KÜLTÜR SANAT - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 14:16

Başkan Çavuşoğlu: "Denizli, 15 Mayıs’ta sarsılmaz inançla işgale dur demiştir"

A
A
A
Başkan Çavuşoğlu: "Denizli, 15 Mayıs’ta sarsılmaz inançla işgale dur demiştir"

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İzmir’in işgalinden yalnızca saatler sonra Anadolu’daki ilk direniş meşalesini yakan Denizli’nin, şanlı tarihine yakışır bir duruş sergilediğini belirterek bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Çavuşoğlu, "Denizli, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in aydınlık yolunda yürümeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.



Başkan Çavuşoğlu mesajında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, onun kahraman silah arkadaşları ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin rehberliğinde yürütülen destansı mücadeleye vurgu yaptı. Denizli halkının boyunduruk altına girmeyi reddeden asil karakterinin altını çizen Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "15 Mayıs 1919, sadece bir şehrin ayağa kalkışı değil; esarete karşı başkaldıran bir milletin bağımsızlık, özgürlük ve irade beyanıdır. İzmir’in işgal haberinin şehre ulaşmasının hemen ardından, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Denizli Sancağı altında yükselen tarihi konuşması, Anadolu’nun kalbinde yanan tam bağımsızlık ateşinin ilk kıvılcımı olmuştur. Denizli, Kazıkbeli ve Miryokefalon’da bu toprakları nasıl yurt kıldıysa, 15 Mayıs’ta da aynı sarsılmaz inançla işgale dur demiştir. Bu şehir, istiklal yolunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun sarsılmaz inançla kenetlenmiş kahraman silah arkadaşlarının yanında, hiçbir tereddüt göstermeden saf tutmuştur" dedi.



"Cumhuriyet’in kazanımlarına sonuna kadar sahip çıkacağız"


Başkan Çavuşoğlu, geçmişten aldıkları ilhamla Denizli’yi her alanda daha çağdaş, daha adil ve aydınlık bir geleceğe taşımakta kararlı olduklarını belirterek, "Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; 107 yıl önce sergilenen o muazzam birliği, adalet ve hürriyet inancını bugün kentimizin her bir sokağında, her bir hanesinde yaşatmaktır. Cumhuriyet’in kazanımlarına, demokrasiye ve özgürlüklere sonuna kadar sahip çıkacağız" ifadelerine yer verdi.



"Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitlerimize sonsuz minnetle"


Başkan Çavuşoğlu, mesajını şu sözlerle noktaladı: "Bu vesileyle, Anadolu topraklarında bağımsızlık fikrini ete kemiğe büründüren, bizlere özgür bir vatan bırakan başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları olmak üzere, Denizli’de direnişin sembolü olan Müftü Ahmet Hulusi Efendi’yi, vatanımızın bölünmez bütünlüğü için canını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi sonsuz şükran, minnet ve rahmetle anıyorum. Şanlı tarihimizden aldığımız güçle, geleceğe umutla yürüyen tüm hemşehrilerimin 15 Mayıs Milli Mücadele Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum. Ruhları şad olsun."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.