı Koruma Mekanizması: 6284 Sayılı Kanun ve Kurumsal Hizmetler" başlığında katılımcılara bilgiler verdi. Ağdacı Yerleşkesi’nde Yeşilay, Genç Yeşilay, Kadın ve Liderlik Kulübü iş birliğiyle düzenlenen "Bağımlılıkla Mücadelede Toplumsal Rollerin Etkisi Konferansı"nda Kadriye Bulut "Bağımlılık ve Bağımlılıkla Mücadelede Kadın" başlığında kadınların bağımlılıkla mücadelede üstlendiği sorumluluklara ve karşılaştıkları zorluklara değindi. Konferansın ardından gerçekleştirilen münazara ve oyun atölyeleri ise katılımcılara etkileşimli bir deneyim sundu. Kadınlar için düzenlenen etkinlik gün boyu sürdü Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar, "İz Bırakan Kadınlar Bilgi Şöleni" adlı bilgi yarışmasıyla keyifli dakikalar yaşarken Müzik Kulübü tarafından "Kadınca Bir Yankı" konseri, Fotoğrafçılık Kulübü tarafından "Görünenden Fazlası: Kadın" fotoğraf sergisi de sanatseverlerle buluştu. Ayrıca Ağdacı ve Kutlubey Yerleşkelerinde gerçekleştirilen "-Bedenle Barış, Ruhla Buluş" ve "Bedene Saygı, Ruha Şifa" pilates atölyeleri kadınlar tarafından yoğun ilgi gördü.
Diyarbakır’da mesleki ve teknik eğitimde girişimcilik semineri
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:39 Diyarbakır’da mesleki ve teknik eğitimde girişimcilik semineri Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, KOSGEB İl Müdürlüğü ve Mehmet Cansız Vakfı işbirliğiyle ’Sektör-Öğrenci Buluşması’ düzenlendi. Merkez Kayapınar ilçesindeki Kayapınar Halk Kütüphanesinde düzenlenen seminere Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayahan Subaşı, KOSGEB İl Müdürü Vedat Güler, iş adamı Mehmet Cansız katıldı. Seminerde konuşan Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayahan Subaşı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okul idareleri ve öğretmenler olarak çocukların bulundukları noktadan en üst seviyeye taşımak için işin teorik kısmını büyük bir gayretle yürüttüklerini söyledi. Subaşı, "Bugün ise bu teoriyi pratikle buluşturmak, sizleri kendi alanlarında etkili ve yetkin insanlarla bir araya getirmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. İlçemizde eğitim müdürlüğüne emanet edilmiş 121 bin öğrencimiz var. Her biri bizim için çok kıymetli birer emanettir. Biz inanıyoruz ki emanet, özden daha değerlidir. Bu bilinçle çocuklarımızı sağlıklı, donanımlı ve nitelikli bireyler olarak geleceğe taşımak adına elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Bugünkü çalışmamızın da bu hedefe katkı sunmasını temenni ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı. KOSGEB İl Müdürü Vedat Güler, KOBİ’lerin gelişimi ve genç girişimcilerin iş kurmaları noktasında çok ciddi destekler verdiklerini söyledi. Güler, "Genç girişimcileri, KOBİ’leri ve yeni iş kurmak isteyen herkesi destekleyen; işin tohum aşamasından büyüme sürecine kadar yanında olan bir kuruluşuz. Sevgili gençler, siz meslek lisesi öğrencileri aslında önemli bir avantaja sahipsiniz. Çünkü okuldan mezun olduğunuzda elinizde bir sanatınız, bir mesleğiniz, bir bilginiz ve bir birikiminiz oluyor. Burada bazılarınız üniversite eğitimine devam edecek, bazılarınız bir iş yerinde çalışacak, bazılarınız ise kendi işini kurmak isteyecek. İşte tam bu noktada hayali olan, fikri olan ve kendi işini kurmak isteyen tüm gençlerin yanında biz varız" şeklinde konuştu. KOBİ uzmanı Hasan Solmaz, salonu dolduran öğrencilere slayt gösterisi eşliğinde sunum yaptı. Program katılımcılara verilen ödülle sona erdi.
Tirebolu’da öğrenciler şehitleri sınıf kapılarında tanıyacak
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:36 Tirebolu’da öğrenciler şehitleri sınıf kapılarında tanıyacak Giresun’un Tirebolu ilçesindeki Fatih Sultan Mehmet İlkokulu ve Ortaokulu sınıf kapıları Tirebolulu şehitlerin fotoğrafları ve hayat hikayeleri ile kaplandı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli "Erdem-Değer-Eylem" çerçevesinde "vatanseverlik" değeri doğrultusunda ilçeden şehit olanların isimleri ve hayat hikayeleri okulun 11 dersliğinin kapısını süsledi. Tirebolu Fatih Sultan Mehmet İlkokulu ve Ortaokulu yetkililerince yapılan açıklamada, "Milli ve manevi duyguları öğrencilerin hafızalarında taze tutmak için hayata geçirdiğimiz projede, okulumuz ortaokul kısmında bulunan 11 dersliğe Tirebolulu şehitlerimizin isimleri verildi. Proje kapsamında okul idaresi ve öğretmenler araştırma yaparak bilgilerine ulaşılan şehitlerimizin bilgilerini toparladılar. Şehitlerimizin fotoğrafları ve bilgileri toparlanarak kapı giydirmeler tasarlandı. Tirebolu’da doğup büyüyen, ilçemiz okullarında eğitim-öğretim gören, vatani görev sırasında Şehitlik Mertebesine ulaşan şehitlerimizi tüm öğrencilerimizin tanımasını amaçlıyoruz. Vatan uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimize minnettarız. Sınıflarda eğitim gören her bir öğrencimizin, bu emanete sahip çıkmak için daha fazla çalışması gerektiği bilinciyle hareket edeceklerdir. Ahde vefa duygusuyla Şehitlerimizin adını taşıyan bu sınıflarda eğitim gören öğrencilerimizin hafızalarında yer edinecek Tirebolulu kahramanlarımızın aziz hatırasını yaşatmaya, milli ve manevi değerlerimizi yarınlarımıza aktarmaya devam edeceğiz" denildi.
Öğretmen Akademilerinde sanat ele alındı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:26 Öğretmen Akademilerinde sanat ele alındı Diyarbakır Öğretmen Akademileri kapsamında, Büyükşehir Öğretmenevinde gerçekleştirilen "Sanatın Toplumsal İletişime Katkısı: Anlam, Bellek ve Dönüşüm" başlıklı söyleşi, öğretmenlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Doç. Dr. Zuhal Akmeşe, yaklaşık 2 saat süren etkinlikte sanatın toplumsal iletişimdeki rolü, kültürel bellekle ilişkisi ve dijital çağdaki dönüşümü çok boyutlu bir perspektifle katılımcılarla birlikte ele aldı. Öğretmen Akademileri tarafından düzenlenen programın açılışında, sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim biçimi olduğu vurgulandı. Söyleşide, sanatın bireysel deneyimleri kolektif anlam dünyasına taşıyan sembolik bir dil olduğu belirtilerek, sanatın, bireyin iç dünyasını toplumun ortak hafızasına dönüştüren bir iletişim formu olduğu yaklaşımı öne çıktı. Programın ikinci bölümünde sanatın toplumsal işlevleri üzerinde duruldu. Sanatın ortak duygulanım alanı oluşturduğu, görünmeyeni görünür kıldığı ve empatiyi mümkün kılan en güçlü iletişim alanlarından biri olduğu ifade edildi. Özellikle afetler, göç, toplumsal eşitsizlikler ve kültürel kırılmalar sonrasında üretilen sanatsal çalışmaların, toplumsal dayanışma ve anlam üretimi açısından önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Söyleşide ayrıca sanatın toplumsal bellek ve kimlik inşasındaki işlevi ele alındı. Sinema, edebiyat ve mimarlık gibi alanların toplumların geçmişle kurduğu ilişkiyi taşıyan önemli hafıza araçları olduğu belirtilerek, toplumların geçmişlerini çoğu zaman tarih kitaplarından çok sanat eserleri aracılığıyla hatırlar" değerlendirmesi paylaşıldı. Etkinliğin bir diğer başlığını ise sanatın eleştirel ve dönüştürücü gücü oluşturdu. Sanatın yalnızca toplumsal gerçekliği yansıtan bir alan olmadığı; aynı zamanda alternatif anlatılar üreterek kamusal tartışma zemini açan ve toplumsal farkındalık oluşturan bir işlev üstlendiği ifade edildi. Bu çerçevede sanatın bir "sembolik mücadele alanı" olduğuna dikkat çekildi. Programın son bölümünde dijital çağın sanat ve iletişim üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dijital teknolojilerle birlikte üretim imkanlarının demokratikleştiği, ancak aynı zamanda hız ve görünürlük baskısının yüzeyselleşme riskini de beraberinde getirdiği belirtildi. Günümüzde sanatın daha geniş kitlelere ulaştığı ancak aynı hızla tüketildiği gerçeği tartışmaya açıldı. Söyleşi, öğretmenlerin aktif katılımıyla gerçekleşen soru-cevap bölümüyle sona erdi. Katılımcılar, sanatın eğitim süreçlerinde nasıl daha etkili kullanılabileceği ve öğrencilerde estetik duyarlılık ile eleştirel düşünmenin nasıl geliştirilebileceği üzerine görüş alışverişinde bulundu. Program, Öğretmen Akademileri’nin öğretmenlerin kültürel ve entelektüel gelişimine katkı sunmayı amaçlayan çalışmalarının önemli bir örneği olarak değerlendirildi.
ODTÜ rektörü Yozgatlıgil: "ODTÜ, Cumhuriyet tarihinin en önemli üniversitelerinden bir tanesi"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:22 ODTÜ rektörü Yozgatlıgil: "ODTÜ, Cumhuriyet tarihinin en önemli üniversitelerinden bir tanesi" ODTÜ rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Üniversitemiz 70 yıl önce kuruldu. Bu sene 70. yılını kutluyoruz. ODTÜ, Cumhuriyet tarihinin en önemli üniversitelerinden bir tanesi ve bu 70 yıl boyunca bilim, teknoloji ve birçok alanda Türkiye’ye önemli katkılarda bulundu" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), kuruluşunun 70. yılını akademi, öğrenciler ve mezunlarını bir araya getiren özel bir etkinlikle kutladı. Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ODTÜ 70. Yıl Buluşması, üniversitenin geçmişini ve geleceğe yönelik vizyonunu paylaşma amacıyla düzenlendi. Açılış kokteyli ile başlayan program kapsamında izleyicilere ODTÜ’nün 70 yıllık birikimini ve değerlerini anlatan manifesto filmi gösterildi. Ardından ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ‘70 Yıldan Geleceğe’ başlıklı konuşmasında üniversitenin bilim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarındaki rolüne değinerek, ODTÜ’nün geleceğe yönelik hedeflerini paylaştı. Yozgatlıgil’in konuşmasının ardından, farklı dönemlerden mezunların hatıralarının ve deneyimlerinin paylaşıldığı ‘ODTÜ’lü Yıllarım’ söyleşisi düzenlendi. Etkinliğine katılan akademisyenler ve öğrenciler, sonrasında ödüllü Kahoot oyunu oynadı ve müzik dinletisini izledi. Etkinlikte açıklamalarda bulunan ODTÜ rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ODTÜ’nün Türkiye’nin en köklü üniversitelerden birisi olduğunu ve dünyada da adından söz ettirdiğini belirtti. Yozgatlıgil ayrıca, geride bırakılan 70 yılda birçok işler başardıklarını, önümüzdeki 70 yılda ise bu başarıların devamının hızla geleceğini vurguladı. "Önümüzdeki 70 yılı planlamaya başlayacağız" ODTÜ’nün birçok alanda başarılı mezunlar verdiğini ve bu mezunların Türkiye’ye ve dünyaya önemli katkılar sağladığını belirten Yozgatlıgil, "Üniversitemiz 70 yıl önce kuruldu. Bu sene 70. yılını kutluyoruz. ODTÜ, Cumhuriyet tarihinin en önemli üniversitelerinden bir tanesi ve bu 70 yıl boyunca bilim, teknoloji ve birçok alanda Türkiye’ye önemli katkılarda bulundu. Teknoloji transfer kavramıyla, internetle, yabancı dil eğitimiyle, yurt dışı kampüsleriyle önemli katkılarda bulundu. Bilim alanında da yetiştirdiğimiz 160 bin mezun var. Önümüzdeki 70 yılı planlamaya başlayacağız ve şu anda içinden geçtiğimiz dönem gerçekten kritik. ODTÜ olarak gerek yaptığımız araştırmalar, gerekse yetiştirdiğimiz insan kaynakları ile en yenilikçi alanlarla, kurduğumuz merkezlerle, geliştirdiğimiz ulusal projelerle ikinci 70 yılda dünyanın zorlu ve zorlayıcı problemlerine çözüm üretmek istiyoruz" diye konuştu. "Türkiye’de birinci sırada, Avrupa’da ve dünyada ise önemli üniversiteler arasındayız" Geride bırakılan 70 yılda birçok alanda önemli işlere imza attıklarını ve önümüzdeki 70 yıl için şimdiden hazırlıklara başlanıldığını ifade eden Yozgatlıgil, "Enerji krizi, su krizi, iklim değişikliği gibi alanlar birçok disiplini içeriyor ve biz burada sadece üniversite ve ülke olarak değil, iş birlikleriyle bu zorlayıcı sorunlara çözümler üreteceğiz. Türkiye’de birinci sırada, Avrupa’da ve dünyada ise önemli üniversiteler arasındayız. Bütçesel anlamda, altyapı anlamında, insan kaynağı anlamında birçok plan yaptık. Bu kapsamda da devletimiz, bizi ciddi anlamda destekliyor ve desteklemeye de devam ediyor. ODTÜ olarak hep beraber geleceğimizi planlayacağız. Gerek teknolojide, gerek sosyal bilimler alanında, gerekse kültürel alanlarda iş birliklerimizle planlayacağız. Normal bir performans sergileyerek bu hedeflere ulaşmamız mümkün değil. Ciddi anlamda çalışmamız, üretmemiz ve birlik olmamız gerekiyor. Bütün mezunlarımıza, öğrencilerimize, akademisyenlerimize, idari personelimize ciddi anlamda birlik olarak ve çalışarak, hedefimize varma yolunda bir kararlılık sergilemesini umuyorum. ODTÜ’nün 70. yılını kutluyorum. Hedefim, nice 70’li yıllarda ülkemize hizmet etmek" şeklinde konuştu. Program, kokteyl eşliğinde gerçekleştirilen 60’lar ve 2000’ler temalı parti ile sona erdi.
Liseli girişimcilere yönelik ‘AI Startup Studio’ programı sonuçlandı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:14 Liseli girişimcilere yönelik ‘AI Startup Studio’ programı sonuçlandı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin hayata geçirdiği ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında genç girişimcilere yönelik düzenlenen ‘AI Startup Studio’ programı tamamlandı. Toplam 25 girişimcinin katıldığı ve final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı ‘Mergen’ isimli proje birinci sırada tamamladı. Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında girişimci gençlere yönelik yeni bir program düzenlendi. ‘AI Startup Studio’ adıyla düzenlenen programa liseli öğrencilerin oluşturduğu 25 girişimci katıldı. Program kapsamında girişimcilere yapay zekâ, girişimcilik, ürün geliştirme, iş modeli oluşturma ve ölçeklenme başlıklarında eğitimler ve mentorluk desteği verildi. Final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı Kocaelili öğrencilerin hazırladığı ‘Mergen’ isimli proje kazandı. Birinci gelen takım 100 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, "Habitat Derneği ile başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız; genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘AI Startup Studio’ adını verdiğimiz programla liseli gençlere ulaştık. Bu programla temel amacımız, gençlerin yapay zekâ farkındalık ve becerilerini artırırken ülke genelinde dijital eşitlik ve kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir gönüllü ekosistemi oluşturmak. Program kapsamında düzenlenen eğitimlerle gençlere üretken yapay zekâ araçlarını bilinçli ve etik biçimde kullanmayı öğretmeyi, onların veri okuryazarlığı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi, girişimcilik ve ürün geliştirme eğitimleriyle onları geleceğin mesleklerine erken yaşta hazırlamayı hedefledik. Program için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum" şeklinde konuştu. Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Emre Koyuncu ise şöyle konuştu: "Vodafone Vakfı ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında yürüttüğümüz AI Startup Studio süreci, Türkiye’nin farklı noktalarından başvuran lise öğrencilerini yapay zekâ ve girişimcilik odağında bir araya getirdi. Ülkemizin dört bir yanından büyük bir özveri ve yüksek motivasyonla sürece dahil olan öğrencilerimiz, teknoloji temelli ve toplumsal fayda odaklı projeler geliştirerek hem yapay zeka becerilerini hem de girişimcilik yetkinliklerini somut çıktılara dönüştürdü. AI Startup Studio ile yalnızca bir yarışma süreci değil; aynı zamanda dijital eşitliği destekleyen, kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştıran ve sürdürülebilir bir genç girişimcilik ekosisteminin temellerini güçlendiren bütüncül bir model ortaya koyduk. Fikirlerini projeye dönüştüren ve bugün aramızda olan takımlar başta olmak üzere katılan ve başvurma cesaretini kendinde hisseden tüm gençlerimizi içtenlikle tebrik ediyoruz." Toplam 119 başvuru alındı ‘AI Startup Studio’ programına toplam 119 başvuru alınırken, üç ay süren yoğun ve yapılandırılmış bir eğitim programı uygulandı. Bu süreçte 16 kapsamlı eğitim oturumu ve 2 buluşma gerçekleştirilerek gençlerin hem teknik hem de girişimcilik yetkinlikleri çok boyutlu şekilde desteklendi. Programın ilk aşamasında gençler; yapay zekâya giriş, üretken yapay zekâ araçlarının bilinçli ve etik kullanımı, veri okuryazarlığı, problem çözme, tasarım odaklı düşünme ve temel girişimcilik konularında ortak bir yetkinlik zemini oluşturdu. İkinci aşamada ise katılımcılar bu ortak kazanımlar üzerine inşa ederek iş modeli geliştirme, değer önerisi oluşturma, ürün tasarımı, prototipleme, etki analizi ve etkili sunum teknikleri gibi başlıklarda projelerini olgunlaştırdılar. Program süresince öğrenciler, Vodafone Gönüllüleri ve projenin gönüllülerinin katkılarıyla mentorluk desteği alarak fikirlerini geliştirme, iş modellerini güçlendirme ve projelerini daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma imkânı buldu. Yapay zekâ destekli eğitim platformu Programda birinci gelen ‘Mergen’ projesi, öğrencilerin öğrenme hızını ve bilgi seviyesini analiz ederek kişiselleştirilmiş çalışma planı oluşturan yapay zekâ destekli bir eğitim platformu. Sistem, öğrencinin eksik olduğu konuları tespit ederek, ona uygun içerik ve sorular üretiyor. Bireysel öğrenme sürecini destekleyen sistem, standart eğitim yapısının oluşturduğu öğrenme farklılıklarını azaltmayı ve öğrencilerin gerçek öğrenme düzeyini artırmayı amaçlıyor. Önemli isimler buluştu ‘AI Startup Studio’ programında finale kalan projeleri Millî Eğitim Bakanlığı Ar-Ge Ekosistem Dairesi Uzmanı Murat Kadir Yetkin, HUX.ai Kurucu-CEO’su ve OECD Yapay Zekâ Yönetişimi Çalışma Grubu Üyesi Merve Ayyüce Kızrak, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Seçil Demiralp ile Page Studio Kurucu-CEO’su ve İçerik Üreticisi Elif Aleyna Duman’dan oluşan jüri değerlendirdi. 98 bin öğrenciye ulaşıldı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle başlattığı ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 98 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı.
Tavşanlı’da engel tanımayan Kur’an sevgisi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:14 Tavşanlı’da engel tanımayan Kur’an sevgisi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, görme engelli öğrencilerin Braille alfabesiyle Kur’an-ı Kerim tilaveti ve işitme engellilerin işaret diliyle seslendirdiği ilahiler katılımcıları duygulandırdı. Tavşanlı Arslanbey Camii İşitme ve Görme Engelliler Kur’an Kursu tarafından Ramazan-ı Şerif öncesi düzenlenen "Engelli-Cami Buluşması" programına, Kütahya İl Müftü Yardımcıları Gülay Demirci ve Kemal Bal, Tavşanlı İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan Mevlüt Hakan Asan, 6 işitme, 14 görme engelli kursiyer ile çok sayıda mahalle sakini katıldı. Programda engelli bireylerin azmi, Kur’an sevgisinin hiçbir engel tanımadığını bir kez daha kanıtladı. Görme engelli kursiyerlerin parmak uçlarıyla Braille alfabesi üzerinden okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti büyük beğeni toplarken, işitme engelli öğrencilerin işaret diliyle eşlik ettiği ilahiler ve okunan şiirler manevi atmosferi zirveye taşıdı. Programda konuşan Tavşanlı İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan, engelli vatandaşlara yönelik eğitimlerin aralıksız sürdüğünü belirtti. Asan, "Ramazan-ı Şerif’in arefesinde engelli kardeşlerimiz ve halkımızla bir araya geldik. Arslanbey Camii bünyesindeki kursumuzda işitme ve görme engelli kardeşlerimize yönelik Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler eğitimlerimiz devam ediyor. Ramazan ayı boyunca burada engelli kardeşlerimize özel mukabele programımız da olacak" dedi. Müftü Asan, ilçedeki tüm engelli bireyleri kurslara davet ederek şunları söyledi: "Kardeşlerimiz engel tanımayan sevgileriyle bizlere örnek oldular. Maneviyat yüklü bu güzel program için kendilerine teşekkür ediyorum. Tüm görme ve işitme engelli kardeşlerimizi bu kapıdan içeri girmeye, Kur’an ile buluşmaya davet ediyoruz." Kütahya İl Müftü yardımcılarının da katılım sağladığı anlamlı buluşma, yapılan duaların ardından sona erdi.
Geleceğin eczacıları düzenlenen törenle beyaz önlüklerini giydi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:55 Geleceğin eczacıları düzenlenen törenle beyaz önlüklerini giydi Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda düzenlenen törenle eczacılık mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini ilk kez giyindi. Düzenlenen törende, eczacılık eğitimine yeni başlayan öğrencilere mesleki kimliklerinin ilk sembolü olan beyaz önlükleri takdim edildi. Öğrencilerin akademik ve mesleki gelişim yolculuklarının önemli bir başlangıcını simgeleyen törene; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat ve Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan katıldı. Çok sayıda akademik personel ve öğrencinin yer aldığı törende, eczacılık mesleğine ilk adımlarını atan öğrencileri aileleri de yalnız bırakmadı. "Eczacılık; bilgi ve güvenin buluştuğu meslektir" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, mesleğe ilk adımlarını atan Eczacılık Fakültesi öğrencilerine beyaz önlüklerinin takdim edildiği törende şu sözleri kullandı: "Beyaz önlük giyme töreni, sadece bir kıyafet değişimi değil; bir mesleğe adım atmanın ve büyük bir sorumluluk üstlenmenin simgesidir. İnsan hayatıyla doğrudan ilgili olan eczacılık, bilgi ile güvenin buluştuğu kritik bir alandır. Anadolu Üniversitesi, 30 yılı aşkın tecrübesiyle bu bilimsel birikimi ve güveni öğrencilerine en iyi şekilde aşılamaya devam etmektedir. Fakültemiz, mezuniyetten sonra da her zaman ailenizin bir parçası kalacak; sizleri ileride daha büyük başarılara imza atmış meslektaşlarımız olarak görmeye devam edeceğiz. Üniversitemize ve Eczacılık Fakültesine girerek zaten büyük bir başarı gösterdiniz; bugün ise bu başarıyı önlüklerinizle taçlandırıyorsunuz. Bu süreçte en büyük pay, her zaman yanınızda olan ailelerinizindir. Onların desteği hem sizler hem de bizim için çok kıymetlidir." "Mesleki sorumluluk beyaz önlükle başlar" Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Sinem Ilgın ise konuşmasında şunları söyledi: "Bu tören sadece bir başlangıç değil, uzun bir yolculuğun ilk adımıdır. Giyeceğiniz beyaz önlükler; bir meslek simgesi olmanın ötesinde vicdanın, bilginin, sorumluluğun ve insan hayatına duyulan saygının sembolüdür. Eczacılık, verdiğiniz bir bilgi veya hazırladığınız bir ilaçla insan hayatına doğrudan dokunabildiğiniz, sonu çok anlamlı bir yoldur. Bu önlüğün asıl değeri, üstlendiğiniz bu büyük sorumlulukta saklıdır. Sizlerin bu onurlu görevi en iyi şekilde taşıyacağınıza inancım tamdır. Törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm birimlerimize ve rektörlüğümüze teşekkür ediyor; sevgili öğrencilerimize hem eğitim hem de meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Bugün giyeceğiniz beyaz önlükler sizlere daima güç versin." "Beyaz önlük bilginin ve güvenin somut hâlidir" Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik ise törende yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada, yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda yüzünüzde güzel bir tebessüm bırakacak o özel ana şahitlik etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Biz eczacılar, ülkemizin en ücra köşesinde 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren yegâne meslek grubuyuz. Sadece normal günlerde değil; pandemi, deprem, sel veya yangın gibi halk sağlığının tehdit altında olduğu her an en ön safta biz varız. Bugün giyeceğiniz beyaz önlük, sadece bir kıyafet değil; bilginin, güvenin ve hijyenin somutlaşmış hâlidir. Toplumun gözünde ‘en doğru adresin’ işaretidir. Bu önlüğe ömür boyu sahip çıkmanızı ve onu gururla taşımanızı istiyorum. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, kurumsal hafızası ve güçlü akademik kadrosuyla sizleri çok şanslı kılan bir kurumdur. Ancak sadece eğitimle yetinmeyin; meslek odalarınızla bağınızı koparmayın. Mesleğin geleceğinde sizin de sözünüz olsun." Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat da konuşmasında, öğrencilik yıllarına değinerek eczacılık mesleğinin uzun ve anlamlı bir yolculuk olduğunu vurguladı ve öğrencilere hayallerine sıkı sıkıya tutunmaları tavsiyesinde bulundu. "Mesleki mücadele bu sıralardan başlıyor" Kütahya Eczacı Odası Başkanı Süleyman Cahit Ceylan ise mezun olduğu fakültede bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, mesleğin onur ve sorumluluk bilinciyle icra edilmesi gerektiğini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Başkanı Ecz. Mustafa Çelik, Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Zekeriya Kolat, Kütahya Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Cahit Ceylan başta olmak üzere Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencilerine mesleklerinin simgesi olan beyaz önlükleri takdim edildi.
KMÜ’de kadına yönelik şiddetle mücadele çalıştayı düzenlendi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:45 KMÜ’de kadına yönelik şiddetle mücadele çalıştayı düzenlendi Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde (KMÜ), Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Çalıştayı düzenlendi. Üniversite ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa il protokolü, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından il protokolü tarafından açış konuşmaları gerçekleştirildi. Karaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Ulaş konuşmasında, 2022-2024 yılları arasında uygulanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı kapsamında 81 ilde, her ilde 15-20 kurum temsilcisinin katılımıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Kurumların kendi görev alanlarında yapacakları iyileştirmelerle planın zenginleştirildiğini ifade eden Ulaş, hazırlanan raporların 2025 yılında ilgili Bakanlığa sunulduğunu ve programın başarılı olarak değerlendirildiğini aktardı. Kadına yönelik şiddetin başlı başına önemli bir çalışma alanı olduğunu vurgulayan Nurettin Ulaş, şiddetin yalnızca kadınlara yönelik bir sorun olmadığını; hayvana ve çocuğa da yapıldığını, kişiler arası şiddetin de toplumun karşı karşıya olduğu ciddi bir problem olduğunu dile getirdi. Şiddetin artış göstermesinin, toplumda tahammül, anlayış ve sabır gibi değerlerin zayıfladığına işaret ettiğini belirten Ulaş, diyalog ve iletişim dilindeki sertleşmenin de bu süreci beslediğini ifade etti. Programın açış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçilerek masa çalışmalarına başlandı. "Şiddetin kök nedenlerine yönelik çalışmalar ele alındı" Çalıştayda, şiddetin yalnızca kadınlara yönelik bir mesele olarak değil, bütün bireyler bağlamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Şiddetin meydana gelmesine neden olan kök sebeplerin tespit edilmesine yönelik çalışmaların yoğunlaştırılmasının önemine dikkat çekildi. Ayrıca, şiddet uygulayan bireylerin yalnızca cezai yaptırımlarla toplumdan soyutlanmasının yeterli olmayacağı; aksine, toplum içinde çeşitli atölye çalışmaları ve meslek edindirme kursları aracılığıyla rehabilite edilerek yeniden topluma kazandırılmalarına yönelik programların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Şiddet sonucunda oluşan hukuki süreçlerin etkinliğinin artırılması ve şiddet uygulayan bireylerin tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin planlandığı ifade edildi. Program kapsamında oluşturulan çalışma masalarında faaliyetler, "Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürü", "Etkin hukuki koruma ve adalete erişim", "Risk odaklı ve uzmanlaşmış müdahale", "Psikolojik iyi oluş ve sosyoekonomik güçlenme" ile "Davranışsal dönüşüm ve toplumsal katılım" başlıkları çerçevesinde yürütüldü. Dikey eksenler doğrultusunda oluşturulan masalarda katılımcılar, İl Eylem Planı’nın hazırlık sürecine katkı sunacak görüş ve önerilerini paylaştı. Ele alınan konuların, hazırlanacak planın hem teorik altyapısına hem de uygulama boyutuna katkı sağlaması amaçlandı. Çalıştay sonunda ortaya çıkan masa çıktıları, yapılan sunumlarla katılımcılarla paylaşıldı. Program, katılım belgelerinin takdimiyle sona erdi.