EĞİTİM
12 Nisan 2026 Pazar - 15:43 Mersin’de görme engelli öğrenciye ücretsiz eğitim desteği Mersin Büyükşehir Belediyesinin eğitim alanındaki sosyal destek politikaları, başarı hikayeleriyle karşılık bulmaya devam ediyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren ücretsiz Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezleri, hem öğrencilerin geleceğine katkı sunuyor hem de aile bütçesine destek sağlıyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in sıkça vurguladığı ’eğitimde fırsat eşitliği’ ilkesi doğrultusunda hizmet veren kurs merkezleri, özellikle dezavantajlı öğrenciler için önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamda görme engelli 12. sınıf öğrencisi Adile Nisa Bakır’ın azmi ve elde ettiği ilerleme, verilen desteğin somut örneklerinden biri oldu. Eğitimde engel tanımadı Görme engelli olan Adile Nisa Bakır, lise son sınıfa geçtiğinde eğitim desteği almak için özel dershanelere başvurdu ancak kabul edilmedi. Yaşadığı zorlukların ardından öğretmenlerinin yönlendirmesiyle daha önce aynı kurs merkezinden faydalanarak üniversiteyi kazanan bir öğrenciden ilham alan Bakır, Silifke’de bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi Kurs Merkezine başvurdu. Kursa kabul edilen Bakır, muaf olmadığı derslerin tamamında birebir eğitim desteği almaya başladı. Bu süreçte hem akademik hem de moral anlamında destek gören öğrenci, üniversite sınavına hazırlığını sürdürüyor. "Öğrencimize özel anlatım yapıyoruz" Kurs Merkezi Sorumlusu Avni Yalçın, öğrencilerin hayallerine ulaşmaları için her türlü desteği verdiklerini belirterek, "Adile Nisa çok azimli bir öğrenci. Coğrafya, Türkçe, edebiyat, matematik, inkılap tarihi ve felsefe derslerinde kendisine destek sağlıyoruz. Başkanımızın ‘eğitimde fırsat eşitliği’ ilkesi doğrultusunda öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Matematik Öğretmeni Burçin Göke ise derslerin öğrencinin ihtiyacına göre şekillendirildiğini ifade ederek, "Matematik dersinde birebir ilerliyoruz. Öğrencimizin anlayabileceği şekilde sözel anlatım yapıyoruz ve ÖSYM soruları üzerinden sınava hazırlıyoruz. Güzel bir sonuç bekliyoruz" diye konuştu. "Burada her türlü imkan var" Kurs merkezinde gördüğü ilgiden memnun olduğunu dile getiren Adile Nisa Bakır, "Nasıl ilerleyeceğimi bilemezken burayı keşfettim. Çok sıcak karşılandım. Şu an eğitimime burada devam ediyorum. Öğretmenler çok ilgili. Kaynak, deneme sınavı ve diğer imkânlar açısından her şey düşünülmüş" ifadelerini kullandı. Ailesi de memnun Adile Nisa’nın annesi Sevim Bakır ise süreçte yaşadıkları zorluklara değinerek, "Özel gereksinimli bir çocuğunuz varsa destek bulmak çok zor. Ama burada öğretmenler kızımla birebir ilgileniyor. Böyle bir imkan olmasaydı çok zorlanırdık. Kızım adeta özel kurs gibi eğitim alıyor" şeklinde konuştu.
KBÜ ve İl Göç İdaresi, uluslararası öğrencilere ikamet bilgilendirmesi yaptı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:57 KBÜ ve İl Göç İdaresi, uluslararası öğrencilere ikamet bilgilendirmesi yaptı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Uluslararası Öğrenci Koordinatörlüğü ile Karabük İl Göç İdaresi Müdürlüğü iş birliğinde uluslararası öğrencilere yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Karabük Üniversitesi ve İl Göç İdaresi tarafından düzenlenen toplantıda uluslararası öğrencilere ikamet izinleri ve başvuru süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. KBÜ İşletme Fakültesi Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa, Karabük İl Göç İdaresi Müdürü Osman Dorkaç, Karabük Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Hasan Terzi ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. Toplantıda İl Göç İdaresi Müdürlüğü İl Göç Uzmanı Oğuzhan Ertürk, yabancı öğrencilerin Türkiye’deki yasal kalış süreçlerine ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Ertürk, ikamet izinlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar, başvuru süreci ve gerekli belgeler hakkında detaylı bilgi verdi. Ertürk, öğrenci ikamet izinlerinde en sık yapılan hataları aktararak başvuru dosyasında bulunması gereken pasaport fotokopileri, biyometrik fotoğraf, sağlık sigortası, tapu veya noter onaylı kira sözleşmesi, güncel fatura örnekleri ve öğrenci belgesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Ayrıca e-Devlet üzerinden düzenlenen kira sözleşmelerinin de artık kabul edildiğini belirtti. Öğrenci ikamet kartlarının teslim sürecine ilişkin de bilgi veren Ertürk, kartların kargo aracılığıyla adrese gönderildiğini, bir ay içinde teslim alınmayan kartların Göç İdaresine iade edildiğini söyledi. Kayıp, çalıntı veya yıpranma durumunda öğrencilerin vakit kaybetmeden kolluk birimlerine başvurmaları gerektiğini ifade etti. Program, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:42 Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Günlükleri kapsamında düzenlenen "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı konferans, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi Teknoloji Transfer Ofisi (Arinkom T.T.O.) Yöneticisi Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş’ın program yürütücülüğünü üstlendiği etkinliğin konuğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş oldu. "Eğer kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmanızı öneriyorum" Konferansın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük şunları söyledi: "Bugün geldiğimiz noktada artık insanın yalnızca kendi zekâsını kullanması rekabet açısından yeterli değil. Kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmamız gerekiyor. Kendi zekâmızın yanında yapay zekâ araçlarını etkili kullananlar hem kariyerlerinde hem üretkenliklerinde bir adım öne çıkacak. Sadece öğrenciler değil, öğretim üyeleri de bu araçları en verimli şekilde kullanmalı. Bugün her gün bir yenisi çıkan pek çok yapay zekâ aracı var. Dolayısıyla yapay zekâyı doğru kullandığımız sürece bizi çok ileriye taşıyacağına inanıyorum. Bizim gençlerimiz ve milletimiz teknolojiye çok hızlı adapte oluyor. Bu süreci başarıyla tamamlayarak ülkemizin geleceğine olumlu katkılar sunacağınıza inanıyorum." "Yapay zekâyı araba kullanmak gibi düşünmeliyiz" BTK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş, "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı sunumunda şunları söyledi: "Üniversitelere sık sık gidiyoruz ancak bu kadar kalabalık bir ortam her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle hem sizlere hem de daveti ve yapay zekâ konusundaki vizyoner yaklaşımı için Köksal hocama teşekkür ediyorum. Anadolu Üniversitesi’nde olmaktan mutluyum; kampüsünüz gerçekten çok güzel. BTK ve BTK Akademi’yi bilen birçok öğrenci görmek sevindirici. Ne yazık ki bazı üniversitelerde hâlâ yapay zekâyı ‘tez hazırlatma aracı’ olarak gören dar bir bakış açısı var. Oysa ölçme yöntemlerini değiştirmek yerine yapay zekâ ile kavga etmek kimseye fayda sağlamıyor. Yapay zekâyı bir araba gibi düşünürsek; üretim (mühendislik), kullanım ve trafik kuralları olmak üzere üç temel alan vardır. Biz de eğitimlerimizi bu üç çerçevede topluyoruz. Toplum olarak en azından ‘araba kullanma’ kısmında ustalaşmamız gerekiyor. Çünkü bugün yaşanan dönüşüm, daktilodan bilgisayara geçiş kadar büyük. O dönemde uyum sağlayamayanlar nasıl geride kaldıysa, yapay zekâyı kullanmayanlar da hızla geri düşecek. Bu durum yalnızca bireyleri değil, kurumları da etkileyecek. Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre edemeyen şirketler hızla geride kalacak. Bu nedenle yapay zekâ araçlarını iyi kullanabilen ‘usta şoförler’ olmalıyız." "Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor" Yapay zekâ sayesinde yenilikçi işlere daha fazla zaman ayrılabildiğini belirten Ermiş sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor. Örneğin eskiden metin yazarı veya grafik tasarımcı arıyorduk; şimdi ise yapay zekâ araçlarını iyi kullanan metin yazarları, tasarımcılar ve video üreticileri arıyoruz. Burada önemli olan sadece tüketici olmamak. Türk toplumu olarak zaman zaman tüketmeyi üretmeye tercih ediyoruz, oysa üretmek de en az tüketmek kadar değerli. Bunun için teknolojiye hâkim olmamız gerekiyor. Öğrendiğiniz bilgileri ülkemizin ve insanlığın yararına kullanmayı unutmayın. Çünkü gelecek, yalnızca teknolojiyi tüketenlerin değil; üreten ve dönüştürenlerin olacak." Konferans sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından Mustafa Ermiş’e teşekkür belgesi takdim edildi. Konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Yücel Güney, BTK personeli, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
Tekerlekli sandalyeli öğretmen, özel öğrencilere rehber oluyor
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:16 Tekerlekli sandalyeli öğretmen, özel öğrencilere rehber oluyor Samsun’da çocuk felci sonrası hayatını tekerlekli sandalyede sürdüren rehber öğretmen Hasan Tahsin Yazıcı, özel öğrenciler ve ailelerine 28 yıllık deneyimiyle rehberlik ederek hayatlarına dokunuyor. Atakum ilçesinde bulunan Fahriye Kemal Kızılot Özel Eğitim Uygulama Merkezi’nde rehber öğretmen olarak görev yapan Hasan Tahsin Yazıcı (53), 2 yaşında geçirdiği çocuk felci sonrası hayatını tekerlekli sandalyede sürdürüyor. 28 yıllık öğretmen olan Yazıcı, okulda öğretmenlere ve velilere psikolojik danışmanlık hizmeti vererek özel gereksinimli bireylerin yaşam süreçlerine destek oluyor. "Damdan düşenin acısını damdan düşen anlar" Özel gereksinimli bireylerle çalışmanın kendisi için bir sorumluluk ve aynı zamanda mutluluk olduğunu söyleyen Yazıcı, "Görev yaptığım okulda ağırlıklı olarak otizmli bireyler eğitim alıyor. ‘Damdan düşenin acısını damdan düşen anlar’ sözüne inanıyorum. Özel gereksinimli bireylerin ailelerini en iyi anlayacak kişilerden birinin ben olduğumu düşünüyorum. Ailelerin yaşadığı zorluklara benzer süreçlerden geçmiş biri olarak onlara en iyi desteği verebiliyorum" dedi. "Bir ailenin hayatına dokunabilmek çok önemli" Her gün okulda öğretmenlere ve velilere psikolojik danışmanlık hizmeti sunduğunu belirten Yazıcı, "Sorunları çözmeye yönelik çalışmalar yapmak beni çok mutlu ediyor. Özel gereksinimli çocuğu olan bir ailenin hayatına dokunabilmek çok önemli. Biz bu dokunmayı en iyi şekilde yapıyoruz. Bu nedenle her sabah okula aynı azim ve heyecanla geliyorum" diye konuştu. "Ümitvar olmak önemli" Engelli bireylerin eğitim ve istihdam sürecinin önemine dikkat çeken Yazıcı, "Engelli vatandaşlarımızın kendilerini gerçekleştirebilmeleri için mutlaka eğitim almaları gerekiyor. Lise, üniversite ve sonrasında istihdam ile birlikte hem ekonomik hem sosyal açıdan kendilerini ortaya koyabilirler. Devletimizin sağladığı sosyal ve mali desteklerin mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Ümitvar olmak önemli" diye konuştu. "Bizlere uygun okullar bulabilmek çok zordu" Kamu sektöründe engelli bir öğretmen olarak görev yapabilmek için çaba sarf ettiğini belirten Yazıcı, " Atandıktan sonra okulların rehberlik servisinde görev yapabilmek için bazı zorluklar yaşadık. Bu her ortopedik engelli bulunan öğretmenin yaşadığı sorunlar. Engelli rampası, asansörü ve tuvaleti olan fiziksel mekanlara uygun, bizlere uygun okullar bulabilmek çok zordu. Zamanla süre ilerledikçe bu sorunları aşmaya gayret ettik. Birçoğunu da başardık" şeklinde konuştu. Yazıcı, engelli öğretmenlerin eğitim sistemine katkısına dikkat çekerek, "Tekerlekli sandalyeli veya koltuk değnekli bir öğretmenin sınıfa girmesi, ya da görme engelli bir öğretmenin ders işlemesi ülkemiz açısından büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Rehber öğretmen Hasan Tahsin Yazıcı’nın mesleki birikimi dikkat çekiyor. 28 yıllık deneyimli eğitimci, 8 alanda uzmanlığa sahip: Psikolojik Danışmanlık, evlilik ve aile danışmanlığı, manevi danışmanlık, sosyoloji kadın ve aile bilimleri eğitim yönetimi, eğitim programları ve öğretim, siyaset bilimi ve kamu yönetimi.
Cumhuriyet tarihinin üçüncü "Çevre Beratı" Van’a geldi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:13 Cumhuriyet tarihinin üçüncü "Çevre Beratı" Van’a geldi Biyoloji Öğretmeni Saniye Kurt’un öncülüğünde İzzeddin Şir Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "Yaşayan Okul Bahçesi" projesi, çevre duyarlılığıyla Türkiye birincisi seçilerek Van’a Cumhuriyet tarihinin üçüncü Çevre Beratı’nı kazandırdı. Van’da İzzeddin Şir Anadolu Lisesi Biyoloji Öğretmeni Saniye Kurt ile öğrencilerinin yürüttüğü "Yaşayan Okul Bahçesi" projesi, çevre duyarlılığı konusunda örnek bir çalışma olarak öne çıktı. Proje, Çevre Beratı almaya hak kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Van’da Cumhuriyet tarihi boyunca sadece iki okula verilen Çevre Beratı, üçüncü kez İzzeddin Şir Anadolu Lisesi’ne verildi. Biyoloji Öğretmeni Saniye Kurt’un öncülüğünde başlatılan projede 18 öğrenci görev aldı. Proje kapsamında okul koridorlarına geri dönüşüm malzemelerinden hazırlanan atık kutuları yerleştirildi. Çevredeki hayvanlar için su bidonlarından suluk ve yemlikler yapıldı. Ayrıca özel bir şirketle yapılan anlaşma doğrultusunda okul bahçesine geri dönüşüm konteyneri kuruldu ve toplanan kâğıt, plastik ve cam atıklar düzenli olarak firmaya gönderilmeye başlandı. Proje, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye birincisi seçilerek Çevre Beratı almaya hak kazandı. Bu kapsamda Van İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, okula gelerek Çevre Beratı ile çeşitli hediyeleri takdim etti. Konuya ilişkin konuşan Biyoloji Öğretmeni Saniye Kurt, çevre bilinci oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Geçen yıl öğrencilerimle hem okulumuzun içini hem dışını güzelleştirmek adına başladığımız projemiz, Türkiye birinciliği elde etti. Cumhuriyet tarihinde Van’da sadece iki okula verilen Çevre Beratı’nın üçüncüsüne layık görülmek bizim için büyük bir onurdur" dedi.
Yapay zekâ tabanlı KBÜ projesi TUSAŞ LIFT UP programına seçildi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:06 Yapay zekâ tabanlı KBÜ projesi TUSAŞ LIFT UP programına seçildi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yürütülen LIFT UP Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Projeleri Programı çerçevesinde Karabük Üniversitesi (KBÜ), önemli bir başarıya daha imza attı. Karabük Üniversiteli öğrencilerin yapay zekâ odaklı kompozit optimizasyon projesi, TUSAŞ’ın LIFT UP programında Türkiye genelindeki yüzlerce başvuru arasından seçilerek 2025-2026 dönemi için desteklenmeye hak kazandı. KBÜ Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Baran Öner ve Arda Çolak’ın, akademik danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi İsa Avcı’nın üstlendiği "Kompozit Parçalar için AI&ML Destekli Stacking Optimizasyonu ve Drop-off Optimizasyon Çalışması" adlı proje, yüzlerce başvuru arasından seçilerek 2025-2026 dönemi için kabul edildi. KBÜ Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İsa Avcı, kabul sürecinin üniversitenin yapay zekâ alanındaki ivmesini gözler önüne serdiğini belirterek, "Karabük Üniversitesi olarak yapmış olduğumuz yapay zekâ alanındaki tecrübelerimizle birlikte öğrencilerimizin ve benim yapay zekâ alanındaki tecrübelerim bu projeyi kabul almamızda önemli bir etken oldu. Üniversitemizin bu alanda yapmış olduğu yatırımlar şunu gösteriyor ki, bu alanda artık biz de lider üniversitelerden biri olma yolunda ilerliyoruz" dedi. İnsan faktörü ve hatalar minimize edilecek Dr. Öğr. Üyesi İsa Avcı, TUSAŞ LIFT UP projesinin havacılık ve uzay sektöründe kullanılan kompozit malzemelerin katmanlı üretim sürecine yönelik olduğunu belirterek, bu malzemelerin hangi açılarda üretilmesi gerektiğinin yapay zekâ modelleriyle sistematik şekilde optimize edileceğini ifade etti. Projede insan hatasını en aza indirecek algoritmalar geliştireceklerini vurgulayan Avcı, kabul edilen bu çalışmayla Karabük Üniversitesi’ni temsil etmekten büyük mutluluk ve gurur duyduklarını söyledi. KBÜ Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Baran Öner, proje kabulünde kompozit parçalara yönelik yapay zekâ destekli arama motoru çalışmalarının akademik birikimleri ve staj deneyimleri sayesinde öne çıktığını dile getirdi. Son sınıf öğrencisi Arda Çolak ise projede yapay zekâ geliştirme süreçlerinde Python, sayısal analizlerde ise MATLAB kullanmayı planladıklarını belirtti. Süreci hızlandırmak amacıyla derin öğrenme ve yapay sinir ağlarını modele entegre edeceklerini ifade eden Çolak, katman diziliminde en uygun sonuçlara ulaşmak için genetik algoritmalardan yararlanacaklarını ve böylece haftalar süren işlemleri çok daha kısa sürede tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencilerinin eserleri sergilendi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:55 Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencilerinin eserleri sergilendi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Tezhip, Minyatür ve Ebru Ana Sanat Dalı öğrencilerinin 20223-2024 ve 2024-2025 öğretim yılı çalışmaları, kapsamlı bir sergi ile sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sergi açılışına BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı, Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Karahan Dalbaş, Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Öcalan, akademik ve idari personel, öğrenciler ile çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bir araştırma üniversitesi olarak bilimsel yayın gücünün artırılması için büyük bir gayret içerisinde bulunduklarına işaret etti. Nitelikli üniversitelerin eğitim-öğretimin yanı sıra bilimsel gücünün de önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Ancak sanatsız bir yükseköğretim kurumu düşünülemez. Üniversite, sadece bir takım akademik parametreler ile ölçülemez. Burada ciddi bir sosyal bilimler eğitimi de var. Bu alanın başında da Güzel Sanatlar Fakültemiz geliyor. Üst kavram olarak sanatın öğretildiği, bu konuda bilimsel faaliyetlerin yürütüldüğü ve icrasının da en iyi seviyede yapıldığı bir üniversiteyiz. Bunu gerek Güzel Sanatlar Fakültemizde gerekse de Devlet Konservatuvarımızda yapılan çalışmalardan en iyi şekilde gözlemleyebiliyoruz" dedi. Üniversite olarak son derece büyük bir hacme sahip olduklarının altını çizen Rektör Yılmaz; "Bu büyüklüğün içerisinde hemen hemen bir üniversitede olması gereken bütün alanları barındırmanın da gururunu yaşıyoruz. Yapımızda bulunan güzel sanatların, geleneksel yönüyle öne çıkan, en genç bölümlerimizden birisinin bugün açılışını yaptığı sergiyi de ayrıca önemsiyoruz. Yoğun çalışma tempomuz içerisinde zaman oluşturuyor ve hem sergiyi gezmek hem de bir selam etmek için buraya kadar geldik. Birbirinden kıymetli eserleri inceledik. Gönlümüz şenlendi. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve akademik personelimizi tebrik ediyorum. Başarılı çalışmalarının devam etmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı ise geleneksel Türk sanatlarını milli ve manevi değerlerin ortaya çıktığı çok önemli bir alan olarak nitelendirdi. Bu alanı çok önemsediklerini vurgulayan Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı, başta bölüm hocaları olmak üzere tüm öğrencilere katkılarından ötürü teşekkür etti. Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Karahan Dalbaş da kuruluşlarından itibaren bölüm olarak tüm öğrencilerini sanatın zarif diliyle ifade etmeye teşvik ettiklerini aktardı. Açılan serginin 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim dönemlerinde yapılan öğrenci faaliyetlerini kapsadığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ebru Karahan Dalbaş, her eserde öğrencilerin ve öğretim elemanlarının büyük emekleri olduğunu vurguladı. Küratörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Çelik ile Öğr. Gör. Şennur Atalay Varol’un yürüttüğü sergi, 24-27 Kasım tarihleri arasında ziyarete açık olacak.
Rektör Kırışık: "Sosyalfest, Türkiye’yi sosyal bilimlerde üst seviyeye taşıyacak"
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:55 Rektör Kırışık: "Sosyalfest, Türkiye’yi sosyal bilimlerde üst seviyeye taşıyacak" Karabük Üniversitesi (KBÜ) Turizm Fakültesinin Akademik Genel Kurulu’nda konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, Sosyalfest’in Türkiye’nin sosyal bilimlerde ihtiyaç duyduğu zihinsel dönüşümü destekleyen ve ülkeyi üst seviyeye taşıyacak bir sıçrama projesi olduğunu söyledi. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Turizm Fakültesinin 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi Akademik Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, sosyal bilimlerin dönüştürücü gücüne dikkat çekerek Türkiye’nin bu alandaki yükseliş potansiyelinin güçlü olduğunu belirtti. Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen toplantıya Rektör Kırışık’ın yanı sıra Dekan Prof. Dr. Hüseyin Avni Kırmacı ile akademik ve idari personel katıldı. Toplantıda fakültenin hedefleri, stratejik planlamalar, eğitim kalitesini artırmaya yönelik yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilir akademik başarıyı destekleyen projeler değerlendirildi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, dünyanın en başarılı sosyal inovasyon örneklerinin ABD’de görüldüğünü, ülkenin sosyal bilimlerdeki üstünlüğü sayesinde kendi medeniyetini küresel ölçekte yayabildiğini söyledi. Kırışık, mühendislik ve sağlık bilimlerinde ise Çin’in dünya lideri konumunda olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin sosyal inovasyon basamaklarını yeni çıkmaya başladığını ifade eden Kırışık, sürecin aşamalı ilerlediğini vurgulayarak, "Bir proje yapan birinci basamağa, iki proje yapan ikinci basamağa çıkmış olur; ancak üçüncü basamak için sadece proje yapmak yetmez, tecrübeyi değerlendirmek, benzer örneklere bakmak ve nitelikli bir çalışma ortaya koymak gerekir" dedi. Sosyalfest Türkiye için ‘sıçrama projesi’ Rektör Kırışık, 10-11 Mayıs2026’da Karabük Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi iş birliğinde ikincisi gerçekleşecek olan Sosyalfest’in, Türkiye’nin sosyal bilimlerde ihtiyaç duyduğu zihinsel dönüşümü destekleyen, yenilikçi düşünceyi teşvik eden ve sosyal inovasyon kültürünü yaygınlaştıran stratejik bir proje olduğunu vurguladı. Sosyalfest’in yalnızca bir yarışma değil, üniversiteler, öğrenciler, akademisyenler ve tüm vatandaşlar için yeni yaklaşımların, özgün fikirlerin ve toplumsal etki oluşturan modellerin geliştirilmesini sağlayan ulusal bir platform olduğunu kaydeden Kırışık, bu yönüyle Türkiye’yi sosyal bilimler alanında üst seviyeye taşıyacak kritik bir adım niteliği taşıdığını söyledi. Bu çerçevede projede yer alan toplam 6 milyon TL’lik ödülün ve sponsor desteklerinin süreci teşvik eden unsurlar olduğunu belirten Kırışık, her kategoride 15’er finalist olmak üzere toplam 450 finalistinin İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde ağırlanacağını ifade etti. Prof. Dr. Fatih Kırışık, Türkiye’nin sosyal inovasyon alanında Çin gibi ülkelerle rekabet edebilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu proje, Türkiye’nin sosyal bilimlerde bulunduğu noktadan çok daha yukarıya sıçrama yapmasına katkı sağlayacak. Bu süreçte tüm akademik kadromuzun desteğini bekliyoruz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
KBÜ’de dini içeriklerin sosyal medyada dönüşümü masaya yatırıldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:54 KBÜ’de dini içeriklerin sosyal medyada dönüşümü masaya yatırıldı KBÜ’de Düzenlenen seminerde ’Dijital Dindarlığın Tehlikeleri’ ve ’New Age’ akımların gençler üzerindeki etkisi masaya yatırıldı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Bilgi ve Değerler Kulübü ile Gülnisa Gençlik Kulübü iş birliğinde düzenlenen "Sosyal Medyada Dindarlık Görünümleri ve New Age Dinler" başlıklı seminer, gençlerin büyük ilgisiyle gerçekleştirildi. Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, sosyal medyanın dini içerikleri nasıl dönüştürdüğü ve yeni maneviyat biçimlerinin gençler üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde ele alındı. "Dini ve spiritüel pratikler görünür ve tüketilebilir hale geldi" Programın açılışında konuşan Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Bozkurt Özyalçın, modern dünyada dinin giderek medyatikleştiğini belirterek şunları söyledi: "Günümüzde dini ve spiritüel pratikler çok daha görünür, aynı zamanda çok daha tüketilebilir hale geldi. İnsanlar inançlarını hem kimlik göstergesi hem de aidiyet oluşturma aracı olarak sergiliyor. Çoğu zaman ise bu durum idealize edilen, hatta kurgulanan bir imaja dönüşüyor." Seminerin konuşmacısı yazar ve iletişim danışmanı İsmihan Şimşek, sosyal medya platformlarında dualar, ayet ve hadis paylaşımları, ibadet görüntüleri ve maneviyat içeriklerinin "idealize edilmiş dindarlık" algısı oluşturduğunu belirterek, bu içeriklerin takipçi kazanma ve ticari gelir elde etme amacıyla araçsallaştırıldığına dikkat çekti. "Çağımız sayılar çağı; din de sayılara hapsediliyor" İsmihan Şimşek, dijitalleşmenin dili ve mantığının veriye dayandığını ifade ederek, dijital kültürün dini deneyimi bile ölçülebilir hâle getirdiğini vurgulayarak, "Dijital, ‘digit’ yani parmakla saymak kelimesinden türeyen bir kavram. Çağımız artık sayılar çağı. Her şeyi ölçerek değerlendiriyor ve veriye dönüştürüyoruz. Bugün dindarlık bile sayıların ve ritüellerin içine hapsedilebiliyor." dedi. Dinin özünün ritüellerden önce düşünmek, tefekkür etmek, evreni okumak ve kişinin kendi içine dönmesi olduğunu hatırlatan Şimşek, dinin yalnızca görünen uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin büyük bir indirgeme olduğuna vurgu yaptı. "Gösterişçi dindarlık ve "klavye mücahitliği" eleştirisi" Sosyal medyada paylaşılan dini içeriklerin önemli bir bölümünün gösterişe ve ticarileşmeye dayalı bir dindarlık ürettiğini belirten Şimşek, yüksek etkileşim alan hesapların reklam ve gelir amacıyla dini istismar edebildiğini söyledi. Kendisini "tebliğ mücadelesi veriyor" gibi gösteren profillere dair uyarıda bulunan Şimşek, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Sosyal medyada öyle profiller görüyorsunuz ki, ‘Ne takvalı insan’ diyorsunuz. Ama belki beş vakit namazını bile kılmayan kişiler sosyal medyada bir anda mücahit kesiliyor. Bu da tam anlamıyla bir ‘klavye mücahitliği’dir." "İslâm ile soslanmış New Age" uyarısı Seminerin bir diğer önemli başlığı ise New Age maneviyat akımları oldu. Şimşek; biyoenerji, reiki, çakra dengeleme, meditasyon, aile dizimi ve "evrene mesaj göndermek" gibi uygulamaların özellikle gençler arasında hızla yayıldığını dile getirdi. Bazı New Age söylemlerinin İslami kavramlarla harmanlanarak sunulduğunu vurgulayan Şimşek şöyle konuştu: "Bu durum tam anlamıyla ‘İslâm’la soslanmış New Age’dir. Araya birkaç doğru bilgi yerleştirilmiş yanlışlar çok daha kolay kabul görüyor. Din hayatın her alanına yayılan bir yaşam biçimi oldu. New Age akımların sunduğu maneviyatın ise kısa süreli rahatlama seanslarına indirgenmiş, tüketilebilir bir yapı taşıyor. Program, Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Bozkurt Özyalçın’ın, katkılarından dolayı İsmihan Şimşek’e teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.
SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30 SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde (SBF) Sosyal Hizmette Kariyer Günü etkinlikleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde (EBB) görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Derya Yavlar tarafından ‘Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet: Bir Uzman Olarak Kariyerim’ başlıklı seminer düzenlendi. Seminere SBF Dekanı ve Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aliye Mavili ile çok sayıda öğrenci katıldı. Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü mezunu olan Yavlar, kendi bölümünde öğrenimlerine devam eden birinci sınıf öğrencileriyle mesleki deneyimlerini ve kariyer yolculuğunu paylaştı. Sosyal hizmetin büyük bir disiplin ve titizlik gerektirdiğini vurgulayan Yavlar, sahada karşılaşılan her bilginin ve detayın büyük önem taşıdığını ifade etti. "Mezun olduğunuzda kendinizi yetersiz görmeyin" Üniversitede teorik eğitimin ağırlıklı olduğunu, sahaya çıkıldığında bu bilgilerin ne kadar değerli olduğunun anlaşıldığını belirten Yavlar şunları söyledi: "Burada aldığım teorik eğitimin önemini mezun olduğumda çok daha iyi gördüm. Hepsini kitaplarda göreceksiniz ve sahada bu bilgilerle mutlaka karşılaşacaksınız. Deneyim kazandıkça her şey daha iyi oturuyor. Yeni mezun olduğum dönemde kendimi biraz özgüvensiz hissediyordum. Ancak buradan mezun olduğunuzda bir sosyal hizmet uzmanı olarak yeterli olacaksınız. Kendinizi küçük görmeyin, ‘Deneyimim yok, başvurmayayım’ demenize hiç gerek yok." "Sosyal hizmet merkezinde staj yapmak beni hazırladı" Staj ve saha deneyimlerinden de söz eden Yavlar, sosyal hizmet merkezinde yaptığı stajın kendisi için çok hazırlayıcı olduğundan bahsederek şunları söyledi: "Sosyal inceleme hazırlamak, farklı türde vakalar görmek önemli bir deneyimdi. Engelli bireyler, çocuklar ve yaşlılarla çalıştım. Daha çok kadınlar üzerinden destek alan ailelerle görüşmeler gerçekleştirdim. Zamanla sosyal inceleme raporlarını önce üstlerimizle birlikte, sonra tamamen kendimiz yazmaya başladık. Sosyal inceleme raporu sosyal hizmetin en kilit noktası. Çünkü bizim alanımızda sosyologlar, çocuk gelişimcileri, belki yeni eğitim almış kişiler ile karşılaşacaksınız. Sizi bir sosyal hizmet uzmanı olarak ayrıştıran en temel nokta, sosyal bu raporlarda gösterdiğiniz hassasiyettir." Seminer, soru-cevap bölümüyle devam etti. Program, SBF Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili’nin Derya Yavlar’a teşekkür belgesi ve hediye takdimiyle sona erdi.