GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 17:36

Binali Yıldırım: "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor"

A
A
A
Binali Yıldırım: "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor"

Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ile TBMM eski Başkanı İsmet Yılmaz’a, Düzce Üniversitesi tarafından fahri profesörlük unvanı verildi. Törende konuşan Yıldırım, Türkiye’nin coğrafi konumu, bölgesel riskler ve küresel belirsizlikler üzerinden değerlendirmelerde bulunarak, "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor" dedi.



Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ile TBMM eski Başkanı İsmet Yılmaz’a Düzce Üniversitesi tarafından fahri profesörlük tevcih töreni düzenlendi. "Türkiye’nin dünyadaki ülkelere göre birçok farklılığı var" diyen Binali Yıldırım, "Bunların başında coğrafya gelir. Coğrafyamız gereği batı ile doğunun, iki ayrı kültürün, iki ayrı medeniyetin buluştuğu, zaman zaman da çatıştığı bir bölgede yer alıyoruz. Aynı zamanda 3 kıtayı birleştiren bir coğrafyamız var. Çok dinamik bir ülkeyiz. Dinamik olmamızın sebebi, kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda savaş olmasıdır. Balkanlar’da çok hassas ve kırılgan bir yapı var. Dolayısıyla bütün bu şartlar altında dış tehditlere karşı iç bünyeyi çok sağlam tutmak mecburiyetindeyiz. Görünen düşmandan korkmayın. Görünen düşmana karşı tedbirinizi rahatlıkla alabilirsiniz. Ama asıl olan sinsi düşmanlıktır; iç bünyede oluşturulan düşmanlıklardır, kardeşliğimize zarar verecek fitnelerdir, ayrılıkçı hareketlerdir, sapık düşüncelerdir" diye konuştu.



"15 Temmuz’a zayıf hükümetle yakalansaydık ülke başka bir yere sürüklenebilirdi"


Terör örgütlerinin amaçları değişmediğini, tiplerinin değiştiğini söyleyen Yıldırım, "1970’lerde sağ-sol ve bölücü terör örgütleri vardı. 1980’lerde sustular, 1990’larda farklı kılıklarda yeniden ortaya çıktılar. Bizim AK Parti olarak başarımızın altındaki en büyük sebep güven ve istikrar. Güçlü iktidar olduğunda ülke her türlü zorluğun üstesinden gelir. 15 Temmuz’a zayıf hükümetle yakalansaydık ülke başka bir yere sürüklenebilirdi. O gece Türk milleti destan yazdı. O gece, hakkın ve halkın gücü, tankın gücünü yendi. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlık ve uzun ömür diliyorum" derken gözleri doldu.



"Pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyorlar"


Dünyanın zor günlerden geçtiğini söyleyen Binali Yıldırım, "Bu bir kriz değil, belirsizliktir. Kriz yönetilebilir ama belirsizlik yönetilemez. Dünyanın patronu olduğunu iddia eden emperyal güçler, üstlerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getiremiyor. Bölgemizde çok ciddi belirsizlikler var. Ciddi tehditler var. Dünyada İran, Filistin, Libya, Ukrayna ve Rusya gibi birçok bölgede ciddi sorunlar vardır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler ne yazık ki artık hiçbir işe yaramıyor. Hiçbir uluslararası sorunu çözme iradesini ortaya koyamıyor. 194 üyenin, 189’u etkisi eleman. 5 tanesi her şey, dünyayı paylaşmışlar. Birinin işine gelen, diğerinin işine gelmiyor. Pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyorlar" dedi.



"40 yıl içinde 40 bin asker, sivil, polis, korucu kaybettik"


Türkiye’nin 40 yılını terörle mücadeleyle geçirdiğini söyleyen Binali Yıldırım, "Bu bizim enerjimizden çok şey götürdü. Sadece para değil, insan kaynağımızı da yok etti. 40 yıl içinde 40 bin asker, sivil, polis, korucu kaybettik. Yaklaşık iki trilyon dolarlık kaynak bu mücadelede harcandı. Bu Türkiye’nin milli gelirinin 2 katına yakını. O paraları oralara harcamasaydık Türkiye, satın alma gücü bakımından dünyanın ilk 5 ekonomisi arasında yerini alacaktı. Fransa’nın da önünde yer alacaktı. Parasal kaynağımız gitti. Günün sonunda kazanılan bir şey yok ama güzel bir şey oldu, terör örgütü havlu attı" ifadelerini kullandı.



"Ülkemizde 20 yıl içinde 20 milyon azalma riski ile karşı karşıyayız"


Hizmetin kalıcı olması için güçlü iktidara ihtiyaç var" diyen Yıldırım, "Dünya küçülüyor. Eskiden, ’Bizim genç ve dinamik nüfusumuz var’ diye hava atıyorduk. Oda yok artık. Son birkaç yıldır nüfus yenileme hızı düştü. 1.48’e düştü. Gelecek için azalma büyük bir felakettir. Zenginlik para ile olmuyor. Hindistan, dünyanın en zengin ülkesi değil ama en fazla nüfusuna sahip. Kişi başı milli gelire bakıldığında otomatik olarak dünya 3.’sü. 10 yıl sonra 1. olacak eğer doğum bu şekilde devam ederse. Ülkemizde 20 yıl içinde 20 milyon azalma riski ile karşı karşıyayız. Bu sebeple Cumhurbaşkanımız son 10 yılı aile yılı ilan etti. Buna ilişkin tedbirler geldi, çok daha fazlası alınacak" dedi.


Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü ise yapılan işlerden dolayı teşekkür etti.



"Toplam 2 bin 282 projemiz desteklendi"


Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir de "Kampus imkanları olarak Türkiye’nin en gözde yüksek öğretim kurumları başında gelen üniversitemiz büyük ivme yakalayarak Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında yer bulmuştur. Yeni nesil üniversite olarak teknolojik altyapı imkanları sunuyoruz. Ankara ve İstanbul arasında olan üniversitemiz çekim noktası olarak hızla büyüyor. Bölgesel kalkınma odakları, ihtisaslaşma programında çevre sağlık alanında ihtisas üniversitesi olarak kabul edilmiştir. Hem öğrenci dekanlığı, hem araştırma dekanlığı birimlerini hizmete açtık. Büyük yapısal dönüşüme imza attık. Bölgesel kalkınma üniversitesi olarak büyük başarılara imza attık. 2006 yılından bu yana toplam 2 bin 282 projemiz desteklendi. 2006’dan bugüne 325 milyon lira proje desteği aldık. Üniversitelerin eğitim, öğretim yanı sıra toplumsal katkısı vardır. Biz bu anlamda bilim ofisi desteği ile toplumsal katkı ofisi vasıtasıyla üniversitedeki bilimsel verileri ulaştırmaya çalışıyoruz. 44 bilim kafe ve aile okulu etkinliği gerçekleştirdik. Yüksek Öğretim Kalite Kurulu tarafından akredite edildik. Avrupa Üniversiteler birliğine tam üye olduk. Ulusal ve uluslararası platformlarda köklü üniversitelerle rekabet edecek seviyeye yükseldik" dedi.


Konuşmaların ardından Binali Yıldırım ve İsmet Yılmaz’a fahri profesörlük belgeleri verilerek cübbeleri giydirildi.



Binali Yıldırım: "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara RTÜK Başkanı Danış, KKTC’de temaslarda bulundu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) ziyareti kapsamında, "RTÜK olarak yayıncılık alanında etik standartların yükseltilmesi, çocuk ve aile yapısının korunması, doğru bilginin teşviki ve medya okuryazarlığının artırılması için çalışıyoruz" dedi. RTÜK heyeti, bir dizi resmi ziyaret ve program için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Heyette RTÜK Başkanı Daniş’e Üst Kurul Üyeleri Ahmet Can Buğday, Fatma Çeliker, Hasan Davulcu, İlhan Taşcı, Necdet İpekyüz, Orhan Özdemir, Tuncay Keser, RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler ile Üst Kurul birim amirleri ve uzmanları eşlik etti. Heyet, programın ilk gününde KKTC’nin kurucu liderlerinden Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret ederek saygı duruşunda bulundu. "Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüşme" RTÜK heyeti, resmi ziyaretler kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından kabul edildi. Görüşmede Daniş, Türkiye ile KKTC arasındaki bağların yalnızca tarihi ve kültürel yakınlığa dayanmadığını, ortak gelecek vizyonuyla şekillenen güçlü bir kardeşlik ilişkisi olduğunu vurguladı. Medyanın kamu diplomasisi açısından kritik rolüne dikkat çeken Daniş, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin uluslararası kamuoyuna doğru ve etkili biçimde aktarılmasında yayıncılık kurumlarının önemine işaret ederek, RTÜK’ün ifade özgürlüğü ile kamu yararı arasında denge gözeten bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Daniş, KKTC’deki muadil kurumlarla iş birliğinin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti. Daniş ayrıca dijital platformlar ve sınır aşan içerik akışının dezenformasyon ve zararlı içerikler gibi yeni riskler doğurduğunu söyleyerek Türkiye ile KKTC’nin bu alanlarda ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Daniş, "Bu bağlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da son dört BM Genel Kurulu konuşmasında uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve diplomatik, siyasi, ekonomik ilişkiler kurmaya açıkça davet etmiştir. Kıbrıs Türk halkının haklı tezlerinin bu platformlarda güvenilir ve etkili biçimde yer bulması; medya ve yayıncılık kurumlarının üstlendiği rolü daha da anlamlı kılmaktadır" dedi. "Meclis Başkanı Öztürkler’e ziyaret" Heyet, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile de bir araya geldi. Daniş, Meclis’in Kıbrıs Türk halkının iradesinin en güçlü temsilcisi olduğunu belirterek parlamentoların demokratik sistemin temel taşı olduğunu vurguladı. Medya ile parlamentolar arasındaki ilişkinin demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından kritik olduğunu ifade eden Daniş, "Medya ile parlamentolar arasındaki ilişki, demokrasinin sağlıklı işlemesi bakımından hayati önemdedir. RTÜK olarak yayıncılık alanında etik standartların yükseltilmesi, çocuk ve aile yapısının korunması, doğru bilginin teşviki ve medya okuryazarlığının artırılması için çalışıyoruz" dedi. Daniş ayrıca KKTC’de yürütülen mevzuat geliştirme çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirtti. Meclis Başkanı Öztürkler, Girne’de heyet onuruna akşam yemeği düzenledi. "Başbakan Üstel ile görüşme" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile gerçekleştirilen görüşmede medya sektörünün stratejik önemi ele alındı. Daniş, yayıncılığın yalnızca kültürel bir alan olmadığını; ekonomi, turizm ve uluslararası görünürlük açısından da kritik rol oynadığını ifade etti. KKTC’nin dijital dönüşüm süreci, yerli içerik üretimi ve genç iletişimcilerin yetiştirilmesi gibi alanlarda Türkiye ile iş birliği potansiyelinin yüksek olduğuna dikkat çeken Daniş, RTÜK olarak teknik destek ve deneyim paylaşımına hazır olduklarını belirtti. Daniş, "Bu süreçte Yayın Yüksek Kurulu’nun sayısal yayıncılığa geçiş, uydu ve IPTV altyapısının hukuki çerçevesini oluşturma gibi alanlardaki kurumsal birikimi önemli bir referans niteliği taşımaktadır. Hazırlanan yeni yayıncılık mevzuatı ise sektörün geleceğe hazırlanmasında belirleyici bir adım olmaktadır. Özellikle dijital mecralarda yanlış bilginin önlenmesi, çocukların zararlı içeriklerden korunması, kültürel değerlerin yaşatılması ve medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ortak önceliklerimiz arasında yer almalıdır" dedi. "Medya diplomasisi masaya yatırıldı" Heyet, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile de bir araya geldi. Görüşmede medya diplomasisinin artan rolü ele alınırken, özellikle dijital platformlarda doğru bilgilendirme ve stratejik iletişimin önemi vurgulandı. Daniş, Kıbrıs meselesinin Türkiye açısından milli dava niteliği taşıdığını belirterek uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde medya kurumlarının rolünün her geçen gün arttığını paylaştı. "Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na ziyaret" RTÜK heyeti, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Sebahattin Kılınç ile de bir araya geldi. Görüşmede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ada’daki varlığının barış ve istikrarın teminatı olduğunun altı çizildi. Dezenformasyon ve dijital manipülasyonların yeni tehditler arasında yer aldığına dikkat çeken Daniş, "Günümüzde güvenlik yalnızca sahada değil, bilgi alanında da korunmaktadır. Dezenformasyon, psikolojik harekat ve dijital manipülasyonlar yeni tehdit başlıkları haline gelmiştir. Bu nedenle medya alanındaki kurumsal dayanıklılık da milli güvenliğin tamamlayıcı unsurudur. RTÜK olarak milli hassasiyetleri gözeten, toplumsal birlik ve beraberliği destekleyen sorumlu yayıncılık anlayışını önemsiyoruz" şeklinde konuştu. "Yayın Yüksek Kurulu ile iş birliği mesajı" KKTC Yayın Yüksek Kurulu Başkanı Feyzi Hansel ile gerçekleştirilen görüşme ve iki kurum arasındaki ortak çalışma konuları ele alındı. Görüşmede konuşan Daniş, RTÜK ile Yayın Yüksek Kurulu arasındaki ilişkilerin karşılıklı güvene dayandığını belirterek; dijital yayıncılık, yapay zeka içerikleri, dezenformasyonla mücadele ve çocukların korunması gibi alanlarda ortak çalışmaların ele alındığını ifade etti. Medya okuryazarlığı alanındaki iş birliklerinin genişletilmesi ve uluslararası platformlarda ortak hareket edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Gerçekleştirilen temasların, Türkiye ile KKTC arasında medya ve yayıncılık alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.
Balıkesir Balıkesir’de öğrencilerin yıl sonu sergisi yoğun ilgi gördü Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Hacı Mehmet Fevzi Köylü Anadolu İmam Hatip Lisesinde düzenlenen Vakti Kuşanmak adlı yıl sonu sergisi yoğun ilgi gördü. Okulun Salonunda düzenlenen sergiye, başka okullardan da katılım olurken, görücüye çıkan filografiden kabak işlemeye ve ebruya kadar yüzlerce ürün yoğun ilgi gördü. Hacı Mehmet Fevzi Köylü Anadolu İmam Hatip Lisesinde düzenlenen yıl sonu sergisinin açılışını Kaymakam Cumali Atilla, Müftü Mehmet Tüfekçioğlu ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Bora Zihni birlikte yaparken, öğrencilerin yıl boyu hazırladıkları ürünlerde yoğun ilgi gördü. Sergiyi gezen Kaymakam Cumali Atilla, öğrencilerle sohbet ederken, hepsine teşekkür etti. Öğrenciler yıl boyu hazırladıkları ürünleri sergilerken, bir taraftan da filografi, ağaç yakma ve ebru yaptı. Başka okullardan gelen öğrencilerde sergileri gezip, stantlarda görevli arkadaşlarından bilgiler aldılar. Sergide görev alan öğrencilerde mutluluklarını dile getirdi. Öğrencilerden Rana Mısra;" Okulumuzda farklı farklı sunumlar hazırladık. Kanaviçelerin üzerine hadis ve ayetler yaptık. Amacımız bütün öğrencilere namazı daha çok sevdirmek. Onun ne kadar önemli olduğunu göstermekti" dedi. Muhammet Gök de, " Biz de okulumuzdaki etkinlikte itikaf panosu ile yer aldık. Kaymakam beyde geldi gördü. Gezdi. Hoşlarına gitti. Beğendiler yani. Allah, nasip ederse bu tür etkinliklerde rol almaya devam edeceğiz" dedi. Atiye Coşkun ise," İmanımızı güçlendirmek için din anlamında namaz ve daha çok ibadetlerle alakalı etkinliklerimiz vardı. Oklumuz Hacı Mehmet Fevzi Köylü Anadolu Lisesinde sergiler açtık. Arkadaşlarımız teker teker sunumlar yaptı. Diğer okullardan da gelenler vardı" diye konuştu. Din bilgisi ve ahlak dersleri öğretmeni Talha Kuzu da, " Vakti Kuşanmak adı altında bu gün sergilerimiz vardı. Birçok ürünler ortaya koyduk. Öğrencilerimiz birbirlerinden farklı birçok ürünü ortaya koydular. Hepsi birbirinden güzel. Hepsinin düşündüğü fikirleri sanatları ve zihinleri ile birlikte birleştikleri zaman ortaya mükemmel eserler ortaya çıktı. Bu gün burada bir çok okuldan gelen öğ4rencilerle birlikte sergileri açtık. Emeği geçen bütün öğrencilerimize ve onları yetiştiren öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 18 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de jandarma ekiplerince çeşitli suçlardan aranan 101 şüpheli yakalanırken 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 27 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında 65 bin 151 şahıs ve 61 bin 217 araç sorgusu yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 101 aranan şüpheli ve 12 araç yakalandı. Jandarmanın Dedektifleri JASAT tarafından ise, ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek Bulundurmak ve Kullanmak’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Nafaka Hükümlerine Uymamak’ suçundan 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Basit Yaralama’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şüpheli yakalandı. Ekipler tarafından; ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 50 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma’ suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Mühür Bozma’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı ve Sondaj Yapmak’ suçundan 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli yakalandı. ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Tahsis Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 28 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Adam Öldürme’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şüpheli, ’Silahlı Tehdit’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 7 yıl 5 ay hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Cebir Tehdit veya Hile Kullanılarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve On İki Yaşını Tamamlamış Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 28 yıl 6 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli daha yakalandı. Ekiplerin yaptığı açıklamalar sonucu çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 83 şüpheli ile birlikte toplam 101 şüpheli gözaltına alındı. 101 şüpheliden 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İstanbul Başsavcılık, İBB davasının tutuklu sanığı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki; "avukatıyla görüşmeye güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı" gibi paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımlarla ilgili yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının sanıklarından olan E.U.’un çok ciddi sağlık sorunlarının olduğu, avukatıyla görüşmeye dahi güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı, 20 kilo verdiği ve hastaneye yatırıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu kayıtları üzerinden yapılan incelemede, adı geçen tutuklunun; Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta iken 10 Mart 2026 tarihinde duruşma için misafir olarak Marmara 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin yapıldığı, 7 Nisan 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, fıtık ve bel ağrısı tanısı konulduğu, ayrıca kalp ve tansiyon hastalıklarından dolayı da reçete düzenlendiği, 2 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.20 sularında avukat ziyareti sonrası kurum görevlilerine kasık ağrısının olduğunu beyan etmesi üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, 4 Mayıs 2026 tarihinde kurum revir biriminde yapılan muayenesinde bel ağrısı, kasık ağrısı ve sağ bacak ağrısı (miyalji) sebebi ile ağrı kesici iğne yapıldığı, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevkinin yapıldığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniği’ne sevki sağlanarak MR çekimi yapıldığı, Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin yapıldığı, 6 Mayıs 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevklerinin olduğu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin planlandığı, anlaşılmıştır. Adı geçen tutuklunun tedavi süreci, diğer tutuklu ve hükümlülerde olduğu gibi hassasiyetle yürütülmektedir’’ ifadelerine yer verildi.