EĞİTİM
Türkiye’nin Patent Raporu’na BUÜ imzası 30 Nisan 2026 Perşembe - 13:26:57 Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 Yılı Türkiye’nin Patent Raporu çalışmasında yer alan birçok kategoride en iyiler arasında gösterildi. Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini daha bütüncül bir perspektifle ortaya koymak ve patent ekosistemimizin gelişimini çok boyutlu olarak görünür kılmak amacıyla, Patent Effect firması tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde "Türkiye’nin Patent Raporu 2025 Analizi" yayınlandı. Çeşitli kategorilerin yer aldığı raporda BUÜ’nün verileri de değerlendirildi. Yüksek bedelli patent ticarileştirme şampiyonu BUÜ Açıklanan raporda bu yıl ilk defa Üniversitelerin yüksek bedelli (100.000 TL+) patent ticarileştirme performansları incelendi. Üniversitelerin değer odaklı ticarileştirme kapasitesini daha net ortaya koyan bu segmentte Bursa Uludağ Üniversitesi, yüksek bedelli ticarileşen patent sayısına göre yapılan genel sıralamada; ticarileşen 10 patenti ile diğer yükseköğretim kurumlarını geride bırakarak en iyi Üniversite olma başarısına ulaştı ve 1.lik koltuğuna oturdu. BUÜ, 2025 Yılı Yüksek Bedelli Patent Ticarileştirme kategorisinde ise en iyi 4 üniversiteden biri olarak gösterildi. Ayrıca bir diğer kategoride, 2025 yılı sonu itibarıyla üniversitelerin patent ticarileştirme performansları hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan veya devir edilen patent sayısı (kümülatif) açısından birlikte değerlendirildiğinde; BUÜ 18 ticarileştirme ile 8. sırada yer almayı başardı. Tekstil teknolojilerinde yine 1 numara Tekstil teknolojileri kategorisindeki istatistikler kısmında ise en fazla patente sahip üniversiteler arasında Türkiye’nin en iyisi bir kez daha BUÜ oldu. Tekstil Teknolojileri kategorisindeki bu başarısını uzun süredir elinde tutan BUÜ; ilk defa Otonom Teknolojileri kategorisinde de en iyi 4 üniversite arasında gösterildi. Kuruluşunun 51. Yılını kutlayan BUÜ, Batarya Teknolojileri Kategorisinde, bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, ilk 5 arasında; Gıda ve İçecek Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 6 üniversite arasında; Robotik Teknolojiler Kategorisinde bir önceki yıla göre 2 sıra yükselişe geçerek, en iyi 7 üniversite arasında; Otomotiv Teknolojileri Kategorisinde yerini koruyarak en iyi 8 üniversite arasında yer aldı. Havacılık ve Savunma Teknolojileri ile Üretim ve Yapı İşleri Teknolojileri Kategorisinde ise 9. sırada bulunan BUÜ, Eklemeli İmalat Teknolojileri Kategorisinde ve İleri Malzeme Teknolojileri Kategorisinde de 10. sıraya yerleşti. Uluslararası patent başvurularında Türkiye 2’ncisi Raporda ilk olarak üniversitelerin uluslararası patent başvurularına yer verildi. Bu alanda yaklaşık 10 yıldır en iyiler arasında yer alan BUÜ, 2025 yılında yayınlanan Uluslararası Patent Başvuruları (PCT) sıralamasında, bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkarak, sıralamada 2. olarak yer aldı. Üniversitelerin portföylerinde bulunan toplam patent başvurularının sıralandığı listede ise yine bir önceki yıla göre 2 sıra öne çıkan BUÜ, 10. oldu. ULUTEK Teknopark en iyi ilk 6’da Tamamen 2025 yılı verilerinin tamamının esas alındığı Türkiye’nin Patent Raporu’nda ULUTEK Teknopark da her zamanki gibi en iyiler arasında yer aldı. Raporda, Türkiye’de teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yaptıkları patent/faydalı model başvuruları analiz edildi. ULUTEK Teknopark, Genel Bakış-İstatikler kısmında adrese dayalı olarak tespit edilen patent/faydalı model rakamlarına göre oluşturulan ‘En İyi 20 Teknopark’ listesinde ilk 6 arasında gösterildi. "Araştırma üniversitesi kimliğini gururlandıran başarı" Alınan sonuçları değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, "Araştırma Üniversitesi" kimliğini gururla taçlandıran bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak birçok stratejik alanda zirvede yer alarak bilimsel ve teknolojik yetkinliklerini bir kez daha kanıtladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Bu başarı, sadece bir istatistik değil; laboratuvarlarımızda üretilen bilginin, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüşen katma değerli bir güce evrildiğinin en somut göstergesidir. Özellikle otomotiv, gıda, tekstil ve sağlık gibi lokomotif sektörlerdeki patent üstünlüğümüz, Bursa’nın üretim gücüyle akademik birikimimizi ne denli güçlü birleştirdiğimizi ortaya koymaktadır. Üniversitemiz; patent tescilleri, ticarileşme faaliyetleri ve üniversite-sanayi iş birliği modelleriyle Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu gurur tablosunda emeği geçen, gece gündüz demeden çalışan tüm akademisyenlerimizi, araştırmacılarımızı ve Teknoloji Transfer Ofisimizin çalışanlarını yürekten kutluyorum. Geleceği birlikte tasarlamaya ve "Bilimin Rehberliğinde, Başarıya Doğru" yürümeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:01 Yozgat’ta aile içi iletişimin şifreleri masaya yatırıldı Yozgat’ın Sorgun ilçesinde lise öğrencileri Aile İçinde İletişim Stratejileri eğitimi aldı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Betül Tanrıverdi, Sorgun ilçesindeki Mevlüde Ahmet Doğanay Fen Lisesi’nde seminer verdi. Seminerde Tanrıverdi, aile içi iletişimin temelleri ve kuşaklar arası bağın toplumsal gelecekteki kritik rolü üzerine açıklamalarda bulundu. Tanrıverdi, Türk toplumunun yüzyıllık aile planlarına ihtiyacı olduğunu vurguladı. Aile kavramının önemine dikkat çeken Tanrıverdi, sağlıklı bir toplum yapısının ancak sağlam temeller üzerine kurulu ailelerle mümkün olabileceğini belirtti. Toplumda kuralsızlık ve manevi boşluk olarak tanımlanan anomi kavramına değinen Tanrıverdi, aile bağlarının zayıflamasının bireyleri bu boşluğa ittiği uyarısında bulundu. Öğrencilere "Aile bağları neden önemlidir?" sorusunu yönelterek interaktif bir tartışma başlatan Tanrıverdi, çocukluk döneminde yaşanan güvensiz bağlanma sorununun, bireylerin gelecekte kuracakları evliliklerde ve eş seçimlerinde belirleyici bir risk faktörü oluşturduğunu ifade etti. Kuşaklar arası farklılıklara değinen Öğretim Üyesi Tanrıverdi, X, Y ve Z kuşaklarının hayata bakış açılarını analiz etti. Toplumsal gelişimin sabır gerektirdiğini belirten Tanrıverdi, günübirlik çözümlere değil, Türk toplumunun geleceğini inşa edecek 100-200 yıllık makro aile planlarına ihtiyacı olduğunu belirtti. Sosyal medya hesaplarının aile içi dinamikler üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Ayşe Betül Tanrıverdi, sanal dünyanın bireyleri yalnızlaştırdığını kaydetti. Çözüm olarak sevgi odaklı, açık iletişim ve karşılıklı saygıya dayalı bir model öneren Tanrıverdi, aile üyelerinin birbirini gerçekten dinlemesi gerektiğinin altını çizdi. Program, soru-cevap bölümünün ardından öğrencilere hediye kitap takdimiyle sona erdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:20 ’Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek’ eğitimleri TOGÜ genelinde yaygınlaşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesince hayata geçirilen, ’Bilinçli nesiller bağımsız gelecek’ projesi kapsamında yaklaşık 34 bin öğrenciye ulaşılması hedeflenerek bağımlılıkla mücadele eğitimleri üniversitenin tüm birimlerinde sürdürülüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan ve Yeşilay iş birliğiyle yürütülen, ‘Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek’ projesi kapsamında eğitim faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Öğrencilerin bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesini amaçlayan program, üniversitenin farklı akademik birimlerinde geniş katılımla gerçekleştiriliyor. Proje çerçevesinde son olarak Niksar ve Reşadiye ilçelerinde bulunan akademik birimler ile Tıp Fakültesi’nde eğitimler düzenlendi. Daha önce Turhal ve Zile ilçelerinde gerçekleştirilen etkinliklerle önemli bir öğrenci kitlesine ulaşılmıştı. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde, bağımlılık türleri, bağımlılıkla mücadele yöntemleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları gibi konular ele alınıyor. Öğrencilerin farkındalık düzeyini artırmayı hedefleyen program, interaktif içerikleriyle de dikkat çekiyor. Proje ile birlikte TOGÜ’nün tüm akademik birimlerinde eğitimler sürdürülecek ve yaklaşık 34 bin öğrencinin tamamına eğitim verilecek. Bu kapsamlı eğitim hamlesiyle, gençlerin bilinçli ve sağlıklı bir geleceğe hazırlanması amaçlanıyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:01 Geleceğin yazılımcılarından minik kalplere dokunuş Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu (MYO) Bilgisayar Programcılığı öğrencileri, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. "Gönüllülük Çalışmaları" dersi kapsamında düzenlenen kampanya ile toplanan yüzlerce kitap, düzenlenen ziyaretle Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu ve Ortaokulu kütüphanesine kazandırıldı. Edremit Meslek Yüksekokulu öğrencileri, teknoloji odaklı eğitimlerinin yanı sıra toplumsal duyarlılıklarıyla da alkış topladı. Bilgisayar Programcılığı Programı Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Dr. Mehtap Yılmaz tarafından yürütülen Gönüllülük Çalışmaları dersi kapsamında bir araya gelen üniversiteli gençler, köy okullarındaki kütüphaneleri zenginleştirmek için geniş kapsamlı bir kitap toplama kampanyası başlattı. Kampanya süresince toplanan çok sayıda hikaye, roman, yardımcı kaynak ve çocuk kitabı, Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu ve Ortaokulu’na ulaştırıldı. Edremit Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle gerçekleşen ziyarette, üniversite öğrencileri sadece kitap teslim etmekle kalmadı, gün boyu minik kardeşleriyle vakit geçirerek sosyal etkileşimi güçlendirdi. Okul bahçesinde ve sınıflarda gerçekleştirilen kitap okuma etkinliklerinin ardından çeşitli oyunlar ve sohbetlerle devam eden programda, minik öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okundu. Bu anlamlı buluşma ile üniversite öğrencileri; paylaşma, dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilincinin sadece maddi destekten ibaret olmadığını, kurulan manevi bağların eğitim hayatındaki motivasyonel etkisini bizzat deneyimleme fırsatı buldu. Ziyaretin sonunda Ortaoba Eşref Kaya İlkokulu/Ortaokulu Müdürü Seçil Sarğın ve Müdür Yardımcısı Nurdan Arslan, Edremit MYO heyetine teşekkür ederek bu tür projelerin köy okulları için hayati önem taşıdığını belirtti. Öğr. Gör. Dr. Mehtap Yılmaz ise projenin başarıyla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek desteklerinden dolayı Edremit Belediyesi’ne ve ulaşıma katkı sunan personel Hakan Dursun’a teşekkürlerini iletti. Program, üniversiteli gençlerin minik kardeşlerine başarı dilekleri ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
KBÜ’lü akademisyenler futsal ve beden eğitimi alanında deneyimlerini paylaştı
31 Ekim 2025 Cuma - 16:23 KBÜ’lü akademisyenler futsal ve beden eğitimi alanında deneyimlerini paylaştı Karabük Üniversitesi (KBÜ) akademisyenleri, Erasmus+ programı kapsamında Bosna-Hersek Tuzla Üniversitesinde futsal ve beden eğitimi alanında seminerler vererek bilgi ve deneyimlerini paylaştı. KBÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Numan Bahadır Kayışoğlu ve Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Yaşar İsmail Gülünay, Erasmus+ KA171 Personel Ders Verme Hareketliliği kapsamında Tuzla Üniversitesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında KBÜ’lü akademisyenler, futsal ve beden eğitimi alanında düzenledikleri akademik ve uygulamalı seminerlerde Tuzla Üniversitesi öğrencileri ve öğretim üyeleriyle bir araya geldi. Prof. Dr. Kayışoğlu, "Futsal Antrenmanının Futbola Yansımaları" başlıklı dersinde futsalın futbol gelişimine katkılarını uygulamalı olarak anlattı. Dr. Öğr. Üyesi Gülünay ise "Türk Eğitim Sistemi" ve "Fiziksel Aktivitenin Yabancı Dil Öğretimine Etkisi" konularında seminerler verdi. Ziyaret programına, Erasmus+ KA171 Kısa Dönem Doktora Öğrenci Staj Hareketliliği kapsamında daha önce Karabük Üniversitesine gelen Tuzla Üniversitesi öğrencisi Merima Alji de eşlik etti. Alji, program süresince akademisyenlerle birlikte çeşitli akademik ve kültürel etkinliklerde yer aldı. Ziyaret, iki üniversite arasında akademik iş birliğini güçlendirirken; ortak araştırmalar, projeler ve Erasmus+ hareketlilikleri açısından yeni fırsatların oluşmasına katkı sağladı.
Aybastı’da kardeş okullardan, Gazze için yardım etkinliği
31 Ekim 2025 Cuma - 15:35 Aybastı’da kardeş okullardan, Gazze için yardım etkinliği Ordu’nun Aybastı ilçesinde bulunan Merkez İlkokulu ve Atatürk Ortaokulu, Filistin halkına destek olmak için yardımlaşma etkinliği düzenledi. Etkinlik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi kapsamında, değerler eğitimiyle entegre şekilde gerçekleştirildi. Etkinlikte öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte hazırladıkları yiyecek ve el emeği ürünleri satışa sundu. Elde edilen gelir, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Atatürk Ortaokulu Müdürü Metin Savaş Güleç yaptığı açıklamada, "Filistin’e destek amacıyla kardeş okulumuzla birlikte düzenlediğimiz bu anlamlı etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. İki okul olarak kardeşçe bir etkinlik hazırladık. Bu kardeşliğimizin dünya barışına örnek olmasını diliyorum. İnşallah hiçbir yerde çocuklar, kadınlar ve kimsesizler zarar görmez. Yaşasın barış, yaşasın kardeşlik" ifadelerini kullandı. Merkez İlkokulu Müdürü Hacı Ahmet Bakmaz ise konuşmasında, "Gazze’ye destek amacıyla kardeş okulumuz Aybastı Atatürk Ortaokulu ile birlikte bu anlamlı projeyi gerçekleştirdik. Katılım gösteren tüm velilerimize, öğretmenlerimize ve protokol üyelerine teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Öğrenciler, öğretmenler ve velilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte dayanışma ve kardeşlik mesajları ön plana çıktı.
Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtım etkinliği
31 Ekim 2025 Cuma - 15:23 Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtım etkinliği Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi tarafından Türkçenin uluslararası düzeyde öğretilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı, düzenlenen tanıtım ve kutlama etkinliğiyle Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda tanıtıldı. Program, uluslararası öğrencilerin Türkçeyle kurdukları bağı anlattıkları "Benim İçin Türkçe" başlıklı kısa film gösterimiyle başladı. Açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel gerçekleştirdi. Prof. Dr. Adıgüzel: "Anadolu Üniversitesi dünyanın da önde gelen açıköğretim kurumlarından biridir" Rektör Prof. Dr. Adıgüzel, Türk Dili ve Kültürü Programı’nın, Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel bir değer olarak dünyaya tanıtmayı amaçladığını vurgulayarak şunları söyledi: "Anadolu Üniversitesi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da önde gelen açıköğretim kurumlarından biridir. Açıköğretim Fakültesi bugün, bir milyondan fazla öğrencisiyle Çin ve Hindistan’daki dev açıköğretim üniversitelerinden sonra dünyanın üçüncü büyük üniversitesi konumundadır. Yarım asırlık bu birikimi artık daha fazla ülkeyle paylaşmak; Türkçenin ve Türk kültürünün küresel ölçekteki etkisini artırmak istiyoruz. Açıköğretim Fakültesi bünyesinde 28 ön lisans, 20 lisans programı ve bu yıl itibarıyla ‘Türk Dili ve Kültürü’ programı dâhil olmak üzere toplam 49 program bulunuyor. Bu programlardan dördü İngilizce yürütülüyor. Ancak dil bariyerini aşan her öğrenci için Türkçe, diğer 48 programa açılan bir anahtar niteliğindedir. ‘Türk Dili ve Kültürü’ programını, Yükseköğretim Kurulu onayıyla Türkçeye yönelik küresel ilgiyi akademik bir çerçeveye dönüştürmek amacıyla başlattık." Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: "Türkiye, küresel hedefleri olan bir ülkedir" Prof. Dr. Adıgüzel konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu program bir dil kursu değildir. TÖMER gibi kurumlar Türkçenin öğretimine odaklanırken biz, Türk kültürüne dair algıyı derinleştirmeyi, farkındalığı artırmayı ve öğrencilerimizin mezuniyetlerinden sonra da Türkiye ile bağlarını sürdürmelerini hedefliyoruz. Uluslararası öğrencilere, kendi bölümlerini aksatmadan Açıköğretim Fakültesi üzerinden ‘ikinci üniversite’ kapsamında bu programa dahil olmalarını özellikle tavsiye ediyorum." Prof. Dr. Adıgüzel, Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı’na kaydolacak öğrencilere tanınacak imkânlardan da bahsederek şunları ekledi: "Bugün burada siz değerli uluslararası öğrencilere özel bir müjde vermek istiyorum. Her biriniz, kendi ülkenizden ‘Türk Dili ve Kültürü’ programına kayıt yaptıracak bir arkadaşınıza yüzde 100 burs imkânı sağlayabileceksiniz. Anadolu Üniversitesi olarak şu anda 117 farklı ülkeden 2 bin 955 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Bu oran, Türkiye ortalamasının çok üzerinde ve sizlerin katkısıyla her geçen gün artıyor. Türkiye’yi, Eskişehir’i ve üniversitemizi çevrenizdeki insanlara tanıtarak bu başarının büyümesinde çok önemli bir rol oynuyorsunuz. Bugün attığımız bu adım yalnızca bir başlangıç. Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyütecek, geliştirecek ve dünya çapında bir marka hâline getireceğiz." Açılış konuşmasının ardından sahneye çıkan Naz Dans Grubu, Kazak öğrencilerden oluşan topluluk olarak sergiledikleri geleneksel dans gösterisiyle büyük beğeni topladı. Etkinliğin müzik bölümü, uluslararası öğrencilerin ve Anadolu Üniversitesi Halkbilim Araştırma Merkezi müzisyenlerinin kanun, ud, ney ve bağlama eşliğinde sahne aldığı konserle devam etti. Etkinlikte sahne alan öğrencilere teşekkür belgeleri, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından takdim edildi. Etkinliğe müzikleriyle katkı sunan Halkbilim Araştırma Merkezi sanatçılarına da teşekkür belgeleri verildi. Program, toplu fotoğraf çekimi ve fuaye alanında düzenlenen ikramlı sohbet ile sona erdi. Katılımcılar, Türkçenin ve kültürün birleştirici gücü etrafında keyifli bir gün geçirdiler. Sunuculuğunu Nijerli öğrenci Mahaman Sani Zaharou’nun üstlendiği etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu ve Doç. Dr. Hasan Uçar, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, fakülte ve yüksekokul yöneticileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Siber Vatan Programı 2026’da Güney Marmara’da başlıyor
31 Ekim 2025 Cuma - 15:03 Siber Vatan Programı 2026’da Güney Marmara’da başlıyor Türkiye genelinde gençlerin siber güvenlik alanında yetkinlik kazanmasını hedefleyen Siber Vatan Programı, 2026 döneminde Güney Marmara’da da uygulanacak. Programla birlikte 81 ilde üniversite öğrencileri, çevrim içi ve yüz yüze eğitimlerle siber savunma alanında uzmanlaşma fırsatı bulacak. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri doğrultusunda gençlerin teknoloji ve siber güvenlik alanlarına yönelmesini amaçlayan Siber Vatan Programı, 2026 yılında ülke genelinde eş zamanlı olarak hayata geçiriliyor. Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek. Güney Marmara Yapay Zeka Uzmanı Yetiştirme Programı (Yazan Zeka) ile 2022 yılından bu yana ülkenin ihtiyaç duyduğu yapay zeka uzmanlarını Güney Marmara’da yetiştirme misyonuyla hareket eden Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), Siber Vatan programı ile dijital becerilerin geliştirilmesinde siber güvenlik alanına da odaklanacak. Üniversite öğrencileri için siber güvenlikte yeni dönem Program kapsamında üniversite öğrencilerine çevrim içi interaktif eğitimler, uygulamalı laboratuvar çalışmaları ve takım bazlı yarışmalar düzenlenecek. Her ilde 30 gün sürecek çevrim içi eğitimlerin ardından yapılacak CTF sınavında başarılı olan 40 öğrenci, yüz yüze teknik eğitimlere katılma hakkı kazanacak. Balıkesir ve Çanakkale’de GMKA koordinasyonunda uygulanacak olan Siber Vatan Programı’na katılmak isteyen öğrenciler, 15 Kasım’a kadar sibervatan.org adresi üzerinden başvuru yapabilecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a MCBÜ’de ‘Fahri Profesörlük’ unvanı
31 Ekim 2025 Cuma - 13:35 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a MCBÜ’de ‘Fahri Profesörlük’ unvanı MANİSA (İHA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eğitimin her dönemde en temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Yükseköğretim bütçemiz bugün 488,5 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılı bütçemizde ise bu rakam 651 milyar lira olmuştur. Bugün 129 devlet ve 79 vakıf üniversitemiz ile 81 ilimizde hizmet sunuluyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende Yılmaz’a, üniversite senatosunun kararıyla "Fahri Profesörlük" unvanı takdim edildi. Törende konuşan Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eğitim her dönemde en temel önceliğimiz olmuştur. Cumhuriyet tarihimiz boyunca eğitime en fazla kaynağı ayıran, en kapsamlı yapısal dönüşümleri hayata geçiren hükümetiz. Yükseköğretim bütçemiz bugün 488,5 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılı bütçemizde ise bu rakam 651 milyar lira olmuştur. Bugün 129 devlet ve 79 vakıf üniversitemiz ile 81 ilimizde hizmet sunuluyor. Akademik personel sayımız 186 bine yükselmiştir. 875 yurt binasında 1 milyon öğrenciye konaklama imkanı sağlıyoruz. Kredi ve burs desteğini başvuran her gence ulaştırıyor, yükseköğretimde fırsat eşitliğini kararlılıkla koruyoruz. Üniversitelerin üç temel fonksiyona sahip olduğunu düşünüyorum: İlk olarak eğitim fonksiyonu ile üniversiteler bilgiyi yeni kuşaklara aktarmaktadır. İkinci olarak araştırma fonksiyonu kapsamında üniversiteler mevcut bilgiye yenilerini ekleyerek bilimsel üretimi ve yenilikçi bakış açısını sürdürmede ana aktör konumundadır. Ancak üniversitelerin üçüncü ve belki de en hayati fonksiyonu, kalkınma fonksiyonu olarak adlandırabileceğimiz bir misyon olarak; kalkınmaya katkı sunmak, yani bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmektir. Bu süreçte üniversitelerimizin, toplumun farklı kesimleriyle güçlü bir etkileşim kurması son derece önemlidir. Zihinsel duvarlar inşa etmeyen, çiftçiden sanayiciye, sivil toplumdan yerel yönetime kadar herkesle diyalog içinde olan bir akademik yapı, kalkınma fonksiyonunu hakkıyla yerine getirebilir" dedi. Konuşmasının sonunda akademisyen ve gençlere seslenen Yılmaz, "Gençlerimiz ve akademisyenlerimiz, bilgiyle şekillenen bir geleceğin ortak mimarlarıdır. Sevgili gençler, sizler yarının Türkiye’sini yönetecek, küresel ölçekte söz sahibi olacak büyük bir medeniyetin mirasçılarısınız. Size düşen, bilginin peşinden azimle koşmak, yenilikçi fikirlere cesaretle sarılmak, vicdanınızın sesini bilimin ışığıyla birleştirmektir. Bu toprakların her bir karışında, sizin imzanızı taşıyacak büyük başarılar beklemektedir. Kıymetli akademisyenler, sizler Türkiye Yüzyılı’nın fikri mimarlarısınız. Bilimsel üretkenliğiniz, ülkenin teknolojik bağımsızlığının ve ekonomik kalkınmasının teminatıdır. Sadece bilimsel bilgiyi üretmiyorsunuz; bu genç dimağlara sorumluluk bilincini, millet sevgisini ve evrensel değerleri de aşılıyorsunuz" dedi. "İlk dersimize Gazze ile başlayacağız" Törende konuşan MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ise "Bugün ilk dersimize Gazze ile başlayacağız. Kurulduğu günden itibaren sadece hukuk normlarını değil tüm ahlaki ve insani değerleri de yok sayarak davranan İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaptığı zulüm artık bir soykırım derecesine ulaşmıştır. Yaptıkları kesinlikle kabul edilemez. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle devletimizin yürütmüş olduğu çalışmalar ve dik duruş sayesinde ateşkes sağlanmıştır. Bunun geri çekilmenin devam etmesini, ateşkes kurallarına uyulmasını ümit ediyoruz. Ve biz inanıyoruz ki devletimiz yine bu noktada dimdik duracak ve bunların yapılması noktasında, uygulanması noktasında gerekeni yapacaktır. Peki bizlere neler düşüyor? Bizler bu soykırımı, bu zulmü unutmayacağız ve unutturmayacağız. Sağlanan ateşkesin gereklerinin yapılmasını, bundan sonrasında bizler de her zaman takipçisi olacağız. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da tüm imkanlarımızla birlikte Filistin’in Gazze’nin yeniden hayata dönmesi için dimdik ayakta durabilmesi için yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi. MCBÜ Türkiye’de ilk 20’de Prof. Dr. Rana Kibar, konuşmasının devamında üniversitenin son iki yılda kaydettiği gelişmeleri değerlendirdi. Göreve geldikleri günden bu yana ekip arkadaşlarıyla birlikte çalıştıklarını vurgulayan Kibar, "Nitelikli akademik kadromuz ve öğrenci odaklı yaklaşımımız sayesinde 2025 YKS yerleştirmelerinde tüm birimlerimiz yüzde 100 doluluk oranına ulaştı, taban puanlarımız ise ciddi ölçüde yükseldi" dedi. Kibar, bu süreçte Bilgisayar ve İletişim Bilimleri Fakültesi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi olmak üzere iki yeni fakülte kurduklarını, Salihli MYO inşaatının da devam ettiğini aktardı. Yeni binalar ile İletişim Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ve İşletme Fakültesi’nin daha modern alanlara taşındığını belirtti. "Sayısal değil, nitelikli büyümeyi hedefliyoruz" diyen Kibar, yapay zeka, büyük veri ve dijitalleşme odaklı yeni bölümler açtıklarını ifade etti. Üniversitenin YÖK’ün 2030 vizyonuyla uyumlu gelişim gösterdiğini belirten Kibar, 32 programın akredite olduğunu, bu sayıyı 2026’da daha da artırmayı hedeflediklerini söyledi. Rektör Kibar, MCBÜ’nün Türkiye’de akredite lisans programı sayısı açısından ilk 20 üniversite arasında yer aldığını, bu başarıların sonucunda üniversitenin 5 yıllık tam kurumsal akreditasyon aldığını açıkladı. "Bu başarı tüm akademik, idari personelimiz ve öğrencilerimizle yapılan ekip çalışmasının bir sonucudur" dedi. Üniversitenin güçlü yönlerinden birinin uygulamalı eğitim ve laboratuvar altyapısı olduğunu kaydeden Kibar, laboratuvarlarda yapılan altyapı yatırımlarını ve hastanede başlatılan 19 ameliyathanelik projenin ilk etabının tamamlandığını, ikinci etap çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Eğitim-öğretim altyapısının güçlendirilmesi için de üniversite bütçesi ve yapılan işbirlikleriyle çok sayıda iyileştirme gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi. Kibar, konuşmasını üniversitenin yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim ve spor başarılarını anlatarak sonlandırdı. Törene, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Manisa milletvekilleri Murat Baybatur, Mücahit Arınç, Tamer Akkal, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, siyasi parti temsilcileri, akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Okul öncesi eğitimde branş öğretmeni görevlendirme uygulaması Muğla’da başladı
31 Ekim 2025 Cuma - 13:29 Okul öncesi eğitimde branş öğretmeni görevlendirme uygulaması Muğla’da başladı Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce, okul öncesi eğitim kademesinde eğitim sürecinin desteklenmesi ve etkinliklerin zenginleştirilmesi amacıyla yürütülen Okul Öncesi Eğitim Kademesinde Branş Öğretmeni Görevlendirmesi Uygulaması, Muğla’da 36 okulda başladı. Muğla ile birlikte 18 ilde hayata geçirilen uygulama kapsamında, okul öncesi eğitim kurumlarında beden eğitimi ve spor, müzik ile görsel sanatlar alanlarındaki öğretmenler kültür, sanat ve spor temalı etkinlikler gerçekleştirecek. Böylece çocukların çok yönlü gelişimlerine katkı sağlanması ve öğrenme ortamlarının daha zengin ve dinamik hale getirilmesi hedefleniyor. İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Okul Öncesi Eğitim Kademesinde Branş Öğretmeni Görevlendirmesi Uygulamasının yürütüldüğü okullardan biri olan Menteşe Şemsiana Anaokulunu ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle birlikte ritim etkinliğine katılan İl Müdürü Çay, etkinlik sırasında öğrencilerin heyecan ve coşkusuna ortak oldu. Minik öğrencilerin sanat ve spor etkinliklerine katılımını gözlemleyen ve öğretmenlerden bilgi alan İl Müdürü Çay, okul öncesi dönemde branş öğretmenlerinin desteğiyle yürütülecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Proje, Muğla’da Bodrum, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Menteşe, Milas, Seydikemer ve Yatağan ilçeleri olmak üzere toplam 36 pilot okulda uygulanacak. Bu okullarda görev alacak öğretmenler; "Okul Öncesi Dönemde Sanat, Spor ve Müzik Eğitim Kursu" programını tamamlayan branş öğretmenlerinden oluşacak. Etkinlikler, belirlenen şubelerde her gün bir ders saati olacak şekilde planlanacak. Okul öncesi öğretmenleri, branş öğretmenleriyle uyum sürecinde birlikte çalışarak etkinlik planlaması ve eğitim süreçleriyle ilgili rehberlik edecek. Branş öğretmenleri tarafından gerçekleştirilecek etkinlikler; güne başlama zamanı, öğrenme merkezlerinde oyun, beslenme, toplanma, temizlik ve günü değerlendirme süreçleri dışındaki zamanlarda planlanacak; etkinliklerin günün başında veya sonunda yer almamasına özen gösterilecek.