EKONOMİ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:16

Denizli ev tekstili Almanya’da kurulan dünya sahnesinde tanıtılıyor

A
A
A
Denizli ev tekstili Almanya’da kurulan dünya sahnesinde tanıtılıyor

DENİZLİ (İHA) – Denizli, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen ve ev ve banyo tekstili sektörünün en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan Heimtextil Fuarına güçlü bir katılım sağladı. Heimtextil Fuarı’nda 11. kez yer alan Denizlili firmalar, dünya çapında alıcılar ve iş ortaklarıyla yüz yüze görüşme fırsatı buluyor.



57 Denizli firmasının katılımcı olarak yer aldığı Heimtextil Fuarı’nda, Denizli İhracatçılar Birliği bu yıl da Turkish Towels markasıyla Hall 5.1 alanında 11. kez katılım sağlıyor. Fuarda, Denizli’nin ev tekstili ürünleri stantlarda sergilenirken, fuarın yoğun alanlarında yer alan Turkish Towels reklamlarıyla Türk havlusunun küresel ölçekte tanıtımı gerçekleştiriliyor. Denizli İhracatçılar Birliğini fuarda DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Çalışkan temsil ediyor.



Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve Frankfurt Ticaret Ataşesi Murat Muştu fuara katılım sağlayan Denizlili firmalara başarı dileklerini iletti.



Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "Denizli olarak ev tekstili sektöründeki deneyimimiz, markalaşma vizyonumuz ve sürdürülebilir üretim anlayışımızla bu fuarda yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Heimtextil Fuarı, yalnızca ürün sergileme değil; trendlerin belirlendiği, tasarım ve inovasyonun buluştuğu bir platform olma özelliğini taşıyor. Bu çerçevede Denizli, yeni koleksiyonlarını, çevre dostu üretim süreçlerini ve markalaşma hamlelerini ‘Turkish Towels’ standında sergiliyor. Bizler bu fuarı, yalnızca bir fuar katılımı değil; yeni iş bağlantıları kurma, küresel pazarda görünürlüğümüzü artırma ve ilimizin markasını dünya çapında temsil etme fırsatı olarak görüyoruz" dedi.



"Sektörün kalbi burada atıyor"


Denizli’nin, ev tekstili alanında sadece Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir oyuncu konumunda olduğuna dikkat çeken Memişoğlu, "Ülkemizin havlu ihracatının yüzde 78’i, bornoz ihracatının yüzde 66’sı ve nevresim ihracatının yüzde 61’i ilimizden gerçekleştiriliyor. Ev tekstili ihracat verileri değerlendirildiğinde ise Türkiye’nin toplam ev tekstili ihracatının yüzde 41’lik bölümü Denizli’den gerçekleştiriliyor. Bu tablo, 3.5 milyar dolarlık Türkiye ev tekstili ihracatının yaklaşık olarak yarısının Denizli menşeili olduğunu ortaya koyuyor. Bu ürün gruplarında ülke çapında liderliğimizi ve katma değerli konumumuzu sürdürüyoruz. Denizli olarak bu önemli organizasyonda yer almanın, kentimizin ihracat gücünü artırma hedeflerine hizmet edeceğini temenni ediyorum. Fuarın tüm ihracatçılarımız ve sektör adına verimli geçmesini diliyorum" dedi.



Denizli ev tekstili Almanya’da kurulan dünya sahnesinde tanıtılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum MHP İl Başkanı Yurdagül; "Erzurum kongre binası yıkılmayacak" Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle ziyarete kapatılan ve yıkılacağı iddialarıyla gündemden düşmeyen Erzurum Kongre Binası’na ilişkin son noktayı MHP Erzurum İl Başkanı Mimar Adem Yurdagül koydu. Yurdagül, "Bakanlık yetkilileri görüştüm. Ekiplerin son incelemesine göre, bina yıkılmayacak, güçlendirme çalışması yapılacak" dedi. Cumhuriyet’in simge yapılarından Erzurum Kongre Binası için beklenen karar netleşti. Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle 6 Ocak’ta ziyarete kapatılan ve yıkılabileceği yönündeki iddialarla kentte geniş yankı uyandıran tarihi yapı, yıkılmayacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı teknik ekiplerinin Erzurum’da yaptığı incelemeler sonrası, kongre binasının güçlendirme çalışmalarıyla korunabileceği sonucuna varıldı. MHP Erzurum İl Başkanı ve mimar Adem Yurdagül, en başından bu yana yapının yıkılmasına karşı olduklarını vurguladı. Yurdagül, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ile yaptığı görüşmenin ardından bakanlık yetkililerinin de güçlendirme yönünde karar aldığını açıkladı. Yurdagül açıklamasında, "En başından beri Erzurum Kongre Binası’nın yıkılmasından yana gönlümüz yoktu. Bakanlık yetkilileriyle doğrudan iletişime geçtim. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Sayın Birol İnceciköz ile yaptığımız görüşmede, bakanlık ekiplerinin Erzurum’da gerçekleştirdiği incelemeler sonucunda kongre binasının yıkılmasına gerek duyulmadığı ifade edildi. Yapının güçlendirme çalışmasıyla güvenli hale taşınabileceği belirtildi. Zemindeki çatlaklar onarılacak, gerekli güçlendirme uygulamaları yapılacak ve bina en kısa sürede yeniden ziyarete açılacak" dedi. Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi’ne ev sahipliği yapan yapının akıbeti şehirde tartışma konusu olmuştu. Erzurum Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Dilek Okuyucu başkanlığındaki akademik ekip tarafından hazırlanan teknik raporda, binanın deprem performansının yetersiz olduğu belirtilmiş; rapor Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulmuştu. Bu süreçte özellikle "yık-yap" ihtimali kamuoyunda tepkiyle karşılanmış, tarihi ve simgesel değeri yüksek yapının korunması yönünde çağrılar yapılmıştı. İnceleme yaptılar Kültür ve Turizm Başkanlığı’na bağlı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Seda Şentürk ile Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Berna Gürgün, Erzurum’a gelerek restorasyonu başlayacak olan Kongre Binası (Resim ve Heykel Müzesi)’nde incelemelerde bulundu. Yeniden ziyarete açılacak Bakanlık tarafından yürütülecek güçlendirme çalışmaları kapsamında, zemindeki çatlakların giderilmesi ve yapının taşıyıcı sisteminin güçlendirilmesi planlanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Erzurum Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet veren tarihi kongre binasının yeniden ziyarete açılması hedefleniyor. Alınan kararla birlikte, Erzurum’un ve Cumhuriyet tarihinin simge yapılarından biri olan Erzurum Kongre Binası’nın tarihi kimliği korunarak geleceğe taşınması kesinleşmiş oldu. Açıklamalar peş peşe gelmişti MHP Erzurum İl Başkanı Mimar Adem Yurdagül tarafından daha önce yapılan açıklamalarda, Erzurum Kongre Binası’nın yığma taş ve tuğla duvarlardan oluşan, tarihi eser statüsündeki bir yapı olduğu vurgulanmış; yıkım yerine bilimsel ve çağdaş yöntemlerle güçlendirilmesinin mümkün olduğu ifade edilmişti. Yurdagül, İstanbul Kapalıçarşı, TBMM I. Meclis Binası ve Sivas Kongre Binası gibi birçok tarihi yapının benzer yöntemlerle depreme karşı güvenli hale dönüştürüldüğünü hatırlatmıştı. Yurdagül, "Kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği elbette önemlidir. Ancak tarihi kimlik taşıyan yapılar için esas olan yaklaşım yıkım değil, tarihi dokuyu koruyarak deprem güvenliğini sağlamaktır. Erzurum Kongre Binası; tarihi eser statüsünde, yığma taş ve tuğla duvarlardan oluşan, betonarme olmayan simgesel bir yapıdır. Yığma yapılarda deprem güvenliği, duvarların bütüncül çalışmasını sağlayan çağdaş ve geri dönülebilir güçlendirme yöntemleriyle mümkündür. Nitekim Kapalıçarşı, Topkapı Sarayı, TBMM I. Meclis Binası ve Sivas Kongre Binası gibi birçok tarihi yapı yıkılmadan güçlendirilmiştir. Bu örnekler, Erzurum Kongre Binası için de yık-yap yaklaşımının zorunlu olmadığını göstermektedir. Çağrımız; sürecin aceleci kararlarla değil, bilimsel veriler ve tarihî sorumluluk bilinciyle yürütülmesi, Cumhuriyeti kuran şehir Erzurum’a yakışır şekilde bu mirasın korunmasıdır" diye kaydetmişti. MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın da Erzurum Kongre Binası’nın yıkım ihtimaline karşı güçlü bir açıklama yapmıştı. Aydın, kongre binasının yalnızca bir yapı değil, milletin tapu senedi niteliğinde bir hafıza mekanı olduğunu vurgulayarak, "Milli Mücadelenin başlangıç karargâhı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yol haritasının çizildiği Erzurum Kongre Binası için, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım seçeneğinin dillendirilmesi kabul edilemez. Dayanıksız dahi olsa, seçenekler arasında yıkım asla söz konusu olamaz. Bu bina tarihi tapu senedi hüviyetindedir; bir taşı dahi yok edilemez. ETÜ’nün bilimsel raporuna saygı duymakla birlikte, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın tüm imkânlarını seferber ederek, milli bağımsızlığımızın karargahı olan kongre binamızın güçlü bir restorasyon ve renovasyonla, bağımsızlığımızın simgesi kimliğiyle gelecek yüzyıllara taşınması gerekmektedir" ifadelerini kullanmıştı.
Aydın Mavi Bayrak ve Yeşil Anahtar Programları Bilgilendirme Toplantısı KUTO’da yapıldı Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak ve Yeşil Anahtar Programlarına ilişkin bilgilendirme toplantısı, Kuşadası Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleşti. TÜRÇEV Yönetim Kurulu ve KUTO Kadın Girişimciler Kurulu üyesi Dr. Ayşe Günbey Şerifoğlu toplantıda yaptığı açılış konuşmasında Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın amacı, sürdürülebilir turizm ve çevre eğitimi alanındaki çalışmaları, programın turizm işletmelerine sağladığı çevresel, ekonomik ve yönetsel katkılar ile vakıf tarafından yürütülen 5 ayrı program hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Yeşil Anahtar Programı Ulusal Koordinatörü Gülirem Şahin’in de sunumu eşliğinde Mavi Bayrak ve Yeşil Anahtar Programlarının amacı ve kapsamı, uluslararası geçerliliği, temel kriterlerini anlattığı toplantıda; programlar kapsamında geliştirilebilecek iş birlikleri ve yeni projelerle ilgili fikir alışverişi gerçekleştirildi. Toplantı kapsamında ayrıca; Yeşil Anahtar Programı kriterleri ve sürdürülebilir turizm yaklaşımı doğrultusunda çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması münazara edildi. TÜRÇEV’in 30 yılı aşkın süredir ülkemizde yürütmekte olduğu çevre eğitimi programları Eko-Okullar, Okullarda Orman ve Çevrenin Genç Sözcüleri Programları kapsamında yapılabilecek iş birlikleri değerlendirildi. Sürdürülebilir turizm ve çevre dostu uygulamalar odağında paydaşların yoğun ilgi gösterdiği toplantıya; Kuşadası Ticaret Odası Meclis Başkanı Bülent İlbahar, Meclis Başkan Yardımcısı Nurgil Gürcan, TÜRÇEV İzmir ve Kuzey Ege İlleri Koordinatörü Ayhan Örten, TÜRÇEV İzmir ve Kuzey Ege İlleri Koordinatör Yardımcısı Nurullah Alkan ve KUTO Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri de katıldı.