SPOR - 10 Ocak 2026 Cumartesi 19:00

Halkbank Kadınlar Türkiye Kupası final karşılaşması öncesi basın toplantısı düzenlendi

A
A
A
Halkbank Kadınlar Türkiye Kupası final karşılaşması öncesi basın toplantısı düzenlendi

Halkbank Kadınlar Türkiye Kupası finali öncesinde Galatasaray Kadın Basketbol ile Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol takımlarının katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda başantrenörler ve takım kaptanları final karşılaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Halkbank Kadınlar Türkiye Kupası final karşılaşması öncesinde basın toplantısı gerçekleştirildi. Galatasaray Kadın Basketbol ile Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol takımları arasında oynanacak derbi öncesi düzenlenen toplantıya, Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Başantrenörü Miguel Mendez, Galatasaray Kadın Basketbol Başantrenörü Fırat Okul, Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takım Kaptanı Alperi Onar ve Galatasaray Kadın Basketbol Takım Kaptanı Ayşe Cora Yamaner katıldı.



Basın toplantısında her iki takımın başantrenörleri ve kaptanları, final karşılaşmasına ilişkin düşüncelerini paylaşarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Karşılaşmanın büyük bir mücadeleye sahne olacağını vurgulayan taraflar, centilmence ve yüksek tempolu bir final olmasını temenni ettiklerini ifade etti. Toplantı, başantrenörler ve takım kaptanlarının kupanın yanında hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.



"Burada olduğumuz için mutluyuz, bu tarz finaller çok özel maçlar"


Denizli’nin güzel bir şehir olduğunu ve burada oldukları için mutlu olduğunu ifade eden Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Başantrenörü Miguel Mendez, "Öncelikle burada olduğum için çok mutluyum. Benim ilk Türkiye Kupası Finalim olacak. Güzel bir organizasyon var, çok güzel bir salonda oynuyoruz. Denizli çok güzel bir şehir, burada olduğumuz için mutluyuz. Bu tarz finaller çok özel maçlar" dedi.



"Finale geldik sonunda, bizim için çok değerliydi"


Final maçının zor geçeceğini ve takım olarak iyi hazırlandıklarını belirten Galatasaray Kadın Basketbol Başantrenör Fırat Okul, "Bu tür organizasyonların Anadolu’da yapılması bizim için çok değerli çünkü canlı canlı bizi izleme fırsatı buluyor taraftarlarımız. Taraftarlarımızın bizi desteklemeleri takımlara güç katıyor. Finale geldik sonunda, bizim için çok değerliydi. Biz her kulvarda final oynamak istiyoruz ve finalleri kazanıp kupalar almak istiyoruz. Final maçı tabi ki de zor geçecek. Her iki takımda en iyisini sahaya koymak istiyor. Kaliteli bir şekilde istediklerimizi sahaya uygularsak her şey güzel bir şekilde gider diye düşünüyorum. Elimizden geleni yapmaya çalışacağız" diye konuştu.



"Yarınki maçta oyuncularımızın performansı belirleyecek"


Taraftarların takıma güç verdiğini ve yarınki mücadelenin keyif verici bir maç umduklarını ifade eden Başantrenör Fırat Okul, "Dün hücum anlamında sıkıntılar yaşadık. Yarın ki maçta oyuncularımızın performansı belirleyecek. Yarınki mücadele umarım keyif verici bir maç olur. Denizli’de oynanan dün ki mücadeledeki taraftarlarımıza ayrılan alan doluydu. Bize gerçekten güç verdiler. O yüzden Denizli’de olmaktan mutluyuz" ifadelerini kullandı.



"Yarıştığımız her kulvarda kupaları almak istiyoruz"


Final maçı öncesi heyecanlı olduklarını ve yarıştıkları her kulvarda kupalar kazanmak için çalıştıklarını dile getiren Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol kaptanı Alperi Onar, "Finalde olmak gerçekten çok heyecan verici. Güzel bir organizasyonun içerisindeyiz. Yarıştığımız her kulvarda kupaları almak istiyoruz. Yarınki final aynı zamanda bir derbi maçı olacak. Yarınki atmosferin güzel olmasını bekliyoruz. O yüzden çok heyecanlıyız ve maç öncesi hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kusursuz bir şekilde basketbol oynamak bence imkansız. Elbette hatalar olacak. Daha az hata yapan takım maçı kazanıyor. Kazanmaya odaklanmak daha da değerli" ifadelerini kullandı.



"Telafisi olmayan bir maça çıkıyoruz, umuyorum ki yarınki müsabakada kazanan taraf biz oluruz"


Denizli’den kupa ile ayrılmak istediklerini ve telafisi olmayan bir maça çıktıklarını belirten Galatasaray Kadın Basketbol kaptanı Ayşe Cora Yamaner; "Galatasaray için Türkiye Kupasında finale çıkmak için uzun bir zaman olmuştu. Yaklaşık 10 sene olmuş. Buraya gelene kadarki maçlarımız çok zor geçti. Buradan artık geri adım atmak istemiyoruz. Biz yeni bir takımız. Bu tarz turnuvalar yeni takımların kendini geliştirmesi için çok önemli organizasyonlar. Bunu mutlaka değerlendirmemiz gerekiyor. Buradan kupa ile ayrılabilecek potansiyelimizin olduğunu düşünüyorum. Telafisi olmayan bir maça çıkıyoruz. Umuyorum ki yarınki müsabakada kazanan taraf biz oluruz. Ben hata yapmaktan korkmuyorum. Denememekten korkarım. Denerim sonunda hata olur, ben onu kabul ederim. Denememek benim için en büyük korkulardan. Ben şahsım olarak hiçbir zaman hata yapmaktan korkmam. Bir hata olursa da onunla yüzleşirim. Her maçta bir oyuncunun kazanma hırsı olmalı. Fenerbahçe ile özel bir maça çıkıyoruz" dedi.



Halkbank Kadınlar Türkiye Kupası final karşılaşması öncesi basın toplantısı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.