EĞİTİM
İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni 4-6 Mayıs’ta Konya’da 27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:02:59 İmam Hatip Okulları arasında düzenlenen Mesleki Yarışmaların Türkiye Finalleri, bu yıl ilk kez Konya’da "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" adıyla gerçekleştirilecek. 4-6 Mayıs 2026 tarihinde Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapılacak olan "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni" tanıtım lansmanı Konya’da bir otelde yapıldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen, Konya’da bir ilki gerçekleştireceklerini belirterek, "42 yıldır devam ettirdiğimiz mesleki yarışmaları ilk defa bir ilde ve böyle bir şölen havasında kutlamak istedik. Buna da Konya ev sahipliği yapmış oldu. İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni’yle mesleki yarışmalarımızı klasik yarışma formatının dar sınırlarından çıkartarak daha kapsayıcı, daha katılımcı ve daha görünür bir yapıya kavuşturmuş olacağız. Bu organizasyon artık sadece dereceye giren öğrencilerin sahne aldığı bir final değil. Her öğrencinin emeğinin, her öğretmenin rehberliğinin, her okulun kurumsal katkısının ve İmam Hatip camiasının ortak heyecanının görünüş hale geldiği büyük bir buluşma olacaktır. Biz biliyoruz ki bu süreçte kaybeden yoktur. Yarışmaya hazırlanan her öğrenci kazanmıştır. Ona emek veren her danışman öğretmen kazanmıştır. Öğrencisinin yanında duran her okul müdürü, her yönetici, her veli bu sürecin bir parçası olarak bizce kazanmıştır. Bu nedenle bu şölen sadece sonuçların ilan edildiği bir organizasyon değil, emeğin, gayretin, aidiyetin ve temsil bilincinin takdir edildiği bir eğitim iklimi olacaktır" dedi. 4-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek buluşmanın mekanı itibariyle de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Ahmet İşleyen, "Konya irfanın, hikmetin, sözün ve gönül medeniyetimizin sembol şehirlerinden biridir. Böyle bir programın Konya’da gerçekleştirilmesi yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda geleneğin ruhuyla mekanın hafızasını buluşturan anlamlı bir tercihtir. Konya Selçuklu Kongre Merkezi’nde bu yıl 42’ncisini gerçekleştirecek olan Türkiye finalleri eş zamanlı oturumlar, halka açık programlar, Fuaye etkinlikleri ve kültür sanat içerikleriyle zenginleştirilecektir. Böylece katılımcılar yalnızca izleyen değil, aynı zamanda deneyimleyen, hisseden ve büyük heyecanın parçası olan bir konumda yer alacaktır. Bu yönüyle programımız geleneği teknolojiyle, mesleki eğitimi, kültür ve sanatla, okul aidiyetini toplumsal katılımla buluşturan yeni bir model ortaya koymaktadır" diye konuştu. Toplantıya, protokol mensupları ve davetliler katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:56 MSKÜ’de teknoloji üretimi yeni bir boyut kazanıyor Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), sadece teorik bilginin değil projelerin ve büyük hedeflerin hayat bulduğu yepyeni bir merkeze ev sahipliği yapıyor. MSKÜ Milli Teknoloji Atölyesi, Üniversite ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu iş birliğinin güçlü bir meyvesi olarak kapılarını tüm öğrencilere açtı. Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir parçası olan ve tüm desteği Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından sağlanan bu atölye, Üniversitedeki inovasyon kültürünü bir adım öteye taşımayı amaçlıyor. Üretimin ve başarının yeni adresi Araştırma Laboratuvarları Merkezi binasında (ALM) hizmet veren Milli Teknoloji Atölyesi, sadece bir çalışma alanı olarak değil ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sınırlarını zorlayacağı bir üretim üssü olarak tasarlandı. TEKNOFEST gibi prestijli yarışmalarda ter döken takımlardan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu projeleri yürüten gençlere kadar Üniversiteyi ve ülkemizi, ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden tüm öğrenciler bu modern donanımdan faydalanabilecek. Atölye aynı zamanda akademik çalışmaların teknolojik çıktılara dönüştüğü, yaşayan bir ekosistem olarak hizmet verecek. Kampüste Bilim Molası: Söyleşiler başlıyor Bununla birlikte Milli Teknoloji Atölyesi sadece teknik üretimle sınırlı kalmayacak. Bilgi paylaşımını ve ilhamı merkeze alarak; düzenlenecek Bilim Söyleşileri ile ufuk açıcı bir buluşma noktası haline gelecek. Alanında uzman isimlerin ve akademisyenlerin yer alacağı bu etkinlikler, kampüsteki bilimsel merakı canlı tutacak.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:38 Öğrenciler AFAD gönüllülük eğitimi ile bilinçleniyor Bingöl Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik AFAD gönüllülük eğitimi verilerek öğrencilerin acil durumlarda bilinçlenmesi hedefleniyor. Bingöl Üniversitesi Genç AFAD Kulübü öncülüğünde, Bingöl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, AFAD İl Müdürlüğü ve Bingöl Valiliği destekleriyle düzenlenen eğitim programında, üniversite öğrencileri afetlere karşı bilinçlendirilerek gönüllü olarak sahaya hazırlanıyor. Birinci derece deprem bölgesi olan Bingöl’de düzenlenen eğitimlerle gençlerin afet anlarında daha bilinçli hareket etmesi hedefleniyor. AFAD Arama Kurtarma Teknisyeni Cihat Tanay eğitimlere yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Şu anda üniversitede gönüllülerimizle beraber bir eğitim veriyoruz. Bingöl AFAD’a bağlı gönüllü sayısı 540’a ulaştı ve her geçen gün artıyor. Bugün 54 üniversite öğrencimize eğitim veriyoruz. Muhtemel bir depremde enkaz alanında yapılacakları ve kullandığımız cihazları anlatıyoruz. Gönüllülerimizin özellikle çadır kurulumu gibi alanlarda bize destek olmalarını bekliyoruz. Gençlerimizin bu süreçte bilinçlenmesi hem kendileri hem de afet anında bizler için büyük önem taşıyor" dedi. Eğitime katılan öğrencilerden Damla Alkan, "Bingöl’e gelince depremin gerçekliğiyle yüzleştik. AFAD’dan aldığımız bu eğitim sayesinde depremzedelere bilinçli şekilde yaklaşmayı öğreniyoruz. Çok faydalı bir eğitim oldu, emeği geçenlere teşekkür ederiz" diye konuştu. Bir diğer öğrenci Kudret Aktaş ise yaşadığı deprem deneyiminin kendisini bu eğitime yönlendirdiğini ifade ederek, "Urfa’dan geldim, depremde yaşanan zorluklara şahit olduk. Bu nedenle bilinçsiz değil, eğitimli bir şekilde yardımcı olmak adına bu eğitimi alıyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Üç gün sürecek olan eğitimin ardından öğrencilere AFAD Gönüllülük sertifikası verilecek. Bunun yanı sıra verilen eğitimlerle gençler afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelirken, gönüllü sayısının her geçen gün artması bekleniyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:35 Dünya birincisi 4. sınıf öğrencisi Kerem’in hedefi Cahit Arf gibi bilim insanı olmak Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda 38 bin öğrenciyi geride bırakarak bilim kategorisinde birinci, matematikte ise dünya üçüncüsü olan 4. sınıf öğrencisi Kerem Üstev, temmuz ayında Roma’da yapılacak finalde Türkiye’yi temsil edecek. Matematiği çok sevdiğini söyleyen Kerem, gelecekte Cahit Arf gibi çok iyi bir bilim insanı ve matematikçi olmak istiyor. Her yıl 153 ülkeden yaklaşık bin 700 okulun katılım sağladığı Uluslararası STEM Olimpiyatları Final Sınavı’nda, Bahçeşehir Koleji Beylikdüzü Kampüsü öğrencisi Kerem Üstev çifte gurur yaşattı. Bilim kategorisinde 100 tam puan alan, matematik kategorisinde ise yalnızca bir yanlışla dünya üçüncülüğünü elde eden Üstev, aynı anda iki farklı kategoride kürsüye çıkan tek öğrenci olarak, temmuz ayında Roma’da düzenlenecek Büyük Final’de Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. "Hedefim Cahit Arf gibi bilim insanı olmak" Kanada merkezli Spirit of Math yarışmasında da 100 tam puanla altın madalya kazanarak adını "Onur Listesi" ve "Perfect Score Listesi"ne yazdıran Kerem Üstev, hedeflerini şöyle anlattı: "Matematiği çok seviyorum; benim için her şey sanki sayılarla anlam buluyor. İleride Cahit Arf gibi çok iyi bir bilim insanı ve matematikçi olmak istiyorum. Öncelikle hedefim TÜBİTAK’ta madalya kazanıp milli takıma girmek. Ama en büyük hayalim, öğrendiğim her şeyi insanların hayatını güzelleştirecek çalışmalar için kullanabilmek. Belki bugün çözülemeyen bazı problemlere çözüm bulmak, insanların hayatını kurtarabilecek buluşlar yapmak, çaresi olmayan hastalıkları iyileştirmek ya da dünyada savaşların sona ermesine katkı sağlayacak çalışmalar yapmak istiyorum." "Geleceğin dünyasında söz sahibi olacak bireyler yetiştiriyoruz" Roma’da gerçekleşecek final turunda Türkiye’yi temsil edecek olan öğrencilerinin başarısından gurur duyduklarını belirten Bahçeşehir Koleji Beylikdüzü Kampüsü Müdürü Ayşe Telimen ise, "Öğrencimiz Kerem’in elde ettiği bu kıymetli başarı, yalnızca bir sınav derecesi değil; merak duygusunun, istikrarlı emeğinin ve nitelikli bir STEM eğitimiyle doğru şekilde beslenmesinin güçlü bir yansımasıdır. Bahçeşehir Koleji olarak bizler, öğrencilerimizi yalnızca akademik yarışlara hazırlayan değil; kendi potansiyelini keşfeden, düşünen, üreten ve geleceğin dünyasında söz sahibi olacak bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz" diye konuştu.
OMÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri tasarımı gökyüzünden öğrendi
14 Kasım 2025 Cuma - 17:08 OMÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri tasarımı gökyüzünden öğrendi Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi, insansız hava aracı (İHA) teknolojilerinin tasarım ve planlama süreçlerinde oluşturduğu dönüşümü öğrencilerle buluşturdu. OMÜ Mimarlık Fakültesinde gerçekleştirilen "Gökyüzünden Tasarlamak: Mimarlıkta İHA Teknolojileri ve İHA-1 Pilotluk Eğitimi" etkinliği, akademisyenlerin ve öğrencilerin yoğun katılımıyla Mimarlık Fakültesi Seminer Salonu’nda düzenlendi. Programa Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Çetin, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Serpil Kaptan, öğretim üyeleri, Mimarlık Fakültesi öğrencileri ve Samsun Meslek Yüksekokulu öğrencileri katıldı. Gökyüzüyle bütünleşen tasarım anlayışı OMÜ Mimarlık Fakültesi ile bir teknoloji şirketi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte şirket temsilcileri Metehan Ünalan ve Elvin Özölçer, İHA teknolojilerinin mimarlık pratiğine kazandırdığı yenilikleri detaylarıyla aktardı. İHA’ların; havadan veri toplama, 3B modelleme, haritalama ve gerçek mekân görselleştirme süreçlerine dair sunduğu imkanlar öğrencilere kapsamlı örneklerle anlatıldı. Mimarlık ve şehircilikte yeni bir dönem Sunumda, İHA’ların mimarlık, iç mimarlık ve şehir planlamasında açtığı yeni tasarım kapıları üzerinde duruldu. Arazi analizi ve ölçümleme çalışmalarında sağladığı hassasiyet, kentsel planlamada yüksek çözünürlüklü haritalama ve ulaşım analizindeki katkıları, mimari projelerin havadan sunumundaki estetik avantajları ve kültürel mirasın korunmasındaki rolü vurgulandı. İHA teknolojilerinin, tasarım süreçlerine bambaşka bir perspektif kazandırdığı ifade edildi. Etkinlikte ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) onaylı İHA-1 ve İHA-2 Pilotluk Eğitimleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Hava hukuku, uçuş güvenliği, meteoroloji, acil durum yönetimi gibi konuları içeren eğitimlerin sonunda öğrencilerin e-Devlet üzerinden doğrulanabilir pilotluk sertifikası elde edebileceği belirtildi.
OMÜ ile Aziz Atik Fen Lisesi arasında iş birliği protokolü
14 Kasım 2025 Cuma - 17:01 OMÜ ile Aziz Atik Fen Lisesi arasında iş birliği protokolü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Aziz Atik Fen Lisesi (AAFL) arasında, öğrencilerin bilimsel, teknolojik ve kültürel gelişimlerini desteklemek amacıyla bir yıllık eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında; Hezarfen 3 Projesi Kapsamında Eğitim İş Birliği, OMÜ Sürekli Eğitim Merkezi (OMÜSEM) ile Sertifikasyon Programları, Tıp Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi ile Ortak Çalışmalar, Start-Up Girişimleri, IEEE Öğrenci Topluluğu ile İş Birliği ve OMÜ Uluslararası İlişkiler Birimi ile Ortak Projeler yer alıyor. Söz konusu protokol, lise öğrencilerinin bilimsel üretim süreçlerine katılımını teşvik etmeyi, onları üniversite ortamıyla tanıştırarak yenilikçi ve girişimci bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, ulusal ve uluslararası düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklere katılımın artırılması ve öğrencilerin geleceğin nitelikli insan kaynağı olarak yetiştirilmesi amaçlanıyor. İmza törenine; OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Begüm Korunur Engiz, Aziz Atik Fen Lisesi Okul Müdürü Murat Boztepe ve Hezarfen Projesi Koordinatörü Sadullah Genç katıldı. Protokol, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ile Aziz Atik Fen Lisesi Müdürü Murat Boztepe tarafından imzalandı. Törende konuşan Prof. Dr. Kurnaz, üniversitenin gençlerin bilimsel ve teknolojik gelişimine her zaman destek verdiğini belirterek, "Bu tür iş birlikleri, gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkararak geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini ve girişimcilerini yetiştirmemize katkı sunacaktır" dedi. Protokol töreni, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı
14 Kasım 2025 Cuma - 15:58 Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı Kastamonu Üniversitesi’nde "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Seyfettin Kaymakcı, okul öncesi eğitime verilen önemin veya okul öncesi eğitiminde yetiştirilen insan sayısının yakın zamanda artmaya başladığını kaydetti. Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen, "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli, alanında uzman akademisyenlerin ve uygulayıcıların katılımıyla gerçekleştirildi. Doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine katkılarının ele alındığı panelin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, "En çok korktuğum ama en çok da merak ettiğim grup hep okul öncesi oldu. Çünkü temeli atmış olduğunuz çocuğun, ‘ağaç yaş iken eğilir’ demiş olduğunuz durumunun esasında gerçekleştiği hep okul öncesiydi. Fakat okul öncesi eğitime verilen önem veya okul öncesi eğitiminde yetiştirdiğimiz insan sayısı, beşeri sermayemiz, yakın zamanda artmaya başladı. Hatta okul öncesi eğitimde hoca olmadığı için okul öncesi öğretmenliği bölümünde derse girdim ben. Ben sosyal bilgiler çalışıyorum; tarih eğitimi çalışıyoruz, biraz hayat bilgisi eğitimi çalışıyoruz ama okul öncesi farklı bir mecra. Bu benim yapabileceğim ya da yapmam gereken bir şey değildi. Ama ders boş; boş geçmesin diye Türkiye’de okul öncesinde derse giren arkadaşları tarayarak bir şeyler öğrenme gayreti içerisindeydik" dedi. 2015 yılında Kastamonu’ya geldiğinden bahseden Rektör Yardımcısı Kaymakcı, "2015’ten bugüne 10 yıl içerisinde kat etmiş olduğumuz mesafeye baktığımızda gerçekten ümitvarız ve geleceğe daha güvenle bakıyoruz. Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi özelinde düşündüğümüzde burada kıymetli hocalarımız var. Gençlerimiz burada yetişiyorlar ve yetişmeye devam edecekler. Hem hane sahibi olmanın verdiği bir gurur var hem de ekilen tohumların yeşermesi, meyveye durması ve bu meyvenin her tarafa ihraç edilmesi diyelim. Sosyal alanlarla beraber sizlerle karışık duygular içinde hasbihal ediyoruz arkadaşlar. Okul dışı öğrenme ayrı hususiyeti olan bir taraf; tabi okul öncesindeki iş bambaşka. Ama bizim hayat bilgisinde, sosyal bilgilerde yakın zamanda çıkardığımız ‘okul dışı tarih öğretmeni’ kitabının içerisindeki yapıya baktığımızda da esasında Osmanlı döneminden itibaren sürekli içinde olduğumuz ve günümüzde de giderek nitelikli hale getirdiğimiz bir yapı silsilesinden bahsediyoruz" diye konuştu. Yurt dışında katıldığı bir gezi programından ve yaptığı incelemeden bahseden Kaymakcı, "Bir okulu ziyaret ettim. Ziyarette öğrenciler ve öğretmen dışarıdan geliyordu. Meğer bu çocuklar üretim, dağıtım ve tüketimi öğreniyorlarmış. Meğer bir buğdayın ekmeğe dönüş yolculuğundan bu işi anlamaya çalışıyorlarmış. Öğretmen öğrencilerini almış, okul dışına götürmüş; tarlaya gitmişler, çiftçilerle bir araya gelmişler. Buğday nasıl ekiliyor, buğday tanesi yetişip hasat yapılıncaya kadar hangi serüvenlerden geçiyor öğrenmişler. Hikâye burada bitmemiş; sonra ekmek olacak neticede değirmene gitmişler, değirmende incelemeler yapmışlar; arkasından fırına gitmişler, fırında inceleme yapmışlar; ardından okula dönmüşler. Okula geldiklerinde de bu süreci birbirlerine anlatmışlar. Öğretmenin daha önce buğdayın serüveni ile ilgili seçmiş olduğu kitabın hikâyesini tamamlamışlar ve oradan izlenimlerini resmetmişler. Dedim ki, o zaman okul dışı öğrenme farklı bir şeymiş" şeklinde konuştu. Panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk yaptı. Aktürk, doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine etkilerinin farklı başlıklarda ele alınacağını belirterek, panelin katılımcılara hem kuramsal hem uygulamaya yönelik zengin bir bakış açısı kazandıracağını ifade etti. Panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Berat Ahi, Dr. Öğretim Üyesi Fatma Yalçın, Öğretim Görevlisi Ömer Dilek ve Okul Müdürü Vahide Yılmaz yer aldı. Katılımcılar, doğa temelli eğitim uygulamalarının çocukların bilişsel, sosyal-duygusal ve fiziksel gelişimine katkılarını kendi deneyimleriyle aktardı; uygulama süreçlerinde karşılaşılan güçlükleri ve çözüm önerilerini paylaştı.
Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı
14 Kasım 2025 Cuma - 15:56 Kastamonu Üniversitesi’nde okul öncesi eğitim ele alındı Kastamonu Üniversitesi’nde "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Seyfettin Kaymakcı, okul öncesi eğitime verilen önemin veya okul öncesi eğitiminde yetiştirilen insan sayısının yakın zamanda artmaya başladığını kaydetti. Kastamonu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Erken Çocukluk Eğitiminde Doğa Temelli Yaklaşım ve Orman Okulu Pedagojisi" paneli, alanında uzman akademisyenlerin ve uygulayıcıların katılımıyla gerçekleştirildi. Doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine katkılarının ele alındığı panelin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, "En çok korktuğum ama en çok da merak ettiğim grup hep okul öncesi oldu. Çünkü temeli atmış olduğunuz çocuğun, ‘ağaç yaş iken eğilir’ demiş olduğunuz durumunun esasında gerçekleştiği hep okul öncesiydi. Fakat okul öncesi eğitime verilen önem veya okul öncesi eğitiminde yetiştirdiğimiz insan sayısı, beşeri sermayemiz, yakın zamanda artmaya başladı. Hatta okul öncesi eğitimde hoca olmadığı için okul öncesi öğretmenliği bölümünde derse girdim ben. Yani düşünsenize, ’Yaratıcı Düşünme’ diye bir ders var ve bu derse sizin girmeniz isteniyor. Ben sosyal bilgiler çalışıyorum; tarih eğitimi çalışıyoruz, biraz hayat bilgisi eğitimi çalışıyoruz ama okul öncesi farklı bir mecra. Bu benim yapabileceğim ya da yapmam gereken bir şey değildi. Ama ders boş; boş geçmesin diye Türkiye’de okul öncesinde derse giren arkadaşları tarayarak bir şeyler öğrenme gayreti içerisindeydik" dedi. 2015 yılında Kastamonu’ya geldiğinden bahseden Rektör Yardımcısı Kaymakcı, "2015’ten bugüne 10 yıl içerisinde kat etmiş olduğumuz mesafeye baktığımızda gerçekten ümitvarız ve geleceğe daha güvenle bakıyoruz. Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi özelinde düşündüğümüzde burada kıymetli hocalarımız var. Gençlerimiz burada yetişiyorlar ve yetişmeye devam edecekler. Hem hane sahibi olmanın verdiği bir gurur var hem de ekilen tohumların yeşermesi, meyveye durması ve bu meyvenin her tarafa ihraç edilmesi diyelim. Sosyal alanlarla beraber sizlerle karışık duygular içinde hasbihal ediyoruz arkadaşlar. Okul dışı öğrenme ayrı hususiyeti olan bir taraf; tabi okul öncesindeki iş bambaşka. Ama bizim hayat bilgisinde, sosyal bilgilerde yakın zamanda çıkardığımız ‘okul dışı tarih öğretmeni’ kitabının içerisindeki yapıya baktığımızda da esasında Osmanlı döneminden itibaren sürekli içinde olduğumuz ve günümüzde de giderek nitelikli hale getirdiğimiz bir yapı silsilesinden bahsediyoruz" diye konuştu. Yurtdışında katıldığı bir gezi programından ve yaptığı incelemeden bahseden Kaymakcı, "Bir okulu ziyaret ettim. Ziyarette öğrenciler ve öğretmen dışarıdan geliyordu. Meğer bu çocuklar üretim, dağıtım ve tüketimi öğreniyorlarmış. Meğer bir buğdayın ekmeğe dönüş yolculuğundan bu işi anlamaya çalışıyorlarmış. Öğretmen öğrencilerini almış, okul dışına götürmüş; tarlaya gitmişler, çiftçilerle bir araya gelmişler. Buğday nasıl ekiliyor, buğday tanesi yetişip hasat yapılıncaya kadar hangi serüvenlerden geçiyor öğrenmişler. Hikâye burada bitmemiş; sonra ekmek olacak neticede değirmene gitmişler, değirmende incelemeler yapmışlar; arkasından fırına gitmişler, fırında inceleme yapmışlar; ardından okula dönmüşler. Okula geldiklerinde de bu süreci birbirlerine anlatmışlar. Öğretmenin daha önce buğdayın serüveni ile ilgili seçmiş olduğu kitabın hikâyesini tamamlamışlar ve oradan izlenimlerini resmetmişler. Dedim ki, o zaman okul dışı öğrenme farklı bir şeymiş" şeklinde konuştu. Panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Aysun Ata Aktürk yaptı. Aktürk, doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemine etkilerinin farklı başlıklarda ele alınacağını belirterek, panelin katılımcılara hem kuramsal hem uygulamaya yönelik zengin bir bakış açısı kazandıracağını ifade etti. Panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Berat Ahi, Dr. Öğretim Üyesi Fatma Yalçın, Öğretim Görevlisi Ömer Dilek ve Okul Müdürü Vahide Yılmaz yer aldı. Katılımcılar, doğa temelli eğitim uygulamalarının çocukların bilişsel, sosyal-duygusal ve fiziksel gelişimine katkılarını kendi deneyimleriyle aktardı; uygulama süreçlerinde karşılaşılan güçlükleri ve çözüm önerilerini paylaştı. (Vİ-
Canik Belediyesi’nden ücretsiz İngilizce eğitimi
14 Kasım 2025 Cuma - 15:30 Canik Belediyesi’nden ücretsiz İngilizce eğitimi Samsun’un Canik Belediyesi, gençleri ve vatandaşları 3 farklı düzeyde ücretsiz İngilizce eğitimi ile buluşturuyor. Canik Belediyesi, yapay zeka, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), robotik kodlama, akademi sınavları ve siber güvenlik alanlarındaki ücretsiz eğitim programlarına, İngilizce eğitimiyle bir yenisi daha ekledi. 3 farklı düzeyde İngilizce eğitim programı gerçekleştirecek olan Canik Belediyesi, bir günde süper İngilizce, yoğunlaştırılmış İngilizce ve YDT İngilizce eğitimleriyle gençleri ve vatandaşları bir araya getirecek. Uzman eğitmenler eşliğinde düzenlenecek ve interaktif uygulamalarla desteklenen ücretsiz İngilizce eğitim programı için başvuru işlemleri, 30 Kasım 2025 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek. Son Gün 30 Kasım Canik Belediyesi’nin ücretsiz İngilizce eğitim programına başvurular devam ediyor. Canik Halk Kütüphanesi ve Etüt Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve interaktif uygulamalarla desteklenen eğitim programında katılımcılar ayrıca telaffuz pratikleri ve görsel hafıza tekniklerinin kullanıldığı İngilizce etkinlikleriyle de bir araya gelecek. 30 Kasım 2025 tarihinde başvuru sürecinin tamamlanacağı Canik Belediyesi ücretsiz İngilizce eğitim programı çerçevesinde yoğunlaştırılmış İngilizce eğitimi 1 Aralık 2025, YDT İngilizce eğitimi 3 Aralık 2025, bir günde süper İngilizce eğitimi 7 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan açılış dersleriyle başlayacak. Eğitim sürecine dair detaylı bilgiye ise Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ve Canik Belediyesi sosyal medya hesapları ile Canik Belediyesi Çözüm Merkezi üzerinden ulaşılabiliyor.
BUÜ’den otizmli yetişkinler için yapay zekâ destekli asistan
14 Kasım 2025 Cuma - 13:58 BUÜ’den otizmli yetişkinler için yapay zekâ destekli asistan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), otizm spektrum bozukluğu (ASD) tanısı almış yetişkinlerin sosyal yaşama katılımını artırmayı amaçlayan "ASSIST-AI" başlıklı yeni bir uluslararası projeyi hayata geçiriyor. BUÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ve Özel Eğitim Bölümü akademisyenlerinin disiplinler arası işbirliğiyle oluşturduğu ASSIST-AI (Otizmli Yetişkinlerin Sosyal Beceriler Kazanımı ve Toplumsal Yaşama Katılımı İçin Yapay Zekâ Destekli Sanal Asistan Tasarımı ve Geliştirilmesi) projesi ile otizmli bireylerin özellikle sözlü ve sözsüz iletişim becerilerini güçlendirmeye odaklanılacak. Uluslararası konsorsiyum görev alacak Proje ekibinde yer alan Prof. Dr. Ahmet Emir Dirik, Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu, Dr. Öğr. Ü. Özge Boşnak ve Öğr. Gör. Koray Aki tarafından geliştirilen proje uluslararası bir konsorsiyumla yürütülecek. Almanya merkezli AspireEducationGroup koordinatörlüğünde çalışacak konsorsiyumda Türkiye’den BUÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin yanı sıra, alanında uzman ve deneyimli kurumlar olarak Sustainable Development Studies Network (Belçika), AutismoAndaluca (İspanya), InstitutRégionald’InsertionProfessionnelle et Sociale (Fransa) ve AMAE (Portekiz) yer alıyor. Otizmli bireylerle çalışanlar için de kapsamlı bir eğitim paketi hazırlanacak Proje ekibi, BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ı ziyaret ederek çalışmalara dair bilgi verdi. Akademisyenler adına konuşan Öğr. Gör. Koray Aki, geliştirilecek dijital sistemin otizmli bireylerin günlük yaşamda karşılaşabileceği durumlara göre tasarlanacağını vurguladı. Sanal asistanın kültürel olarak uyarlanabilir, sosyal etkileşim senaryolarını içeren ve bu içeriklerin merkezinde yapay zekâ destekli olacağını aktaran Öğr. Gör. Koray Aki; "Ayrıca proje kapsamında, otizmli bireylerle çalışan profesyoneller ve aileler için de kapsamlı bir eğitim paketi hazırlanacak. Geliştirilen bu yenilikçi dijital çözüm, pilot uygulamalarla test edilip kullanıcı deneyimlerine göre son şeklini alacak" dedi. Rektör Yılmaz’dan tebrik Bu kapsamlı çalışmalarından ötürü tüm proje ekibini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Projenin disiplinler arası işbirliği ile ortaya çıkmasının önemine dikkat çeken Rektör Yılmaz, ASSIST-AI’nın özel gereksinimli bireylere yönelik yenilikçi ve erişilebilir çözümlere öncülük edeceğine inandığını belirtti.
Kütahya Belediyesi’nden personeline "Etkili İletişim Davranış Biçimleri" eğitimi
14 Kasım 2025 Cuma - 11:42 Kütahya Belediyesi’nden personeline "Etkili İletişim Davranış Biçimleri" eğitimi Kütahya Belediyesi, personelinin kişisel gelişimini desteklemek ve kurumsal iletişim becerilerini güçlendirmek amacıyla "Etkili İletişim Davranış Biçimleri" eğitim programı düzenledi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Eğitimcisi Taşkın Tahmaz tarafından verilen eğitime, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve belediye personeli katıldı. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitimde; etkili iletişim stratejileri, kişilik türleri, yaşam amacının keşfi, değer ve inanç sistemi, farkındalık, çatışma yönetimi, problem çözme becerileri, ekip çalışması ve kişisel motivasyon gibi birçok konu kapsamlı şekilde ele alındı. TBB Eğitimcisi Taşkın Tahmaz, eğitimin teorik ve uygulamalı bölümlerinde katılımcılara rehberlik ederek her bireyin kendi tarihi potansiyelini tanımasının önemine vurgu yaptı. Kamu hizmetinde insan odaklı yaklaşımın güvenin temelini oluşturduğunu belirten Tahmaz, kendisini bir "yol arkadaşı" olarak tanımladığını söyledi. Programı ilgiyle takip eden Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, eğitimin sonunda Taşkın Tahmaz’a teşekkür ederek hediye takdiminde bulundu. Kütahya Belediyesi, çalışanlarının kişisel gelişimine katkı sağlayan eğitim programlarını sürdürürek kurumsal verimliliği ve vatandaş memnuniyetini artırmayı hedefliyor.
SAÜ’de yeni eğitim modeli tartışıldı
14 Kasım 2025 Cuma - 11:42 SAÜ’de yeni eğitim modeli tartışıldı Sakarya Üniversitesinde yeni teknolojik gelişmeler ve değişimler doğrultusunda eğitim-öğretim süreçlerinin güncellenmesine yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) öğrencilerine eleştirel düşünme, veri okuryazarlığı, iletişim becerisi gibi yetkinliklerin kazandıracak yeni eğitim-öğretim süreçleri fakülte yöneticilerine aktarıldı. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’ın başkanlığında düzenlenen toplantıda rektör yardımcıları, genel sekreter ve yardımcıları, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları yer aldı. Toplantıda, eğitimde dönüşüm, yeterlik temelli öğrenme yaklaşımı ve programların yeniden yapılandırılması konuları ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hamza Al, toplantının ilk bölümünde pandemi ve deprem süreçlerinin eğitimin güncellenmesini geciktirdiğini belirterek, "Sakarya Üniversitesinde görev yapıyorsak hepimiz eğitim için varız. Pandemi ve sonrasında gerçekleşen deprem dolayısıyla eğitimde yenileme ve çağdaşlaşma dönüşümünde yaşadığımız gecikmeyi artık ivedilikle telafi etmemiz gerekiyor" dedi. Prof. Dr. Al konuşmasının devamında, dünyanın içinde bulunduğu hızlı dönüşümün yükseköğretimde köklü bir değişimi zorunlu kıldığını vurguladı. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin eğitim anlayışını tamamen dönüştürdüğünü söyleyen Rektör Al, "Birkaç sene önce ‘öğrenciler yapay zeka kullanıyor’ diye şikayet ediyorduk; şimdi ‘yapay zekayı nasıl daha çok kullandırırız’ diye düşünüyoruz. Burası yükseköğretim kurumu; öğrencileri 21. yüzyıl becerileriyle donatmak zorundayız, üniversiteler bu değişime uymak zorunda" diye konuştu. Klasik bilgi aktarımının artık yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Al, "Biz öğrencileri sadece bilgi bakımından donatmayı yeterli görmüyoruz. Liderlik yapmamız, bilgiyi yorumlamalarına ve üretime dönüştürmelerine katkı vermemiz gerekiyor. Eski mantıkla yeni şeyler yapamayız. Derdimiz, olmayan bir şeyi yapmak değil; düzeltiyoruz, güncelliyoruz, ıslah ediyoruz. Bu dönüşüm bir müfredat değişikliğinden daha fazlası, bir eğitim felsefesi değişimidir. Bu işe inanmanız gerekiyor" şeklinde konuştu. Toplantının ikinci bölümünde Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Havva Sert, üniversitenin hayata geçirmeyi planladığı yeni eğitim yaklaşımını anlattı. Modelin YÖK 2030 vizyonuyla uyumlu olduğunu, beceri odaklı eğitim yaklaşımını referans aldığını söyleyen Sert, uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması, sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi, ders yüklerinin sadeleştirilmesi ve esnek bir eğitim yapısının oluşturulmasının, Sakarya Üniversitesinin yeni dönemdeki eğitim politikalarının temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Sunumun ardından fakülte dekanları söz alarak kendi birimlerindeki programların güncel ihtiyaçları, disiplinlerarası bağlantılar ve sektör beklentileri doğrultusunda yapılacak düzenlemelere ilişkin görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Toplantıda, fakültelerin dönüşüm sürecine aktif katılımı vurgulandı ve öneriler doğrultusunda istişarelerde bulunuldu.
Öğrenciler "Maziden Atiye Ahlat" programıyla tarih yolculuğuna çıkıyor
14 Kasım 2025 Cuma - 11:34 Öğrenciler "Maziden Atiye Ahlat" programıyla tarih yolculuğuna çıkıyor Cumhurbaşkanlığı’nın himayelerinde Milli Eğitim Bakanlığının organizasyon ve yürütücülüğünde devam eden "Maziden Atiye Ahlat" programıyla öğrenciler bölgede tarih yolculuğuna çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı’nın himayelerinde Milli Eğitim Bakanlığının organizasyon ve yürütücülüğünde devam eden "Maziden Atiye Ahlat" programı, Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 2 yıldır devam ediyor. Eğitim öğretim döneminde başlatılan ve her hafta farklı illerden lise öğrencilerinin ağırlandığı program kapsamında bu hafta ise İstanbul’dan 54, Şanlıurfa’dan 17 olmak üzere toplamda 71 öğrenci Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlanıyor. Programlara katılan öğrenciler, Ahlat ilçesi başta olmak üzere Van ve Muş’taki tarihi ve doğal güzellikleri görme imkanı buluyor. Ayrıca program kapsamında tarihi ve kültürel geziler dışında Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kültür sanat etkinlikleri, konser ve şiir geceleri, kitap ve sinema tahlili, söyleşi, yarışma gibi çeşitli etkinlikler de düzenleniyor. Programa İstanbul’dan katılan Eymen Sinan Tor, "Maziden Atiye adlı bu program gerçekten daha yeni gelmemize rağmen çok verimli geçtiğini düşünüyorum. Dün tanışma programımız oldu. Bugün de tarihi ve kültürel mekanları gezdik. Şu anda da Selçuklu Mezarlığı’na geldik. Burası gerçekten çok etkileyici. Bin yıla yakındır bu anıtlar buradalar. Bu programı gerçekleştiren Cumhurbaşkanımıza ve Milli Eğitim Bakanımıza teşekkür ederim" dedi. İstanbul’dan katılan bir diğer öğrenci Mert Yıldırım ise "Bugüne kadar Ahlat’ın adını bile duymamıştım ama bu programa katılınca öğrendim. Gerçekten herkesin gelmesi ve görmesi gereken yerler var. Ahlat çok güzel bir yer. Çok güzel yerleri var. Atalarımızın bize bıraktığı mirasların çoğu burada. Özellikle bugün Selçuklu Mezarlığına geldik. Atalarımızın yattığı yerler burası. Mezar taşları ve buralar çok etkileyici. Bu imkanları bize sağlayan Cumhurbaşkanımıza, Milli Eğitim Bakanımıza, valimize, kaymakamımıza çok teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Programa Şanlıurfa’dan katılan Kerem Emir Ayda ise "Ahlat’a hayatımda ilk kez geldim. Çok güzel, tarihi ve eskilere dayanan bir şehir. Bugün Selçuklu Meydan Mezarlığı’ndayız. Burada tarihi mezar taşları var. Bu programda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlanıyoruz. Her şeyimiz tam hiçbir şeyimiz eksik değil. Buradan Cumhurbaşkanımıza ve Milli Eğitim Bakanımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.