EĞİTİM - 13 Ocak 2026 Salı 09:20

DSO Başkan Kasapoğlu mesleki eğitim iş birliği projesinde velilerle buluştu

A
A
A
DSO Başkan Kasapoğlu mesleki eğitim iş birliği projesinde velilerle buluştu

Mesleki ve teknik eğitimin sanayiyle bütünleşmesini hedefleyen Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) kapsamında, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 9. sınıf öğrencilerinin velilerine yönelik bilgilendirme ve değerlendirme amaçlı kahvaltı buluşması düzenlendi. 150 velinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, MEİP uygulama süreci, öğrencilere sağladığı kazanımlar ve sanayiyle kurulan iş birliklerinin önemi ele alındı.



Denizli Sanayi Odası destekleriyle gerçekleştirilen programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş, DSO MEİP Koordinatörü Buse Atabay, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Yalçın Doğan, Protokol Yürütme Kurulu (PYK) üyeleri Ferit Bozdemir, Onur Aysu ve Ersin Turgut ile Atatürk MTAL Müdürü Evrim Uluer katıldı.



Programda açılış konuşmasını yapan Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, mesleki ve teknik eğitimin sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Başkan Kasapoğlu, Atatürk MTAL’nin Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi kapsamında ortaya koyduğu performansın, okul ile sanayi arasında kurulan planlı ve doğru iş birliklerinin sahada somut sonuçlar ürettiğinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.


Staj süreçleri, işletme-öğrenci eşleştirmeleri, teknik geziler ve eğitim altyapısına yönelik katkıların, gençlerin üretim süreçleriyle daha erken ve daha nitelikli biçimde buluşmasını sağladığını belirten Kasapoğlu, bu adımların öğrencilerin iş hayatına hazırlık sürecini güçlendirdiğini dile getirdi. Denizli sanayisinin temel ihtiyacının üretim kültürünü bilen, sahaya hazır ve doğru becerilerle donatılmış gençler olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, mesleki eğitimin bu ihtiyacın en güçlü karşılığı olduğunu söyledi.


Velilerin sürece bilinçli ve aktif şekilde katılmalarının, öğrencilerin mesleki yönelimlerini sağlıklı biçimde belirlemelerinde önemli rol oynadığını belirten Başkan Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası olarak MEİP’i uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sanayi-eğitim iş birliği modeli olarak gördüklerini ve bu doğrultudaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.


Başkan Selim Kasapoğlu, mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesinin öğrencilerin yalnızca bireysel kariyerleri açısından değil, aynı zamanda Denizli’nin üretim gücü ve sürdürülebilir kalkınması açısından da kritik bir gereklilik olduğuna dikkat çekti.



PYK Üyelerinden Okul-Veli-Sanayi İş Birliğinin Sahadaki Yansıması


Programın açılış bölümünde konuşan PYK üyeleri, mesleki ve teknik eğitimin sanayinin nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamadaki rolüne dikkat çekti. Öğrencilerin erken yaşta üretim süreçleriyle tanışmalarının, mesleki becerilerinin gelişmesi ve istihdam olanaklarının artırılması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.



Eğitimde Kurumsal Destek ve Aile Faktörü Öne Planda


Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Yalçın Doğan, Denizli Sanayi Odası’nın mesleki ve teknik eğitime sunduğu katkı ve desteklere değinerek, DSO’nun okul-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesinde üstlendiği rolün mesleki eğitimin niteliğinin artırılmasına önemli katkı sağladığını ifade etti. Bu tür projelerin öğrencilerin geleceğine doğrudan etki ettiğinin altını çizdi.


Atatürk MTAL Müdürü Evrim Uluer ise konuşmasında, aile desteğinin öğrencilerin motivasyonu açısından belirleyici olduğunu belirterek, velilerin çocuklarının ilgi ve yeteneklerini gözeterek onları doğru şekilde yönlendirmesinin ve teşvik etmesinin mesleki tecrübe kazanmalarındaki temel unsur olduğunu ifade etti.


Programın devamında gerçekleştirilen bilgilendirme sunumlarında, MEİP’in uygulama modeli, öğrencilerin eğitim sürecinde elde edecekleri kazanımlar ve sanayi ile kurulan iş birliklerinin kapsamı velilerle paylaşıldı. Söyleşi bölümünde velilerin soruları yanıtlanırken, MEİP sürecine ilişkin görüş ve öneriler ele alındı.


Etkinlik, Atatürk MTAL bünyesindeki atölyelerin gezilmesi, eğitim ortamlarının yerinde incelenmesi ve uygulamalı çalışmaların tanıtılmasıyla sona erdi.



DSO Başkan Kasapoğlu mesleki eğitim iş birliği projesinde velilerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Hastalara ulaşmak için ekiplerin zorlu mücadelesi Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri, kar yağışından dolayı yolları kapanan köylerdeki hasta ve mahsur kalan vatandaşlara ulaşmak için zorlu mücadele veriyor. Kar yağışının yer yer yarım metreyi geçtiği yüksek kesimlerde, bir taraftan karla mücadele sürerken diğer taraftan ambulansların hastalara ulaşmasına yardımcı olunuyor. Yolda kalan araçlar iş makineleriyle çekiliyor. İl Özel İdare ekipleri, 112 acil çağrı merkezine yapılan ihbar üzerine, merkeze bağlı Gömükan mezrasında hamile kadına kar nedeniyle ulaşamayan sağlık ekiplerinin yolunu açtı. Önce iş makineleri, ardında sağlık ekipleri mezraya ulaşarak kadını Adıyaman’da ki hastaneye getirdi. Sincik Taşkale köyünde kalp hastası olan yaşlı vatandaşın rahatsızlanması üzerine 112 acil çağrı merkezinden ambulans talep edildi. Kar nedeniyle köye ulaşmakta güçlük çeken ambulansın hastaya ulaşması için ekiplerin saatler süren çalışması sonrasında hastaya ulaşıldı. Hasta ambulans ile Sincik Devlet Hastanesi’ne getirildi. Yine Sincik ilçesi Yarpuzlu Köyünde akşam saatlerinde doğum hastası bir kadın için ekipler seferber oldu. Özel İdare ekiplerinin yolu açarak ambulansın hastaya ulaşmasını sağladı. Hasta Sincik Devlet Hastanesine getirildi. Adıyaman’da İl Özel İdare ekipleri 55 araç, 71 personel ile kapanan köy yollarını açmak için çalışıyor. Gerger, Sincik ve Çelikhan’da kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan köy yollarının tamamını açmak için çalışma yapılıyor.
Ankara Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2’nci Toplantısına’ katıldı. Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen toplantıda, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik yürütülen mevcut çalışmaların ele alınırken, aile kavramındaki gelişmelerin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlendi. Bu kapsamda, farklı kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerin değerlendirilmesi ve yeni politika önerileri görüşüldü. Bakan Tekin, toplantıda yaptığı açıklamalarda, aileyi merkeze alan eğitim politikalar, ebeveynlere yönelik rehberlik çalışmalar ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeye yönelik projeler hakkında bilgiler verdi. Bakan Tekin ayrıca, okulda öğrenci-öğretmen-ebeveyn ilişkisini güçlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı olarak Aile Yüzyılı çerçevesinde çalışmalarını yürüttüklerini, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında da EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerinin oluşturulduğunu belirtti. "Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor" Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, sahada hem öğretmenlerle hem öğrencilerle hem de velilerle uzun yolculuk içerisinde olduklarını belirterek, "Öğretmenler odasında yaptığımız sohbetlerde, sahadaki temaslarımızda, annelerle ve babalarla yüz yüze geldiğimiz her ortamda aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi içerikle, hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor. Öğretmen, çocuğu hayata hazırlamak istiyor ama evde karşılık bulmayan bir emeğin eksikliğini hissediyor. Eskiden mahallenin, akrabalığın, büyük aile yapısının paylaştığı yük, bugün çoğu zaman iki yetişkinin omzuna biniyor. Böyle bir tabloda eğitimi aileden bağımsız işleyen bir hizmet gibi düşünmemiz mümkün değil. Aile güçlenmeden, okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulması kolay olmuyor. Okul aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün olmuyor. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu yüzden Bakanlık olarak aileyi eğitimin asli ortağı kabul eden bir çizgi izlemeye çalışıyoruz. ‘Aile Okulu’ programıyla, anne ve babaların çocuklarıyla birlikte öğrenebildiği, ebeveynlik tecrübesini öğretmenlerle ve uzmanlarla istişare edebildiği, derdini rahatça anlatabildiği bir zemin kuruyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerini çoğaltarak, anne ve babanın da çocukla aynı kavram haritasına, aynı değer diline sahip olmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Aileyi ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz" Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütüncül bir yaklaşım ve çözümlerle, her ilde aile odaklı eylem planları hazırladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Son dönemde hayata geçirdiğimiz ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle aileye daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz. Öğrencilerimizin aktif katılımıyla hazırlanan ve EBA, EBA YouTube ile TRT EBA üzerinden yayımlanan haber bültenleri, çocuklarımızı bilgi ve medya okuryazarlığı açısından güçlendirirken bu birikimin ev ortamına da taşınmasını sağlıyor. Çocuğun haber seçtiği, metni yazdığı, dili tarttığı bu içeriklerin ailece izlenmesini özellikle önemsiyoruz. Aynı ekrana bakan anne-baba ile çocuğun, doğru bilgiye ulaşma, haber dilini sorgulama, şiddet ve mahremiyet gibi başlıklarda ortak bir hassasiyet geliştirmesi için doğal bir zemin oluşuyor. Çocuğun dijital dünya ile ilişkisini sadece yasak-serbest ikilemine sıkıştırmadan, izlediğini birlikte yorumlayan, gördüğünü birlikte tartışabilen aile ortamlarını çoğaltmaya gayret ediyoruz. Öğretmenlerimiz için travma duyarlı sınıf yönetimi, aileyle sahici iletişim, teknoloji ve madde bağımlılığıyla mücadele, dijital dünyanın çocuk ruh sağlığına etkileri gibi başlıklarda sürekli mesleki gelişim imkanları hazırlıyoruz. Bütün bu adımlarla, çocuğun hayatında yan yana duran iki ana sütunu aileyi ve okulu, aynı dili konuşan, aynı istikamete bakan, birbirinin yükünü hafifleten iki paydaş haline getirme iradesini somutlaştırmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, bu Kurul’un sahada 20 milyona yakın öğrenciyle, velileriyle, öğretmenleriyle her gün temas eden yüzüyüz" diye konuştu. "Kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine yansır" Toplumda yaşanan durumların, özellikle okullarda yaşanan olumsuzlukların, ilerleyen yıllarda aile istatistiklerine de yansıma ihtimali olduğunun altını çizen Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sınıf ikliminde, devamsızlık ve okul terk örüntülerinde, akran ilişkilerinin dilinde, rehberlik süreçlerine taşınan kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; birkaç yıl sonra aile istatistiklerine, doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine toplumsal eğilim olarak yansır. Bugün ergenlik dönemi uzayan, aidiyet duygusu zayıflayan, hayata ve aileye dair beklentileri daha kırılgan hale gelen bir gençlik profiliyle karşılaşıyorsak; bunun gerisinde, ekonomik kaygıların ötesine geçen ve tabloyu asıl derinleştiren, hayat tasavvurunu köklü biçimde etkileyen kültürel kodlar, hız ve haz eksenli yeni yaşam biçimleri ile mahremiyet ve sadakat anlayışındaki aşınmaların önemli bir payı bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, Aile Enstitümüzün yürüttüğü araştırmalarla, Nüfus Politikaları Kurulu’nun ortaya koyacağı çerçeveyle ve bugün burada bir araya gelen tüm kurumlarımızın tecrübesiyle daha sıkı bir eş güdüm içinde çalışmaya hazırız. Her ilde aile odaklı eylem planları hazırlanırken, o ilin okullarından, öğretmenlerinden, rehberlik birimlerinden süzülen verinin de bu planlara dahil edilmesini, sahadaki iyi örneklerin ve risk alanlarının eğitim cephesinden beslenmesini kıymetli görüyorum." Düzenlenen toplantıya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve siyasi isimler katılım sağladı.