EĞİTİM
OMÜ’de Ulusal Ebeler Haftası etkinliklerle kutlandı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 23:55:48 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ulusal Ebeler Haftası’nı düzenlenen etkinliklerle kutladı. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından Mezun Takibi Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Ulusal Ebeler Haftası" etkinliği, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Esra Pancar Yüksel, Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) 2026 yılı teması olan "Bir milyon daha fazla ebe" vurgusuna dikkat çekerek, ebeliğin sağlık sistemindeki kritik rolünü ifade etti. Ardından söz alan Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Rüzgar, mesleğin önemini anlattı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen mezun–öğrenci buluşmasında, OMÜ Samsun Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölümü 2007 yılı mezunu Uzman Ebe Rukiye Tunç Aydın, "Ebelikte Mesleki Deneyimler" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya geldi. Aydın, saha deneyimlerini ve mesleki birikimini paylaşarak, genç ebe adaylarına yol gösterici bilgiler verdi. Program çerçevesinde düzenlenen törende 66 ebelik öğrencisi fetoskoplarını teslim alarak, meslek yaşamlarına ilk sembolik adımlarını attı. Duygu dolu anların yaşandığı törende öğrenciler sahneye davet edilerek fetoskopları takdim edildi. Etkinliğin devamında Dr. Öğr. Üyesi Nuran Mumcu tarafından 4. sınıf öğrencilerine yönelik "Doğum Bakım Rehberi ve Partograf Atölyesi" düzenlenirken, dönem boyunca hazırlanan ders materyalleri de sergilendi. Öğrenciler ile mezunlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayan etkinlik, mesleki dayanışmayı artıran önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Programa Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seval Ağaçdiken Alkan, Ebelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeliha Koç, akademisyenler, mezun öğrenciler ile OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUVAM) ve Samsun Şehir Hastanesi’nde görev yapan ebe ve hemşireler katıldı. Ayrıca farklı sağlık kurumlarından çok sayıda sağlık profesyoneli de etkinlikte yer aldı.
BEUN’dan sağlıkta ve eğitimde yeni bir adım
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:27 BEUN’dan sağlıkta ve eğitimde yeni bir adım Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) eğitim ve sağlık hizmetlerini aynı çatı altında buluşturan örnek bir projeyi hayata geçirdi. Modern altyapısı, donanımlı birimleri ve hem eğitim hem sağlık hizmeti misyonuyla kurulan BEUN Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, törenle hizmete açıldı. İbni Sina Kampüsünde gerçekleştirilen açılış törenine; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve eşi Seran Özölçer, Kozlu Kaymakamı Hüseyin Ece, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, ilçe protokolü, akademik personel, sağlık çalışanları, iş insanları ve davetliler katıldı. BEUN’da Eğitim ve Hizmet Bir Arada Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, hem birinci basamak sağlık hizmeti sunumu hem de aile hekimliği eğitimi açısından önemli bir işlev üstleniyor. Merkezde aşı uygulamaları, muayene hizmetleri, gebe takipleri gibi toplum sağlığını destekleyen çalışmalar yürütülürken; aile hekimliği asistanları da uygulamalı eğitimlerini bu merkezde sürdürecek. Merkezde; 2 poliklinik odası, 1 bebek emzirme odası, 1 gebe odası, 1 aşı odası, 1 müdahale odası ve 1 toplantı odası bulunuyor. Merkezin eğitim sorumluluğunu üstlenen BEUN Tıp Fakültesi Dahili Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Semra Demir, merkezin hem toplum sağlığı hizmetlerinde hem de asistan eğitiminin uygulamalı boyutunda önemli bir rol oynayacağını ifade etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi bünyesinde hizmete kazandırılan Eğitim Aile Sağlığı Merkezi hakkında şu sözleri dile getirdi: "2024 yılında Sayın Valimiz ile Zonguldak Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi Protokolü imzalanmış ve bu kapsamda üniversitemiz bünyesinde eğitim amaçlı bir Aile Sağlığı Merkezi kurulmasına karar verilmişti. Bugün, bu kararın somut bir adımı olarak hizmete kazandırdığımız merkez, hem birinci basamak sağlık hizmeti sunumunda önemli bir rol üstlenecek hem de Tıp Fakültesi öğrencilerimiz ve araştırma görevlilerimiz için uygulamalı eğitimde örnek bir model oluşturacaktır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, sağlık alanında yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda bu bilginin toplum yararına kullanılmasını da hedefliyoruz. Eğitim Aile Sağlığı Merkezimiz, bu vizyonun bir yansıması olarak hem halkımıza kaliteli sağlık hizmeti sunacak hem de geleceğin hekimlerini, topluma duyarlı ve saha deneyimine sahip bireyler olarak yetiştirmemize katkı sağlayacaktır. Üniversitemizin sağlık alanındaki gelişiminde bizlere her zaman destek olan Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu anlamlı projenin hayata geçirilmesi sürecinde bizlere desteklerini esirgemeyen Sayın Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Merkezimizin kurulmasında emeği ve katkısı bulunan, şehrimizin kıymetli iş insanlarından Bozkurt Ailesi’ne de hassaten teşekkür ediyorum. Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz Eğitim Aile Sağlığı Merkezi; üniversitemiz, öğrencilerimiz, sağlık çalışanlarımız ve Zonguldak halkı için önemli bir kazanımdır. Bu merkezin, hem eğitim hem hizmet boyutunda uzun yıllar boyunca sağlık alanına değer katacağına inanıyorum. Bu vesileyle Merkezimizin kentimize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyor; emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum." Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, merkezin hizmete açılmasının hem kent hem de üniversite için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Bu değerli merkezin öğrencilerimize, sağlık çalışanlarımıza ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, bölge halkına nitelikli sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra aile hekimliği asistanlarına ve Tıp Fakültesi öğrencilerine uygulamalı eğitim imkânı sağlayarak örnek bir model oluşturacak. Üniversite, bu merkez aracılığıyla hem toplum sağlığını güçlendirmeyi hem de geleceğin hekimlerini saha deneyimiyle yetiştirmeyi hedefliyor.
‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:12 ‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), ‘sağlıklı kampüs’ konseptini benimseyerek öğrencilerdeki nikotin bağımlılığını azaltmak için yaptığı kararlı çalışmalarla uluslararası alanda büyük başarıya imza attı. İEÜ, dünyanın en saygın sürdürülebilirlik ödüllerinden biri olan QS ImpACT Awards 2025’te finale kalarak ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde en iyi 10 kurum arasına adını yazdırdı. İzmir Ekonomi, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde İngiltere’de düzenlenecek finalde birinciliğe ulaşmak için yarışacak. İzmir Ekonomi Üniversitesi, öğrencilerin fiziksel, sosyal ve sportif gelişimini artırmak amacıyla 2024 yılında ‘sağlıklı kampüs’ konseptini hayata geçirdi. Özellikle gençler arasında nikotin bağımlılığını azaltmak, en temel hedeflerden biri olarak belirlendi. Bu doğrultuda üniversite içinde bir ‘Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu’ oluşturuldu. Bu yılın ocak ayından itibaren de bireysel nikotin bağımlılığı danışmanlığı ve farkındalık toplantıları başlatılarak e-posta ve yüz yüze görüşmeler yoluyla öğrencilere ulaşıldı. Spor salonu hizmete sunuldu Bu süreçte sigarayı bırakmak için yardım talebinde bulunan gençlere tıbbi ve psikolojik destek de sağlandı. Gençlerin bağımlılıktan hızla kurtulmasına yardımcı olmak için kampüste yer alan Eko-Fit adlı spor salonu, yenilenerek ücretsiz olarak öğrencilerin kullanımına açıldı. Kampüs bünyesinde yürüyüş alanları oluşturuldu. Sağlıklı Gün (Wellbeing Day) adıyla sosyal etkinlikler ve birçok spor turnuvaları düzenlendi. Bağımlılık ve kaygı yönetimi gibi konularda seminerler yapıldı. Elden ele seferberlik Sigara bağımlılığı konusunda gençlerdeki farkındalığı artırmak hedefiyle örnek bir adım atılarak kampüste ‘Elden Ele’ adlı bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda öğrencilere, sigara bağımlılığından kurtulmak için izlenecek yolu gösteren mesajın yazılı olduğu notlar dağıtıldı. Yaklaşık 1 yıl içinde gerçekleşen bu çalışmalar, uluslararası alanda da karşılık buldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi, İngiltere merkezli Quacquarelli Symonds’ın (QS) sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde kurumları değerlendirdiği QS ImpACT 2025’in ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde dünyanın en iyi 10 kurumu arasına girdi. "Bilinçli ve üretken gençlik" İEÜ Rektör Yardımcısı ve Sağlıklı Kampüs Komisyonu Yürütücüsü Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, gurur verici bir başarıya ulaştıklarını söyleyerek, "İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak, gençlerimizin sadece akademik değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan da sağlıklı bireyler olarak yetişmesini çok önemsiyoruz. Biliyoruz ki sağlıklı bir gelecek, bilinçli gençlerle mümkün. Bu anlayışla başlattığımız ‘sağlıklı kampüs’ konsepti, öğrencilerimizin yaşam kalitesini yükseltmeyi; zararlı alışkanlıklardan uzak, bilinçli ve üretken bir gençlik oluşturmayı hedefliyor" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı toplumun temeli" Prof. Dr. Öner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nikotin bağımlılığı, ne yazık ki gençler arasında yaygın bir sorun olmaya devam ediyor. Biz, bu konuda sadece yasaklayıcı değil; bilinçlendirici ve destekleyici bir yaklaşım benimsedik. Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu ve bireysel danışmanlık hizmetlerimizle öğrencilerimize hem bilgi hem de psikolojik destek sunuyoruz. Bu çalışmalarımız, onların daha sağlıklı kararlar verebilmelerine, farkındalık kazanmalarına ve kendi yaşam sorumluluklarını üstlenebilmelerine katkı sağlıyor. QS ImpACT Awards 2025’te elde ettiğimiz başarı, bu kararlılığımızın uluslararası ölçekte de takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu başarı, ülkemizin gençlerine ve eğitim anlayışına duyulan güvenin de bir göstergesi. Sağlıklı bir kampüs, sağlıklı bir toplumun temelidir. Gençlerimizin her alanda güçlü, bilinçli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Fatma Aksu Yatılı Kız Kur’an Kursu açıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 08:14 Fatma Aksu Yatılı Kız Kur’an Kursu açıldı Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, hayırsever Aksu ailesi tarafından yaptırılan Fatma Aksu Yatılı Kız Kur’an Kursu’nun açılış törenine katıldı. Erzincan İl Müftülüğü koordinesinde gerçekleştirilen törende il protokolü, hayırsever Aksu ailesi ve vatandaşlar da hazır bulundu. Törende bir konuşma yapan Vali Hamza Aydoğdu, çocukların kişilik ve karakter gelişimlerinin küçük yaşlarda şekillendiğini vurgulayarak, "Çocuklarımız artık bizlerin sözlerine değil, hâl ve hareketlerimize bakıyor. Evde, sokakta, okulda, Kur’an kursunda, iş yerinde. Yani hayatın her alanında onlara örnek olmalıyız. Millî ve manevi değerlerimizi doğru bir metodolojiyle öğretirsek o fıtrat hiçbir zaman kaybolmayacaktır." dedi. Vali Aydoğdu, çocukların en iyi şekilde yetişmeleri için dilini, dinini, vatanını, bayrağını, kültürünü ve tarihini bilen nesillerin önemine dikkat çekti. İlim ve irfan yuvalarının çocukların gelişiminde büyük rol oynadığını belirten Aydoğdu, içerisinde akıllı tahtalı hazırlık sınıfı, hafızlık sınıfı, Kur’an’ı anlama sınıfı, konferans salonu, spor odası, bilgisayar odası, yemekhane ve mescit bulunan 60 kişi kapasiteli Kur’an Kursu’nun yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Vali Hamza Aydoğdu konuşmasının ardından protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesini keserek binayı gezdi ve yetkililerden bilgi aldı.
SUBÜ ile Noakhali Üniversitesi iş birliği kuruyor
11 Kasım 2025 Salı - 17:17 SUBÜ ile Noakhali Üniversitesi iş birliği kuruyor SUBÜ, Bangladeş’te yer alan Noakhali Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mohammad Razuanul Hoque’u Erasmus+ Eğitim Alma Hareketliliği kapsamında ağırladı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), Bangladeş’te yer alan Noakhali Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mohammad Razuanul Hoque’u Erasmus+ Eğitim Alma Hareketliliği çerçevesinde konuk etti. Biyokimya ve Moleküler Biyoloji alanında uzman olan Prof. Dr. Hoque, ziyareti süresince SUBÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fuat Boz ve Prof. Dr. Oğuz Türkay ile bir araya gelerek iki üniversite arasındaki muhtemel akademik iş birlikleri, ortak araştırma projeleri ve öğrenci-personel değişim imkanları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Program çerçevesinde ayrıca Yapay Zeka ve Veri Bilimi Merkezi, Uzaktan Eğitim Merkezi, SUBÜ Stüdyoları, mekatronik laboratuvarı, bilgisayar laboratuvarı ve kimya laboratuvarını ziyaret ederek üniversitenin teknik altyapısı ve +1 Eğitim Modeli hakkında ilgili akademisyenlerden bilgi aldı. Noakhali’ye birim, merkez ve laboratuvar ziyaretlerinde Prof. Dr. Adnan Derdiyok, Prof. Dr. Emre Güzel, Doç. Dr. Engin Can, Doç. Dr. Selman Hızal, Dr. Öğretim Üyesi Cem Özkurt, Dr. Öğretim Üyesi Suaib Akhter ve Öğretim Görevlisi Nevzat Taşbaşı eşlik etti. Görüşmelerde her iki kurumun eğitim sistemleri, araştırma öncelikleri ve uluslararasılaşma vizyonları değerlendirilerek gelecekte ortak seminerler, eğitim programları ve bilimsel projelerde iş birliği imkanlarının geliştirilmesi değerlendirildi.
Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu kuruldu
11 Kasım 2025 Salı - 17:00 Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu kuruldu Bartın Üniversitesi (BARÜ) bünyesinde Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kararıyla üniversite-sanayi iş birliğini geliştirerek nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu açılması kararlaştırıldı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) meslek yüksekokullarının organize sanayi bölgelerinin içinde kurulmasına yönelik çalışmaları kapsamında önemli bir adım attı. BARÜ istihdam odaklı gerekli bilgi ve beceriye sahip öğrenciler yetiştirmek amacıyla "Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu" açılması yönünde teklif sundu. YÖK Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığının incelemeleri ve saha incelemesi için gelen YÖK ekibinin titiz değerlendirmeleri neticesinde, Yükseköğretim Genel Kurulunun toplantısında 2547 sayılı kanun uyarınca alınan karar ile BARÜ bünyesinde yeni bir meslek yüksekokulu kurulması uygun bulundu. Böylece 9 fakülte, 3 meslek yüksekokulu, lisansüstü eğitim enstitüsü ve yabancı diller yüksekokulunu bünyesinde barındıran BARÜ, yeni bir meslek yüksekokuluna daha kavuşuyor. Hedef: Nitelikli istihdam BARÜ’nün "Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu" ile öğrencilerin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda öğrencilerin istihdamlarının artırılması ve üniversite-sanayi iş birliğinin daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yenilikçi ve uygulamalı eğitim anlayışıyla çalışmaları sürdürdüklerini belirten BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, bu önemli başarının Üniversitenin kararlı adımları ve azimli çalışmalarıyla elde edildiğini vurguladı. Yüksekokul bölgesel kalkınmaya katkı sunacak Rektör Akkaya, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bartın Üniversitesi olarak sanayi-üniversite iş birliğini güçlendirmek ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek vizyonumuz doğrultusunda Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulunun kurulmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Atılan bu adımın bölgeye nitelikli ara eleman yetiştirmek için ne kadar değerli bir yatırım olduğunun yıllar sonra çok daha iyi anlaşılacağına inancımız tamdır. Yeni meslek yüksekokulumuz aracılığıyla bölgesel kalkınmaya katkı sunarken sanayiyle daha güçlü bir iş birliği içinde uygulamalı eğitimi geliştirmeye devam edeceğiz. Süreci başından sonuna kadar titiz bir şekilde yürüten ve saha incelemelerindeki yapıcı yaklaşımlarıyla bizlere yol gösteren değerli YÖK heyetine de ayrıca teşekkür ediyorum. Başta YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ve YÖK üyeleri olmak üzere bu sürecin gerçekleşmesinde katkı sunan herkese, tüm paydaşlarımıza ve desteklerini esirgemeyen Bartın Valimiz ve OSB Yönetim Kurulu Başkanımız Dr. Sayın Nurtaç Arslan’a şükranlarımı sunuyorum. Bartın Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulumuz ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olsun" dedi. İlk açılacak programlar belirlendi Yeni kurulan meslek yüksekokulu, ilk aşamada "Elektronik Teknolojisi" programı ile eğitim-öğretime başlayacak. İlerleyen süreçte ise bölgenin ihtiyaçları ve staj imkanları doğrultusunda "Makine" programının açılması için YÖK’e teklifte bulunulması planlanıyor. A
Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek"  konuşulacak
11 Kasım 2025 Salı - 13:33 Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" konuşulacak Alanya Üniversitesi’nin yılda 2 defa geleneksel olarak düzenlediği International Week etkinliği, bu defa "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" temasıyla gerçekleştiriliyor. 6’ncısı düzenlenen etkinlik, 10-14 Kasım tarihleri arasında 8 ülke ve 12 üniversiteden 20 akademisyen ve idari personel buluşmasına imkan tanıyacak. İtalya, Almanya, Finlandiya, Avusturya, Letonya, Macaristan, Polonya ve Romanya’dan gelen akademisyenler; Ofisi İlham Veren Kişisel Biyolojik Alışkanlıklar, Eko-Dostu Hareketlilik: Erasmus+’ta Sürdürülebilir Seyahat, Yeşil Masalar, Güzel Günler: Üniversite Ofislerinde Çevreci Alışkanlıklar ve Yeşil Öğretim Anları: Derslerde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında görüşlerini paylaşacaklar. Beş gün sürecek etkinlikte, akademisyen ve idari personeller paneller ve atölyeler aracılığıyla sürdürülebilirlik ve çevre koruma konularında güncel bilgiler edinecekler. 5 gün boyunca Çevre Psikolojisi, Yeşil Gastronomi, Yeşil Olmadan Ekolojik Olmak, Yeşil Anlar: Sınıfta ve Kampüs Çevresinde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında detaylı bilgiler verilecek. Ayrıca Erasmus+ projelerinde çevre dostu uygulamaların katılımcı ülkelerdeki üniversitelerde hayata geçirilmesine imkan sağlanacak. Çevre dostu üniversite ofisleri ve derslerde yeşil uygulamalar Etkinlik, farklı kültürlerden gelen öğrenci ve akademisyenlerin kaynaşmasına da katkıda bulunmayı amaçlıyor. Katılımcılar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren uygulamalı atölyelerde çevresel sorumluluk bilincini genç kuşaklara aktaracak. Etkinlik, akademisyen ve idari personellere sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanmalarını sağlayacak ve projelerin katılımcı ülkelerde uygulanmasına öncülük edecek. 6’ncısı gerçekleştirilecek etkinlikte, 5 gün boyunca paneller, atölyeler ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Katılımcılara; Syedra Kalesi, muz bahçesi ve muz fabrikası, tropik meyveler bahçesi Dim Çayı gibi Alanya’nın kültürel ve tarihi yerleri de gezdirilecek. Küresel Yeşil Ağlar Kurulmasına öncülük eden International Week etkinliğinde, Geleneksel Türk Kahvaltısı, yerel lezzetler yabancı konuklara tanıtılacak. Katılımcılar, düzenlenen etkinlikler sayesinde hem bilgi birikimlerini artıracak hem de kültürel paylaşımlarla farklı ve zengin deneyimler yaşayacak. Rektör Prof. Dr. Turan Sağer’den uluslararasılaşma vurgusu Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, üniversite olarak uluslararasılaşmaya kavramına çok önem verdiklerini, bu tür etkinliklerin farklı üniversitelerle bağ kurulmasına destek olduğunu ve etkinliğe katılan tüm katılımcıların yeni fikirler geliştirmesine imkan sağladığını belirtti. Sağer, "Üniversitemiz, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliklerini her zaman öncelik olarak görmüştür. Bugün burada, 8 ülkeden 12 üniversiteden 20 katılımcıyla bir aradayız. Bu çeşitlilik, sadece çevre konularını paylaşmamıza değil, farklı bakış açıları ve deneyimlerden öğrenmemize de imkan sağlıyor" dedi. Alanya Üniversitesi Erasmus+ Kurum Koordinatörü Maria Bielecka organizasyonun açılış konuşmasında şunları söyledi: "Bu hafta; uluslararası iş birliğinin, bilgi paylaşımının ve kültürel etkileşimin bir kutlamasıdır. Bu yıl ise özellikle heyecan verici bir temayı birlikte keşfediyoruz. Bundan birkaç yıl önce sadece bir hayal olarak başlayan bu etkinlik, bugün üniversitemizin en değerli geleneklerinden biri haline geldi. Bu yılın teması bize şunu hatırlatıyor: Eğitim ve sürdürülebilirlik el ele ilerler. Erasmus+ aracılığıyla sadece bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmuyoruz; aynı zamanda farkındalık oluşturuyor, sorumluluk duygusunu güçlendiriyor ve gelecek nesiller için daha ‘yeşil’ bir düşünce biçimi geliştiriyoruz. bu hafta sadece akademik tartışmalarla sınırlı değil; aynı zamanda insani bağlar kurma, birbirimizden öğrenme ve kalıcı dostluklar geliştirme fırsatıdır. Ayrıca Alanya’nın canlı ruhunu keşfetme zamanı da olacak."
BUÜ ve FEV Türkiye stratejik işbirliği yapacak
11 Kasım 2025 Salı - 13:23 BUÜ ve FEV Türkiye stratejik işbirliği yapacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile FEV TR Otomotiv ve Enerji Araştırma ve Mühendislik Ltd. Şti. (FEV Türkiye) arasında, üniversite-sanayi iş birliğini yeni bir boyuta taşıyan kapsamlı bir protokol imzalandı. Rektörlük B Salonunda gerçekleşen törene; BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırştıoğlu, FEV TR Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Gözüküçük, BUÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı, BUÜ Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, akademik ve idari personel ile firma temsilcileri katıldı. "Protokol tanınırlığımızı artıracak" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, imzalanan protokolün üniversite için çok kıymetli olduğunu dile getirdi. FEV’in öğrencilere sağladığı staj ve iş imkanlarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kırıştıoğlu, firmanın ağırlıklı olarak Ar-Ge ve Avrupa Birliği (AB) projelerine odaklanmasının kendilerini memnun ettiğini belirtti. Üniversite olarak uluslararası projelere ciddi düzeyde ihtiyaç duyduklarını ve ulusal/uluslararası proje sayısının artmasıyla kurumun tanınırlığının arttığını vurgulayan Kırıştıoğlu, Türk üniversitelerinin yurt dışı sıralamalarından daha yukarı çıkmasının bu tür çalışmalarla mümkün olacağını ifade ederek, protokolün karşılıklı anlayış içinde işlerlik kazanmasını diledi. "Hedefimiz dünyaya Türk mühendisliğini tanıtmak" FEV TR Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Gözüküçük ise, firmanın hedeflerinin başında dünyaya Türk mühendisliğini tanıtabilmek olduğunu vurguladı. Mühendislik çalışmalarında müşterilerinin her zaman bir adım önünde olmaları gerektiğini belirten Gözüküçük, "O yüzden yatırım ve altyapı bizim için çok önemli. Mümkün olduğunca üniversitelerle bu tip anlaşmaları yapıp nitelikli mühendisler çıkarabilmek ve altyapıları kullanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Gözüküçük, imzalanan protokol ile global Horizon projeleri de dahil olmak üzere tam kapasite çalışmayı hedeflediklerini kaydetti. "Birlikteliği Avrupa birliğine taşımamız gerekiyor" Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar ve Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, FEV Türkiye ile mevcut olan staj, eğitim ve ikili iş birliği çalışmalarının bu yeni protokolle daha da artırılmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Dekan Akpınar, protokolün, Mühendislik Fakültesinin Proje Yönetimi Ofisi koordinatörlüğünde yürütülen Avrupa Birliği projelerine yönelik çabaları güçlendireceğini vurgularken, Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevilgen ise fakültede kurulan laboratuvar altyapısına dikkat çekti. Sevilgen, bu teknik kapasitenin ve FEV ile olan güçlü birlikteliğin mutlaka Avrupa Birliği projelerine taşınması gerektiğini ifade ederek, iş birliğinin sürdürülebilir olacağına inandıklarını kaydetti. Protokol kapsamında; Ar-Ge, inovasyon, Avrupa Birliği (AB) ve Horizon projelerine odaklanarak, nitelikli Türk mühendislerinin yetiştirilmesine ve uluslararası görünürlüğün artırılmasına katkı sağlamak amaçlanıyor.
9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitimi Kongresi BUÜ’de gerçekleşti
11 Kasım 2025 Salı - 13:14 9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitimi Kongresi BUÜ’de gerçekleşti Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Eğitim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen 9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitimi Kongresi (OÖEK2025), erken çocukluk eğitimi alanında Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da önde gelen akademisyenlerini, araştırmacılarını ve uygulayıcılarını bir araya getirdi. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde "Erken Çocuklukta Kayıp Parçaları Birleştirmek" temasıyla gerçekleştirilen kongre, alanın en kapsamlı bilimsel buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Açılış töreninde BUÜ Rektörlüğü, Eğitim Fakültesi Dekanlığı, yerel yönetim temsilcileri, destekleyen kuruluşların yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğretmen, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve öğrenci yer aldı. "Erken çocukluk eğitiminde dijitalleşme zorunlu" Kongrede konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ’nün 23 araştırma üniversitesi arasında yer aldığını ve yükseköğretim kalitesinin YÖKAK akreditasyonu ile tescillendiğini vurguladı. Konuşmasının odağına eğitimin hızla değişen yapısını alan Prof. Dr. Kırıştıoğlu, eğitimin artık daha erken yaşlara kaydığını ve çocukların dijital cihazları küçük yaşta yetkin bir şekilde kullandığını belirtti. Kırıştıoğlu, bu durumun eğitimdeki klasik algıları değiştirdiğini ve erken çocukluk döneminin dijitalleşme boyutuyla ele alınmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. "Geleceği şekillendirmek için bilimin ışığını tutuyoruz" Kongre Başkanı Prof. Dr. Nalan Kuru ise konuşmasında erken çocukluk eğitiminin bir toplumun geleceğini şekillendirme gücüne sahip olduğunu vurgulayarak, kongreyi bilimin ışığını tutma çabası olarak nitelendirdi. Prof. Dr. Nalan Kuru, kongrenin ana teması olan "Erken Çocuklukta Kayıp Parçaları Birleştirmek" ile temel amaçlarının, gelişim sürecinde eksik kalan, göz ardı edilen ve hiç konuşulmayan konulara odaklanarak alana bütüncül bir bakış açısı getirmek olduğunu söyledi. "20 yılda büyük hamle gerçekleşti" BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Salih Çepni da okul öncesi eğitimi alanında son 20 yılda yaşanan büyük hamlelere dikkat çekti. Programların kurulduğu 1997 yılında yüzde 8 civarında olan okullaşma oranının bugün yüzde 95’lere ulaşarak OECD ortalamasının üzerine çıktığını ifade eden Prof. Dr. Çepni, ilk yıllarda akademisyen eksikliğinin büyük bir sorun olduğunu ancak gelinen noktada, kongre düzenleyebilecek yetkinlikte ve uluslararası düzeyde iyi bilim insanlarının yetişmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Kongrede, erken çocukluk eğitiminin uluslararası düzeyde tanınmış isimleri çağrılı konuşmacı olarak yer aldı. Milli Eğitim eski bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, sosyal duygusal öğrenme alanında dünyadaki öncü isimlerden biri olarak Prof. Dr. Susanne Denham, Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. Selçuk Şirin ile Prof. Dr. Belma Tuğrul, alanın güncel yaklaşımlarını, araştırma sonuçlarını ve uygulama örneklerini paylaştı. Bu nitelikli katkılar kongrenin bilimsel derinliğini artırırken, Türkiye’de erken çocukluk eğitiminin gelişiminde uluslararası bir köprü kurdu. Kongreye ilişkin sayısal veriler, organizasyonun büyüklüğünü ve etkisini açıkça ortaya koydu. 1.000’i aşkın sayıda misafiri Bursa’da ağırlayan uluslararası kongrede bilimsel açıdan da dikkat çekici bir çeşitlilik gözlendi. Etkinlik kapsamında 12 alt temada kabul alan 568 bildiri, 19 atölye, 2 özel oturum, 1 "Eğitimde İyi Örnekler" oturumu, 7 poster sunumu ve 3 panel gerçekleştirildi. Katılımcıların ve davetli konuşmacıların paylaşımlarıyla erken çocukluk döneminde bütüncül, kapsayıcı ve duygusal olarak destekleyici öğrenme ortamları oluşturmanın önemi bir kez daha vurgulandı.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik"
11 Kasım 2025 Salı - 12:02 YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "YÖK olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik" dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, Türkiye ile Malta arasında yükseköğretim alanında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan mutabakat muhtırasının imzalanması programına katıldı. YÖK Başkanı Özvar ile Malta Milli Eğitim, Spor, Gençlik, Araştırma ve Yenilik Bakanı Clifton Grima arasında gerçekleştirilen imza töreni ile iki ülke arasında yükseköğretim alanında iş birliğini artıracak adımlar atıldı. Mutabakat muhtırası kapsamında, öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak araştırma projeleri, kalite güvencesi ve diplomaların karşılıklı tanınması gibi konularda iş birliğinin geliştirilmesi hedeflendi. "Türkiye ve Malta, tarihi bağlara sahip iki ülkedir" Prof. Dr. Özvar, Malta ile imzalanan eğitim iş birliği imza töreninde atılan adımların kıymetli olduğunu belirterek, "Türkiye ve Malta, tarih boyunca medeniyetlerin kavşak noktasında yer almış, güçlü kültürel ve tarihi bağlara sahip iki ülkedir. Bu nedenle bugün attığımız adım, son derece doğal ve kıymetli bir işbirliğini ifade etmektedir. Bu belge, sadece iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilere işaret etmiyor; aynı zamanda işbirliğimizi genişletmeye yönelik kararlılığımızı ve yeni bir vizyonu da yansıtıyor. Bu vizyon, eğitimi ve karşılıklı anlayışı güçlendirmektedir. Toplumları ileriye taşımakta ve uluslararası işbirliğini daha kapsamlı hale getirmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda Türk üniversitelerinin uluslararasılaşmasını en önemli önceliklerimizden biri haline getirdik. Bugün Türkiye, dünya çapında en dinamik ve cazip yükseköğretim merkezlerinden biri konumundadır. Üniversitelerimiz, Asya’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Avrupa ve Amerika kıtasına kadar çok geniş bir coğrafyadan gelen öğrencileri misafir etmektedir. Bu durum kampüslerimizi canlı, etkileşimli ve çok kültürlü merkezlere dönüştürmektedir. Bu çeşitlilik, yalnızca öğrencilerimizin eğitim deneyimlerini değil, üniversitelerimizin akademik ve araştırma kapasitelerini de zenginleştirmektedir. Bugün imzaladığımız Mutabakat Muhtırası, Türkiye ile Malta arasında güçlü bir entelektüel köprü kurmayı amaçlamaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye ve Malta, birbirini tamamlayan akademik güçlü yönlere sahiptir" Malta’nın kültürel mirası ve eğitim alanındaki yeniliklerine de vurgu yapan YÖK Başkanı Özvar, "Türkiye ve Malta, birbirini tamamlayan akademik güçlü yönlere sahiptir. Malta’nın denizcilik çalışmaları, kültürel miras yönetimi, sürdürülebilir turizm ve dijital yenilik alanlarındaki uzmanlığı; Türkiye’nin geniş akademik ekosistemi ve güçlü araştırma kapasitesiyle birleştiğinde, Akdeniz bölgesine anlamlı katkılar sunabilecek ortak girişimler için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak diploma programları, yeterlilik tanıma çalışmaları ve karşılıklı yarar sağlayacak araştırma projelerinde işbirliği yapmak istiyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizi, uluslararası muhataplarıyla ortak ilgi alanlarına yönelik somut projeler geliştirmeye teşvik ediyoruz. Bilimsel çalışmamızın ve akademik üretimimizin, ülkelerimizin stratejik hedefleri doğrultusunda yeniden şekillenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Düzenlenen imza törenine, YÖK Başkanı Erol ÖZVAR, YÖK heyetinden Naci Gündoğan, Mustafa Verşan Kök, Mustafa Türker Arı, Mustafa Efe, Hasan Dolu ile Malta heyetinden Malta Milli Eğitim, Spor, Gençlik, Araştırma ve Yenilik Bakanı Clifton Grima, Marisa Farrugia, Charles Calleja, Joseph Filletti, Etienne St. John, Pio Tabone katılım sağladı.