SAĞLIK - 02 Ekim 2025 Perşembe 14:16

Diyarbakır Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor

A
A
A
Diyarbakır Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor

Diyarbakır’ın sağlık altyapısına büyük katkı sağlayacak olan şehir hastanesinin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. 438 bin metrekare arsa üzerinde inşa edilen ve 265 bin metrekare kapalı alana sahip olan bin yatak kapasiteli dev sağlık kompleksi, yüzde 58 gerçekleşme oranına ulaştı. Yaklaşık 2 yıl önce yapımına başlanan hastanenin önümüzdeki 1 buçuk yıl içinde tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.


Hastanede yer alan bin odanın yüzde 90’ı tek kişilik olarak planlandı. İhtiyaç duyulması halinde yatak kapasitesi bin 500’e kadar çıkarılabilecek. Deprem güvenliği açısından da öne çıkan projede, 802 adet sismik izolatör yer alıyor. Bu sayede yüksek şiddetli depremlerde dahi sağlık hizmetinin kesintisiz sunulması amaçlanıyor.


2 bin 600 araçlık otopark kapasitesiyle dikkat çeken hastanenin çevresinde, ulaşım kolaylığı sağlamak amacıyla trafik simülasyonu çalışmaları yapıldı. Temmuz ayında düzenlenen toplantıda, çevre yolları, kavşaklar, otobüs durakları ve giriş yolları detaylı şekilde değerlendirildi. Aynı zamanda atık su, elektrik ve doğalgaz gibi altyapı çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor.


Hastane tamamlandığında, yaklaşık 5 bin sağlık personeli görev yapacak ve günlük ortalama 15 bin hastaya poliklinik hizmeti sunulacak. Hasta yakınlarıyla birlikte günlük ziyaretçi sayısının 50 bin kişiye ulaşması bekleniyor. Bu rakam, yıllık yaklaşık 3 buçuk milyon hastaya hizmet verilmesi anlamına geliyor.


Son teknoloji tıbbi cihazlarla donatılan Diyarbakır Şehir Hastanesi, ’akıllı hastane’ konseptiyle inşa ediliyor. Kompleks ameliyatlar, robot destekli ve laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Sadece Diyarbakır’ın değil, tüm bölgenin sağlık üssü olacak hastane, aynı zamanda sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Çalışan anneler için tam kapsamlı kreş hizmeti de sunulacak.


Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, inşaatı süren şehir hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Asiltürk, "Bugün burada 438 bin metrekare arsa alanı üzerinde, 265 bin metrekare kapalı alana sahip Diyarbakır Kayapınar Şehir Hastane’mizin inşaatı hızla devam ediyor. Şu anda yüzde 58 gerçekleşme oranına ulaşılmış durumda. Kaba inşaat tamamen bitmiş, ince işçilik ve teknik işçilikler, elektrik ve bilgi sistem altyapısıyla diğer işler devam etmektedir. Yaklaşık 2 yıl önce inşaatına başlanan hastanemizin faaliyetleri gayet iyi bir şekilde sürüyor. İnşallah 1,5 yıl içerisinde tamamlanması öngörülüyor" dedi.


Şehir hastanesinin konseptinin, akıllı hastane konsepti olduğunu dile getiren Asiltürk, "Son teknoloji tıbbi cihaz, donanım ve altyapıya sahip olacak bu hastanede, ileri merkezlerde mevcut tüm tıbbi cihaz ve donanımlar yer alacak. Böylece sadece Diyarbakır’ın değil, tüm bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline gelecek. Tüm bölgeden kastımız sadece ülkemiz sınırları değil; Irak, Suriye ve Türk Cumhuriyetleri de dahil olacaktır. Burada özellikle sağlık hizmetleri bilhassa olacak. Nedir bunlar; tam donanımlı bir kalp merkezi, çocuk kalp merkezi dahil olmak üzere. Radyasyon onkolojisi ve kemoterapiyi içeren tam kapsamlı bir onkoloji merkezi; lineart, domoterapi ve brachyterapi gibi en gelişmiş cihazların bulunduğu birim; PET, SPECT ve gama kameranın yer aldığı nükleer tıp merkezi; perinatal merkez; kronik yaralar, karbon monoksit zehirlenmeleri ve dalgıçlarda görülen vurgun tedavilerinde kullanılan hiperbarik oksijen tedavi merkezi; iyotlu tedavi merkezi; ayrıca bölgede olmayan çocuk kapalı psikiyatri servisi bu hastanede bulunacaktır. Kadın, erkek ve çocuklar için toplam 30 yataklı kapalı psikiyatri servisi özellikle bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacaktır. Bunun yanında hibrit ameliyathane de bölgede ilk olacak. Son derece donanımlı tıbbi cihazların ve gelişmiş görüntüleme tekniklerinin bulunduğu, aynı anda birden fazla kompleks ameliyatın yapılabileceği bu merkez, bölgenin sağlık hizmetlerine büyük katkı sunacaktır. Böylelikle neredeyse tüm özellikli hizmetler burada sağlanacak ve hiçbir hastanın belirli bir tıbbi tedavi için il dışına çıkmasına gerek kalmayacaktır" ifadelerini kullandı.


Asiltürk, hastane tıbbi altyapısı ve uzman hekim kadrosuyla aynı zamanda sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olacağını aktardı. Asiltürk, "Bu bağlamda yalnızca bölge değil, Irak, Suriye, Türk Cumhuriyetleri ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen hastalar burada şifa bulabilecek, aynı zamanda bölge ekonomisine katma değer sağlayacaktır. Hastane bin yataklı olarak planlanmış, ancak ihtiyaç halinde bin 500 yatağa çıkarılabilecek kapasiteye sahiptir. Yatakların neredeyse tamamı tek kişilik oda şeklinde planlanmış, fakat çift kişilik kullanıma uygun olarak tasarlanmıştır. Ayrıca 250 poliklinik odası, 326 nitelikli yoğun bakım yatağı bulunacaktır. Bu yoğun bakım ünitelerinin devreye girmesiyle ilimizin kamu yoğun bakım kapasitesi yüzde 50 oranında artacaktır. Bunun yanı sıra 38 tam donanımlı ameliyathane, lineart, domoterapi ve kemoterapi cihazları, 5 anjiyo laboratuvarı, 3 MR, 3 BT ve 20 ultrason cihazı gibi saymakla bitmeyecek donanım da yer alacaktır. Hastane tam olarak hizmete girdiğinde 5 bin sağlık personeliyle görev yapacak, günlük ortalama 15 bin hastanın muayene edileceği, hasta yakınlarıyla birlikte günlük 50 bin civarında giriş-çıkışın gerçekleşeceği dev bir sağlık kompleksi olacaktır. Bu da yılda yaklaşık 3 buçuk milyon hastanın tedavi edilebilmesi anlamına gelmektedir. Bölgede yaşanan büyük depremler de dikkate alınarak, hastane 802 sismik izolatörle donatılmıştır. Böylece yüksek şiddetli depremlerde dahi sağlık hizmetleri kesintisiz bir şekilde sürdürülebilecektir" diye konuştu.



Diyarbakır Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.