ÇEVRE - 25 Mart 2026 Çarşamba 16:57

Ücretsiz fidan dağıtıldı

A
A
A
Ücretsiz fidan dağıtıldı

Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğinde, 21–26 Mart Orman Haftası kapsamında düzenlenen "İklim Değişikliği Odağında Orman Köylerinin Rolü" başlıklı Bilim Kafe etkinliği gerçekleştirildi.


Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde ki programa; Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Pınar Gültekin, Enstitü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Tuğba Torun, Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü’nde görev yapan şef ve personeller ile çok sayıda Yığılca halkı katılım sağlarken; Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin, konuşmacı olarak yer aldı.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cömert, Bilim Kafe buluşmalarının Düzce Üniversitesi’nin topluma katkı misyonu doğrultusunda önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin, akademik bilgiye erişimi yaygınlaştırmayı ve toplumun ihtiyaç duyduğu her alanda destek sunmayı önemsediğini dile getiren Cömert, katılımcıların talep ettikleri konularda her zaman yanlarında olacaklarını belirterek etkinliğe katkılarından dolayı Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü’ne teşekkürlerini sundu.



"İklim değişikliği orman ekosistemlerini doğrudan etkiliyor"


Konuşmacı Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin, iklim değişikliğinin orman ekosistemleri ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Son yıllarda artış gösteren orman yangınlarının bu sürecin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Gültekin, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu belirtti.


Yığılca’nın orman varlığı açısından zengin bir bölge olduğunu belirten Gültekin, ormanların korunması ve gelecek nesillere aktarılması için planlı ve bilinçli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini, bu süreçte yalnızca kamu kurumlarının değil toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.



"Kırsal kalkınma için alternatif gelir kaynakları geliştirilmeli"


Konuşmasında kırsal kalkınma konusuna da değinen Gültekin, orman köylerinde yalnızca geleneksel üretim faaliyetlerine bağlı kalınmaması gerektiğini ifade etti. Ekoturizm faaliyetlerinin geliştirilmesi, yöresel ürünlerin değerlendirilmesi ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi gibi uygulamaların bölge ekonomisine katkı sağlayacağını vurgulayan Gültekin, safran ve lavanta gibi alternatif üretimlerin de değerlendirilebileceğini belirtti.



"Yığılca’nın doğal potansiyeli değerlendirilmeli"


Yığılca ve çevresinin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin önemli bir potansiyel sunduğunu ifade eden Doç. Dr. Gültekin, Sarıkaya Mağarası başta olmak üzere bölgedeki doğal alanların turizm açısından daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Katılımcıların interaktif katılımıyla devam eden program kapsamında katılımcılara çevre bilincinin artırılmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla fidan dağıtımı gerçekleştirildi.


Bilim Kafe; teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.



Ücretsiz fidan dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin geçimini defneden sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" adlı televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip, gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının da tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değere dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak, kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber, diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya; çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünleri biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz; pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp, direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.