POLİTİKA - 22 Ocak 2026 Perşembe 21:13

Bakan Bolat: "İhracat rekoru kırdık"

A
A
A
Bakan Bolat: "İhracat rekoru kırdık"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hizmet ihracatını 14 milyar dolarla devraldıklarını, şu anda 122 milyar dolarla rekor kırdıklarını belirterek, "Toplam ihracatta rekor kırdık" dedi.


AK Parti Düzce Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısı Düzce Belediyesi Kültür Merkezinde geniş katılımla yapıldı. Toplantıda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Düzce’nin AK Parti’ye büyük destek verdiğini belirterek, "Düzce’de hiç boynumuz eğilmedi. Düzce halkı kadirşinas bir şekilde her zaman yapılan hizmetlerin, eserlerin kadirşinaslığını gösterdiler. Türkiye Cumhuriyeti’nde tarihimizde parlamenter sisteme geçtiğimiz tarihten bu yana 23 yıl iktidarda olan başka bir parti olmadı, başka lider de olmadı. Çok partili hayatımızda AK Parti ve Cumhurbaşkanımız 23 yıl aziz ve cennet vatanımıza, aziz milletimize hizmet ettiler. Partimizin tüm kademeleri ile teşkilatlarımızın hepsi bu hizmet kervanında yerlerini aldılar. AK Parti halkın desteğini almasaydı, AK Parti’nin hizmetlerinden, eserlerinden vatandaşımız memnun olmasaydı milletimiz oy verir miydi? 17 seçim zaferi hediye ettiler. 10 yıldan bu yana MHP ile birlikte Devlet Bahçeli’nin liderliğindeki MHP ile Cumhur ittifakı olarak eser siyasetine, hizmet siyasetine ‘devam’ dedi. Bunu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda verdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de halkımız desteğini gösterdi. Milletimiz büyük bir feraset ve sağduyu ile oyunu kullanıyor. Uyarı olduğu zaman uyarısını yapıyor ancak istikrar için desteğini esirgemiyor. Dünya’da 200 ülke var. Demokrasi ile halkın özgür idaresi ile yönetilen ülkelerin kaçında bir parti ve bir ittifak, bir lider 23 yıl üst üste ülkesini yönetiyor. Bu bizlerin 23 yıllık ülke yönetiminde çok çalışarak ve fedakarca çalışmanın ödülü olmuştur. Ne büyük badireler atlattık. Yola başladığımızda, 2002 sonundaki Türkiye’nin sorunları 3-Y ile mücadeleydi. Halkımıza hizmetkar olan bir devlet anlayışının yerleştirilmesi vardı. Vesayet uygulayan, halkın oylarının bir önemi olmadığı inancına sahip azınlık kitlenin halkın çoğunluğuna baskı yaptığı düzen vardı. Bütün bu vesayetler kırıldı. Halkın iktidarı bu ülkeyi yönetmektedir. Halkımızın biri eleştirdiği her noktayı başımızın tacı yaptık. Yolsuzluklarla mücadele edildi, kaynaklar yatırımlara harcandı. Sağlıkta ki devrimleri gördük. Türkiye dünyada sağlık alanında lider ülkelerden birisidir. Bunu batılı ülkeler bile söylüyor. Covid gibi bir salgını en az hasarla atlatmayı başardık. Ekonomimiz canlı bir şekilde devam etti. Covid yılında bile Türkiye büyüdü, 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldi" dedi.



"İhracat rekoru kırdık"


Bakan Bolat, hizmet ihracatını 14 milyar dolarla devraldıklarını şu anda 122 milyar dolarla rekor kırdıklarını belirterek, "Toplam ihracatta rekor kırdık. 19,5 milyon istihdam vardı. Şimdi nüfusumuz 85 milyon ve 33 milyon sınırına ulaştık. Sınıflar, öğrenci sayıları, 60-70 kişilik sınıflardan 20-25 kişilik sınıfa geldik. 209 üniversitemiz var. Bilgi merkezleri, sağlık merkezleri kuruldu. Aile hekimliği müessesi getirildi. İmrenirdik, şu anda aile hekimliği var. Acil Tıp müessesi kuruldu. Bine yakın hastane yenilendi. Öğretmen sayımız 3 katını geçti. Hastanelerde modern yatak sayısı 3 katına yükseldi. 15 bin tane yatak sayısı vardı. Kiminde 8-10 kişi kalıyordu. Şu anda 1 milyon üzerinde yatak var. Öğrenciler en modern şartlarda okuyorlar. Bin liranın altında bedel alınıyor, 20 bin üzerinde devlet karşılıyor. Türkiye’de engelliler için aileleri için hayat zindan gibiydi. Evden çıkamazlardı. Anne ve babalarda çıkamazlardı. Engelliler merkezleri yapıldı. Rehabilitasyon merkezleri yapıldı. Türkiye’de sosyal yardımların bütçedeki payı komik rakamlardı. Bütçenin yüzde 1’in altındaydı. 10 trilyon bütçemiz var. Emeklilere 950 milyar olarak ayrıldı. Kaç depremler atlattık. Hepsinden kısa bir süre içinde ayağa kalktık. O şehirlerimizi inşa ettik, imar ettik. Dünyada bu kadar büyük organizasyonu bu kadar kısa sürede yapan bir yönetim bulamazsınız. Japon bir yetkili bu şehirleri 10 yılda yaparsınız demiş. Türkiye’deki bütün kamyonlar, iş makineleri oralar yığıldı ve enkazlar kaldırıldı. Daha 3 yıl dolmadan hak sahiplerine evleri teslim edildi" diye konuştu.



"Ekonomik büyümemiz devam ediyor"


Bakan Bolat, ekonomik büyümenin devam ettiğini belirterek, "Kuzeyde savaş, doğuda savaş. Dünya ticaretinin temellerinde sarsıntılar var. Ekonomik büyümemiz devam ediyor. 2025 yılında yüzde 3,7 ilk 9 ayda büyüdük. 31 aydır işsizlik oranı tek hanede. Enflasyonu hayat pahalılığında 30,89’a düşürdük. Gıda da yüzde 28’e düşürdük. Enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadelede bu yıl yüzde 20’li rakamların en dibine indirmeye kararlıyız. İstihdamdan, büyümeden taviz vermeden ve döviz piyasalarını dengeledik. İthalatta döviz sorunu yaşamıyoruz. Mali piyasalar dengede. Büyüme trendi devam ediyor. Piyasalarda canlılık artacak. Hızlı trenler, enerji yatırımları devam ediyor. Türkiye’nin üstü altı tamamen yenileniyor. Gelişmiş ülkeler 20-30 yıldır alt ve üst yapı çalışması yapmadığı için gerileme, eskime var. Alt ve üst yapılar yenilendi. Bunlar yapılmasaydı ihracatımız artmazdı. İnsana hizmet etmek temel şiarımız olduğu için eğitimde, sağlıkta, enerjide, sosyal yardımlarda hep kolaylıklar sağladık. Emeklilerimizin her zaman yanında yer aldık. Bütçede deprem harcamaları azaldıkça gelecek yıl emeklilerimize, esnafımıza daha iyi şartlar sağlayacağız. Önümüz açık, bahtımız açık olduk" şeklinde konuştu.


Bolat, terörün kökünü kazıdıklarına işaret ederek, "Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de terör yatakları ortadan kalktı. Türkiye bölgesel değil küresel oyun kuran oldu. Cumhurbaşkanımız Dünya’da 4-5 liderin içinde yer aldı. Sürekli felaket tellallığı yapanlara kulak asmayalım. Başarılı çalışkan teşkilat lazım. Lider ve teşkilat kurmaylar çalışacaklar halka hizmet edecekler. Halkın kalbini kazanacaklar. Halka asla tepeden bakmayacaklar. Ufuk lazım vizyon lazım. Her birimiz iki kişiyi partimize üye yapsak 34,5 milyon kişiye yükseleceğiz" dedi.


Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından danışma meclisi toplantısı basına kapalı olarak devam etti.



Bakan Bolat: "İhracat rekoru kırdık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı Balıkesir’de Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Biyoteknoloji Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. Birlik Başkanı Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Maltaş, toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Maltaş, yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti. "Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür" Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Kılınç, yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti. Program kapsamında midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.
Ankara Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
Aydın MHP Aydın İl Başkanı Alıcık istifa ettiğini duyurdu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, Kıbrıs’ta çekildiği öne sürülen fotoğrafının basında paylaşılmasının ardından istifa ettiğini açıkladı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da yaptığı açıklamayla Haluk Alıcık’ın görevden alındığını duyurdu. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, "Kamuoyuna ve Aziz Teşkilatımıza" başlığı ile yaptığı açıklamada, "Son iki haftadır şahsım hakkında kasıtlı biçimde çarpıtılarak servis edilen, gerçeği yansıtmayan haberler üzerinden Milliyetçi Hareket Partimizin kurumsal kimliğinin yıpratılmaya çalışıldığı açıkça görülmektedir. Bu süreçte; davamızın, teşkilat disiplininin ve partimizin itibarının şahsımdan daha kıymetli olduğu bilinciyle, yol ve dava arkadaşlarımla yaptığım kapsamlı istişareler neticesinde; 6 yıldır büyük bir onur, sorumluluk ve gururla yürütmekte olduğum Milliyetçi Hareket Partisi Aydın İl Başkanlığı görevimden istifa etme kararı almış bulunmaktayım. Bu karar; ne bir geri duruşun ne de bir vazgeçişin ifadesidir. Aksine, partimizin adının hiçbir tartışmanın, hiçbir algı operasyonunun gölgesinde kalmaması adına alınmış bilinçli ve sorumluluk sahibi bir duruştur. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Bilge Liderimizin çizdiği istikamette, Milliyetçi Hareket Partimizin ve aziz teşkilatımızın emrinde, davamıza sadakatle hizmet etmeye devam edeceğim" ifadelerine yer verdi. Öte yandan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da sosyal medya hesabından "Aydın İl Başkanının görevden alınması hakkında" başlığıyla yaptığı açıklamada, "Başta medyadaki tellal ve borazanı Halk TV olmak üzere CHP yanlısı medya tarafından yapılan maksatlı yayınlar üzerine MHP İl Başkanı Haluk Alıcık, tarafımızdan görevden alınmıştır. MHP, teşkilatlarında ve öteki kadrolarında görev alan isimlerin karakterleri ve icraatıyla ilgili hiçbir spekülasyona izin vermez ve vermeyecektir. MHP’nin gösterdiği hassasiyet ve onurlu duruşun aynısını, yargılanan ve haklarında onlarca iddia ortaya atılmış olan belediye başkanları konusunda da CHP’den bekliyoruz. Buyursunlar. Bakalım, CHP aynı namuslu tavrı sergileyebilecek mi?" ifadelerine yer verdi.