SAĞLIK - 03 Haziran 2025 Salı 12:07

Sağlığınız için sokak aralarında bıçak bileyip et kıyanları tercih etmeyin

A
A
A
Sağlığınız için sokak aralarında bıçak bileyip et kıyanları tercih etmeyin

Denizli Esnaf Odaları (DESOB) Genel Sekreteri Yunus Emre Gönç, yaklaşan Kurban bayramı öncesi, sokak aralarında bıçak bileme ve et kıyma yapan kayıt dışı yerlerden bu hizmetin alınmaması gerektiğini belirterek "Hem sağlığınızı hem de kayıt dışı olarak kazancınızı tehlikeye atmayız" dedi.



Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi gerek alışveriş, gerek ise bayrama hazırlık konusunda kayıtlı esnafların tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Denizli Esnaf Odaları Genel Sekreteri Yunus Emre Gönç, özellikle sokak aralarında sağlıksız olarak, kayıt dışı çalışan kişilerin tercih edilmemesi ve gerekli yerlere haber verilmesi gerektiğini belirterek "Kurban Bayramı hazırlıklarında gerek alışveriş gerek ise bayram için, bıçak bileme, et kıydırma için kayıt dışı kişileri tercih etmeyin. Hem sağlığınızdan olmayın hem de kazancınızı kayıt dışı kişilere vermeyin" dedi.



"Kayıt dışı hizmet sunanlarla çalıştığınız için ceza bile yiye bilirsiniz"


İlgili kurumlar tarafından denetimlerin sıklıkla devam ettiğini belirten DESOB Genel Sekreteri Gönç, "Vatandaşlarımızda bu kayıt dışı kişiler hakkında ilgili kurumlara haber vermeleri gerekmektedir. Sokakta tedbirsizce yapılan bıçak bileme konusunda, gerekli önlem ve tedbirler alınmadığı için yaşanabilecek bir kazada vatandaşlarımız zarar görebilir. Örneğin bıçak bileme konusunda anlaşmazlık olduğunda da muhatap bulamazsınız ve kayıt dışı çalıştığınız için vergi kaybı yüzünde ceza bile yiye bilirsiniz" şeklinde konuştu.



"Kayıtsız bileme ve et kıyımı yapanlar halkın sağlığını tehlikeye attığınızın farkında mısınız"


Steri ortamlarda çalışılmadığı ve sıcak havalarda etin bozulma ihtimalinin yüksek olduğunu ve bunun büyük bir tehlike olduğunu dikkat çeken DESOB Genel Sekreteri Gönç, "Örneğin sokaklarda et kıyma yapan kişilerin sağlığınızı tehlikeye attığınız farkında mısınız. Açık havada, steril ortam olmaksızın, sıcak havada et kıyma işleminin yapılması uzmanlara göre de tehlike saçmaktadır. Temizlik ve hijyen kurallarının uygulanmadığı sokaklarda kıyma yaptırmanın tehlikesini bir kez daha düşünmelerini istiyoruz. Bizler Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak gerekli denetim ve uyarıları yapmamıza rağmen burada en büyük destekçimiz ise bu tür kayıt dışı çalışan kişileri tercih etmeyen vatandaşlarımızdır. Kayıtlı esnaflarımız iş yerlerinde, bu işi bayramdan bayrama değil her zaman yapmaktadırlar. Bu yüzden, kayıtlı esnaflarımızı tercih edin, hem sağlığınızı hem ekonominizi tehlikeye atmayın" ifadelerini kullandı.



Sağlığınız için sokak aralarında bıçak bileyip et kıyanları tercih etmeyin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.