GÜNDEM - 16 Şubat 2026 Pazartesi 14:56

Osmanlı geleneği Zimem Defteri dijital ortama taşındı

A
A
A
Osmanlı geleneği Zimem Defteri dijital ortama taşındı

DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Çilimli Kaymakamlığı öncülüğünde, Çilimli Belediyesi iş birliğiyle Osmanlı’dan günümüze uzanan yardımlaşma geleneği olan Zimem Defteri Projesi dijital ortamda hayata geçirildi.


Zimem Defteri Projesi tanıtımı Çilimli Belediyesi konferans salonunda geniş katılımla yapıldı. Programda konuşan AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Kesir, "Ramazan’ın ruhuna uygun, bize medeniyetimizin ve inancımızın verdiği kodları hatırlatan çok güzel bir proje. Çok kıymetli bir vakıf geleneğinden geliyoruz. Modern toplumlar yardım konusunu ne yazık ki hep yoksulluk ve alan kişi üzerinden tanımlıyor. Halbuki o yardım denen şeyi veren tarafında ihtiyacı var. Zimem Defteri veren tarafın işini kolaylaştıran kısmını son derece önemsiyorum. Çilimli küçük bir ilçe. Herkes birbirini tanıyor. Ama büyük şehirlerde gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmanız çok zor. Bu sistemin altyapısı bu anlamda çok önemli. Devlet bu işin güvenlik tarafını yani doğru kişi doğru adres tarafını üstleniyor. Artık her şey dijitalleşti herkesin bir meşguliyeti var. Yardımlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmeniz parmaklarınızın ucunda. Ramazan ayı geliyor. Zimem Defteri uygulamasıyla zekatımızın bir miktarını verelim. Önümüzdeki günlerde Ankara’da hem İçişleri Bakanımızda hem Aile Bakanımızda görüşmelerimiz olacak. Bu konu benim birinci gündemim olacak. Her ikisine de bu konuyu özellikle anlatmak istiyorum. Çünkü yaygınlaşması lazım. Güneş doğudan yükselir ama Zimem Defterinin güneşi de Çilimli’den yükseldi" dedi.



"Çilimli’den yanan iyilik ateşinin ülkeyi sardığını görmek nasip olur"


AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, projenin çok önemli olduğunu belirterek yaptığı konuşmada şunları aktardı; "Manevi duygularımızın yavaş yavaş yükseldiği, kendimizi manen Ramazan’a hazırladığımız bir dönemde tanıttığımız projenin zamanlaması da ancak bu kadar güzel olabilirdi. Ben 25 yıl bu devletin sosyal yardım tarafında çalıştım. Her şeyi devletten beklediğimizde şöyle düşünebiliyoruz ‘Devletin Vakfı var’. Nasılsa devlet hallediyor. Vermek çok güzel bir haslet. Bazılarında var ama vermek nasip olmuyor. Devlet yardım konusunu tamamen üstlendiğinde toplumun verme hasletinde de zafiyet olabiliyor. Bizim o kadar kadim ve güçlü bir milletimiz var ki 6 Şubat depremlerinden sonra tır şoförlerinin yardım yetiştirmek için nasıl çabaladığını unutmayın. Kumbarasını patlatan çocuklar, emekli maaşını veren amcalar. Verme konusunda bizim milletimiz istekli ve gayretli. Kendisinde ne kadar olduğuna bakmaksızın. Bir çocuk kuruş kuruş biriktirdiği kumbarayı patlatabiliyorsa bu milletin genlerinde var demektir. Öyle güzel bir proje yapılıyor ki www.zimemdefteri.com adında Düzce ya da Çilimli’nin olması zaten ülke genelinde yaygınlaşabilme potansiyelinin olduğu ve kodları ile oynamadan da bunu bütün ülkeye yaymanın daha kolay olabileceği düşüncesi oluşturuyor. Devletimizin sosyal yükünü paylaşabilmenin, vatandaşımıza verme hazzını yaşatabilmenin, zor durumda kalan vatandaşların mahcup olmadan bu yardıma ulaşabilmesinin yolunu açıyor. Böyle yardım yapabilmenin kolaylığını sağlıyor. Çok kıymetli bir proje. İnşallah tüm ülkede projenin hayata geçtiğini, Çilimli’de yanan iyilik ateşinin bütün ülkeyi sardığını görmek nasip olur."



Düzce Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ise konuşmasında "Adaleti ve iyiliği emreden bir dinin mensuplarıyız. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Komşu komşunun külüne muhtaçtır diyen çok güzel bir milletiz. Ramazan ayının arifesinde bulunduğumuz bu anlamlı günde bize hatırlatılan çok önemli değerlerimiz var. Bu projenin sosyal yardımlaşma bilincinin artarak gelişmesine ve Çilimli’de başlayan bu güzel anlayışın ülkemiz genelinde yaygınlaşmasına vesile olmasını diliyorum" dedi.



"Dijital ortama taşıdık"


Çilimli Kaymakamı Furkan Alpay, Zimem Defterini dijital ortama taşıdıklarını belirterek "Bugün burada kökleri asırlar öncesine uzanan bir iyilik geleneğini yeniden yeşertmek, geçmişten aldığımız ilhamı geleceğe taşımak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Ecdadımızın toplumsal dayanışmayı en zarif şekilde hayata geçirdiği uygulamalardan biri olan Zimem Defteri Osmanlı’da ihtiyaç sahiplerinin borçlarının hayırseverler tarafından sessizce kapatıldığı, insan onurunu koruyan ve gönüller arasında köprü kuran eşsiz bir yardımlaşma modelidir. Verenin mağdur olmadığı, alanın mahcup edilmediği bu yüksek medeniyet anlayışı milletimizin karakterini yansıtan en güçlü değerlerden biridir. Çilimli Kaymakamlığı uhdesinde Çilimli Belediyesi iş birliği ile bu kadim geleneği günümüz şartlarına uyarlayarak Zimem Defteri dijital sosyal destek projesini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu projeyi benzerlerinden ayıran çok önemli özellikler var. Zimem Defteri geleneği Türkiye’de ilk kez dijital ortama taşınmıştır. Oluşturduğumuz bu platform sayesinde hayırsever vatandaşlarımız yardımlarını şeffaf, güvenilir ve doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmektedir. Böylece asırlık bir iyilik geleneği çağın imkanları ile buluşmuştur" ifadelerinde bulundu.



Esnafa da destek olacak


Kaymakam Furkan Alpay, proje ile yalnızca borçları kapatmadıkları aynı zamanda yerel esnafı desteklediklerini belirterek "Toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor, komşuluk hukukunu canlandırıyor ve devletimizin sosyal yardım yükünü hafifletmeye katkı sağlıyoruz. Devletimiz güçlüdür ve muktedirdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal devlet anlayışı ile hiçbir vatandaşını darda ve çaresiz bırakmayacak kudrete sahiptir. Bizler sadece devletimizin sağladığı imkanlarla değil inancımızın, kültürümüzün ve medeniyetimizin bizlere emanet ettiği yardımlaşma ruhuyla da ayakta duran büyük bir milletiz. Bizim medeniyetimiz komşusu açken tok yatmayı kendisine yakıştıramayan bir medeniyettir. Bizim inancımız paylaşmayı bereketin anahtarı olarak gören bir anlayışın adıdır. Biz inanıyoruz ki her birimizin rızkında ihtiyaç sahiplerimizin payı ve emaneti vardır. Biz bu projeyle o emaneti gerçek sahibine ulaştırmaya, gönüller arasında görünmeyen ama sarsılmaz köprüler kurumaya vesile olmaya gayret ediyoruz. Bu aziz millet tarih boyunca mazlumun umudu, kimsesizin kimsesi olmuş, dayanışmayı, merhameti ve paylaşmayı en büyük zenginlik kabul etmiştir. Şüphesiz iyilik paylaştıkça çoğalır. Dayanışma arttıkça toplum güçlenir. Düzce’mizden Çilimli’mizden doğan bu iyilik hareketinin dalga dalga büyüyerek yayılmasına temenni ediyorum" şeklinde konuştu.



"Mirası yaşatıyoruz"


Çilimli Belediye Başkanı Yılmaz Yıldız ise "Bugün ecdadımızdan miras kalan Zimem Defteri geleneğini dijital ortamda yeniden hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnsan onurunu temel alan bu anlayışı kaymakamlığımız ve belediyemiz iş birliği ile çağın imkanları ile buluşturduk. Amacımız ihtiyaç sahipleri ile güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir bir destek sunmak. Dayanışma kültürümüzü güçlendirmek" dedi.



Zimem Defteri uygulaması tanıtıldı


Çilimli Sosyal Yardımlaşma Müdürü Mehmet Uzun proje ile ilgili bilgiler verdi. "Farklı hayatların her biri bize his verdi, bizi dert sahibi yaptı. Bizde derdimizi sizlerle paylaşmak için huzurlarınıza geldik. Bu dertler bize Zimem Defteri projesini hayata geçirmeye vesile oldu. Zimem projesi sadece ihtiyaç sahibi ailelere değil tüm aileleri kapsayan bir sosyal yardım modelidir. Böyle ailelerimiz hem borçlu hem ihtiyaç sahibi konumunda olmalarından dolayı ciddi bir psikolojik yük altında kalmaktadır. Tabi ki devletimiz tüm vatandaşlarımıza yardım ve destek olmaktadır. Ancak bazı durumlarda mevzuat olarak ulaşamadığımız bazı engeller olabilir. Zimem destek projesi bu sorunu aşmış hem de devletin çatısı altında güvenli bir sosyal yardım modeli oluşturulmuştur. Mesele yalnızca borç değildir. Mesele mahcubiyettir. Hayat hepimiz için imtihandır. Bugün veren el olabiliriz, yarın alan el olma ihtimalimizde vardır. Proje kapsamında ilçemizde faaliyet gösteren market, fırın ve eczane gibi temel ihtiyaç noktalarındaki veresiye defterleri incelenerek gerçek ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız tespit edilmiş, yerel esnafımızın katkılarıyla kırsaldaki esnafımız yüzde 30, merkezdeki esnafımız yüzde 40 oranında indirim sağlanmıştır" dedi.


Zimemdefteri.com adlı site yardım yapmak isteyen ile yardıma ihtiyacı bulunanları buluşturmaya yardımcı olacak. Program hep birlikte çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.



Osmanlı geleneği Zimem Defteri dijital ortama taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Öldürdüğü eski eşinin bulunduğu baz istasyonu çevresinde binden fazla sinyal alınmış Kayseri’de Erciyes Üniversitesi yerleşkesi içerisinde eski eşi, 3 çocuk annesi Meliha Keskin’i pompalı tüfekle öldüren sanık hakim karşısına çıktı. 23 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen olayda üç çocuk annesi, eski eşi Meliha Keskin’i Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi önünde pompalı tüfekle öldüren Ferhat K. (43) Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunmasını yapan Ferhat K., Meliha Keskin ile 2008 yılında evlendiğini ve 2019 yılında boşandığını belirterek, eski eşinin kendisini aldattığını ve evli oldukları dönemde babasının ziynet eşyalarını çaldığını iddia etti. Eski eşinin üniversiteye gittiğini bilmediğini, kapıcıdan eski eşinin çocuklarını yalnız bıraktığını ve akşamları gelmediğini duyduğunu öne süren Ferhat K., 3 yıldır ilaç kullandığını ve psikolojisinin bozuk olduğunu, cinayet günüde eski eşi ile konuşmak için kapısına gittiğini söyledi. Uzaklaştırma kararını ihlal etmiş Mahkeme başkanının telefonundan eski eşinin bulunduğu baz istasyonu çevresinde bin 500 kez sinyal alındığını hatırlatılması üzerine Ferhat K., çocukların ihtiyacını almak için 3 kez uzaklaştırma kararını ihlal ettiğini ifade etti. Olayda kullandığı pompalı tüfeği kırsal mahallede havaya ateş açmak için internetten aldığını belirten sanık, "Köye gitmeden Meliha ile konuşmak istedim. Meliha’nın fakültede olduğunu bilmiyordum. Taksiye bindi, evden ayrıldı, üniversiteye girdi. Üniversitede kapı kapandı. Güvenliğe, ’eşim içeri girdi, 10 dakika konuşup çıkacağım’ dedim. Kiralık araçla içeri girdim. Meliha, Edebiyat Fakültesi’nin içerisine girdi. 15-20 dakika içeriden çıkmadı. Oradaki bir öğrenciye fakültenin ne amaçla kullanıldığını sordum. ’Meliha öğretmen mi oldu’ dedim kendi kendime. Beni görüp panikler diye arabadan inmedim. Meliha arkadaşıyla kapıdan çıktı. Arabadan indim, tüfeği aldım. Etrafa sıkıntı vermeyeyim diye tüfeği eşofmanıma sardım. Tüfeği kullanmak için götürmedim" ifadelerini kullandı. Eski eşi Meliha Keskin ile konuşmak istediğini söyleyen Ferhat K. savunmasını şöyle sürdürdü: "’Bekle, kaçma 3 çocuğumuz var’ dedim. Panikledi, kaçarken tüfek ateş aldı. Nasıl ateş aldı bilmiyorum. Çevreden bağıranlar oldu. Meliha yerdeydi. ’Ambulans çağırın’ diyenler oldu, ben de ’ambulans çağırın’ dedim. Telefonumun tuş kilidini açamadım. Çevredekiler, ’tüfeğini bırak’ deyince arabaya bıraktım. Telefonumla video çekilmiş. Birkaç kişiye daha video gitmiş, haberim yok. Meliha’nın bu şekilde vurulduğunu görünce üzüldüm, pişman oldum. Arabaya bindim, emniyete gidiyordum. Trafik polislerine ’istemeyerek bir olay oldu’ dedim. Sonra beni teslim aldılar. Çok pişmanım, çok üzgünüm. Çocuklarımı annesiz bırakmak istemezdim. Hala olayın etkisindeyim." Oğlu babasını suçladı Öldürülen kadının oğlu H.K. ise, "Annemiz bizim yanımızdaydı. 2-3 gün bizi bırakıp, eve gelmemesi söz konusu değildir. Yalnız bırakmadı bizi. Biz babamızı istemiyorduk, mahkeme kararı olduğu için görüşüyorduk. Her buluşmamızda, ’ona bunu yedirmeyeceğim, en kısa zamanda gününü görecek, onun ölümü benim elimden olacak’ derdi. Görüştüğümüzde anneme iftira atıyordu. Şikayetçiyim, en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına hükmederek, akıl sağlığına ilişkin rapor aldırılması ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Denizli Denizli Büyükşehirle 3 gün dolu dolu festival Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali" atölye çalışmalarından konserlere, bilim etkinliklerinden tiyatroya kadar dopdolu geçen 3 günün ardından kapılarını kapattı. 258 standın kurulduğu festival, Denizli’de kadın gücünün ve dayanışmanın sembolü oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kadın girişimcileri desteklemek ve yerel kalkınmayı teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 13-15 Şubat tarihleri arasında DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üç gün boyunca süren etkinlik, sadece bir alışveriş noktası olmanın ötesinde bir kültür ve sanat şölenine dönüştü. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun "Kadınların özgürce üretebildiği bir Denizli" vizyonuyla kapılarını açan festival, her yaştan binlerce vatandaşı ağırladı. Festivalin ikinci günü olan 14 Şubat Sevgililer Günü hem eğitici atölyelere hem de müzik ziyafetine sahne oldu. Uzm. Diyetisyen Merve Erdemir ile "Mutlu Bağırsak, Mutlu Kadın" atölyesi ve Güler Çelik ile "Keçeden Sevgi Broşları" çalışması kadınlardan yoğun ilgi gördü. Atölyelere katılan kadınlar, sorularına yanıt aradı, ilgi alanlarını geliştirme ve deneyimleme fırsatı buldu. Festivalde çocuklar için de birbirinden özel etkinlikler yer aldı. Bilim Merkezi’nin çocuklara özel hazırladığı atölyeler, sihirbaz gösterileri ve Muhammet Erkut’un sevimli kukla tiyatrosu, minik ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Festivalin ikinci günü Hakan Eyiden’in sahne aldığı "14 Şubat Sevgililer Günü Özel Konseri" ile tamamlandı. Festivalin final günü Ezgi San ile bitkisel ürünlerle ‘Sağlıklı Mutfak Atölyesi’nde ev hanımları ve sağlıklı yaşam tutkunları bir araya geldi. Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Sınırları Aşan Kadınlar" paneli, girişimci kadınlara yeni ufuklar açarken, Eğitim Bilimci ve Yazar Doç. Dr. Özgür Bolat’ın "Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?" konulu söyleşisi, ebeveynlerin sorularına yanıt oldu. 258 stant, binlerce ürün Üç gün süren festival boyunca ziyaretçiler; 6 farklı kategoride (giyim, gıda, el sanatları, tekstil vb.) binlerce el emeği ürüne ulaşma imkanı buldu. Denizli Bilim Merkezi’nin atölyelerinde çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Sihirbaz gösterileri, masal anlatımları ve Büyükşehir Belediyesi Bando Gösterisi ile festival alanı her an canlı kaldı. Festivalin en dikkat çeken anlarından biri, "Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın" projesi kapsamında eğitim alan kadınların sahnelediği dans gösterisi oldu. Kadınlar festivale özel taktıkları çiçekli taçları, yöresel motiflerle işlenmiş kostümleri ve sundukları dans performanslarıyla 3 gün boyunca festivale renk kattı. Toplamda 258 kadın üreticinin yer aldığı festival, Pazar akşamı düzenlenen DJ performansıyla coşkulu bir şekilde sona erdi. Festivale katılarak emeğini ‘Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali’nde sergileyen kadınlara katılım belgeleri Kent Konseyi Başkanı Ali Marım tarafından stantlarında takdim edildi. "Kadınların özgürce üretebildiği bir Denizli" Festival boyunca el emeği göz nuru ürünlerini sergileyen kadınları yalnız bırakmayan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, kadınların ekonomik özgürlüğünün önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; "Bu şehrin kadınlarının özgürce üretebildiği, kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabildiği bir Denizli hayal ediyoruz. Festivalimizdeki stantları kura ile belirleyerek eşitlik ilkesini gözettik. Biz bu yola birilerini zenginleştirmek için değil, halkımızı ve üreten kadınlarımızı güçlendirmek için çıktık. Eşitlik ilkesiyle çıktığımız bu yolda, Denizli’nin kaynaklarını yine Denizli halkı ve üreten kadınlarımız için kullanmaya devam edeceğiz" dedi.