POLİTİKA - 26 Mart 2026 Perşembe 09:55

Diyarbakır’dan dünyaya çağrı: ’’Sessizlik değil, sorumluluk zamanı’’

A
A
A
Diyarbakır’dan dünyaya çağrı: ’’Sessizlik değil, sorumluluk zamanı’’

Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, Ortadoğu’da yaşanan saldırıların, bölge halkının güvenliğini ve barışını doğrudan tehdit ettiğini söyledi.


DİSİDER Başkanı Akbaş, son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’da yaşanan saldırıların bölge halkının güvenliğini ve barışını doğrudan tehdit ettiğini belirten Akbaş, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuka aykırı davranarak askeri müdahaleleri, sorunun çözümüne değil, çatışmaların derinleşmesine hizmet ettiğini kaydetti. Akbaş, ‘’Bu süreç yalnızca bölgeyi değil, tüm komşu ülkeleri ekonomik ve sosyal açıdan olumsuz etkilemekte; küresel ölçekte derin ekonomik izler bırakmaktadır. Başta küresel iş dünyası olmak üzere tüm ekonomik aktörleri, bu saldırılara karşı daha güçlü bir duruş sergilemeye ve barışın tesisi için sorumluluk almaya davet ediyoruz. Çünkü savaşın uzaması, sadece bir ülkeyi değil, tüm insanlığı tehdit eden bir hal alacaktır. Diyarbakır özelinde değerlendirdiğimizde İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan bu savaşın uzaması halinde, etkileri sadece bölgesel değil, doğrudan ilimizi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini kapsayan çok boyutlu sonuçlar doğuracaktır. Ekonomik açıdan baktığımızda bölgede faaliyet gösteren işletmelerin önemli bir kısmı maliyet artışlarına karşı kırılgan durumdadır. Böyle bir senaryoda işletmelerin yaklaşık yüzde 60’ı ciddi maliyet baskısı yaşayabilir, yüzde 30’a yakını yatırımlarını ertelemek zorunda kalacaktır. Bölgemiz, sınır ticareti ve lojistik açısından stratejik bir konumdadır. Kara taşımacılığına dayalı ticaret yapımız, sınır kapılarında yaşanabilecek aksama ve güvenlik riskleri nedeniyle ciddi şekilde etkilenebilir. Bu durum özellikle demir-çelik, kimya-inşaat malzemeleri gıda ve tarım ürünleri gibi sektörlerde rekabet gücünü zayıflatacaktır. Ticaret yollarının daralması, ihracatın düşmesi ve ithalat maliyetlerinin artması kaçınılmazdır. İhracatımızın yaklaşık yüzde 50’sinin Ortadoğu pazarına yapılması nedeniyle, Diyarbakır ihracatında yüzde 15-30 oranında daralma riski söz konusudur. Bu durum doğrudan üreticimizi ve sanayicimizi etkileyecektir. Enerji fiyatlarındaki artış da bu sürecin en kritik başlıklarından biridir. Ülkemizin enerji ithalatına bağımlılığı dikkate alındığında, petrol fiyatlarındaki yükseliş üretim maliyetlerine doğrudan yansımakta bu da Diyarbakır’daki üreticilerimizin ve KOBİ’lerimizin karlılığını olumsuz etkilemektedir. Yatırım ortamı açısından ise belirsizlik en büyük risk unsurudur. Belirsizliğin artması yatırımların ertelenmesine, istihdamın yavaşlamasına, ekonomik büyümenin zayıflamasına neden olmaktadır. Ayrıca sınır güvenliği ve olası göç hareketleri de ekonomik dengeler üzerinde baskı oluşturabilir. Ani nüfus artışı kira, gıda ve kamu hizmetlerinde maliyetleri artırarak toplumsal dengeyi zorlayabilir. Bununla birlikte, Diyarbakır güçlü bir ticaret geleneğine ve dayanışma kültürüne sahiptir. Doğru politikalar ve yerel desteklerle bu tür krizlerin etkisi azaltılabilir. Bu kritik süreçte, hükümetimizin güçlü ve kararlı yönetimi ile Türkiye’nin ateş çemberinin dışında kalması için ortaya koyduğu çaba, bizler için önemli bir güven kaynağıdır. DİSİDER olarak sahadan elde ettiğimiz veriler, Diyarbakır ekonomisinin üretim gücüne sahip olduğunu ancak Ortadoğu pazarına yüksek derecede bağımlı bir yapıda bulunduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle tek pazara bağımlılığın azaltılması, alternatif ihracat pazarlarının geliştirilmesi, yerel üretimin daha yüksek katma değerli hale getirilmesi öncelikli hedefler olmalıdır. Bizler krizleri yalnızca bir risk olarak değil, aynı zamanda bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi için doğru strateji ve güçlü bir koordinasyon şarttır. Bu bağlamda yüzyıllardır iki ülke arasında süregelen dostluk, kardeşlik ve iyi komşuluk ilişkileri esasına dayanan İran halkının acısını, acımız olarak görüyoruz. En büyük temennimiz bu anlamsız savaşın bir an önce sona ermesi, akan kanın durması, barışın hakim olması ve ekonomik istikrarın korunmasıdır. Çünkü savaş insanı küçültür, barış insanı büyütür’’ dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te 5 çocuk babasını öldüren sanıkların yargılanmasına devam edildi Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada 3’üncü duruşma görüldü. Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi CengizAkkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin dava Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanıklar Uğur K., Muhammet Enes K., sanık avukatları, maktul aile, maktul aile avukatları ve tanıklar hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Muhammet Enes K., "İşime gidemiyorum. Maddi açıdan zor durumdayım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Diğer tutuklu sanık Uğur K., adalete güvendiğini söyledi. "Maktul beni taciz ediyordu" Tanık olarak dinlenen Melisa Sakine A., "Maktul benim akrabam. Ben 4. sınıfa gidiyordum. Maktul beni taciz ediyordu. Daha sonra olanları okuldaki rehber öğretmenime anlattım. Ailem ile birlikte karakola gidip şikayetçi oldum. Ancak akraba olduğumuz için şikayeti geri aldım. Daha maktul tarafından tecavüze uğradım. Daha sonra nişanlandım. Nişanlıma hiçbir şeyi anlatmadım. Fakat maktul tacizlerine devam etti. Ben de nişanlıma bu durumu anlattım. Fakat nişanlım onu öldürmeyecekti. Onu uyarmak istedi. Maktul onu dinlemedi. Nişanlımın amacı öldürmek değildi" dedi. Savcılık mütalaasında, sanıkların her biri yönünden ayrı ayrı tutukluluk hallerinin devamı talep edildi. Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’nde, 8 Şubat akşamı sokakta yürüyen 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt (53), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Akkurt, kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen 2 zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların kaçışta ikiz plakalı araç kullandıkları ve olay sonrası aracın jant kapaklarını değiştirdikleri tespit edildi. Yapılan aramalarda saldırıda kullanılan av tüfeği ele geçirildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Tokat TOGÜ’de bilim üretime dönüşüyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde faaliyet gösteren TOGÜ ŞİFA Pilot Üretim ve Analiz Merkezi; bitkisel ürün geliştirme, kapsamlı analiz hizmetleri ve uygulamalı eğitim imkânlarıyla bilim ve üretimi bir araya getiriyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren TOGÜ ŞİFA Pilot Üretim ve Analiz Merkezini ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Ziyarete rektör yardımcıları, genel sekreter ve rektör danışmanları da eşlik etti. TOGÜ Eczacılık Fakültesi tarafından kurulan merkezde, bitkisel kaynaklı sağlık ürünlerinin geliştirilmesi, analiz edilmesi ve pilot ölçekte üretimi gerçekleştiriliyor. Bilimsel araştırmalar ile üretim süreçlerini bir araya getiren merkezin, sektöre katkı sağlaması hedefleniyor. Merkez öğrenci ve araştırmacılar için önemli fırsat sunuyor Ziyaret kapsamında merkezde yürütülen faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi alan Rektör Yılmaz, üniversitenin "üreten üniversite" ve uygulamalı eğitim vizyonuna dikkat çekti. Merkezin hem öğrenciler hem de araştırmacılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Yılmaz, yapılan çalışmaların uygulamalı eğitime katkı sağladığını ifade etti. Bilim ve üretimin buluşma noktası Merkezde yürütülen çalışmalar çerçevesinde krem ve kozmetik ürünlerin yanı sıra sağlığa faydalı bitki çayları üretiliyor. Rektör Yılmaz, incelemeleri sırasında merkezde üretilen bağışıklık çayını tadarak krem ürünlerini de inceledi. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü onaylı formülasyona sahip dezenfektanların üretildiği merkezde, ürünlere yöresel kokular eklenerek özgün içerikler geliştiriliyor. Bununla birlikte merkezde bitkisel hammaddelerin ekstraksiyonu ve standardizasyonu yapılırken, uçucu yağ ve etken madde analizleri (GC-MS, LC-MS/MS) ile pestisit, ağır metal ve mikrobiyolojik kalite testleri de gerçekleştiriliyor. Sunulan kapsamlı analiz hizmetleriyle üreticilere destek sağlanırken, Ar-Ge faaliyetlerine de katkı sunuluyor. Eczacılık Fakültesi’nin akademik altyapısıyla entegre şekilde faaliyet gösteren TOGÜ ŞİFA Pilot Üretim ve Analiz Merkezi, aynı zamanda öğrenciler için uygulamalı eğitim imkânı sunan bir merkez olarak öne çıkıyor.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu’ndan Tokat’ta güçlü dönüşüm hamlesi Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun vizyon projeleri arasında yer alan kentsel dönüşümünde ilk adım atıldı. Başkan Yazıcıoğlu’nun seçim vaatlerini hayata geçirme kararlılığı Tokat’ta güvenli ve modern yaşam alanlarının kapısını araladı. Tokat’ta uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm projesinde önemli bir adım atıldı. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun da seçim öncesi vaatleri arasındaki Kaleardı riskli alanında hayata geçirilen 1. etap kentsel dönüşüm konutlarının temel atma töreni, geniş katılımla gerçekleştirildi. Kent merkezinde yer alan ve riskli yapı stoğuyla dikkat çeken bölgede yürütülecek proje kapsamında mevcut yapıların yerine modern, güvenli ve planlı konutların inşa edilmesi hedefleniyor. Dönüşüm çalışması sadece konut üretimiyle sınırlı kalmazken aynı zamanda sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve ulaşım düzenlemeleriyle bölgenin yaşam kalitesinin artması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hem şehir estetiğinin iyileştirilmesi hem de muhtemel afet risklerine karşı daha güvenli bir yerleşim alanı oluşturulması amaçlanıyor. Öte yandan proje kapsamında hazırlanan görsellerde, bölgenin yeni haliyle modern yapıların yanı sıra peyzaj düzenlemeleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donatılacağı dikkat çekti. Çalışmaların etaplar halinde sürdürüleceği ve belirlenen takvim doğrultusunda tamamlanmasının planlandığı öğrenildi.