EKONOMİ - 09 Ekim 2025 Perşembe 09:48

Diyarbakır OSB’de 23 bin kişi istihdam ediliyor

A
A
A
Diyarbakır OSB’de 23 bin kişi istihdam ediliyor

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, bölgede şu an 370 işletmenin aktif olduğunu ve 23 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi.


Fidan, son yıllarda Organize Sanayi Bölgesinin hem istihdam hem üretim kapasitesi açısından ciddi bir ivme yakaladığına değindi. Tekstilden gıdaya, plastikten metal sanayine kadar çok farklı sektörlerin OSB’de üretim yaptığını belirten Fidan, şu anda 370 işletmenin aktif durumda olduğunu ve yaklaşık 23 bin kişiye istihdam sağlandığını dile getirdi. Fidan, ’’Ancak bütün bu çabayı, bütün bu emeği zora sokan sorunlarımız var. Üretim yapmak istiyoruz ama finansman kanalları tıkanmış durumda. Son dönemde sanayicilerimizin en çok yakındığı konu, bankaların kredi politikaları. Sanayici bugün yatırım yapmak istiyor, işletmesini büyütmek istiyor ama bankalar önüne adeta duvar örüyor. Krediye ulaşmak neredeyse imkansız hale geldi. Biz üreticiler olarak bankalardan ekstra bir imtiyaz istemiyoruz. Tek talebimiz, üreten kesime nefes aldıracak finansman modellerinin geliştirilmesi. Çünkü üretim zincirinin her halkası şu anda tıkanmış durumda. Sermaye akışı olmayınca yatırım planları erteleniyor, yeni istihdam oluşturamıyoruz. Bölgedeki bazı bankalar, sanayiciyle reel ilişki kurmak yerine teminat, ipotek ve yüksek faiz şartlarıyla adeta üretimi cezalandırıyor. Oysa üretim, bu ülkenin en temel çıkış kapısıdır. Bizim bölgemiz gibi gelişmekte olan yerlerde sanayiye kredi değil, güven ve teşvik gerekir’’ dedi.



’’Bankalar üretimi desteklemeli’’


Devletin üreticiye özel destek mekanizmalarını devreye almasının büyük önem taşıdığına vurgu yapan Fidan, şöyle devam etti:


’’Üreten kesime yönelik uzun vadeli, düşük faizli finansman modelleri, enerji desteği, yatırım ve istihdam teşvikleri üreticinin nefes almasını sağlayacaktır. Özellikle tekstil sektörü son dönemde büyük bir darboğaz yaşıyor. Daha önce Türkiye’nin doğu illerinde fason üretim yapan birçok firma, Mısır ve Bangladeş gibi ülkelere yönelmiş durumda. Bu kayış, Diyarbakır’daki tekstil atölyeleri ve işletmeler için ciddi bir soruna neden oluyor. Oysa bölgesel pazarlar arasında lojistik olarak en avantajlı nokta Diyarbakır. Bu potansiyeli değerlendirmek için devletin hem iç pazarda hem dış ticarette bölge sanayicisini desteklemesi gerekiyor. Bu desteklerin içinde üreticiye özel devlet teşviklerinin yer alması gerekiyor. Vergi indirimi, enerji maliyetlerinde düzenleme, ihracat desteği ve AR-GE yatırımlarına yönelik teşvikler bölgedeki üretimi güçlendirecektir. Biz artık şunu açıkça söylemek zorundayız: Türkiye’nin doğusu sadece tüketen değil, üreten bir ekonomi haline gelmek istiyor. Diyarbakır OSB olarak biz buna hazırız. Genişleme alanlarımız tamamlandı, yeni yatırımlar sırada bekliyor. Fakat bu potansiyeli gerçeğe dönüştürecek şey, finansman, enerji ve pazar erişimi sorunlarının çözülmesidir. Bankalar üretimi desteklemeli, kamu kurumları bölgesel dengesizlikleri gözetmeli, yatırımcıya güven veren bir iklim oluşturulmalı. Bizim tek isteğimiz, üretenin cezalandırılmadığı, emeğin değer gördüğü bir ekonomi. Evet, sorunlarımız büyük finansmana erişemiyoruz, enerji maliyetleri yüksek, pazarda rekabet sert. Ama bütün bunlara rağmen Diyarbakır’daki sanayici üretimden vazgeçmiyor. Sabah erkenden fabrikasının kapısını açıyor, işçisinin maaşını ödüyor, ihracat yapıyor, üretmeye devam ediyor. Çünkü biz biliyoruz ki üretim, bir kentin onurudur. Sanayici pes ederse, şehir de umudunu kaybeder. Bugün Diyarbakır sanayicisi, bu zor dönemde ayakta durarak aslında bir direnç hikayesi yazıyor. Biz üretmeye devam ettikçe, bu şehir büyümeye devam edecek. Bizim bölgemizde üretim yapmak kolay değil, ama imkansız da değil. Altyapımız güçleniyor, genişleme alanlarımız hazır, yeni yatırımlar sırada bekliyor. Yeter ki üreticinin önündeki engeller kaldırılsın bankalar sanayiciyi müşteri değil, ortak olarak görsün, devlet bölgesel teşvik sistemini adil hale getirsin, üreticiye özel devlet destekleri kalıcı hale getirilsin, enerji ve ulaşım maliyetlerinde düzenleme yapılsın. Diyarbakır sanayisi bu destekleri aldığı anda, sadece bölgeye değil, Türkiye’nin üretim gücüne de büyük katkı sağlayacak potansiyele sahip. Bizim mücadelemiz sadece sanayiyle ilgili değil, aynı zamanda geleceğe dair bir inanç mücadelesi. Bu şehirde, bütün zorluklara rağmen üretim yapmak, aslında umut üretmektir. İşte bu yüzden, sanayici bu ülkenin en sessiz ama en güçlü kahramanıdır. Bizim çağrımız net üretimden, istihdamdan, emekten yana olan herkes Diyarbakır’ın sanayicisinin yanında durmalı. Çünkü biz, yıkılmayan, yılmayan, üretmeye devam eden bir şehiriz.’’



Diyarbakır OSB’de 23 bin kişi istihdam ediliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayserispor: "Geride bıraktığımız sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamı sağlanamadı" Kayserispor’dan yapılan açıklamada, geri kalan sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamının sağlanamadığı belirtilerek, "Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi gerekir" denildi. Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunu 30 puanla tamamlayarak ligden düşen Kayserispor, sezon geneliyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Türk futbolunda rekabet eşitliğinin korunabilmesine dikkat çekilen açıklamada, "Futbol, doğası gereği üç sonuçlu bir oyundur. Kazanmak da kaybetmek de beraberlik de oyunun ve rekabetin ayrılmaz parçalarıdır. Sonuçlar, sahada eşit şartlar altında verilen adil bir mücadelenin neticesi olduğu sürece tartışmaya açık değildir. Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki, geride bıraktığımız sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamı sağlanamamış; saha içinde verilmesi gereken mücadelenin üzerine gölgeler düşmüştür. Futbolun temelini oluşturan adalet duygusu zedelenmiş, sezon sürerken yaşanan gelişmeler kamuoyunun vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.02.2026 tarihli yazılı basın açıklamasında, toplam 33 kulüp yöneticisinin kendi müsabakalarında maç sonucunu manipüle etmeye yönelik eylemlerde bulunduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda operasyon süreçlerinin başlatıldığı açık şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca bu operasyonlar kapsamında bazı kulüp başkanları ve yöneticileri tutuklanmıştır. Türk futbolu açısından son derece vahim bir nitelik taşıyan tespitler karşısında, sürecin yalnızca adli boyutuyla ele alınması yeterli değildir. Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi; ülkemizde futbolun güvenilirliği, rekabet eşitliği ve kamu vicdanının korunabilmesi adına zorunlu hale gelmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı dosyalarda kamu davalarının açıldığı, Süper Lig’de mücadele eden bazı kulüplerin başkan ve yöneticileri hakkında adli tedbirler uygulandığı ve tutuklama kararları verildiği süreci tarafımızca da yakından takip edilmektedir" denildi. "Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır" "Müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır" denilen açıklamada, "Sezon başlangıcından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sportif disiplin mekanizmaları işletilmiş; binlerce futbolcu, antrenör ve kulüp mensubu hakkında çeşitli disiplin yaptırımları uygulanmıştır. Türkiye Futbol Federasyonu, yargı mercileri önünde devam eden süreçlere rağmen bazı kişiler hakkında disiplin ihlali tespitinde bulunmuş ve buna bağlı olarak cezai yaptırımlar tesis etmiştir. Hal böyleyken, müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır. Kulübümüzün beklentisi; futbolun güvenilirliğini, kamu vicdanını ve ligimizin sportif bütünlüğünü korumak adına, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlar çerçevesinde gerekli sportif yaptırımların tereddütsüz şekilde uygulanmasıdır. Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine yalnızca kendi bulunduğu konum itibarıyla değil, Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır. Sportif başarının ancak şeffaflık, hakkaniyet ve eşit şartlar altında anlam taşıdığı düşüncesiyle hareket eden kulübümüz; Türkiye Futbol Federasyonu’nun da futbolun tüm paydaşlarının beklentisine uygun şekilde adil rekabet ortamını tesis edeceğine olan inancını korumaktadır. Bu çerçevede, halen devam eden adli ve sportif disiplin süreçleri birlikte değerlendirildiğinde, 2025-2026 sezonunun mevcut haliyle tescil edilmesinin kamuoyu vicdanını tatmin etmeyeceği ve adalet duygusu ile uzlaşmayacağı kanaatindeyiz. Futbol kamuoyunda oluşan ciddi soru işaretlerinin giderilmesi, rekabet eşitliği ilkesinin tam anlamıyla sağlanması ve yürütülen süreçlerin sağlıklı şekilde sonuçlandırılması adına gerekli değerlendirmelerin yapılmasının Türk futbolunun geleceği açısından zorunlu olduğu görüşündeyiz. Adil ve eşit olmayan yarışma ortamı nedeniyle ligimizin sportif gerçekliğine darbe vurulmaktadır, bu ortamın düzeltilmesi için gayret göstermek sadece kulübümüzün değil Türk futbolunun menfaatini düşünen herkesin görevidir. Futbolcuların ve antrenörlerin yasal platformlar üzerinde kendilerine ait. kimlik numaraları üzerinden düşük meblağlarla bahis oynadığı gerekçesiyle 12 aya varan hak mahrumiyeti gibi ağır cezalar aldığı gerçeği karşısında; kulüp başkanları ve yöneticileri seviyesinde şike, yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkileme ve kara para aklama gibi son derece ağır ve vahim olguların görmezden gelinmesi kabul edilemezdir. Kamuoyunda yürütülen sürecin yalnızca ’bahis soruşturması’ olarak değerlendirilmesi eksik ve yetersiz olacaktır. Zira soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar, basit bir bahis ihlalinin ötesinde; müsabaka sonuçlarının manipülasyonu ve sportif rekabetin doğrudan ihlali niteliğinde son derece ağır eylemlere işaret etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "Kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil uluslararası kurumlarda da haklarının takipçisi olacağız" Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklama şöyle devam etti: "Özellikle bazı kulüp yöneticilerinin, kendi takımlarının aleyhine ve rakip takımların lehine sonuçlara yönelik sistematik nitelikte kabul edilebilecek bahis faaliyetleri içerisinde olduğuna ilişkin tespitler, spor etiği ve futbolun dürüstlüğü bakımından kabul edilemez bir tablo ortaya koymaktadır. Bir kulüp yöneticisinin, kendi takımının kaybedeceği ve rakibinin kazanacağı senaryolar üzerinden menfaat ilişkisi içerisine girmesi; sportif rekabetin doğasına aykırı olduğu gibi, uluslararası spor hukukunun temel prensipleri bakımından da son derece ağır bir ihlal niteliği taşımaktadır. Nitekim sezon devam ederken gerçekleşen adli süreçlere ilave olarak Süper Lig’de mücadele eden iki kulübe sürmekte olan soruşturmalar nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmuş olması dahi Türk futbolu adına son derece olağanüstü ve ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır. Sportif rekabetin güvenilirliğini doğrudan etkileyen böylesine vahim gelişmelerin yalnızca adli boyutuyla değerlendirilmesi mümkün değildir. Kulübümüzün görüşü; bu ölçekteki müdahalelerin sportif sonuçlarının da Türkiye Futbol Federasyonu tarafından değerlendirilmesi gerektiği, puan silme ve ligden düşürme dahil olmak üzere talimatlarda öngörülen yaptırımların uygulanmasının adil rekabet ortamının tesisi açısından kaçınılmaz olduğudur. Kamuoyunun da takip ettiği üzere futbolun her seviyesinde gerçekleşen her türlü disiplin ihlallerinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Türk Futbolunun güvenilirliğini ve rekabet bütünlüğünü doğrudan doğruya töhmet altında bırakan ve devlet tarafından takip edilen vahim iddialar bakımından da aynı kararlılığın gösterilmesi zorunludur. Bu kapsamda, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlarda öngörülen puan silme ve ligden düşürme dahil tüm sportif yaptırımların ivedilikle uygulanmasını beklediğimizi; kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil başta FIFA ve UEFA olmak üzere uluslararası kurumlar nezdinde de haklarının sonuna kadar takipçisi olacağını kamuoyunun bilgisine sunarız. Şu aşamada dahi yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik faaliyetler ve organize suç iddialarının hangi boyutlara ulaştığı adli makamlarca yürütülen soruşturmalar kapsamında araştırılmaya devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sürdürülen soruşturmaların kapsamlı şekilde devam edeceği hususu, Başsavcı Vekili Osman Sağlam tarafından da kamuoyuna açık şekilde ifade edilmiştir. Hal böyleyken, henüz tüm boyutları ortaya çıkarılmamış ve etkileri tam anlamıyla tespit edilmemiş süreçler devam ederken sportif sonuçların kesinleştirilmesi; hem kamu vicdanı hem de rekabet eşitliği ilkesi açısından telafisi güç sonuçlar doğurma riski taşımaktadır. Bu nedenlerle, Süper Lig’e ilişkin nihai sonuçların ve tescil işlemlerinin mevcut aşamada ilan edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Adli merciler önüne yansıyan süreçlerin, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da bütün yönleriyle değerlendirilmesi; müsabaka sonuçlarını etkilemek suretiyle ihlalde bulunduğu tespit edilen kişi ve kulüpler hakkında talimatlar ve mevzuat çerçevesinde gerekli yaptırımların uygulanması, adil ve eşit rekabet ortamının yeniden tesisi adına zorunludur."
Bursa Başkan Vekili Biba: Orhangazi’de yapacak çok işimiz var Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Orhangazi ilçesini ziyaret ederek devam eden ve planlanan projeleri yerinde inceleyerek bilgi aldı. İlk olarak Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın’ı makamında ziyaret eden Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, belediye yöneticilerinin de hazır bulunduğu istişare toplantısında projeler hakkında fikir alışverişinde bulundu. Toplantının ardından esnafı ziyaret ederek sohbet eden Başkan Vekili Biba, vatandaşların görüş ve düşüncelerini de dikkatle dinledi. Ardından Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın ve belediye yöneticileriyle birlikte saha ziyaretlerinde bulunan Başkan Vekili Biba, Orhangazi Belediyesi Ek Hizmet Binası, Orhangazi İlçe Terminali ile Orhangazi Yaşam Merkezi projelerini yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Proje alanlarında vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Vekili Biba, talep ve önerileri dinleyerek ilçede yapılabilecek çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Orhangazi’nin Bursa’nın önemli ilçelerinden biri olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Orhangazi’de yapacak çok işimiz var. Toplantımızda projelerimizi hep birlikte masaya yatırdık. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetleri en kısa süre içinde ilçemize kazandıracağız. İlçe halkının beklentilerini karşılayacak doğru çözümler üreteceğiz" dedi. Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın da ilçede devam eden Büyükşehir yatırımları ve Orhangazi Belediyesi’nin planladığı hizmetler noktasında görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek katkılarından dolayı Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir ekiplerine teşekkür etti.
Erzurum Potada çifte zafer: Atatürk Üniversitesi Türkiye şampiyonu oldu Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 2025-2026 faaliyet programı kapsamında düzenlenen Ünilig 33 Basketbol (Kadın-Erkek) Türkiye Şampiyonası, 11-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Şampiyonada mücadele eden Atatürk Üniversitesi Kadın ve Erkek Basketbol Takımları, gösterdikleri üstün performansla Türkiye şampiyonluğunu kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Turnuva boyunca sergiledikleri mücadeleci oyun anlayışı, takım disiplini ve yüksek performanslarıyla dikkat çeken Atatürk Üniversitesi sporcuları hem kadınlar hem de erkekler kategorisinde rakiplerini geride bırakarak kupayı Erzurum’a getirdi. Elde edilen bu çifte şampiyonluk, üniversitenin spora verdiği önemin ve spor altyapısına yaptığı yatırımların somut bir göstergesi oldu. Sporun ve başarının adresi Atatürk Üniversitesinin yalnızca akademik başarılarıyla değil, sportif alanda elde ettiği önemli derecelerle de öne çıktığını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu; öğrencilerin fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen çalışmaların meyvelerini vermeye devam ettiğini ifade etti. Ünilig 33 Basketbol Türkiye Şampiyonasında kadın ve erkek kategorilerinde kazanılan Türkiye şampiyonluklarının üniversite camiası adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Üniversitemizi en iyi şekilde temsil ederek Türkiye şampiyonu olan kadın ve erkek basketbol takımlarımızı, teknik ekibimizi ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. Elde edilen bu anlamlı başarı, disiplinli çalışmanın, takım ruhunun ve spor kültürüne verilen önemin önemli bir sonucudur. Atatürk Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanında sportif başarılarını da desteklemeyi sürdürecek, gençlerimizin her alanda ülkemize değer katmaları için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."
Şırnak Şırnak’ta 23 milyon 812 bin lira değerinde kaçak malzemeler ele geçirildi Şırnak’ta bir haftalık operasyonlarda 23 milyon 812 bin lira değerinde tarihi eser ve gümrük kaçağı malzemeler ele geçirildi. Şırnak genelinde yürütülen istihbari çalışmalar ve alınan duyumlar üzerine toplam 117 şüpheli şahsa ait ev, eklenti ve araçlarda arama gerçekleştirildi. Yapılan operasyonlarda gümrük kaçağı olduğu değerlendirilen çok sayıda malzeme ele geçirildi. Operasyonlarda; 90 adet sentetik ecza hapı, bin 313 adet tarihi eser niteliğinde sikke, 2 adet dedektör, 24 adet cep telefonu, 30 bin 922 adet bandrolsüz sigara, 3 bin 698 adet elektronik sigara ve likiti, 91 kilogram nargile tütünü, 2 bin 264 adet çeşitli hırdavat malzemesi, bin 54 adet tekstil ürünü, 645 adet kozmetik ve süs eşyası ile 511 adet farklı türde kaçak malzeme ele geçirildi. Ele geçirilen kaçak ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 23 milyon 812 bin TL olduğu belirtildi. Şırnak İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen operasyonlar kapsamında, gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ürünleri ülkeye sokmaya çalıştıkları değerlendirilen toplam 117 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi. Öte yandan Şırnak İl Jandarma Komutanlığı GKİT Şube Müdürlüğü tarafından 11-17 Mayıs tarihleri arasında düzensiz göçle mücadele kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerde de önemli sonuçlar elde edildi. Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı, Dağdibi Karakol Komutanlığı ve GKİT Şube Müdürlüğü ekiplerince Andaç köyünde bir araçta yapılan kontrolde 7 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen ile 3 organizatör yakalandı. Gözaltına alınan organizatörlerden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli ise ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler ve organizatörler hakkında 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında işlem yapıldı. Bu kapsamda yabancı uyruklu şahıslara toplam 288 bin 687 TL, organizatör olduğu değerlendirilen şüphelilere ise toplam 366 bin 709 TL idari para cezası uygulandı. Yakalanan düzensiz göçmenler, sınır dışı işlemleri için Şırnak İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Ayrıca Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı ile Dağdibi Karakol Komutanlığı ekiplerince yürütülen yol kontrol ve arama faaliyetlerinde Irak uyruklu bir şahsın yapılan parmak izi sorgusu ve pasaport kontrolünde kimlik bilgilerinin uyuşmadığı ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı tespit edildi. Hakkında idari işlem uygulanan Irak uyruklu şahıs da deport edilmek üzere Şırnak İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’nın kaçakçılık, düzensiz göç ve sınır güvenliğine yönelik operasyonlarının aralıksız sürdüğü belirtildi.