EĞİTİM
26 Mart 2026 Perşembe - 10:33 Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise Antalya’nın Aksu ilçesinde faaliyet gösteren Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sahip olduğu teknik altyapı kadar öğrencilerin geliştirdiği projelerle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk tematik havacılık liselerinden biri olan okulda, Boeing 737 eğitim uçağından F-4 Phantom’a, ileri düzey atölyelerden aviyonik eğitim imkanlarına kadar birçok donanım bir arada bulunuyor. Yaklaşık 300 öğrencinin eğitim gördüğü okul, havacılık alanında sunduğu uygulamalı eğitim modeliyle öne çıkıyor. Öğrenciler öğrendiklerini, okul bahçesine yerleştirilen dev "Boeing 737-400 Classic" tipi eski yolcu uçağının tüm bakım onarım işlerini uçak içerisinde ve dışında verilen derslerle pekiştiriyorlar. Boeing 737-400 tipi dev uçak, iniş takımları kırıldığı için ıskartaya çıkmış ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da araya girmesiyle 2019 yılında Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine getirilmişti. Okulun bahçesine taşınan uçağa, 8 aylık çalışmayla, kütüphane, müze ve mini sinema salonu kuruldu. Okul sıralarında anlatılan dersler Zamanın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açılışını yaptığı uçak üzerinde 5 öğretmenin verdiği uygulamalı derslerle 40 dakikalık süre içerisinde 15’er kişilik gruplar halinde öğrencilere tek tek anlatılıyor. Okul bahçesinde bulunan F-4 Phantom ise 2020 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından bağışlandı. "Biz bu konuda iddialıyız" Okulda incelemelerde bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, okulun 2016 yılında açıldığını belirterek, "Türkiye’de ilk açılan bu anlamdaki okullarımızdan bir tanesi, şu anda yaptığı eğitimle de Türkiye’deki en iyi lisemiz diyebiliriz. Biz bu konuda iddialıyız. Bu iddiamızdan vazgeçmiyoruz" dedi. Eriş, okulun yalnızca eğitim anlayışıyla değil, teknik altyapısıyla da dikkat çektiğini ifade ederek, "Boeing uçağımız var, maket olmayan bir uçak. Yine Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde kullanılmış ama emekliye ayrılmış bir F-4 Phantom uçağımız var" sözleriyle okulun uygulamalı eğitim imkanlarına işaret etti. Okulun uçak bakımı ve aviyonik eğitimi açısından kapsamlı imkanlara sahip olduğunu vurgulayan Eriş, "Çocuklarımızın bu anlamda eğitimlerini en iyi şekilde alabilmeleri adına her türlü olanağı sağlamaya çalışıyoruz. İnşallah daha iyi yerlere de getireceğiz. Okulumuzda uluslararası yarışmalara katılacak projelerimiz de var. Çocuklarımızın bu becerileri, bu kabiliyetleri geleceğe dair umutlarımızı artırıyor" dedi. Okulun sunduğu imkanlar projelere yansıyor Okul Müdürü Haldun Çevik de okulun yıllar içinde güçlü bir eğitim merkezine dönüştüğünü belirterek, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun katkılarıyla Boeing yolcu uçağı, T-67-8000 ve F-4 Phantom’un okula kazandırıldığını, zengin atölyeler ve Avrupa staj imkanlarıyla okulun öğrenciler için önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Çevik, "Okulumuz, bir öğrencinin bu konuda yetişebileceği tüm donanımlara sahip" diyerek, okulun aynı zamanda havacılık sektörüne öğrenci yönlendiren bir yapıda olduğunu ifade etti. Öğrenciler, hayallerini anlattı Okulda eğitim gören öğrenciler, 3D baskı teknolojisiyle geliştirdikleri uçak projelerinin aşamalarını, projelerin teknik yönlerini, okulun sağladığı imkanları ve havacılık alanında kurdukları gelecek hayallerini anlattı. Öğrencilerin üzerinde çalıştığı projeler arasında ulaşılması güç bölgelerde su kalitesini ölçebilen drone, yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı, çiftçilere destek sunmayı hedefleyen toprak analiz robotu ve yarışmalara hazırlanan 3D baskı uçak yer alıyor. 3D yazıcıdan çıkan uçak yarışmaya hazırlanıyor MEB Robot Yarışması’na hazırlanan 5 kişilik ekipte yer alan Çınar Bala, yaklaşık 1 ay önce çalışmaya başladıklarını belirterek, ilk aşamada tasarım üzerinde çalıştıklarını anlattı. Ardından bu tasarıma uygun filament temin ettiklerini ve okul bünyesindeki 3D yazıcılarda uçağın tüm parçalarının baskısını aldıklarını söyleyen Bala, daha sonra yeni motor ve yeni pil sistemiyle projeyi tamamladıklarını ifade etti. Projede 3000 mAh 6S pil kullandıklarını belirten Bala, motorun uçağı rahatlıkla taşıyabilecek güçte olduğunu söyledi. Menzili artırmak ve havada bağlantı kopmasını önlemek amacıyla anten sisteminde de düzenlemeye gittiklerini aktaran Bala, uçağın tamamen fonksiyonel hale geldiğini ve uçuş testini hafta sonuna kadar yapmayı planladıklarını kaydetti. Hazırlık sınıfında okuduğunu belirten Bala, projeyi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade ederek, ilerleyen yıllarda daha büyük uçaklar ve otonom İHA’lar geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bala, "İlk hedefimiz, Türk gençleri olarak vatanımıza layık bireyler olarak yetişebilmek. Sonrasında ise daha büyük projeler üretmek istiyoruz" dedi. "Bu okulu kazanacağım diye hedef koydum" 9. sınıf öğrencisi Ömer Miraç Turgut ise ortaokul yıllarında okul gezisi için kampüse geldiklerini, o gün gördüğü imkanların ardından bu okulu hedefi haline getirdiğini anlattı. Turgut, düzenli çalışarak okulu kazanmak için çaba gösterdiğini belirterek, "Şu anda çok şükür kazandım. Okulun imkanlarından çok memnunum. Beni çok cezbetti açıkçası" dedi. Asya Gök de Kastamonu’dan Antalya’ya bu okul için geldiğini belirterek, okulun hem sosyal hem de akademik açıdan kendilerini geliştirdiğini söyledi. Uçak bakım alanında eğitim alırken aynı zamanda akademik yönden de desteklendiklerini ifade eden Gök, burada yapılan çalışmaların öğrencilerin özgeçmişine önemli katkı sunduğunu belirtti. Gelecekte İTÜ’de uçak mühendisliği okumak istediğini söyleyen Gök, doktorasını ise Münih Teknik Üniversitesi’nde yapmayı hedeflediğini dile getirdi. Ahmet Bahadır Biçer de okulun imkanlarının her açıdan çok üst düzeyde olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve okul yönetiminin öğrencileri her konuda desteklediğini söyledi. Biçer, havacılık alanına duyduğu ilgi ile okulun sunduğu güçlü imkanların tercihinde belirleyici olduğunu ifade etti. Deprem bölgesinden geldi, hedefini gökyüzünde kurdu Kahramanmaraş’tan gelen depremzede 9. sınıf öğrencisi Nisanur Özdemir ise gökyüzüne duyduğu ilgiyi, "Küçüklüğümden beri gökyüzüne büyük bir hayranlık duyuyorum. Mavi semaya karşı içimde güçlü bir sevgi var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözü doğrultusunda, onun izinden giden Türk gençleri olmaya gayret ediyoruz. Proje sürecinde kendimizi sürekli geliştirmeyi amaçladık. Bu bizim ilk yılımız. Şimdiden bunları ortaya koyabiliyorsak, ilerleyen yıllarda çok daha iyi işler başarabileceğimize inanıyoruz. Ben Kahramanmaraş’tan, deprem bölgesinden geliyorum. Burada bize sunulan imkanlar ve önümüze konulan örnekler gerçekten çok değerli. Haldun Hocamızın bizimle sürekli ilgilenmesi de benim için çok kıymetli. Uzak bir şehirden geldiğim için kendisini burada bir baba gibi görüyorum" sözleriyle anlattı. Ulaşılamayan noktalardaki suyu analiz eden dron 10. sınıf öğrencisi Ahmet Sinan, erişilmesi güç bölgelerdeki su kaynaklarının kalitesini ölçmek amacıyla tasarladıkları dron sistemini anlatarak, "Bu proje ulaşamadığımız yerlerde göllerde, denizlerde ya da dağın tepesinde oluşan krater göllerinde suyun katı atık, pH ve alkali değerlerini ölçmemizi sağlıyor ve bu bilgileri anlık olarak bize aktarıyor" dedi. Sinan, projenin tamamen okulda el yapımı olarak üretildiğini belirterek, sistemin uzun süre otonom uçuş yapabilen, yüksek menzilli ve geliştirilmeye açık bir dron olduğunu söyledi. Manavgat yangınlarından sonra geliştirilen müdahale uçağı Umut Bitlisli ile Efe Uysal da yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı projeleri hakkında bilgi verdi. Bitlisli, "Uçağımızın amacı bir ormanda ya da küçük bir işletmede yangın çıktığında, itfaiye aracı gelmeden önce hızlı şekilde müdahale edebilmek" dedi. Projenin çıkış noktasının Manavgat yangınları olduğunu anlatan Bitlisli, yaklaşık 1 yıldır tasarım üzerinde çalıştıklarını, şu anda prototip ve test aşamasında olduklarını söyledi. Uysal ise projeyi, yangınlara erken müdahale imkanı sağlayan ve 2 ila 3 yangın topu taşıma kapasitesine sahip sabit kanatlı uçak olarak tanımladı. Çiftçiye destek verecek toprak analiz robotu Öğrenci Ömer Miraç Turgut tarafından geliştirilen toprak analiz robotu da okulda yürütülen projeler arasında yer aldı. Turgut, topraktaki nem, iletkenlik, sıcaklık, fosfat, potasyum ve azot gibi değerleri ölçerek verimliliği yüzdelik olarak ortaya koyacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını anlattı. Robotun çiftçilere destek sunabilecek şekilde tasarlandığını belirten Turgut, projeyi MEB Robot Yarışması için hazırladıklarını söyledi. 30 kişilik takım uluslararası yarışmaya hazırlanıyor Okulun robotik takımında yer alan Alara Erkan ise geçen yıl mayıs ayında kurulan ekibin uluslararası liseler arası robotik yarışmasına hazırlandığını söyledi. Erkan, takımın 30 kişiden oluştuğunu, ocak ayından bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü ve yarışmaya katılım için gereken yaklaşık 6 bin dolarlık ücreti sponsor desteğiyle tamamladıklarını belirtti. Geliştirdikleri robotun top toplama ve atma görevi üzerine kurulduğunu söyleyen Erkan, üç hafta sonra Ankara’daki ilk yarışmaya katılacaklarını ifade etti.
26 Mart 2026 Perşembe - 10:24 Ege Üniversitesi 6 alanda dünyanın en iyileri arasında İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan "QS 2026 Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması" açıklandı. 1 ana kategori ve 5 alanda sıralamaya girmeye hak kazanan Ege Üniversitesi, özellikle "Tarım ve Ormancılık" alanında dünyada 101-150 bandında, Türkiye’de ise devlet üniversiteleri arasında birinci sırada yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Quacquarelli Symonds’un yaptığı sıralamada Ege Üniversitesi, "Yaşam Bilimleri ve Tıp" ana kategorisi ile "Tarım ve Ormancılık", "Tıp", "Kimya", "Biyolojik Bilimler" ve "Hemşirelik" alanlarında sıralamaya girmeyi başardı. "Başarılarımızı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz" Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Köklü bir geçmişe sahip olan üniversitemiz, uluslararası alanda yükselişini sürdürüyor. QS Dünya Üniversiteleri Alan Sıralamasında toplam 6 alanda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer aldık. Bu tür başarıları sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Tarım ve Ormancılık alanında dünyada 101-150 bandında yer aldı" Ege Üniversitesi; "Tarım ve Ormancılık " alanında dünyada101-150 bandında, Türkiye’de birinci; Hemşirelik alanında dünya sıralamasında 151-225 bandında Türkiye’de ikinci; Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 501-550 bandında Türkiye’de dördüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 451-500 bandında, Türkiye’de beşinci, Kimya alanında dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de sekizinci oldu. Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde ise dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de ise dördüncü sırada yer aldı. Quacquarelli Symonds, şimdiye kadar yapılan alan sıralamalarındaki en kapsamlı çalışmasını bu yıl gerçekleştirdi. Bin 900’den fazla üniversitenin değerlendirildiği sıralamaya 2026 değerlendirmesinde 300 yeni kurum dahil oldu.
Karacabey Belediyesi, öğrencilerin yanında
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:47 Karacabey Belediyesi, öğrencilerin yanında Karacabey Ticaret Borsası Cumhuriyet İlkokulu öğrencilerinin, öğretmenlerinin gözetiminde hazırladığı dergi ve "Cumhuriyet’in Yıldızları" isimli okul gazetesi Karacabey Belediyesi’nde tanıtıldı. Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın eğitime verdiği destek doğrultusunda, Belediye Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın öğrencilerin özverili çalışmalarını takdir ederken, Karacabey Belediyesi okul gazetesinin ilk abonesi oldu. Karacabey Ticaret Borsası Cumhuriyet İlkokulu 3. ve 4. sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan dergi ve okul gazetesi, Belediye Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın’a tanıtıldı. Öğrencilerin özverili çalışması takdir toplarken, Karacabey Belediyesi okul gazetesinin ilk abonesi oldu. Karacabey Ticaret Borsası Cumhuriyet İlkokulu’nda öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri, eğitim hayatlarına değer katan örnek bir çalışmaya imza attı. Öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde hazırladıkları dergi ve okul gazetesinin tanıtımı kapsamında Karacabey Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın ile bir araya geldi. Ziyarette öğrenciler, Kasım ayında 15 Temmuz Milli Birlik Günü dolayısıyla hazırladıkları dergiyi ve Aralık ayında yayımlanan "Cumhuriyet’in Yıldızları" isimli okul gazetelerini tanıttı. Okul gazetesi; okulda gerçekleştirilen eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerin yanı sıra Karacabey genelinde düzenlenen etkinliklere de yer vermesiyle dikkat çekti. İçeriğiyle dolu dolu olan gazete, öğrencilerin hem araştırma hem de yazma becerilerini geliştirmelerine önemli katkı sağladı. Öğrenciler ve öğretmenler tarafından yapılan açıklamada, okul gazetesinin her ay düzenli olarak yayımlanacağı bildirildi. Bu kapsamda Karacabey Belediyesi, "Cumhuriyet’in Yıldızları" okul gazetesinin ilk abonesi olarak eğitime ve öğrencilerin üretken çalışmalarına verdiği desteği bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerin farklı kurumlara yönelik ziyaretlerinin de önümüzdeki süreçte devam edeceği belirtildi. Ziyarette Okul Müdürü İbrahim Yılmaz, 3/A Sınıfı Öğretmeni Fahri Öz ve 4/C Sınıfı Öğretmeni Seniye Doğan da yer aldı. Belediye Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın, böylesine anlamlı ve takdire şayan bir çalışmaya imza atan öğrencileri tek tek tebrik etti. Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın, çocukların küçük yaşta sorumluluk alarak üretmelerinin ve toplumsal konulara duyarlılık göstermelerinin son derece kıymetli olduğunu vurguladı. Karacabey Belediyesi olarak Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın öncülüğünde eğitime, çocukların fikri, kültürel ve sosyal gelişimine katkı sunan her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Belediye Başkan Yardımcıları İlyas Aksoy ve Bora Akın, küçük yaşta sorumluluk alarak üreten, araştıran ve kendini ifade edebilen bireyler yetişmesinin son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Öğrencilerin bu anlamlı ve örnek çalışmalarının artarak devam etmesini temenni eden Aksoy ve Akın, emeği geçen öğretmenlere ve okul yönetimine teşekkür ederek tüm öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar diledi.
Malatya’da "ÖNEM’li Atölyeler" projesi için protokol imzalandı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:26 Malatya’da "ÖNEM’li Atölyeler" projesi için protokol imzalandı Malatya’da deprem sonrası çocuklar ve gençlerin rehabilitasyonu ile orta-ağır otizmli bireylerin eğitim ve istihdama geçişini sağlamak için ‘Fark oluşturan ‘ÖNEM’li Atölyeler’ Projesi protokolü imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ‘Fark oluşturan ‘ÖNEM’li Atölyeler’ Projesi için Malatya Valisi Seddar Yavuz, İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır ve Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak’ın katılımıyla protokol imzaladı. Proje’nin imza protokolünde konuşan Vali Seddar Yavuz, "İlimiz için önemli bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlimizde bir tarafta depremin izlerini silerken diğer taraftan da kıymetli evlatlarımızın donanımlarını arttıracak, onlara yeni beceri ve istihdam kapısı açacak yaklaşımları da ihmal etmeden çalışmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda Malatya Valiliğimiz, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Fırat Kalkınma Ajansı’mız arasında Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) projesi kapsamında hazırlanan ‘Fark oluşturan ‘ÖNEM’li Atölyeler’ Projesini sizlerle paylaşacağız. Özellikle deprem sonrası bölgedeki çocukların, gençlerin, orta-ağır düzeydeki otizmli öğrencilerin rehabilitasyonu ve istihdama geçişini hedefliyoruz. Proje bedelimiz 7,5 milyon TL. Malatya’mız her anlamda gelişmeye devam ediyor. Yılın son gününde böylesine güzel bir protokolü imzalamaktan, Malatyalı hemşerilerimize duyurmaktan memnuiyet duyuyoruz" dedi. Proje kapsamında kentte 7 adet modern ve donanımlı atölyenin kurulacağını belirten Vali Yavuz, ilk etapta Genç Ar-Ge Merkezi bünyesinde Geleceğin Mühendisleri Atölyesi, Dijital Beceriler Atölyesi, Yabancı Dil ve Drama Atölyesi’nin faaliyete geçirileceğini söyledi. Vali Yavuz, açıklamasında projenin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğümüze, Fırat Kalkınma Ajansımızın Genel Sekreteri ve değerli ekibine, İl Millî Eğitim Müdürümüze ve kıymetli ekibine şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
OMÜ’ye ’Mavi Bayrak’ ödülü
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:08 OMÜ’ye ’Mavi Bayrak’ ödülü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), 2025 Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında "Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişilebilirlik" alanında ilk kez "Mavi Bayrak" almaya hak kazandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, Kurupelit Kampüsü’nün erişilebilirlik ve kapsayıcılık kriterlerini başarıyla yerine getirdiği tescillendi. YÖK’te düzenlenen "2025 Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı Ödül Töreni"nde açıklanan sonuçlara göre OMÜ, engelli öğrencilerin sosyo-kültürel yaşama tam ve eşit katılımını destekleyen uygulamalarıyla Mavi Bayrak ödülüne layık görüldü. Üniversite, fiziksel erişilebilirlik alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. "Mekânda Erişim" kategorisinde daha önce 18 Turuncu Bayrak alan üniversite, sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirliği merkeze alan uygulamalarıyla bu yıl ilk kez Mavi Bayrak ile ödüllendirildi. Ödül töreninde konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler için her yönüyle erişilebilir olmasının, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin temel şartlarından biri olduğunu vurguladı. Özvar, erişilebilir kampüslerin bir tercih değil, eğitim hakkının kullanılabilmesi için bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Rektör Aydın, "Engelsiz üniversite önceliğimiz" Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın da Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin engelsiz üniversite vizyonuna kararlılıkla ilerlediğini belirterek, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak ‘Engelsiz Üniversite’ hedefi doğrultusunda, engelli öğrencilerimizin ve personelimizin yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinden değil; bilimsel, sportif, sanatsal ve sosyo-kültürel faaliyetlerden de etkili biçimde yararlanabilmesi için engelleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaları öncelikli görüyoruz. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, üniversitemizde engelsiz erişim vizyonuyla uyumlu 18 birimimiz, engellilere yönelik uygulamaları nedeniyle Yükseköğretim Kurulu tarafından daha önce ‘Turuncu Bayrak’ ile ödüllendirildi. 2025 Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında ise Kurupelit Kampüsümüz, ‘Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişilebilirlik’ alanında ilk kez Mavi Bayrak almaya hak kazanarak bu çabaların önemli bir çıktısını ortaya koymuştur" dedi. Prof. Dr. Aydın, nihai hedefin erişilebilirliği üniversitenin tüm alanlarında kalıcı hale getirmek olduğunu vurgulayarak, "Nihai hedefimiz; ‘Yüzde 100 Engelsiz Üniversite’ motivasyonu çerçevesinde, üniversitemize ait tüm birimlerde ve mekânlarda erişilebilirlik standartlarını en üst seviyeye taşımak, Yeşil, Turuncu ve Mavi Bayrak ile taçlandırmaktır" diye konuştu. YÖK tarafından yürütülen değerlendirme sürecinde; üniversitelerin erişilebilirlik politikaları, kapsayıcı uygulamaları ve engelli öğrencilerin akademik ve sosyal yaşama katılımını destekleyen çalışmaları esas alındı. OMÜ, bu kapsamda yürüttüğü çalışmalarla "YÖK Mavi Bayrak" almaya hak kazanan üniversiteler arasında yer aldı.
Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit: "Eğitim bir kurum değil, bir vizyondur"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:03 Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit: "Eğitim bir kurum değil, bir vizyondur" OFB Eğitim Kurucusu Feridun Bozyiğit, 2025 eğitim-öğretim yılını değerlendirerek, "Eğitim bir kurum değil, bir vizyondur. Biz bu vizyonu Sivas’ta büyütmeye devam edeceğiz" dedi. OFB Eğitim Kurucusu Feridun Bozyiğit, 2025 eğitim-öğretim yılına ilişkin yaptığı yıl sonu değerlendirmesinde, kurucusu olduğu kurumların yalnızca birer okul değil, Sivas’ın eğitim vizyonunu şekillendiren güçlü, stratejik bir eğitim değeri ve markası olduğunu vurguladı. Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları’nın, Teknokent Koleji, Sivas Açı Kurs Merkezi ve Umay Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ile birlikte OFB Eğitim çatısı altında bütüncül bir yapı oluşturduğunu ifade eden Bozyiğit, bu ekosistemin akademik başarıyı, bireysel gelişimi ve insan odaklı eğitimi merkezine alan özgün bir model sunduğunu belirtti. Feridun Bozyiğit, OFB Eğitim’in omurgasını oluşturan Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları’nın, Sivas’ta eğitime yön veren kurumsal bir güç haline geldiğini, şehrin eğitim standartlarının yükselmesine ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları’nın 2025 yılında da LGS ve YKS başarılarıyla dikkat çektiğini vurguladı. Teknokent Koleji’nin misyonuna özel bir parantez açan Bozyiğit, okulun teknoloji, bilim, üretim ve çağdaş eğitim anlayışını merkeze alan yapısıyla fark oluşturduğunu ifade etti. Teknokent Koleji’nin öğrencileri yalnızca sınavlara değil, geleceğin dünyasına hazırlayan bir eğitim modeli sunduğunu belirten Bozyiğit, 2025 yılında bu üretken ve yenilikçi yapının veliler tarafından güçlü bir ilgiyle karşılandığını dile getirdi. Sivas Açı Kurs Merkezi, sektöre iddialı giriş yaptı Bozyiğit, OFB Eğitim bünyesinde 2025 yılında faaliyete başlayan Sivas Açı Kurs Merkezi’nin, sahip olduğu öğrenci potansiyeli, disiplinli akademik yapısı ve özgün eğitim modeliyle kısa sürede sektöre iddialı ve güçlü bir giriş yaptığını ifade etti. Bu bütüncül yapının en önemli tamamlayıcı unsurlarından birinin Umay Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olduğunu vurgulayan Bozyiğit, özel ihtiyaçlı bireylerin eğitime etkin katılımını sağlayan çalışmaların Sivas’ta örnek teşkil eden bir model ortaya koyduğunu belirtti. Bozyiğit, bu sistemli ve planlı çalışmaların 2025 LGS’de elde edilen Türkiye 1.’liği ve 500 tam puan başarısı ile taçlandığını, bu sonucun bir tesadüf değil, planlı akademik sistemin, bireysel öğrenci takibinin ve doğru rehberliğin doğal bir sonucu olduğunu ifade etti. Yeni eğitim-öğretim dönemine daha güçlü hedeflerle hazırlandıklarını belirten Feridun Bozyiğit, akademik başarıyı yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, karakter, değer, üretkenlik ve hayat becerileriyle birlikte ele alan eğitim anlayışını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
KMÜ’de ileri donanımlı çeviri laboratuvarı açıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:42 KMÜ’de ileri donanımlı çeviri laboratuvarı açıldı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Edebiyat Fakültesi bünyesinde Çeviri Teknolojileri ve Uygulamaları Laboratuvarı’nın açılışı düzenlenen törenle yapıldı. KMÜ Edebiyat Fakültesi’nde kurulan ve 30 bilgisayar, 60 kulaklık ve cep alıcısı, simultane çeviri kabini, tercüman konsolu ile lisanslı yazılım altyapısıyla donatılan laboratuvar; sözlü ve yazılı çeviri eğitimi ile uygulamalarına yönelik çalışmalar için kullanılacak. Laboratuvarın açılışının ardından simultane ve ardıl çeviri uygulamaları yapan öğrenciler, çeviri sürecinin farklı boyutlarını yakından gözlemleme ve aktif olarak deneyimleme fırsatı buldu. "Türkiye’nin birinci sırasında yer alabilecek bir laboratuvarı üniversitemize kazandırdık" Üniversiteye kazandırılan laboratuvarla ilgili konuşan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, "Biz tercüme, mütercimlik ve tercümanlık konularında itinayla, öğrencilerimizin faydasına olabilecek bütün laboratuvarların kurulmasında rol aldık ve yahut bu konuda reyimizi kullandık. Öğrencilerimizin bu laboratuvarlarda daha iyi eğitim göreceğine inandık. Muhtemelen Türkiye’nin birinci sırasında yer alabilecek bir laboratuvarı üniversitemize kazandırdık. Bundan dolayı mutluyuz. Öğrencilerimizin daha iyi eğitim alarak kendilerini geliştireceğine inanıyoruz" dedi. "Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" Laboratuvar hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Murat Erbek ise, "Laboratuvarımız simultane çeviri uygulamaları için son derece güncel donanımlar içermektedir. Başta rektörümüz ve bölüm başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Öncelikli odak noktamız eş zamanlı çeviri faaliyetlerini gerçekleştirmektir. Bunun için bir simultane çeviri sistemimiz vardır. Eş zamanlı çevirinin yanında yazılı çeviri uygulamalarını da gerçekleştirebileceğiniz imkânlarımız vardır. Burada yazılı ve sözlü çeviri faaliyetlerinin uygulamalarını son derece hızlı ve güncel bir şekilde gerçekleştirebileceğimiz, son derece sağlıklı bir ortam sağlamış durumdayız. Bu da bölümümüze ayrı bir artı özellik katmaktadır" diye konuştu. "Üniversitemizde bir ilki gerçekleştirdik" Almanca Mütercim ve Tercümanlık Bölümü son sınıf öğrencisi Ahmet Melih Demir de, "Üniversitemizde bir ilki gerçekleştirerek çeviri kabinimizin açılışını yaptık. Bu laboratuvar, çeviri faaliyetlerinde ve üniversitemize dışarıdan gelen yabancı uyruklu misafirler için eş zamanlı olarak kaynak dil ve erek dil arasında çeviri yapma imkanı sunacak" ifadelerini kullandı. Arapça Mütercim ve Tercümanlık Bölümü son sınıf öğrencisi Kübra Çilo ise, "Açılışın ardından ardıl çeviri uygulaması yaptık. Bu laboratuvar, kendini bu alanda geliştirmek isteyenler için çok iyi imkanlar sunuyor. Kabinlerimiz, bilgisayarlarımız ve ses sistemlerimizle simultane ve ardıl çeviri yapabiliyoruz" dedi. Açılış programına KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mercan, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ümmügülsüm Albiz, Mütercim ve Tercümanlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ahmet Hamdi Can, Almanca Mütercim ve Tercümanlık Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nesrin Şevik ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
ÖSYM 2025 yılında 8 milyondan fazla adaya sınav hizmeti verdi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:37 ÖSYM 2025 yılında 8 milyondan fazla adaya sınav hizmeti verdi Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı(ÖSYM) tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen 72 sınav 8 milyon 60 bin 170 aday başvurdu. ÖSYM tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen sınav uygulamaları ile ilgili bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz sınav uygulamalarına 8 milyon 60 bin 170 aday başvurdu. Kamu kurum ve kuruluşları için 30 merkezi yerleştirme işlemi yapıldı. Sınavlarda, 198 testte toplamda 10 bin 236 soru kullanıldı. Soruların oluşturulması ve bilimsel denetim sürecinde bin 194 akademisyen görev aldı. 2025 yılında uygulanan toplam 72 sınavda 87 oturum düzenlendi. Bu sınavlarda bin 200 ton kâğıt kullanıldı" dedi. 2 yurt dışı, 3 genel, 91 il, 111 ilçe sınav koordinatörlüğü ve 6 bin adayın aynı anda sınava katıldığı elektronik sınav merkezleriyle adayların ihtiyaçlarına cevap verildi. Üç yeni sınav merkezi açıldı 253 sınav merkezi ve 14 bin 888 başvuru merkezi ile bu kapsamda faaliyet gösterildiğini söyleyen ÖSYM Başkanı Ersoy, bu yıl içinde 3 yeni sınav merkezinin hizmete açıldığını ifade etti. ÖSYM Başkanı Ersoy, "Sınav evraklarının illere ve ilçelere kadar gönderilmesi, sınav bitimiyle birlikte evrakların merkeze ulaştırılması işlemlerinde bin 789 şehirlerarası, 12 bin 194 şehir içi nakliye aracı kullanıldı. Sınavlar için 23 binden fazla bina ve yaklaşık 1 milyon salon, 8 milyonun üzerinde kitapçık ve kırtasiye seti, 18 bin üzerinde el detektörü kullanıldı. Sınav süreçleri 250 binden fazla kamera ile takip edildi. 2025 yılında uygulanan sınavlarda 998 bin 75 kişi görev yaptı" bilgilerini paylaştı. En genç aday 13, en yaşlı aday 85 yaşında ÖSYM sınav uygulamalarına katılan adaylarla ilgili verileri aktaran ÖSYM Başkanı Ersoy, "2025 yılında düzenlenen sınavlara katılan genç aday 13, en yaşlı aday ise 85 yaşında oldu. En genç adayımız e-YDS, en yaşlı adayımız HMGS-1 uygulamasına katıldı. Başvuru yapan adaylara bakıldığında kadın adayların daha fazla olduğu gözüküyor" dedi. En fazla başvuru YKS’ ye oldu 2025 yılında en fazla adayın başvurduğu sınavın 2 milyon 560 bin 649 adayla Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) olduğunu söyleyen ÖSYM Başkanı Ersoy, "YKS oturumları için 4,5 milyona yakın soru kitapçığı basıldı. 2025-YKS, 250 sınav merkezinde uygulandı. Toplam üç oturumda uygulanan testlerde 680 soru soruldu ve iptal edilen soru olmadı" ifadelerini kullandı. Elektronik sınav uygulamalarına iki sınav daha eklendi Dijital dönüşüme büyük önem verdiklerini söyleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 10 farklı yabancı dilde gerçekleştirdikleri e-sınav uygulamasına iki sınav daha eklendiğini ifade etti. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "2023’ te Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (EUS) ve Eczacılık Alanında Seviye Tespit Sınavı (STS- Eczacılık) elektronik ortamda uygulandı. Böylece ilk kez yabancı dil sınavları dışında farklı alanlarda sınavlar elektronik ortama dahil edildi. 2024’ te Gelir İdaresi Başkanlığı Devlet Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı (DGUY) ve Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı (GUY) elektronik ortamda düzenlendi. 2025 yılında ElectronicTest of English Proficiency (e-TEP) uygulaması hayata geçirildi. Ayrıca Öğretmenlik Meslek Bilgisi Alanında Seviye Tespit Sınavı ve Sayıştay Eleme Sınavı da elektronik ortama dahil edildi. Elektronik sınavların sayısını arttırmanın yanı sıra sınav merkezlerinin kapasitesini geliştirmeye yönelik de çalışıyoruz. Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirdiğimiz elektronik sınavları Türkiye’nin her bölgesine yaymayı hedefliyoruz. İlerleyen süreçte, kâğıt tabanlı olarak gerçekleştirdiğimiz başka sınavlar da e-sınav uygulamasına dahil edilecek. Bu sayede hem maddi tasarruf elde edilecek hem de adaylara zaman kazandırılmış olacak" dedi. MEB-AGS ilk kez düzenlendi Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavının (MEB-AGS) ilk defa uygulandığını belirten ÖSYM Başkanı Ersoy, "Sınav, Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) ve Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) olarak 13 Temmuz’da iki oturum şeklinde düzenlendi. 81 il ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa dahil 103 sınav merkezinde uygulandı. AGS uygulamasına tüm adaylar katıldı, 383 bin 441 aday bu oturumda sınava girdi. ÖABT uygulamasına ise 286 bin 169 aday katıldı" şeklinde konuştu. Uluslararası ölçekte dil sınavı E-TEP uygulanmaya başlandı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "Yıllardır titizlikle hazırlıkları sürdürülen e-TEP, bu yıl iki defa uygulandı. Sınavlara bin 101 aday başvurdu. Ülkemizin uluslararası hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen bu sınav, İngilizce’nin ölçme ve değerlendirme süreçlerine birçok yenilik getirdi. Okuma, dinleme, konuşma ve yazma bölümlerinden oluşan e-TEP, bilgisayar tabanlı bir İngilizce dil yeterlik sınavı olup İngilizce dil becerilerini Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (Common European Framework of Reference for Languages - CEFR) ile uyumlu bir şekilde ölçmeyi ve bu doğrultuda adaylara B1, B2 ve C1 düzeylerinde geçerli ve güvenilir bir İngilizce dil yeterliği sertifikası sunmayı hedeflemektedir. e-TEP, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metnin’de tanımlanan dört hedef dil kullanım alanı temel alınarak geliştirilmiş olup özellikle eğitim ve mesleki amaçlı dil kullanımına odaklanan bir içeriğe sahiptir. Sınav 2026 yılında; 31 Ocak, 25 Nisan, 18 Temmuz, 14 Kasım tarihlerinde olmak üzere 4 kez uygulanacak." dedi. 4 beceriyi ölçen İngilizce uygulamasının ardından Türkçe için de çalışmaların son aşamaya geldiğini söyleyen ÖSYM Başkanı Ersoy, Arapça uygulaması için de çalışmalara başlandığını ifade etti. 44 bin 394 şehit ve gazi yakını sınav ücretinden muaf tutuldu Şehit ve gazi yakınlarına sağlanan kolaylıkların toplumun milli birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirdiğinin altını çizen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "ÖSYM sınavlarına başvuruda bulunan şehit ve gazilerin eş ve çocukları ile gazilerimizden sınav ücreti, başvuru hizmet ücreti ve yerleştirme ücreti alınmadı. 2025 yılında 44 bin 394 kişi sunulan bu imkândan faydalandı." açıklamasını yaptı. Engelli adaylar için sınavlarda fırsat eşitliği ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavlara başvuru aşamasından yerleştirme süreçlerine kadar tüm adımlarda engelli adayların haklarını gözeten ve erişimlerini kolaylaştıran bir yaklaşım sürdürdüklerini belirtti. Başkan Ersoy, "Adaylar arasında eşitliğin sağlanmasını, adil sınav uygulamalarının gerçekleştirilmesini ve engellerinden bağımsız olarak her adayın sahip olduğu bilgi ve becerilerin ölçülebilmesini önemli bir amaç kabul ediyoruz. Adayların engel durumlarına göre nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduklarını ve sınav sırasında bu desteğin hangi araçlarla sağlanacağını belirliyoruz. Engeli, sağlık sorunu ve özel durumu bulunan adaylara gerektiğinde bulundukları yerde hizmet veriyoruz. 2025 yılında ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan sınavlara 30 bin 434 engelli, sağlık sorunu veya özel durumu bulunan aday katıldı. 2025 yılında yapılan yenilikle sınavlara başvuran engelli adaylara, başvuru merkezlerine gitmeden ve ÖSYM’ye rapor veya belge göndermeden, raporlarını ve sınav uygulama taleplerini elektronik ortamda iletme imkanının tanındı" dedi. TR-YÖS uygulamasına 30 bin aday katıldı Türkiye’de öğrenim görmek isteyen yabancı öğrenci sayısının her yıl arttığına dikkat çeken ÖSYM Başkanı Ersoy şunları söyledi: "Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS), 2025 yılında iki kez uygulandı. Sınavın ilki Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarında 26 farklı ülkede, ikincisi ise Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarında 15 farklı ülkede düzenlendi. Yaklaşık 30 bin aday sınavlara katıldı. TR-YÖS ile ülkemizin akademik kalitesini ve güvencesini uluslararası sahada ortaya koyuyoruz. ÖSYM olarak küresel ölçekli sınav koordinasyon yeteneğimiz ve tecrübemizle ülkemizin yükseköğretimde uluslararası hedeflerine katkı sağlıyoruz." Online ortamda yaklaşık 100 milyon erişim Adayların CİMER aracılığıyla, çağrı merkezini arayarak ve dilekçe ile ÖSYM’ye sorularını ve taleplerini ilettiğini belirten ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, "2025 yılında yaklaşık 400 bin çağrı ve 31 bin 190 dilekçeye cevap verildi. Adaylar sınavlarla ilgili işlemlerini Aday İşlemleri Sistemi (AİS) aracılığıyla, sınav görevlileri ise sınavlara yönelik işlemlerini "Görevli İşlemleri Sisteminden (GİS) yapabilmektedir. AİS WEB üzerinden 77 milyon 44 bin 123, Mobil AİS üzerinden 10 milyon 639 bin 618, GİS WEB üzerinden ise 6 milyon 656 bin 552 erişim gerçekleştirilmiştir. Web sayfası ve mobil uygulamalar üzerinden yaklaşık 100 milyon erişim sağlanmış ve işlem yapılmıştır" diye konuştu. Maarif Vakfı ve YTB ile iş birliği protokolleri Uluslararası ölçekteki sınav uygulamalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak adına Maarif Vakfı ve YTB ile iş birliği halinde olacaklarını söyleyen Başkan Ersoy, "2025 yılında imzalanan protokoller ile özellikle yurt dışında gerçekleştirilecek sınav uygulamalarında Türkiye Maarif Vakfı ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile yakın iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. İş birlikleri, Türkiye’nin küresel ölçekteki hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor. ÖSYM’nin de uluslararasılaşmasına katkı sunuyor. Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) ve Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı (e-TEP) gibi uygulamaların çok daha fazla ülkede gerçekleştirilmesini sağlayacağız. Kurumsal olarak, ülkemizin faydası için üzerimize düşen ne varsa eksiksiz şekilde yerine getirmek için gayret edeceğiz. İmzaladığımız protokoller, ülkemiz ve kurumlarımız için hayırlı olsun" dedi. ÖSYM Hatıra Ormanı büyümeye devam etti ÖSYM olarak geleneksel hale getirdiğimiz fidan dikimine bu yıl da devam ettiklerini söyleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "Geçen yıl 1500 fidan dikerek oluşturduğumuz ÖSYM Başkanlığı Hatıra Ormanı’na, bu yıl 250 fidan dikimi daha gerçekleştirdik. 19 Kasım ÖSYM’nin kuruluş yıl dönümü, bu vesileyle her yıl ağaç dikimi gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Ağaçlandırma seferberliğinde, ’Şahidimiz toprak, imzamız fidan, sevdamız yeşil vatan’ diyerek diktiğimiz fidanlar geleceğe nefes olacak. Bizlere emanet olan bu vatanı gelecek nesillere çok daha güzel şekilde bırakmak hepimizin ortak sorumluluğu" dedi. Açıklamasının sonunda ÖSYM’nin gelecek vizyonuna da değinen Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, kurumun ölçme ve değerlendirme alanındaki bilgi birikimini dijital dönüşümle birleştirerek küresel ölçekte daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. Başkan Ersoy, "Dijitalleşen sınav uygulamalarımız, uluslararası iş birliklerimiz ve yurt dışındaki sınav faaliyetlerimizle ÖSYM’yi bölgesel değil, uluslararası ölçekte bir sınav merkezi haline getirme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Güvenilir, yenilikçi ve sürdürülebilir sınav sistemleriyle ülkemizin eğitim ve insan kaynağı hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Keçiören Belediyesi yöneticilerine disiplin ve yetki devri eğitimi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:34 Keçiören Belediyesi yöneticilerine disiplin ve yetki devri eğitimi Keçiören Belediyesi tarafından, birim müdürleri ve birim sorumlularına yönelik olarak "Disiplin Uygulamaları ve Belediyelerde Yetki Devri" konulu eğitim programı düzenlendi. Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime, belediyenin farklı birimlerinde görev yapan yöneticiler katıldı. Mahalli İdareler Araştırma ve Geliştirme Merkezi (MİARGEM) Başkanı Halil Memiş tarafından verilen eğitimde, kamu yönetiminde disiplin süreçlerinin hukuki dayanakları ile belediyelerde yetki devrinin doğru ve etkin şekilde uygulanmasına ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Disiplin uygulamalarında hukuki çerçeve ele alındı Eğitimin disiplin uygulamalarına ayrılan bölümünde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde disiplin kavramı, disiplin amirlerinin görev ve sorumlulukları, disiplin cezalarının türleri ve uygulanma süreçleri detaylı biçimde aktarıldı. Disiplinin amacının cezalandırmadan ziyade kamu hizmetinin düzen, güven ve sürekliliğini sağlamak olduğuna dikkat çekildi. Disiplin soruşturması süreci, savunma hakkı, zamanaşımı, itiraz yolları ve disiplin cezalarının sicilden silinmesine ilişkin esaslar da örneklerle açıklandı Belediyelerde yetki devri ve sorumluluk dengesi Programın ikinci bölümünde ise belediyelerde yetki kavramı ve yetki devri ele alındı. Yetkinin, yönetim gücünün temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken; yetki devrinin, yöneticilerin iş yükünü azaltmak için değil, kurumsal kapasiteyi artırmak amacıyla yapılması gereken bilinçli bir yönetim aracı olduğu ifade edildi. Yetki devri ile vekâlet arasındaki farklar açıklanarak, yetki devrinde sorumluluğun devredilemeyeceği hususuna özellikle dikkat çekildi. Ayrıca, yazılı yetki devrinin önemi, kontrol mekanizmalarının gerekliliği ve uygulamada sık yapılan hatalar katılımcılarla paylaşıldı. Yönetsel farkındalık amaçlandı Eğitim programıyla, Keçiören Belediyesi yöneticilerinin mevzuata uygun, şeffaf ve etkin bir yönetim anlayışı geliştirmesi; disiplin süreçleri ile yetki devri uygulamalarında ortak bir yaklaşım ve farkındalık oluşturulması hedeflendi.
Bakırçay Üniversitesi’nden büyük gurur: Prof. Dr. Kadri Özdemir dünya 270’incisi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:31 Bakırçay Üniversitesi’nden büyük gurur: Prof. Dr. Kadri Özdemir dünya 270’incisi Bakırçay Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadri Özdemir, "Dünya Bilim İnsanı ve Üniversite Sıralamaları" sonuçlarına göre Türkiye genelinde 7’nci, dünya sıralamasında ise 270’inci oldu. Uluslararası bağımsız sıralama kuruluşu AD Scientific Index, 2026 yılı "Dünya Bilim İnsanı ve Üniversite Sıralamaları" sonuçlarını açıkladı. Bu yılki değerlendirmede 221 ülkeden 24 bin 545 kurum ve 2 milyon 626 bin 699 bilim insanı analiz edildi. Açıklanan listede Bakırçay Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadri Özdemir, çarpıcı bir başarıya imza atarak Türkiye’de 7’nci, dünya genelinde ise 270’inci sırada yer aldı. "Tebrik eder başarılarının devamını dilerim" Bu önemli derecenin ardından İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar bir açıklama yaparak Prof. Dr. Özdemir’i tebrik etti. Rektör Akpınar, alınan bu başarıya dair açıklamalarda bulunarak, "Üniversitemizin bilimsel üretkenliğini ve akademik yetkinliğini uluslararası ölçekte görünür kılan bu başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Prof. Dr. Kadri Özdemir’in çalışmaları, hem üniversitemize hem de ülkemizin bilim dünyasına önemli katkılar sunmaktadır. Kendisini yürekten tebrik ediyor, bu değerli başarılarının devamını diliyorum" dedi. Prof. Dr. Özdemir’in elde ettiği bu dereceyle birlikte İzmir Bakırçay Üniversitesi’nin araştırma kapasitesinin ve akademik niteliğinin uluslararası alanda giderek daha da güçlendiği vurgulandı.