GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 10:59

Faruk Özlü savunma sanayiinin dünü ve bugününü anlattı

A
A
A
Faruk Özlü savunma sanayiinin dünü ve bugününü anlattı

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, savunma sanayiinde Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi çarpıcı örneklerle özetledi. Özlü "Hollanda’dan telsiz lisansı alan Aselsan, aradan geçen 20-25 sene sonra Hollanda’ya Kaideye Monteli Stinger sattı. Geçmişte uçak aldığımız İspanya’ya, bugün 2 milyar dolarlık Hürjet satıyoruz" dedi.


65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, CİHANNÜMA Düzce Derneği tarafından düzenlenen geleneksel Sahur Meclisi programına katılarak, savunma sanayii üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdi. Türkiye’nin küresel ekonomideki yerinden, yerli üretim stratejilerine kadar pek çok konuya değinen Özlü, savunma harcamalarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.



"Türkiye ekonomik gücünün üzerinde bir siyasal etkinliğe sahip"


Türkiye’nin dünyadaki konumunu ekonomik ve demografik veriler ışığında değerlendiren Faruk Özlü, "Türkiye dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Türkiye’nin Dünya Nominal Gayri Safi Milli Hasılası içindeki payı, yaklaşık yüzde 1,2 ile yüzde 1,3 aralığındadır. Dünya ekonomisinde Dünya Bankası verilerine göre 17’nci, IMF verilerine göre 16’ncı, nüfus bakımından ise 18’inci sıradayız. Yani kabaca söylersek biz dünyanın yüzde 1’i ile 1,2’si arasında bir yerdeyiz. Ancak siyasal etkinliğimize baktığımızda, dünyanın yüzde 1’inden çok daha fazlasıyız. Türkiye bugün dünyada sözü dinlenen, kazancından ve nüfusundan çok daha büyük bir küresel ağırlığa sahip olan bir ülkedir" dedi.



Savunma sanayiinde 4 kritik dönem


Türkiye’nin savunma serüvenini dört ana döneme ayırarak özetleyen Özlü, 1923-1952 yılları arasındaki dönemde, milli ve yerli silahların üretimi için gayret gösterildiğini anlattı. 1974’e kadar olan sürecin ise Türkiye’nin Sovyetler Birliği tehdidine karşı, NATO gücünü arkasına alarak Batı ittifakı korumasını benimsediği bir dönem olduğunu aktardı. 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı’nda ABD’nin uyguladığı ambargolar sonrası ise yerli ve milli bir sanayi kurulması ihtiyacının ortaya çıktığını kaydeden Özlü, haberleşme eksikliği nedeniyle kendi gemimizi vurduğumuz acı tecrübeden ders çıkarıldığını, 1975’te ASELSAN’ın, 1982’de ise HAVELSAN’ın kurulduğunu belirtti.


1985 yılından itibaren Başbakan Turgut Özal’ın savunma sanayinde büyük bir hamle yaptığı anlatan Özlü, Lockheed Martin (F-16 uçaklarının üreticisi), General Electric (motor üreticisi), FMC (zırhlı araç üreticisi) gibi dünya devleriyle Türk şirketlerinin ortaklığında TAİ (TUSAŞ- Lockheed Martin ortaklığında F-16 uçağı üretmek için), TEİ (General Electric, TUSAŞ, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu ortaklığında uçak motoru üretmek için), FNSS (FMC ve Nurol Holding ortaklığında zırhlı araç üretimi için) şirketlerinin kurulduğunu ve teknoloji transferinin sağlandığını belirtti.



"İspanya’dan uçak alırken, şimdi Hürjet satıyoruz"


Savunma sanayiindeki ilerlemeyi çarpıcı örneklerle açıklayan Özlü, "Aselsan’ı kurarken Hollanda’dan telsiz lisansı almıştık. Aselsan, aradan geçen 20-25 sene sonra Hollanda’ya Kaideye Monteli Stinger sattı. KMS projesiydi. Savunma sanayinde çalışırken proje ve mühendislik eğitimi almak için İspanya’ya gittim. O zamanlar biz İspanya’dan 52 tane hafif nakliye uçağı almıştık. 30 sene sonra, geçen yıl biz İspanya’ya 2 milyar dolarlık Hürjet sattık. Yani geçmişte uçak aldığımız ülkelere artık uçak satıyoruz. Bu geldiğimiz çok önemli bir seviyedir" ifadelerini kullandı.



"Savunma harcamalarımızı artırmaya ihtiyacımız var"


Türkiye’nin savunma harcamalarının yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu, bunun da gayrisafi milli hasılasının yüzde 1,9’una tekabül ettiğini belirten Özlü, "Dünya ortalaması yüzde 2,5 seviyesinde. Etrafımızda olanları görüyorsunuz. Böyle bir ortamda Türkiye’nin biraz daha savunma harcamalarını artırmaya ihtiyacı var" dedi.


Füze teknolojileri konusuna da değinen Başkan Özlü, Türkiye’nin 1250 km menzilli seyir füzeleri üzerindeki testlerinin başarıyla devam ettiğini belirtti. Özlü, "Her şeyden önce çok güçlü bir hava savunma sistemine ihtiyacımız var. Tasarladığımız yerli sistemlerin süratle seri üretime geçip envantere girmesi en büyük önceliğimiz olmalı" diyerek sözlerini noktaladı.



Faruk Özlü savunma sanayiinin dünü ve bugününü anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya: "Türkiye mazlumların sesi olmaya devam edecek" AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla’da düzenlenen iftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümüne vurgu yapan Kaya, Gazze’deki zulme ve Türkiye’nin milli duruşuna dair mesajlar verdi. AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Başkanlığı Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından Menteşe Kapalı Spor Salonu’nda organize edilen iftar programına katıldı. Şehit yakınları ve gazilerin onur konuğu olduğu programda konuşan Kaya, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak mazlumların sesi olmaya devam edeceğini vurguladı. Konuşmasına tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle selamlayarak başlayan Kaya, iftar sofrasının bereketinin Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü gururuyla birleştiğini belirtti. Çanakkale’nin sadece askeri bir başarı olmadığını ifade eden Kaya, "Çanakkale, imanlı yüreklerin emperyalistlere ’asla geçit verilmeyeceğini’ tarihin kalbine kanla kazıdığı yerdir. Bugün eğer dünyaya bağımsızlık konusunda örnek oluyorsak, bu sönmeyen Çanakkale ruhu sayesindedir. Şuna tüm kalbinizle inanın. Onların iman gücüyle vatanımız bugün dimdik ayaktadır ve ebediyen ayakta kalacaktır" dedi. "Gazze’de bir cinnet hali yaşanıyor" Dünyadaki gelişmelere ve Gazze’deki insanlık dramına dikkat çeken Kaya, İsrail’in bölgedeki saldırılarını "barbarlık" olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "hukuk tanımayan savaş" vurgusunu hatırlatan Kaya; "10 Ekim’den beri Gazze’de masum yavruları katleden bu barbarlık, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu, ’vadedilmiş topraklar’ hezeyanıyla sahneye konulan bir cinnet halidir! Türkiye olarak biz, bu hukuksuzluğa karşı ’dur’ diyen tek gücüz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, tavizsiz ve kararlı bir politikayla bu süreci yönetiyoruz" şeklinde konuştu. Muhalefete "lakatylık" tepkisi Bölgedeki kritik sürece rağmen iç siyasetteki tutumları eleştiren Kaya, muhalefetin Türkiye’nin bekasıyla ilgili bir derdi olmadığını belirterek, "Etrafımızda füzeler uçuşurken içerideki muhalefetin lakaytlığını milletimizin takdirine bırakıyorum. Tek dertleri polemik üretmek olanların, ne kanlı savaşlar umurlarında ne de milli bir duruşları var" dedi. Kaya, "Kimse bizi sınamaya kalkmasın. Biz Çanakkale’de yedi düveli sulara gömenlerin torunlarıyız. Gök kubbe çökmedikçe bu bayrak inmeyecek, yer yarılmadıkça bu ezan susmayacak. Türkiye, mazlumun umudu, ümmetin sesi ve zalimin kabusu olmaya ilelebet devam edecektir" ifadelerini kullandı. Program, okunan duaların ardından Sayan Kaya’nın çocuklara hediyesi ve hatıra fotoğrafı ile son buldu.