EĞİTİM
Diyarbakır’da "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi açıldı 26 Mart 2026 Perşembe - 19:39:07 Genç Millî Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB) öğrencilerinin hazırladığı "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, Diyarbakır’da sanatseverlerle buluştu. Diyarbakır’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü sergi salonunda açılan "Gelecek, Köklerde Saklı" resim sergisi, öğrencilerin doğa ile insan arasındaki emanete dayalı ilişkiyi sanat yoluyla ifade ettiği anlamlı eserleri bir araya getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda Genç MEB AKUB öğrencileri tarafından hazırlanan sergi, milli, manevi ve çevresel sorumluluk bilinciyle yetişen bireylerin bakış açısını yansıtmasıyla dikkat çekti. Sergide yer alan eserlerde afet farkındalığı, suyun her damlasının bir emanet olduğu bilinci, ormanların "yeşil vatan" anlayışıyla korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için duyarlılık gibi önemli temalar işlendi. Öğrencilerin çalışmaları, sadece birer sanat ürünü olmanın ötesinde iyilik, sorumluluk, dayanışma ve farkındalık değerlerini yansıtan güçlü mesajlar verdi. Serginin açılışına İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu, İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, İl Şube Müdürleri, kurum amirleri, öğrenciler ve veliler katıldı. Açılışta konuşan İl Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, "21-26 Mart tarihlerini kapsayan ve 1971 yılından bu yana kutlanan Ormancılık Haftası’nı yoğun bir şekilde idrak ediyoruz. Ancak bunun sadece bir haftayla sınırlı kalmaması, yıl geneline yayılması gerektiğini düşünüyorum. Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları ve Sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesi doğrultusunda bu süreci genişleterek, sadece 21 Mart haftasıyla sınırlı bırakmayıp, 11 Kasım haftasını da bu kapsamda değerlendirmeye başladık. Böylece yılda iki kez, 6 ay arayla gerçekleştirilen etkinliklerle bu bilinci daha güçlü şekilde yaşatmayı hedefliyoruz. Bu etkinliklerde vermek istediğimiz temel mesaj; toplumumuzda orman sevgisini ve ormanları koruma bilincini daha üst seviyelere taşımaktır. Vatandaşlarımızla birlikte güçlü bir ’orman ordusu’ oluşturabilmek, doğayı koruma noktasında en önemli hedeflerimizden biridir. Bugün sergide gördüğümüz anlamlı çalışmalar da bu bilincin ne kadar doğru bir şekilde aktarıldığını gösteriyor. Özellikle evlatlarımızın eğitimiyle ilgilenen kurumlar içerisinde bu tür farkındalık çalışmalarının yapılması son derece kıymetli ve güçlü bir mesajdır. Bu nedenle, bu bilinci toplumun her kesimine yaymamız gerektiğine inanıyorum. Bu süreç eğitimle başlar, ancak hayatın her alanında, sokakta da devam etmelidir. Hepinize teşekkür ediyorum. Ormancılık Haftamız kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
26 Mart 2026 Perşembe - 19:22 Devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velilerinden tepki Ankara’nın Çankaya ilçesinde devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri, karara tepki gösterdi. Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri karara itiraz ederek, tepki gösterdi. Sabah saatlerinde herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin okula gelerek, "Bu okul kapandı, artık burası bizim" dediği iddia edildi. Yetkililerin çocukların kullanmakta olduğu bilişim sınıfına kendi eşyalarını yerleştirdiği ve bu nedenle 5/A, 5/B, 5/C sınıflarındaki öğrencilerin derslerini işleyemediği öne sürüldü. "Bu karar bid asırlık eğitim kültürünün ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır" Mimar Kemal Ortaokulu’nun bir eğitim kurumu olmaktan çıkarılmak ve hizmet binasına dönüştürülmek istendiğini belirten bir veli, "Bu karar sadece bir okulun kapatılması değildir. Bu karar 1 asırlık eğitim kültürünün, hafızanın ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır. Saraçoğlu Projesi kapsamında binasını kaybeden Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çözümü bir okulu kapatmakta bulması kabul edilemez. Üstelik bu girişim ilk değildir. Haziran 2023’te de benzer bir niyetle okulumuz, öğrencilerimizin elinden alınmak istenmiş bugün ise aynı yaklaşım yeniden gündemi getirilmiştir. Kamuoyunda ve veliler arasında oluşturulan güçlü kanaat şudur ki, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kızılay’da hizmet verme ısrarı ve personelinin bu bölgede çalışma isteği bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri olarak görülmektedir. Eğitim gibi hayati bir konuda idari konforun çocukların eğitim hakkının önüne geçmesi kabul edilemez. Son yıllarda bu kararın zemini bilinçli bir şekilde hazırlanmıştır. Sınıf mevcutları yapay olarak artırılmış, sınıflar boşaltılarak okul mevcudu az algısı oluşturulmuş, anasınıfı kapatılmış, bilişim sınıfı kaldırılmış, özel eğitim sınıfı bodrum katına taşınmış, okulun bakım ve iyileştirme çalışmaları bilinçli bir şekilde ihmal edilmiştir" diye konuştu. "Devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" Kapatma gerekçesinin Kızılay bölgesinin öğrenciler için uygun olmadığı iddiası olduğunu kaydeden veli, "Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinin merkezi, en güvenli noktalarından biridir. Okulumuz bakanlıklara, resmi kurumlara ve güvenlik noktalarına birkaç yüz metre mesafededir. Yüzlerce özel okul ve eğitim kurumu aynı bölgede faaliyet göstermeye devam ederken, devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" ifadelerini kullandı.
26 Mart 2026 Perşembe - 18:43 Öğretmen Akademileri bahar dönemi başladı Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Öğretmen Akademileri Projesi’nin bahar dönemi düzenlenen programla başladı. Maarif Modeli’ne uygun olarak şekillendirilen program, öğretmenlerin sadece mesleki gelişimleri değil, kültürel ve sosyal açıdan da desteklenmesini amaçlıyor. Program kapsamında öğretmenler, her hafta alanında uzman konuklarla bir araya geliyor. Bu sayede öğretmenler arasında güçlü bir birlik duygusu oluşturulması hedefleniyor. Öğretmen Akademileri, öğretmenlerin eğitim süreçlerini zenginleştirmeyi, kültür, sanat ve düşünce dünyalarıyla buluşmalarını sağlamayı amaçlıyor. Yıl boyunca düzenlenen söyleşi, konferans ve sanat etkinlikleri eğitim camiasına önemli katkılar sunmaya devam edecek. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen projenin bahar dönemi açılış programı, Türk halk müziğinin önemli sanatçılarından Sümer Ezgü’nün "Ulusal Müziğin Eğitimdeki Yeri" konulu müzikli söyleşisi ile renklendi. Programın açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitim, bilginin aktarıldığı akademik çalışmaların yapıldığı bir süreçten insanın kendini keşfettiği, geliştirdiği ve topluma değer kattığı, milli ve manevi değerlerin kazanıldığı beceri temelli bir yolculuğa dönüşmüştür" dedi. Öğretmenlerin akademik, teknolojik ve pedagojik gelişmelerle iç içe olmasının zorunluluk olduğunu sözlerine ekleyen Keskin, "İşte tam da bu noktada Öğretmen Akademileri, öğretmenlerimizin kendilerini yeniden keşfettiği, mesleki derinlik kazandığı, birbirinden beslendiği güçlü bir öğrenme zemini olarak karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. Programda Sümer Ezgü, öğretmenlerle bir araya gelerek müzik, kültür ve sanat üzerine derinlemesine bir söyleşi gerçekleştirdi ve dinleyicilere mini bir konser sundu.
Eğitim-Bir-Sen’den "Mesleki ve Teknik Eğitimde 10 Yıllık Dönüşüm ve Acil Çözüm Önerileri Raporu"
30 Aralık 2025 Salı - 20:29 Eğitim-Bir-Sen’den "Mesleki ve Teknik Eğitimde 10 Yıllık Dönüşüm ve Acil Çözüm Önerileri Raporu" Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından "Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği: Tespitler ve Öneriler" başlıklı Odak Analiz çalışması gerçekleştirildi. EBSAM tarafından "Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği: Tespitler ve Öneriler" başlıklı Odak Analiz çalışması hazırlandı. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimin son on yıldaki dönüşümünü kapsamlı ve veriye dayalı olarak ortaya koyan rapor, nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi ve istihdam odaklı politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çalışmada, Almanya, Japonya, Finlandiya, Birleşik Krallık ve Güney Kore olmak üzere beş ülkenin mesleki ve teknik eğitim sistemleri detaylı biçimde incelendi. Bu ülkelerin mesleki eğitim modelleri; okul-işletme iş birlikleri, iş temelli öğrenme yaklaşımları, program esnekliği ve mezunların istihdama geçiş mekanizmaları açısından değerlendirilerek Türkiye için karşılaştırmalı bir çerçeve sunuldu. Mesleki eğitimde öğrenci oranı düşüyor Rapora göre, Türkiye’de mesleki ve teknik ortaöğretimdeki öğrenci sayısı 1 milyon 681 bin olmasına rağmen, ortaöğretim içindeki payı son on yılda yüzde 36’dan yüzde 31,5’e geriledi. OECD ülkelerinde mesleki programlardaki öğrenci ortalaması yüzde 44 iken, Türkiye bu ortalamanın oldukça altında kaldı. Raporda, mesleki eğitimin cazibesini artırmak için kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Mesleki Eğitim Merkezleri yükselişte, ancak tanıtım ve yönlendirme eksik Mesleki eğitim merkezlerine kayıtlı öğrenci sayısı 2016’da 36 bin 619 iken, 2025’te 420 bin 330’a yükseldi. Bu artışa rağmen, merkezlerin öğrenci ve velilere tanıtımı, rehberlik hizmetleri ve sektör iş birlikleri yetersiz bulunuyor. Raporda, mesleki eğitim merkezlerinin "cazibe merkezleri" haline getirilmesi için tanıtım, rehberlik ve hukuki hakların güvence altına alınması önerildi. Özel sektör katılımı düşük, teşvik mekanizmaları şart OECD ülkelerinde mesleki eğitimde özel sektör payı ortalama yüzde 23 iken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 6,4. Raporda, özel sektörün mesleki eğitime daha fazla katılımını sağlayacak teşvik mekanizmalarının devreye alınması çağrısı yapıldı. Mezunlar istihdam yerine yükseköğrenimi tercih ediyor Rapordaki tespitlere göre, mesleki ve teknik ortaöğretimden mezun olan öğrencilerin büyük çoğunluğu işgücüne katılmak yerine üniversite sınavına başvuruyor. 2024 yılında 360 bin 81 yeni mezundan 352 bin 545’i üniversite sınavına girdi. Yükseköğretimdeki kontenjan azalmaları ve baraj puanlarının kaldırılması, mesleki eğitim mezunlarının üniversiteye geçişini zorlaştırırken, eğitim-istihdam bağının güçlendirilmesi acil bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Türkiye, NEET oranında OECD’de ilk sırada Türkiye, 18-24 yaş arası ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) genç oranında yüzde 31 ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Bu gençlerin büyük bölümü lise mezunu olmasına rağmen hem istihdam hem de eğitim dışında kalıyor. Raporda, NEET gençlere yönelik özel politika ve yönlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi öneriliyor. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı avantaja dönüştürülebilir Mesleki ve teknik ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 11 ile Türkiye, OECD ortalaması olan 14’ün altında kaldı. Bu kapasitenin daha etkin kullanılarak, genel ortaöğretim öğrencilerine sertifikalı mesleki eğitim programları sunulması tavsiye ediliyor. Veri temelli politika ve paydaş iş birliği şart Raporda, mesleki eğitimde yaşanan sorunların çözümü için veri temelli politika geliştirme, sektör-okul iş birliklerinin güçlendirilmesi ve erken yönlendirme mekanizmalarının hayata geçirilmesi vurgulandı. Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde mesleki lise mezunlarının istihdam oranının yüzde 89’lara ulaştığı aktarılarak, Türkiye’de de benzer modellerin uyarlanması gerektiği ifade edildi. Analiz sonuçları; erken yaşta mesleki yönlendirme, okul-işletme iş birliğinin güçlendirilmesi, özel sektörün mesleki eğitime daha fazla dâhil edilmesi ve mezunların doğrudan istihdama geçişini destekleyen politikaların aciliyetini ortaya koydu. Ayrıca yüksek NEET oranları, mesleki eğitimin genç işsizliğiyle mücadelede daha etkin bir araç hâline getirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda raporda şu öneriler sıralandı: "Ortaöğretimde mesleki eğitime yönelimi artırmak için erken yaşta etkin kariyer rehberliği ve yönlendirme mekanizmaları güçlendirilmelidir. Mesleki eğitimin ortaöğretim içindeki payının düşmesi dikkate alınarak, mesleki eğitimi cazip hâle getiren yapısal politikalar geliştirilmelidir. İş temelli öğrenmenin cazibesini gösteren mesleki eğitim merkezleri kurumsal olarak güçlendirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Mesleki eğitim merkezleri ortaokuldan itibaren öğrenci ve velilere etkin biçimde tanıtılmalı, rehberlik faaliyetleri artırılmalıdır. Mesleki eğitimin sürdürülebilirliği için özel sektörün ortaöğretim düzeyinde mesleki eğitime katılımı teşvik edilmelidir. Mesleki ve teknik ortaöğretimde oluşan kapasite avantajı, kısa süreli ve sertifikalı mesleki eğitim programlarıyla daha etkin kullanılmalıdır. Mesleki eğitim mezunlarının doğrudan istihdama geçişini güçlendirmek amacıyla mezun beklenti ve yönelimlerine ilişkin veri temelli çalışmalar yapılmalıdır. Uluslararası örnekler doğrultusunda mesleki eğitimin itibarı, okul-işletme iş birliği ve esnek geçiş modelleriyle yeniden yapılandırılmalıdır. Yükseköğretime yönelen ve doğrudan istihdama geçecek öğrenciler için farklılaştırılmış mesleki eğitim modelleri oluşturulmalıdır. Yüksek NEET oranları dikkate alınarak gençlerin sertifikalı mesleki eğitimler ve mesleki eğitim merkezlerine yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Mesleki ve teknik eğitim politikaları, tüm paydaşların katılımıyla ve veri temelli bir yaklaşımla planlanmalıdır."
Bolu’da eğitime 1 gün daha ara verildi
30 Aralık 2025 Salı - 16:53 Bolu’da eğitime 1 gün daha ara verildi Bolu’da yoğun kar yağışı ve buzlanma riski nedeniyle il genelinde eğitim-öğretime 1 gün daha ara verildi. Bolu’da 3 gündür devam eden yoğun kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte kent merkezi ve yüksek kesimler beyaz örtüyle kaplanırken, ulaşımda aksamalar yaşanmaması için karayolları ve belediye ekipleri çalışma başlattı. Bugün itibariyle kar yağışı etkisini kaybederek yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezinde 50 santimetreyi aşan kar yağışı sebebiyle eğitime 31 Aralık Çarşamba günü de ara verildi. Okullar 1 gün daha tatil edildi Valilikten konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "İlimiz genelinde etkisini sürdüren yoğun kar yağışı, buzlanma ve olumsuz hava şartları nedeniyle; 31 Aralık 2025 Çarşamba günü, resmî ve özel tüm eğitim kurumlarımızda (rehabilitasyon merkezleri, motorlu taşıt sürücü kursları ve Kur’an kursları dâhil) eğitim-öğretime 1 (bir) gün ara verilmiştir. Kamu kurumlarımızda görevli hamile ve engelli personel ile çocuğu kreş, anaokulu ve özel eğitim kurumlarına devam eden kadın personel aynı gün idari izinli sayılacaktır. Ancak sağlık ve güvenlik birimleri başta olmak üzere 24 saat esasına göre hizmet veren birimlerde çalışan personelin durumu, hizmetin gereği olarak ilgili birim amirleri tarafından değerlendirilecektir. Kamuoyuna önemle duyurulur" ifadelerine yer verildi.
Kastamonu Teknokent’tin 2026 hedefler değerlendirildi
30 Aralık 2025 Salı - 16:10 Kastamonu Teknokent’tin 2026 hedefler değerlendirildi Kastamonu Teknokent’in 2025 yılının son yönetim kurulu toplantısında bu yıl içerisindeki çalışmalar ve 2026 yılındaki hedefler değerlendirildi. Kastamonu Teknokent’in 2025 yılının son yönetim kurulu toplantısı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın başkanlığında, yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Kastamonu Teknokent İdare ve Kuluçka Merkezi binasında gerçekleştirildi. Toplantıya, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kastamonu Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Alperen Kaymakcı, İl Genel Meclisi Başkanı Doğan Ünlü, Kastamonu Belediyesini temsilen Belediye AR-GE Müdürü Adem Ünal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Fındıklıoğlu ile iş adamları Hüseyin Avni Üster ve Tuncay Yılmaz katıldı. Toplantıda ayrıca Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Karamanoğlu ile Firma Süreç Yönetimi uzmanları Dr. Zuhal Arife Küçük ve Uzm. Gizem Örek hazır bulundu. Toplantının açılışında konuşan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kastamonu Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Alperen Kaymakcı, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen faaliyetler ile 2026 yılına yönelik hedeflere ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıda, Kastamonu Teknokent’in 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar değerlendirilirken; yıl içerisinde planlanan projeler, faaliyete geçirilmesi planlanan yeni girişimler ve mali hedefler ele alındı. Yönetim Kurulu üyeleri, önümüzdeki döneme ilişkin stratejiler ve hedefler hakkında görüş alışverişinde bulundu.