ÇEVRE
Bartın’a Yöresel Ürünler Pazar Yeri kurulacak.
23 Ocak 2026 Cuma - 16:14 Bartın’a Yöresel Ürünler Pazar Yeri kurulacak. Bartın’ın merkez ilçesine bağlı Esenyut köyünde 1 milyon 400 bin dolar yatırımın yapılacağı yöresel ürünler pazarı kurulacak. Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde; Tarım Reformu Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, IFAD ek finansmanı, UNDP iş birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti katkılarıyla yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, yaklaşık 1 Milyon 400 bin dolar maliyetli Esenyurt Yöresel Ürünler Pazar Yeri Yapımı için ihale süreci tamamlandı. 13 Ocak 2026 tarihinde yüklenici firma ile sözleşme imzalandı. 2026 yılında tamamlanması planlanan proje kapsamında; 25 metrekare büyüklüğünde 20 adet kapalı ahşap satış alanı, 500 metrekare açık pazar alanı,otoparklar, idari bina ve çocuk oyun alanı yer alacak. Konuya ilişkin açıklama yapan AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, "İlimizdeki tarımsal kooperatiflerimiz, birliklerimiz, yerel markalarımız ve çiftçilerimiz ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturacak. Bu nitelikli yatırım yerel üretimi güçlendirecek, üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturacak, istihdama katkı sağlayacak, kırsal kalkınmaya sürdürülebilir bir ivme kazandıracaktır. İlimizin üretim potansiyelini görünür kılacak, yerel markalarımızın gelişimine zemin hazırlayacak bu önemli yatırımın Bartın’ımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Balıkesir Büyükşehir’in haşerelere karşı mücadelesi sürüyor
23 Ocak 2026 Cuma - 16:09 Balıkesir Büyükşehir’in haşerelere karşı mücadelesi sürüyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından haşereyle mücadele kapsamında 20 ilçede kış aylarında da halk sağlığını tehdit eden sivrisinek ve haşerelere karşı kışlak mücadele çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Halk sağlığını tehdit eden sivrisinek ve haşerelere karşı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın talimatıyla 20 ilçede kışlak mücadele çalışmalarını aralıksız sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Bakanlığı onaylı biyosidal ürünlerle kanal sisleme çalışmalarını gerçekleştiriyor. Vektörlerin üreme alanları ile alınabilecek önlemler hakkında vatandaşları bilgilendiren ekipler, halkı bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştiriyor. Kış döneminde rögar sistemlerinde saklanan vektör popülasyonunun azaltılmasıyla, yaz aylarında oluşabilecek yoğun üremenin kontrol altına alınması için tüm ilçelerde hizmet veren ekipler, halkın daha sağlıklı ve rahat bir sezon geçirmesini hedefliyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında sivrisinek ve karasineklerin larva kaynakları tespit edilerek düzenli aralıklarla Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılan biyosidal ürünler kullanılarak ilaçlama yapılıyor. Halk sağlığını korumak ve vektörel hastalıkların önlenmesini sağlamak için ekipler kış boyunca kanal sisleme ve kültürel mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Vektörlerin kış aylarında barınma ve üreme alanı olarak kullandığı kanalizasyon hatları ile rögar sistemlerinde vektör popülasyonunun yoğun olduğu bölgeler ilaçlanırken, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları vatandaşların da takdirini topluyor. "İlaçlamalardan çok memnunuz" Haşereyle mücadele çalışmalarından memnun olduğunu dile getiren Erol Çelik, "Gerçekten ilaçlamalardan çok memnunuz. Zamanında yetişiyorlar. Bu çalışmalarla birlikte sinekler daha da azalıyor. İlaçlama faaliyetleri geçen sene de güzeldi, bu sene de güzel. İki senedir iyi" diyerek Başkan Akın’a teşekkürlerini iletti. "Ahmet Başkana teşekkür ediyorum" İnsan ve çevre sağlığının korunmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmaları değerlendiren Altınkum Mahallesi Muhtarı Gaye Üzeren, "Bu sene Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ekiplerimiz erken müdahalede bulunarak umuyorum bu problemimizi en aza indirecek. Buradan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a ve ekibine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi tarafından iki senedir haşereyle mücadele faaliyetlerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğine dikkat çeken Mükerrem Ayık ise, "Benim gördüğüm kadarıyla ilaçlama araçları sürekli geziyor, ilaçlanıyor. Çalışmalar çok güzel gidiyor. Değerli Başkanımız Ahmet Akın’a da selamlar olsun. Ahmet bey işinin erbabı zaten. Şu an çalışmalar çok güzel gidiyor" şeklinde konuştu.
Uzmanından Bitlis için "kar ve su hasadı" uyarısı
23 Ocak 2026 Cuma - 15:33 Uzmanından Bitlis için "kar ve su hasadı" uyarısı Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, karın yalnızca bir yük ya da tehdit olarak görülmemesi gerektiğini, doğru planlama ile önemli bir su kaynağına dönüştürülebileceğini söyledi. Bitlis gibi kentlerde yoğun kar yağışının ardından çoğu zaman karın temizlenip kenara itildiğini ya da kontrolsüz şekilde eriyerek akıp gittiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, kırsalda çığ, kent merkezlerinde ise çatı ve saçaklarda oluşan kütle ve sarkıtların can ve mal kaybına yol açabildiğini kaydetti. Bu risklerin temelinde, karın yönetilememesinin yattığını dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, bilimsel açıdan bakıldığında karın, yağmur kadar önemli bir su girdisi olduğunu vurguladı. Bu noktada "su hasadı" yaklaşımının devreye girdiğini ve su hasadının yağmur veya kar şeklinde gelen suyun kaybolması yerine planlı biçimde toplanması, yönetilmesi ve yeniden kullanılması anlamına geldiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, su hasadının az gelişmiş ülkelerde su kıtlığına karşı alternatif bir kaynak olarak kullanıldığını, gelişmiş ülkelerde ise içilemez su kullanımlarında destekleyici bir sistem ve taşkın kontrolü aracı olduğunu kaydetti. Biçen, bu uygulamanın yeni olmadığını; sarnıçlar, toplama havuzları ve çatı sistemlerinin tarihi örnekler sunduğunu hatırlattı. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan su stresinin, su hasadını stratejik bir planlama aracı hâline getirdiğini vurgulayan Biçen; Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’da yeni yapılarda bu sistemlerin ya zorunlu tutulduğunu ya da teşvik edildiğini söyledi. Türkiye’de de 2024 yılında yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği ile su hasadının bina, parsel ve kentsel ölçeklerde planlama süreçlerine entegre edilmesinin hedeflendiğini belirten Biçen, "Su hasadı artık gönüllü bir tercih değil, planlamanın bir parçasıdır" dedi. Soğuk iklimlerde su hasadının kar üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Biçen, karın doğru yönetildiğinde kentsel sistem için önemli bir girdiye dönüşebileceğini söyledi. Çatı temelli su hasadı sistemlerinin ABD ve Kuzey Avrupa’daki kentlerde hem su talebini hem de yüzey akışını ciddi biçimde azalttığını belirten Biçen, bu sistemlerin basit oluklardan ibaret olmadığını; doğru eğim, filtrasyon ve depolama içeren entegre yapılar olması gerektiğini vurguladı. Yol ve kamusal alanlardan kar yönetimine de değinen Biçen, Japonya ve Norveç’te yol karının doğrudan kanalizasyona verilmediğini, özel toplama ve eritme alanlarında kontrol altına alındığını; Güney Kore’de ise yol güvenliği sağlanırken eriyen suyun yönlendirildiği altyapı sistemlerinin kullanıldığını aktardı. Bitlis özelinde tek tip bir çözümden söz edilemeyeceğini ifade eden Biçen, kent merkezinde çatı temelli sistemlerin, yol ve meydanlarda ise karın doğrudan eritilmesi yerine pilot toplama ve arıtma alanlarının denenebileceğini söyledi. Biçen, kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın erken erimesini önleyen, depolamaya dayalı yaklaşımların daha uygun olacağını belirtti. "Mesele, karın ne kadar yağdığı değil, yağan karla ne yaptığımızdır" "Bitlis gibi karla yaşayan kentler için mesele, karın ne kadar yağdığı değil; yağan karla ne yaptığımızdır" diyen Biçen, karın yalnızca bir risk olarak görülmesi hâlinde kayıp yaşanacağını, su hasadının bir parçası olarak ele alındığında ise kentin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hâle geleceğini ifade etti. Su hasadının yalnızca teknik bir uygulama değil, suya bakış açısını değiştiren bütüncül bir planlama yaklaşımı olduğunu vurgulayan Biçen, bunun Bitlis için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Ayrıca Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde de çalışmalar yürüttüğünü belirten Biçen, özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha araştırmaları yaptıklarını, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade etti. Biçen, "Suyu yalnızca tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak ele alıyoruz" dedi. Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dernek olarak özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda saha araştırmaları yürüttüklerini, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade eden Aygün, suya yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak yaklaştıklarını vurguladı.
Uzmanından Bitlis için "kar ve su hasadı" uyarısı
23 Ocak 2026 Cuma - 15:31 Uzmanından Bitlis için "kar ve su hasadı" uyarısı Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) üyesi Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, karın yalnızca bir yük ya da tehdit olarak görülmemesi gerektiğini, doğru planlama ile önemli bir su kaynağına dönüştürülebileceğini söyledi. Bitlis gibi kentlerde yoğun kar yağışının ardından çoğu zaman karın temizlenip kenara itildiğini ya da kontrolsüz şekilde eriyerek akıp gittiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, kırsalda çığ, kent merkezlerinde ise çatı ve saçaklarda oluşan kütle ve sarkıtların can ve mal kaybına yol açabildiğini kaydetti. Bu risklerin temelinde, karın yönetilememesinin yattığını dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, bilimsel açıdan bakıldığında karın, yağmur kadar önemli bir su girdisi olduğunu vurguladı. Bu noktada "su hasadı" yaklaşımının devreye girdiğini ve su hasadının yağmur veya kar şeklinde gelen suyun kaybolması yerine planlı biçimde toplanması, yönetilmesi ve yeniden kullanılması anlamına geldiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Arya Biçen, su hasadının az gelişmiş ülkelerde su kıtlığına karşı alternatif bir kaynak olarak kullanıldığını, gelişmiş ülkelerde ise içilemez su kullanımlarında destekleyici bir sistem ve taşkın kontrolü aracı olduğunu kaydetti. Biçen, bu uygulamanın yeni olmadığını; sarnıçlar, toplama havuzları ve çatı sistemlerinin tarihi örnekler sunduğunu hatırlattı. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık, düzensiz yağışlar ve artan su stresinin, su hasadını stratejik bir planlama aracı hâline getirdiğini vurgulayan Biçen; Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’da yeni yapılarda bu sistemlerin ya zorunlu tutulduğunu ya da teşvik edildiğini söyledi. Türkiye’de de 2024 yılında yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği ile su hasadının bina, parsel ve kentsel ölçeklerde planlama süreçlerine entegre edilmesinin hedeflendiğini belirten Biçen, "Su hasadı artık gönüllü bir tercih değil, planlamanın bir parçasıdır" dedi. Soğuk iklimlerde su hasadının kar üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Biçen, karın doğru yönetildiğinde kentsel sistem için önemli bir girdiye dönüşebileceğini söyledi. Çatı temelli su hasadı sistemlerinin ABD ve Kuzey Avrupa’daki kentlerde hem su talebini hem de yüzey akışını ciddi biçimde azalttığını belirten Biçen, bu sistemlerin basit oluklardan ibaret olmadığını; doğru eğim, filtrasyon ve depolama içeren entegre yapılar olması gerektiğini vurguladı. Yol ve kamusal alanlardan kar yönetimine de değinen Biçen, Japonya ve Norveç’te yol karının doğrudan kanalizasyona verilmediğini, özel toplama ve eritme alanlarında kontrol altına alındığını; Güney Kore’de ise yol güvenliği sağlanırken eriyen suyun yönlendirildiği altyapı sistemlerinin kullanıldığını aktardı. Bitlis özelinde tek tip bir çözümden söz edilemeyeceğini ifade eden Biçen, kent merkezinde çatı temelli sistemlerin, yol ve meydanlarda ise karın doğrudan eritilmesi yerine pilot toplama ve arıtma alanlarının denenebileceğini söyledi. Biçen, kırsal ve yüksek kesimlerde ise karın erken erimesini önleyen, depolamaya dayalı yaklaşımların daha uygun olacağını belirtti. "Bitlis gibi karla yaşayan kentler için mesele, karın ne kadar yağdığı değil; yağan karla ne yaptığımızdır" diyen Biçen, karın yalnızca bir risk olarak görülmesi hâlinde kayıp yaşanacağını, su hasadının bir parçası olarak ele alındığında ise kentin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hâle geleceğini ifade etti. Su hasadının yalnızca teknik bir uygulama değil, suya bakış açısını değiştiren bütüncül bir planlama yaklaşımı olduğunu vurgulayan Biçen, bunun Bitlis için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Ayrıca Anadolu Sualtı Araştırmaları ve Sporları Derneği bünyesinde de çalışmalar yürüttüğünü belirten Biçen, özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik saha araştırmaları yaptıklarını, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade etti. Biçen, "Suyu yalnızca tüketilen bir kaynak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak ele alıyoruz" dedi. Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dernek olarak özellikle havza ölçeğinde su ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda saha araştırmaları yürüttüklerini, bilimsel veri ürettiklerini ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı önemsediklerini ifade eden Aygün, suya yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir ekosistem bileşeni olarak yaklaştıklarını vurguladı.