SAĞLIK - 12 Kasım 2025 Çarşamba 12:51

Bel fıtığı tedavisinde gelişen yeni yöntemler hastanın konforunu artırıp, yatış süresini azalttı

A
A
A
Bel fıtığı tedavisinde gelişen yeni yöntemler hastanın konforunu artırıp, yatış süresini azalttı

İlk bel fıtığı ameliyatından günümüze kadar gelişen bel fıtığı ameliyatı yöntemleri hakkında bilgiler veren Özel Denizli Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, " Hastanın konforunu artırıcı, daha az hastanede kalma süresini sağlayan yöntemler de geliştirildi" ifadelerini kullandı.



Bel fıtığı ameliyatının ilk yapıldığı günden günümüze kadar değişen ve gelişen yöntemleri hakkında bilgiler veren Özel Denizli Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, bel fıtığı olan hastaların bir uzman doktora görünüp kendisine uygun tedavi öğrenip sonrasında ameliyat olup olmayacaklarına karar vermeleri konusunda uyardı. Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, "Bel ameliyatları yaklaşık 100 yıldır modern şekilde yapılmaya başlanmış. İlk olarak 1927 tarihinde bel fıtığı ameliyatı yapıldıktan sonra o çeşitli gelişmeler kaydedilmiş ve günümüze kadar çeşitlenerek ve modernleşerek gelmiştir. İlk yapılan ameliyatlar hala yapılmaktadır. Halk arasında açık ameliyat dediğimiz bel fıtığı ameliyatları bugün de halen devam etmektedir. Ancak bunun hastaya verdiği konforun daha az olması, hastanın ameliyat sonrası sürecinin rahatsız olması gibi sebeplerle daha hastanın konforunu artırıcı, daha az hastanede kalma süresini sağlayan yöntemler de geliştirilmiş. Hastaya daha az zarar veren daha az kemik dokusuna daha az kas dokusuna zarar veren yöntemler de geliştirilmiş. Örneğin, daha sonra mikro cerrahiler 1957’den sonra yapılmaya başlanmış. Bu yöntemin ülkemize gelmesi mikroskopun gelişiminden sonra 2000’leri buluyor ama daha sonra lazer cerrahileri gelişmeye başlıyor, endoskopik cerrahiler gelişmeye başladı. Bunlar gittikçe daha az kesiyle daha ufak kesiyle aynı ameliyatlar hemen hemen aynı başarı oranlarında yapılabilmekte. Hastaya göre tabi seçim yapılmak şart olmakla beraber, her hastaya her yöntem uygun olmasından gerektiğinde biz de hastalarımıza bu yöntemlerden hepsini açık ameliyatından platinli ameliyatına ya da endoskopik ameliyata ful kapalı tam kapalı ameliyat dediğimiz ameliyatlara kadar yapabilmekteyiz" dedi.



"Ameliyatsız tedavi mümkün"


Bel fıtığı tedavisinde gelişen tedavi yöntemlerine değinen Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, "Nükloplastik ameliyatları yapılabiliyor. Lazer ameliyatları yapılabiliyor. Bunlar dediğim gibi hastanın kendisine ve fıtığının durumuna göre kliniğine göre veya geçmişte bel bölgesinde geçirilen ameliyatlara veya hastanın patolojik problemlerine göre çeşitlendirilebilmekte. Yöntemler hastayla konuşarak belirlenmektedir. Yani anlatmak istediğim burada, bel fıtığı ameliyatı sadece ameliyatla olur ve sadece açık ameliyatla olur ön yargısına karşı, halkımıza yöntemlerin çeşitlendiğini ve çok da modern yöntemlerle geliştiği konusunda bilgilendirmek. Halk arasında dolaşan bel fıtığında hemen ameliyat ediyorlar, ameliyat sonrası sakat kalıyorsun gibi ön yarıların yanlış. Bel fıtığı sorunundan derecesine göre belki ameliyatsız kurtulmanız mümkünken geç kalıp geri dönüşü olmayan hasarla sebebiyet verebilirsiniz. Bel fıtığı olan hastaların bir uzman doktora görünüp kendisine uygun tedavi öğrenip ameliyat olup olmayacağına o şekilde karar vermeli" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.