EĞİTİM
Rektör Aydın "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Tanıtım Programı"na katıldı 03 Mayıs 2026 Pazar - 18:34:42 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen "Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) Vizyon Tanıtım Programı"na katıldı. Rektör Aydın, programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi olarak iştirak etti. Programda 2025 Aile Yılı ile başlatılan toplumsal bilinçlenme sürecinin daha ileri bir aşamaya taşınması hedeflenirken, Türkiye’nin geleceğinin güçlü aile yapısı temelinde şekillendirilmesine yönelik kapsamlı bir vizyon ortaya konuldu. Bu kapsamda aile kurumunun güçlendirilmesi ve nüfus politikalarının sürdürülebilir bir perspektifle ele alınması amaçlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan vizyon doğrultusunda aile kurumunun ve nesillerin korunması, evlilik müessesesinin teşvik edilmesi, doğurganlık hızının artırılması, gençlerin nitelikli şekilde yetiştirilmesi, yaşlı refahının güçlendirilmesi ile kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımı gibi başlıklarda beş stratejik öncelik belirlendi. Bu önceliklerin Türkiye’nin uzun vadeli sosyal ve demografik politikalarına yön verecek temel çerçeveyi oluşturacağı vurgulandı. Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, programa ilişkin değerlendirmesinde aile ve nüfus odaklı bu üst politika belgesinin hem akademik hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak aile ve nüfus eksenli bu vizyonun güçlü takipçilerinden biri olacağız. Üniversitemizin sahip olduğu bilimsel birikim ve araştırma kapasitesiyle aile yapımızı güçlendirmeye yönelik bu stratejik sürece katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Rektör Aydın, "Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) Vizyon Belgesi"nin ülke adına hayırlı olmasını temenni etti.
Akdeniz Üniversitesi ile Azerbaycan İdman Akademisi arasında iş birliği
21 Ekim 2025 Salı - 14:05 Akdeniz Üniversitesi ile Azerbaycan İdman Akademisi arasında iş birliği Akdeniz Üniversitesi ile Azerbaycan İdman Akademisi arasında Antrenörlük Eğitimi Alanında Uluslararası Ortak Lisans Eğitim ve Öğretim Programı Tesisi’ne İlişkin Protokol imzandı. Akdeniz Üniversitesi Yönetim Kurulu Salonu’nda, Akdeniz Üniversitesi ile Azerbaycan İdman Akademisi arasında Antrenörlük Eğitimi Alanında Uluslararası Ortak Lisans Eğitim ve Öğretim Programı Tesisi’ne İlişkin Protokol imzalandı. İki ülke arasında eğitim kalitesinin paylaşımı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Akdeniz Üniversitesi olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren hem ülkemizdeki hem de uluslararası alandaki akademik ilişkilerimizi geliştirmek için protokoller imzaladık. Bugün imzaladığımız protokolümüzde kardeş ülkemiz Azerbaycan’ımızın çok köklü ve değerli üniversitesi olan Azerbaycan İdman Akademisi ile gerçekleştiriyoruz. Protokolümüzle birlikte iki ülke üniversiteleri arasında eğitim kalitesinin paylaşımı ve öğrencilerimiz farklı ülke, üniversite ve eğitim sistemleri içerisinde kendilerini geliştirmelerine yönelik olacak" dedi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, imzalanan protokolün Olimpiyatlar başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarda Türkiye ve Azerbaycan bayrağının daha fazla dalgalanmasına vesile olmasını diledi. "Gurur ve mutluluk duyuyoruz" Azerbaycan İdman Akademisi Rektör Prof. Dr. Fuad Hacıyev, "Kendimizi kendi ülkemizde gibi hissediyoruz. Akdeniz Üniversitesi ile bu protokolü gerçekleştirdiğimiz için gurur ve mutluluk duyuyoruz. Her iki üniversitemizin öğrencileri de kendilerini geliştirerek alanlarında daha etkin ve yetkin olma fırsatı yakalayacaklar. Protokolün imzalanmasında emeği geçenlere teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Eğitimler Türkçe ve Azerbaycan Türkçesi olacak Türkiye’den Akdeniz Üniversitesi ile Azerbaycan İdman Akademisi arasında Antrenörlük Eğitimi alanında yürütülecek Uluslararası Ortak Lisans Eğitim ve Öğretim Programı’nın kapsamı ve yürütülmesine ilişkin imzalanan protokolle ortak lisans programlarında ortak programın eğitim dili Akdeniz Üniversitesi’nde Türkçe, Azerbaycan İdman Akademisi’nde Azerbaycan Türkçesi olacak. Çift diploma şansı Her iki üniversitenin akademik gerekliliklerini karşılayan ve mezun olma hakkını kazanan öğrenci bilgilerini ve genel transkripti taraflar birbirine gönderecek ve ortak programdan mezun olacak öğrencilere, biri Akdeniz Üniversitesi’nden, diğeri Azerbaycan İdman Akademisi’nden olmak üzere iki adet ayrı ve birbirinden bağımsız çoklu (double) nitelikte lisans diploması verilecek. Protokol 5 yıl geçerli olacak Protokol Yükseköğretim Kurulu onayı ve tarafların yetkili kurumları tarafından onaylanması ile başlayacak ve 5 yıl için geçerli olacak. Protokol Türkçe ve Azerbaycan Türkçesi ikişer orijinal nüsha halinde ve bütün metinler eşit derecede geçerli olmak üzere imzalandı. Törene Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Azerbaycan İdman Akademisi Rektörü Prof. Dr. Fuad Hacıyev, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülker Babayeva, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tennur Yerlisu Lapa, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Yıldız, Doç. Dr. Neşe Toktaş, Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Turhan katıldı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu
21 Ekim 2025 Salı - 13:22 Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluştu Mudanya Üniversitesi’nin öğrencilerini alanında uzman ve başarı hikayeleriyle örnek isimlerle buluşturduğu Tecrübe Konuşuyor etkinliğinin konuğu Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz oldu. Öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştiren Solmaz, önemli tavsiyelerde bulundu. Etkinliğin açılışında konuşan Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi’nin 300 öğrenciyle başladığı yolculuğunun 4. senesinde 3500 öğrenciye ulaştığını belirterek, "3 sene çok çalıştık, güzel işler yaptık. Ülkemize, şehrimize ve öğrencilerimize faydalı olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimizin sadece derslere girip çıkmalarının yeterli olmadığını, kişisel gelişimlerinin de üniversite hayatının bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu bilinçle başlattığımız Tecrübe Konuşuyor etkinliğimizde çok önemli isimleri konuk ettik, etmeye de devam edeceğiz. Tecrübe, bilgi ve birikim aktarımı çok önemli. Bu etkinliğimizin öğrencilerimiz için çok faydalı olduğuna inanıyoruz. Bugünkü konuğumuz Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Ramazan Solmaz’a da teşekkür ediyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte konuşan Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz da, Mudanya Üniversitesi’nde gençlerle buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Mesleki kariyeriyle ilgili bilgiler veren Solmaz, annesinin alyansını satarak kendisini üniversite hazırlık kursuna göndermesinin hayatının dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, "Siz de arkanızda sizin için büyük fedakarlıklar yapan ailenizi unutmayın" dedi. Kendinize yatırım yapın Üniversite yıllarında hem çalışıp hem okuduğunu anlatan Başsavcı Solmaz, gençlere şu tavsiyelerde bulundu: "Ben çalışarak okudum ama keşke derslere daha çok girebilseydim. O bilgileri direk hocalarımdan alsaydım. Sizler bizim geleceğimizsiniz. İdealleriniz olacak ama kendinize yatırım yapmayı hiç unutmayın. Ben, hukuk ile birlikte dış ticaret eğitimi aldım, bankacılık yüksek lisansı yaptım, yabancı dilimi geliştirdim. Bunlar hayatta çok önemli. Bu tür kişisel gelişimler, hangi mesleği yapıyorsanız yapın size faydası olacaktır. Farklı olmak zorundasınız. Yaptığınız işten haz duyun, odaklanın ve sevin. Sevmezseniz bir işte başarılı olamazsınız. Hayatta muhakeme yapmayı unutmayın. Önyargılı olmayın. Karar vermeden önce düşünün. Bir hedefiniz olsun ve asla umutsuz olmayın. Kendinize güvenin. Toplumun yanlışlarını düzeltecek olan sizlersiniz."
FÜ, Türkiye’nin en iyi 17. üniversitesi oldu
21 Ekim 2025 Salı - 13:17 FÜ, Türkiye’nin en iyi 17. üniversitesi oldu Fırat Üniversitesi (FÜ), University Ranking by Academic Performance (URAP) sonuçlarına göre Türkiye’nin en iyi 17. üniversitesi olurken, devlet üniversiteleri arasında 14. sırada yer aldı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesinde kurulan ve yükseköğretim kurumlarını çeşitli akademik ölçütlere göre değerlendiren bir kuruluş olan URAP (University Ranking by Academic Performance) tarafından yapılan 2025-2026 Türkiye sıralaması açıklandı. Buna göre FÜ, 2025-2026 sıralamasında da 17. sıradaki yerini korumayı başardı. Geçen yıl devlet üniversiteleri arasında 15. sırada yer alan FÜ, bu yıl 14. sırada yer alırken tıp fakültesi bulunan üniversiteler arasında 11. sırada yer aldı. URAP’ın açıkladığı sıralamada ilk 14’e giren devlet üniversitelerinin bulunduğu şehirler bazında inceleme yapıldığında da listeye 7 şehrin girdiği görüldü. İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Kayseri, Erzurum ve Elazığ’da bulunan üniversiteler ilk 15 arasında yer aldı. Elazığ ilk 15 listesine girebilen büyükşehir olmayan tek il oldu. Açıklanan sıralamayla ilgili değerlendirmelerde bulunan FÜ Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "FÜ olarak, ülkemizin köklü yükseköğretim kurumları arasında yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. URAP 2025-2026 sıralamasında elde ettiğimiz 17’ncilik, akademik üretkenliğe, bilimsel araştırmalara ve kalite odaklı eğitime verdiğimiz önemin somut bir göstergesidir. Üniversitemiz, son beş yılda istikrarlı bir şekilde yükselerek Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasındaki yerini pekiştirmiştir" dedi. Üniversitesinin başarısının yalnızca akademik göstergelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "URAP’ın açıkladığı sıralamada ilk 15’e giren üniversitelerin bulunduğu şehirler arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Kayseri, Erzurum ve Elazığ yer aldı. Bu tablo, FÜ’nün yalnızca bilimsel başarısıyla değil, aynı zamanda büyükşehir olmayan tek il olan Elazığ’ı Türkiye’nin en iyi üniversiteleri listesine taşıyan bir eğitim markası haline geldiğini göstermektedir. Elazığ’ın adını bu listeye yazdırmak hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi’nden URAP Türkiye sıralamasında büyük başarı
21 Ekim 2025 Salı - 12:56 Kastamonu Üniversitesi’nden URAP Türkiye sıralamasında büyük başarı Kastamonu Üniversitesi, 2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında 2000 sonrası kurulan 126 üniversite arasında 22’nci sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, 2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında 198 üniversite arasında 66’ncı sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, 674,30 puanla önceki yıllardaki başarı grafiğini bu yıl da korudu. 2000 yılından sonra kurulan 126 devlet ve vakıf üniversiteleri arasında Kastamonu Üniversitesi 22’nci sırada bulunuyor. Kastamonu Üniversitesi, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri sıralamasında 72 üniversite arasında 16’ncı sırada yer aldı. Üniversitelerin akademik performanslarının değerlendirildiği 2025-2026 URAP Türkiye sıralamasında, Clarivate Analytics/InCites ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan veriler kullanıldı. URAP sıralamasında; makale sayısı, atıf, bilimsel doküman, doktora öğrenci sayısı, öğretim üyesi başına düşen öğrenci, uluslararası iş birliği puanı, yurt içi iş birliği puanı, TÜBİTAK proje puanı ve toplam puan gibi göstergeler esas alındı. "URAP sonuçları üniversitemizin akademik çalışmalarını yansıtıyor" Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, URAP sıralamalarında elde edilen sonucun, Kastamonu Üniversitesi’nin son yıllarda araştırma, yayın kalitesi ve proje üretme kapasitesi alanlarında gösterdiği ilerlemenin bir yansıması olduğunu belirtti. Rektör Topal, akademik kadronun özverili çalışmaları, bilimsel üretkenliği ve uluslararası iş birliklerine verilen önemin bu başarıda belirleyici rol oynadığını ifade etti. Ayrıca elde edilen sonuçların, Kastamonu Üniversitesi’nin planlı çalışmaları, nitelikli akademik kadrosu ve gelişen araştırma ortamının bir sonucu olduğunu dile getiren Rektör Topal, elde edilen başarıda katkısı bulunan tüm akademik ve idari personel ile öğrencilere teşekkür ederek başarılarının devamını diledi.
Gastronomi öğrencileri, Dünya Aşçılar Günü’nde deneyimlerini paylaştı
21 Ekim 2025 Salı - 12:42 Gastronomi öğrencileri, Dünya Aşçılar Günü’nde deneyimlerini paylaştı Alanya Üniversitesi, 20 Ekim Dünya Aşçılar Günü kapsamında bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Geleneksel Dünya Aşçılar Günü Paneli ’ne ev sahipliği yaptı. "Aşçılığın Dünü, Bugünü ve Yarını" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, mesleğin gelişimi, staj süreci ve profesyonel mutfak deneyiminin kariyerlerine katkısı üzerine önemli bilgiler edindi. Şebnem Köseoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen panel, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esra Mankan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Mankan, panelin amacının öğrencileri sektörün deneyimli isimleriyle buluşturmak ve mesleğe hazırlamak olduğunu belirterek, "İyi bir aşçı olmanın yolu, köklü mutfağımıza ve kültürümüze sahip çıkmaktan, onu geliştirip dünyaya tanıtmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı. Panel, Aşçılık Programı öğretim elemanları Öğr. Gör. Selma Lubabe Erdoğan, Öğr. Gör. Songül Çoban ve Öğr. Gör. Erman Baş’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Akademisyenler, öğrencilere sektörel farkındalık, profesyonel mutfakta disiplinin önemi ve kariyer planlaması üzerine bilgiler aktararak deneyimlerini paylaştı. Etkinlikte ayrıca Gastronomi ve Mutfak Sanatları 4. sınıf öğrencileri Ahsen Zeliha Eryılmaz ve Meded Kaygusuz ile Aşçılık Programı 2. sınıf öğrencileri Berfin Akbulut ve Ayşe Melek Kızılarslan, staj deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Öğrenciler, staj sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar, mutfak hiyerarşisi, ekip çalışması ve profesyonel ortamın kendilerine kazandırdığı tecrübeleri anlattı. Akademik eğitimle sektör pratiği arasındaki farklara değinen öğrenciler, sahada öğrendikleri pişirme ve servis tekniklerinin mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğunu ifade ettiler. Panelin konuk şefleri Şefika Soybakış Taşkın, Yiğit Ulus ve Selma Biber ise sektöre dair merak edilen soruları yanıtlayarak kendi kariyer hikâyelerini ve mesleklerine dair deneyimlerini paylaştılar. Şefler, gastronomi alanında başarıya ulaşmanın sabır, özveri ve sürekli öğrenme gerektirdiğini vurguladı. Program sonunda Alanya Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Elif Gizem Yetkin, etkinliğe katkı sunan öğretim elemanlarına, öğrencilere ve konuk şeflere teşekkür ederek sertifikalarını takdim etti.
Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz"
21 Ekim 2025 Salı - 11:57 Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanlığı ile yapacakları ortak çalışmayla önümüzdeki yıl okullara öğrenci kaydı ile alakalı adrese dayalı sistemin net bir şekilde uygulanmasını sağlayacaklarını belirterek, "Bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar, yanındaki okulda 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz" dedi. Bakan Tekin, Erzurum’daki Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen üçüncü ve son "İlçe Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı"na katıldı. Burada konuşan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı’nı Türkiye’nin en büyük ailesi olarak tanımladıklarını vurgulayarak, "Gerçekten çok büyük camiayız. Böyle söylendiğinde belki büyüklük gözükmüyor ama işte rakamlar üzerinden bir konuşursak bizim muhatap olduğumuz yaklaşık 60 bini resmi okul olmak üzere toplam 75 bin okul ve toplamda 100 binin üzerinde kurum, yaklaşık 1 milyon 100 bini resmi olmak üzere 1 milyon 250 binin üzerinde öğretmen arkadaşımız var. 18 milyon öğrenci ve her bir hesap ettiğimizde toplumun aslında tamamını yaklaşık 50-60 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren bir bakanlığız. Bu kadar büyük bir aile 922 ilçenin tamamında yönetici arkadaşlarımız, okullarımız, Anadolu’nun her köşesinde kurumlarımız var. Dolayısıyla bu kadar devasa bir yapının çözmesi gereken sağlıklı bir iletişim mekanizmasının oluşturulması şart. Eğer sağlıklı bir iletişim mekanizması kurulamazsa bu ailenin fertleri arasında bir uyum tesis edilemezse, bu kadar büyük bir yapının başarılı olma şansı, aynı sesi çıkarma şansı, aynı amacı hayata geçirmek için mücadele etme şansı olmaz. Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak başlangıçtan beri en temel hedefimiz; bakandan başlayıp en ücra köşedeki hizmet eden arkadaşımıza kadar Milli Eğitim Bakanlığının ne yaptığını, bütün fertlerinin bilmesi ve bu bilgi dahilinde bir bütünün parçaları mantığıyla hareket ederek bütünü tamamlayan, uyumu tesis eden bir şekilde çalışmasını temin etmek bizim başlangıçtan beri en temel hedefimizdir" şeklinde konuştu. "Öğretmenler odası toplantıları değerli" Bakan Tekin, bu hedefi hayata geçirmek için bakanlık merkez teşkilatında yapılan, okul okul gezerek öğretmenlerle yapılan sohbetlerin esprisinde bu gerçeğin yattığını vurgulayarak, "Biz Anadolu’daki ilçelere genel müdür düzeyinde arkadaşlarımızı göndererek meramımızı anlattık, anlatmaya çalıştık. Ben şahsen bakan olarak, göreve başladığım tarihten itibaren büyük çoğunluğu programsız olmak üzere yaptığımız okul ziyaretleri var. Ve okullarda öğretmenler odasında, öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler istişareler. Yaptığımız bütün toplantılarda 15 dakikadan fazla konuşmadık, muhataplarımızla çalışma arkadaşlarımızla, istişare kültürü içerisinde sözü çoğunlukla onlara verdik. Onların anlatmak istediklerini, söylemek istediklerini dinledik. Ve dinlediklerimizi not alarak hayata geçirdik. 2023 yaz aylarından itibaren her yaz eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi çıkarma geleneği başlattık. Ve bu genelgede her birisinde 50-60 tane madde oldu. Ve bunların hepsi bahşettiğim şeylerin hepsi öğretmenler odasında, öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde, illerde yaptığımız toplantılarda arkadaşlarımızın çözülmesi gereken ya da ’şu uygulamanın hayata geçirilmesi gerekir’ şeklindeki önerileri Bakanlıkta ilgili dairelerce değerlendirildikten sonra mevzuat haline dönüştürülerek sahayla paylaşıldı" dedi. "Planlamalarımız sekteye uğruyor" Ankara’da programsız bir biçimde yaptıkları okul ziyaretinde öğretmenlerin bir konuyu dile getirdiğini vurgulayan Bakan Yusuf Tekin, "Aslında bizim de gündemimizde olan bir konuyu ısrarlı bir biçimde dile getirdiler. Biz ilkokullarımız, ortaokullarımız, orta öğretim kurumlarının tamamında sınavla öğrenci alanlar hariç, adrese dayalı yerleştirme yapıyoruz. Ama bazı yerlerde, bazı okullarla ilgili lehte ya da aleyhte kamuoyu oluşturuluyor. Bazı okulların popüler olduğu iddia ediliyor. Ve illerde, ilçelerden ilçe müdürlerimiz, il müdürlerimiz, kaymakamlarımız ve valilerimiz çocuklarını o okullara yazdırmak isteyen, aslında adresi o okulda olmadığı halde okula yazdırmak isteyen kişilerin baskılarıyla karşı karşıya kalıyor. Ve bunun sonucunda da Türkiye genelinde ilkokullarda ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 20-22 bandına düşmüşken bazı okullarda 37-38 sekiz kişilik sınıflar var. Ama hemen yakınındaki bir okulda öğrenci mevcutları 20’li rakamların altına düşen sınıflar var. Şimdi burada bir dengesizlik var. Biz zaten planlamamızı, yatırım planlamamızı ona göre yapıyoruz. Devletin ilgili birimlerinden okula başlama yaşı gelen çocuklarla ilgili adres bilgilerini alıyoruz. Ve her bir okulumuzu bu adres bilgilerine göre sokak sokak zimmetliyoruz. Planlamamız buna göre. İhtiyaç olan mahallelerde ya da sokaklarda, caddelerde okul planlaması yapıyoruz. Şimdi böyle planlamayı yapmışken, bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde bir tür olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar. Yanındaki okul da 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. ’Çocuğu aslında oraya yazdıracaktım ama okul müdürü bizden para istedi, kayıt parası istedi’ şeklinde şayialar ortaya çıkıyor. Aslında okul müdürümüzün söylediği şey şu: ’Sizin çocuğunuz bu okula kaydolamaz çünkü adresi burası değil.’ Ama veli sanki şöyle kayıt parası verse kaydedecektir. Kaydedemezler. Arkadaşlarımız da zaten bunu çalışıyorlar. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz. Yani artık taşrada arkadaşlarımız bu tür baskılarla karşı karşıya kalmayacaklar. İçişleri Bakanlığı’yla bu konuda bir çalışma yürütüp bu tür konularda okullarla ilgili yaptığımız planlamaların sabote edilmesini, okullarımızda bu anlamda dengesizliklerin ortaya çıkmasını engelleyeceğiz. Öyle tablolar var ki, okulumuzda işte müzik atölyesi yapmışız. Çok baskı geldiği için müzik atölyesi kapatılıp sınıfa dönüştürüyorlar. Kütüphaneyi kapatıp sınıfa dönüştürmek zorunda kalıyorlar. Tabii çok baskı var çünkü. Bunların hepsi sahada öğretmen arkadaşlarımızdan, idareci arkadaşlarımızdan, sahada yaşanan sorunlarla ilgili bize geri dönüşler üzerinden oluşturduğumuz uygulamalar" diye konuştu.
22. Ulusal Psikoloji Kongresi Bursa’da düzenlendi
21 Ekim 2025 Salı - 11:35 22. Ulusal Psikoloji Kongresi Bursa’da düzenlendi Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde 3-4-5 Ekim 2025 tarihlerinde ’Değişen Toplum, Dönüşen Birey’ temasıyla 22. Ulusal Psikoloji Kongresi düzenlendi. Kongre; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Psikoloji Bölümü’nün yanı sıra Türk Psikologlar Derneği Bursa Şubesi, Bursa Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü işbirliğiyle düzenlendi. Kongrenin Düzenleme Kurulu Başkanlığını Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Leman Pınar Tosun yürütürken, Psikoloji Bölümü araştırma görevlileri Dr. Funda Turhan, Dr. Deniz Bilger, Fatma Adalet Şahin Kırık ve Çağdaş Kızgut’un yanı sıra çok sayıda gönüllü öğrenci de düzenleme kurulunda yer aldı. Kongrenin açılış oturumuna Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ile Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Gülay Durmaz ve Prof. Dr. Atilla Akpınar da katıldı. Ayrıca Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Özeke’nin öncülüğünü yaptığı "Viva La Musica" grubu, seyircilerle etkileşimli bir müzik etkinliği düzenleyerek açılış oturumuna renk kattı. Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Leman Pınar Tosun konuşmasında Bursa’daki üç üniversitenin birlikte ev sahipliği yapmasının çok değerli olduğunu; hazırlık süreci boyunca yürütülen ortak çalışmanın üç üniversitedeki psikoloji bölümleri arasında iş birliği ve dostluk oluşturduğunu söyledi. Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ise konuşmasında Kongrenin özellikle genç araştırmacılara yeni fikirler üretme ve mesleki dayanışmayı güçlendirme açısından ilham kaynağı olmasını umduğunu ifade etti. Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Gökhan Malkoç da Ulusal Psikoloji Kongrelerinin, psikoloji biliminin canlılığını ve heyecanını ayakta tutan önemli buluşma noktaları olduğunu vurguladı. Dokuz ay süren bir hazırlık sürecinin ürünü olan kongrede; güçlü bilimsel içeriğin yanı sıra olabildiğince ekonomik ve ulaşılabilir bir kongre olması hedeflendi. Süreç, düzenleme kurulu üyelerinin gönüllü çabalarıyla son aşamaya getirildi. Üç yıllık bir aranın ardından düzenlenen Ulusal Psikoloji Kongresi’nin bilimsel programında 308 sözlü bildiri, 164 poster bildiri, 31 panel ve 16 atölye çalışması yer aldı. Tüm bu çalışmalar 114 kişilik yetkin bir hakem kurulu tarafından titiz şekilde değerlendirilerek programa dâhil edildi. Ayrıca kongrede biri uluslararası olmak üzere üç davetli konuşmacı da kongre katılımcılarına güncel çalışmalarını içeren birer sunum yaptı. Türkiye’nin dört bir yanından bin 500’ün üzerinde katılımcı kongreye kaydolarak izleyici veya sunum yapan kişi olarak kongreye katkı sağladı. 11 yıllık aranın ardından Bursa’ya dönen Ulusal Psikoloji Kongresi’nin, Üniversitemizin ve Psikoloji Bölümünün saygınlığının yanı sıra Bursa şehrinin turizmine ve tanıtımına da önemli bir katkı yapması hedefleniyor.
Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz"
21 Ekim 2025 Salı - 11:34 Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz" Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanlığı ile yapacakları ortak çalışmayla önümüzdeki yıl okullara öğrenci kaydı ile alakalı adrese dayalı sistemin net bir şekilde uygulanmasını sağlayacaklarını belirterek, "Bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar. Yanındaki okul da 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz" dedi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’daki Hizmet İçi Eğitim Enstitüsünde düzenlenen üçüncü ve son "İlçe Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı"na katıldı. Buradaki toplantının açılışın yaptığı konuşmasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye’nin en büyük ailesi olarak tanımladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Gerçekten çok büyük camiayız. Böyle söylendiğinde belki büyüklük gözükmüyor ama işte rakamlar üzerinden bir konuşursak bizim muhatap olduğumuz yaklaşık 60 bini resmi okul olmak üzere toplam 75 bin okul ve toplamda 100 binin üzerinde kurum, yaklaşık 1 milyon 100 bini resmi olmak üzere 1 milyon 250 binin üzerinde öğretmen arkadaşımız var. 18 milyon öğrenci ve her bir hesap ettiğimizde toplumun aslında tamamını yaklaşık 50-60 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren bir bakanlığız. Bu kadar büyük bir aile 922 ilçenin tamamında yönetici arkadaşlarımız, okullarımız, Anadolu’nun her köşesinde kurumlarımız var. Dolayısıyla bu kadar devasa bir yapının çözmesi gereken sağlıklı bir iletişim mekanizmasının oluşturulması şart. Eğer sağlıklı bir iletişim mekanizması kurulamazsa bu ailenin fertleri arasında bir uyum tesis edilemezse, bu kadar büyük bir yapının başarılı olma şansı, aynı sesi çıkarma şansı, aynı amacı hayata geçirmek için mücadele etme şansı olmaz. Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak başlangıçtan beri en temel hedefimiz; bakandan başlayıp en ücra köşedeki hizmet eden arkadaşımıza kadar Milli Eğitim Bakanlığının ne yaptığını, bütün fertlerinin bilmesi ve bu bilgi dahilinde bir bütünün parçaları mantığıyla hareket ederek bütünü tamamlayan, uyumu tesis eden bir şekilde çalışmasını temin etmek bizim başlangıçtan beri en temel hedefimizdir" şeklinde konuştu. "Öğretmenler Odası toplantıları değerli" Bakan Tekin, bu hedefi hayata geçirmek için bakanlık merkez teşkilatında yapılan, bu iklimin oluşturulması için yapılanların, Bakanlık Merkez Teşkilatı’nda birimlerin birbirleriyle halinde çalışması için yapılanların, okul okul gezerek öğretmenlerle yapılan sohbetlerin esprisinde bu gerçeğin yattığını vurgulayarak, "Biz Anadolu’daki ilçelere genel müdür düzeyinde arkadaşlarımızı göndererek meramımızı anlattık, anlatmaya çalıştık. Ben şahsen bakan olarak ,göreve başladığım tarihten itibaren büyük çoğunluğu programsız olmak üzere yaptığımız okul ziyaretleri var. Ve okullarda öğretmenler odasında, öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler istişareler. Yaptığımız bütün toplantılarda 15 dakikadan fazla konuşmadık, muhataplarımızla çalışma arkadaşlarımızla, istişare kültürü içerisinde sözü çoğunlukla onlara verdik. Onların anlatmak istediklerini, söylemek istediklerini dinledik. Ve dinlediklerimizi not alarak hayata geçirdik. 2023 yaz aylarından itibaren her yaz eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi çıkarma geleneği başlattık. Ve bu genelgede her birisinde 50-60 tane madde oldu. Ve bunların hepsi bahşettiğim şeylerin hepsi öğretmenler odasında , öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde, illerde yaptığımız toplantılarda arkadaşlarımızın çözülmesi gereken ya da "şu uygulamanın hayata geçirilmesi gerekir" şeklindeki önerileri Bakanlıkta ilgili dairelerce değerlendirildikten sonra mevzuat haline dönüştürülerek sahayla paylaşıldı" dedi. "Planlamalarımız sekteye uğruyor" Ankara’da programsız bir biçimde yaptıkları okul ziyaretinde öğretmenlerin bir konuyu dile getirdiğini vurgulayan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Aslında bizim de gündemimizde olan bir konuyu ısrarlı bir biçimde dile getirdiler. Biz ilkokullarımız, ortaokullarımız, orta öğretim kurumlarının tamamında sınavla öğrenci alanlar hariç, adrese dayalı yerleştirme yapıyoruz. Ama bazı yerlerde, bazı okullarla ilgili lehte ya da aleyhte kamuoyu oluşturuluyor. Bazı okulların popüler olduğu iddia ediliyor. Ve illerde, ilçelerden ilçe müdürlerimiz, il müdürlerimiz, kaymakamlarımız ve valilerimiz çocuklarını o okullara yazdırmak isteyen, aslında adresi o okulda olmadığı halde okula yazdırmak isteyen kişilerin baskılarıyla karşı karşıya kalıyor. Ve bunun sonucunda da Türkiye genelinde ilkokullarda ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 20-22 bandına düşmüşken bazı okullarda 37-38 sekiz kişilik sınıflar var. Ama hemen yakınındaki bir okulda öğrenci mevcutları 20’li rakamların altına düşen sınıflar var. Şimdi burada bir dengesizlik var. Biz zaten planlamamızı, yatırım planlamamızı ona göre yapıyoruz. Devletin ilgili birimlerinden okula başlama yaşı gelen çocuklarla ilgili adres bilgilerini alıyoruz. Ve her bir okulumuzu bu adres bilgilerine göre sokak sokak zimmetliyoruz. Planlamamız buna göre. İhtiyaç olan mahallelerde ya da sokaklarda, caddelerde okul planlaması yapıyoruz. Şimdi böyle planlamayı yapmışken, bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde bir tür olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar. Yanındaki okul da 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. "Çocuğu aslında oraya yazdıracaktım ama okul müdürü bizden para istedi, kayıt parası istedi" şeklinde şayialar ortaya çıkıyor. Aslında okul müdürümüzün söylediği şey şu. "Sizin çocuğunuz bu okula kaydolamaz çünkü adresi burası değil." Ama veli sanki şöyle kayıt parası verse kaydedecektir. Kaydedemezler. Arkadaşlarımız da zaten bunu çalışıyorlar. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz. Y ani artık taşrada arkadaşlarımız bu tür baskılarla karşı karşıya kalmayacaklar. İçişleri Bakanlığı’yla bu konuda bir çalışma yürütüp bu tür konularda okullarla ilgili yaptığımız planlamaların sabote edilmesini, okullarımızda bu anlamda dengesizliklerin ortaya çıkmasını engelleyeceğiz. Öyle tablolar var ki, okulumuzda işte müzik atölyesi yapmışız. Çok baskı geldiği için müzik atölyesi kapatılıp sınıfa dönüştürüyorlar. Kütüphaneyi kapatıp sınıfa dönüştürmek zorunda kalıyorlar. Tabii çok baskı var çünkü. Bunların hepsi sahada öğretmen arkadaşlarımızdan, idareci arkadaşlarımızdan, sahada yaşanan sorunlarla ilgili bize geri dönüşler üzerinden oluşturduğumuz uygulamalar" diye konuştu.
BAU Global ağındaki Berlin International Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu
21 Ekim 2025 Salı - 11:19 BAU Global ağındaki Berlin International Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu BAU Global eğitim ağı bünyesindeki Berlin International Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (BI), 2025 yılı mezuniyet töreni coşkuyla gerçekleşti. Bu yıl 177 öğrencinin mezun olduğu törende konuşan BAU Global Başkan Yardımcısı Serdar Şenel dünyanın sorunlarını çözecek yeni nesilleri yetiştirmek için farklı kültürleri tanıma ve yaşam tarzına saygı duymanın çok önemli olduğunu söyledi. Almanya’da mimarlık, tasarım ve işletme alanlarında lisans ve yüksek lisans programları sunan Berlin International Üniversitesi (BI) 9’uncu dönem mezuniyet töreni gerçekleşti. Bahçeşehir Üniversitesi’nin küresel eğitim ağını oluşturan BAU Global bünyesindeki BI 2025 kep atma töreni Berlin’deki UdK Konser Salonu’nda yapıldı. Törene BAU Global Başkan Yardımcısı Serdar Şenel, BI Rektörü Prof. Dr. Yüksel Pöğün Zander, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, akademisyenler, öğrenciler ve yakınları katıldı. ‘Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras: Saygı’ Mezuniyet töreninde konuşan BAU Global Başkan Yardımcısı Serdar Şenel, "Yıllar içinde 135’ten fazla ülkeden öğrenci ve mezunla tanıştım. Bana göre, bu hayattaki en büyük değerlerden biri ve belki de kendi çocuğuma öğretebileceğim en önemli şey çok kültürlü bir dünyada yaşamak ve başkalarına saygı duymak. Çünkü eğer birbirimize saygı duymayı öğrenemezsek, dünyamızın sorunlarını çözebilecek yeni nesilleri asla yetiştiremeyeceğimize samimiyetle inanıyorum. Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras, insanlara ve onların kültürlerine saygı duymaktır." dedi. Şenel, savaşların insanların birbirinin yaşam tarzına saygı duymayı ve yaşamı değerli görmeyi öğrendiğinde sona erebileceğini ifade etti. ‘Özverilerini takdir ediyorum’ Berlin International Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Yüksel Pöğün Zander ise şöyle konuştu: "2025 mezunlarımızın başarılarını kutlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Mezunlarımız hayatlarındaki yeni sayfaya adım atarken, gösterdikleri özveriyi takdir ediyorum." Konuşmaların ardından derece yapan öğrenciler tanıtıldı. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde Leonie Marieke Todd hem en iyi lisans tezi hem de en başarılı öğrenci oldu. Marcia Maria Koch Fuentes ise en yüksek lisans tezi sahibi olan isim olarak seçildi. İşletme Fakültesi’nde Vanda Vinecka ve Seok Joon Kang sırasıyla en iyi lisans ve MBA tezleri dalında başarı gösterdi. Nadiia Kuzmenko ise en başarılı öğrenci seçilirken, Daniel Anyiam, Christian Wulff Bursu ödülüne layık görüldü. Yüksek lisans öğrencileri Sophia Pasquialini ve Luna Gilly ile lisans öğrencileri Leonie Todd ve Karl Columbus da özel ödül alan isimler oldu. Oriel Quartett tarafından sunulan müzikaller eşliğinde devam eden törenin ardından gerçekleşen kep atma anları renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlik öğrencilerin de katıldığı resepsiyonla son buldu.