SAĞLIK - 13 Şubat 2026 Cuma 13:16

"Çocuklarda belirtiler sinsi ilerliyor"

A
A
A
"Çocuklarda belirtiler sinsi ilerliyor"

DÜZCE(İHA) – Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, çocukluk çağı kanserlerinin dünyada her yıl yüz binlerce çocuğu etkilediğini söyledi.


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü dolayısıyla açıklamada bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinin dünyada her yıl yüz binlerce çocuğu etkilediğine dikkat çeken Doç. Dr. Çakmak, "2022 yılı verilerine göre dünyada 0-19 yaş aralığında 275 binden fazla yeni vaka bildirilmiştir. Tanı imkanlarının, görüntüleme yöntemlerinin kullanımının, patolojinin ve kanser kayıt sistemlerinin gelişmesiyle daha çok vaka yakalanabilmektedir. Türkiye’de yılda yaklaşık 2 bin 800-4 bin arası yeni çocukluk çağı kanseri olgusu olduğu tespit edilmiştir" dedi.


Çocuklarda en yaygın görülen kanser türleri hakkında bilgi veren Çakmak, "Çocuklarda en sık kanserler genel olarak lösemi, beyin-omurilik tümörleri, lenfomadır. Türkiye’de ise en sık sırasıyla lösemi, lenfoma ve beyin-omurilik tümörleri görülür. Küçük yaşlarda nöroblastom ve Wilms tümörü, daha büyük çocuklarda ise kemik ve yumuşak doku sarkomları da sık görülebilmektedir" ifadelerine yer verdi.



"Çocuklarda tedavi toleransı daha fazladır"


Çocukluk çağı kanserleri ile yetişkin kanserleri farklılık gösterdiğine kaydeden Doç. Dr. Çakmak, "Yetişkinlerde sigara, alkol ve çevresel faktörler daha ön plandadır. Çocuklarda çevresel nedenlere eklenen genetik nedenler daha sık görülür. Çocuklarda tedavi toleransı daha fazladır. Çocuklarda tedavi yanında, büyüme, gelişme, okul hayatı ve ilerideki kısırlık riski büyük önem taşımaktadır. Çocuklarda uzun dönem yan etkilerin kapsamı ve önemi erişkinlere göre daha büyütür" şeklinde konuştu.



Çocuklarda ciddiye alınması gereken belirtiler


"Erken teşhis hayat kurtarır ama çocuklarda belirti sinsi olabilir" şeklinde açıklamasına devam eden Çakmak, "Anne-babanın özellikle şunları ciddiye alması gerekir; uzayan ateş, açıklanamayan solukluk-halsizlik, kolay morarma-peteşi, sık burun–diş eti kanaması, gece uyandıran kemik ağrısı-topallama, geçmeyen-büyüyen lenf bezi şişlikleri, belirgin kilo kaybı-gece terlemesi, karında şişlik-kitle, sabahları belirgin baş ağrısına eşlik eden kusma, göz bebeğinde fotoğrafta görülen beyaz yansıma (kedi gözü gibi), eklemlerde şişlik. Bu belirtilerin varlığında kötü huylu kanserleri araştırmak gerekmektedir" ifadelerine yer verdi.



"Aileyi suçlamak doğru değildir"


Toplumda çocukluk çağı kanserlerine dair doğru bilinen yanlışlara değinen Hatice Mine Çakmak "Toplumda çok yanlış bilinenler var. Kanser bulaşıcı değildir. Çoğu çocuk kanserini anne babanın yaptıklarıyla ilişkilendirmek, aileyi suçlamak doğru değildir. Biyopsinin kanserin her zaman tümörün yayılmasına neden olduğu da yanlış bir inanıştır. Çocukluk çağı kanserlerinin başarı şansı örneğin lösemilerde bazı türlerde yüzde 95 üzerine çıkabilmektedir. Çocukluk çağı tümörlerini ölümle eşleştirmek yanlıştır" dedi.


Modern tıpta çocuk onkolojisi alanında son yıllarda yaşanan en umut verici gelişmeler hakkında bilgi veren Çakmak, "Son yılların umut verici gelişmeleri, hedefe yönelik tedavi denilen akıllı ilaçlar, hücre tedavileri ve kök hücre nakli stratejileridir. Tisagenlecleucel (CAR-T) tedavisi, nüks-dirençli B-hücreli Akut lenfoblastik lösemi için pediatrik- genç erişkinde FDA onayı almış bir örnektir. Ayrıca bazı çocuklarda tümörü hedefleyen bulunursa akıllı ilaçlar (ALK, BRAF-MEK, NTRK gibi hedeflere yönelik tedaviler) yüksek başarı sağlayabilmektedir" şeklinde konuştu.


Günümüzde çocukluk çağı kanserlerinde genel iyileşme oranının ülkeye ve hastalığın tipine göre değiştiğini belirten Çakmak, "5 yıllık sağ kalım yüzde 70-80 civarı bildiriliyor; ama bu oran kanser türüne ve risk grubuna göre değişkenlik göstermektedir" dedi.



"Biz buradayız, yalnız değilsiniz"


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kemoterapi Ünitesi’nde günübirlik kemoterapi hizmeti, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Servisi’nde bir haftaya varan yatarak tedavi imkanı olduğunu dile getiren Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, "Kemoterapi verdiğimiz kanserli çocuklar ve acil hematoloji hastaları gece gündüz cep telefonumuzdan bize ulaşabilmektedir, Biz buradayız, yalnız değilsiniz" şeklinde açıklamasını tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da sel sularının bastığı barınakta mahsur kalan 27 köpek botlarla kurtarıldı Antalya’da sağanak yağışlar sonrası Serik ilçesinde bulunan Köprüçay ırmağının debisini yükselmesi nedeniyle Boğazkent mahallesinde bulunan özel hayvan barınağını su bastı. Barınak sorumlularının ihbarı üzerine bölgeye polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Arama kurtarma ekipleri ve hayvanseverlerin 3 saatlik çalışması sonrası barınakta mahsur kalan 27 köpek kurtarıldı. Botlarla bakımevine ulaşan arama kurtarma ekipleri kurtardıkları köpekleri 1 kilometre mesafede bekleyen hayvanseverler ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edildi. Kurtarılan köpekler Büyükşehir Belediye hayvan barınağına götürüldü. Boğazkent mahalle muhtarı Özkan Uysal "Saat 19.30 gibi aldığımız haberde 30 a yakın köpeğin özel barınakta mahsur kaldığını duyduk. Ekipler geldi. Yaklaşık 3 saattir bununla uğraşıyorlar. 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi içeride. Ama hiç birinde bir sıkıntı yok. Ona dua ediyoruz. Ama su baskını devam ediyor" dedi. Hayvanseverlerden Seren Şahin ise hayvanların yaşam alanı olan alanda su baskını olduğunu haber aldıklarını belirterek " Irmak taşmış, köpekler mahsur kalmış. Bizden yardım istediler. Bende elimizden geldiğince her yere duyurdum. Ekipler Alanya’da sel olduğu için yeni geldiler. Köpeklerden ilk aşamada 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi kurtarılmayı bekliyor. Ben öldüler diye saatlerdir ağlıyordum. Çok şükür yaşıyorlar. Öncelikle yavru köpekler geldi. Kalanlar getirilecek onları bekliyoruz." Hayvansever Mürüvet Kuşçu, "Kurtarılmış olmaları bize yeter. Duyduğumuz andan beri bütün arkadaşlar panik içindeydik. Onların kurtulması önemliydi. Bize bu yetiyor."
Aksaray Polise zor anlar yaşattı, gazeteciyi görünce "Çekin beni" dedi Aksaray’da bekçiler tarafından 2. kez alkollü olarak yakalanan sürücü, ekiplere zor anlar yaşattı. Polisin alkollü sürücüyle olan imtihanı kameralara yansırken 38 bin 21 lira para cezası kesilen sürücü, gazetecileri görünce "çekin beni" dedi. Olay gece yarısı Taşpazar Mahallesi Ebulfez Elçibey Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde denetim yapan İl Emniyet Müdürlüğü mahalle ve çarşı bekçileri yolda zikzak çizdiğini gördükleri 68 ED 731 plakalı otomobili durdurdu. İsmail K. (28) isimli sürücünün konuşmalarından ve araç kullanımından şüphelenen bekçiler olay yerine trafik ekibi çağırdı. Kısa sürede olay yerine gelen İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri sürücüyü ilk olarak ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirdi. Yapılan sorgulamasında sürücünün daha önce alkollü araç kullanmaktan yakalandığı ve ehliyetine el konulduğu, bundan dolayı da ehliyetsiz araç kullandığı belirlendi. Ardından sürücüye alkol metre üfleterek ölçüm yapan trafik ekipleri sürücünün 0.90 promil alkollü olduğunu tespit etti. Cezai işlemler için araçtan indirilen alkollü sürücü kendisini durduran bekçileri suçladı. "Bıyığımı keseyim 23, kesmeyim 30 gösteriyorum" Bekçilerin yüzünden yakalandığını belirten alkollü sürücü, "Yani şurada insan gibi ilahiyle gezeyim dedim, çevirdiler. Bir tane bekçi var o beni durduruyor. Benim hayatım dağlarda geçti. Bu mu karşılığı, yazıklar olsun. Benim suçum yok. ‘Dur’ dediler durdum. Siz beni salak zannediyorsunuz. Ben sarhoş falan değilim. Ben 29 yaşındayım. 30’a gireceğim. Minyon tipliyim. Bıyığımı keseyim 23 gösteriyorum, bıyığı kesmeyim 30 gösteriyorum" dedi. Gazetecileri görünce sevinçle zıplayarak "Çekin beni" dedi Gazetecilerin görüntü aldığını gören sürücü adeta mutluluktan havalara uçup koşarak gazetecilerin yanına geldi. Sevinç hareketleriyle gazetecileri tanıdığını iddia eden sürücü, "Ağabey beni çekin. Ben bunlara da yalvardım ‘Bana gazeteci çağırın’ diye yalvardım. Beni haber yap bütün Aksaray beni görsün. Ben alkolüm az iken burada yakalandım." diye konuştu. Ehliyetine 2 yıl el konularak 38 bin lira ceza kesildi Polislerin uzan uğraşlar sonucu işlemlerini tamamladığı genç sürücüye ehliyetsiz ve 2 kez alkollü araç kullanmaktan 38 bin 21 lira para cezası kesilerek, daha önce 6 ay süreyle el konulan ehliyetine 2. Kez yakalandığı için 2 yıla süreyle el konuldu. Yakalandığı otomobil ise olay yerine çağırılan bir yakınına teslim edildi.