EKONOMİ - 23 Ocak 2026 Cuma 18:08

Edirne’de "Sosyete Pazarı"nın kapatılmasına esnaftan tepki

A
A
A
Edirne’de "Sosyete Pazarı"nın kapatılmasına esnaftan tepki

Edirne’de turistler uğrak noktası olan Ulus Pazarı’nın kapatılmasına esnaf tepki gösterdi.


Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Balkan ülkelerinden gelen turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği "Sosyete Pazarı" olarak bilinen Edirne Ulus Pazarı’nın kapatılması, esnafın tepkisine neden oldu. Ulus Pazarı’nın kapatılmasıyla ilgili yaşanan sürecin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan esnaf, pazarın faaliyetlerine devam etmesini istedi.


Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi’nin (UPEK) esnafı yeterince temsil edemediğini savunan pazar esnafı Serkan Çelik, pazarın kapatılmasıyla yüzlerce esnafın mağdur olduğunu belirterek, "Yaklaşık 400 esnaf kış ortasında desteksiz kaldı. Belediyeden talebimiz, SGK borçlarıyla ilgili farklı bir çözüm üretilmesi" dedi.


Saraçlar Caddesi esnafından Ömer Tuzcu ise Ulus Pazarı’nın kapanmasının kent ticaretini doğrudan etkilediğini ifade ederek, "Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen misafirler özellikle bu pazarı soruyordu. Pazar kapalı olunca alışveriş azalıyor, bu durum çarşı esnafına da olumsuz yansıyor" diye konuştu.


AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba da Ulus Pazarı’nın sadece esnaf için değil, şehir ekonomisi için de önemli olduğunu vurguladı.


Sayıştay raporlarında pazarın kapatılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığını belirten İba, "Bu pazar Edirne ile özdeşleşmiş bir marka. Alternatif bir pazar alanı oluşturulmadan kapatılması doğru değil. Bedelin esnafa ve vatandaşa ödetilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Edirne’de "Sosyete Pazarı"nın kapatılmasına esnaftan tepki

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Tekke: "Hedefimiz önce yangını söndürmekti, bunu başardık. Şimdi yarışın içindeyiz" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, göreve geldikleri ilk dönemde hedeflerinin yangını söndürmek olduğunu ve bunu başardıklarını belirterek, şimdi yarışın içinde olduklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Trabzonspor, sahasında Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, maçların kolay olmadığını belirterek, "Maçlarımızın zorlu geçeceğini söylüyoruz, bu maç da zor geçti. Üçüncü bölgede kaybettiğimiz toplar oldu. Yediğimiz golde hatalarımız var. Ancak hedeflerimiz doğrultusunda ilerleyen ve bunun için mücadele eden bir ekip var. Oyuncularımı tebrik ediyorum" dedi. Takımın ilk 11’inin tamamının yabancı oyunculardan oluşmasıyla ilgili soruya da yanıt veren Tekke, "Ben de 11 oyuncunun Trabzonlu olmasını isterim. Bu bir plan dahilinde yapılabilirdi. Trabzonlu çocuklarla ilgili her zaman söylüyorum. Bugün itibarıyla mevcut durum bu. Göreve başladığımızda farklı bir konumdaydık" ifadelerini kullandı. "Neresinden bakarsanız bakın bu bir başarıdır" Trabzonspor’da göreve geliş sürecine de değinen deneyimli teknik adam, "Trabzonspor’un ihtiyacı olan şey yangının söndürülmesiydi. Buraya gelişimin üzerinden 11 ay geçti. Yönetimimizle paralel gidiyoruz ve bu yangın söndürülmüştür. Neresinden bakarsanız bakın bu bir başarıdır" diye konuştu. "İkinciliği kabul eden bir yapım yok" Transfer süreciyle ilgili olarak başkanın net açıklamalar yaptığını hatırlatan Tekke, "Hangi teknik adam iyi bir oyuncusunu vermek ister? Önemli olan Trabzonspor’un menfaati. Herkes gitti, ben de gittim. Bu riskleri kim alabilirdi? Bir anda her şey gerçekleşmez. İkinciliği kabul eden bir yapım yok. Taraftarımızla aynı şeyleri düşünüyorum. Bu sezon için 1 ila 4 arası diyorum. Gerçeğin dışında bir şey söylemem" şeklinde konuştu. "Oyuncularımıza teklif gelmesi de bir değerdir" Takımın gelişim sürecine de değinen Tekke, "Hatalarımız olabilir, oluyor da. Ekibimizle çok iyi çalışıyoruz. İstediğim ritim olmayınca oyunun detaylarını çok konuşamıyoruz. Herkesin bu değerin oluşmasında katkısı var. 23-24 yaş ortalamasıyla oynuyoruz. Önce yangını söndürmekti hedefimiz, bunu yaptık. Şimdi yarışın içindeyiz. Herkesin niyeti çok iyi, hatalar yaşanabiliyor. Oyuncularımıza teklif gelmesi de bir değerdir. Bu çok önemli" açıklamasında bulundu. "Biz onu çok seviyoruz" Nwaekeme ile ilgili olarak ise Fatih Tekke, "Gol pasına baktığımızda Zubkov’u orada her oyuncu göremezdi. Nwakaeme’yi 11 aydır tanıyorum. Şampiyon olmuş kadroda yer almış. Bence efsane olmuş biri. Biz onu çok seviyoruz. Trabzonspor’un verdiği karara saygı duyduğunu her zaman söylüyor. O hepimizin kalbinde. Onu biz çok seviyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Ankara’da "IBAN mağdurları"ndan eylem TCK 158 Mağdurları Platformu üyeleri, Ankara’da basın açıklaması yaptı. Platform Başkanı İlyas Ataş, TCK’nın 158. maddesinin uzlaşma kapsamına alınmasını ve CMK 253’ün yeniden düzenlenmesini istediklerini belirtti. TCK 158 Mağdurları Platformu, Ankara’nın Ulus semtinde Atatürk heykeli önünde eylem düzenledi. Platform Başkanı İlyas Ataş, yaptığı açıklamada 81 ilden gelen heyetleriyle birlikte basın açıklaması yaptıklarını belirterek, "Buradan tüm yetkilileri, yaşanan bu ağır ve yaygın mağduriyetin çözümü için sorumluluk almaya davet ediyoruz. Kamuoyunda ‘IBAN mağdurları’ olarak bilinen binlerce vatandaşımız, IBAN’larını iyi niyetle, güvene dayalı ilişkilerle, iş arama, yardım ya da ticari beklenti gerekçeleriyle verdikten sonra ya da hiçbir bilgileri ve rızaları olmadan, adlarına yapılan işlemler nedeniyle mağdur edilmektedir. Özellikle vurguluyoruz, bazı durumlarda vatandaşların IBAN’ları kullanılarak, kişinin bilgisi ve onayı olmadan dolandırıcılık yapılmakta, bu işlemler sonucunda asıl dolandırıcılar yerine IBAN sahibi kişiler sanık durumuna düşürülmektedir. Kişi hem dolandırılmakta hem de cezalandırılmaktadır. Bu kişiler, zararı gidermelerine rağmen adlarına açılan onlarca dosya sebebiyle adli para cezalarına, her bir dosya için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaya devam etmektedir. 11. Yargı Paketi’nde kripto, bankacılık ve operatörler hakkında düzenlemeler yapılmış, önleyici tedbirler alınmıştır" dedi. Taleplerinin net olduğunu ifade eden Ataş, "TCK 158 maddesinin uzlaşma kapsamına alınması ve CMK 253’ün bu doğrultuda yeniden düzenlenmesi. Buradan tüm milletvekillerine ve Adalet Bakanlığına açık çağrıda bulunuyoruz. Bu mağduriyeti görmezden gelmeyin, çözüm üretin. Biz bugün burada terör için değil, şiddet için değil, siyasi bir amaç için değil, haksız yere mağdur edilen binlerce insanın sesi olmak için bulunuyoruz. Bu basın açıklaması hukuka uygun, resmi izinleri alınmış ve tüm basın kuruluşlarına açık bir açıklamadır. Çözüm istiyoruz, adalet istiyoruz. Mağduriyetimizin sona ermesini istiyoruz" diye konuştu.
Adana Cemaat, imam, minare var fakat cami yok Adana’nın Aladağ ilçesinde 6 Şubat depremlerinde hasar gören ve valilik kararıyla yıkılan camiden geriye yalnızca minare kaldı. Mahalle sakinleri, "Minare var, imam var, cemaat var ama camimiz yok" diyerek yeni cami yapılmasını istiyor. Aladağ ilçesi Uzunkuyu Mahallesi’nde köylülerin kendi imkanlarıyla 1994 yılında imece usulü inşa ettiği mahalle camisi, 6 Şubat depremlerinde önce orta hasarlı, ardından ağır hasarlı olarak tespit edildi. Yapı, güvenlik gerekçesiyle valilik kararıyla yıkıldı. Yıkım sonrası caminin minaresi ayakta kalırken, mahallede ibadet edilecek bir alan kalmadı. Mahalle sakinleri vakit namazlarını evlerinde kılmak zorunda kalırken, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte teravih namazları ve toplu ibadetlerde mağduriyet yaşanmaması için yeni cami yapılmasını istiyor. "İmamımız var ama camimiz yok" Uzunkuyu Mahallesi Muhtarı Ramazan Karlangıç, mahalle sakinlerinin yaklaşan Ramazan ayında teravih namazı kılacak yeri olmadıklarını ifade ederek, "Camimiz depremde önce orta hasarlıydı, daha sonra ağır hasarlıya çevrildi ve valilik emriyle yıkıldı. Mahalle olarak yıkılmasını istemedik ama mecbur kalındı. Nasıl yaptıracağımızı sorduk, üstlenen olmadı. Şu an imamımız var ancak camimiz olmadığı için müftülük imamımızı başka mahallelere görevlendirmek istiyor. Buna karşı çıkıyoruz. 70 haneli yaklaşık 270 nüfuslu bir mahalleyiz. Temeli kendi imkanlarımızla attık ama üstünü yapacak gücümüz yok. Hayırseverleri mahallemize davet ediyoruz. Ramazan’da teravihlerde cemaatimiz kalabalık oluyor. Cenaze oluyor, mevlit oluyor. Cami olmadan olmaz" dedi. "Karadeniz fıkrası gibi bir durum" Mahalle sakinlerinden Bülent Ateş, yıllarca kendi imkanlarıyla yaptıkları camileri olduğunu kaydederek, "İmam istedik, minare istedik, hepsini yine kendimiz yaptık. Şimdi Karadeniz fıkrası gibi bir durumdayız: Minare var, imam var ama cami yok. Cenazemizi kaldıracak yerimiz yok. Ramazan geliyor, teravih kılacak alan yok. Yazın çocuklar için Kur’an kursu oluyordu, şimdi o da yapılamıyor" diye konuştu. "Çocuklarımız dini eğitim alamıyor" Mahalle sakinlerinden Asiye Yıldırım da yaşanan mağduriyete dikkat çekerek, "Evde vakit namazlarımızı kılıyoruz ama teravih kılamıyoruz. Çocuklarımız camiye gidemiyor, dini eğitimlerini alamıyor. Minare var ama cami yok. Görenler ilginç buluyor. Hocamız çocuklara namazı, dini bilgileri öğretiyordu, şimdi hepsi yarım kaldı" dedi. Mahalle halkı, yıkılan caminin yerine bir an önce yeni bir cami yapılması için yetkililerden ve hayırseverlerden destek bekliyor.