SAĞLIK - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 10:40

Çölyak Hastalığının tek tedavisi glütensiz beslenme

A
A
A
Çölyak Hastalığının tek tedavisi glütensiz beslenme

Özel Denizli Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, çölyak hastalığının tek tedavisi glütenden kaçınmak olduğunu belirterek, "Yumurta, et, balık, tavuk gibi gıdalar tüketilirse çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi edilmiş oluyor ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor. Aynı zamanda glütenden her zaman uzak durulması gerekiyor" dedi.



Özel Denizli Cerrahi Hastanesi İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, glüten entropatisi diye bilinen çölyak hastalığı hakkında bilgiler verdi. Bağırsakların glütene karşı aşırı hassasiyetin sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu genellikle hastaların, gaz şişkinliği, ishal, zaman zaman kabızlık gibi şikayetlerle geldiğini belirtti. Op. Dr. Güngör, "Hastalarımız tedavi için gelip şikayetlerini anlatırken, belli gıdalardan sonra rahatsızlıkların olduğunu ifade edince ilk etapta çölyak hastalığı düşünüyoruz. Belirtilerinde tabi bununla birlikte halsizlik, yorgunluk, hafızayla ilgili sorunlar bile ortaya çıkabiliyor. Çünkü vitamin eminimi, proteinlerin eminimi gibi bozukluklarla birlikte de gidiyor" dedi.



"Glüten hassasiyeti olan kişilerde, illaki çölyak hastalığı gelişecek diye bir durum olmayabilir"


Çölyak hastalığının belirtisi olan hastaları glütenden uzak durması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Dahiliye Uzmanı Op. Dr. Dündar Güngör, "Çölyak hastalığının başlangıcında, geçirgen bağırsak sendromu dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Geçirgen bağırsak durumunda, bağırsaktan geçmemesi gereken toksik bir takım gıdaların ve büyük molekül parçacıkların geçmesi ortaya çıkıyor. Ardından ise glüten hassasiyeti ortaya çıkıyor. Glüten hassasiyeti olan kişilerde, illaki çölyak hastalığı gelişecek diye bir durum olmayabilir. Hasta çölyak hastalığı olmadan önce de glütene karşı aşırı hassasiyeti olabiliyor. Bu tür durumlarda da aynı çölyak hastalığında aldığımız tedbirleri alarak yol alıyoruz. Çölyak hastası olanları glütenden uzak durmasını öneriyoruz. Tahıllarda çok fazla glüten bulunuyor. Mesela en çok bizim ülkemizde tüketilen normal beyaz ekmek dediğimiz ekmek de glüten oldukça fazla miktarda var. Çünkü glüten olmadığı zaman, ekmek kabarmıyor, lezzeti o kadar iyi olmayabiliyor. Glüten de çölyak hastalığına sebep oluyor" diye konuştu.



"Yumurta, et, balık, tavuk gibi gıdalar tüketilirse çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi edilmiş oluyor ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor"


Çölyak hastalığını tedavisi olduğunu ama tedavi sürecinde hastaya bir takım görevlerin düştüğünü ifade eden Op. Dr. Dündar Güngör, "Hastaya düşen glütenli gıdaların beslenmesinden uzak durmasıdır. Sebze ve meyveyle beslenmelerini öneriyoruz. Veya yumurta, işlenmemiş et, balık, tavuk tüketebilirler. Aynı zamanda tahıllarda mısır ve mısır unu gibi şeylerde glüten bulunmuyor. Hastalarımız bu tür gıdaları tükettiklerinde zaten çölyak hastalığını büyük bir oranda tedavi etmiş oluyoruz ve bağırsak sağlığına kavuşmaya başlıyor. Ancak sonrasında tekrar glütenli bir şey yenildiğinde hastalarımız tekrar aynı şikayetlerle geri gelebilir" dedi.



"Glütenden her zaman uzak durulması gerekiyor"


Glütenden her zaman uzak durmakta fayda olduğunu kaydeden Op. Dr. Dündar Güngör, "Glütenden her zaman uzak durmakta fayda var. Glüten özellikle tiroid, otonom tiroid ve haşimato tiroid gibi hastalıklara da sebep oluyor. Glütenin protein yapısı, tiroid hücreleriyle benzerlik gösteriyor. Vücut tiroid hücrelerinde glütene karşı hassas. Tiroid hücrelerinde glüten sanarak saldırmaya geçip haşimato tiroide sebep olabiliyor. Vücudunuz bunu adapta olmadığı için saldırıya geçiyor. Sonrasında da kendi hücrelerine de saldırarak çölyak hastalığı, haşimato tiroid gibi rahatsızlıklara sebep oluyor" ifadelerini kullandı.



Çölyak Hastalığının tek tedavisi glütensiz beslenme

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.