EĞİTİM
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:32 Atıklar kadınların elinde sanata dönüşüyor Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem çevreye katkı sağlıyor hem de ürettikleri ürünleri satarak ev ekonomilerine destek oluyor. Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, geri dönüşüm malzemelerini değerlendirerek hem doğaya katkı sağlıyor hem de el emeği ürünleriyle üretime katılıyor. Kadınların hazırladığı göz nuru eserler her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda satışa sunuluyor. Yunusemre Belediyesi ile Yunusemre Kent Konseyi kadınlarının öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında kursiyerler; yumurta kolileri, eski tencere ve tavalar, soda şişeleri ile gazete kâğıtları gibi günlük hayatta atık olarak görülen birçok malzemeyi yeniden değerlendirerek farklı el sanatları ürünlerine dönüştürüyor. Böylece hem israfın önüne geçiliyor hem de kadın emeği görünür hale geliyor. Yunusemre Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezi el sanatları öğretmeni Ayşe Uzun, kursiyerlerin geri dönüşüm malzemeleriyle birbirinden güzel çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, "Yumurta kolileri, soda şişeleri, eski mutfak eşyaları ve gazete kâğıtları gibi pek çok malzemeyi değerlendiriyoruz. Kursiyerlerimizin üretkenliği bizi mutlu ediyor. Bu çalışmalar sayesinde hem çevre bilinci oluşuyor hem de sanatsal ürünler ortaya çıkıyor." dedi. Kursiyerlerden Kemale Taşkıran ve Ayşe Kucur ise kurslarda hem yeni bilgiler öğrendiklerini hem de sosyalleşme imkânı bulduklarını ifade ederek, "Burada hem çevremize katkı sağlıyoruz hem de el becerilerimizi geliştiriyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu. El emeği ürünlerini pazarda satışa sunan kursiyerlerden Gülseren Uygun da geri dönüşüm çalışmalarının kendilerine büyük mutluluk verdiğini belirterek, "Kullanılabilir kâğıt ve benzeri malzemeleri çöpe atmıyoruz. Onları değerlendirerek yeni ürünler üretiyoruz. Böylece hem doğaya sahip çıkıyor hem de ev ekonomimize katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı. Kadın emeğinin ve çevre bilincinin ön plana çıktığı bu çalışmalar, her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda vatandaşlarla buluşuyor.
EÜ Senatosu’nda gururlandıran başarı pastayla kutlandı
09 Aralık 2025 Salı - 10:00 EÜ Senatosu’nda gururlandıran başarı pastayla kutlandı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıkladığı 2025 yılı Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralamalarında, Ege Üniversitesi geçen yıla göre bir basamak yükselerek 12’nci sırada yer aldı. EÜ Senatosunda Rektör Prof. Dr. Necdet Budak başkanlığında bir araya gelen EÜ senato üyeleri, elde edilen başarıyı pasta keserek kutladılar. EÜ Senato Toplantısı Rektör Prof. Dr. Necdet Budak başkanlığında yapıldı. Toplantıda, üniversitenin araştırma üniversiteleri ligindeki başarılı yükselişi kutlandı. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Bundan 9 yıl önce, Türkiye’nin yükseköğretim sisteminde çok önemli bir adım atıldı. 2016 yılında Yükseköğretim Kurulu’nun ilgili kurullarında yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda; üniversitelerin ortak temel değerleri korurken birbirlerinden farklılaşması, kendi tematik alanlarında özgün bir kimliğe kavuşması, eğitimden araştırmaya, teknoloji üretiminden bölgesel kalkınmaya kadar pek çok alanda daha derinlikli bir misyon üstlenmesi anlayışı benimsendi. İşte bu yaklaşım, yükseköğretim sistemimize yeni bir vizyon kazandırdı. Bu vizyonun bir parçası olarak başlatılan ‘Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma’ çalışmasının iki stratejik odağından biri Araştırma Üniversiteleri programıydı. Bu programla, köklü üniversitelerimizi araştırma ekseninde güçlendirmek, onları küresel ölçekte daha rekabetçi bir noktaya taşımak, bilgi üretimini ve bilimsel etkiyi derinleştirmek amaçlandı. Bu doğrultuda 10 Araştırma ve 5 Aday Araştırma Üniversitesi belirlenmesi hedeflendi. 2017’de gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 10 Araştırma Üniversitesi ile 5 Aday Araştırma Üniversitesi belirlendi. Üniversitemiz aday araştırma üniversitesi içerisinde yer aldı" dedi. "Sorunları ve ihtiyaçları hep birlikte belirledik" Ege Üniversitesini araştırma üniversitesi yapmak için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Prof. Dr. Budak, "Göreve gelmemizle birlikte Ege Üniversitesinde araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda geniş kapsamlı, samimi ve kararlı bir seferberlik başlattık. Üniversitemizin bütün akademik ve idari birimlerine tek tek yapılan ziyaretlerle yerinde tespitler gerçekleştirdik. Sorunları değerlendirdik, ihtiyaçları belirledik. Bu ziyaretler, sadece teknik bir çalışma değil; aynı zamanda üniversitemizde yeniden güçlü bir aile kültürü oluşturmanın ilk adımlarıydı. İletişimi yeniden canlandırmak ve güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen ‘Rektörle Akşam Çayı’ etkinlikleri, üniversitemizin tüm bileşenlerini aynı masa etrafında buluşturdu. Yaklaşık 13 bini aşkın kişiyle bire bir temas kurdum. Belki sadece bir çay sohbeti gibi görünüyordu; ancak aslında o akşamlar, üniversitemizin geleceğini şekillendirecek görüşlerin paylaşıldığı, samimiyetle ifade edilen beklentilerin kayıt altına alındığı çok değerli buluşmalardı. O görüşmelerden alınan her not, bugün yürüttüğümüz dönüşüm çalışmalarının adeta pusulası oldu" diye konuştu. Prof. Dr. Budak, "Üniversitemizi Araştırma Üniversiteleri ligine taşıyacak yolculuğun en güçlü adımlarından biri ise 2018’de yaklaşık 1000 öğretim üyemizin katılımıyla düzenlenen ‘Ege Üniversitesi Gelecek Şurası’ oldu. Türkiye’de devlet üniversiteleri arasında bir ilk olan bu büyük kapsamlı şura, Ege Üniversitesinin önceliklerini, eğitim-öğretim anlayışını, araştırma kabiliyetini, uluslararasılaşma vizyonunu ve gelecek hedeflerini masaya yatırdı. Katılımcılarla gerçekleştirilen anketler daha sonra raporlaştırıldı ve yayımlandı. Ortaya çıkan görüşler ve öneriler doğrultusunda pek çok önemli adım atıldı. Bu çalışmalar, üniversitemizin geleceğini şekillendiren stratejik kararların temelini oluşturdu. Atama kriterlerinden BAP yönergesine, proje seferberliğinden patentlerin ticarileştirilmesine, araştırma koordinatörlüğünün kurularak araştırma ekosisteminin kurumsallaşmasından multidisipliner araştırma gruplarının kurulmasına kadar pek çok radikal değişim dönüşüm gerçekleştirdik. Tüm bu emeklerin karşılığı kısa sürede görünür hâle geldi" dedi. "Her alanda gözle görülür artış yaşandı" Sayısal verilerle gelinen noktayı vurgulayan Prof. Dr. Budak, "2017 yılında 24,44 olan performans puanımız, bugün itibariyle yüzde142 artışla 59,28’e çıktı. Geçen seneye göre ise toplam puanımızda yüzde 18 artış oldu. Araştırma Üniversitesi statüsünü kazandığımız 13 Aralık 2021 tarihinden bugüne toplam puanımızda yüzde 52 artış oldu. Araştırma kapasitesinde ise geçen seneye göre yüzde 1 artış yaşanırken, 2019 yılından bu yana yüzde 170, araştırma üniversitesi statüsü kazanmamızdan bu yana ise yüzde 73 artış yaşandı. Araştırma kalitesinde de geçen seneye göre yüzde 53 artış oldu. 2019 yılından bu yana yüzde 109, araştırma üniversitesi statüsü kazanmamızdan bu yana ise yüzde 54 artış sağlandı. İş birliği kategorisinde geçen seneye göre yüzde 10, araştırma üniversitesi statüsünü kazandığımız 2021 tarihinden bu yana yüzde 18 artış sağlandı. 2025 yılı sonuçlarına göre 31 parametrenin 17’sinde yükseliş oldu" diye konuştu. "Bu başarı, hepimizin başarısıdır" Başarının yalnızca rakamlarla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Budak, "Bu başarı hikâyesi, yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bu başarı; inancın, azmin, kurum kültürüne duyduğumuz bağlılığın, Ege Üniversitesi ailesinin topyekûn gayretinin ürünüdür. Her adımda birlikte düşündük, birlikte çalıştık, birlikte emek verdik. Çünkü biliyorduk ki Ege Üniversitesi sadece bir kurum değil; köklü bir gelenek, güçlü bir hafıza ve geleceğe dair ortak bir umuttur. Bizler bu inançla yolumuza devam ediyoruz. Bilimin ışığında, ortak aklın rehberliğinde, öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte daha güçlü bir Ege Üniversitesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Hep birlikte çıktığımız bu yolculukta emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin başarısıdır. Ege Üniversitesi, geçmişinden aldığı güçle, geleceğe daha kararlı, daha iddialı ve daha umut dolu adımlar atmaya devam edecektir" diyerek sözlerini noktaladı. Toplantı sonunda Prof. Dr. Necdet Budak tarafından Rektör Yardımcısı ve Araştırma Koordinatörü Prof. Dr. İlkin Şengün ve ekibine teşekkür belgeleri takdim edildi. Belge takdiminin ardından üniversite üst yönetimi ve senato üyeleri, elde edilen başarıyı pasta keserek kutladı.
Bilal Erdoğan: "Türk müziği usulleriyle bestelenmiş çocuk şarkılarının sayısının artmasına hizmet etmek istiyoruz"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 20:57 Bilal Erdoğan: "Türk müziği usulleriyle bestelenmiş çocuk şarkılarının sayısının artmasına hizmet etmek istiyoruz" Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Türk müziği usulleriyle bestelenmiş çocuk şarkılarının da sayısının artmasına hizmet etmek istiyoruz" dedi. Palet Türk Müziği İlkokulu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen II. Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması’nın jüri değerlendirmesi, Palet Türk Müziği İlkokulunda gerçekleştirildi. Türk müziği çocuk şarkıları repertuvarını zenginleştirmek, alana nitelikli eserler kazandırmak ve yeni bestecileri teşvik etmek amacıyla düzenlenen yarışmanın jüri kurulunda YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ubeydullah Sezikli, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Amir Ateş Müzik Ortaokulu Müdiresi İlksen Kodal ve Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş yer aldı. Toplam 68 bestekar tarafından gönderilen 145 eser jüri tarafından değerlendirildi. Yetkililer, yarışmanın Türk müziği çocuk şarkıları alanında nitelikli eser üretimini teşvik etmesi bakımından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti. "Türk müziğine dehaları kazandırmak istiyoruz" Programda konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bu akşam burada düzenlediğimiz Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması’nın ikincisini yapıyoruz. Bu sefer biraz daha hızlı bir şekilde daha kısa bir başvuru dönemiyle gerçekleştirdik. Geçen düzenlediğimizde TRT ile birlikte yapmıştık, bu sefer Kültür Bakanlığımızla birlikte yaptık. Türk Müziği İlkokulu olarak hem Türk müziğine dehaları kazandırmak istiyoruz hem de tabii ki bu okulumuzun yapısı itibarıyla okuldan öte bir kültür merkezi burası. Dolayısıyla işte kayıt stüdyosuyla, enstrüman yapım atölyesiyle, konser salonuyla beraber Türk müziğine hizmet eden, müzesiyle beraber Türk müziğine hizmet eden bir yer burası" dedi. "Enstrümanların çocukların ellerine daha hızlı ulaşmasına sağlamayı hedefliyoruz" "Çocuk şarkılarının da, Türk müziği usulleriyle bestelenmiş çocuk şarkılarının da sayısının artmasına hizmet etmek istiyoruz" diyen Erdoğan, "Yakın zamanda ilan ettiğimiz ’Türk Müziği Çocuk Enstrümanları Yapım Yarışması’ oldu. Dolayısıyla aslında Türk müziğinin erken yaşlardan itibaren çocuklarımız nezdinde tınılarına daha büyük aşinalık kazanılmasına, enstrümanların çocukların ellerine daha hızlı ulaşmasına sağlamayı hedefliyoruz. Tabii ki her sene okulumuza kabul ettiğimiz 24 müthiş müzik kabiliyeti olan çocuğumuzu da geleceğin müzik entelektüelleri, müzik erbabı, müzik üstatları olarak yetiştirmeye çalışıyoruz. Çünkü okulumuz ne kadar tanınırsa o kadar yetenekli çocukların buraya gelme ihtimali artıyor. Bu II. Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması’nın da sonunda çok güzel eserleri yine kamuoyuyla buluşturmuş olacağız. Okulumuz ne kadar tanınırsa, o kadar yetenekli çocukların buraya gelme ihtimali artıyor. Bu II. Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması’nın da sonucunda çok güzel eserleri yine kamuoyuyla buluşturmuş olacağız. Bütün katılanlara, emeği geçenlere, kazananlara hem tebrik ediyor hem başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
KBÜ’de uluslararası öğrencilerden kültür ve dayanışma buluşması
08 Aralık 2025 Pazartesi - 18:01 KBÜ’de uluslararası öğrencilerden kültür ve dayanışma buluşması Karabük Üniversitesi (KBÜ) Uluslararası Öğrenci Koordinatörlüğü tarafından Yemen, Filistin ve Moritanya öğrencilerinin kültür ve bağımsızlık günü programları düzenlendi. 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikler, farklı ülkelerden öğrencileri bir araya getirerek kültürel paylaşımı ve dayanışmayı güçlendirdi. KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş Yemen programında yaptığı konuşmada, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın selamlarını ileterek üniversitede üretilen bilginin insanlığa fayda sunmasını temenni etti. Karaş, Yemen’in 58. Bağımsızlık Günü’nü kutlayarak dost ülkelerle birlikte güçlü bir gelecek dileklerini paylaştı. Yemenli öğrencilerin hazırladığı programda tiyatro gösterisi, kültürel sunumlar ve bilgi yarışmaları yer aldı. Filistinli öğrencilerin etkinliği ise Gazze için dayanışma mesajlarıyla başlarken dabke dansı ve kültürel sunumlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlik alanında Filistin’e özgü el sanatları da sergilendi. Moritanyalı öğrencilerin programı ise geleneksel müzikler, folklorik sunumlar ve bağımsızlık günü kutlamalarıyla renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlikler, üniversitenin uluslararası öğrenci topluluğunda kültürel birlik ve kardeşlik duygusunu ortaya çıkardı.
Uşak Üniversitesi Green Metric’te büyük başarı elde etti
08 Aralık 2025 Pazartesi - 17:26 Uşak Üniversitesi Green Metric’te büyük başarı elde etti "UI Green Metric Dünya Üniversiteleri Sıralama Sistemi" 2025 yılı sonuçlarına göre Uşak Üniversitesi, Dünyada listelenen bin 547 üniversite arasında 482’inci sıraya yükseldi. Dünya üniversitelerini; çevreye duyarlılık, enerji, atık, ulaşım yönetimi ve sürdürülebilirlik alanlarında değerlendiren "UI Green Metric Dünya Üniversiteleri Sıralama Sistemi" 2025 yılı sonuçlarına göre Uşak Üniversitesi sıralamasını yine yükseltti. Dünyadaki önemli akreditasyon kurumları olan Webometrics, SCImago, THE ve QS gibi uluslararası kuruluşların sıralamalarında her yıl sırasını üstlere taşıyan Uşak Üniversitesi, 2025 yılında bir kez daha UI Green Metric sıralamasında önemli bir başarı elde etti. Uşak Üniversitesi, 2025 verilerine göre, yapı ve altyapıda kategorisinde 1125. sırada, enerji ve iklim değişikliği kategorisinde 1185. Sırada, Atık kategorisinde 825. sırada, su kategorisinde 750. sırada, ulaşım kategorisinde 1487,5. Sırada, eğitim ve araştırma alanında 1525. sırada yer aldı. Üniversitelerin yeşil kampüs, sürdürülebilirlikle ilgili mevcut durumlarını ve politikalarını değerlendiren Green Metric sıralamasında Uşak Üniversitesinin her yıl daha da üst sıralara yükseldiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Üniversite yöneticilerinin ve paydaşlarının ilgisini çekmek suretiyle, küresel iklim değişikliği, enerji ve su tasarrufu, atık geri dönüşümü ve yeşil ulaşım ile mücadeleye daha fazla dikkat gösterilmesini teşvik etmeyi amaçlayan UI GreenMetric, üniversitelerin çevresel taahhütlerini ve girişimlerini değerlendiriyor. Üniversitemiz bu kriterlerde her yıl daha da öne çıkıyor. Bu kriterlere uyarak öğrencilerimize çevre dostu bir kampüs sunarken geleceğimiz olan çocuklarımıza da yaşanabilir bir dünya bırakmaya çalışıyoruz. Bu başarıda emeği geçen çalışanlarımıza teşekkür ederim." dedi. Uşak Üniversitesi 2021 yılında 834’üncü sırada, 2022 yılında 789. Sırada, 2023 yılında 676. sırada, 2024 yılında 489. sırada yer almıştı. Uşak Üniversitesi, bu yıl ise, sıralamasını yükselterek, 482’inci sırada yer aldı.
Öğretmene ve akrana şiddeti uzmanı değerlendirdi
08 Aralık 2025 Pazartesi - 16:59 Öğretmene ve akrana şiddeti uzmanı değerlendirdi Uzman eğitimci ve yazar Şemsettin Ceran, okullarda öğretmene şiddet ve akran zorbalığına karşı çözüm önerilerini sunarak, "Birinci defa suç işlendiği zaman verilecek ceza çözüm değil. Bu yüzden ben okul disiplin kurulunun kaldırılmasını ve onun yerine değerlendirme kurulunun kurulmasını öneriyorum" dedi. Uzman eğitimci ve yazar Şemsettin Ceran, geçtiğimiz günlerde Ankara’da ve İstanbul’da okullarda yaşanan akran zorbalığı ve öğretmene şiddet konularına değindi. Ceran, Ankara’da bir lisede öğretmenleriyle dalga geçen ve saygısızca davranışlarda bulunan öğrencilerin ve İstanbul Erkek Lisesi’nde bir grup öğrencinin, 9. sınıf öğrencilerini okul kampüsündeki yatakhanede darp etmesi üzerine İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Ceran, okullarda öğretmene şiddet ve akran zorbalığının vahim duruma ulaştığını, sorunun sadece liselerde değil, ortaokullarda da yaygınlaştığını belirtti. Bu iki konunun çözülmediği sürece okullarda eğitim öğretimin sağlıklı yürütülmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Ceran, öğretmenine hakaret eden, akranlarına zorbalık yapan çocukların, hayatı gırgır, şamata ve şov olarak gören, değerlerinden uzak, ruhsuz kimseler olduğunu ifade etti. ’Mevcut Ortaöğretim Kurumları Disiplin Yönetmeliği’nin öğrencileri bu tarz eylemlerinden caydıracak, farkındalık kazandıracak durumda olmadığının da altını çizen Ceran, cezaların ceza olmadığını, tam aksine bir ödül niteliğinde olduğunu vurguladı. Ceran, suça karışmaya meyilli öğrencilerin mizaçları gereği, yine okulda ve çevresinde arkadaşlarını rencide etmeye devam edeceklerini ifade etti. Ceran, mevcut disiplin cezalarının bu sıkıntıların çözümü olmadığını, bunun yerine bu suçları işleyen öğrencilere farkındalık kazandıracak, rehabilite edecek, onları hayatın gerçekleriyle tanıştıracak yeni uygulamaların getirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "Mevcut sistem sadece ceza veriyor" Uzman eğitimci ve yazar Şemsettin Ceran, okullarda suça karışmış öğrencilere verilen cezaların caydırıcı olmadığını ve bu cezaların sadece ’ceza’ olarak kaldığını belirterek, "Disiplin kurulları, soruna karışan öğrencilere gerekli cezaları veriyor. Ancak mevcut sistem sadece ceza veriyor. Diyelim ki kınama cezası veriyor, okuldan uzaklaştırma cezası veriyor. Ya da okul değişikliği cezası veriyor. Ama bu cezalar maalesef öğrenci için bir ödül niteliği taşıyor. Çünkü artık bu cezayı alan öğrenciler, arkadaşları içinde mimleniyor. Kabadayı ve elebaşı konumuna geçiyor ve ona daha da fazla zarar veriyor. Bundan dolayı benim teklifim çok farklı. Artık birinci defa suç işlendiği zaman verilecek ceza çözüm değil. O halde ne yapmamız gerekiyor? Bunun için ilk olarak çocuğun suçunu değerlendirmek lazım. Bu yüzden ben okul disiplin kurulunun kaldırılmasını ve onun yerine değerlendirme kurulu kurulmasını öneriyorum. Değerlendirme kurulunda bu tarz öğrenciler geldiği zaman onlara ilk önce ceza vermemek lazım. Öncelikle öğrenciler, değerlendirme kurulunda 3 farklı seçenekle karşı karşıya kalacak. Eğer öğrencinin psikolojik sorunları varsa psikiyatristlere gidip tedavi olunması istenecek. Öğretmene şiddet ya da arkadaşına şiddet uygulamışsa ya da akranına zorbalık yapmışsa bu tarz hareketler yapan öğrencileri de uygulama merkezi dediğimiz merkezlere gönderilecek. Burada farkındalık kazanacak, kişilik bulmaya çalışacak ve bir şekilde uyum sağlamasını öğrenecek. Eğer çocuk ondan sonra yine aynı hareketleri yapmaya devam ederse, o zaman da çocuğun örgün eğitimi ile ilişiği kesilecek" diye konuştu. "Öğrenciler rehabilite edilecek, tedavi edilecek ve ondan sonra okula gelecek" Okullarda suça karışmış öğrencilerin topluma kazandırılması için çeşitli yerlerde sosyal projelere katılmasını sağlamayı hedeflediklerini vurgulayan Ceran, "Öğrenciler rehabilite edilecek, tedavi edilecek ve ondan sonra okula gelecek. Mesela yaşlı bakım evleri. Suça karışan çocuk 10-20 gün yaşlı bakım evlerinde yaşlılara hizmet edecek. Onların psikolojisini, onların geldiği noktayı, kendisinin de en son oraya geleceğini farkında olması için kendine bir farkındalık oluşturacak ya da hastanelerin onkoloji ve psikiyatri bölümünde hastalarla ilgilenecek, hayatı anlayacak. Kendisinin de bir gün oralara düşebileceğini, orada da insanların yaşadığını, yani kendisinin bu şekliyle kalmayacağını, yaşlanacağını idrak edecek. Bir diğeri de özel eğitim okullarıdır. Özel öğrencilerimiz, güzel yavrularımız var. Onlarla beraber vakit geçirmelerini, onlarla arasındaki şeyin ne olduğunu, duygusal bir bağ kurmasını, insan olmasını hatırlatacağız. İşin özü bu. İnsan olmasını, şuurlu bir insan olmasını, değerlere saygılı bir insan olmasını, erdemli bir insan olmasını öğreteceğiz. Bir de bu süreçte mutlaka Türk tarihini, Orta Asya’dan başlayıp günümüze kadar olan Türk tarihini okumasını öneriyoruz. Eğitim evde başlar ama maalesef velilerimiz bazen duyarsız kaldıkları için, sosyal medyaya daldıkları için, çocuklar da sosyal medyaya daldıkları için evde bir ilgisizlik söz konusu. Bu da maalesef aile hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor, iletişimi olumsuz yönde etkiliyor" şeklinde konuştu.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’ne bir TÜBİTAK desteği daha
08 Aralık 2025 Pazartesi - 16:22 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’ne bir TÜBİTAK desteği daha Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tolga Altan’ın yürütücülüğünü üstlendiği ’Fotopolimerizasyon Tabanlı 3B Yazıcı Teknolojisiyle Katı Oksit Yakıt Pili Cam-Seramik Sızdırmazlık Elemanlarının Geliştirilmesi’ başlıklı proje, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim Üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Habip Gökay Korkmaz’ın araştırmacı, Prof. Dr. Bora Timurkutluk’un ise danışman olarak yer aldığı proje kapsamında, katı oksit yakıt pili sistemlerinde kritik öneme sahip cam-seramik sızdırmazlık elemanlarının; geleneksel üretim yöntemlerine alternatif olarak fotopolimerizasyon tabanlı eklemeli imalat teknolojileriyle üretilmesi hedefleniyor. Bu yenilikçi yaklaşımla üretim süresinin azaltılması, atık malzeme miktarının düşürülmesi ve istenilen geometrilerin yüksek doğruluk ve hassasiyetle üretilebilmesi amaçlanıyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada; "Üniversitemizin bilimsel üretkenliğini ortaya koyan bu projenin TÜBİTAK 3501 programı kapsamında desteklenmesi bizleri gururlandırdı. Enerji teknolojileri alanına önemli katkılar sunacak bu çalışmada görev alan akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
SAÜ, UI GreenMetric 2025’te Türkiye’de 12’nci sıraya yükseldi
08 Aralık 2025 Pazartesi - 16:12 SAÜ, UI GreenMetric 2025’te Türkiye’de 12’nci sıraya yükseldi Sakarya Üniversitesi, çevresel sürdürülebilirlik performanslarının değerlendirildiği UI GreenMetric 2025 sıralamasında Türkiye’de 12’nci, dünyada ise bin 745 üniversite arasından 157’nci sırada yer aldı. Geçen yıla kıyasla Türkiye’den 22 üniversitenin daha değerlendirmeye dahil olmasına rağmen bir basamak daha yükselen SAÜ, sürdürülebilirlik alanındaki kurumsal kararlılığı ortaya koydu. UI GreenMetric, kampüs altyapısından enerji ve iklim değişikliğine, atık yönetiminden su tasarrufuna ve ulaşım çözümlerine kadar uzanan geniş bir değerlendirme sistemine dayanıyor. Sakarya Üniversitesi; yeşil kampüs uygulamaları, çevreci ulaşım politikaları, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar sayesinde sıralamada üst dilimde yer aldı. Sakarya Üniversitesinin son yıllarda geliştirdiği kampüs içi ulaşım modeli, depozito iade sistemleri ve geri dönüşüm altyapısı, bu performansa doğrudan katkı sağladı. Atık yönetimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir binalar alanlarında kaydedilen gelişmeler, üniversitenin çevresel sürdürülebilirlik stratejisinin somut sonuçlara dönüştüğünü gösterdi. Eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında sürdürülebilirlik temelli yaklaşım da sıralamaya yansıdı. Çevre eğitimi, farkındalık çalışmaları ve öğrenci inisiyatiflerini destekleyen uygulamalar, SAÜ’nun kampüsü bir yaşam laboratuvarına dönüştürdü. Sakarya Üniversitesi, çevresel performansını artırma ve karbon ayak izini azaltma hedefiyle yürüttüğü çalışmaları, gelecek dönemde daha geniş ölçekli projelerle güçlendirmeyi planlıyor.