ÇEVRE
Tavşanlı’da "Orman Benim" kampanyasıyla çevre temizliği 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:05:58 Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle artan orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Çevre temizliği etkinliğinin ardından açıklamalarda bulunan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür farkındalık projelerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Özdemir, "Bir farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen bu anlamlı etkinlikte genç kardeşlerimizle bir araya geldik. Ülkemizdeki orman varlığını korumak, gelecek nesillere ormanlarımızı miras bırakabilmek için bu adımı attık. Malum, dünya genelinde ciddi bir iklim değişikliği yaşıyoruz ve küresel ısınmayla karşı karşıyayız. Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada orman yangınlarının her yıl artarak çoğalmasına sebep oluyor. Biz de en azından orman yangınlarımızı azaltabilmek, insan kaynaklı yangınları engelleyebilmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi doğal alanlarımıza, ormanlarımıza getirerek eğitimler verdik. Çöplerimizi doğaya dökmemek ve ormanda kontrolsüz ateş yakmamak gibi hayati konularda uygulamalı bilinçlendirme sağladık" dedi. Gençlerin bu konuda ciddi bir bilince sahip olması gerektiğinin altını çizen Kaymakam Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ormanlar sadece görsel bir doğal güzellikten ibaret değildir. Ormanlar; barındırdığı hayvan ve bitki varlığıyla birer doğal yaşam alanıdır. Bizim nefes almamızdan temiz su içmemize kadar hayatın her evresini doğrudan etkileyen en büyük değerlerimizdir. Bu nedenle hepimize düşen görev, ormanlarımıza sonuna kadar hassasiyetle sahip çıkmaktır. Bu bilinci yediden yetmişe tüm vatandaşlarımıza aşılamalıyız. Etkinlikte emeği geçen başta Orman İşletme Müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlara ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum." Etkinliğe; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Orman İşletme Müdürü Serdar Aksu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Sert ile orman işletme şefleri ve çok sayıda genç katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:49 Eğirdir’de "Orman Benim" etkinliğiyle çevre ve yangın bilinci oluşturuldu Eğirdir Kent Ormanı’nda düzenlenen "Orman Benim" etkinliğinde öğrenciler, protokol ve vatandaşlar el ele vererek ormanlık alanda çevre temizliği yaptı. Etkinlikte orman yangınlarına karşı farkındalık mesajı verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen "Orman Benim" projesi kapsamında, Eğirdir’de çevre bilincini artırmak ve orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Eğirdir İlçe Orman Müdürlüğü organizasyonunda düzenlenen etkinlik, bugün saat 10.00’da Eğirdir Kent Ormanı’nda yapıldı. Ormanların korunmasına dikkat çekmek ve özellikle yaz aylarında artış gösteren orman yangınlarının önlenmesine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen programa ilçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte doğayı koruma bilincini artırmak, çevre temizliği konusunda toplumsal duyarlılığı güçlendirmek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak hedeflendi. Öğrenciler, öğretmenler ve kurum temsilcileri ormanlık alanlarda cam şişe, plastik atık, kuru ot, kâğıt ve çeşitli yanıcı maddeleri toplayarak temizlik çalışması yaptı. "Orman Benim" kampanyasıyla yangınlara karşı farkındalık vurgusu Programda konuşan Eğirdir İlçe Orman Müdürü Murat Karakülah, "Orman Benim" kampanyasının Türkiye genelinde eş zamanlı yürütüldüğünü belirterek, ormanların yangına karşı daha dayanıklı hale getirilmesi için temizlik çalışmalarının önemine dikkat çekti. Karakülah, vatandaşlarda çevre ve yangın bilinci oluşturmayı amaçladıklarını ifade ederek, yangınsız bir sezon temennisinde bulundu. Küçük öğrenciden çevreyi koruma çağrısı Etkinlikte konuşan Mehmet Akif Ersoy İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Miraç Soyçiçek ise "Çevremizi koruyalım. Cam şişe gibi atıkları doğaya atmayalım. İçtiğimiz sigaraların izmaritlerini çöpe atalım. Camları doğaya atarsak ayağımıza batabilir. Pilleri çevreye atarsak doğaya zarar verebilir. Atık konusunda dikkatli olalım" dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar, eldivenlerini takarak ormanlık alanda çöp topladı. Toplanan atıklar ekipler tarafından poşetlenerek bölgeden uzaklaştırıldı. Etkinlik boyunca öğrencilere çevre temizliği, geri dönüşüm ve orman yangınlarının önlenmesi konusunda bilgilendirme yapıldı. Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Etkinliğe Eğirdir Kaymakamı Ömer Çimşit, Belediye Başkan Vekili Eyüp Barlas, İl Genel Meclis Üyesi Abdurrahman Sinap, İlçe Emniyet Müdürü Levent Okyay, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Erhan Ari, İlçe Milli Eğitim Müdürü Necdet Erol, kurum amirleri, Mehmet Akif Ersoy İlkokulu öğrencileri ve öğretmenler katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:48 Eskişehir’de ’Orman Benim’ etkinliği Orman yangınlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak için 81 il ve birçok ilçede yapılan "Orman Benim" etkinliğinin Eskişehir bölümü coşkulu bir kalabalık ile yapıldı. Şehir merkezine bitişik Kocakır ormanlık alanında bir araya gelen yaklaşık 200 öğrenci ve genç, ormanlık alandaki yanıcı madde, atık ve çöpleri topladı. "Amacımız gençlerle farkındalık oluşturarak topluma bir mesaj vermek" Etkinlikte katılımcılara hitap eden Eskişehir Orman Bölge Müdürü Rifat Ataş orman yangınlarına dikkat çekerek, "Riskli günler başlamadan önde yanıcı maddeleri azaltmak için bir araya geldik. Amacımız gençlerle farkındalık oluşturarak topluma bir mesaj vermek. Aslında biz bu etkinliği yapmak zorunda kalmamalıydık. Çünkü ormanlara çöp atılmaz. Ormanlar bize atalarımızdan miras değil, torunlarımızın emanetidir" dedi. Konuşmanın ardından katılımcılara şapka, önlük, eldiven dağıtıldı. Çöp torbalarını alan gönüllüler Kocakır ormanında yanıcı madde ve çöpleri topladılar. Program kapsamında yapılan yarışmada en fazla çöpü toplayan kişilere hediyeleri verildi. Ayrıca ormanlık alandaki kuru dal gibi organik maddeler de ehil personel tarafından toplanıp, cips makinesinde öğütülerek fidanlıkta kullanılmak üzere depolandı. Yaklaşık 1 saat süren etkinlikte 30 çuval çöp toplandı. Toplanan çöpler ayrıştırılmak üzere geri dönüşüm merkezine götürüldü.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:45 Barajın kapakları açıldı, Sivas Valiliği tehlike öncesi uyardı Sivas Valiliği, Kılıçkaya Barajı’ndan su tahliyesinin artırılarak devam ettiği belirterek Suşehri ve Koyulhisar ilçelerine uyarılarda bulundu. Son yılların en yoğun yağışlı mevsiminin yaşandığı Sivas’ta birçok baraj ve gölet doldu. Suşehri ilçesinde bulunan ve 65 kilometrekarelik alana sahip olan Kılıçkaya Barajı da tamamen doldu. Tamamen dolan barajın tahliye kapakları açılarak Kelkit Irmağı’na su bırakılmaya başladı. "Mutlak suretle uzak durulması gerekmektedir" Konuya ilişkin açıklama yayınlayan Sivas Valiliği, Suşehri ve Koyulhisar ilçelerinde yaşayan vatandaşları uyardı. Valilik’ten yapılan yazılı açıklamada, "Bölgemizde son günlerde yaşanan yoğun yağışlar ve kar erimeleri sebebiyle, Kılıçkaya Barajı’ndan Kelkit Irmağı’na kontrollü su tahliyesi artırılarak devam etmektedir. Kılıçkaya Barajı’ndan Kelkit Irmağı’na bırakılan su ile birlikte havzadaki yoğun yağışlar, kar erimeleri, ırmağı besleyen yan derelerden gelen akımlar, ırmak yatağındaki su seviyesinin yükselmesine sebep olmaktadır. Söz konusu durum, ilimiz Suşehri ve Koyulhisar ilçeleri sınırlarında nehir kenarlarındaki toprağın suya doymasına, kıyı çökmelerine ve heyelan riskine yol açmaktadır. Can ve mal güvenliğiniz için, Kelkit Irmağı ve bağlantılı dere yataklarının çevresinden mutlak suretle uzak durulması gerekmektedir. Vatandaşlarımızın nehir kenarlarına yaklaşmamaları, hayvanlarını bu bölgelere otlatmaya götürmemeleri ve araçlarını nehir yatağına yakın yerlere park etmemeleri önemle rica olunur. Muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi adına tüm halkımızın gerekli tedbirleri alması ve uyarıların dikkate alınması önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.
Mersin’in yüksek kesimlerinde kar sevinci
25 Ocak 2026 Pazar - 13:27 Mersin’in yüksek kesimlerinde kar sevinci Mersin’in yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı hem köylüleri hem de tatilcileri sevindirdi. Tarımla uğraşan köylüler, uzun süredir yaşanan kuraklığın bu yıl yağan karla sona ereceğini umut ediyor. Erdemli ilçesinde bin 400 rakımın üzerindeki bazı noktalarda yer yer 30 santimetreye ulaşan kar kalınlığı, eşsiz manzaralar oluşturdu. Sorgun, Toros, Güneyli ve çevresindeki kırsal mahallelerde tarım yapan köylüler, kar yağışını büyük bir sevinçle karşıladı. Tatil için gelenler ise karın keyfini doyasıya yaşıyor. Kimileri karda kaymayı tercih ederken, kimileri el ele verip kardan adam yaptı. Yaz kış köyde yaşadığını belirten Cahit Uslu, kar yağışının önemine dikkat çekerek, "İnşallah bu sene güzel olacak. Dört yıldır kar yağmadı. Sular azaldı, yazın içme suyu bile sıkıntı oldu. Tarımla uğraşıyoruz, derelerdeki kaynak sular bile kurudu. Yukarıda üç tane kaynak bitmek üzereydi. Kar yağışından çok memnunuz. İnşallah devam eder. Görsel güzelliği de özlemişiz, çok güzel" dedi. "Kar bereket anlamına geliyor" Köylülerden Bircan Serin ise karın bereket anlamına geldiğini vurgulayarak, "Köyümüze güzel kar yağdı. Kar demek bereket demek. İnşallah köyümüz bu sene kuraklıktan kurtulacak. Yazın çok büyük kuraklık yaşandı, içme suyu bile yoktu. Bu sene Allah izin verirse olacak" şeklinde konuştu. Sorgun Mahallesi Muhtarı Mehmet Gür de son yıllarda yaşanan kuraklığa dikkat çekerek, "5-6 yıldır ülke genelinde kuraklık yaşanıyor, kar yağışı olmuyordu. Bu yıl güzel yağışlar alıyoruz. İnşallah devamı da gelir. Kışın kar yağışıyla köyümüz ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Kış aylarında yaklaşık bin 100 nüfusumuz var. Doğa harikası bir köy, herkesin gelip görmesini tavsiye ederim" ifadelerini kullandı.
Meriç ve Tunca’daki yükseliş çiftçiye umut oldu
25 Ocak 2026 Pazar - 13:25 Meriç ve Tunca’daki yükseliş çiftçiye umut oldu Komşu ülke Bulgaristan ve bölgede yaklaşık bir hafta boyunca etkili olan yağışlarla birlikte, kentin en önemli su kaynakları olan Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerinde yeniden yükseliş başladı. Edirne’de, 2024 ve 2025 yaz aylarında mevsim normallerinin altında kalan yağışlar nedeniyle ciddi bir kuraklık süreci yaşamış, özellikle Meriç Havzası’nda tarımsal üretimi tehdit eden su sıkıntısı yaşanmıştı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Tunca Nehri Suakacağı Ölçüm İstasyonu’nda 22 Ocak 2025 tarihinde saniyede 5 metreküp olarak ölçülen debi, kısa sürede 8 metreküp/saniyeye yükseldi. Yaklaşık bir ay önce yapılan ölçümlerde debinin 3 metreküp/saniye seviyesinde olduğu belirtilirken, bu artış özellikle sulama ihtiyacının yoğun olduğu tarım arazileri açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Edirne’nin tarımsal üretiminde hayati öneme sahip Meriç Nehri’ndeki yükseliş, çiftçiyi sevindiren asıl gelişme oldu. Devlet Su İşleri Kirişhane Ölçüm İstasyonu verilerine göre, geçen yıl aynı dönemde 133 metreküp/saniye olan Meriç Nehri debisi, son ölçümlerde 260 metreküp/saniyeye çıktı. Bir ay önce ölçülen 147 metreküp/saniyelik değerle kıyaslandığında yaşanan artış, yazlık sulama sezonu öncesi barajlar ve sulama kanalları için önemli bir kazanım olarak görülüyor. Çiftçi yağışlardan umutlu Bölgede tarımla uğraşan vatandaşlardan Savaş Armutkıran, yağışların üretici açısından hayati önem taşıdığını belirterek, "Barajlarımız susuz kalmıştı, bu gelen sular çok verimli oldu. Barajların dolması için iyi geldi. Toprağa bereket oldu. Su berekettir. Çiftçiye, toprağa, ağaçlara ve doğaya faydalı olur. Daha çok yağış bekliyoruz" dedi. Yaşanan su artışının, özellikle çeltik, ayçiçeği ve buğday üretimiyle öne çıkan Edirne Ovası’nda ekim planlaması ve verim beklentilerini olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.
Doğu Karadeniz’de çığ gerçeği
25 Ocak 2026 Pazar - 13:09 Doğu Karadeniz’de çığ gerçeği Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında Trabzon, Artvin, Giresun ve Gümüşhane’de yaylalarda, yerleşim alanlarında, turizm faaliyetleri sırasında ve çalışma sahalarında yaşanan çığ facialarında toplam 30 kişi hayatını kaybetti. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2004-2026 yılları arasında meydana gelen çığ felaketleri, çok sayıda can kaybına yol açtı. Artvin’de farklı yıllarda meydana gelen dört ayrı çığ olayında 12 kişi yaşamını yitirdi. Şavşat ilçesine bağlı Köprüyaka Köyü’nde 2004 yılında evlerin üzerine düşen çığda 1’i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti. Yusufeli ilçesi Olgunlar Mahallesi mevkisinde 2023 yılında tur kayağı yapan gruptan 2 kişi, Şavşat Karaköy’de 2024 yılında yol açma çalışması yapan İl Özel İdaresi personeli 1 operatör ile son olarak Ardanuç ilçesi Zekeriya köyü Aksu Yaylası’nda 31 Aralık 2025 günü hayvancılıkla uğraşan 3 çoban çığ altında kalarak yaşamını yitirdi. Çobanlardan ikisinin cansız bedenine ulaşılırken, 1 çoban ise hala karlar altında bulunuyor. Trabzon’da meydana gelen üç çığ olayında ise 7 kişi hayatını kaybetti. Sürmene ilçesinde 2005 yılında Birlik Köyü Muhtarı Muzaffer Küçük, Araklı Pınarbaşı Mahallesi’nde arıza giderirken çığ altında kaldı. Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’de 2009 yılında heliski faaliyeti sırasında Fransız uyruklu kayakçı Oliver Richard Romano yaşamını yitirdi. Çaykara Karaçam Mahallesi’ndeki Balkodu-2 HES inşaatında 2015 yılında meydana gelen çığda ise 5 işçi hayatını kaybetti. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda ise bölgenin en büyük çığ felaketi yaşandı. 2009 yılında meydana gelen çığda, doğa yürüyüşüne çıkan 17 kişilik gruptan 10 kişi yaşamını yitirdi. Olay, Türkiye’nin en büyük çığ faciaları arasında yer aldı. Giresun’un Güce ilçesinde 19 Ocak 2026 yılında küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Hacı Yiğit, arazide ilerlediği sırada meydana gelen çığda hayatını kaybetti. Karadeniz Bölgesi’nde 2004 ve 2026 yılları arasında yaşanan çığ felaketlerinde Artvin’de 12, Gümüşhane’de 10, Trabzon’da 7, Giresun’da 1 olmak üzere toplam 30 kişi yaşamını yitirdi. Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Çığ doğal bir süreçtir" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riskinin her zaman olduğunu belirterek "Dağlık alanlar çığın oluştuğu coğrafik alanlardır. Doğu Karadeniz çığın en yoğun gerçekleştiği bölge oluyor. Doğu Karadeniz 3 bin metreyi bulan yüksek dağlarla birlikte yüksek eğimli yamaçlara sahip bir coğrafya. Bir önceki yağan kar çöktüğünde yüzeyde oluşan sert ve kristal tabakanın üzerine ikinci kar yağdığında üsteki karın oluşturduğu baskıyla kar birbirine iyi tutunamazsa kayam eğilimi vardır. Genelde 35-40 derece arasındaki eğimli alanlarda çığ riski her zaman vardır. Orman olmayan, üzerinde farklı çıkıntıların olmadığı düz yamaçlar ya da kayalık ve benzeri yüzeyin fazla tutunma özelliği olmayan yamaçlarda çığ sık sık görülür. Son dönemlerde açıklık olan vadi içlerinde çığlar gerçekleşiyor. Orman üstü alanlarda bu risk daha yüksektir. 2009 yılında Allah rahmet eylesin 10 tane dağcı arkadaşımızı kaybettiğimiz Zigana’da yamaç üzerindeki rüzgar birikintisi koparak dağcıların üzerine aktı. Vadi boyunca gelişerek alt kotta iyice büyük bir yığıntı halinde maalesef dağcı arkadaşlarımızın vefat etmesine sebep olmuştu. Her yağan karın üst üste 50-60 cm üst üste biriktiğinde havaların ısınması ya da ani rüzgar şiddetinin değişmesi gibi durumlarda ortamlardaki basınç değişimiyle çığ oluşma riski var. Yamaçtan geçerken insan faktörü ve aracın oluşturduğu titreşimde yine bir şekilde o yamaçta birikmiş kütleleri harekete geçirebilir. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Çığ doğal bir süreçtir. Ama oluşturduğu etkinin insani boyutunu önlemek için tedbir almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kangallarını beslemek için yola çıktı, çiftliğe vardığında gözlerine inanamadı
25 Ocak 2026 Pazar - 12:34 Kangallarını beslemek için yola çıktı, çiftliğe vardığında gözlerine inanamadı Yoğun kar yağışı ve tipinin etkili olduğu Sivas’ın Altınyayla ilçesinde bir Kangal yetiştiricisi, hayvanlarını kontrol etmek için gittiği çiftlik yolunda kara saplandı. Güçlükle çiftliğe ulaştığında gördüğü manzara karşısında adeta gözlerine inanamadı. Sivas’ın Altınyayla ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. İlçede yaşayan Kangal yetiştiricisi Umut Taşdelen, olumsuz hava şartlarına rağmen hayvanlarını kontrol etmek ve beslemek için kangal çiftliğine gitmek üzere yola çıktı. Ancak karla kaplanan yolda ilerlemekte güçlük çeken Taşdelen’in aracı bir süre sonra kara saplanarak mahsur kaldı. Zorlu şartlara rağmen yoluna devam eden Taşdelen, güçlükle Kangal Çiftliği’ne ulaşmayı başardı. Çiftliğe vardığında ise 2 metreyi bulan kar kalınlığı karşısında gözlerine inanamadı. Yoğun kar yağışı nedeniyle bazı yollar tamamen kaybolurken, kar kalınlığının yer yer ev boyuna ulaştığı görüldü. Bazı ağaçların ise kar altında tamamen kaybolması dikkat çekti. Umut Taşdelen daha önce böyle bir kış geçirmediğini söyleyerek, "Rusya’nın soğuğu bizim ilçenin yanında hiçbir şey denebilir. Çok sert bir soğuk ve güçlü bir rüzgâr var" dedi. "Allah herkesin yardımcısı olsun" Aracının yolda kaldığını söyleyen Umut Taşdelen, "Hayatımda ilk defa böyle bir kış görüyorum. Eminim ki benden öncekiler de böyle bir kış görmemiştir. Rusya’nın soğuğu bizim ilçenin yanında hiçbir şey denebilir. Çok sert bir soğuk ve güçlü bir rüzgâr var. Yer yer kar boyutu 4 metreyi aşıyor. Kulübelerimiz ve araçlarımız kar altında kaldı. Köpekleri kurtardık. Allah herkesin yardımcısı olsun" dedi.