SAĞLIK - 13 Ocak 2026 Salı 12:44

POLDER’den hastanede moral ziyareti

A
A
A
POLDER’den hastanede moral ziyareti

DÜZCE (İHA) –Düzce Polis Eşleri Derneği Başkanı Şule Ergüder, tedavi gördükleri hastanelerde Polis Memuru İsmail Çekitaş ile merhum Polis Memuru Bekir Güleç’in oğlu Taha Güleç’i geçmiş olsun ziyareti yaptı.


Ziyaretlerde, hastaların sağlık durumları hakkında yetkililerden bilgi alan Ergüder ve beraberindekiler, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Emniyet teşkilatının her şartta personelinin ve ailelerinin yanında olduğu vurgulandı. Gerçekleştirilen ziyaretin, birlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiği ifade edildi.



POLDER’den hastanede moral ziyareti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Meram Belediyesi sıfır atık eğitimleriyle geleceğe yatırım yapıyor Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, çevreyi koruma, iklim değişikliğiyle mücadele ve sıfır atık bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması hedefiyle çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Meram Belediyesi, çevre, iklim değişikliği ve sıfır atık bilincinin aşılanması adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Meram Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü uzmanları bu kapsamda Fevzi Çakmak Ortaokulu’nda ‘Veliler İçin Geri Dönüşüm’ temalı bir sıfır atık eğitim semineri düzenledi. Eğitimde, doğal kaynakların korunmasının taşıdığı hayati önem anlatıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Projesi çerçevesinde 2026 yılı Ocak ayı için belirlenen "Önle, Azalt, Yeniden Kullan Ayı" teması doğrultusunda gerçekleştirilen seminere öğrenciler, veliler ve öğretmenler yoğun ilgi gösterdi. Eğitimlerde; atık oluşumunun önlenmesi, atıkların azaltılması, yeniden kullanım alışkanlıklarının kazandırılması ve geri dönüşümün günlük hayata entegre edilmesi konularında bilgilendirme yapıldı. Seminerle, öğrencilerden ailelere kadar geniş bir katılımcı kitlesinde çevre farkındalığının artırılması, davranış değişikliğinin desteklenmesi ve sıfır atık yaklaşımının yaşam biçimi haline getirilmesi hedeflendi. Döngüsel ekonomi anlayışının önemine de vurgu yapılan eğitimlerde, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesiller için taşıdığı hayati önem de anlatıldı. "Geleceğimiz için çocuklarımıza ve ailelerimize çevre bilincini kazandırmak mecburiyetindeyiz" Meram Belediyesi’nin çevre ve sıfır atık alanındaki çalışmaları eğitimlerle sınırlı kalmıyor. 2025 yılı içerisinde ilçenin farklı noktalarında, okullarda, üniversitelerde ve kamu kurumlarında düzenlenen eğitim ve seminerlerle binlerce kişiye ulaşıldı. Bu eğitimlerden elde edilen geri bildirimler doğrultusunda yeni uygulama ve çalışma modelleri geliştirilerek daha etkili ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Belediyenin sıfır atık ve çevreyi korumak adına yaptığı çalışmaları aktaran Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, kurum olarak sıfır atık ve çevre yatırımlarına büyük önem verdiklerini belirterek, eğitimin bu çalışmaların temelini oluşturduğunu vurguladı. Başkan Kavuş, "Çevreyi korumanın, iklim değişikliğiyle mücadele etmenin ve sıfır atık hedeflerine ulaşmanın yolu eğitimden geçiyor. Çocuklarımıza ve ailelerimize bu bilinci kazandırmak, geleceğimizi güvence altına almak demektir. Meram Belediyesi olarak hem yatırımlarımızla hem de eğitim çalışmalarımızla temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Güçlü ve güzel bir geleceğin anahtarı, sıfır atık ve çevre politikaları ile bunlar için verilen eğitimlerdir" ifadelerini kullandı. Başkan Kavuş ayrıca, ilçede hayata geçirilen sıfır atık projeleri, mobil atık getirme merkezleri, geri dönüşüm uygulamaları ve çevre yatırımlarıyla önemli tasarruflar sağlandığını belirterek, tüm vatandaşları bu sürece destek olmaya davet etti. Katılımcılar seminer sonunda öğrencilerin hazırladığı ‘Sıfır Atık Sergisi’ni gezdi.
Düzce Bir asırlık ömre tanıklık eden Yılmaz’dan, Erdoğan’a anlamlı sözler: "O benim manevi torunum" Bir asırlık ömründe birçok cumhurbaşkanı ve başbakanın iktidarına tanıklık eden 100 yaşındaki Necati Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için "Benim manevi torunum" sözlerini kullanarak Ankara’daki buluşmayı hayatının en unutulmaz anlarından biri olarak anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da bir araya gelen 100 yaşındaki Necati Yılmaz, ziyaretinin ardından Düzce’ye döndü. Bir asırlık ömrüne Türkiye’nin siyasi tarihine tanıklık eden Yılmaz, Cumhuriyet döneminde birçok cumhurbaşkanı ve başbakanın iktidarını gördüğünü belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği buluşmayı hayatının en özel anlarından biri olarak nitelendirdi. 1950’li yıllardan bu yana devletin en üst kademelerinde görev yapan isimlerle karşılaştığını anlatan Yılmaz, Cemal Gürsel’den Süleyman Demirel’e, Turgut Özal’dan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’a kadar pek çok siyasi liderle ilgili hatıralarını hatırlatarak, Erdoğan ile görüşmenin ise kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. "Cemal Gürsel’i, Süleyman Demirel’i, Turgut Özal’ı gördüm" Cumhurbaşkanlarıyla uzun yıllara dayanan hatıraları olduğunu belirten Yılmaz, "100 yaşındayım. Evlatlarım başta olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum. Allah benim gibi uzun ömürler versin. Hayatımı onlara borçluyum. 1951 yılından bu yana cumhurbaşkanlarını görüyorum. Cemal Gürsel’i, Süleyman Demirel’i, Turgut Özal’ı gördüm. Bülent Ecevit başbakandı, Necmettin Erbakan’ı da gördüm. Bu ziyarete vesile olanlar var. Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü ve Milletvekilimiz Ayşe Keşir sayesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile karşılaştım. Onu ne zaman göreceğim diye büyük bir merakla bekledim. Parti binasında bizi ağırladılar" ifadelerini kullandı. "O benim manevi torunum" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaşadığı karşılaşmayı duygusal sözlerle anlatan Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız geldi ve ilk olarak beni karşıladı, elimi öptü. Ben de onun alnını öptüm. O bir dünya lideri. Dünyanın ona ihtiyacı var. ‘Ülkeni bırakma, ülkemizin sana ihtiyacı var. Sen benim manevi torunumsun, sakın bizi bırakma’ dedim" diye konuştu. "Hayatımın sonuna kadar saklayacağım" Ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine baston hediye ettiğini belirten Yılmaz, "Bana verdiği bastonu hayatımın sonuna kadar saklayacağım. Odamın baş köşesine asacağım. Her baktığımda Cumhurbaşkanımızı hatırlayacağım. Kendi bastonum vardı ama onun verdiği baston çok daha başka" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Sinop ABD’den gelip Sinop’a yerleşen Craig Burns: "Türk yemekleri çok güzel ve zengin" ABD’nin Los Angeles kentinden Türkiye’ye taşınarak Sinop’a yerleşen 75 yaşındaki Craig Burns, kentin doğal yapısı, kültürel zenginliği ve sakin yaşamıyla kendisini etkilediğini söyledi. Uzun yıllar Los Angeles’ta yaşayan Craig Burns, eşi Arife Üçüncüoğlu Burns ile birlikte Sinop’ta yaşamaya başladı. Sinop’a yıllardır geldiğini ifade eden Burns, her gelişinde kente olan sevgisinin arttığını belirtti. Sinop’un kültürel açıdan çok zengin bir şehir olduğunu dile getiren Burns, "Sinop çok güzel ve çok doğal bir kent. Eşimi burada buldum. Eşimi bulmadan önce de Sinop’a sık sık geliyordum. Los Angeles çok kalabalık, trafik çok yoğun. Orada setlerde çalıştım ve birçok insanla tanıştım. Sinop ise bunun tam tersi; daha sakin, daha huzurlu. Burayı çok seviyorum" dedi. Günlük yaşamında yapay zeka projeleri üzerine çalıştığını ifade eden Burns, "Sabah kahvemi içtikten sonra günün büyük bölümünü bilgisayar başında geçiriyorum. Yapay zeka kullanarak projeler üretiyorum. Seyahat acenteleriyle çalışmaya başlayacağız, onlar için içerikler hazırlıyorum" diye konuştu. Türk mutfağını çok sevdiğini belirten Burns, "Sinop mantısını özellikle cevizli olanını çok seviyorum. Yoğurtlusu da çok güzel. Hamsiyi tek tek yemeyi seviyorum. Amerika’da hamsiler genellikle kutulanmış şekilde satılıyor ama Sinop’taki hamsiler çok daha lezzetli. Amerika ile Türkiye’yi karşılaştıramayız. Türk yemekleri çok güzel ve çok zengin" ifadelerini kullandı. Türk insanının misafirperverliğine de değinen Burns, "Amerikalıların ve Türklerin kültürleri farklı. Amerikalılar daha kolay iletişim kurabiliyor ancak Türkler ilk başta biraz daha temkinli olabiliyor. Sonrasında ise çok daha sıcak, samimi ve insancıl oluyorlar. Türkler gerçekten çok misafirperver" şeklinde konuştu. Kentin tarihi dokusuna dikkat çeken Burns, "Sinop’un tarihi çok eski. Karadeniz’in başlangıcının Sinop olduğunu düşünüyorum. Herkesin gelip bu tarihi görmesi lazım. Özellikle Sinop Cezaevi mutlaka görülmeli" dedi. Craig Burns’un eşi Arife Üçüncüoğlu Burns ise 2021 yılının sonlarında Sinop’a geldiklerini, 2022 yılında ise tamamen taşındıklarını belirtti.