EĞİTİM
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:32 Atıklar kadınların elinde sanata dönüşüyor Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem çevreye katkı sağlıyor hem de ürettikleri ürünleri satarak ev ekonomilerine destek oluyor. Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, geri dönüşüm malzemelerini değerlendirerek hem doğaya katkı sağlıyor hem de el emeği ürünleriyle üretime katılıyor. Kadınların hazırladığı göz nuru eserler her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda satışa sunuluyor. Yunusemre Belediyesi ile Yunusemre Kent Konseyi kadınlarının öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında kursiyerler; yumurta kolileri, eski tencere ve tavalar, soda şişeleri ile gazete kâğıtları gibi günlük hayatta atık olarak görülen birçok malzemeyi yeniden değerlendirerek farklı el sanatları ürünlerine dönüştürüyor. Böylece hem israfın önüne geçiliyor hem de kadın emeği görünür hale geliyor. Yunusemre Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezi el sanatları öğretmeni Ayşe Uzun, kursiyerlerin geri dönüşüm malzemeleriyle birbirinden güzel çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, "Yumurta kolileri, soda şişeleri, eski mutfak eşyaları ve gazete kâğıtları gibi pek çok malzemeyi değerlendiriyoruz. Kursiyerlerimizin üretkenliği bizi mutlu ediyor. Bu çalışmalar sayesinde hem çevre bilinci oluşuyor hem de sanatsal ürünler ortaya çıkıyor." dedi. Kursiyerlerden Kemale Taşkıran ve Ayşe Kucur ise kurslarda hem yeni bilgiler öğrendiklerini hem de sosyalleşme imkânı bulduklarını ifade ederek, "Burada hem çevremize katkı sağlıyoruz hem de el becerilerimizi geliştiriyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu. El emeği ürünlerini pazarda satışa sunan kursiyerlerden Gülseren Uygun da geri dönüşüm çalışmalarının kendilerine büyük mutluluk verdiğini belirterek, "Kullanılabilir kâğıt ve benzeri malzemeleri çöpe atmıyoruz. Onları değerlendirerek yeni ürünler üretiyoruz. Böylece hem doğaya sahip çıkıyor hem de ev ekonomimize katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı. Kadın emeğinin ve çevre bilincinin ön plana çıktığı bu çalışmalar, her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda vatandaşlarla buluşuyor.
GSB Spor Okullarından bu yıl 1 milyon 811 bin çocuk yararlandı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:58 GSB Spor Okullarından bu yıl 1 milyon 811 bin çocuk yararlandı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilde yürütülen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okullarından bu yıl 1 milyon 811 bin çocuk ve gencin yararlandığını açıkladı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilde uygulanan GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılı itibarıyla GSB Spor Okulları projesinden 1 milyon 811 bin 904 çocuk ve gencin faydalandığını duyuran Bakan Bak, yetenekleriyle ön plana çıkan çocukların spor kulüplerine, Anadolu Yıldızlar Ligi ve Okul Spor faaliyetlerine yönlendirildiğini kaydetti. Bakan Bak, GSB Spor Okulları Projesinin; çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları spora yönlendirmek, spor kulüplerine sporcu kaynağı oluşturmak, toplumda spor kültürü oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. GSB Spor Okulları aracılığıyla yaklaşık 2 milyon çocuk ve gence ulaşmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirten Bakan Bak, şöyle konuştu: "Bakanlık olarak öncelikli görevimiz; çocuk ve gençlerimizi spora yönlendirmek, yeni sporcular yetiştirmek ve ülkemizde spor kültürünü yaygınlaştırmaktır. Her alanda olduğu gibi sporda da sürdürülebilir başarıyı yakalamak istiyoruz. Bu doğrultuda GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları Projesine çok önem veriyoruz. 2021 yılından bu yana GSB Spor Okullarında keşfedilen ve antrenörlerimiz tarafından yetiştirilen çocuklarımız bugün uluslararası organizasyonlardan madalyalarla dönüyorlar. Bu çok büyük bir gurur. Spora yapılan her yatırım aynı zamanda, daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha güçlü bir gelecek inşa etmek anlamına gelir. Sporu yaşam kültürüne dönüştürme vizyonumuz ile yetenek keşfetmeye, sporu yaşam kültürü hâline getirmeye ve geleceğin şampiyonlarını yetiştirmeye yönelik projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz." GSB Spor Okullarında eğitim tüm yıl boyunca devam ediyor Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları projesi, 81 ilde tüm yıl boyunca devam ediyor. 03-18 yaş grubunda olup projeye katılmak isteyenler, e-Devlet kapısı üzerinden online başvuru yapılabiliyor. Uzman antrenörler aracılığıyla eğitim alan katılımcılara Spor Bilgi Sistemi üzerinden sporcu kartı oluşturuluyor.
Kastamonu Üniversitesi, dünya sıralamasında 217. sırada yer aldı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57 Kastamonu Üniversitesi, dünya sıralamasında 217. sırada yer aldı Kastamonu Üniversitesi, UI GreenMetric 2025 Dünya sıralamasında bin 745 üniversite arasında 217. sırada yer aldı. Uluslararası alanda yükseköğretim kurumlarını çevreye duyarlılık ve sürdürülebilirlik alanlarında değerlendiren UI GreenMetric (Yeşil Ölçüm) Dünya sıralaması 2025 sonuçları açıklandı. Kastamonu Üniversitesi, UI GreenMetric 2025 Yılı Dünya Üniversiteler sıralamasında 105 ülkeden bin 745 üniversite arasında 217. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, Türkiye genelinde ise 142 üniversite arasında 25. sırada kendine yer buldu. Böylece Kastamonu Üniversitesi, geçen yılki 321. sıradan 217. sıraya yükselerek 104 basamak ilerleme kaydetti. Ayrıca Kastamonu Üniversitesi,, Avrupa’da bulunan 360 üniversite arasında 57. sırada bulunuyor. UI GreenMetric 2025 Dünya sıralamasında, Yapı ve Altyapı, Enerji ve İklim Değişikliği, Su, Atık, Ulaşım ve Eğitim-Araştırma kategorilerinde puanlama yapıldı. Kastamonu Üniversitesi’nin bu kategorilerde aldığı puanların toplamı, dünya sıralamasındaki yerini belirledi. Kastamonu Üniversitesi, 2025 değerlendirmelerinde özellikle Atık Alanı kategorisinde tam puan alarak, dünyada 31 üniversite ile aynı puanı paylaşırken; Türkiye’de ise 5 üniversite ile birlikte ilk sırada yer aldı. Bu sıralama, üniversitelerin sürdürülebilirlik konusundaki çabaları ve kurumsal iyileştirmelerle ilgili mevcut şart ve politikalar hakkında bilgi sunmayı amaçlıyor. Çalışma, dünya çapındaki üniversitelerden çevrimiçi bir anket aracılığıyla elde edilen verileri temel alıyor. Bu sıralama ile üniversite liderlerinin ve paydaşlarının dikkatini çekerek, küresel iklim değişikliği, temiz enerji, su tasarrufu, atık geri dönüşümü, yeşil ulaşım ve sürdürülebilirlik konularında eğitim ve araştırmalara daha fazla önem verilmesi bekleniyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, çevre ve sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağaçlandırma çalışmaları, enerji ve su tasarrufu, yeşil alanların korunması, atıkların azaltılması ve geri dönüşüm uygulamalarının önemine vurgu yapan Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin çevreye duyarlı projeler geliştirme hedefini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin sürdürülebilirlik performansının her yıl artmasının, tüm akademik ve idari birimlerin ortak çabasının bir sonucu olduğunu belirterek, çevre bilincinin öğrencilerden personellere kadar tüm paydaşlarda yaygınlaştırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.
Muğla’da öğrencilere temel beslenme eğitimi veriliyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:53 Muğla’da öğrencilere temel beslenme eğitimi veriliyor Milli Eğitim Bakanlığınca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Projesi kapsamında, Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından il genelindeki öğrencilere yönelik temel beslenme eğitimleri aralıksız devam ediyor. Proje doğrultusunda gerçekleştirilen eğitimlerde öğrencilere; sağlıklı beslenmenin temel ilkeleri, gıda güvenliği, gıda okuryazarlığı, güvenilir gıdaya erişim ile beslenmenin öğrenme süreçlerine etkisi gibi başlıklarda kapsamlı bilgiler aktarılıyor. Çocuklara erken yaşta sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmayı amaçlayan eğitimler, İl Millî Eğitim Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Biriminde görev yapan diyetisyen Ferah Öztek tarafından veriliyor. İlk olarak Menteşe ilçesindeki okullarda başlatılan eğitimler, daha sonra Ula, Kavaklıdere, Yatağan ve Köyceğiz ilçelerinde başarıyla uygulandı. İl genelinde toplam 13 ilçede yürütülen program, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademelerde yıl boyunca devam edecek. Çalışmalar hakkında değerlendirmede bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, öğrencilerin fiziksel ve zihinsel gelişimlerini desteklemeyi, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmayı ve gıda güvenliği konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirtti. Çay, projenin il genelinde daha geniş kitlelere ulaşması için faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Müdür Kilitci: "Sınav döneminde öğrencilere aile desteği çok önemli"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:14 Müdür Kilitci: "Sınav döneminde öğrencilere aile desteği çok önemli" Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde üniversite sınavına girecek öğrencilerin velileriyle bir araya gelen İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kilitci, öğrencilerin sınav döneminde yaşayabileceği zorluklara dikkat çekerek aile desteğinin önemine vurgu yaptı. İlçede üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin velilerine yönelik bilgilendirme ve motivasyon toplantısı gerçekleştirildi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kilitci’nin katılımıyla düzenlenen buluşmada, sınav süreci, öğrenci motivasyonu ve ailelerin destekleyici rolü üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda velilere hitap eden Müdür Hasan Kilitci, öğrencilerin sınav döneminde yaşayabileceği zorluklara dikkat çekerek aile desteğinin önemini vurguladı. Sınav stresinin azaltılması, doğru çalışma ortamının sağlanması ve öğrencilerin psikolojik olarak desteklenmesi konusunda velilere önerilerde bulundu. Ayrıca bu süreçte Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline uygun olarak öğrencilerin gönül dünyasının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. İlçedeki eğitim çalışmalarına değinen Kilitci, öğrencilerin sınava en iyi şekilde hazırlanabilmesi için okullarda yürütülen akademik destek programları ve rehberlik faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Veliler, toplantı sonunda düzenlenen soru-cevap bölümünde merak ettikleri konuları Müdür Kilitci’ye yöneltme fırsatı buldu. Katılımcılar, gerçekleştirilen buluşmanın sınav sürecine daha bilinçli bir şekilde yaklaşmalarına katkı sunduğunu belirterek memnuniyetlerini dile getirdi.
Gençler, en iyi oyunu geliştirmek için mücadele etti
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:33 Gençler, en iyi oyunu geliştirmek için mücadele etti İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Meslek Yüksekokulu, hızla gelişen oyun sektörüne liseli gençlerin ilgisini artırmak amacıyla ‘Gameathon 5.0’ etkinliği gerçekleştirdi. İzmir’deki 8 liseden toplam 77 öğrenci, 24 saat boyunca en iyi oyunu tasarlamak için yarıştı. Bu yıl ‘Gölge’ temasıyla düzenlenen etkinlikte; macera, strateji, spor ve aksiyon gibi farklı konularda oyunlar hazırlayan gençler, birinci olabilmek için kıyasıya mücadele etti. 20 farklı takımın tasarladığı oyunlar, sektör temsilcilerinin de yer aldığı jüri tarafından büyük beğeni topladı. Oyun Ürün Yöneticisi İnci Bayramoğlu da yarışma öncesi gençlere, ‘Steam’de Oyun Yayınlama ve Çıkış Stratejileri’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. İEÜ Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı tarafından düzenlenen Gameathon 5.0 etkinliğine katılan gençler, hem oyun sektörünü yakından tanıdı hem de doğru bir kariyer rotası belirleme noktasında büyük tecrübe edindi. İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu da etkinliği ziyaret ederek gençlerle sohbet etti ve yapılan çalışmaları yerinde inceledi. İEÜ Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte, 46 üniversite öğrencisi de liseli gençlere mentorluk desteği sağladı. Gameathon 5.0 etkinliğinin sonunda ‘Buzzertal 3’ isimli ekip birinciliğe ulaştı. ‘Buzzertal 2’ takımı ikinci olurken, ‘Acil Kod Lazım’ adlı ekip ise üçüncülük elde etti. Üniversite ile lise arasında köprü İEÜ Meslek Yüksekokulu Müdürü Emre Küheylan, Gameathon 5.0 etkinliğini bu yıl da yoğun bir katılımla gerçekleştirdiklerini belirterek, "Farklı liselerden gelen genç yetenekleri, Bilgisayar Programcılığı öğrencilerimiz ve akademik kadromuzla bir araya getirerek üniversite ile lise arasında güçlü bir köprü kurduk. Öğrenciler, 24 saatlik süreçte yalnızca oyun geliştirmeyi değil zaman yönetimini, problem çözmeyi ve bir fikri prototipe dönüştürmeyi de deneyimledi. Oyun sektörünün dünyada ve Türkiye’de hızla büyüyen, çok disiplinli bir alan olduğunun farkındayız. Bu nedenle öğrencilerin bu ekosistemi tanımalarını, üretim tarafında yer almalarını çok önemsiyoruz. Gameathon 5.0’ı, gençlerin hayal gücünü teknolojiyle buluşturan ve onları geleceğin yenilikçi profesyonellere dönüştüren güçlü bir başlangıç noktası olarak görüyoruz" dedi. Takım çalışmasını gördüler İEÜ Bilgisayar Programcılığı Programı Öğretim Görevlileri Dr. Hüseyin Tokat, Turgay Zülam ve Burak Evrentuğ ise, etkinliğin en önemli çıktılarından birinin de takım çalışması olduğuna dikkat çekerek, "Bu tür etkinlikler, gençlere ‘tek başına iyi olmak’ yerine, bir ekip içinde güçlü yönleri doğru kullanmanın başarıyı nasıl büyüttüğünü gösteriyor. Ayrıca sektör temsilcilerinin yer aldığı jüri değerlendirmesi, öğrencilerin ürettikleri işe gerçek dünyadan geri bildirim almalarını da sağladı. Bu bildirimler sayesinde gençler, sadece beğenilen bir fikir üretmenin ötesinde; kullanıcı deneyimi, sürdürülebilir tasarım, oynanabilirlik ve sunum dili gibi profesyonel kriterleri de görmüş oldular" ifadelerini kullandı.
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Eğitim ortamı, öfkenin sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının ve merhametin yeşerdiği bir mekan olmalıdır"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:29 Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Eğitim ortamı, öfkenin sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının ve merhametin yeşerdiği bir mekan olmalıdır" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Eğitim ortamı, öfkenin ve kabalığın sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının, merhametin ve öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır. Öğretmene yönelen bu tür davranışları kınıyor; öğretmenimizin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz" dedi. Türk Eğitim Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği’nce ‘Doğumunun 90. Vefatının 10. Yılında Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu Anısına’ düzenlenen 5. Uluslararası Türk Dünyası Mühendislik ve Fen Bilimleri Kongresi, 4-7 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapıldı. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkmenistan başta olmak üzere; İran, Irak, Suriye, Filistin, Gürcistan, Arnavutluk, Sudan, Somali, Afganistan, Ekvator, Nijerya, Kamerun, Sırbistan, Rusya, Pakistan, Endonezya’dan yüz yüze ve çevrimiçi katılımla toplam 27 ülkeden bilim insanının bir araya geldiği kongrede, 510 bilim insanı 490 bildiri sundu. Birleşmiş Milletler’in (BM) 2025 yılını Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı (IYQ) olarak ilan etmesiyle kuantum teknolojisinin 100’üncü yılı kutlanırken, bu çerçevede düzenlenen kongrede kuantum biliminin geçen yüzyıldaki teknolojik ilerlemeye katkıları ele alındı, 21. yüzyılda sürdürülebilir kalkınmaya dikkat çekildi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun hatırasını yaşatacaklarını belirtti. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Ankara’da lise öğrencilerinin bir öğretmene yaptığı saygısızca davranışların da kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Bu kongreyle hem Oktay Sinanoğlu’nu anıyor hem de onun mirasını yaşatıyoruz" Geylan, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun Türk dünyası için önemli bir isim olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Profesörü’ Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Türk ve dünya bilimi açısından bir başarı hikayesi olmanın ötesinde; bilimin evrenselliğini, millî kültürle ve dil şuuruyla birleştiren nadir şahsiyetlerden biridir. Onun adı; laboratuvarların teknik diliyle, sınıfların merakıyla, kütüphanelerin sessiz emeğiyle ve en çok da Türk milletin ‘kendi diliyle Türkçe düşünme’ hakkıyla yan yana anılmalıdır. Sinanoğlu, bilim dünyasında yalnızca yayınlarıyla, kimya, biyofizik, biyokimya, matematik alanlarındaki çalışmalarıyla ve uluslararası akademik çevrelerde kazandığı saygınlıkla değil; bilimi ‘insanın ve toplumun geleceği’ olarak konumlandıran yaklaşımıyla da öne çıkmıştır. O, bilimi bir vitrin süsü, bir unvan yarışı ya da yalnızca mesleki bir uğraş olarak görmemiş; bilimi, milletlerin refahını, bağımsızlığını ve haysiyetini belirleyen stratejik bir güç olarak değerlendirmiştir. Sinanoğlu’nu bizler için ayrı ve kalıcı kılan hususlardan birisi de Türkçe’ye gösterdiği hassasiyet ve Türkçe’nin bilim dili olması yönündeki kararlı çağrılarıdır. O, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını; düşüncenin evi olduğunu, kavramın dilde doğduğunu, bilginin dilde şekillendiğini ısrarla vurgulamıştır. Sinanoğlu’nun hedefi; taklit eden değil üreten, tüketen değil yön veren, yalnızca izleyen değil, öncülük eden bir bilim tahayyülüdür. Türkçe’nin bilim dili olması meselesi, onun nazarında romantik bir nostalji değil; doğrudan doğruya stratejik bir bağımsızlık, kültürel süreklilik ve fikri egemenlik meselesidir" diye konuştu. "O, gençlerin sosyal bilimlerden eğitime kadar tüm alanlarda derin kavrayışın anahtarı olduğuna inanmıştır" Sinanoğlu’nun gençlere önemli bir örnek olduğunu ve gençlerin geleceğin anahtarı olduğunu vurgulayan Geylan, "Sinanoğlu’nun Türkçe hassasiyeti aynı zamanda bir eğitim hassasiyetidir. O, gençlerin anadilinde güçlü bir bilim eğitimi almasının; matematikten fiziğe, kimyadan biyolojiye, mühendislikten tıpa, sosyal bilimlerden eğitime, kadar tüm alanlarda derin kavrayışın anahtarı olduğuna inanmıştır. Çünkü anadilinde kurulan bilim, yalnızca bilgiyi aktarmakla kalmaz; zihni eğitir, aklı keskinleştirir, merakı disipline eder, eleştirel düşünmeyi olgunlaştırır. İşte bu yüzden, Türk dilinin yaşatılması ve Türkçe’nin bilim dili olarak yaygınlaşması için yaptığı çağrılar; aslında Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın bilimde, teknolojide, üretimde ve inovasyonda kalıcı bir atılım yapması için yaptığı çağrılardır" şeklinde konuştu. "Eğitim ortamı, öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır" Genel Başkan Geylan, eğitim ortamının öfkenin olmadığı bir ortamda gerçekleşmesi gerektiğini belirtti ve geçtiğimiz günlerde Ankara’da lise öğrencilerinin bir öğretmene yaptığı saygısızca davranışların da kabul edilemez olduğuna da değinerek şu ifadelere yer verdi: "Bu olay, öğretmenimizin naif, ölçülü ve incelikli tavrına rağmen; bazı öğrencilerin nezaket sınırlarını çok aşan, terbiyesizliğe ve hadsizliğe varan tutumlar sergileyebildiğini acı biçimde göstermiştir. Eğitim ortamı, öfkenin ve kabalığın sergilendiği bir alan değil; edebin, saygının, merhametin ve öğrenmenin yeşerdiği bir mekan olmalıdır. Öğretmene yönelen bu tür davranışları kınıyor; öğretmenimizin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Öğretmen, eğitim çalışanı ve akademisyen; bu ülkenin ahlakta, nezakette ve merhamette son durağıdır. Çünkü çocuk ve genç, yalnız bilgiyi öğretmenden almaz; insan olmanın, birlikte yaşamanın, hakkaniyetin ve sorumluluğun örneğini de sınıfta görür. Eğer öğretmen; öğrencinin, sosyal medyanın ya da popüler kültürün elinde oyuncak haline getirilirse, bu yalnızca bugünün sınıf düzeni sorunu değildir. Bu ülkenin 20-25 yıl sonraki toplumsal iklimi de zedelenir. Nezaketin yerini kabalık, sevginin yerini alay, anlayışın yerini tahakküm alır. En kötüsü, yarın kendi evlerimizde, kendi çocuklarımızdan bile beklediğimiz saygılı davranışı göremeyecek hale geliriz. Çünkü saygı evde başlar, okulda pekişir, toplumda karşılığını bulur." Kongreye; Türk Eğitim-Sen ve UAESEB Genel Başkanı Talip Geylan, Türk Eğitim-Sen Genel Merkez yöneticileri, UAESEB’e üye kuruluşların temsilcileri ile Türk dünyası başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından gelen konuşmacılar ve bilim insanları katıldı.
Mersin’de özel birey anneleri dikiş kursunda hem üretiyor hem sosyalleşiyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:05 Mersin’de özel birey anneleri dikiş kursunda hem üretiyor hem sosyalleşiyor Mersin’de Engelsiz Yaşam Merkezinde verilen dikiş kursu, özel bireylerin annelerine sosyalleşme, dayanışma ve üretim imkanı sunuyor. Kadınlar hem stres atıyor hem de kendi emekleriyle çeşitli ürünler ortaya çıkarıyor. Mersin’de sosyal belediyecilik anlayışıyla engelleri aşmak ve özel birey ve ailelerinin sosyal hayata katılımını artırmayı amaçlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, uygulamaya koyduğu hizmet ve projelerle hayatları kolaylaştırmaya devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezinde özel çocukların fiziksel, ruhsal ve psikolojik yönden gelişimlerine katkı sunan Büyükşehir Belediyesi, çocuklarını merkeze getiren anneleri de unutmuyor. Engelsiz Yaşam Merkezinde devam eden ‘Dikiş Kursu’na katılan kadınlar, dikiş eğitimi alarak bir yandan günlük hayatın stresinden uzaklaşırken, bir yandan da el emeği ile üretim yapıyor. El emeği, dayanışma ve sosyalleşme bir arada Dikiş Kursunda kendilerine ait bir zaman aralığı oluşturabilen kadınlar, çocukları Engelsiz Yaşam Merkezinde çeşitli aktivitelere katılırken, hobi geliştirme imkanını da elde ediyor. Usta Öğretici eşliğinde devam eden eğitimlerde çeşitli ürünlerin dikim işlemini yapan kadınlar, bir yandan da hayatın zorluklarından uzaklaşma şansı buluyor. Günlük hayatta sosyalleşmekte zorlanan özel birey anneleri, atölye sayesinde kaynaşmanın, bir arada olmanın ve dayanışabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Kendileri ve aileleri için giyim dikimi de yapan kadınlar, ihtiyaçları doğrultusunda el emeği ile ev tekstil ürünleri de üretiyor. "Özel bireylerin annelerine de katkı sağlamayı amaçladık" ‘Dikiş Kursu’nun yürütücülüğünü yapan Usta Öğretici Özlem Ünal, özel bireylerin aktiviteleri eşliğinde annelere de katkı sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Merkezde temel dikiş kursu verdiklerini ifade eden Ünal, "Sanayi tipi, overlok ve reçme gibi makinalardan da öğrenim sağlıyorlar. Annelerimiz burada mutlu ve deşarj oluyorlar. Çok güzel vakit geçirdiklerini sık sık ifade ediyorlar. Hem çocuklarına birçok ürün üretiyor, hem de keyifli vakit geçiriyorlar. Engelsiz Yaşam Merkezi olarak özel bireylerimiz ve anneleri ile birlikte olmaya, onlara katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.