ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 12:16

Meriç Nehri’nde su seviyesi normale döndü, evlerdeki hasar ortaya çıktı

A
A
A
Meriç Nehri’nde su seviyesi normale döndü, evlerdeki hasar ortaya çıktı

EDİRNE (İHA) – Edirne’de "turuncu alarm" verilen Meriç Nehri’nde su seviyesinin günler sonra normale dönmesiyle birlikte taşkının izleri ortaya çıktı. Bazı evlerde eşyaların su içinde kaldığı görüldü.


Bulgaristan’daki barajlardan yapılan su salımı ve bölgede etkili olan yağışların ardından debisi yükselerek taşkına neden olan Meriç Nehri’nde, su seviyesinin normale dönmesiyle birlikte taşkın sahalarındaki hasar gün yüzüne çıktı. Nehir yatağına yakın bölgelerde bulunan bazı evlerin zemin katlarını su bastığı, evlerdeki eşyaların zarar gördüğü belirlendi. Vatandaşlar, suların çekilmesinin ardından evlerine girerek temizlik ve hasar tespit çalışmalarına başladı. Bölgede saha kontrollerini sürdüren ekipler, taşkın sahalarında yaşayan vatandaşlara dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.


Evlerine çizme ve tulumlarla giren bazı vatandaşlar, eşyalarının su içinde kaldığını ifade ederek, bazı hayvanlarının telef olduğunu belirtti.



Meriç Nehri’nde su seviyesi normale döndü, evlerdeki hasar ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı çocuk kanseri ile ilgili uyardı: "En temel sebep genetik yatkınlıktır" Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, çocuklarda görülebilen kansere ilişkin açıklamalarda bulundu. Gök, "Genetik yatkınlık olsa da mutlaka tetiği çeken bir risk faktörünün olması gerekiyor" Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinde neden-sonuç ilişkisi erişkinlerdeki kadar net olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Çocukluk çağı kanserlerinde neden-sonuç ilişkisi erişkinlerdeki kadar net değildir ve bu nedenle erişkin dönemde önerilen mamografi, kolonoskopi gibi tarama programları çocukluk çağında uygulanamıyor. Bu tanığı ile karşılaşılan ailelerin ilk sorusu nedendir. Bildiğimiz en temel sebep genetik yatkınlıktır. Ancak genetik yatkınlık olsa da mutlaka tetiği çeken bir risk faktörünün olması gerekiyor. Bildiğimiz en temel risk faktörü, iyonize radyasyona uzun süreli maruz kalınması, kötü beslenme, stresli hayat şartları ve özellikle BBV gibi onkojenik yani maling hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabilecek virüslere sık sık maruz kalınmasıdır" dedi. Bu belirtiler var ise hekime gösterilmeli Birçok belirtilerin yer aldığını ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Çocukluk çağı kanserleri için birçok belirti ve semptom bulunabilir. Halk arasında en yaygın bilineni uzun süre sebat eden ateşler, gece terlemeleri, kilo kayıpları ve ortaya çıkan morlukları hiçbiri kansere özgü değildir. Ancak bunları fark eden aile elbette de çocuğunu bir hekime göstermelidir. Çocukluk çağı kanserlerindeki temel korunma mekanizmasının çocuğunuzu takip eden sabit bir çocuk doktorunun olmasını ve sadece acil hastalık durumlarında değil, rutin tarama programlarında da hastanelere başvurulması gerektiği hatırlatalım" dedi. Erken tanı, tedavide başarıyı artırıyor Tedavi başarısının gelişmiş ülkelerde aynı olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dr. Şeyma Ünüvar Gök, "Lösemilerin temel tedavisi kemoterapi ilaçları olmakla beraber solid organ tümörlerinde gerek kemoterapiler, gerekçe cerrahi tedaviler gerekse radyoterapiler söz konusu olabilir. Hastalık erken dönemde tanı aldığında başarı oranları oldukça yüksek olacak olmakla birlikte, elbette hastalığın tipine göre bu değişebilir. Çocukluk çağ kanserlerinde, 0-18 yaş döneminde hayatın erken döneminde bu tanı ile karşılaşmış çocukların ailelerinin en temel ihtiyacı, toplumdan izole olmamaları ve gerekli sosyal desteği alabilmeleridir. Bu hastalık ile mücadelede ailelere bu sosyal desteği vermek ise hepimizin temel vazifesidir" şeklinde konuştu.