EĞİTİM
19 Mart 2026 Perşembe - 10:57 EÜ’de çocukları savunan görsel tasarımlar için güç birliği Ege Üniversitesi (EÜ) çocuk haklarının korunması ve çocuk istismarının önlenmesi konusunda toplumsal farkındalığı artıran etkinliklere devam ediyor. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü ile Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) temsilcileri, Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü akademisyenleri ve öğrencileriyle bir araya geldi. Buluşmada, çocuk hakları, hukuki süreçler ve çocuk istismarının psikolojik boyutları ele alınırken, ihmal, istismar ve çevrimiçi tehlikelere karşı farkındalık oluşturmak amacıyla stratejik bir iş birliğine imza atıldı. Çocuk hakları savunuculuğunda görsel dilin önemine vurgu yapan Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cem Güzeloğlu, "Çocuk hakları tartışmalarında çoğu zaman haber dili ve kullanılan kelimelere odaklanıyoruz. Oysa medyanın görsel dili de en az sözlü anlatım kadar güçlü bir etkiye sahiptir. Çocuklar medyada genellikle mağduriyet odaklı temsil ediliyor. Çocukları yalnızca mağduriyetin simgesi olarak değil, hak sahibi bireyler olarak görünür kılan bir görsel dil geliştirmek büyük önem taşıyor. Bazen tek bir güçlü görsel, uzun raporların anlatamadığını anlatabilir" dedi. "Vakaların görünürlüğü çocuklara destek sağlıyor" Etkinlikte, UCİM Bilim Kurulu Üyesi Buse Ak ve UCİM Etkinlik ve Dava Koordinatörü Esin Kılıçarslan’ın derneğin faaliyetlerini tanıtan sunumlarını gerçekleştirdiler. UCİM’in çocukların korunması ve adalet süreçlerinin takip edilmesi noktasında hayati bir sivil toplum ağı oluşturduğunu vurgulayan Buse Ak, çocukların maruz kaldığı istismar vakalarının görünür kılınmasının önemine dikkat çekti. Ak, bu süreçlerde çocuklar için güçlü bir destek mekanizması oluşturmanın kritik bir rol oynadığını belirtti. Esin Kılıçarslan ise UCİM’in farkındalık çalışmaları ve dava süreçlerindeki aktif rolüne değinerek, çocukların güvenli yaşam hakkının korunmasının toplumsal bir ödev olduğunu dile getirdi. "Büyüyen Tehdit: Çevrimiçi İstismar" UCİM Türkiye Hukuk Koordinatörü Av. Ceren Evcil, günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan çevrimiçi istismar konusunu hukuk perspektifinden ele aldı. Dijitalleşen dünyada çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin evrildiğini belirten Evcil, çevrimiçi istismarın giderek artan bir tehlike olduğunu ifade etti. Çocukların dijital ortamlarda korunmasına yönelik hukuki farkındalığın ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesinin elzem olduğunu vurgulayan Evcil, yeni medya düzeninde çocuk haklarının savunulması gerektiğini söyledi. Ardından söz alan UCİM İzmir Rehabilitasyon ve Eğitim Koordinatörü Psikolojik Danışman Yağmur Karadayı ve Klinik Psikolog Pırıl Bilger Özkaranfil, gençlere çocuk ihmal ve istismarının psikolojik boyutları hakkında kapsamlı bilgiler sundu. Uzmanlar, istismar durumlarının önlenmesinde yetişkinlerin sorumluluklarını ve profesyonel psikolojik desteğin önemini anlattı. Etkinliğin son bölümünde, görsel tasarımın toplumsal dönüşümdeki gücü üzerine bir beyin fırtınası gerçekleştirildi. Egeli genç tasarımcılar, edindikleri bilgiler ışığında çocuk haklarını savunan ve toplumsal farkındalığı artıracak görsel kampanya materyalleri üretmek üzere çalışmalara başladı.
19 Mart 2026 Perşembe - 10:52 EÜ Ziraat Fakültesi "EUR-ACE Etiketi" alarak kalitesini uluslararası arenada tescilledi Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Avrupa Mühendislik Eğitimi Akreditasyon Ağı (ENAEE) tarafından verilen EUR-ACE (Avrupa Akreditasyonlu Mühendis) etiketi almaya hak kazanarak önemli bir uluslararası başarıya daha imza attı. Tüm bölümleri, Ziraat, Orman ve Su Ürünleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) ve Peyzaj Mimarlığı Eğitim Programları Akreditasyon Kurulu (PAK) tarafından akredite olan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi "EUR-ACE Etiketi" alarak eğitim kalitesini uluslararası arenada da tescilledi. Uluslararası Akreditasyon Belgeleri, EÜ Senato Salonunda düzenlenen törenle, ENAEE adına ZİDEK Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Akreditasyon Kurulu (ZAK) üyesi Prof. Dr. Enver Durmuşoğlu tarafından takdim edildi. Törene; EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Paylan, Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve ZİDEK Fakülte Koordinatörü Prof. Dr. Arzu Yazgı ve akredite olan bölümlerin başkanları katıldı. Eğitim ve Araştırmada kalite ve akreditasyonun önemine dikkat çeken Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Ziraat Fakültemiz, hem EUR-ACE etiketi almaya hak kazanarak hem de ZİDEK tarafından akredite edilerek önemli bir başarı gösterdi. Fakültemiz, uluslararası standartlarda eğitimi ile öğrencilerini küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olarak yetiştirmeye devam ediyor. Bu önemli başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari personelimizi tebrik ediyor, öğrencilerimize ve mezunlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. "Avrupa Birliği ülkelerinde geçerli diploma" Fakültenin eğitim kalitesini uluslararası arenada tescillemenin gururunu yaşadıklarını belirten Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Paylan, "ENAEE tarafından yetkilendirilen akreditasyon kuruluşları aracılığıyla verilen EUR-ACE etiketi, mühendislik eğitiminde Avrupa genelinde kalite standartlarının sağlandığını belgelemekte ve mezuniyet derecelerinin uluslararası düzeyde tanınırlığını güvence altına almaktadır. Bu kapsamda, ilgili bölümlerden mezun olan öğrencilerin diplomaları tüm Avrupa Birliği ülkelerinde geçerlilik kazanmakta; mezunlarımıza uluslararası iş ve akademik kariyer imkanlarında önemli avantajlar sunulmaktadır. EUR-ACE etiketi sayesinde mezunlarımız; Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede daha kolay istihdam imkânı bulabilmekte, yüksek lisans ve doktora başvurularında öncelikli değerlendirilmekte ve mesleki yeterliliklerinin uluslararası düzeyde kabul görmesi sayesinde küresel ölçekte rekabet gücü kazanmaktadır" dedi. "Sektörün ihtiyaçlarına uygun nitelikte mezunlar yetiştiriyoruz" Prof. Dr. Paylan, "Bununla birlikte, fakültemiz bölümleri aynı zamanda ZİDEK tarafından akredite edilerek ulusal düzeyde de eğitim kalitesini tescillemiştir. ZİDEK akreditasyonu, programların sürekli iyileştirme anlayışıyla yürütüldüğünü ve sektör ihtiyaçlarına uygun nitelikli mezunlar yetiştirildiğini göstermektedir" diye konuştu. EÜ Ziraat Fakültesi bünyesinde akreditasyon belgelerini almaya hak kazanan bölümler; Bitki Koruma, Bahçe Bitkileri, Tarla Bitkileri, Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği, Tarımsal Yapılar ve Sulama, Zootekni, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme ile Tarım Ekonomisi bölümleri olarak belirlendi.
Ömrünü öğrencilerine adayan Varol öğretmen unutulmadı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:12 Ömrünü öğrencilerine adayan Varol öğretmen unutulmadı Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ’Ahde Vefa’ projesi kapsamında ömrünü uzun yıllar öğrencilerine adayan emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Varol Şenyılmaz’ı unutmadı. Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, eğitimde kuşaklar arası bağı güçlendiren ve vefa kültürünü yaşatan ’Ahde Vefa’ projesi kapsamında ziyaretlerine devam ediyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerin son durağı, ömrünü talebe yetiştirmeye adamış emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Varol Şenyılmaz oldu. Uzun yıllar görev yaptığı eğitim camiasında birçok öğrencinin hayatına dokunan Şenyılmaz, meslek hayatına dair birikimlerini ve eğitim sürecinde yaşadığı deneyimleri paylaştı. Ziyarette, öğretmenlik mesleğinin taşıdığı sorumluluk, fedakarlık ve kuşaklar arası tecrübe aktarımının önemi vurgulandı. Meslek hayatı boyunca sayısız öğrenci yetiştiren emekli öğretmen Varol Şenyılmaz, öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda değer kazandırma süreci olduğunu ifade etti. Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan ve koordinatör okul müdürlerinin katılımıyla gerçekleşen ziyarette, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile olan güçlü bağına dikkat çekildi. Projenin temel felsefesini anlatan Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan; "Eğitimde ’Köklerden Geleceğe’ yürüyüşümüzün en önemli dayanağı, tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan emekli eğitim çınarlarımız öğretmenlerimizdir. Ahde Vefa projemiz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin değerler merkezli yapısını ve ’erdemli insan’ yetiştirme idealini sahaya yansıtıyor. Eğitimin çınarlarından aldığımız her bir tecrübe, geleceğin eğitim modelini inşa ederken bizlere rehberlik ediyor" dedi.
Tokat’ın tarihi, okul öncesi çocuklara boyamayla öğretildi
20 Ocak 2026 Salı - 16:08 Tokat’ın tarihi, okul öncesi çocuklara boyamayla öğretildi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından hazırlanan ve 5 bin adet basılarak okulöncesi çocuklara dağıtılan Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı, kentin tarihî yapılarının eğlenceli ve öğretici bir yöntemle çocuklara tanıtılmasını sağladı. TOGÜ, toplumsal katkı misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesi tamamlandı. 5 bin adet basılan ve Tokat’taki okulöncesi çocuklara dağıtılan boyama kitabı, kent merkezinde yer alan tarihî yapıların çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yöntemle tanıtılmasını amaçlıyor. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz: "Toplumsal katkıyı öncelikli bir sorumluluk olarak görüyoruz" Projenin imtiyaz sahipliğini üstlenen Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, "Üniversiteler yalnızca bilim üreten kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları kentin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunan yapılardır. "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesiyle, çocuklarımızın yaşadıkları şehrin tarihî ve kültürel mirasını erken yaşta tanımalarını amaçladık. Bu tür projeleri, üniversitemizin toplumsal katkı vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyor ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi. Tarihî yapılar eğlenceli bir anlatımla sunuldu TOGÜ bünyesinde yürütülen çalışmada, kent merkezinde bulunan tarihî ve mimari yapılar illüstrasyon tekniğiyle görselleştirildi. Çocukların aktif katılımını teşvik eden bu görseller, boyanarak tamamlanacak şekilde tasarlandı. Her bir yapı, kısa ve sade bilgilendirici metinlerle desteklenerek çocukların hem Tokat’ın tarihî ve kültürel dokusunu tanımaları hem de öğrenirken eğlenmeleri hedeflendi. "Tokcan" karakteriyle öğrenme süreci güçlendirildi Boyama kitabında, çocukların ilgisini canlı tutmak ve anlatımı güçlendirmek amacıyla "Tokcan" isimli özgün bir karaktere de yer verildi. Tokcan karakteri aracılığıyla tarihî mekânlar çocuklara hikâye diliyle tanıtılırken, kitabın pedagojik yönü güçlendirildi. Bu yaklaşım sayesinde çocukların yerel kültürle daha güçlü bir bağ kurmaları ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmaları amaçlandı. Okulöncesi çocuklara ulaştı Kitap, Tokat’ta Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren okulöncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuklara dağıtılmak üzere hazırlandı. Toplam 5 bin adet basılan boyama kitabı, çocuklarla buluşturularak projenin sahadaki uygulama süreci de tamamlandı. Bu yönüyle çalışma, üniversite-kamu iş birliğinin somut bir örneğini oluşturdu.
Türk klasiklerine dijitalde ücretsiz erişim imkânı
20 Ocak 2026 Salı - 15:26 Türk klasiklerine dijitalde ücretsiz erişim imkânı Anadolu Üniversitesi, kültürel mirasın korunması ve erişilebilirliğinin artırılmasına yönelik çalışmaları kapsamında Türk edebiyatının klasikleşmiş eserlerini dijital ortamda okurlarla buluşturuyor. Çalışma kapsamında, dönemin ruhunu yansıtan ve ölümsüz olarak nitelendirilen; ilk Türk romanı, ilk tarihi roman, ilk realist roman, ilk natüralist roman, ilk Batılı tarzda öykü örnekleri ile Türk düşünce dünyasını yönlendiren temel metinleri içeren seçki, yaklaşık 150 yıllık birikimi açık erişime sunuluyor. Metinlerin yazıldıkları dönemin dil ve anlatım özellikleri korunurken, sözlük desteği sayesinde günümüz okuru metinlerdeki eski kelime ve ifadelerin anlamlarına kolayca ulaşarak eserleri daha anlaşılır biçimde okuyabiliyor. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, dijitalleşmenin kültürel mirasın aktarımında önemli bir işlev gördüğünü belirterek klasik eserlerin herkesin erişimine açıldığını; bu sayede hem akademik çalışmalara katkı sunmayı hem de genç kuşakların kendi kültürel birikimiyle bağını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Türk edebiyatının kurucu metinleri Seçkide yer alan eserler ve yazarları ise şöyle: "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat - Şemsettin Sami; Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem; Felâtun Bey ile Rakım Efendi - Ahmed Midhat Efendi; Şair Evlenmesi - Şinasi; Cezmi - Namık Kemal; Karabibik - Nabizade Nazım; Müşahedat - Ahmet Midhat Efendi; Vatan yahut Silistre - Namık Kemal; Küçük Şeyler - Sami Paşazade Sezai; Zavallı Çocuk - Namık Kemal; Efruz Bey - Ömer Seyfettin; Türkçülüğün Esasları - Ziya Gökalp."
Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor
20 Ocak 2026 Salı - 14:09 Antalya Teknokent uluslararası açılımını Silikon Vadisi’ne taşıyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, Türkiye’deki girişimcilik ve teknoloji ekosistemini küresel merkezlere taşıma vizyonu kapsamında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir adım atıyor. Girişimcilik ekosisteminin kalbi olarak kabul edilen ABD’deki Silikon Vadisi’nde yeni bir ofis açmaya hazırlanan Antalya Teknokent, bu stratejik hamlesiyle teknoloji tabanlı firmalarını dünya sahnesine taşımayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen inovasyon platformları arasında gösterilen Plug and Play Tech Center bünyesinde kurulacak ofisle birlikte girişimlerin uluslararası hızlandırma programlarına erişimi güçlenecek, uluslararası yatırım ağlarıyla görüşmelerin artırılması ve uluslararası pazarlara açılımın hızlandırılması amaçlanacak. Plug and Play ile stratejik iş birliği süreci resmiyet kazandı Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in Silikon Vadisi’nde kuracağı ofisinin, Plug and Play Tech Center bünyesinde hayata geçirilmesi, uluslararası bağlantıların en güçlü olduğu inovasyon ağlarından birine doğrudan erişim anlamına geliyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların belirli bir aşamayı tamamladığı, gerekli sözleşmelerin imzalandığı ve ofisin açılış sürecine yönelik operasyonel planlamaların başlatıldığı bildirildi. Uluslararası ekosisteme dâhil olacak Plug and Play çatısı altında faaliyet gösterecek bu ofisle Antalya Teknokent firmalarının uluslararası ekosisteme dahil olması ve küresel ölçekte büyüme yolculuklarının hızlandırılması hedefleniyor. Antalya Teknokent bünyesindeki firmaların, uluslararası yatırımcı görüşmelerini daha etkin yürütmesi, teknoloji odaklı uluslararası etkinliklerde daha görünür hale gelmesi ve doğru ekosistem paydaşlarıyla eşleşmesi açısından bu yeni yapılanmanın önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Silikon Vadisi’nde görüşmeler gerçekleştirildi Yeni ofisin açılış süreci kapsamında Akdeniz Üniversitesi Rektörü Antalya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Plug and Play yetkilileriyle Silikon Vadisi’nde bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, ofisin kuruluş süreci, işleyiş modeli ve sürdürülebilir bir uluslararası çalışma mekanizmasının nasıl yapılandırılacağı değerlendirildi. Küresel pazara açılmada katkı Toplantıda ayrıca Antalya Teknokent ekosisteminde yer alan firmaların Plug and Play ağına dahil olmasıyla birlikte, hızlandırma programları, yatırımcı erişimi, uluslararası mentorluk ağları ve proje geliştirme fırsatlarının genişletilmesine yönelik başlıklar üzerinde duruldu. Görüşmelerin, Antalya Teknokent bünyesindeki girişimlerin küresel pazarlara daha kısa sürede açılmasına katkı sunacak bir zemin oluşturması bekleniyor. Küresel pazarlara açılan stratejik köprü Silikon Vadisi’nde kurulacak yeni ofisin Antalya Teknokent firmaları açısından yalnızca bir temsil noktası değil uluslararasılaşmayı hızlandıran, yatırım süreçlerini güçlendiren ve uluslararası ölçekte proje geliştirme imkanlarını artıran stratejik bir köprü görevi üstlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda, Antalya Teknokent’in firmalarının uluslararası yatırım çevrelerine doğrudan ulaşabilmesi, potansiyel stratejik ortaklarla daha hızlı bağlantı kurabilmesi ve yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak bir yapı hedefleniyor. Avantaj sağlayacak Yeni ofisin, özellikle uluslararası yatırımcılarla yürütülen süreçlerde girişimlerin doğru kanallara yönlendirilmesini desteklemesi, yatırım sunum süreçlerinin güçlendirilmesi ve girişimlerin kurumsal ölçeklenme aşamalarında gerekli ağlara daha hızlı bağlanması açısından önemli bir avantaj sağlaması bekleniyor. Bu yönüyle ofisin, Antalya Teknokent girişimlerinin uluslararası rekabet gücünü artırma hedefinde kritik bir rol üstlenmesi öngörülüyor. Uluslararası arenada daha görünür olacak Antalya Teknokent, Silikon Vadisi ofisi üzerinden özellikle Ar-Ge temelli projelerin uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Girişimlerin geliştirdiği teknolojilerin global pazarlarda tanıtılması, ürünlerin uluslararası ölçekte ticarileştirilmesi ve teknoloji çözümlerinin uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Silikon Vadisi’nde kurulacak ofisin, uluslararası etkinlikler, toplantılar ve girişim-yatırımcı eşleştirmeleri aracılığıyla firmalara önemli bir ivme kazandırması bekleniyor. Ayrıca girişimlerin mentorluk mekanizmalarına daha etkin katılım sağlaması, küresel pazarlarda doğru strateji kurabilmesi ve ölçeklenme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu know-how desteğine erişebilmesi açısından, ofisin önemli bir uluslararası merkez olması planlanıyor.
Özulaş’tan 1000 İETT Özel Halk Otobüsü şoförüne kapsamlı eğitim
20 Ocak 2026 Salı - 13:57 Özulaş’tan 1000 İETT Özel Halk Otobüsü şoförüne kapsamlı eğitim İstanbul’da toplu taşıma hizmet kalitesini ve trafik güvenliğini artırmak amacıyla Özulaş tarafından, İETT Özel Halk Otobüsleri bünyesinde görev yapan 1000 şoför ve çalışan için kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. Eğitimler kapsamında yolcu ile doğru iletişim, stres ve kriz yönetimi ve acil durumlara müdahale gibi pek çok önemli sorun için teorik ve uygulamalı çözümler değerlendirildi. İstanbul’un toplu taşıma sisteminde güvenlik ve hizmet kalitesini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak sektörünün köklü kuruluşlarından Özulaş tarafından, İETT Özel Halk Otobüsleri (ÖHO) bünyesinde görev yapan şoför ve saha personeline yönelik geniş kapsamlı bir eğitim programı hayata geçirildi. Bu kapsamda Türkiye Trafik Kazaları Önleme Derneği ve İETT Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitim programına, Özulaş bünyesinde görev yapan yaklaşık 1000 şoför ve çalışan katıldı. Program kapsamında şoförlere trafik güvenliği ve kazaların önlenmesi, defansif ve güvenli sürüş teknikleri, yolcu ile doğru iletişim, stres ve kriz yönetimi, acil durumlara müdahale yöntemleri, mesleki farkındalık ile toplu taşımanın toplumsal sorumluluğu gibi başlıklarda teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Özulaş tarafından hayata geçirilen eğitim çalışmasının; İstanbul genelinde daha güvenli, daha bilinçli ve insan odaklı bir toplu taşıma anlayışının güçlenmesine katkı sağlaması ve sektöre örnek bir model oluşturması amaçlanıyor. "Vatandaşlarla sözlü veya farklı bir temas sağlamadan işimizi yapma gayreti içerisinde olmalıyız" Özulaş Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Şahin, otobüs şoförlüğünün aynı zamanda bir ’kamu görevi’ olduğunu dile getirerek, trafikte en önemli noktanın öfke kontrolü ve stres yönetimi olduğunu vurguladı. Şahin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün İETT Genel Müdürlüğü ve Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği ile birlikte çalışan şoför personel arkadaşlarımızı mevzuat ve mevcut işleyişle alakalı bilgilendirme ve eğitici bir çalışma düzenledik. Burada bizim en önemli önceliğimiz insan, çünkü insanla temas eden bir sektörüz. Bunun için de eğitimin zamanı yoktur, eğitimin süresi yoktur; her zaman eğitim diyoruz. Bugünkü etkinliğimizde de hem şoförlerimizin mevcut mevzuatıyla alakalı olarak, hem trafik güvenliği, öfke ve stres yönetimi ve diğer taraftan da İETT Genel Müdürlüğü’nün mevzuatıyla alakalı olarak bir eğitim çalışması olacak. Biz her zaman şoför arkadaşlarımıza, çalışanlarımıza şunu söylüyoruz: Vatandaşla hiçbir zaman trafikte hiçbir sorun ve problem yaşamalarını istemiyoruz. Çünkü bizim yapmış olduğumuz iş bir kamu görevi. Dolayısıyla bu bilinçle hareket etmelerini, mutlak kural hakimiyeti ve disipliniyle yollarına devam etmelerini özellikle istiyoruz. İstanbul 16 milyonluk bir şehir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın öfke kontrolünü ve stres yönetimini bir nebze de bizlerin kontrol etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Vatandaşlarla da bu anlamda ’Sözlü veya farklı bir temas sağlamadan işimizi yapma gayreti içerisinde olmalıyız’ diyerek bütün şoför arkadaşlarımıza telkinde bulunuyoruz ve eğitimin amaçlarından bir tanesi de bu." "Kazaların üç sebebi: İnsan, araç ve trafik" İETT Genel Müdürlüğü Filo Yönetim Daire Başkanı Hasan Çelikdelen, trafikte kazaların büyük ölçüde insan faktöründen kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kazalarla ilgili yapılan bu çalışmanın çok değerli olduğuna inanıyorum. Zaten kurumumuz da kazaları önleme konusunda çok ciddi faaliyetler yürütüyor. Kazaların üç sebepten meydana geldiğini biliyoruz: İnsan, araç ve trafik. Bu doğrultuda istatistiklere baktığımız zaman insan faktörünün kazalarda yaklaşık yüzde 98 seviyelerinde etkili olduğunu biliyoruz. Bunun için de özellikle eğilmemiz gereken noktanın insan faktörü olduğunu düşünerek eğitimlere ağırlık veriyoruz. Özellikle şoförlerimizde ve diğer kesimi de bilgilendirerek çalışmalarımıza etkin bir şekilde devam ediyoruz. Kazalarda proaktif yaklaşımın önemli olduğunu düşünüyoruz ve bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu. "ÖHO şoförlerinin İETT şoförleri kadar iyi hizmet verebilmesi için bu eğitimler çok önemli" İstanbul’da hizmet veren 3 bin 41 özel halk otobüsünün teknik koordinatörlüğünü yapan inşaat Yüksek Mühendisi Cengiz Uncu, trafik kazalarının önüne geçebilmek adına otobüs şoförlerine verilen eğitimlerin çok önemli olduğunu belirterek, "Trafik güvenliği anlamında önemli çalışmalar yaptık. Bu anlamda Özulaş’ın da trafik kazalarını önleme konusunda böyle bir çalışma yapması çok değerli. Özellikle Özel Halk Otobüsü şoförlerinin, İETT Genel Müdürlüğü şoförleri kadar eğitimli ve halk gözünde iyi hizmet verebilmesi için başkanımıza bu çalışmasından dolayı teşekkür ediyorum" dedi. "Bizim için öncelik, İstanbul’da vatandaşın can ve mal güvenliğidir" Son olarak İstanbul Öze Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanı Erhan Güneş, İstanbul’da 3 bin 41 özel halk otobüsünün kesintisiz olarak hizmet verdiğini ve buradaki en önemli sorumluluğun vatandaşların can ve mal güvenliği olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: "Biz burada 3 bin 41 araçtan sorumluyuz. 3 bin 41 araç İstanbul’da sabahın 4’ünden gece yarılarına kadar sürekli hizmet vermektedir. Bizim üzerimize düşen en önemli sorumluluk; taşıma yaparken çevreye, insana zarar vermeyecek bir şekilde şoförlerimizin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirerek, seyir halinde minimum kazaya karışmayacak şekilde hareket etmelerini sağlamamız. Bunun için de Özulaş öncülüğünde bir eğitim programı verilmekte ve bu eğitim programı çok önemli. İstanbul, dünyanın belli başlı metropolleriyle yarışan; New York gibi, Londra gibi şehirlerle yarışan dinamik bir şehir. Burada vatandaşımızın can ve mal güvenliği bizim için öncelikli. Can ve mal güvenliğinin sağlanması için de bu eğitimlerimiz devam edecek. Özulaş şirketimiz bunu başlattı, diğer şirketlerimiz de başlayacaklar. İETT Genel Müdürlüğü’nün koordinesinde daha iyi eğitimlere vesile olacağına inanıyorum. Bizim için öncelik, İstanbul’da vatandaşın can ve mal güvenliğidir." Trafik Kazaları Önleme Derneği Başkanı Onur Orhun düzenlenen eğitimle ilgili olarak; "Derneğimizin misyonu trafik kazaları olamadan önce önlemek. Buradaki eğitim de bu amaçla yaptığımız çalışmalardan birisi. Türkiye’de kaza saylarında her yıl ’yüzde on’ luk bir artış var. Bu konuda ciddi çalışmalar yapılması lazım. Bu çerçevede Özulaş öncülüğünde düzenlenen eğitim programında hedefimiz özel halk otobüslerinin buna öncü olması ve trafik kazalarının azaltılması yönünde" dedi.
Engel tanımayan ikizlerin resim aşkı
20 Ocak 2026 Salı - 13:09 Engel tanımayan ikizlerin resim aşkı Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşayan 13 yaşındaki öğrenme güçlüğü çeken ikiz kardeşler, tüm engellere ve yasaklara rağmen resim tutkularından vazgeçmedi. Gizlice kursa yazılan ve yetenekleriyle parlayan ikizlerin hikayesi, azmin zaferini gözler önüne serdi. Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşayan ve öğrenme güçlüğü nedeniyle rehabilitasyon merkezinde eğitim gören 13 yaşındaki ikiz kardeşler, hayallerini kağıda dökmek için sınır tanımadı. Okulda, evde, her fırsatta resim yapan kardeşlerin bu tutkusu, başlangıçta aileleri tarafından bir "dağınıklık" olarak görülse de onlar pes etmedi. Evde silgi tozları ve boyaların oluşturduğu kirlilik nedeniyle anneleri tarafından resim yapmaları yasaklanan ikizler, pes etmek yerine inanılmaz bir cesaret örneği sergiledi. Ailelerinden habersiz kimliklerini yanlarına alarak bir resim kursuna kayıt yaptıran kardeşler, yeteneklerini profesyonel bir eğitime taşımayı başardılar. "İlk başta inanmadım" Anne Gülistan Öztürk, kızlarının gizlice kursa gittiğini ve ortaya çıkardıkları eserleri sonradan fark edince büyük bir şaşkınlık yaşadı. Çizimlerin güzelliği karşısında ilk başta onların yaptığına inanmayan anne, çocuklarının gözü önünde yaptığı çizimleri izleyince yeteneğin büyüklüğünü fark etti. Evdeki yasağı kaldıran anne, şimdi kızlarının en büyük destekçisi oldu. Kardeşlerin bu sıra dışı yeteneği, eğitim gördükleri merkezdeki öğretmenlerinin de dikkatinden kaçmadı. Öğretmenleri, ikizlerin sanatsal potansiyelini desteklemek amacıyla onlara özel bir resim sınıfı açtı. Şimdi kendi özel alanlarında özgürce kalem tutan ikizler, hem öğrenme güçlüğünü sanatla aşıyor hem de geleceğin sanatçısı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Azra Sevinç ve Züleyha Öztürk ikizler, başarıları ile ilgili açıklamasında, "13 yaşındayız, ikiz kardeşleriz. İkimizin de yeteneği aynı ve çizimlerimizle yeteneklerimizi daha da geliştireceğiz" dedi. Anne Gülistan Öztürk, kızlarının yeteneğini fark ettikten sonra destek verdiğini belirterek, "Kızlarımın bu resim yeteneğini 5’inci sınıftayken fark ettim. Hep öğretmenlerinden şikayet gelirdi. Ders sırasında sürekli resim çizerlerdi. Evde de çizerlerdi ve silgi tozlarını sürekli yere dökerlerdi. Ben yeteneklerini fark etmediğim için hep kızardım. Bir gün benden habersiz kimliklerini alarak halk eğitim merkezinde kayıt yaptırmışlar. Ben yoldan geçerken öğretmenleri beni gördü ve abla sen neden çocuklarını okula göndermiyorsun, halk eğitime neden gelmiyorlar deyince ben de durup çocuklarıma baktım. Ben de hocaya dedim, çocuklarımı halk eğitime göndermiyorum, o da dedi ki abla gelip burada eğitim alıyorlar. Sonra çizimlerini bana gösterdiler. Anne bak biz bu çizimleri yapıyoruz, dediler, inanmadım. Daha sonra yanımda çizimleri yaptıktan sonra, bu kez destek oldum" şeklinde konuştu. Rehabilitasyon merkezi müdürü Ali İmran Dayar, ikizlerle tanıştıktan sonra yeteneklerini keşfettiklerini belirterek, "Yaklaşık bir yıl önce bu ikiz kızla tanıştık. Özel öğrenme güçlüğü problemi ile yanımıza geldiler. Zamanla yeteneklerini keşfettik ve bu yetenekleri arasında en belirgini resim çizme yeteneği olduğunu fark ettik. Yeteneklerinden dolayı onlara özel bir sınıf düzenledik. Bu özel sınıfta resimlerini icra ediyorlar" ifadelerini kullandı.
BUÜ, projeleriyle zirveye koşuyor
20 Ocak 2026 Salı - 13:08 BUÜ, projeleriyle zirveye koşuyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 yılı 1001 projeleri çerçevesinde elde ettiği sonuçlarla başarı çıtasını bir üst seviyeye taşıdı. Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen "1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı" 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ,projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun ’seçkinler liginde’ üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz, "Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede, Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.