Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
EĞİTİM
Siirt’te "Siber Vatan Programı" tanıtıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 19:03:26
Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Aykut Aniç’in katılımıyla Siirt Üniversitesi’nde "Siber Vatan Programı" kapsamında bilgilendirme ve tanıtım programı düzenlendi. Siirt Üniversitesi konferans salonunda gerçekleştirilen programında, siber güvenlik alanında Türkiye’nin insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen Siber Vatan Programı öğrencilere tanıtıldı. Programa akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, programında yaptığı konuşmada siber güvenliğin günümüz dünyasında stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, gençlerin bu alana yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Aniç, "Siber Vatan Programı ile gençlerimizin teknik bilgi ve becerilerini artırmayı, onları ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilecek seviyeye taşımayı hedefliyoruz" dedi. Program kapsamında katılımcılara; siber güvenlik temelleri, ağ güvenliği, etik hackerlık, zararlı yazılım analizi ve kriptoloji gibi alanlarda eğitimler verileceği aktarıldı. Ayrıca başarılı öğrencilerin siber güvenlik kamplarına katılacağı ve CTF gibi yarışmalarla pratik deneyim kazanacağı belirtildi. Yetkililer, programın üniversite öğrencileri ve yeni mezun gençler başta olmak üzere siber güvenliğe ilgi duyan herkese açık olduğunu ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:07
Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı. "Sevdiğiniz işi yapın" Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti. Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti. "Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek" Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi. CAR-T merkezinde ilk hasta Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi. Kişiye yönelik tedaviler yapılacak Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı. "Başarının anahtarı çok çalışmak" Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi. Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı "Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi. Dünyanın ilk rahim nakli Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu. "Hastalarımı kardeşim gibi gördüm" En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı. Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:52
OMÜ’de uluslararası öğrencilere afet farkındalık eğitimi
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), uluslararası öğrencilerin afetlere karşı bilinçlendirilmesi amacıyla "Temel Afet Farkındalık Eğitimi" düzenledi. Programda, öğrencilere afet öncesi hazırlık, afet anı davranışları ve temel müdahale yöntemleri uygulamalı olarak anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arasında imzalanan protokol kapsamında ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye Bursları çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimler, Vezirköprü ilçesindeki Vezirsuyu Tabiat Parkı ile Şahinkaya Kanyonu’nda yapıldı. Farklı ülkelerden çok sayıda öğrencinin katıldığı programda, güvenli yaşam kültürü ele alındı. Çok paydaşlı iş birliği OMÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenen programa; AFAD Samsun İl Müdürlüğü, OMÜ Afet Eğitimi ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Cemre Öğrenci Topluluğu ve OMÜ Arama Kurtarma ekipleri katkı sundu. Eğitimlerin, öğrencilerin afet durumlarında doğru ve hızlı hareket edebilme becerilerini geliştirmesi amaçlandı. Teorik ve uygulamalı eğitim Uzmanlar tarafından verilen eğitimlerde, afet öncesi hazırlık süreçlerinin önemi vurgulanırken, afet anında uygulanması gereken doğru davranış biçimleri uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılara, acil durumlarda kişisel güvenliklerini sağlama ve çevrelerine destek olma konusunda temel bilgiler aktarıldı. Uyum sürecine katkı Eğitim programı, afet farkındalığının artırılmasının yanı sıra uluslararası öğrencilerin Samsun’un sosyal ve kültürel yapısına uyum sağlamalarına da katkı sundu. Yetkililer, benzer eğitimlerin farklı gruplara yönelik olarak sürdürüleceğini belirterek afet bilincinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:47
BUÜ’de başarı geleneği katlanarak devam ediyor
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü, araştırma üniversitesi kimliğini pekiştirme ve akademik performansı ödüllendirme hedefiyle geleneksel hale getirdiği "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğini 15. kez gerçekleştirdi. Çamlık Yemekhanesi’nde düzenlenen etkinlikte, Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan güncel veriler paylaşıldı. Q1 makale sayısı, patent başvuruları ve dış kaynaklı projelerdeki ivmenin artarak devam ettiği vurgulanan toplantıda, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda nitelikli yayın vurgusu yapıldı. "Dünya ölçeğinde görünürlük için kaliteye odaklanacağız" Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 15 ay önce küçük bir salonda başlayan bu yolculuğun bugün geniş bir katılımla devasa bir organizasyona dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Araştırma üniversitesi vizyonunun akademisyenler tarafından tam anlamıyla benimsendiğini ve sahada karşılık bulduğunu kaydeden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, niteliksel dönüşümün önemine değindi. Sayısal artışın yanı sıra artık yayınların yüzde 10’luk ve gelecekte yüzde 1’lik dilimlerde yer almasını hedeflediklerini belirten Rektör Yılmaz, bu başarının sadece kriterleri karşılamak değil, üniversiteyi dünya ölçeğinde daha görünür kılma çabası olduğunu vurguladı. Sosyal bilimler dahil tüm alanlarda proje kültürünün yerleştiğini ve BUÜ’nün ticarileşmiş patent fon oranlarında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Yılmaz, akademik ekosisteme katkı sağlayan tüm öğretim üyelerine teşekkürlerini sundu. Bilimsel çıktılar güçlenerek artıyor Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise konuşmasında, etkinliğin temel motivasyonunun üniversitedeki değerli çıktıları daha görünür kılmak ve sosyal-bilimsel etkileşimi artırmak olduğunu hatırlattı. 2024 yılında yakalanan büyük ivmenin 2025 yılında da sürdüğüne dikkat çeken Karaca, özellikle Scopus verilerine göre Q1 yayın sayılarında ciddi bir artış kaydedildiğini ifade etti. Bu ay itibarıyla 78 adet Q1 yayınına ulaşıldığını ve bu yayınların yaklaşık üçte birinin dünyanın en prestijli dergilerinin yer aldığı yüzde 10’luk dilimde bulunduğunu açıklayan Karaca; dış kaynaklı başarılı projeler ve patent şampiyonlukları ile üniversitenin adını üst sıralara taşımaya devam edeceklerini söyleyerek başarılı akademisyenleri tebrik etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 12:38
Öğrenciler AFAD gönüllülük eğitimi ile bilinçleniyor
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:26
Adana’da kadınlar aşçılık atölyesinde eğitim aldı
3
01 Mayıs 2026 Cuma- 10:04
Bingöl’den TÜBİTAK Türkiye finallerinde büyük başarı: 2 derece elde edildi
4
01 Mayıs 2026 Cuma- 11:18
Kütahya geneli Kur’an-ı Kerim okuma yarışması tamamlandı
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:27
İstanbul Beykent Üniversitesi ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:13
Bayburt’ta ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ seminerleri devam ediyor
Bayburt Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü (ŞÖNİM) tarafından, Bayburt İl Jandarma Komutanlığı’nda görev yapan er ve erbaşlara yönelik ’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ semineri düzenlendi. Seminerde, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, farkındalık oluşturulması ve şiddet mağdurlarına doğru şekilde müdahale yöntemleri hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar ve yasal düzenlemeler hakkında er ve erbaşlara eğitim verildi. Seminerle, askeri personelin farkındalığının artırılması ve kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına aktif katkı sağlaması hedeflendi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:04
Uşak Üniversitesi Üniversite-Köy buluşmalarına devam ediyor
Uşak Üniversitesi, "Üniversite-Köy Buluşmaları" kapsamında bu hafta Sivaslı ilçesine bağlı Karaboyalık Köyü’nde ağız ve diş sağlığı farkındalığı oluşturmak amacıyla bir etkinlik düzenledi. Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğretim elemanları tarafından köy halkına "Ağız, Diş Sağlığı ve Hastalıkları" hakkında bilgilendirme yapıldı. Etkinliğe Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Serkan Bilir, Karaboyalık Köyü Muhtarı Önder Kaya, akademisyenler ve köy halkı katıldı. Moderatörlüğünü Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Güngör’ün üstlendiği programda, Dr. Öğr. Üyesi Nehir Gencer "Ağız ve Diş Hastalıkları" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Gencer, ağız ve diş bakımının günlük yaşam sağlığı açısından önemine dikkat çekti. Uzman Dr. İsmail Ongun ise "Ağız Kanserleri, Diş ve Ağız Bakımı" başlıklı sunumunda, erken tanı, koruyucu hekimlik ve basit hijyen uygulamaları konusunda köy halkına pratik bilgiler aktardı. Üniversite-köy buluşmalarının amacını vurgulayan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş; "Uşak Üniversitesi olarak uzun süredir üniversite-sanayi iş birliğiyle belli bir seviye getirmiş bir üniversite olarak, yeni bir proje olarak da üniversite-köy buluşmalarını başlattık. Bu sene 2025 yılında başlatmış olduğumuz proje çerçevesinde bugüne kadar 7’den fazla köyümüzü ziyaret etmiş olduk. Hemen hemen her cuma günü cuma saatinden sonra köylülerimizle bir araya geliyoruz. Köylülerimizin, muhtarlarımızın daha doğrusu isteklere doğrusunda hayvancılık, arıcılık, meyvecilik, halk sağlığı veyahut da diş bakımı üzerindeki birçok alanlarda, öğretim elemanlarımızın yapmış olduğu çalışmaları halkımız anlatıyor ve onlardan gelen soruları cevaplandırıyoruz." dedi. İklim değişikliği ve su kıtlığının tarım köylerini olumsuz etkilediğini vurgulayan Rektör Savaş; "İklim değişikliği başta olmak üzere su, özellikle tarım köylerimizin en büyük problemlerden bir tanesi. İklimlerin değişmesi, mevsimlerin değişmesi, yağmurların az yazması, su problemli olması. Bu konuda Ziraat Fakültesi’nin arkadaşlarımızla köylerimize gidiyoruz. Suyun nasıl kullanılması gerektiğini, aynı zamanda hangi bitkilerin susuz yetişecek bitkiler hakkında, özellikle hayvan beslemede su gerektirmeyen bitkiler üzerinde nasıl bitkiler yetiştirmeye gerektiği konusunda bilgilendirmeler yapıyoruz. Bu konuda da hem köylerimizin ciddi anlamda bugüne kadar duymamış oldukları bazı bitkileri öğrenmiş olurlar, vitamin değer çok yüksek olan. Aynı zamanda da bunların uygulamalar içinde neler yapması gerektiğini konusunda rehberlik ediyoruz." dedi. Köy ziyaretlerinin sadece sağlık değil, tarım ve üretim politikaları açısından da önem taşıdığını vurgulayan Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Kerem Mertoğlu; "Bugüne kadar 7 köy ziyaret edildi. Bu köylülerin ziyaret kapsamları köylülerin üretim eğilimleri noktasında tespit edildi. Her köye uygun bir ekip oluşturularak onların ihtiyaçlarını giderme noktasında bir politika belirlendi. Çiftçilerimizden özellikle küresel iklim değişikliğiyle beraber susuz tarıma yönelik sürdürülebilir ve kazançlı üretim nasıl yapılabilir noktasında ağırlıklı olarak sorular geldi. Ayrıca çiftçilerimiz yine bizim sahip olduğumuz üretim alanlarına gelerek o konuşma çerçevesinde gerçekleştirilmiş olan örneklemelere dair sunuları birebir izleme fırsatı buldular." dedi. Diş sağlığı eğitiminin toplum üzerindeki etkisine değinen Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Türkmenoğlu; "Burada yaşayan köy halkına doğru diş fırçalama eğitimine, fırça sıklığını ne kadar sıklıkla değiştirmesi gerektiğini ve belli aralıklarla diş hekimine gidilmesi bilgilendirme yaptırdığımız için, halkımızı bu konuda en azından eski bilgileri üzerine daha doğru güncel bilgileri katmış olmakta. Üniversite-köy buluşmalarını artırarak gerekli köy halkının bilinçlendirilmesi sağlanması bence topluma katkı sağlayacak uygulama olacağını düşüyorum." dedi. Etkinliğe katılan Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Sıla Küçük, hem öğrenciler hem de köylüler için buluşmanın verimli geçtiğini vurgulayarak; "Biz Uşak Üniversitesi Diş Fakültesi olarak, buradaydık. Bizim için çok güzel ve faydalı bir etkinlik oldu. Umuyorum ki hastalar içinde öyle olmuştur diye tahmin ediyorum. Bir çok hastaya baktık, muayene ettik onların şikayetlerini dinledik. Onları bilinçlendirmeye çalıştık. Gerek bazı ağız hastalıkları hakkında, gerek kendileri için yönlendirmiş bulunmaktayız. Ben böyle bir etkinlikte bulunduğum için çok mutluyum. Böyle etkinliklerin artması gerektiğini düşüyorum." dedi. Köydeki bilgilendirme faaliyetlerinin tarım verimliliğine katkı sağladığını belirten Karaboyalık Köyü Muhtarı Önder Kaya, ise; "Tarım, daha bilmediğimiz konularda geldiler. Burada bizi bilgilendirdiler. Yanlış yaptığımız şeyleri, şu an doğrusunu yapıyoruz artık. Verimlerimizi güzel aldık. Yani bilmediğimiz konularda bilgilendirildik. Çok iyi oldu çünkü köyümüz yaşlı kesim olduğu için şehire ulaşıma gidilmiyordu. Burada ayağımıza geldiği çok iyi oldu." dedi. Etkinliğin sonunda konuşmacı akademisyenlere ve köy muhtarı Önder Kaya’ya katkılarından dolayı teşekkür plaketi verildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:57
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nden tarıma katkı sağlayacak patent başarısı
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, tarım teknolojileri alanında önemli bir başarıya imza attı. Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Ayten Kübra Yağız ve Prof. Dr. Sevgi Çalışkan’ın geliştirdiği ’Biyopolimer Temelli Kontrollü Salım Sistemi ile Tohum Kaplama Malzemesi’ başlıklı proje, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ulusal patent tescili aldı. Üniversitenin Araştırma Dekanlığı bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) aracılığıyla yapılan başvurunun tescillenmesiyle, yenilikçi özelliklere sahip bu sistemin sürdürülebilir tarıma katkı sağlaması hedefleniyor. Patent; aynı zamanda tarım sektörü için uluslararası düzeyde potansiyele sahip bir proje olarak da değerlendirildi ve olumlu rapor aldı. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, konuyla ilgili açıklamasında; Üniversitemiz bünyesinde yürütülen bu tür yenilikçi çalışmalar sadece bilimsel üretkenliğimizin göstergesi değil, aynı zamanda ülkemizin tarım ve teknoloji alanındaki rekabet gücünü artırmaktadır. Öğretim üyelerimizi bu önemli başarılarından dolayı gönülden kutluyorum. Üniversitemiz nitelikli bilgi ve katma değer üretimini toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürmeye devam edecektir" dedi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:53
Niğde’de öğrencilere jandarma tanıtımı ve trafik eğitimi
Niğde İl Jandarma Komutanlığı tarafından il genelindeki çeşitli okullarda ’Jandarma Meslek Tanıtım ve Eğitim Faaliyeti’ düzenlendi. Etkinlik kapsamında toplam 2 bin 165 öğrenciye jandarma teşkilatının görevleri tanıtıldı, trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapıldı ve jandarma köpek timi tarafından gösteri gerçekleştirildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte ayrıca çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Niğde İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada bu tür faaliyetlerin öğrencilerin güvenlik bilincini artırmak ve jandarma teşkilatını yakından tanımalarını sağlamak amacıyla sürdürüleceği belirtildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:20
ATÜ, "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu’na ev sahipliği yapacak
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) 23-25 Nisan 2026 tarihleri arasında, "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu’na ev sahipliği yapacak. ATÜ Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATÜSEM) bünyesinde düzenlenecek olan etkinlik, enerji verimliliği ve ekserji alanındaki bilgi birikimini artırmayı ve katılımcıları konularında öncü uzmanlarla bir araya getirmeyi hedefliyor. Kurs, termodinamik ve enerji sistemleri konusunda uluslararası düzeyde tanınan akademisyenleri ağırlayacak. Ana konuşmacılar arasında Kanada Ontario Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer, yazdığı termodinamik ders kitaplarıyla tüm dünyada referans kabul edilen ABD Nevada Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yunus A. Çengel, Yaşar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arif Hepbaşlı ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan Midilli yer alıyor. Kursun Onursal Başkanlığını ise ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen üstleniyor. Üç gün sürecek yoğunlaştırılmış program boyunca, "Termodinamik temelleri", "Yenilenebilir enerji uygulamaları", "Hidrojen ve yakıt hücreleri", "Sürdürülebilirlik", "Eksergo-Ekonomi", "Akıllı şehirler" ve "Net-sıfır ekserji konsepti" gibi güncel ve kritik konular masaya yatırılacak. Adana sanayisi ve akademi iş birliği paneli Etkinlik, akademik sunumların yanı sıra Adana’nın sanayi ve kalkınma vizyonuna odaklanan özel bir panele de ev sahipliği yapacak. Kursun üçüncü gününde "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi: Adana’nın Gelecek Vizyonu" başlıklı bir panel düzenlenecek. Panele ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ve Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rıfat Duran konuşmacı olarak katılacak. Panel, Adana Sanayi Odası, AOSB ve Çukurova Kalkınma Ajansı’nın destek verdiği kursun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme misyonunu da vurgulayacak. Enerji alanındaki profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler için önemli bir fırsat sunan kursa son kayıt tarihi 17 Nisan 2026 olarak belirlendi. Kurs dili Türkçe olacak. Detaylı bilgi ve online kayıt için https://ekserji2026.atu.edu.tr web adresi ziyaret edilebilecek.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 08:56
ADÜ’de 2025 mezunları buluştu
Adnan Menderes Üniversitesi İnsan Kaynakları, Kariyer ve Mezunlarla İlişkiler Koordinatörlüğü (İKAK) tarafından düzenlenen "2025 Mezunlar Buluşması" etkinliği, Rektörlük Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Programa, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Salan ve Prof. Dr. Cengiz Özarslan, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Bertan Akyol, akademik ve idari personel ile çok sayıda mezun katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açış konuşmasını İKAK Koordinatörü Öğr. Gör. Ali Bektaş Çiftçi gerçekleştirdi. Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Bülent Kent, mezunların Aydın Adnan Menderes Üniversitesinin en değerli miraslarından biri olduğunu vurgulayarak, "Sizler, Üniversitemizin tarihine silinmez izler bıraktınız. Bugün bilimde, sanatta, iş dünyasında ve toplumsal hayatta başarılarıyla göğsümüzü kabartan mezunlarımız olarak bu kurumun yaşayan mirasısınız. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi yalnızca binalardan ibaret değil; sizin emeğiniz, bilginiz ve hikâyenizle anlam kazanan bir ruha sahip. Elbette bugün aramızda olamayan mezunlarımızı, hocalarımızı ve üniversitemize emek vermiş tüm kıymetli insanları da rahmet ve minnetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Rektör Kent, mezunların başarı hikayeleriyle üniversiteye katkı sunduğunu belirterek, bu buluşmaların aidiyet duygusunu güçlendirdiğini dile getirdi. "Sizler bu yuvanın en güzel hikayelerisiniz. Deneyimlerinizi gençlerimizle paylaşın, onlara mentorluk edin, ilham olun. Bir üniversitenin gücü, mezunlarının hayatlara dokunan tecrübeleriyle büyür. Bu anlamlı buluşmayı hayata geçiren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. Etkinlikte, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent tarafından 1999 yılı mezunu Ayşegül Uludağ’a plaket ve çiçek takdim edildi. Program kapsamında mezunlar, öğrencilik yıllarına ait hatıralarını paylaştı; konserler, kura çekimiyle hediye dağıtımı, fidan dikimi ve çeşitli ikramlarla keyifli anlar yaşandı. Katılımcılar, üniversitenin gelişim sürecine tanıklık etmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, etkinliğin geleneksel hale gelmesi temennisinde bulundu. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
26 Ekim 2025 Pazar - 20:04
Türkçe geçmişten geleceğe farklı boyutlarıyla incelendi
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen "17. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu"nda alanında uzman bilim insanlarının katılımıyla Türkçe; tarihi, kültürel ve sosyolojik yönleriyle ele alındı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkçe ve Türk kültürü ile ilgili araştırma alanlarının farklı boyutlarıyla ele alındığı "17. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu" yoğun katılımla tamamlandı. Disiplinlerarası bir yaklaşımla yüz yüze ve çevrim içi olarak gerçekleştirilen 56 oturumda Türkçenin güncel durumu, Türkçe ve Türk kültürü ilişkisi, yapay zekânın Türkçe öğretiminde kullanılması gibi birçok konuda toplam 282 sözlü ve poster bildiri sunuldu. Türkçenin dünü, bugünü ve yarını konuşuldu Görkemli bir törenle açılışı gerçekleştirilen sempozyum, "Türkçenin Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı panel ile devam etti. Panelin oturum başkanlığını 17. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Güzel yaparken Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Prof. Dr. Ali Yakıcı, Prof. Dr. Nodirkhon Khasanov, Prof. Dr. Narbibiş Şammayeva ve Prof. Dr. Halit Karatay konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Türkçenin tarihi gelişim süreci ve geleceğe dair perspektifler kapsamlı biçimde ele alındı. Çocuk edebiyatında güncel yaklaşımlar değerlendirildi Program kapsamında düzenlenen "Çocuk Edebiyatı Paneli"nde ise Prof. Dr. Sedat Sever, Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün ve Prof. Dr. Esma Dumanlı Kadızade çocuk edebiyatında güncel yaklaşımlar, kitapların niteliği ve okuma kültürünün geliştirilmesi konularında değerlendirmelerde bulundu. Sempozyumun kapanış oturumunda BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Prof. Dr. Abdurrahman Güzel, Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Buran, Doç. Dr. Berdi Sarıyev ve Doç. Dr. Gulnoz Sattorova tarafından genel bir değerlendirme yapıldı. "Sempozyumun Türkoloji ve Türkçe eğitimi alanına katkı sunacağına inanıyoruz" Sempozyumun sonuç bildirisini katılımcılarla paylaşan Rektör Akkaya, "Sempozyuma Türkiye’den, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden ve Balkan ülkelerinden bilim insanları yoğun ilgi göstermiştir. Ayrıca Çin, Mali, Libya ve İtalya’dan da katılım olması sevindiricidir. Art zamanlı dil incelemelerinden ’Ortak Türk Alfabesi’ne, ana dili ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimine birçok önemli konuya değinilmiştir. Türkçenin tarihî boyutu araştırılmaya devam edilirken modern gelişmelerin de takip edilmesi, Türkçe araştırmalarında her geçen gün yapay zekâdan daha çok yararlanılır olması olumlu bir durum olarak değerlendirilmiştir. Türk kültürünü ve Türk dilini gelecek nesillere en doğru şekilde aktarmak, edebî ürünler aracılığıyla olacaktır. Çocuk edebiyatı alanı da bu noktada oldukça önemlidir. Hem Türkiye’de hem de Türk dünyasında çocuk edebiyatına daha çok önem verilmelidir. Ayrıca 17. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu’nda diğer sempozyumlardan farklı olarak poster bildiri sunumları da yapılmıştır. Sempozyumda sunulan bildirilerin Türkoloji ve Türkçe eğitimi alanına katkı sunacağına inanıyoruz." dedi. Rektör Akkaya’dan "Ortak Türk Alfabesi" vurgusu Rektör Akkaya, konuşmasında "Ortak Türk Alfabesi"ne de değinerek şunları söyledi: "1991 yılında SSCB’nin fiilen dağılması ve akabinde kurulan 5 Türk cumhuriyetiyle, aradan geçen yaklaşık 34 yılda, iş birliği çalışmalarında ortak alfabe konusu sürekli öne çıkmıştır. Özellikle 7 Ekim 2025 tarihinde Azerbaycan’ın Gebele şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın 12. Zirvesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ’Ortak Türk Alfabesi Çalışmaları’na atıfta bulunarak ’Ortak alfabe hususunda Türkiye olarak ilk adımı atıyor, Cengiz Aytmatov’u anlatan bir eser ile Oğuznameleri ortak alfabeyle basıyor, liderlere birer adet takdim ediyoruz.’ diyerek Türk devlet ve toplulukları arasındaki bilimsel ve kültürel ilişkilerde ortak alfabenin önemine dikkat çekmiştir. Ortak alfabe; gelecekte sağlam, emin adımlarla yürüyen, her zaman birbirleriyle iç içe olan ’Türk Toplulukları’ nezdinde, her alanda sağlanacak olan ’Türk Birliği’nin temellerinin sağlam bir şekilde atılmasını sağlayacaktır" dedi. Bartın Valiliği, Türk Dil Kurumu, Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akrabalar Topluluklar Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı ve TRT Avaz destekleriyle düzenlenen "17. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu" Bartın’ın tarihî ve doğal güzelliklerinin tanıtıldığı Güzelcehisar ve Amasra gezileriyle son buldu.
26 Ekim 2025 Pazar - 16:48
ODÜ Rektörü Prof Dr. Baş: "Savunma sanayi ve teknolojik gelişmelerde yapılan ataklar, Türkiye’yi dünya çapında zirveye çıkardı"
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Rektörü Prof Dr. Orhan Baş, savunma sanayi ve teknolojik gelişmelerde yapılan atakların Türkiye’yi dünya çapında zirveye çıkardığını ve iyi bir seviyeye getirdiğini ifade ederek, bu aşamadan sonra üniversitelerin de bu teknolojik gelişmelere ortak olması gerektiğini söyledi. Ordu Üniversitesi morfoloji binasında, Türkiye’nin savunma sanayii stratejileri ve yerli teknolojinin ele alındığı "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Güçlendirme Vakfı, Vakıf Şirketleri ve Türk Savunma Sanayindeki Gelişmeler" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdür Yardımcısı Emekli Tuğgeneral Erhan Sipahioğlu, Türkiye’nin coğrafi konumu, modern savaşlardan çıkarılan dersler ve yerli teknoloji konusunda dinleyicileri bilgilendirdi. Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş gerçekleştirdiği açılış konuşmasında savunma sanayi ve teknolojik gelişmelerde yapılan atakların Türkiye’yi dünya çapında zirveye çıkardığını ve iyi bir seviyeye getirdiğini vurguladı. Bu aşamadan sonra üniversitelerin de bu teknolojik gelişmelere ortak olması gerektiğini belirten Rektör Baş yeni fikirler, projeler, katma değer ve yeni iş gücü üretilmesi gerektiğini ifade etti. TSKGV Müdür Yardımcısı Erhan Sipahioğlu, gerçekleştirdiği konferansta coğrafyanın bir ülkenin savunmasını, ekonomisini, kültürünü ve yaşam tarzını doğrudan etkilediğini ifade etti. Sipahioğlu, dünyadaki savaşların büyük bir bölümünün Türkiye coğrafyasının etrafında gerçekleştiğine dikkat çekerek Türkiye’nin bir İsviçre ülkesi ya da Avrupa’nın göbeğinde bir ülke olmadığını, bu noktada hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Sipahioğlu, yakın dönemde yaşanan savaşlardan çıkarılan teknik ve stratejik dersleri paylaşarak, "Başkasının teknolojisiyle kendi ülkenizi koruyamazsınız. Kendi ülkeniz kendi teknolojinizle korunur" sözüyle yerli teknolojinin önemine vurgu yaptı. Sipahioğlu, konuşmasının devamında TSKGV’nin misyonunu aktardı. TSKGV’nin, Türkiye’nin tam bağımsızlığı için çalışan, yatırımlarını bu amaç üzerine yapan, savunma sanayii şirketleri ve bu alanda personel yetiştiren tek vakıf olduğunu belirtti. TSKGV’nin kendini "Bir vakıftan daha fazlası" olarak tanımladığını, şirketleriyle birlikte bir yapı oluşturduğunu ekledi. Programa ODÜ yöneticileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve davetliler de katıldı.
26 Ekim 2025 Pazar - 16:20
Sarıgöl Dört Eylül İlkokuluna 26 akıllı tahta teslim edildi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde geçtiğimiz günlerde hizmete açılan 24 sınıflı Dört Eylül İlkokuluna 26 adet akıllı tahta teslim edildi. Eylül ayında eğitim-öğretime başlayan Dört Eylül İlkokulu, teknolojik altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Okula ulaştırılan akıllı tahtalar, öğrencilerin modern eğitim araçlarıyla buluşmasını sağlayarak derslerin daha etkileşimli ve verimli işlenmesine katkı sunacak. Yapılan teslimatla birlikte sınıflar, dijital içeriklerle desteklenen etkileşimli öğrenme ortamlarına kavuştu. Öğretmenler, ders materyallerini akıllı tahtalar aracılığıyla daha etkin şekilde kullanabilecek; öğrenciler ise derslere daha aktif katılım gösterebilecek. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, "Dört Eylül İlkokulu, yeni eğitim-öğretim yılında hem akademik hem de teknolojik anlamda güçlü bir başlangıç yapmanın gururunu yaşıyor. Allah devletimize zeval vermesin." dedi.
26 Ekim 2025 Pazar - 15:45
Ege Üniversitesi’nde uluslararası bilimsel dayanışma ve dostluk köprüsü kuruldu
Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi’nde Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Dr. Naqif Hamzayev ve beraberindeki heyet ağırlandı. Ziyaret sırasında Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan ile Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, konukları samimi bir atmosferde karşıladı. Görüşmede iki kardeş ülke arasında sağlık, eğitim ve bilim alanlarında yürütülebilecek ortak projeler, akademik iş birlikleri ve geleceğe yönelik planlar ele alındı. ATT-DER Genel Başkanı ve Osman Nuri Kundakçı başkanlığında gerçekleşen kongreye ise BZT Turan Akademisi Genel Başkanı Doç. Dr. Farahila Shukurova, Türkiye Temsilcisi ve Kongre Genel Sekreteri Dr. Baha Ahmet Yılmaz ile Azerbaycan’ın Türkiye Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği Temsilcisi Cavid Aliyev de katılarak sürece önemli katkı sağladı. Taraflar, Türkiye ile Azerbaycan arasında bilimsel ve akademik dayanışmayı daha da güçlendirecek yeni adımlar üzerine görüş alışverişinde bulundular. Kundakçı, kongre sonrası yaptığı açıklamada, "Sadece bilimsel bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda uluslararası dostluk ve mesleki dayanışma köprüleri kurduk. Katkı veren tüm hocalarımıza, kurumlarımıza ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Kundakçı, açıklamasında ayrıca bir sonraki kongre hazırlıklarının şimdiden başladığını belirterek, uluslararası düzeyde iş birliklerinin artarak süreceğini ifade etti. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar, kurslar ve ödül törenleriyle acil sağlık camiası için güçlü bir vizyon ortaya konuldu. 28 farklı ülkeden katılım ile gerçekleştirilen kongrede; panellerde 230, kurslarda 76 ve kongre genelinde toplam 314 sözlü bildiri sunuldu. Program üç gün boyunca yoğun bir bilimsel atmosferde devam etti. Ege Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, iki kardeş ülke arasındaki bilimsel iş birliği ve dostluk köprüsünün daha da güçlenmesine önemli katkı sağladı.
26 Ekim 2025 Pazar - 15:25
Diyarbakır’da "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat" eğitimi
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bütün Çocuklar Bizim Derneği iş birliğinde yürütülen "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat" Projesi kapsamında öğretmenler için düzenlenen eğitim programı devam ediyor. Kayapınar Adnan Menderes Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen eğitime, 17 ilçeden 60 sınıf öğretmeni katıldı. Katılımcılar, sanat temelli uygulamalar aracılığıyla şiddetsiz iletişim, empati ve pozitif okul iklimi konularında etkileşimli çalışmalar yürüttü. Eğitim boyunca öğretmenler, sınıf içi uygulamalar ve örnek olaylar üzerinden deneyim paylaşımında bulundu. Bu bölümde öğretmenler, şiddetsiz iletişimin sanatsal yollarla ifadesine yoğunlaşacak ve yolda sanat etkinlikleriyle uygulamalı eğitimler alacak. Katılımcılar, drama, görsel sanatlar ve ifade yöntemleri aracılığıyla iletişim becerilerini pekiştirme fırsatı bulacak. Programın, öğretmenlerin iletişim becerilerini güçlendirmesi, öğrencilerle daha etkili ve anlayış temelli bir etkileşim kurmalarını sağlaması ve okul ortamlarında barışçıl bir iletişim kültürünü yaygınlaştırması hedefleniyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Nevzat Can, 66 sınıf öğretmeniyle birlikte "Şiddetsiz İletişim" eğitimi gerçekleştirdiklerini ifade etti. Can, "Bu proje, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bütün Çocuklar Bizim Derneği iş birliğinde yürütülüyor. Amacımız, sınıf öğretmenlerimizin şiddetsiz iletişim yoluyla kendilerini geliştirmeleri, burada edindikleri bilgi ve becerileri sınıflarına taşımaları ve öğrenciler arasında yaşanabilecek iletişim sorunlarına çözüm yolları geliştirmelerini sağlamak. Eğitimler oldukça yapılandırılmış ve nitelikli bir şekilde yürütülüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yıl içinde bu tür çalışmalara devam ediyoruz. Bu proje iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada şiddetsiz iletişim eğitimi verildi, ikinci aşamada ise Aralık ayında ‘Şiddetsiz İletişim Yoluyla Sanat’ çalışması gerçekleştirilecek. Öğretmenlerimizden aldığımız geri dönüşler son derece olumlu. Uygulamalı olarak öğrendikleri yöntemleri sınıflarına taşıyorlar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, bu eğitimleri ilerleyen süreçte veliler ve öğrencilerle de yapmayı planlıyoruz. Bu çalışmaların, iletişim kanallarını açık tutma ve sağlıklı iletişimi güçlendirme yolunda büyük bir etkisi bulunuyor" dedi. Bütün Çocuklar Bizim Derneği Proje Sorumlusu Hazal Kaya ise projenin 2 aşamalı bir çalışma olduğunu söyledi. Kaya, "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat Projesi, Bütün Çocuklar Bizim Derneği, Şiddetsiz İletişim Eğitmenleri ve Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülüyor. Eğitim, 66 öğretmene ulaşmak üzere planlandı ve oldukça etkili bir şekilde devam ediyor. Projenin amacı, öğretmenlerin mesleki yaşamlarında karşılaşabilecekleri zorlukların üstesinden gelebilmeleri için onlara yeni araçlar kazandırmak. İki aşamalı eğitimin ilk bölümünde, şiddetsiz iletişim araçları üzerinde durularak özellikle ‘Hatasız Bölge’ kutu oyunu üzerinden çalışmalar yapıldı. Bu süreçte çok olumlu geri dönüşler alındı. İkinci aşamada ise sanatsal ifadenin gücünden yararlanılacak. İlk aşamada sözel ifadeyi ve şiddetsiz iletişim araçlarını merkeze alan çalışmalar yapılırken, ikinci aşamada öğretmenlere ‘Yolda Sanat’ kapsamında çocuklarıyla birlikte uygulayabilecekleri sanatsal yöntemler kazandırılması hedefleniyor" diye konuştu. Şiddetsiz İletişim Eğitmeni Gizem Alav Şapçı, öncelikle öğretmenlerin kendileriyle bağlantı kurma üzerine çalıştıklarını aktardı. Şapçı, "Öğretmenlerin yoğun sınıf ortamlarında kendi duygularını fark etmeleri ve kendilerine empatiyle yaklaşmalarının ne kadar önemli olduğunu, bunun onları tükenmişlikten koruduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle eğitimde öncelikle öğretmenleri bu yönde desteklemeyi hedefledik. Ardından, başkalarıyla empati kurmak üzerine odaklandık. ‘Başkalarının dünyalarını nasıl ziyaret edebiliriz?’ sorusuna yanıt arayarak çeşitli pratikler gerçekleştirdik. Bugün ise çatışma çözümü konusunu ele alıyoruz. Aynı fikirde olmadığımız durumlarda, kazan, kaybet yaklaşımı yerine çatışmaları nasıl sağlıklı biçimde çözebileceğimizi ve öğrencilerimizin de kendi anlaşmazlıklarını çözmelerine nasıl destek olabileceğimizi tartışıyoruz. Bu süreçte, ‘haklı’ veya ‘haksız’ ayrımına girmeden, birbirimizin ihtiyaçlarını duymaya dayalı bir anlayış geliştiriyoruz. Ayrıca şiddetsiz iletişimi öğretmeyi kolaylaştıran ‘Hatasız Alan’ adlı bir kutu oyunu üzerinden uygulamalı çalışmalar yapıyoruz. Şu anda öğretmenlerimiz, kendi sınıf deneyimlerinden yola çıkarak çatışma çözümü üzerine pratikler yapıyor. Bu anlamlı eğitimi gerçekleştirme fırsatını bize sundukları için Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle burada bulunabilmek bizim için gerçekten değerli" şeklinde konuştu. Öğretmenlerden Mülkiye Kösek, etkinliği çok güzel bulduğunu söyledi. Kösek, "Özellikle sadece öğretmenlerin değil, velilerin de mutlaka katılması gerektiğini düşünüyorum. Ne kadar geniş bir alana yayılır bilmiyorum ama kesinlikle yayılması gerektiğine inanıyorum. Bu eğitime bir öğretmen olarak katıldım. Çok fazla kitap okuyoruz ancak bu eğitim gerçekten bize çok şey kattı. Duygularımızı yönetmeyi, karşımızdaki insanla empati kurabilmeyi, onun duygusunu anlayarak davranışlarımızı buna göre şekillendirmeyi öğrendim. Benim için oldukça faydalı ve anlamlı bir deneyim oldu. Bu eğitim, mesleki ve kişisel gelişimime önemli katkılar sağladı" dedi. Bir diğer öğretmen Didem Selimoğlu ise iletişim gibi çağın çok önemli konusu olan "iletişim" gibi bir konuda bu etkinliğin kendilerine duysal esneklik kazandırdığını, öğrencilerle aktivitelerde bunları uygulamak için sabırsızlandıklarını dile getirdi.
26 Ekim 2025 Pazar - 15:15
Diyarbakır’da "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat" eğitimi
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bütün Çocuklar Bizim Derneği iş birliğinde yürütülen "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat" Projesi kapsamında öğretmenler için düzenlenen eğitim programı devam ediyor. Kayapınar Adnan Menderes Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen eğitime, 17 ilçeden 60 sınıf öğretmeni katıldı. Katılımcılar, sanat temelli uygulamalar aracılığıyla şiddetsiz iletişim, empati ve pozitif okul iklimi konularında etkileşimli çalışmalar yürüttü. Eğitim boyunca öğretmenler, sınıf içi uygulamalar ve örnek olaylar üzerinden deneyim paylaşımında bulundu. Bu bölümde öğretmenler, şiddetsiz iletişimin sanatsal yollarla ifadesine yoğunlaşacak ve yolda sanat etkinlikleriyle uygulamalı eğitimler alacak. Katılımcılar, drama, görsel sanatlar ve ifade yöntemleri aracılığıyla iletişim becerilerini pekiştirme fırsatı bulacak. Programın, öğretmenlerin iletişim becerilerini güçlendirmesi, öğrencilerle daha etkili ve anlayış temelli bir etkileşim kurmalarını sağlaması ve okul ortamlarında barışçıl bir iletişim kültürünü yaygınlaştırması hedefleniyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Nevzat Can, 66 sınıf öğretmeniyle birlikte "Şiddetsiz İletişim" eğitimi gerçekleştirdiklerini ifade etti. Can, "Bu proje, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bütün Çocuklar Bizim Derneği iş birliğinde yürütülüyor. Amacımız, sınıf öğretmenlerimizin şiddetsiz iletişim yoluyla kendilerini geliştirmeleri, burada edindikleri bilgi ve becerileri sınıflarına taşımaları ve öğrenciler arasında yaşanabilecek iletişim sorunlarına çözüm yolları geliştirmelerini sağlamak. Eğitimler oldukça yapılandırılmış ve nitelikli bir şekilde yürütülüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yıl içinde bu tür çalışmalara devam ediyoruz. Bu proje iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada şiddetsiz iletişim eğitimi verildi, ikinci aşamada ise Aralık ayında ‘Şiddetsiz İletişim Yoluyla Sanat’ çalışması gerçekleştirilecek. Öğretmenlerimizden aldığımız geri dönüşler son derece olumlu. Uygulamalı olarak öğrendikleri yöntemleri sınıflarına taşıyorlar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, bu eğitimleri ilerleyen süreçte veliler ve öğrencilerle de yapmayı planlıyoruz. Bu çalışmaların, iletişim kanallarını açık tutma ve sağlıklı iletişimi güçlendirme yolunda büyük bir etkisi bulunuyor" dedi. Bütün Çocuklar Bizim Derneği Proje Sorumlusu Hazal Kaya ise projenin 2 aşamalı bir çalışma olduğunu söyledi. Kaya, "Şiddetsiz İletişim Yoluyla Yolda Sanat Projesi, Bütün Çocuklar Bizim Derneği, Şiddetsiz İletişim Eğitmenleri ve Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülüyor. Eğitim, 66 öğretmene ulaşmak üzere planlandı ve oldukça etkili bir şekilde devam ediyor. Projenin amacı, öğretmenlerin mesleki yaşamlarında karşılaşabilecekleri zorlukların üstesinden gelebilmeleri için onlara yeni araçlar kazandırmak. İki aşamalı eğitimin ilk bölümünde, şiddetsiz iletişim araçları üzerinde durularak özellikle ‘Hatasız Bölge’ kutu oyunu üzerinden çalışmalar yapıldı. Bu süreçte çok olumlu geri dönüşler alındı. İkinci aşamada ise sanatsal ifadenin gücünden yararlanılacak. İlk aşamada sözel ifadeyi ve şiddetsiz iletişim araçlarını merkeze alan çalışmalar yapılırken, ikinci aşamada öğretmenlere ‘Yolda Sanat’ kapsamında çocuklarıyla birlikte uygulayabilecekleri sanatsal yöntemler kazandırılması hedefleniyor" diye konuştu. Şiddetsiz İletişim Eğitmeni Gizem Alav Şapçı, öncelikle öğretmenlerin kendileriyle bağlantı kurma üzerine çalıştıklarını aktardı. Şapçı, "Öğretmenlerin yoğun sınıf ortamlarında kendi duygularını fark etmeleri ve kendilerine empatiyle yaklaşmalarının ne kadar önemli olduğunu, bunun onları tükenmişlikten koruduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle eğitimde öncelikle öğretmenleri bu yönde desteklemeyi hedefledik. Ardından, başkalarıyla empati kurmak üzerine odaklandık. ‘Başkalarının dünyalarını nasıl ziyaret edebiliriz?’ sorusuna yanıt arayarak çeşitli pratikler gerçekleştirdik. Bugün ise çatışma çözümü konusunu ele alıyoruz. Aynı fikirde olmadığımız durumlarda, kazan, kaybet yaklaşımı yerine çatışmaları nasıl sağlıklı biçimde çözebileceğimizi ve öğrencilerimizin de kendi anlaşmazlıklarını çözmelerine nasıl destek olabileceğimizi tartışıyoruz. Bu süreçte, ‘haklı’ veya ‘haksız’ ayrımına girmeden, birbirimizin ihtiyaçlarını duymaya dayalı bir anlayış geliştiriyoruz. Ayrıca şiddetsiz iletişimi öğretmeyi kolaylaştıran ‘Hatasız Alan’ adlı bir kutu oyunu üzerinden uygulamalı çalışmalar yapıyoruz. Şu anda öğretmenlerimiz, kendi sınıf deneyimlerinden yola çıkarak çatışma çözümü üzerine pratikler yapıyor. Bu anlamlı eğitimi gerçekleştirme fırsatını bize sundukları için Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle burada bulunabilmek bizim için gerçekten değerli" şeklinde konuştu. Öğretmenlerden Mülkiye Kösek, etkinliği çok güzel bulduğunu söyledi. Kösek, "Özellikle sadece öğretmenlerin değil, velilerin de mutlaka katılması gerektiğini düşünüyorum. Ne kadar geniş bir alana yayılır bilmiyorum ama kesinlikle yayılması gerektiğine inanıyorum. Bu eğitime bir öğretmen olarak katıldım. Çok fazla kitap okuyoruz ancak bu eğitim gerçekten bize çok şey kattı. Duygularımızı yönetmeyi, karşımızdaki insanla empati kurabilmeyi, onun duygusunu anlayarak davranışlarımızı buna göre şekillendirmeyi öğrendim. Benim için oldukça faydalı ve anlamlı bir deneyim oldu. Bu eğitim, mesleki ve kişisel gelişimime önemli katkılar sağladı" dedi. Bir diğer öğretmen Didem Selimoğlu ise iletişim gibi çağın çok önemli konusu olan "iletişim" gibi bir konuda bu etkinliğin kendilerine duysal esneklik kazandırdığını, öğrencilerle aktivitelerde bunları uygulamak için sabırsızlandıklarını dile getirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder