SAĞLIK - 16 Mayıs 2025 Cuma 08:45

69 Yaşındaki hasta şifayı Düzce Üniversitesi Hastanesinde buldu

A
A
A
69 Yaşındaki hasta şifayı Düzce Üniversitesi Hastanesinde buldu

Sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma ve ağrı gibi şikayetler ile Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği’ne başvuran 69 yaşındaki O.A.’nın yapılan biyopsisinde kanser tespit edildi. Ameliyat kararı alınan hasta laparoskopik radikal prostatektomi yöntemi ile sağlığına tekrar kavuştu.


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Kliniği, prostat kanserinin tedavisinde uygulanan, laparoskopik radikal prostatektomi yönteminde hasta memnuniyeti ve tedavi başarısı açısından bölgesinde referans noktası haline geldi. Hasta konforunu ön planda tutan modern cerrahi yöntemi ile hastalara daha ağrısız ve hızlı iyileşme süreci sağlanıyor.


Sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma ve ağrı gibi şikayetler ile Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği’ne başvuran 69 yaşındaki O.A.’nın yapılan biyopsisinde kanser tespit edildi. Ameliyat kararı alınan hasta laparoskopik radikal prostatektomi yöntemi ile sağlığına tekrar kavuştu. Tüm tedavi sürecinden memnun kaldığını ifade eden hasta, operasyonu gerçekleştiren ekibe teşekkür etti.


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Dursun Baba, laparoskopik radikal prostatektomi hakkında bilgi verdi. Prostat kanserinin, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Dursun Baba, özellikle 50 yaş üstü bireylerde sık rastlandığını ifade etti. Genellikle yavaş seyirli olmakla birlikte bazı alt tiplerinin agresif şekilde ilerleyebildiğine işaret eden Baba, "Erken yani yayılım yapmadığı evrede tespit edilen olgularda tedavi başarısı oldukça yüksektir. Tedavi seçenekleri arasında aktif izlem, radyoterapi (ışın tedavisi) ve cerrahi (radikal prostatektomi) yer alır. Uygun tedavi; hastanın yaşı, sağlık durumu, tümörün evresine göre belirlenir" şeklinde konuştu.



Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme


Laparoskopik radikal prostatektomi işleminin prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan kapalı (minimal invaziv) bir yöntem olduğunu dile getiren Dr. Baba, "Karın bölgesine açılan 5 adet delik aracılığıyla kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak prostat bezi tamamen çıkarılır. Gerek görüldüğünde çevre lenf nodları da operasyon sırasında alınabilir. Açık cerrahiye kıyasla daha az ağrı, daha az kan kaybı, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci gibi önemli avantajlar sunar" dedi.


Bu cerrahi yönteminin genellikle lokalize (organla sınırlı) yani yayılmamış prostat kanseri tanısı almış ve genel sağlık durumu cerrahiye uygun olan hastalarda tercih edildiğini bildiren Öğretim Üyesi, "Özellikle yaşam beklentisi 10 yılın üzerinde olan, aktif yaşam tarzını sürdüren bireylerde etkilidir. Tedavi kararı; PSA düzeyi, prostat kanseri çeşidi, tümör evresi ve hastanın bireysel özellikleri dikkate alınarak multidisipliner ekiplerce verilir" şeklinde konuştu.



"Cerrahi başarısı robot yardımlı laparoskopik cerrahi ile benzer"


Robot yardımlı laparoskopik cerrahi, son yıllarda prostat kanseri tedavisinde öne çıkan ileri bir teknik olduğunu dile getiren Dr. Baba, "Bu yöntem cerraha üç boyutlu görüş ve daha hassas hareket imkânı sağlayarak cerrahilerde bazı avantajlar sunabilir. Ancak robotik sistemlerin kurulumu ve sürdürülebilirliği oldukça maliyetlidir. Hastalara da ciddi maliyetlere neden olmakla birlikte cerrahi başarısı laparoskopik prostatektomiye benzerdir. Kliniğimizde bu teknoloji henüz bulunmamakla birlikte, klasik laparoskopik yöntemle benzer onkolojik sonuçlar elde edilmekte, hastalarımıza güvenli ve etkin bir tedavi sunulmaktadır" şeklinde konuştu.


Tüm cerrahi işlemler gibi laparoskopik radikal prostatektominin de bazı riskleri olduğunu ifade eden Öğretim üyesi, "Kısa dönemde enfeksiyon, kanama ve idrar kaçağı gibi komplikasyonlar gelişebilir. Uzun dönemde ise idrar tutamama (inkontinans) ve cinsel işlev kaybı gibi istenmeyen etkiler görülebilir. Ancak bu yan etkiler, cerrahinin deneyimli ekiplerce uygulanması ve gelişmiş tekniklerin kullanılmasıyla minimuma indirilebilir. Önemle belirtilmelidir ki, bu tür etkiler, hastanın yaşamını tehdit eden bir hastalıktan, prostat kanserinden, tamamen kurtulması karşılığında, birçok hasta tarafından kabul edilebilir düzeyde görülmektedir. Karar süreci, hasta ile şeffaf bir iletişim içinde yürütülmektedir" dedi.



"Toparlanma süreci, açık cerrahiye göre daha konforludur"


Ameliyat sonrası hastaların genellikle 4-5 gün içerisinde taburcu edildiğini belirten Baba, "Günlük yaşama dönüş ortalama 2 ila 4 hafta içinde sağlanır. Genel olarak laparoskopik cerrahi sonrası toparlanma süreci, açık cerrahiye göre daha konforludur" ifadelerini kullandı.


Lokalize prostat kanseri tedavisinde cerrahinin yanı sıra aktif izlem, radyoterapi (ışın tedavisi) seçenekleri de mevcut olduğunu bildiren Baba, "Her ne kadar iki tedavinin başarı şansı benzer olsa da uygun hastalarda ameliyat daha öncelikli sunulmaktadır. Her tedavi yöntemi, hasta özelinde avantaj ve sınırlılıklar içerir. Bu nedenle en doğru yaklaşım, multidisipliner konseylerde hastanın bireysel özelliklerine göre karar verilmesidir" ifadelerine yer verdi.


Laparoskopik radikal prostatektominin, prostat kanseri tedavisinde etkinliği kanıtlanmış, güvenli ve hasta konforunu ön planda tutan modern bir cerrahi yöntemi olduğunun altını çizen Dr. Dursun Baba, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinin; bu alanda sadece Düzce için değil, çevre iller açısından da önemli bir tedavi merkezi olarak hizmet vermeye devam ettiğini vurguladı.



"Bölgesel bir referans noktası haline gelmiştir"


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi üroloji kliniğinde laparoskopik radikal prostatektomi cerrahisinin yaklaşık 5–6 yıldır aktif olarak başarıyla uygulandığını vurgulayan Dr. Baba, "Bu süreçte yalnızca Düzce ilinden değil, Bolu, Sakarya ve Zonguldak gibi çevre illerden de çok sayıda hasta, bu yöntemle tedavi olmak üzere merkezimize başvurmuştur. Küçük bir il olmamıza rağmen kliniğimiz, bu alanda birçok büyük merkez düzeyinde cerrahi hizmet sunmakta; hasta memnuniyeti ve tedavi başarısı açısından bölgesel bir referans noktası haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.


Üroloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Dursun Baba, üroloji kliniği olarak yalnızca prostat kanseri değil; mesane, böbrek ve testis tümörleri gibi diğer ürolojik kanserlerde, güncel kılavuzlara uygun şekilde onkolojik cerrahi tedavileri, böbrek taşı tedavileri, açık üretoplasti gibi tüm ürolojik vakalar modern teknolojik imkanlarla başarılı bir şekilde gerçekleştirdiklerini ve üroloji kliniğinden bu nedenle hasta sevki yapılmadığını sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.