SAĞLIK - 29 Ekim 2025 Çarşamba 09:44

Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır"

A
A
A
Dünya İnme Günü’nde uzmanından uyarı: "İnme, kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır"

Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görev yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, Dünya İnme Günü’nde inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeker, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi.


Nöroloji Uzmanı Dr. Mansur Ala, inme, felç veya tıp tabiriyle serebrovasküler hastalıkların, halk arasında felç olarak bilinen, ani gelişen vücutta konuşma bozukluğu, anlama güçlüğü, bir tarafta güçsüzlük, hissizlik, yürüyememe veya ağız kayması gibi bulgulara yol açan bir beyin damar hastalığı olduğunu söyledi. Bu hastalığın en sık görülen alt tipi, damar tıkanıklığına bağlı gelişen iskemik inme olup, tüm inme vakalarının yaklaşık yüzde 80-85’ini oluşturduğunu belirten Dr. Ala, diğer tipi ise damar yırtılmasına bağlı olarak ortaya çıkan hemorajik (kanamalı) inme olup yüzde 10-15 oranında görüldüğünü ifade etti.


Ala, inmenin çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dikkat çekerek, "Çünkü kalıcı sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci, ölüme neden olan hastalıklar arasında ise üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bazı tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için hastanın çok erken fark edilip, 112’nin haberdar edilmesi ve hastaneye erken ulaştırılması gerekir. Özellikle ilk 4,5 ve 6 saat içinde hastaneye başvurulması büyük önem taşır. Bu süre aşıldığında bazı tedavi olanaklarından faydalanmak mümkün olmayabilir" dedi.


Özellikle tedavisine dikkat etmeyen hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kolesterol yüksekliği olan kişiler ile sigara ve alkol kullananların risk altında olduğunu söyleyen Ala, "Bunun yanında değiştirilemeyen risk faktörleri de vardır; yaş, cinsiyet ve ırk gibi. Yaş ilerledikçe inme görülme sıklığı artar, ayrıca kadınlarda bir miktar daha fazla rastlanır. İnme durumunda kesinlikle su dökmek, ilaç vermek veya başka bir müdahale yapmak doğru değildir. Yapılması gereken tek şey, vakit kaybetmeden 112’yi aramaktır. Erken müdahalenin önemi büyüktür. Çünkü ilk 6 saat içinde hastaneye ulaşan hastalara. Damar yoluyla pıhtı çözücü ilaç tedavisi uygulanabilir. Anjiyo yöntemiyle tıkalı damarlar açılabilir. İnmeden korunmak için ilaçlarımızı düzenli kullanmalı, hareketsiz yaşamdan kaçınmalı, fiziksel olarak aktif olmalı, obeziteden uzak durmalı ve tütün ile alkolden kesinlikle kaçınmalıyız. Peki inmeyi nasıl tanıyacağız? En önemli nokta ani gelişim göstermesidir. Ani konuşma bozukluğu (konuşamama, anlamsız konuşma veya karşısındakini anlayamama), görme kaybı veya bulanıklığı, vücudun bir tarafında güçsüzlük veya hissizlik, denge kaybı, yürürken sendeleme, bulantı ve kusma gibi belirtiler inmeyi düşündürür. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Ehlibilir kurabiyesi" Çankırı’nın coğrafi işaretli "Ehlibilir kurabiyesi", hafif ve kıtırlığıyla kenti ziyaret eden vatandaşların vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan "Ehlibilir kurabiyesi", lezzetiyle hayran bırakıyor. Lezzeti yüzyıldan fazla süredir evlerde yapılan "Ehlibilir kurabiyesi", restoranlarda da yapılıyor. 2022 yılında coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini Türkiye ve tüm dünyada tescilleyen "Ehlibilir kurabiyesi", Çankırı’ya gelen turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Un ile fırında hazırlanan kurabiye, şehrin vazgeçilmez lezzeti olarak yer alıyor. Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen turistlerden de yoğun ilgi görüyor. "Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla tüketebildiği bir kurabiye olduğunu söyleyen Aşçı Hatice Altın, "Çankırı’da genelde ’ehlibilir’ diye tabir edilen kurabiye yapılır. Ehlibilir kurabiyesi, Çankırı’nın coğrafi işaret almış özel lezzetlerinden biridir. Aslında un kurabiyesi olarak bilinir ve temel olarak undan yapıldığı için mideyi rahatsız etmeden rahatlıkla tüketilebilir. Hafif yapısıyla her yaştan insanın severek yediği bir tatlıdır. Bayramlarda ve özel günlerde sıklıkla yapılan bu tescilli kurabiye, şehrimizin önemli geleneksel lezzetleri arasında yer alır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerden de yoğun ilgi görmektedir. Bir dönem unutulmaya yüz tutmuş olan bu lezzet, coğrafi işaret almasıyla birlikte yeniden değer kazanmış ve yaşatılmaya devam edilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar Ehlibilir kurabiyesini almak ve tatmak için Çankırı’ya gelmektedir. Ağızda kıtır kıtır bir lezzet bırakan bu kurabiye, çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" dedi.
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Ehlibilir kurabiyesi" Çankırı’nın coğrafi işaretli "ehlibilir kurabiyesi", hafif ve kıtırlığıyla kenti ziyaret eden vatandaşların vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan "ehlibilir kurabiyesi", lezzetiyle hayran bırakıyor. Lezzeti yüz yıldan fazla süredir evlerde yapılan "ehlibilir kurabiyesi", restoranlarda da yapılıyor. 2022 yılında coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini Türkiye ve tüm dünyada tescilleyen "ehlibilir kurabiyesi", Çankırı’ya gelen turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Un ile fırında hazırlanan "ehlibilir kurabiyesi", şehrin vazgeçilmez lezzeti olarak yer alıyor. Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen turistlerden de yoğun ilgi görüyor. "Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" Çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla tüketebildiği bir kurabiye olduğunu söyleyen Aşçı Hatice Altın, "Çankırı’da genelde ‘ehlibilir’ diye tabir edilen kurabiye yapılır. Ehlibilir kurabiyesi, Çankırı’nın coğrafi işaret almış özel lezzetlerinden biridir. Aslında un kurabiyesi olarak bilinir ve temel olarak undan yapıldığı için mideyi rahatsız etmeden rahatlıkla tüketilebilir. Hafif yapısıyla her yaştan insanın severek yediği bir tatlıdır. Bayramlarda ve özel günlerde sıklıkla yapılan bu tescilli kurabiye, şehrimizin önemli geleneksel lezzetleri arasında yer alır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerden de yoğun ilgi görmektedir. Bir dönem unutulmaya yüz tutmuş olan bu lezzet, coğrafi işaret almasıyla birlikte yeniden değer kazanmış ve yaşatılmaya devam edilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar ehlibilir kurabiyesini almak ve tatmak için Çankırı’ya gelmektedir. Ağızda kıtır kıtır bir lezzet bırakan bu kurabiye, çocuğundan yaşlısına herkesin rahatlıkla ve severek tüketebildiği bir üründür" dedi.
Malatya Malatya’da üniversite yöneticilerine eğitim programı Malatya’da üniversite yöneticilerine yönelik eğitim programı düzenlendi. Programda liderlikten kriz yönetimine birçok başlık ele alındı. Malatya’da kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik eğitim programı gerçekleştirildi. İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programa, Seddar Yavuz, Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Üniversitelerde görev yapan üst ve orta kademe yöneticilere yönelik planlanan program kapsamında; liderlik, kriz yönetimi, stratejik planlama, iletişim becerileri, kamu yönetiminde etik ilkeler ve değişim yönetimi gibi konularda eğitimler verildi.Programda konuşan Vali Yavuz, kamu yönetiminin temelinde devlet ile vatandaş arasındaki karşılıklı sorumlulukların yer aldığını belirterek, yöneticiliğin liderlik ve sorumluluk gerektirdiğini kaydetti.Kriz dönemlerindeki başarının olağan zamanlarda da sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, yöneticilerin risk alabilen doğru karar veren ve toplumu ortak hedefler etrafında birleştiren kişiler olması gerektiğini ifade etti. Kamu yönetiminde güven samimiyet ve iletişimin önemine değinen Yavuz, Türkiye’nin daha şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışına geçtiğini söyledi. Program, yapılan sunumların ardından sona erdi.