EĞİTİM - 11 Eylül 2025 Perşembe 12:06

Bakan Uraloğlu: "2025 yılında eğitime 2 trilyon 186 milyar lira ayrıldı"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "2025 yılında eğitime 2 trilyon 186 milyar lira ayrıldı"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "AK Parti Hükümetlerimiz son 23 yılda eğitime ve insana yapılan yatırımları her zaman ön planda tuttu, 2025 yılında eğitime 2 trilyon 186 milyar lira ayrıldı" dedi.


Düzce’nin Akçakoca ilçesinde hayırsever iş adamı Burhan Özdemir tarafından annesi Nezahat Özdemir’in adını taşıyan İmam Hatip Ortaokulu görkemli bir törenle açıldı. Açılışa katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti iktidarı döneminde eğitimi her zaman ön planda tuttuğunu söyledi.


Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun modern eğitim yuvasını Düzce’ye kazandıran Burhan Özdemir’e teşekkür ederek "Peygamber Efendimizin ‘İlim mü’minin yitik malıdır. Onu nerede bulursa alsın’ hadisi şerifi, devletimiz ve milletimiz için adeta bir düstur gibidir. Bu inançla, devlet kurumlarımız imkanlarını eğitim ve öğretim için seferber ederken, hamdolsun hayırsever iş insanlarımız ve milletimiz de boş durmuyor. Okullarımızın eksik gediklerini tamamlamaya yardım ediyor, öğrencilere burs veriyor, okul yaptırıyorlar. Aynı bugün burada olduğu gibi. Akçakoca’nın bağrında yetişen Burhan Özdemir de eğitim sevdalısı hayırsever iş adamlarımızdan bir tanesi. Kendisi, geçtiğimiz yıl da merhum babası Orhan Özdemir’in adını taşıyan Akçakoca Orhan Özdemir Fen Lisesi’ni ilçemize kazandırmış. Ve bugün 3 bin metrekarelik kapalı alanı, modern sınıf ve laboratuvarları, son teknoloji eğitim araç-gereçleri, annesi Nezahat Özdemir Hanımefendi’nin adını taşıyan bu güzide İmam Hatip Ortaokuluyla eğitim alanındaki katkılarını bir kez daha gösterdi. Her türlü detayın titizlikle düşünüldüğü bu modern eğitim yuvasını Akçakoca’ya kazandırdığı için kendisine yürekten teşekkür ediyoruz. Canı gönülden inanıyoruz ki bu eser, ilçemizin eğitim kalitesine önemli bir katkı sağlayacak ve gençlerimizin yetişmesinde bir mihenk taşı olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu.



"Bütçeden en büyük pay eğitime ayrıldı"


Bakan Abdulkadir Uraloğlu, 2025 yılında eğitime 2 trilyon 186 milyar lira ayrıldığını belirterek "Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK Parti Hükümetlerimiz son 23 yılda eğitime ve insana yapılan yatırımları her zaman ön planda tuttu. Çünkü biliyoruz ki, güçlü bir Türkiye, ancak nitelikli bir eğitim sistemiyle var olabilir. Bu doğrultuda, 2002 yılında eğitime ayrılan bütçe yalnızca 10,44 milyar lirayken, 2025 yılında bu rakamı 2 trilyon 186 milyar liraya ulaştırdık. Çağın ihtiyaçlarına cevap veren, beceri odaklı ve milli-manevi değerlerimizle bütünleşen çok katmanlı bir eğitim metodu izledik. Okul ve sınıflarımızın fiziki ve teknik imkanlarını her geçen gün güçlendirdik. Öğretmen yetersizliğinden, sınıf yetersizliğine kadar birçok probleme el attık. 80 yılda yapılan sınıf sayısı kadar sınıf inşa ederek, mevcut sınıf sayısını ikiye katladık. 60-70 kişilik sınıflarda ders yapılmasına ‘dur’ dedik. Bugüne kadar 4 milyar 78 milyon adet ders kitabını öğrencilerimize ücretsiz ulaştırarak velilerimiz büyük bir yükten kurtardık. Kütüphane sayımızı 13 bin 851’den 40 bin 944’e, laboratuvar sayımızı 21 bin 849’dan 49 bin 666’ya, spor salonu sayımızı da 2 bin 791’den 12 bin 214’e yükselttik. Bakanlık olarak Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte FATİH Projesi’ni hayata geçirdik. Bu kapsamda öğrencilerimize 2 milyon 407 bin tablet bilgisayar ulaştırıldı, sınıflarımızda 629 bin 277 etkileşimli tahta hizmete alındı. Proje, öğrencilerimizin teknolojiyi daha yakından tanımasına katkı sundu. Derslerde dijital imkanlardan yararlanan çocuklarımız için öğrenme süreçlerinin daha keyifli ve verimli hale gelmesi değerli bir adım oldu. Yine bu doğrultuda, Bakanlığımıza bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun kıymetli bir parçası olan BTK Akademi de eğitimde fırsat eşitliğini daha da ileriye taşımak için büyük bir çaba gösteriyor. 12 ana kategori altında 324 konu başlığında, sertifikalı eğitim sunan bu platform, kişisel gelişimden yapay zekaya, yazılımdan siber güvenliğe kadar geniş bir yelpazede gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Türkiye’nin yerli ve milli en büyük çevrim içi eğitim platformu olarak 2 milyon 750 bin kayıtlı kullanıcıya ulaşmış durumda ve bu sayı her geçen gün büyüyor. Her hafta yaklaşık 6 bin 500 yeni kullanıcıyı bünyesine katıyor. BTK Akademi, öğrencilerimizin sadece bugünü değil, geleceği inşa etmeleri için de güçlü bir köprü vazifesi görüyor. Hiç şüphesiz İmam Hatip okullarımız da yalnızca belli bir konuda eğitim veren kurumlar değil; bilim, teknoloji, sanat ve spor alanlarında donanımlı, vatan sevgisi, merhamet, adalet ve hak duygusuyla yoğrulmuş nesiller yetiştiren eğitim yuvalarıdır" ifadelerinde bulundu.



"Her zaman ve her yerde örnek bireyler olmanızdır"


Öğrencilere seslenen Bakan Abdulkadir Uraloğlu, "Sizler, bu okulda son teknoloji eğitim araç gereçleriyle donatılmış sınıflarda, çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle geleceğe hazırlanacaksınız. Ancak şunu unutmayın: sizlerden beklentimiz, yalnızca akademik başarı değil; insana, düşünceye, ahlaka ve kültürel değerlere saygılı, dini ve milli kültürünü özümsemiş, her zaman ve her yerde örnek bireyler olmanızdır. Sorumluluklarının bilincinde, vatanına ve milletine adanmış bireyler olarak yetişmenizi istiyoruz. Çünkü sizlere emanet ettiğimiz bu ülke, sıradan bir coğrafya parçası değildir. Bu topraklar, bin yıllık mücadelelerin harcıyla yoğrulmuş; Dede Korkutların destanlarıyla, Aziz Mahmud Hüdayilerin hikmetiyle, Hacı Bayramların duasıyla, onların ilim ve irfanıyla nakış nakış işlenmiştir. Her biriniz, bu güzel vatanın geleceğini inşa edecek, ilmin ve irfanın ışığında Türkiye’yi daha ileriye taşıyacaksınız. Bilimde, sanatta, teknolojide, sporda ve aklınıza gelebilecek her alanda, gayretinizle milletimizin göğsünü kabartacak başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Nezahat Özdemir İmam Hatip Ortaokulu’nun ilçemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, bu güzel eserin hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Düzce Valisi Selçuk Aslan, "Burhan Özdemir, annesine babasına hayırlı evlat olduğunu sokaklarında yetiştiği doğduğu topraklara hayırlı insan olduğunu gösteriyor. 2 yıllık Valilik dönemimde Burhan beyin hayır eserleri ve hayır destekleri yarım milyar lirayı aşmıştır. Bu memleket için verdiği desteklerden Allah razı olsun" dedi.


AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, hayırlı olsun dileklerinde bulundu.


Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, "İnsanların doğup büyüdükleri yetiştikleri toprakları unutmaması kendi memleketine yatırım yapması son derece önemli ve kıymetlidir. Burhan bey bu anlamda herkes için bir rol model ve örnek teşkil etmektedir. Düzce’de ki caminin açılışında Burhan beyin önümüzdeki dönemde Düzce’nin İzzet Baysal’ı olacağını olmasını temenni ettiğimizi ifade etmiştim. Allah size Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmayı nasip etsin" ifadelerinde bulundu.


Düzceli iş adamı Burhan Özdemir, "Bir anne ömrü boyunca evladına öğretmenlik yapar. Ama hiçbir zaman not vermez. Sadece sevgisini verir. Annenin kalemi şefkat defteri ise annesinin kalbidir. Hayatta ilk heceyi ilk duayı ilk umudu hep annemizden öğreniriz. İşte bu yüzden annelerimiz aslında öğretmenlerin de en büyüğüdür. Her ne kadar bugün burada açılışını yapacağımız okulun ismi canım annemin adıyla anılacak olsa da aslında bu eserin mimarı tüm annelerimizdir. Çünkü bir ülkeye, topluma, vatana faydalı işler yapacak olan evlatları yetiştirme sorumluluğu annelerimizin sırtındadır. Bu itibarla hayatımın en anlamlı köşesinde yaşadığım memleket Akçakoca’da yine hayatımın en anlamlı parçası olan annemin adını bu okulda yaşatacak olmaktan ötürü gurur duyuyorum ve milletimize devletimize bu imkanı tanıdıkları için kalpten teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından 5 atölye 12 sınıf 3 bin metrekare kapalı alan, 100 kişilik konferans salonu,


Kütüphane, yemekhane, spor salonu olan Nezahat Özdemir İmam Hatip Ortaokulu açılışı gerçekleşti.



Bakan Uraloğlu: "2025 yılında eğitime 2 trilyon 186 milyar lira ayrıldı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.