ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 09:30

Diyarbakır’da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 101 kişi yakalandı

A
A
A
Diyarbakır’da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 101 kişi yakalandı

Diyarbakır’da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 101 şahsı yakalandı.


Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı, suçların önlenmesi ve adli makamlarca haklarında yakalama emri bulunan "asayiş ve diğer suçlardan aranan" kişilerin yakalanmasına yönelik Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) koordinesinde ilçe jandarma komutanlıkları ile operasyon düzenlendi. İcra edilen operasyonlarda aralarında "kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, hırsızlık, gece vakti silah ile yağma, ruhsatsız silah ve mermileri taşıma veya bulundurma" suçlarından aranan kişilerin de bulunduğu, 10-20 yıl arası 2, 5-10 yıl arası 17, 2-5 yıl arası 56 ve 2 yıl altı 26 olmak üzere toplamda 101 kişi yakalandı. Yakalanan 101 kişi adli makamlara sevk edildi.



Diyarbakır’da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 101 kişi yakalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Dr. Hale Moral uyardı: "KOAH’ta en büyük risk sigara" Eskişehir Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hale Moral, "KOAH’ta en büyük risk sigaradır. Sigara bırakıldığında hastalar çok daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebiliyor" dedi. Dr. Hale Moral, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. KOAH’ın hava yollarının kalıcı ve kronik şekilde daralmasıyla ortaya çıkan ciddi bir solunum hastalığı olduğunu belirten Dr. Moral, hastalığın en önemli nedeninin sigara olduğunu vurguladı. Günde bir paket sigara içen bireylerde ortalama 20 yıl sonra KOAH geliştiğini ifade eden Moral, "Bu hastalar genellikle 40 yaş civarında bize başvuruyor. Ancak çoğu hasta öksürük, balgam ve nefes darlığını sigaraya bağlayarak şikâyetlerini ciddiye almıyor ve geç dönemde hekime geliyor" şeklinde konuştu. "Hasta öyküsü ve sigara geçmişi bizim için çok önemli" KOAH’ın yalnızca sigarayla sınırlı olmadığını belirten Dr. Hale Moral, özellikle kırsal bölgelerde ısınma amacıyla kullanılan hayvan atıkları gibi biyokütle yakıtların ve mesleki toza maruz kalmanın da hastalığın gelişiminde etkili olduğunu söyledi. Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Dr. Moral, "Hasta öyküsü ve sigara geçmişi bizim için çok önemli. Fizik muayenenin ardından Solunum Fonksiyon Testi, KOAH tanısında önemlidir. Akciğer grafisi ve kan tetkikleri de tanıya yardımcı olur" diye belirtti. "Erken tanı ve doğru tedaviyle bu noktaya gelmeden hastalık kontrol altına alınabilir" Asıl mücadelenin tanı konulduktan sonra başladığını vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hale Moral, tedavinin temelini zararlı etkenlerden uzaklaşmanın oluşturduğunu belirtti. Sigaranın bırakılması, ev içi duman ve mesleki risklerin ortadan kaldırılmasının şart olduğunu ifade eden Dr. Moral, bronşları gevşetici inhaler tedavilerin nefes darlığını önemli ölçüde azalttığını söyledi. Aşılar ve egzersizin hayati derecede önemli, KOAH ataklarının ise en sık nedeninin enfeksiyonlar olduğuna dikkat çeken Dr. Moral, hastalara grip ve zatürre aşılarını önerdiklerini belirtti. Ayrıca solunum ve vücut egzersizleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabileceğini ifade eden Dr. Moral, hastaların büyük bir bölümünün doktora geç evrede başvurduğunu dile getirerek, "Bu durumda oksijen tedavisi ve solunum cihazları gerekebiliyor. Oysa erken tanı ve doğru tedaviyle bu noktaya gelmeden hastalık kontrol altına alınabilir" ifadelerini kullandı.
Manisa Gece yarısı kırmızı ışıkta mendil satan çocuklar için yetkililere çağrı Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da özellikle Saruhan Bey Camii önündeki ışıklarda gece geç saatlere kadar mendil satan küçük çocuklara dikkat çekerek, "Bu çocukların yeri sokaklar değil, evleridir" dedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da gece saatlerinde trafik ışıklarında mendil satan küçük çocukların varlığına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Köse, özellikle Saruhan Bey Camii önündeki trafik ışıklarında gece 23.00-00.00 saatlerinde 8-9 yaşlarındaki çocukların çalıştırıldığını belirterek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Fatih Köse yaptığı açıklamada, bu durumun sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir çocuk hakları ve sosyal sorumluluk konusu olduğunu vurguladı. Köse, "Bu çocukların en büyüğü 8-9 yaşında. Gece yarısı kırmızı ışıklarda mendil satıyorlar. O yaşta bir çocuğun yeri sokaklar değil, evi, okulu ve ailesinin yanıdır" dedi. "Mendil satıyorlar diye görmezden geliniyor" Eskiden zabıta ve çocuk şube ekiplerinin bu tür durumlara müdahale ettiğini hatırlatan Köse, son dönemde çocukların ‘mendil satıyorum’ gerekçesiyle dilenci statüsünde değerlendirilmediğini ve işlem yapılmadığını ifade etti. Köse, "Bugün bu çocuklar ticaret yapıyor gibi gösterilerek sistemin dışında bırakılıyor. Ancak gerçekte ortada açık bir çocuk istismarı vardır. Mendil satmak, bu gerçeği değiştirmez. Gece yarısı trafikte dolaşan bir çocuğun can güvenliği de, psikolojisi de ciddi risk altındadır" diye konuştu. Fatih Köse, başta Manisa Valiliği, Manisa Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, emniyet müdürlüğü ve ilgili sosyal hizmet birimlerine çağrıda bulunarak, bu çocukların korunması için acil ve koordineli adımlar atılması gerektiğini söyleyerek, "Bu çocuklar mendil değil, hayat satıyor. Bu tabloya alışmak, normalleştirmek en büyük yanlış. Sosyal hizmetler, aileler ve ilgili tüm kurumlar devreye girmeli. Bu çocuklar sokaktan alınmalı, koruma altına alınmalı ve eğitimlerine kazandırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Köse, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, "Bu çocuklardan mendil almak vicdanımızı rahatlatmıyor, aksine bu düzenin sürmesine katkı sağlıyor. Yardım etmek istiyorsak, doğru adres sosyal kurumlar ve resmi mekanizmalardır. Çocukların yeri trafik ışıkları değil, güvenli bir gelecek olmalıdır" dedi.
Tekirdağ Tekirdağ’da asayiş bilançosu açıklandı Tekirdağ’da son bir ayda yürütülen asayiş uygulamalarında 226 bin kişi kimlik kontrolünden geçirilirken, terör, narkotik, kaçakçılık ve göçle mücadele kapsamında yüzlerce operasyon gerçekleştirildi. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Valilikte düzenlenen güvenlik toplantısının ardından kent genelinde yapılan çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şehirde kamu düzeninin korunmasına yönelik faaliyetlerin aralıksız sürdüğünü belirten Soytürk, son bir ayda yapılan uygulamalarda 226 bin kişinin kimlik sorgusunun yapıldığını ifade etti. Terörle mücadele kapsamında 7 operasyon düzenlendiğini aktaran Soytürk, bu çalışmalarda 15 şüphelinin yakalandığını, 6’sının tutuklandığını, 5 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini söyledi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele çerçevesinde 51 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Soytürk, bu operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 4’ünün tutuklandığını kaydetti. Narkotik suçlarla mücadelede ise 761 operasyon yapıldığını dile getiren Soytürk, 883 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 86’sının cezaevine gönderildiğini açıkladı. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalarda 4 bin 120 gram çeşitli uyuşturucu maddesi, 5 bin 481 adet uyuşturucu hap, 2 bin 531 gram esrar ve 65 bin 796 adet sentetik ecza ele geçirildiğini belirten Soytürk, kaçakçılıkla mücadelede ise 39 milyon makaron, 37 bin 734 paket kaçak sigara, 4 bin 739 litre kaçak içki ve 273 kilogram kaçak tütünün yakalandığını bildirdi. Bu operasyonlar sayesinde 101 milyon TL’lik vergi kaybının önüne geçildiği ifade edildi. Yasadışı göçle mücadele kapsamında 10 operasyon düzenlendiğini söyleyen Soytürk, 8 organizatör ile 114 düzensiz göçmenin yakalandığını, 6 şüphelinin tutuklanarak cezaevine teslim edildiğini aktardı. Öte yandan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 1 bin 948 kişinin sorgulandığı, 366 gemi ve teknenin denetlendiği bildirildi.
Eskişehir Eskişehir’in 2025 yılı eğitim karnesi açıklandı Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, kent genelinde mesleki eğitime olan ilginin yüzde 42’ye yükseldiğini belirterek sanayi odaklı yeni projelerin müjdesini verdi. Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, basın mensuplarıyla düzenlediği kahvaltıda kentin "2025 Yılı Eğitim Raporu"nu kamuoyuna duyurdu. Toplantıda, kentin eğitim altyapısındaki güçlenme, fiziksel yatırımlar ve öğrencilerin ulusal ve uluslararası alandaki başarıları detaylı verilerle paylaşıldı. Özellikle sanayi kenti Eskişehir’de okul-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çeken Aydın, mesleki eğitimin geleceğine dair stratejik adımları aktardı. Eğitim yatırımları ve akademik başarı raporu paylaşıldı Paylaşılan rapora göre Eskişehir’de eğitim kalitesini artırmak amacıyla 2024 yılından bu yana 15 yeni okul tamamlanarak hizmete açıldı. Mevcut durumda il genelinde 799 eğitim kurumu, 6.481 sınıf, 12 bin 296 öğretmen ve 147 bin 299 öğrenci ile eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürülüyor. Yatırım programı dahilinde 12 okulun açılış aşamasında olduğu, 7 okul ve 1 pansiyon binasının inşaatının ise devam ettiği belirtildi. Akademik alanda da Eskişehirli öğrenciler zirvedeki yerini korudu. YKS sonuçlarına göre ilk yüzde 4, ilk binde 64 ve ilk 5 binde 299 öğrenci yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Ayrıca Ali Güven MTAL öğrencilerinin gastronomi alanında kazandığı 35 madalya ve "Yılın En İyi Lisesi" unvanı, kentin mesleki eğitimdeki başarısını tescilledi. "Önceliğimiz mesleki eğitimi güçlendirmek" Toplantıda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin sanayi kenti Eskişehir için hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Eskişehir’imiz için birinci öncelikli vazifemiz mesleki eğitimi güçlendirmektir. Çünkü Eskişehir aynı zamanda müthiş bir sanayi kenti. Eğitim ve kültür şehri olmasının yanı sıra, çok güçlü bir sanayimiz var ve sanayinin de nitelikli elemana ihtiyacı var. Bunu karşılamak için müthiş iş birliği protokollerimiz bulunuyor. Yaptığımız bu çalışmalarla üç sene önce yüzde 35 olan meslek lisesine gitme oranı, bugün 7 puanlık artışla yüzde 42’ye yükselmiştir. Gayretimiz, bu oranın üç-dört sene içerisinde yüzde 50’leri aşması yönündedir. Bu doğrultuda dün TEİ ile üçüncü protokolümüzü gerçekleştirdik. TEİ Teknisyen Okulu her sene bölümleri tespit ediyor ve 12. sınıf öğrencilerimize 11 hafta boyunca uzaktan eğitim veriliyor. Başarılı olanlara ise yüz yüze eğitim imkânı sunuluyor. Yüz yüze eğitime katılanların neredeyse tamamı TEİ’de işe giriyor. İstatistiklerimize göre her yıl öğrencilerin yüzde 10 ile 12’si TEİ’de işe başlamış oluyor. ’Mesleğim Elimde, Geleceğim Güvende’ projesi çatısı altında bu faaliyetleri sürdürüyoruz." "TEİ ile sektöre entegre bir okula dönüştüreceğiz" Aydın, mesleki eğitimi bir üst seviyeye taşıyacak "Sektöre Entegre Okul" projesinin detaylarını ise şöyle aktardı: "Önümüzdeki sene bu yapıyı biraz daha büyüterek TEİ ile sektöre entegre bir okula dönüştüreceğiz. Adı ’TEİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ olacak ve 11. sınıftan itibaren öğrenci alacak. Altyapıyı hazırladıktan sonra müstakil bir bina yapılacak; tıpkı Bayraktar veya TÜBİTAK Meslek Liseleri gibi. Dokuzuncu sınıftan itibaren ihtiyaç duyulan nitelikli öğrenciyi onlarla birlikte yetiştireceğiz. Müfredat ve pratik eğitim bizde, teorik yönü ise tamamen TEİ’de olacak. Ayrıca Bakanlığımızın başlattığı ’ELMAS’ projesinde yer alan 11 ildeki 12 liseden biri de bizim Sabiha Gökçen Meslek Lisemizdir. Havacılık kümelenmesinin desteğiyle orada geleceğin havacılarını ve uçak motoru mühendislerini hep beraber yetiştireceğiz." Program, Sinan Aydın’ın basın mensuplarının sorularını cevaplandırmasının ardından sona erdi.