EKONOMİ - 20 Kasım 2025 Perşembe 14:09

Bakan Yardımcısı Ünüvar açıkladı:"Türkiye, denizcilikte dünyanın en büyük 10. filosuna sahip oldu"

A
A
A
Bakan Yardımcısı Ünüvar açıkladı:"Türkiye, denizcilikte dünyanın en büyük 10. filosuna sahip oldu"

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Türkiye’nin denizcilik alanındaki stratejik konumunu değerlendirdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10. filosuna sahip olduğunu açıklayan Ünüvar, Türk boğazlarından yılda 40 binden fazla geminin geçtiği kritik konumun altını çizdi. Ayrıca Ünüvar, Türkiye’nin 61 yeni gemi siparişi ile dünya 9’uncusu, mega yat inşasında ise 2’nciliği elde ettiğini belirtti.


Düzce Üniversitesi, denizlerin ve okyanusların sürdürülebilir yönetimine yönelik düzenlenen 1. Uluslararası Deniz Hukuku ve Teknolojileri Sempozyumu’na (IMLTech 2025) ev sahipliği yapıyor. Bugün başlayan sempozyum, 22 Kasım’a kadar sürecek. Sempozyuma, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Düzce Valiliği, TÜBİTAK MAM, HAVELSAN, TÜRKSAT ve Düzce Belediyesi başka olmak üzere birçok kamu ve özel sektör kuruluşları da destek veriyor.


Alanında uzman akademisyen, araştırmacı ve uygulayıcıları bir araya getiren sempozyumda; "Mavi Ekonomi", "Limancılık Stratejisi" ve "Türk Denizciliğinin Pusulası: Tehditler, Teknolojiler ve Yeni Ufuklar" gibi konular ele alınacak.


Prof. Dr. Sözbir: "Yapay zeka odaklı çalışmaları çok yönlü ele alacağız"


Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, deniz hukuku ve teknoloji alanlarının akademik ve stratejik yönlerini bir araya getireceklerini ifade ederek, "Denizcilik ulusal güvenliğin en kritik noktalarından birisidir. Deniz hukuku üzerine yürütülen çalışmalar sadece akademik değil, ülkemizin stratejik geleceğine dair önemli bir yol kat etmiştir. Mavi vatan vizyonunu, insansız sistemler, yapay zeka odaklı çalışmaları çok yönlü ele alacağız. Sektörün önde gelen kurumlar, akademisyenler çeşitli konuları ele alacaklar. Üniversite olarak amacımız bilimsel birikimin sahadaki imkanlarla buluştuğu akademik zemin hazırlamaktır. Ülkemizin denizcilik politikalarına anlamlı katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.


Başkan Özlü: "Sanayi, teknoloji ve üretim ile ilgili çok sayıda projeye imza atıldı"


Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Türkiye’nin denizcilik potansiyelini ve sanayi atılımlarını değerlendirdi. Özlü, "Sanayi, teknoloji ve üretim ile ilgili çok sayıda projeye imza atıldı. TOGG’dan, Antartika Bilim Üstüne, KOSGEB desteklerinden mega endüstri bölgelerine kadar büyük atılımlar başlatıldı. Bilim merkezi, teknoloji üstü, ileri sanayiye sahip olan Türkiye hedeflendi. Bilim ve teknoloji ile büyüyen Türkiye hedeflendi" diye konuştu.


"Ülkemiz denizcilik potansiyelinden yeterince pay alamıyor"


Türkiye’nin denizcilik potansiyelinden yeterince pay alamadığı görüşünde olduğunu aktaran Özlü, şunları kaydetti:


"Ülkemiz kara taşımacılığında bir köprü olduğu kadar, deniz taşımacılığında da önemli rotada yer almaktadır. Bizim bütün çabamız bu coğrafi avantajı stratejik bir bakış açısı ile pekiştirmek olmalıdır. Deniz taşımacılığı daha ucuzdur. Denizcilik yük ve yolsa taşımanın ötesine gemi sanayi gibi önemli katkılar sunar. Dış ticaretimizin büyük bölümü deniz yolu ile gerçekleştirilmektedir. Deniz ticaretimizin büyümesi için atılacak her adım, ihracata ve üretime katkı sunacaktır."


"İki önemli projeyi hayata geçirdik"


Özlü, bu doğrultuda başlatılan iki önemli projeyi hatırlattı. Bunların, Türk Koster Filosu’nun yenilenmesi projesi ve mega endüstri bölgeleri projesi olduğunu belirten Başkan Faruk Özlü, "Türkiye’de o tarihte 790 Türk sahipli koster vardı. Bunların ortalama yaşı 26’ydı. Biz bunları modernize etmeyi düşündük. Sayın başbakanımızında imzasının olduğu protokol imzaladık. Yüzde 49’u Sanayi ve Teknoloji Bakalığından verilecek bir pay vardı. Yüzde 51’i ise özel sektör katılımı olacaktı. Bu projedeki amacımız bu envanterde bulunan ortalama yapı 26 olan kosterleri yenilemekti. Yaklaşık 10 yıl süre ile Türk tersanelerine iş olacaktı. Gemi inşası yan sanayisine iş çıkacaktı. Akdeniz ve Karadeniz Türk gölü haline gelecekti. Etrafımızdaki ülkelerde yaklaşık 2 bin adet koster vardı. Bu kosterleri de Türkiye modernize edecekti. Bu son derece önemli bir projeydi. Bu projeyi sayın başbakanımızın liderliğinde başlattık. Mega endüstri bölgeleri. Bugün OSB’ler var. Sayıları 370’i buldu. Türkiye’nin sıçrama yapması için OSB ölceğinden büyük mega endüstri bölgelerine ihtiyacımız var."


Vali Aslan: "Denizler önemli"


Düzce Valisi Selçuk Aslan, küresel ticarette denizlerin taşıdığı kritik role dikkat çekti. Yaptığı açıklamada Aslan, Türk milletinin denizcilik tarihindeki yerine atıfta bulunarak, "Türk milleti olarak her ne kadar karaların sultanı olmuş olsak da, tarihi bin yıl geriye gidecek şekilde dünyanın 3 denizine hükmetmiş ataların evladı olarak, ticaretin 4’te 3’ünün denizlerde döndüğünü düşünürsek denizler önemlidir" diye konuştu.


Bakan Yardımcısı Ünüvar: "Anlaşmanın hükümlerini eksiksiz yerine getiriyoruz"


Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, küresel deniz yolunun canlı bir organizma olduğunu belirterek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki stratejik konumunu ve başarılarını açıkladı. Bakan Yardımcısı Ünüvar, 2024 yılında 12,6 milyar ton yükün deniz yolu ile taşındığını kaydetti. Türkiye’nin 10 bin 940 kilometre kıyı uzunluğunun bulunduğunu ve boğazlardan yılda 40 binden fazla geminin geçtiği kritik noktalardan biri olduğunu vurgulayan Ünüvar, şöyle konuştu:


"Boğazlarımızdan 1 milyar tonun üzerinde yük geçti. Türk boğazları deyince, Montrö’de imzalanan Türk Boğazları anlaşması var. Anlaşmanın hükümlerini eksiksiz yerine getiriyoruz. Filomuzu güçlendirmek, Türk gemi insanının uluslarası tercih edinirliliğini artırmak istiyoruz."


"Türkiye, dünyanın en büyük 10’uncu filosuna sahip oldu"


Türkiye’nin 1999 yılından bu yana IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) Konsey üyesi olduğunu hatırlatan Bakan Yardımcısı Ünüvar, 50 ülke ile 64 denizcilik anlaşması bulunduğunu belirtti. Durmuş Ünüvar, "3 deniz girişimine stratejik ortaklığımız gerçekleşti. Konumumuzu daha da güçlendirdi. Bugün 50 ülke ile 64 denizcilik anlaşmamız var. Bu alan daha da genişliyor. Türkiye Doğu Akdeniz’de, Hin Okyanusunda ortaklıklarını güçlendiriyor. Türkiye, dünyanın en büyük 10’uncu filosuna sahip oldu. Çok daha fazlasını yapacak insan gücümüz ve altyapımız var" şeklinde konuştu.


Türkiye’nin 61 yeni gemi siparişi ile dünya 9’uncusu olduğunu aktaran Ünüvar, tonajda 0,6 milyon CGT ile 11’inci, mega yat inşasında ise 2’nciliği elde ettiğini belirtti.


Binali Yıldırım: "Denizlere hakim olan cihana hakim olur"


27. Başbakan ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ise konuşmasının başında, etkinliğin Düzce’de yapılmasının iki nedenini; Akçakoca açıklarındaki Sakarya/Akçakoca doğalgaz sahalarını ve Rektör Nedim Sözbir’in denizcilik geçmişini gösterdiğini belirtti. Barbaros Hayrettin Paşa’nın "Denizlere hakim olan cihana hakim olur" sözünü hatırlatan Yıldırım, dünya taşımacılığının yüzde 90’ının denizler üzerinden yapıldığını vurguladı.


"Taraf değiliz ama sözleşmenin birçok hükmünü uyguluyoruz"


Sempozyumun ana başlıklarından Uluslararası Deniz Hukuku’na değinen Yıldırım, 1982 tarihli sözleşmeye Türkiye’nin taraf olmama nedenini açıkladı:


"Bu sözleşmeye ABD de taraf değil, Türk devleti de taraf değil. ABD imzalamış ama taraf olmamış. Denizin dibinde çok büyük kaynaklar var, nadir elementler var. ABD bunları kendi mülkü gördüğü için, paylaşmak istemediği için taraf olmamış. Bizde taraf değiliz. Bizim hassasiyetimiz nedir? Bizim hassasiyetimiz adalar denizidir. Adalar denizi, öyle bir yapıya sahipki deniz hukuku sistemine göre bu anlaşmaya taraf olsak, İstanbul’dan Çanakkale’den çıkıp, Fethiye’ye giderken hep uluslarası sulardan geçmemiz lazım. Kendi deniz sahamız kalmıyor. Adaların denizle iç içe bulunduğu bir coğrafyadayız. Bu coğrafyaya sahip başka ülkelerde var. Başka yerlerde de yaklaşık 15 ülke bu hukuka taraf değil. Sözleşme yürürlükte. Bu sözleşme olmasa, uluslararası deniz düzeni, denizcilik faaliyetlerinde sıkıntı yaşanırdı. Biz taraf olmamamıza rağmen teamüller açısından, sözleşmenin birçok hükmünü uyguluyoruz."


"Bizim için en büyük sorun adalar denizi ve Kıbrıs meselesidir"


Yıldırım, şöyle devam etti:


"Açık deniz serbestliğini sahipleniyoruz. Açık denizler aslında herkesin malıdır. Herhangi bir ülke tek başına hak iddia edemiyor. Transit geçişler, masum geçişler... bununla ilgili deniz hukuku sözleşmesine tabiyiz. Boğazlar, Montrö sözleşmesine göre ve oradaki maddeler çok farklı. Deniz hukuku yokken bizim boğazların kullanılmasının rejimi farklı. En son Ukrayna-Rusya savaşı yaşanırken uyguladık. Boğazların özel geçiş şartları var. Bunu tüm dünya kabulleniş durumda. Deniz hukuku sözleşmesinin uygulanmasında bizim için en büyük sorun adalar denizi ve Kıbrıs meselesidir. Yunanistan ile bizim tezimiz farklı. Biz sözleşmeye taraf değiliz, burada yapılacak dayatmalar bizi bağlamaz diyoruz. Sözleşme hükümleri denizcilik teamülüdür. ’Taraf olsa da olmasa herkes uymak zorundadır’ diyor. Adalar bize birkaç mil, Yunanistan’a 300-500 mil mesafede. Nizam var, ölçü var. Deniz hukukunda çok su götürecek mevzular var. Denizlerdeki kaynakların kullanılması, su yüzüne çıkarılması gibi konularda kısa vadede uzlaşma olacağı kanaatinde değilim."


"Aliağa’da dünyanın en büyük gemi söküm tesisine sahibiz"


Türkiye’nin denizicilik alanında kat ettiği başarıları anlatan Binali Yıldırım, "Yat üretiminde dünya 2’ncisiyiz. Her türlü gemiyi özellikle özel maksatlı gemileri yapmakta 1 numarayız. Gemi bozma veya dönüşüm denildi. Biz ona ’gemi sökümü’ diyoruz. Aliağa’da dünyanın en büyük gemi söküm tesisine sahibiz. İmal ediyoruz, çalıştırıyoruz ve söküyoruz. İşi bilen denizcileri göreve getirdik. Biz 2002 yılında iktidar olduğumuzda denizcilik müsteşarlığı vardı ama denizci yoktu. Vahim durumdaydı. Önceliğimiz, denizcilik müsteşarlığını denizcilerle tanıştırmak oldu" dedi.


Deniz madenciliği ve nadir elementlere dikkat çeken Yıldırım, bu elementlerin elektrik motorları, mıknatıslar, dronelar, güdüm sistemleri, termal kameralar, elektrikli araç bataryaları ve enerji depolama sistemleri dahil olmak üzere savunma sanayi, tıp ve ileri teknolojide kullanıldığını ifade etti.


"Eskişehir Beylikova’da dünyanın 2. nadir element rezervi var"


Yıldırım, bu elementlerin üretiminin yüzde 60’ının Çin tarafından yapıldığını belirterek, Türkiye’deki potansiyele değindi:


"Bizde var ama kullanamıyoruz. Eskişehir Beylikova’da dünyanın 2. nadir element rezervi var. 700 milyon ton rezerv var. Burada 10 element çıkarılabilir. Eti Maden bu toprak elementlerini çıkarmak için oluşum başlattı. Derin deniz madenciliğinde İSA ruhsatını almamız gerekiyor" diye konuştu.


Ayrıca sempozyuma, 65. Dönem Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 26. Başkanı İsmet Yılmaz, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir de katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincanlı satranç sporcuları Türkiye finallerine hazırlanıyor Erzurum’da düzenlenen Okullar Arası Satranç Grup Yarışmalarında derece elde eden Erzincanlı öğrenciler, Türkiye finallerinde mücadele etmeye hazırlanıyor. 01-05 Nisan 2026 tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Küçükler, Yıldızlar ve Gençler Satranç Grup Yarışmalarında başarılı olan takımlar, Türkiye finaline katılma hakkı kazandı. Okul Sporları Satranç Türkiye Finali, 4-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında Denizli’de düzenlenecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyona 81 ilden 138 okul katılacak. Erzincan Satranç İl Temsilcisi ve Mehmetçik Ortaokulu antrenörü Murat Burak San, Erzincan’dan iki okulun Türkiye finallerinde mücadele edeceğini belirtti. Buna göre Küçükler Genel kategorisinde Mehmetçik Ortaokulu 6 sporcu ile, Genç Kızlar kategorisinde ise Hacı Ali Akın Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 4 sporcu ile yarışacak. Erzincan’ı temsil edecek sporcular arasında Mehmetçik Ortaokulu’ndan Ali Murat Arslan, Orkun Kabasakal, Ali Çağan Yatmış, Ahmet Kerem Karabulut, Eyyüp Kaan Güneş ve Ahmet Yusuf Aktepe yer alırken; Hacı Ali Akın Kız MTAL’den Ömür Medine Biçeroğlu, Ayşenur Zeynep Yalçın, Begüm Büşra Karaarduç ve Seadet Sahra Şahin mücadele edecek. Turnuvada ayrıca antrenör Erol Davut ve idareci Gökçe Torun’un da yer alacağı bildirildi. Satranç İl Temsilcisi Murat Burak San, grup müsabakalarının Batman, Bolu, Erzurum, Kütahya, Mersin, Nevşehir, Tokat ve Yalova’da yapıldığını hatırlatarak, finale kalan tüm takımlara başarılar diledi.
Erzincan Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu Erzincan’da düzenlenen programda AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu sözleri ve Yıldırım’ın kameralara yansıyan mimikleri sosyal medyada farklı yorumlara neden olurken, görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı ve tartışma konusu oldu. Bu görüntünün ardından teşkilat toplantısında partililere seslenen Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Erzincan ve Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, teşkilat mensuplarına sahada daha özgüvenli hareket etmeleri ve dezenformasyona karşı daha güçlü duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu ifadeleri ve Yıldırım’ın program sırasındaki yüz ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Erzincan’da düzenlenen programda Alpay Kabadayı, konuşmasının büyük bölümünü Binali Yıldırım’a ayırarak Yıldırım’ın hem Erzincan hem de Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Kabadayı, konuşmasında Yıldırım döneminde hayata geçirilen projelerin vatandaşlar tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapmış olduğunuz projeler vatandaşlarımızın dilinde. Attığınız her imza bizim için gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sürdüğü sırada kameralara yansıyan Yıldırım’ın mimikleri ve vücut dili, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Yaklaşık 1 dakika 21 saniye süren görüntülerde Yıldırım’ın zaman zaman değişen yüz ifadesi bazı kullanıcılar tarafından "sıkılma" veya "rahatsızlık" şeklinde değerlendirilirken, bazı kullanıcılar ise bunun uzun süren protokol konuşmalarında doğal bir durum olduğunu savundu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim Kabadayı’nın konuşmasını "nezaket ve vefa göstergesi" olarak yorumlarken, diğer bir kesim Yıldırım’ın mimiklerinin "uzun övgü konuşmasına verilen doğal bir tepki" olduğunu öne sürdü. Tartışmalar kısa sürede yerel siyasetin gündem başlıkları arasına girdi. Program sonrası görüntülerin dijital platformlarda geniş yankı uyandırmasının ardından, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın daha sonra düzenlenen teşkilat toplantısında partililere seslendiği öğrenildi. Toplantıda konuşan Kabadayı, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif ve özgüvenli olmaları gerektiğini belirterek, dezenformasyon ve olumsuz propagandalara karşı daha sert ve hızlı şekilde karşılık verilmesi çağrısında bulundu. Kabadayı, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz değerlerimize her zaman saygılıyız. Büyüklerimizin her zaman başımızın üstünde yeri var. Onları her zaman değerli kılacağız" dedi. Göreve geldiği günden bu yana yaklaşık 14-15 aylık süreci değerlendiren Kabadayı, yaşanan zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade ederek, teşkilatın sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. "Bazen hastalıkları görmezden geldik, bazen sesimiz kısıldı, bazen üşüdük ama davamızdan bir an olsun geri adım atmadık" diyen Kabadayı, bu davanın "hak ve hakikat davası" olduğunu ve Türkiye’nin geleceği için büyük sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi. Dünyada ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelere de değinen Kabadayı, Türkiye’nin huzur ve istikrarını korumak için teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğünü belirtti. Sahada karşılaşılan olumsuz söylemlere karşı daha güçlü bir iletişim kurulması gerektiğini ifade eden Kabadayı, teşkilatın bu süreçleri birlik içinde aşacağını kaydetti. Programda gündem olan görüntüler ve sonrasında yapılan açıklamalar, Erzincan siyasetinde günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.
Erzincan 4 milyarlık yatırım açıklandı, faturaya etkisi tartışmalı Erzincan’da elektrik altyapısına yönelik milyarlarca liralık yatırım ve iyileştirme rakamları açıklanırken, vatandaşların günlük yaşamında hizmet kalitesine ilişkin beklentiler ve şikayetler tartışılmaya devam ediyor. Aras EDAŞ’ın Erzincan’a yaptığı yatırım ve bakım harcamaları kamuoyuyla paylaşılırken, kayıp-kaçak oranı ve arıza sürelerindeki iyileşmeye rağmen hizmetin sahadaki karşılığı sorgulanıyor. Aras Elektrik Dağıtım AŞ (Aras EDAŞ), 2013 yılından bu yana Erzincan’daki elektrik altyapısına yönelik yatırım ve bakım çalışmalarına ilişkin verileri açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, Aras EDAŞ tarafından 2013’ten bu yana Erzincan’a toplam 4 milyar 76 milyon TL yatırım ve 739 milyon TL bakım harcaması yapıldığı bildirildi. Açıklamada, 2013 öncesinde yaklaşık yüzde 9 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranının yapılan çalışmalarla yüzde 5 seviyelerine gerilediği ifade edildi. Elektrik arızalarına müdahale süresinde de iyileşme sağlandığı belirtilerek, ortalama arıza giderme süresinin 3,19 saatten 1,34 saate düştüğü ve bu alanda yüzde 58’lik bir iyileşme elde edildiği kaydedildi. Erzincan genelinde 52 bin 142 sokak lambası, 9 bin 542 kilometre dağıtım ağı, 122 bin 68 elektrik direği, 4 bin 559 dağıtım kutusu ve 3 bin 144 trafo ile hizmet verildiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, aydınlatma arızalarına 24 saat içerisinde müdahale edildiği belirtildi.