ÇEVRE
Mersin’de haşereyle mücadele bilgilendirmesi
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:03 Mersin’de haşereyle mücadele bilgilendirmesi Mersin Büyükşehir Belediyesi, Erdemli’de düzenlediği bilgilendirme toplantısıyla muhtarlar ve site yöneticilerini sivrisinek başta olmak üzere haşerelerle kaynağında ve doğru yöntemlerle mücadele konusunda bilgilendirdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ile Muhtarlık İşleri Dairesi iş birliğinde, Erdemli Hali Toplantı Salonunda haşereyle mücadeleye yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Programda haşere türleri, üreme alanları, ilaçlama yöntemleri ve sıklığı ile ilaçlamada iş birliğinin önemi vurgulandı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir’in kapsamlı bir sunum yaptığı toplantıda, Mersin genelinde yürütülen vektörel mücadele çalışmaları hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. Kentin coğrafi yapısı, yüksek nem oranı ve tarımsal üretim yoğunluğu nedeniyle, özellikle sivrisinek başta olmak üzere haşerelerin kolaylıkla üreyebildiğine dikkat çekildi. Bu nedenle mücadelenin yalnızca ilaçlama ile değil, kültürel, fiziksel ve biyolojik yöntemlerle kaynağında yapılmasının önemine vurgu yapıldı. "Amacımız, vektörel mücadele farkındalığını artırarak bilgi vermek" Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir, Büyükşehir Belediyesinin 16 bin kilometre yüz ölçümüne sahip kentin her köşesinde haşere mücadelesini sürdürdüğünü, bu kapsamda yanlış bilinenleri düzeltmek adına da toplantılar yaptıklarını kaydetti. Halisdemir, "Amacımız, vektörel mücadele farkındalığını artırarak bilgi vermek ve doğru bilinen yanlışları düzeltmek. Erdemli’de başlattığımız bu bilgilendirme toplantılarına, diğer ilçelerimizde de devam edeceğiz" dedi. Mersin’in coğrafi yapısı gereği çok fazla haşerenin rahatlıkla üreyebildiği, direnç kazanabildiği ve fazla miktarda olabildiği bir kent olduğunu belirten Halisdemir, "İlimizde en çok rahatsızlık veren haşere türü sivrisinek. Sivrisineğin yaşam döngüsünü, nerelerde ürediğini, nasıl ve hangi sıklıkla çoğalabildiğini, miktarını, mücadele yöntemlerinde nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattık. Bu mücadeleyi tek başımıza sağlıklı hale getiremeyiz. Amacımız haşereyi kontrol altına almak. Bundan dolayı buradaki toplantıda katılımcılardan da destek istedik. Çok fazla ilaç kullanarak çevreyi kimyasala boğmak da istemiyoruz. Kültürel, fiziksel ve biyolojik mücadelenin öneminden bahsettik. Bilinçlendirme ve farkındalık bizim için çok önemli" diye konuştu "İdeal ortamını bulan sivrisinek, 2 ayda 100 milyona yakın çoğalabiliyor" Haşerelerin üreme kaynaklarının önlenmesinin, vektörel mücadelede en kritik aşama olduğunu vurgulayan Halisdemir, "Mersin il genelinde yıl boyunca ilaçlama çalışması yapıyoruz. Erdemli’de narenciyenin çok olması, coğrafik yapısının boşluklu kayaçlardan oluşması, denizin dibindeki kayalardan bile tatlı su çıkması nedeniyle, özellikle sivrisinek başta olmak üzere haşereler bu ilçemizde olumsuzluk oluşturabiliyor. 2017 yılında elde ettiğimiz bir veriye göre, Erdemli’de 17 bin tarımsal amaçlı sulama havuzu var. Bir sivrisinek ideal ortamı bulduğu zaman, 50-60 gün arasında 100 milyona yakın çoğalabiliyor. Yani bir bardak suda, 6-7 bin sivrisinek üreyebilir. Tarımsal amaçlı kullanılan havuzların büyüklüğünü de düşünürsek, bu milyarlarca sivrisineğin üremesi demektir" dedi. "Haşereyle mücadeleyi kaynağında, yani üreme aşamasına geçmeden çözmemiz gerekiyor" Haşereyle mücadeleyi vatandaşa anlatmaları ve bu konuda onlardan katkı almalarının çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Halisdemir, "Bu işi kaynağında çözmemiz gerekiyor. Yani sivrisinek üremeden bu sorunu çözmek istiyoruz. Bugün aynı zamanda pire, hamam böceği, fare ve benzeri diğer vektörlerle de mücadeleyi elimizden geldiğince anlattık. Bu işi nasıl çözmemiz gerektiği konusunda hemfikir olduk" ifadelerine yer verdi.
Çivril’de 2025 yılında tamamlanan dev yatırımlar yaşam kalitesini yükseltti
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:57 Çivril’de 2025 yılında tamamlanan dev yatırımlar yaşam kalitesini yükseltti Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, 2025 yılında ilçe genelinde hayata geçirilen alt ve üst yapı yatırımlarını değerlendirdi. Dere, doğalgazdan yollara, içme suyundan arıtma tesislerine kadar birçok alanda Çivril’in yaşam kalitesini yükselten kalıcı hizmetlere imza attıklarını söyledi. Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, 2025 yılı boyunca Çivril merkez ve mahallelerinde gerçekleştirilen alt ve üst yapı çalışmalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. İlçenin her noktasında modern ve konforlu bir yaşam hedefiyle çalıştıklarını vurgulayan Başkan Dere, altyapı yatırımlarının aralıksız sürdürüldüğünü ifade etti. Başkan Dere, İğdir ve Haydan mahallelerinde doğalgaz hattı döşeme çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu sayede vatandaşların yaşam konforunun önemli ölçüde artırıldığını söyledi. Saray, Aşağı, Kızılcasöğüt ve Özdemirci mahallelerinde ise toplam 102 bin 500 metrekare kilit parke taşı döşemesi yapılarak yolların daha kullanışlı hale getirildiğini kaydetti. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan asfalt üretim tesisinin bakım ve onarımlarının tamamlanarak yeniden faaliyete geçirildiğini dile getiren Başkan Dere, tesisin üretime başlamasıyla birlikte belediyenin kendi öz kaynaklarını kullanarak 43 bin 301 metre yolun asfaltlandığını ve ilçede güvenli, konforlu ulaşımın sağlandığını belirtti. Kırsal mahallelerde de yoğun bir çalışma yürütüldüğünü ifade eden Başkan Dere, yağmur suları nedeniyle bozulan 521 bin 138 metrelik arazi yolunun yeniden düzenlendiğini, zemin sağlamlaştırması gereken 42 bin 513 metrelik yolun ise stabilizasyon kumlama çalışmasıyla iyileştirildiğini söyledi. İmar planlaması yapılmasına rağmen uzun yıllar yolları açılmayan İğdir, Şehirler, Kızılcasöğüt ve Yukarı mahallelerinde toplam 4 bin 185 metrelik yeni yol yapım çalışmasının gerçekleştirildiğini belirten Dere, üst yapı eksiklerinin tek tek giderildiğini vurguladı. Daha sağlıklı ve yaşanabilir bir Çivril hedefiyle altyapı yatırımlarına büyük önem verdiklerini kaydeden Başkan Dere, 10 bin 217 metre yeni içme suyu hattı, 3 bin 138 metre kanalizasyon hattı ve bin 215 metre yağmur suyu hattının yenilendiğini açıkladı. Ayrıca 577 milyon TL’lik bütçe ayrılarak 2025 yılında Kocakaya, Karabedirler, Işıklı, Irgılı ve Özdemirci mahallelerinde atık su arıtma tesislerinin kurulduğunu, Çivril Merkez Arıtma Tesisi ile Güzelpınar, Emircik ve Çıtak-Kıralan Mahalleleri arıtma tesislerinin yapım çalışmalarının ise devam ettiğini ifade etti. Başkan Dere, "Çivril’in her mahallesinde yaşam kalitesini artıran, uzun yıllar hizmet edecek kalıcı projeler üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Hedefimiz, daha modern, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Çivril" dedi.
Harikalar diyarı Kazdağları beyaz örtüsü ile bir başka güzel
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:49 Harikalar diyarı Kazdağları beyaz örtüsü ile bir başka güzel Balıkesir’de beyaza bürünen Kazdağları’nın zirvesi dronla havadan görüntülendi. Eşsiz kar ve doğa manzarası izleyenleri adeta mest etti. Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer alan ve "harikalar diyarı" olarak nitelendirilen Kazdağı Milli Parkı, eşsiz coğrafi yapısı ve barındırdığı endemik bitki zenginliğiyle dikkat çekiyor. Kazdağları’nın karla kaplı zirvesi Sarıkız Tepesi dron kamerası ile görüntülendi. Marmara ve Ege bölgeleri arasında doğal bir sınır oluşturan ve mitolojideki adıyla "İda Dağı" olarak da bilinen Kazdağı, Biga Yarımadası’nda doğu-batı doğrultusunda uzanan yapısıyla bölgenin oksijen deposu olma özelliğini taşıyor. Yakın bölgedeki tek yüksek dağ kütlesi olan Kazdağı, ırmaklar tarafından açılan derin kanyonlarla parçalı bir yapı sergiliyor. Başta meşhur Şahinderesi Kanyonu olmak üzere, dağın derin vadileri ve kanyon yapısı, denizden gelen iyotlu havanın dağ iklimiyle karışmasına imkan sağlayan özel hava koridorları oluşturuyor. Bu coğrafi avantaj, bölgeyi hem oksijen oranı açısından zenginleştiriyor hem de bitki çeşitliliği için elverişli bir ortam sunuyor. Oluşan özel iklim şartları, Kazdağı Milli Parkı’nı endemik türler açısından Türkiye’nin en önemli noktalarından biri haline getiriyor. Yapılan araştırmalara göre dağda, Türkiye’ye özgü 79 farklı bitki türü tespit edildi. Bu türlerden 29’unun ise dünyada sadece Kazdağı’nda yaşadığı belirlendi. Bölgenin sembolü haline gelen "Kazdağı Göknarı" ise bu endemik zenginliğin en başında yer alıyor. Doğaseverlerin ve bilim insanlarının uğrak noktası olan Kazdağı Milli Parkı, barındırdığı bu zengin ekosistem ile korunması gereken en önemli doğal miraslar arasında gösteriliyor.
870 hektarlık Ladik Gölü buz tuttu: Kar yağışı göle can suyu oldu
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:36 870 hektarlık Ladik Gölü buz tuttu: Kar yağışı göle can suyu oldu Samsun’un Ladik ilçesinde yer alan ve geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyesi ciddi oranda düşen 870 hektarlık Ladik Gölü, dondurucu soğukların etkisiyle buz tuttu. Son günlerde etkili olan kar yağışı ise uzun süredir zor günler geçiren göl için umut oldu. Hava sıcaklığının sıfırın altında 13 dereceye kadar düştüğü Ladik’te göl yüzeyinin büyük bölümünün donduğu gözlemlendi. Ortaya çıkan kış manzarası ilgi çekerken, kar yağışıyla birlikte gölü besleyen su kaynaklarının yeniden canlanması bekleniyor. "Yılın en soğuk günü yaşandı" Ladik Gölü’nün bölge için taşıdığı öneme dikkat çeken eğitimci-yazar Hadi Ergül, ilçede yılın en soğuk gününün yaşandığını belirtti. Ergül, gölün tamamen buzla kaplandığını ifade ederek, Akdağ’dan esen akyel rüzgârlarıyla birlikte buzların zamanla çözüleceğini ve gölün normal seyrine döneceğini söyledi. Ladik Gölü’nün yayladan gelen sular ve doğal bir kaynakla beslendiğini vurgulayan Ergül, gölden çıkan suların Tersakan Çayı ile Havza, Suluova ve Amasya’yı da beslediğini dile getirdi. "Göl, Ladik’in ekmeği ve huzuruydu" Gölün geçmişte ilçe ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını anlatan Ergül, Ladik Gölü’nün balığı ve kamışıyla bölge halkına yıllarca geçim sağladığını söyledi. Eskiden çevre köylerde balıkçılıkla uğraşıldığını, gölde yetişen kamışlardan hasır dokunduğunu belirten Ergül, genç kızların çeyizlerinin, yaşlıların ise hac ve umre masraflarının bu hasırların satışıyla karşılandığını ifade etti. Zamanla doğanın yeterince korunmaması ve akarsuların tahrip edilmesiyle gölün değer kaybetmeye başladığını dile getiren Ergül, yaklaşık 50 yıl önce çıkarılan torf madenleri nedeniyle göl çevresinin çıplak kaldığını anlattı. Son yıllarda azalan yağışlar ve kuraklık nedeniyle su miktarının ciddi şekilde düştüğünü belirten Ergül, son yağan karın ise göl ve çevresi için adeta can suyu olduğunu vurguladı. Buz tutan Ladik Gölü, bölgeye gelen ziyaretçilerin ilgisini çekerken, vatandaşlar gölün korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması için daha etkili önlemler alınması gerektiğini söyledi.
Tunceli’de ocak yağışları 65 yıllık ortalamayı aştı: Kuraklık kaygısı azaldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:27 Tunceli’de ocak yağışları 65 yıllık ortalamayı aştı: Kuraklık kaygısı azaldı Tunceli’de ocak ayının ilk yarısında ölçülen yağış miktarı son 65 yılın ocak ayları ortalamasını geride bırakırken, özellikle Çemişgezek ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı üreticilerin kuraklık endişesini büyük ölçüde azalttı. Tunceli’de ocak ayının ilk yarısında düşen yağış miktarı, uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkarak dikkat çekti. Bugüne kadar en fazla ölçülen ocak ayı yağış ortalaması metrekare başına 131,3 kilogram iken, bu yıl ocak ayının henüz başında metrekareye 151,4 kilogram yağış düştü. Yıllık ortalama 650 kilogram yağış alan Tunceli’de, yalnızca ocak ayının ilk yarısında yıllık yağışın yaklaşık dörtte biri gerçekleşti. Son yıllarda yer altı su seviyelerindeki ciddi düşüş ve tarım arazilerinde yaşanan verim kayıpları nedeniyle kuraklık endişesi yaşayan Tunceli’de, özellikle Çemişgezek ilçesinde günlerdir aralıksız devam eden kar yağışı umutları artırdı. Yüksek kesimlerde oluşan kalın kar örtüsünün, karın yavaş yavaş eriyerek toprağa süzülmesi sayesinde yer altı su kaynakları ve tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Etkisini sürdüren yağışların barajlar, sulama kaynakları, ekili alanlar ile mera ve otlak alanları için önemli bir destek sağlaması beklenirken, uzun süredir kuraklık kaygısı yaşayan üreticiler kar yağışını tarım arazileri ve yaylalar için adeta can suyu olarak değerlendiriyor. Yörede hayvancılık yapan İsmet Aksakallı, kar yağışının bölge için büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Güzel bir kar yağışı oldu. Beklentimiz şu, geçmişin kuraklıklarını inşallah atacağız. Sularımız kurumuştu, su gözelerimiz kurumuştu. Yaylalarımızda ot verimi azalmıştı. Yaylalarımızdaki sulak alanların azalması yaylacıların diğer yerlerdeki yaylara gitmesine sebep oluyordu. Çok güzel bir kar yağdı. İnşallah meyve açısından, tarım açısından, ekinler açısından, arpa, buğday olsun, çiftçilerin yaptığı bütün ekinler açısından, hayvancılık yapanlar için mera açısından güzel bir yıl olacağını temenni ediyoruz. Şunu diyebiliriz ki, yıllardır kurak olan bölgemiz kuraklık açısından bu yıl herhalde çok kurak geçmeyecek gibi düşünüyoruz. İnşallah öyle olacak" dedi. Bu yılın yoğun yağışlarından umutlu olduklarını belirten üretici Zeynel Apaydın ise "13 senedir burada büyükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Bu sene suyumuz kökten çekildi. Ama bu yıl kar çok yağdı. Bolluk olacak inşallah. Güzellik olacak. 20 yılın en çok kar yağan senesi oldu. Bu sene kaynakları bol olacak. Biz de rahat edeceğiz" şeklinde konuştu.