GÜNDEM - 02 Nisan 2026 Perşembe 12:27

DOB-DER başkanı Aydın: "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım"

A
A
A
DOB-DER başkanı Aydın: "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım"

DOB-DER Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli bireylerin ve ailelerin sorun, isteklerini dile getirdi. Aydın, "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım" dedi.


Diyarbakır Otizmli Bireyler Derneği (DOB-DER) Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle otizmli bireylerin yaşadığı sorunları ve ailelerin isteklerini sıraladı. Otizm spektrum bozukluğunun doğuştan gelen ya da yaşamın ilk aylarında ortaya çıkan karmaşık bir nörolojik farklılık olduğunu dile getiren Aydın, şu ifadeleri kullandı:


’’Yapılan çeşitli araştırmalarda, bugün dünya ortalamasında yaklaşık olarak her 36 çocuktan biri otizm spektrumunda yer almaktadır. Bazı araştırmalarda ise bu oran 30’da 1 olarak ifade edilmektedir. Türkiye’de kesin bir kayıt sistemi bulunmamakla birlikte, yapılan araştırma ve tahminlere göre 2 milyonun üzerinde otizmli birey ve aile ferdinin bulunduğu öngörülmektedir. Otizmde erken eğitimin önemi büyüktür. Tanı, yaklaşık olarak 12 aylıktan itibaren konulabilmektedir.’’



"Otizmde en etkili ve temel yaklaşım eğitim"


Günümüz dünya literatüründe otizmde en etkili ve temel yaklaşımın eğitim olduğunun kabul edildiğini aktaran Aydın, sözlerine şöyle devam etti:


"Davranışsal bazı durumların düzenlenmesi için ilaç tedavisi uygulanabilse de asıl ve temel yöntem eğitimdir. Bu nedenle eğitim boyutuna ağırlık verilmeli ve ders saatleri artırılmalıdır. Bugün rehabilitasyon merkezlerinde verilen eğitim süreleri aylık olarak bireysel 8 saat, grup olarak 4 saat ile sınırlıdır ve bu sürelerin yetersiz olduğu bilinmektedir. Avrupa’daki bazı ülkelerde ise bu eğitimlerin günlük 8-9 saate kadar çıktığı görülmektedir. Yapılan gözlemler ve araştırmalar, yoğun ve düzenli eğitim alan bireylerin önemli gelişim gösterdiğini; yaşamlarını daha bağımsız sürdürebildiklerini ve iş hayatına katılabildiklerini ortaya koymaktadır. Eğitim çağını tamamlamış otizmli bireyler için mesleki eğitim atölyelerinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Bu atölyeler, bireylerin hem iş hayatına kazandırılmasına hem de sosyal hayata katılımlarına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda aileler için de önemli bir destek mekanizması olacaktır. Bu kapsamda; eğitim, sağlık, spor, tarım ve mesleki alanların bir arada bulunduğu, yatılı ve gündüzlü hizmet verebilecek "otizm yaşam kampüslerinin" kurulması büyük bir ihtiyaçtır. Böyle bir kampüs; otizmli bireylerin eğitim almasını, meslek edinmesini ve sosyal yaşama katılmasını desteklerken, ailelerin de zorunlu durumlarında taziye, düğün ve benzeri durumlarda çocuklarını güvenle emanet edebileceği bir yapı sunacaktır. Bu tür projelerin hayata geçirilmesi, birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır."


Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Gününün yalnızca bir gün ya da bir hafta ile sınırlı kalmaması yılın 365 günü boyunca farkındalık oluşturacak şekilde ele alınması gerektiğini kaydederek, ’’Otizmli bireylere sahip aileler olarak beklentimiz, acıma duygusuyla değil, anlayış ve destekle yaklaşılmasıdır. Yardım edilemeyecek durumlarda dahi yargılayıcı veya dışlayıcı tavırlardan kaçınılması önemlidir. En büyük sorunlardan biri, özellikle okul çağındaki çocukların eğitimde yaşadığı yetersizlikler ve ailelerin toplum tarafından dışlanmasıdır. Toplu taşıma araçlarında, parklarda, yürüyüş alanlarında ve sosyal yaşamın birçok noktasında olumsuz tepkilerle karşılaşılmaktadır. Aynı şekilde alışveriş merkezlerinde veya restoranlarda otizmli bireylerle birlikte vakit geçirmek, toplumun bakış açısı nedeniyle çoğu zaman zorlaşmaktadır. Bu nedenle toplumsal bilinçlenmenin artırılması, empati kültürünün yaygınlaştırılması ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi büyük önem taşımaktadır’’ diye konuştu.



DOB-DER başkanı Aydın: "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Trafikte kavga çok pahalıya patladı: 2 tutuklama, 1 milyon TL ceza Nevşehir’de trafikte sollama nedeniyle çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Bıçak ve sopaların kullanıldığı olay sonrası taraflara toplamda 1 milyon 80 bin TL ceza kesilirken, 2 sürücü tutuklandı. Yaşanan kavgada cep telefonu ile kaydedildi. Olay, Nevşehir’de 2000 Evler Mahallesi Nar yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 38 AIF 551 plakalı otomobilin sürücüsü Ahmet Efe D. ile 06 CTB 057 plakalı otomobilin sürücüsü Suat T. arasında trafikte sollama nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine sürücüler araçlarını yol kenarında durdurarak araçlarından indi. Kısa sürede büyüyen tartışmaya araçlarda bulunan Ali D., Samet D. ile diğer araçtaki Necati S. ve Onur K. de dahil oldu. Taraflar, araçlarında bulunan bıçak ve sopaları alarak birbirine saldırdı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kavgaya müdahale eden ekipler, sürücüler ve olaya karışan diğer şahısları gözaltına aldı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen iki araç sürücüsü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sürücülerin ehliyetlerine 6 ay süreyle el konulurken, araçlar ise 60 gün süreyle trafikten men edildi. Öte yandan cep telefonu ile kaydedilen olayda yer alan sürücü ve yolculara kişi başı 180 bin TL olmak üzere toplamda 1 milyon 80 bin lira idari para cezası uygulanacağı öğrenildi. Yetkililer, son dönemde yürürlüğe giren ve trafikte saldırgan davranışlara ağır yaptırımlar öngören düzenlemeler kapsamında; trafikte kavga, tehdit ve araçtan inerek saldırıda bulunma gibi eylemlere yüksek para cezalarının yanı sıra ehliyete el koyma ve araç men cezası uygulandığını belirtti. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Zonguldak BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti. Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum." Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum." Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi. BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.
Samsun Ortaokul projelerinde zirve Samsun’un Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "20. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması"nın kazananları açıklandı. Bölge genelinde en fazla birincilik elde eden il Samsun oldu. TÜBİTAK tarafından 20.’ncisi düzenlenen Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, OMÜ ev sahipliğinde tamamlandı. Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsarken, yarışmaya 10 alanda 3 bin 280 projenin başvurdu ve 100 proje sergilenmeye hak kazandı. 100 proje arasından Türkiye finallerine gidecekler belli oldu. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreni, ilk olarak kürsü konuşmalarıyla başladı. İlk konuşmayı yapan TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu yarışmanın Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsamaktadır. Bu yıl, ortaokul düzeyinde 3 bin 280 proje ile Türkiye’de en çok proje üretilen bölge Samsun Bölgesi olmuştur. Bugün burada sadece bir ödül töreninin açılışını yapmıyoruz. Aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve hayallerin bir araya geldiği çok özel bir bilim yolculuğuna birlikte tanıklık ediyoruz. Unutmayın, bu yolculukta en önemli şey kazanılan ödüller değildir. Asıl değerli olan; düşünmeyi öğrenmeniz, soru sormaktan korkmamanız ve kendi fikirlerinize inanmanızdır. Çünkü sizler bugün sadece bir proje hazırlamadınız; aynı zamanda genç yaşınıza rağmen sabretmeyi, araştırmayı ve üretmeyi öğrendiniz. Belki bugün birazdan açıklanacak olan dereceler arasında olacaksınız, belki de olmayacaksınız. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki burada bulunan her biriniz bu yolculuğun kazananısınız. Çünkü bilim yolculuğu, varılacak bir yerden çok insanı geliştiren bir süreçtir" dedi. "Proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşti" Akabinde konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise "Bu yıl Samsun Bölgesi olarak önemli bir başarıya imza attık. Türkiye genelinde yapılan toplam 19 bin 436 proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşmiş ve bu sayı ile Samsun Bölgesi birinci sırada yer almıştır. Bu sonuç, bölgemizin bilimsel potansiyelini ve gençlerimizin azmini açıkça ortaya koymaktadır. Hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Sizler yalnızca projelerinizi sergilemediniz; aynı zamanda merak eden, sorgulayan, çözüm üreten bireyler olduğunuzu da gösterdiniz. Bilim, doğru cevaplardan çok doğru sorular sorabilme cesaretidir. Sizler bu cesareti gösterdiniz. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. En fazla birincilik Samsun’dan Yarışmada; Samsun 4 birincilik, 1 ikincilik, 3 üçüncülük; Tokat 3 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Ordu 3 birincilik, 3 ikincilik, 4 üçüncülük; Amasya 2 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Giresun 1 birincilik, 2 ikincilik; Çorum 1 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Sinop 1 birincilik ve Kastamonu 1 ikincilik kazandı.
Ankara Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarını da güçlendirmiş oluyorsunuz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi açılışına katıldı. Burada kurdele kesiminin ardından Bakan Göktaş’a otizmli bireyler tarafından hediye takdim edildi. Ardından atölyeleri gezen Göktaş, merkeze gelen bireylerle sohbet etti, etkinliklere katıldı ve ilahi söyledi. Ziyareti sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında ülke genelinde etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Etkinlikleri tek bir güne değil ay boyunca yapmaya gayret ettiklerini dile getiren Göktaş, "Bugün de Keçiören Belediyemiz iş birliğiyle aktif yaşam merkezi açtık. Burada da 13 yaş üstündeki otizmli bireylerimize yönelik bir yaşam merkezi aynı zamanda hem sosyalleşme hem bakım merkezi hizmeti görecek bu merkezimiz. 50 kapasiteli. Çocuklarımız hem rehabilite olacak aynı zamanda sosyalleşme imkanına sahip burada. Çeşitli etkinliklerle de onları yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor" ifadelerini kullandı. "Amacımız hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek" Merkezin, ailelerin çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olduğunu aktaran Göktaş "Dolayısıyla hem aileleri hem çocuklarımızı güçlendirdiğimiz, destek olduğumuz önemli bir merkezi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Keçiören’deki bu merkezden çeşitli yerlerde de yapmaya devam edeceğiz. Gündüz engelli engelsiz yaşam merkezlerimizle beraber bu tür merkezlerimizi aslında ülke genelinde de çoğaltıyoruz. Amacımız burada hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek" şeklinde konuştu. "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor" Otizmde erken müdahalenin önemine dikkati çeken Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarında güçlendirmiş oluyorsunuz. Biz de özellikle hem bu süreçte ailelerimizin yanında olmaya, çocuklarımızın yanında olmaya ve otizmi özellikle bütün Türkiye’de kalıcı halde farkındalığı oluşturmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız farkındalık gününü, farkındalık ayına yaymak, aynı zamanda bütün Türkiye’de bu farkındalığı kalıcı halde 81 ilimizde oluşturmak" açıklamasında bulundu. "Böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor" Merkeze ziyarete gelenlerden Pervin Sabur ise "25 yaşında otizmli birey annesiyim. Nisan ayı otizm farkındalık ayı. Bugün böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor. Çünkü bizim çocuklarımız kabul gördüğü yerler ya da eğitim-öğretim hayatı bittikten sonra uğraş terapisinin yapılacağı yerler burası. Bu merkezlerin çoğalması bizim için çok güzel, çok anlamlı" diye konuştu.