MAGAZİN - 11 Ekim 2022 Salı 14:45

(Foto bekleniyor) 2. Uluslararası Diyarbakır Kısa Film Festivali başlıyor

A
A
A
(Foto bekleniyor) 2. Uluslararası Diyarbakır Kısa Film Festivali başlıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla ve Diyarbakır Valiliği ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında düzenlenecek olan 2.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla ve Diyarbakır Valiliği ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında düzenlenecek olan 2. Uluslararası Diyarbakır Kısa Film Festivali, 12 Ekim Salı günü etkinlikleri ve açılış töreniyle başlıyor.


15 Ekim Cumartesi akşamı düzenlenecek olan kapanış ve ödül törenine kadar sinemaseverlere dolu dolu dört gün yaşatacak olan festival, Diyarbakır Kültür Sanat ve Sinema Derneği (DİSİNEDER) tarafından organize edildiği belirtildi.



Parla Şenol’a onur ödülü verilecek


Kayapınar Belediyesi ile Sur Belediyesi tarafından desteklenen festivalin açılış töreninde ise, birbirinden ünlü sinema sanatçıları, jüri üyeleri, kısa film yönetmenleri ve sinemaseverler bir araya gelecek. Gecede Sezai Karakoç adına verilen Emek Ödülü sahibi Cezmi Baskın ve Sami Hazinses adına verilen Emek Ödülü sahibi Suna Selen’e ödülleri takdim edilecek. Onur ödülü ise, oyuncu Parla Şenol’a sunulacak. Açılış töreni, saat 19.00’da Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi Salon B’de gerçekleştirilecek.



Sinemaya doyuracak etkinlikler


Festivalinde film gösterimleri, masterclass çalışmaları, atölyeler ve söyleşilerin yer aldığı dolu dolu bir program hazırlandı. 2. Uluslararası Diyarbakır Kısa Film Festivalinde, çekimleri Diyarbakır’da gerçekleştirilen ’Suzan Suzi’ filminin gösterimi yapılacak. Bedri Ayseli’nin yapımcılığını üstlenip başrolünde yer aldığı ve Ahmet Hoşsöyler’in yönettiği filmin gösterimi, 13 Ekim Perşembe saat 18.30’da Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi Cep Sinema Salonu’nda gerçekleşecek. Festivalde düzenlenecek olan tüm etkinlikler, Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak. Festival bünyesinde yarışan kısa filmlerin gösterimi ise, iki salonda gerçekleştirilecek. Gösterimler, dört gün boyunca saat 13.00’da başlayacak ve 19.00’a kadar sürecek. Filmler günde dört farklı seansta izleyicilerle buluşacak.


Festivalin ilk günü olan 12 Ekim Çarşamba günü, söyleşi ve masterclass çalışmaları başlayacak. 12 Ekim’de; saat 15.00’da oyuncu Selin Yeninci’nin ‘Oyunculuk ve Kariyer Yolculuğu’ söyleşisi ve 18.30’da oyuncu Parla Şenol’un masterclass çalışması gerçekleşecek. 13 Ekim Perşembe günü ise; saat 13.30’da yönetmen Selman Nacar’ın ‘İlk Film İlk Yönetmenlik’ söyleşisi, 15.00’da sinema eleştirmeni Rıza Oylum’un “İran Sineması’nda Kısa Film Kültürü” söyleşisi, 16.00’da TRT Sinema Müdürü Faruk Güven’in ‘TRT12 Punto Ortak Yapımı Filmlerin Proje Süreçleri’ söyleşisi ve 17.00’da menajer Tümay Özokur’un ‘Adım Adım Oyunculuk’ söyleşisi gerçekleşecek. 14 Ekim Cuma günü; 16:00’da yönetmen Ramazan Kılıç’ın ‘Kısa Film Yapımı’ söyleşisi, yönetmen Banu Sıvacı’nın “Fikirden Senaryoya Senaryodan Filme” söyleşisi, 17.00’da oyuncu Erkan Avcı’nın “Oyunculuk Sohbetleri” söyleşisi ve 18.00’da Alican Yücesoy’un “Sinemada Oyunculuk” konulu söyleşileri düzenlenecek. Ve festivalin son günü olan 15 Ekim Cumartesi günü ise; 13.00’da yapımcı Bulut Reyhanoğlu’nun “Bağımsız Sinemada Yapımcılık” söyleşisi, 14.00’da yönetmen Gözde Kural’ın “Senaryodan Beyazperdeye” söyleşisi ve 15.00’da Ulusal Kısa Film Jüri Başkanı yönetmen Ömür Atay’ın masterclass çalışması gerçekleştirilecek.



15 Ekim akşamı ödüller sahiplerini bulacak


2. Uluslararası Diyarbakır Kısa Film Festivali’nde filmler; Ulusal Kısa Kurmaca, Ulusal Kısa Belgesel ve Uluslararası Kısa Film Yarışması olmak üzere üç ayrı kategoride 10 film yarışmada yer alıyor. Festivale başvuran ve ana seçkiye seçilen kısa filmler, toplam 15 ödül heykelciği ve 40 bin TL’lik ödül için yarışacak. Jüri üyeleri tarafından belirlenen sonuçlar, 15 Ekim akşamı saat 19.00’da İç Kale Eski Cezaevi’nde düzenlenecek olan ödül töreninde açıklanacak.


Yönetmen ve yapımcı Serhat Gönen’in direktörlüğünde gerçekleştirilecek olan 2. Diyarbakır Uluslararası Kısa Film Festivali’nin koordinatörlüğünü ise Esra Güzel yapıyor. Ayrıca, meslek birliği BİROY’un temsilcisi olarak Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Destekleme Kurulu’nda iki yıl boyunca kurul üyeliği yapan ve 2022 yılı itibariyle Kültür Bakanlığı temsilcisi olarak görev yapan başarılı oyuncu İpek Tuzcuoğlu, festivalin bu yılki danışmanlığını üstleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.
Bursa Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Samsun Terme’nin acı kaybı: "Binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" Samsun Terme ilçesinin sembol isimlerinden, eğitim gönüllüsü ve hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır hayatını kaybetti. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "İlçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, ilçenin eğitim ve sosyal hayatına eserler kazandıran hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır’ın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı. Hacı Temel Kır’ın ilçeye kazandırdığı okullar ve sosyal projelerde binlerce gencin geleceğine dokunduğunu söyleyen Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bugün yüreğimiz buruk. İlçemizin koca bir hayır çınarını, kıymetli büyüğümüz Hacı Temel Kır amcamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. O, sadece bir hayırsever değil; gönlünde Terme sevdası taşıyan gerçek bir vakıf insanıydı. Temel Kır Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ulviye Kır İmam Hatip Ortaokulu başta olmak üzere ilçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" diye konuştu. "Eğitimden sosyal yardıma her alanda izi var" Başkan Kul, merhumun cömertliğini vurgulayarak, "Cami ve cenaze hizmetlerinden her türlü sosyal yardıma kadar, ne zaman kapısını çalsak bizleri beklentimizin ötesinde bir cömertlikle karşılayan bir samimiyet abidesiydi. Terme’mizde bıraktığı bu asil izler ve hayır duaları asla silinmeyecektir" şeklinde konuştu. Hacı Temel Kır’ın cenazesi, bugün İstanbul Eyüp Sultan Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından, aynı yerdeki aile kabristanlığına defnedilerek son yolculuğuna uğurlanacak.